T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/166 Esas
KARAR NO:2025/97 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİH:24/12/2024 (Ara karar tarihi)
NUMARASI:2024/950 Esas -(Derdest dava )
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:30/01/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin vade tarihleri 30.12.2024 ve 30.01.2024 tarihleri olup bu çeklerin davalı tarafça bankaya ibraz edilmesi durumunda davacı müvekkil şirketin maddi zarara uğramasının yanı sıra bedelsiz kalan çeki de ödemek zorunda kalacağını, davalı taraf ise hem bu çeklerin tahsili hem de davacı müvekkilce iade ve takas sözleşmesi kapsamında davacı müvekkilce davalı tarafa verilen diğer çeklerin de davalı tarafça tahsil edileceği düşünüldüğünde davalı tarafın aşırı yararlanma ve haksız zenginleşme yaşayacak olması, bankaya çek karşılığı bedelin yatırılmaması durumunda ise hem banka kredi puanın düşecek olması hem ticari itibarının zedelenecek olması hem de çek düzenleme yasağı gibi telafisi güç maddi zararlara uğrayacak olması hususları da gözetilerek , dosyaya ibraz ettiğimiz delillerden de açıkça anlaşıldığı üzere davalı taraf çekleri haksız ve hukuka aykırı olarak iade etmemekte ve yedinde bulundurmakta olduğundan öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaate ise belirlenecek teminat karşılığında çek ödeme yasağı ve icra takibi açılması ihtimaline binaen açılacak icra takibi hakkına durduruma şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 24/12/2024 tarih ve 2024/950 Esas sayılı ara kararı ile;"Davacı tarafın dava dilekçesine arabuluculuk tutanağı, bir adet tahsilat makbuzu, ilgili çeklerin fotokopileri, teslim tesellüm belgesi dışında hiçbir delil eklemediği anlaşılmıştır. Davaya konu çeklerin lehdarı olan davacı tarafça icra takibinden önce açılmış olan iş bu menfi tespit davasındaki bedelsizlik iddiasının ispata muhtaç olduğu, yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla yerinde bulunmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, '' Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;"Tarafımızca dava dilekçesi ile birlikte talep edilen ihtiyati tedbir talebi mahkemece Davacı tarafın dava dilekçesine arabuluculuk tutanağı, bir adet tahsilat makbuzu, ilgili çeklerin fotokopileri, teslim tesellüm belgesi dışında hiçbir delil eklemediği anlaşılmıştır. Davaya konu çeklerin lehdarı olan davacı tarafça icra takibinden önce açılmış olan iş bu menfi tespit davasındaki bedelsizlik iddiasının ispata muhtaç olduğu, yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla yerinde bulunmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine denilmek sureti ile haksız ve hukuka aykırı olarak reddedilmiştir. İş bu karara karşı istinaf yoluna bu dilekçe ile başvuruyoruz.Dava dilekçemizde de açıklamış olduğumuz üzere davacı müvekkil şirket ile davalı taraf arasında panel alımı için yapılan anlaşma neticesinde müvekkil şirket tarafından karşı tarafa ... Bankası... Şubesine ait keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı 30.01.2025 tarihli 1.100.000,00 TL bedelli , ... seri numaralı 30.12.2024 tarihli 1.100.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı 3011.2024 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 3.100.000,00 TL bedelli 3 adet çek verilmiş ancak karşı taraf edimini ifa etmemiştir.Davalı taraf çekleri de davacı müvekkil şirkete iade etmemiş çeklerden haksız olarak zenginleşmiş ve çekler de bu şekilde bedelsiz kalmıştır. Daha sonra ise söz konusu çeklerin iadesi için taraflar arasında yazılı anlaşma yapılmış 5.000.000,00 TL üzerinde bedelli 5 adet çek davalı şirkete verilmiş ancak davalı tarafça dava konusu çekler yine davacı müvekkile iade edilmemiştir. Bunun üzerine tarafımızca çek ödeme yasağı konulmak sureti ile ihtiyati tedbir talepli menfi tespit davası ikame edilmiş ancak mahkemece bu talebimiz haksız ve hukuka aykırı olarak reddedilmiş ve çeklerden birisi de vadesi geldiği için yine ödenmek zorunda kalınmıştır. Davacı müvekkil şirket maddi zarara uğramıştır.Mahkeme ara kararında dosyaya sunulan delillerin yetersiz olduğunu gerekçe göstererek ihtiyati tedbir talebimizi reddetmiştir. Oysa dosyaya sunmuş olduğumuz delillerden özellikle çek iade ve takas sözleşmesi incelendiğinde iddialarımızın ispatlanmış olduğu açıkça görülecektir. Kaldı ki ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat yeterlidir. Zira dava dilekçemizdeki diğer delillerimiz olan tarafların ticari defter kayıtları, cari hesap ve tanık beyanları nitelikleri gereği ancak yargılamanın devam eden aşamalarında dosya içerisine girecek deliller olduğundan ve bu deliller dava dilekçesi ile birlikte dosyaya sunabileceğimiz somut delil niteliğinde olamayacağından dava dilekçesi ile birlikte iddiamızın yaklaşık ispatı için ancak çek fotokopileri ve takas sözleşmesinin sunulabileceği ve bu delillerin de tedbir kararı vermeye yeter derecede yaklaşık ispatı sağladıkları açıktır. İş bu sebeple mahkemece hatalı değerlendirme yapılmış haksız ve hukuka aykırı olarak ret kararı verildiği ortadadır. Bir diğer husus ise mahkemece karar tesis edilirken dosyaya tarafımızca sunulan ıslak imzalı iade ve takas sözleşmesinin dikkate alınmadığının ara kararın gerekçesinden anlaşılmasıdır. Mahkemece dosya iyi incelenmemiş delillerimiz de göz ardı edilmiştir. Dosyadaki delillerin iyi incelenmediğinin bir diğer ispatı ise tarafımızca başlangıçta uyaptan kaynaklı hatadan dolayı eksik yatırılan harcın ertesi gün tamamlanmış olmasına rağmen kurulan tensip zaptında tekrar tarafımıza harç tamamlama için süre verilmiş olmasıdır.Bu iki durum bize dosyanın eksik incelendiğini açıkça göstermekte ve kararın da eksik ve hatalı olduğunu ispat etmektedir." demiştir.İlk derece mahkemesi ara kararı kaldırılarak dava konusu çekler hakkında ödeme yasağı ve icra takibi başlatılması durumunda icra takibinin durdurulmasına yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, dava konusu ... Bankası ... Şubesine ait keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı 30.01.2025 tarihli 1.100.000,00 TL bedelli , ...seri numaralı 30.12.2024 tarihli 1.100.000,00 TL bedelli çeklerin taraflar arasındaki panel alımı için yapılan anlaşma neticesinde avans olarak davalı tarafa verildiği,mal teslimi yapılmadığı, çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı İİK. 72 Maddesi uyarınca açılan menfi tesbit davasında davaya konu çekler hakkında ödeme yasağı konulması ve davalı tarafça icra takibine geçilmesi durumunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati tedbir isteminin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket ile davalı taraf arasında panel alımı için yapılan anlaşma neticesinde müvekkili şirket tarafından karşı tarafa ... Bankası ... Şubesine ait keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı 30.01.2025 tarihli 1.100.000,00TL bedelli , ... seri numaralı 30.12.2024 tarihli 1.100.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı 30.11.2024 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 3.200.000,00TL bedelli 3 adet çek verildiği ancak karşı tarafın edimini ifa etmediğini, davalı taraf çekleri de davacı müvekkili şirkete iade etmemiş çeklerden haksız olarak zenginleşmiş ve çekler de bu şekilde bedelsiz kaldığını, daha sonra ise söz konusu çeklerin iadesi için taraflar arasında yazılı anlaşma yapılmış 5.000.000,00 TL üzerinde bedelli 5 adet çek davalı şirkete verilmiş ancak davalı tarafça dava konusu çekler yine davacı müvekkiline iade edilmediğini, bunun üzerine ihtiyati tedbir talepli eldeki menfi tespit davasının ikame edildiği beyan edilerek ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Somut olayda verilecek tedbir kararının koşullarının İİK’nun m.72 ve HMK 389 vd. madde hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece “ihtiyati tedbir isteminin yargılamayı gerektirdiği” gerekçesi ile istem reddedilmiştir. HMK’nun m.390/I hükmüne göre, ihtiyati tedbir ya dava açılmadan ya da davanın devamı sırasında istenebileceğinden, tedbir talebine konu olan istemlerin her zaman yargılama konusu olacağı, diğer bir anlatımla yargılama konusu olmayan bir talebin ihtiyati tedbire de konu olamayacağı açıktır. Daha açık bir deyişle yargılama konusu olmayacak bir tedbir çeşidi bulunması ihtimali kanunda öngörülmemiştir. Bu nedenle “ihtiyati tedbir isteminin yargılamayı gerektirdiği” şeklindeki gerekçenin yerinde olmadığı tesbit edilmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2013/14256 Esas- 2013/18846 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.) 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, dosyaya mübrez sipariş formu, çek görüntüleri ve çeklerin teslimi ve iadesine ilişkin belge ile tüm dosya kapsamına göre, davacının ... Bankası ... Şubesine ait keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı 30.01.2025 keşide tarihli 1.100.000,00 TL bedelli , ... seri numaralı 30.12.2024 keşide tarihli 1.100.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı 30.11.2024 keşide tarihli 1.000.000,00 TL bedelli çeklerin bedelsiz kaldığına yönelik davacı iddiasının esası bakımından mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu, davacı tarafından istenen tedbirin HMK'nun 389 maddesi kapsamında çeklerin muhatap bankaya ibrazı halinde ödenmemesine ve icra takibine konu edilmemesine yönelik olduğu, üçüncü kişilerin kambiyo senetlerinden doğan haklarını haleldar edecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceği doğru olmakla birlikte, davanın tarafları ile sınırlı olmak kaydıyla tedbir kararı verilebileceği, buna göre mahkemece teminat mukabilinde, çeklerin muhatap bankaya ibrazı halinde ödenmemesine yönelik tedbir isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davacı yanın istinaf başvurusunun haklı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 24/12/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak, davacın tedbir isteminin kabulü ile, dava konusu çekler yönünden ve davanın tarafları ile sınırlı olmak üzere, bu çeklerin bedelleri toplamının %20'si oranındaki nakdi veya kesin ve süresiz teminat mektubunun mahkeme veznesine yatırılmasına halinde, bu çeklerin davalı tarafından muhatap bankaya ibrazları halinde tedbiren ödenmelerinin yasaklanmasına, dava konusu çeklerin davalı tarafça icra takibine konu edilmemesi yönünde İİK. 72/2 Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/ 950 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı dosyasının 24/12/2024 tarihli ara kararının HMK 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce ihtiyati tedbir talebi hakkında yeniden hüküm kurularak, 2-Davacının ihtiyati tedbir isteminin teminat karşılığında, aşağıda ayrıntılı olarak bilgileri verilen çekler yönünden ve davanın tarafları ile sınırlı olmak üzere KABULÜ İLE; Dava konusu;-... Bankası ... Şubesine ait, keşidecisi... Şirketi olan, ... seri numaralı 30.01.2025 keşide tarihli 1.100.000,00 TL bedelli çekin, - ... Bankası ... Şubesine ait, keşidecisi ... Şirketi olan,... seri numaralı 30.12.2024 keşide tarihli 1.100.000,00 TL bedelli çekin,
- ... Bankası ... Şubesine ait, keşidecisi ... Şirketi olan, ... seri numaralı 30.11.2024 keşide tarihli 1.000.000,00 TL bedelli çekin, 6102 sayılı TTK’ nın 818/s madde hükmü delaleti ile aynı kanunun 757. maddesi hükmü uyarınca davalı ... ŞİRKETİ tarafından muhatap bankaya ibrazları halinde bedellerinin ödenmemesi hususunda ÖDEMEDEN MEN KARARI VERİLMESİNE, 3-a)Davacı tarafça çeklerin bedeli toplamı olan 3.200.000,00 TL'nin % 20'si tutarında (640.000,00-TL ) nakdi teminatın veya mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubunun ilgili ilk derece mahkemesi veznesine depo edilmesi halinde, bu çeklerin davalı ... ŞİRKETİ tarafından muhatap bankaya ibrazları halinde tedbiren ödenmelerinin yasaklanması hususunun ilk derece mahkemesi yazı işleri müdürlüğünce muhatap banka şubelerine yazılı olarak bildirilmesine, b)Dava konusu çeklere ilişkin, dava tarihinden önce takibe geçilmemiş olması koşuluyla davalı tarafından icra takibine konu edilmesinin İİK 72/2 maddesi uyarınca İHTİYATİ TEDBİREN ÖNLENMESİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 615,40 TL karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı bulunması halinde davacıya iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.