T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/512 Esas
KARAR NO:2025/726 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2024/873 Esas - 2025/37 Karar
TARİH:15/01/2025
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:02/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...T. A.Ş 01/10/2015-01/10/2017 tarihleri arasında, ... numaralı ... Poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı ... Fab. T.a.ş. tarafından, Çek Cumhuriyeti’nde yerleşik ... firmasından, 09.11.2015 tarih ve ..., ...,... seri nolu faturalar kapsamında, FCA Çek Cumhuriyeti olarak, 22 kap 15.587 kg. ağırlığında muhtelif seramik mamulleri satın alındığını, söz konusu emtia davalı taşıma şirketine ait ... plakalı araca parsiyel yük olarak yüklenerek, Çek Cumhuriyeti’ nden karayolu ile Türkiye’ ye taşındığını, 20/11/2015 günü ... Memuru tarafından imzalanan tutanakla 22 kap emtiadan 4 kabı hasarlı olarak teslim edildiğini, Konusunda uzman ve bağımsız sigorta eksperi tarafından yapılan inceleme neticesinde; Hasarlı olduğu belirtilen 4 paletten 3 paletin üstüne kendisinden daha küçük ebatlı başka malzemelerin konulması sonucu, üst çıtalarının orta kısımlarından kırılmış olduğunu, içlerindeki seramik ara tüplerin üst kısımlarının baskıya maruz kalmış olduğunu, diğer bir paletin alt kısımlarında forklift bıçak yarası olduğu izlenimi veren yaralanmalar olduğunu, yine ambalaj içinde bulunan seramik tüplerin naylon ambalajlarında yırtıklar oluştuğunu tespit edildiğini, yapılan teknik ve mali incelemeler neticesinde 19.476,54-$ hasar meydana geldiğini, ... firması tarafından nakliyeci ... Nakliyat firmasına tam ve hasarsız olarak teslim edilmiş olan emtianın üzerine başka bir emtianın düzensiz bir şekilde yerleştirilmesi nedeni ile ambalajının kırılarak içerisinde yer alan emtianın çatlaması neticesinde meydana gelen hasardan nakliyecinin sorumlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketi, yapmış olduğu ödeme ile TTK 1472. maddesi gereği sigortalının, rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle zarar veren üçüncü kişilere karşı sahip olduğu tazminat talep etme ve dava haklarının halefi olduğunu, yapılan başvuru neticesinde davalı şirket tarafından 03/10/2016 tarihinde 2.921,48-$ kısmi ödeme yapıldığını, Ancak bu tutarın borcu karşılamadığını ve davalı şirketin başkaca bir ödeme yapmaması sebebi ile 21/11/2016 tarihinde... (Yeni ...) no lu dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından söz konusu takibe karşı itiraz edilmesi ile takip durdurulduğunu, huzurdaki davadan önce İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası ile ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak yürütülen müzakereler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, öncelikle davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar üzerine yargılama sonuna kadar kötüniyetli devirlerin önlenmesi amacıyla HMK 389 ve devamı maddeleri gereği ihtiyati tedbir konulmasını ve davalının ... (Yeni ...) sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamını, takip tarihi itibariyle ana rakam ile işlemiş ve işleyecek faiz alacaklarının hüküm altına alınmasını, davalının alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazimatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirketin adresinin ... Üzeri ... Mevkii ... Tesisleri, Esenyurt/İstanbul olup Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, hasar iddialarını kabul etmediklerini davacının sigortalısının ithal ettiği seramik cinsi emtianın müvekkil şirkete ait... plakalı araçla Çek Cumhuriyeti'nden Türkiye'ye kadar taşındığını, davacının davasına dayanak olarak kabul ettiği ekspertiz raporu denetime elverişsiz, zararın boyutunu belirlemeden uzak olduğunu, davacı tarafın iddia etttiği gibi emteada herhangi bir hasar bulunmadığını, emtiaların tam ve hasarsız olarak dava dışı sigortalıya teslim edildiğini, ortada herhangi bir hasar bulunmadığından davacı sigortacının ödediğinin tazminatın da sigorta poliçesi teminatında olmayıp tamamen kendi aralarındaki ticari ilişki gereği ödenmiş bir lütuf ödemesi olduğunu ve rücu edilemeyeceğini, davacı tarafından müvekkili şirkete karşı Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/229 E. sayılı dosyasından da aynı tip ürünlerin hasarlandığı iddiası ile açılan benzer nitelikli bir davada hem davacı tarafın hem de müvekkili şirketin yaptırmış olduğu ekspertiz incelemelerinde emteanın ambalajının gayet uygun bir şekilde yapıldığı, araçla nakliye esnasında mutad olarak yaşanan sarsılmalar sebebiyle emteaların içinde bulunduğu kasanın kırılmasına sebep olabilecek darbelerin emtada herhangi bir hasar meydana getirmeyeceği tespitlerine yer verildiğini, hasara uğradığı iddia edilen emteanın davacının sigortalısı tarafından imha edilip edilmediğinin tespit edilmesi, imha edilmiş ise imha tutanaklarının istenmesi gerektiğini, taşınan emtiaların gönderen tarafından yetersizce paketlenmiş ve düzgün bir şekilde yüklenmediğini,CMR m. 17/4b ve c uyarınca müvekkili taşıyıcının, gönderen tarafından gerçekleştirilen yetersiz ambalajlama, istifleme ve sabitlemeden kaynaklanan hasardan sorumlu tutulamayacağını, gönderenin eşyayı en iyi tanıyan kimseler olarak onun özelliklerini göz önünde tutmaları ve zarara sebep olabilen niteliklerini de göz önünde tutarak gerekli tedbirleri almaları gerektiğini, ancak somut olayda emtianın yüklenmesi işleminin usulüne uygun olarak yapılmadığını, müvekkili şirketin taşıyıcı olarak en yüksek özeni gösterdiğini, davacı sorumluluğundaki ambalajlama yetersizliği istifleme hatası müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, taşıyıcı, taşıma sırasında meydana gelen ambalajın açılması gibi eşyaya doğrudan tesir etmeyen açılma vb. durumlardan sorumlu tutulamayacağını, emtiaların müvekkili taşıyıcının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlandığına ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, dava konusu olayda uluslararası alım satım söz konusu olup dava konusu mal bedelinin gönderen tarafından tahsil edilip edilmediği, kambiyonun tamamına kapatılıp kapatılmadığının anlaşılması, haksız zenginleşmenin önüne geçilmesi yönünden de zorunlu olduğunu, davacı tarafın rücu talebinin fahiş olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davanın sigortacıları olan olan ... A.Ş.'ye ihbarına, davanın reddine, haksız takip nedeniyle davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 15/01/2025 tarih ve 2024/873 Esas - 2025/37 Karar sayılı kararında; "Dava, taşımadan kaynaklı sigorta tarafından ödenen bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davası olduğu tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafın sigortalısına ait emtianın Çek Cumhuriyeti ülkesinden Ülkemize Karayolu ile taşınmasına ilişkin olarak; a) davacı tarafın iddialarının; ... plakalı araca parsiyel yük olarak yüklendiği, 20.11.2015 tarihli tutanakta 22 kap emtiadan 4 kabın hasarlı olarak teslim edildiği, sigorta eksperinin inceleme yaptığı, 19.476,54 TL hasar tespit edildiği, hasarların emtialar üzerine başka bir emtianın düzensiz şekilde yerleştirilmesi, ambalajın kırılarak içerisindeki emtiaların çatlamasından kaynaklı olduğu, nakliyecinin sorumlu olduğu, davalı tarafından 2.10.2016 tarihinde 2.921,48 Dolar ödeme yapıldığı bakiye kısma ilişkin ... (eski ...) icra takibi yapılması itirazın iptali istemlerine ilişkin olduğu b)davalının savunmasının; CMR 32 kapsamında 1 yıllık sürenin dolduğu, icra takibinin 21.11.2016 tarihinde açıldığı, taraflarına ödeme emri tebliğ edilmediğini, takip açıldıktan 6 yıl sonra takibin yenilendiğini, 2016 yılından 2022 yılına kadar yapılan icra takip işlemi olmadığını 6 yıllık sürede zamanaşımını kesen bir icra takip işlemi olmadığını 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddinin istenildiği, ayrıca hasar ihbarında bulunulmadığını, ödemenin poliçe kapsamında olmadığı, davacı tarafın Bakırköy 6 ATM’nin 2018/229 esas sayılı dosyasında benser nitelikli ürünler için yaptırdığı ekspertiz raporu olduğunu, hasara uğrayan ürünlerin imha edilip edilmediği, emtiaların gönderen tarafından yetersizce paketlenip düzgün şekilde yüklenmediği, ambalajlama yetersizliğinin istifleme hatasının davalının sorumluluğunda olmadığını, hasar ve zarar iddialarını kabul edilmediği sorumluluğunun brüt kg bazında 8.33 SDR ile %5 faiz oranıyla sınırlı olduğu belirtilerek davanın reddini talep edildiği, uyuşmazlığın taşımadan kaynaklı sigorta tarafından ödenen bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davası olduğu tespit edilmiştir.CMR'nin 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir.Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Zamanaşımı başlangıcı ise; teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihi, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. gündür.Bu kapsamda somut olayda, emtianın kısmi hasarı taşıyıcının bilerek kötü hareket olarak kabul edilebilecek bir nedenden ileri gelmediğinden, uygulanabilecek zamanaşımı süresi bir yıldır.CMR'nin 17/1. maddesi gereğince taşıyıcılar, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.CMR'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz.Yine CMR’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. TTK 886. maddesine göre ; zarara, kasden veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı (ve adamları) sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Bu durumda taşıyıcının sorumluluğu artık sınırlı olmayıp, gerçek zararın tamamını kapsayan bir sorumluluktur. 6102 sayılı TTK.'nın madde gerekçesinde, TTK 886. Md. nin, CMR 29 maddesine paralel olarak düzenlendiği belirtilmiştir. CMR md.29'a göre; hasar ve ziya taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmişse, taşıyıcı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut kanıt yükümünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. Doktrinde "isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusur" kavramı, "ağır kusur" veya "ağır ihmal" olarak yorumlanmaktadır.TTK 886. madde düzenlemesindeki "pervasızca hareket" kavramı da bu kıstaslar çerçevesinde ele alındığında, taşıyıcı veya yardımcılarının yükün güvenliği ile ilgili hususları açıkça önemsemeden hareket etmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Somut olayda, davacı tarafın Çek Cumhuriyeti'nden karayoluyla Türkiye'ye taşınan emtialarda hasardan kaynaklı 19.476,54 dolar zarar meydana geldiğini, sigorta şirketinin ödeme sebebiyle sigortalısının haklarını devir ve temlik aldığını, davalının 3.10.2016 tarihinde 2.921,48 dolar ödeme yaptığını, 21.11.2016 tarihinde ... icra takibi yapıldığını icra takibinin 2022/4918 numaralı yeni esasını aldığı, itirazın iptalini talep ettiği, davalının cevap dilekçesi karayolu taşımasının CMR'nin 32. Maddesinde bir yıllık süre içerisinde açılması gerektiğini, icra takibinin 21.11.2016 tarihinde açıldığını, kendilerine ödeme emri tebliğ edilmediğini, 21.11.2016 tarihinden itibaren 6 yıl sürede dosyada işlem yapılmadığını bu sürede zamanaşımını kesecek nitelikte icra icra takip bulunmadığını,CMK 32 uyarınca bir yıllık sürenin geçtiğini davanın zamanaşımından reddini talep ettiği, , esasa ilişkinde davanın reddini talep ettiği Taşımanın yurtdışı karayolu taşıması olması sebebiyle CMR hükümlerine tabi olduğu, CMR 32. Maddesinde zamanaşımı süresinin düzenlendiği, davacı tarafın bilerek ve kötüniyetli şekilde zarar verildiği iddiası olmadığından bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, bu süreninde hasar tutanağı tarihinin 20.11.2015, CMR tarihi olan 11.11.2015, ekspertiz raporu tarihi olan 21.1.2016, ödeme tarihi olan 3.10.2016, icra takip tarihinin 21.11.2016, yeni esas ödeme emri tarihinin 2022 tarihleri olduğu, ilk icra takibinin ürünlerin teslim ve ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık sürede açıldığı, ancak davalı tarafa 12.02.2022 tarihinde icra dosyasının yenileme yapılarak tebliğ edildiği, davanın 8.3.2023 tarihinde açıldığı, zamanaşımının durması ve kesilmesine ilişkin olarak yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 153 ve 154.maddelerinin uygulanması gerektiği, TBK’nın 154.maddesinde icra takibinin başlatılması ile zamanaşımı süresinin kesileceği belirtildiği, 157/2.madde ve fıkrasında da "Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar," düzenlemesine yer verildiği, yasa maddesine göre zamanaşımının takip ile kesilmesi halinde, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeni bir süre işlemeye başlayacağı , söz konusu yeni sürenin, asıl zamanaşımı süresi kadar bu dava bakımından 1 yıl olacağı, ilk icra takibinden sonra sürenin kesildiği, takipte yenileme tarihi olan 2022 yılında kadar icra dosyasında zamanaaşımını kesen işlem yapılmadığı, bir yıllık zamanaşımı süreisnin dolduğu, davalının cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazının yerinde olduğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verildi."gerekçesi ile, ''İtirazın iptali davasının CMR 32 maddesi uyarınca zamanaşımı süresi dolduğundan REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararında özetle; bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalının cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazının yerinde olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak ilk derece mahkemesi kararı aşağıdaki sebeplerle hatalı olduğunu,
Bir yıllık süre içerisinde açılması gereken itirazın iptali davasında, dava açma süresinin itirazın tebliği ile başladığını, dava konusu olay ile ilgili ... (Yeni ...) dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi üzerine borçlu tarafından sunulan itiraz dilekçesinin taraflarına 22/02/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, İcra İflas Kanunu Madde 67 uyarınca itirazın tarafımıza tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde önce dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ardından anlaşmama tutanağı düzenlendiği gün İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/150 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, emredici hüküm niteliğinde olan İİK md. 67’ ye aykırı herhangi bir durum bulunmadığını; dolayısıyla 1 yıllık süre içinde açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen karar hatalı olmuştur. Bu nedenle hatalı kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, Başlatılan takip ile zamanaşımının kesildiğini, TBK md. 154/2’ de, alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesileceğini, icra dosyasının işlemden kaldırılmış olması takibin yapılmamış olduğu sonucunu doğurmayacağından zamanaşımının kesici etkisini ortadan kaldırmayacağını, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2013/15-169 K. 2013/1365 sayılı kararı), somut olayda da, icra dosyasının işlemden kaldırılmış olması takibin yapılmamış olduğu sonucunu doğurmayacağından takibe yapılan itiraz sonrası süresinde açılan davanın esasına girilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararın hatalı olduğunu; bu nedenle hatalı kararın kaldırılmasını talep ettiklerini,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; İstinafa konu ilama dayalı olarak yapılan icra takibinin istinaf incelemesi sonuna kadar teminat karşılığında durdurulmasını, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2024/873 Esas 2025/37 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; uluslararası karayolu taşıması esnasında kısmi hasara uğradığı iddia olunan emtia için, emtia blok abonman poliçesi kapsamında sigortalısına ödeme yapan davacının, ödediği tutarın davalı taşıyıcıdan tahsili amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dava konusu taşıma uluslararası karayolu taşıması mahiyetinde bulunduğundan CMR hükümlerine tabi olup, Konvansiyonun 17/2 fıkrası uyarınca taşıyıcının sorumluluğu yükün kendisine teslimiyle başlayıp teslim edene kadar olan dönemi kapsayacaktır.Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından, Konvansiyonda hüküm bulunmaması halinde,MÖHUK'un 29/2 fıkrası uyarınca TTK'nun taşımaya ilişkin hükümleri uygulama alanı bulacaktır. CMR Konvansiyonu'nun 32/1-a bendi uyarınca, taşıma sözleşmesine konu emtianın kısmi veya tam hasara uğraması halinde açılacak davalar teslim tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir.Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Hükmün 32/2 fıkrasında zamanaşımını durduran sebepler düzenlenmiş, hükmün 32/3 fıkrasında ise zamanaşımına ilişkin diğer hallerin davaya bakan yer mahkemesinin kararlarına göre belirleneceği, diğer ifade ile uyuşmazlığı gören tahkim heyeti veya mahkemenin hukukuna göre belirleneceği hüküm altına alınmıştır.Dolayısıyla Konvansiyonun 32/2 fıkrasında yer alan zamanaşımını durduran hal haricindeki zamanaşımını durduran veya kesen sebepler bakımından somut uyuşmazlıkta Türk Hukuku uygulanacaktır(bkz. Özdemir, Turkay; Uluslararası Eşya Taşıma Hukuku, Birinci Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2006, s.315 vd) Somut olayda; davalı vekili tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'i ileri sürülmüştür.Dosyaya mübrez deliller kapsamından, davalı tarafından taşıması gerçekleştirilen 22 kap emtianın alıcısına 20/11/2015 tarihinde teslim edildiği ve 4 kap emtianın hasarlı olduğuna dair aynı tarihli, şoför imzasını da taşıyan hasar tutanağı tanzim edildiği, taşımanın parsiyel şekilde gerçekleştiği, ekspertiz raporunda, 3 palet emtianın, paletler üzerine kendilerinden daha küçük ebatlı malzemeler konulması nedeniyle, bir palet emtianın ise elleçleme sırasında forklift bıçağının değmesi nedeniyle hasarlanmış olabileceğinin bildirildiği, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, hasarın taşıyıcının kasten kötü davranışı nedeniyle meydana geldiği ortaya konulamadığından, zamanaşımı süresinin CMR Konvansiyonu'nun 32/1-a bendi uyarınca 20/11/2015 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı ve 21/11/2016 tarihinde bir yıllık sürenin dolacağı anlaşılmaktadır.TBK'nun 154 maddesi uyarınca; borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi yahut kısmen ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının talebini dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakem önünde ileri sürmesi, yahut icra takibine konu etmesi hallerinde zamanaşımı süresi kesilir. Kesilen zamanaşımı süresi TBK'nun 156/1( fıkrası uyarınca yeniden işlemeye başlar ve aynı Kanunun 157/1 fıkrası uyarınca bir dava veya def'i yolu ile kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.Somut olayda, davacının davalı aleyhine ... sayılı takibi ile 21/11/2016 tarihinde ilamsız takip başlattığı, bu takip ile zamanaşımı süresinin kesildiği ve bir yıllık sürenin tekrar işlemeye başladığı, ancak takip borçlusu davalıya icra dosyasından ödeme emri tebliğ edilmediği, 21/11/2016 takip tarihinden, davacı takip alacaklısının yenileme talebinde bulunduğu 01/02/2022 tarihine dek icra dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı, yenilenen takip dosyasının 2022/4918 esasını aldığı ve bu esas üzerinden davalı takip borçlusuna ilk kez ödeme emri tebliğ edildiği, ödeme emrine yasal sürede itiraz edildiği, takibin durduğu ve 08/03/2023 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. 21/11/2016 tarihinde kesilen ve yeniden işlemeye başlayan bir yıllık zamanaşımı süresi 22/11/2017 tarihinde dolmuştur.Zamanaşımı süresinin üç yıl kabul edilmesi halinde dahi sürenin 22/11/2019 tarihinde dolmuş olacağı açıktır. Davacı tarafından yenileme talebi zamanaşımı süresi dolduktan sonra 01/02/2022 tarihinde ileri sürülmüş olduğundan, gerek yenileme tarihi, gerekse eldeki dava tarihi itibariyle CMR Konvansiyonu'nun 31/1-a bendinde düzenlenen zamanaşımı süresi dolmuş bulunduğundan, mahkemece cevap dilekçesi ile süresinde ileri sürülen zamanaşımı def'inin kabul edilmesinde ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.