T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/688 Esas
KARAR NO: 2025/1097 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/188 Esas- 2024/835 Karar
TARİH: 24/12/2024
DAVA: Alacak
KARAR TARİHİ: 26/06/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı/borçlu arasında davalının sahibi olduğu ... A.Ş.'deki hisselerinin devri konusunda 23.05.2023 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi imzaladığını, davacı şirketi devir aldıktan sonra şirket üzerine kayıtlı araçlar üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından haciz şerhi işlendiğini, davacı tarafından yapılan sorgulamada şirket devir tarihinden yani 23.05.2023 tarihinden önce şirketin borçlu olduğu icra takip dosyasının olduğunu öğrendiğini, davalıdan olumsuz cevap alınması üzerine davacı İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına ait borcu 02.10.2023 tarihinde ödediğini ve dosya borcunun kapandığını, hacizlerin kaldırıldığını, davacı tarafından icra dosyasına ödenen 58.500 TL davalıdan tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı yanın takibe itiraz ettiğini, dosya hakkında itiraz nedeni ile durma kararı verildiğini, taraflar arasında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalı tarafından icra dosyasına yapılan haksız itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı Beylikdüzü/İstanbul adresinde ikamet etmekte olup yetkili mahkemenin Bakırköy Adliyesi olduğunu, davaya dayanak yapılan icra takibinin de yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, öncelikle bu sebeplerle davanın reddini talep ettiklerini, davalının, ... Kurumsal Hizmetler Anonim Şirketi'nde sahibi olduğu 10000 adet payı 05.06.2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile davacı ...'a tüm hak ve borçları ile devrettiğini, davalı, davacının sunduğu hisse devir sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi sözleşmeyi de imzalamadığını, davalının usulüne uygun bir biçimde şirket hisse devir işlemini 05.06.2023 tarihinde yaptığını, bu sebeple dava konusu olan hisse devir sözleşmesini kabul etmediğini, yetkisiz temsil ile davalı adına imzalanan işbu sözleşmeye davalının icazetinin bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 24/12/2024 tarih 2024/188 Esas- 2024/835 Karar ayılı kararında;"Dava, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali talebidir. ... İtirazın iptali istemli davada öncelikle davanın dayanağı olan takibin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı hususunun ivedilikle değerlendirilmesi gerektiğinden takip tarihinde davalı adresinin Beylikdüzü/İstanbul olduğu, davacının sunmuş olduğu sözleşmenin 5. Maddesinde İstanbul Adliyesinin yetkili kılındığı, ancak davalının söz konusu sözleşmeyi imzalayan ...'a nam ve hesabına işlem yapması için vekaletnmame vermediğini ve sözleşmeden haberinin olmadığını ifade etmesi, mahkememizin 05/11/2024 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararında davacı vekiline "davaya dayanak sözleşmeyi dava dışı ... tarafından davalı adına vekaleten imzalandığına dair onaylı vekaletname suretini dosyaya sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde sunulmaması durumunda yargılamaya mevcut delil durumuna göre devam olunacağının ihtarına, (İHTARAT YERİNE GEÇMEK ÜZERE DURUŞMA ZAPTININ TEBLİĞİNE,)" şeklinde karar verildiği duruşma zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği ve 24/12/2024 tarihli duruşmada davacı vekilinin vekaletnameyi sunamayacaklarını beyan etmesi sebebiyle davacı vekili tarafından sunulan sözleşmenin 5. Maddesine mahkememizce itibar edilmemiş, icra takibinde Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu anlaşılmış olup Bakırköy Mahkemeleri yetkili olduğundan itirazın iptali davası için takibin yetkisiz olan İstanbul İcra Dairesinde yapıldığı anlaşılmıştır. Davanın dayanağı olan takibin, yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olmasından dolayı ve usuli hükümlerin takibin başlatıldığı döneme göre değerlendirilmesi gerektiğinden davalının İstanbul İcra Müdürlüğünün yetkisine itirazının kabulü ile davanın dava şartı yokluğundan reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir..."gerekçesi ile, ''İcra takibinın yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı ve usulüne uygun bir takipte bulunulmadığından davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;İlk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hatalı olduğunu, bu nedenle kararının kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacı müvekkilinin davalı/borçlu ile davalının sahibi olduğu ... Hiz. A.Ş. hisselerinin devri konusunda 23.05.2023 tarihli hisse devir sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşmenin 5. maddesinde iş bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Adliyeleri'nin yetkili kılındığını; Yerel mahkemenin taraflar arasında yapılan bu sözleşmenin taraflar arasında imzalanmadığını, bu nedenle sözleşmeye itibar edilmeyeceğine hükmetmesinin yerinde olmadığını, öncelikle davalının cevap dilekçesinde taraflar arasında yapılan sözleşmenin kendisi tarafından yapılmadığını, imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiğini, yani sözleşmeyi ve imzayı inkar ettiğini, yetkisiz temsilci konumunda olan kişinin imzaladığı, sözleşmeyi kabul etmiş ve uygulamış benimsemiş ise eldeki dosyada bu yönde icazet olamasa da bu sözleşmeye icazet verilmiş olacağının kabul edilmesi gerektiğini, burada yetkisiz temsilciye verilen bir icazetin mevcut olduğunu; Sözleşme incelendiğinde 23/05/2024 tarihinde imzalandığı ve devir işlemlerinin ise 05/06/2023 tarihinde yapıldığının görüleceğini, taraflar arasında yapılan 23/05/2023 tarihli sözleşmeye istinaden belli bir süre sonra devir işlemlerinin yapıldığını, davalının emir ve talimatları doğrultusunda vekaleten ...'ın sözleşmeye imza attığını, bu sözleşmenin imzalanmasından sonra devir yapıldığını, şirket sahibi davalı ile sözleşmeye vekaleten imza atan ...'ın akraba olmasının da taraflar arasındaki sözleşmenin varlığından davalının icazeti ile yapıldığının acıkça belli olduğunu, bu noktada mahkemenin davacı müvekkilinden dosyaya kazandırılmasını istemiş olduğu vekaletnamenin bir anlamının kalmadığını, işbu nedenle sözleşmenin 5. maddesine göre yetkili icra müdürlüğünün İstanbul olduğunu, mahkemenin red kararının yerinde olmadığını beyanla İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.12.2024 tarihli, 2024/188 E. 2024/835 K. sayılı kararın kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı tarafından hisseleri devralınan şirketin, hisse devrinden öncesine ait ve icra dosyasına konu edilmesi sebebiyle ödenen borcunun, hisseleri devreden davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Taraflar arasında, davalının, dava dışı ... A.Ş.'deki hisselerini davacıya devrettiği, bu şekilde şirketin davalıya ait olan tüm hisselerinin davacıya geçtiği hususunda ihtilaf olmadığı, davacının hisse devrinin, sunduğu adi yazılı sözleşme gereğince yapıldığını iddia ettiği, dosyaya sözleşme aslının sunulmadığı, sözleşmede davalının imzasının bulunmadığı, davalıya vekaleten ... isimli kişi tarafından imzalandığı, davalı tarafından sözleşmenin ve kendisine vekaleten işlem yaptığı iddia edilen ... isimli kişinin, yetkili temsilcisi olduğunun kabul edilmediği, davacı tarafından sözleşme aslı ve davalıya vekaleten işlem yaptığı iddia edilen kişiye verilmiş vekaletnamenin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle söz konusu sözleşmenin taraflar arasında imzalanmış olduğu kabul edilemeyeceğinden, sözleşmede yer alan ve "şirket hisselerinin devrinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul İcra Daireleri ile Mahkemelerinin yetkili kılındığı"na dair yetki sözleşmesinin uygulanmasının da mümkün olmadığı, kaldı ki taraflar arasında hisse devri konusunda Noter huzurunda yapılmış 05/06/2023 tarihli sözleşmenin bulunduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte davacı tarafından davalı aleyhine, davacının tüm hisselerinin sahibi olduğu dava dışı şirketin hisselerini devralmadan öncesine ait olan borcunun, o tarihte hisselerinin tamamı kendisine ait olan davalı tarafından ödenmesi gerektiğinden bahisle icra takibi başlatılmıştır. Yani taraflar arasındaki uyuşmazlık dava dışı şirketin ortaklık ilişkilerinden kaynaklanmaktadır. HMK'nın 14/2. maddesi uyarınca; özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Her ne kadar davalı taraf takip tarihi itibariyle dava dışı şirketin ortağı değilse de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin; Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik 2021/9104 Esas, 2022/2412 Karar sayılı ve 25.03.2022 Tarihli kararı ile; "...Bu itibarla Dairemizin yerleşik uygulamaları ve yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda dava tarihinden önce şirket ortağı olan ve ancak "dava öncesi ortaklık sıfatı sona eren" kişinin, daha sonra ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu tarihlerden kaynaklanan hukuki uyuşmazlık nedeni ile ortak veya ortaklığa dava açması ya da bu kişiye dava açılması durumunda HMK’nın 14/2. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralının uygulanması gerektiği" ne hükmedildiğinden somut olayda açıklanan yasal düzenleme gereği dava dışı şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki icra daireleri kesin yetkilidir. Dava dışı şirketin merkez adresi "... Mahallesi, ... Caddesi, No:..., İç Kapı No:.., Kemalpaşa/İzmir" olup buna göre İzmir İcra Daireleri takip yönünden kesin yetkili olduğundan, İstanbul İcra Daireleri yetkisiz ve yetkisiz icra dairesinde başlatılan takip de usulüne uygun değildir. Bu minvalde her ne kadar Mahkemece verilen karar sonucu itibariyle doğru ise de, takip konusu uyuşmazlık yönünden açıklanan gerekçe ile İstanbul İcra Dairelerinin yetkisiz ve İzmir İcra Dairelerinin kesin yetkili olduğu gözetilerek usulünce yapılmış bir icra takibinin bulunmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, HMK'nın 6. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralından hareketle değerlendirme yapılmış ve Bakırköy İcra Dairelerinin yetkili olduğu kabul edilerek karar verilmiş olması, ayrıca gerekçeli karar başlığında davalı olmadığı halde ... Kurumsal Hizmetler A.Ş.'nin davalı olarak gösterilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına Dairemizce esas hakkında yeniden açıklanan gerekçe ile karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ İLE, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2024 tarih ve 2024/188 Esas, 2024/835 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, -İcra takibinın yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı ve usulüne uygun bir takipte bulunulmadığından davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 2-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 1.026,11 TL harçtan mahsubu ile kalan 410,71 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,3-İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 30.00,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde, talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL’nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 1.026,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 9-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 260,00 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş masrafı olmak üzere toplam 1.943,10 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde, talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/06/2025 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.