T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2057 Esas
KARAR NO: 2024/2147 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/658 Esas ( Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 11/11/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ: 30/12/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ...'in 22/09/2015 tarihinde vefatı ile birlikte, muristen geriye kalan miras şirketi olduğunu, davalı şirkette müteveffa ...'in hisselerinin ... varisleri elbirliği halinde malik olduğunu, bir hissenin birden fazla sahibi varsa o şeye elbirliği halinde malik olduklarını ve o şey hakkında ancak oy birliği ile karar alabileceklerini, buna ilişkin olarak daha önce yapılan genel kurul toplantılarının hükümsüzlüğü açısından davalar açıldığı, 2021 yılı genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin de 3 yıl için seçiminin yapıldığı, bu kararında yürütmesinin durdurulduğunu, şirketin yok hükmünde olan kaydi yönetim kurulu Mahkememizin vermiş olduğu tedbir kararının etkisiz bırakmak, mahkeme kararını dolanmak niyetiyle Beyoğlu ... Noterliğinin 22/05/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı evrakı ile yeni yönetim kurulu seçilmesi için salt bu gündeme özgünlenmiş olağanüstü genel kurul yapma kararının alındığını, davanın konusunun bu genel kurul kararı olduğunu, mahkememizin tedbir kararı uyarınca yetkileri kaldırılan kaydi yönetim kurulu üyelerinin hiçbir karar alma yetkisinin bulunmadığını, olağanüstü genel kurul kararı almaya yetkilerinin de olmadığını, bu yöneticilerin yerine kayyım atanmasının gerektiğini, bu olağanüstü genel kurul kararının butlanı için İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/347 Esas sayılı dosyası ile genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti davası açıldığını, bu karar ile şirketin organsız kaldığını ve kaydi yöneticilerinin her türlü yetkisinin sona erdiğini, davalı şirket kaydi yönetim kurulu üyelerinin yetkileri olmamasına rağmen olağanüstü genel kurul yapma kararı aldıklarını, ...'in vefatından bu yana batıl genel kurul toplantıları ile şirketi ele geçiren aynı kişileri şirketi yönetmekte olduğunu, bu kişilerin şirketi de kötü yönettiğini, şirketin hiç kar etmediğini, şirkete kayyım gelmesi şirketin lehine olacağını bu nedenle davalı şirketin 06/09/2024 günü yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı ve alınan kararların hükümsüzlüğünü, tedbiren kararın kesinleşmesine kadar yürütmenin durdurulması ile şirkete kayyım atanmasını yargılama giderlerinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 2024/658 Esas ve 11/11/2024 tarihli ara kararında; "Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü içermektedir. HMK'nın 390/3 maddesinde ise " Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. " şeklinde düzenleme yapılmıştır. TTK 448. maddesinde genel kurul kararının iptali ve butlanı davasında uygulanacak düzenlemeler getirilmiş olup. Buna göre; TTK MADDE 448- (1) Yönetim kurulu iptal veya butlan davasının açıldığını ve duruşma gününü usulüne uygun olarak ilan eder ve şirketin internet sitesine koyar. (2) İptal davasında üç aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanamaz. Birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davalar birleştirilerek görülür. (3) Mahkeme, şirketin istemi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın nitelik ve miktarını mahkeme belirler. TTK'nın 449. maddesine göre; "Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. " düzenleme yapılmıştır. Dava, davalı şirketin genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin olup, davacı tarafça davalı şirkete kayyım atanmasına ve dava konusu genel kurul kararların yürütmesinin geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de; davacı tarafça davalı şirketin 06/09/2024 tarihli genel kurul kararlarını hükümsüzlüğüne yönelik açılan davada davacı tarafça HMK 390/3 gereği davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etme koşulu oluşmadığından ve dava konusu şirkette organ boşluğunun söz konusu olmaması ve şirkete kayyım atanmasını gerektirir haklı bir neden bulunmaması nedeniyle davacının dava konusu şirkete kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine ve dava konusu davalı şirketin 06/09/2024 tarihli genel kurul kararlarının yürütmenin geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi hakkında TTK 449 maddesi gereği davalı şirket yönetim kurulunun beyanı alındıktan sonra karar verilmesi mümkün olduğundan bu husus yerine getirildikten sonra yürütmenin geri bırakılması hakkında karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..."gerekçesi ile, '' 1-Davacı vekilinin dava konusu şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğünün Tespitine ilişkin açılan davanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/515 Esas Sayılı dosyasında İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2024/38 Esas- 2024/293 Karar 28.02.2024 tarihli kararı ile davalı şirketin paylarının elbirliği halinde mülkiyet olduğu ve yapılan genel kurul toplantılarının yok hükmünde olduğu, yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği, hüküm altına alındığını, ilgili kararın yerel mahkeme dosyasında mübrez olduğunu, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/515 Esas Sayılı dosyasında 02/04/2024 tarihinde 2020 ve 2021 yıllarına ait Genel Kurul Kararlarının Yürütmesi'nin durdurulmasına dair İhtiyati Tedbir Kararı verilmiş olup, buna dair kararın da sayın yerel mahkeme dosyasında mübrez olduğunu, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/515 Esas Sayılı dosyasında 16/05/2024 tarihinde 2024/374 Karar No ile 2020 ve 2021 yıllarına ait Genel Kurul Kararlarını yok hükmünde olduğunun tespitine karar vermiş olup, ilgili kararın da yerel mahkeme dosyasında mübrez olduğunu, Davalı şirketin yok hükmünde olan kaydi yönetim kurulu İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin vermiş olduğu tedbir kararını etkisiz bırakmak, mahkeme kararını dolanmak niyetiyle, Beyoğlu ... Noterliği'nin 22 nisan 2024 tarih ve ... yevmiye nolu evrakı ile yeni yönetim kurulu seçilmesi için, salt bu gündeme özgülenmiş olağanüstü genel kurul yapma kararı aldığını, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tedbir kararı uyarınca, yetkileri kaldırılan kaydi yönetim kurulu üyelerinin, hiçbir karar alma yetkisi bulunmadığını, olağanüstü genel kurul kararı alma yetkilerinin de olmadığını, Ayrıca mahkeme kararlarını dahi hiçe sayan bu kaydi yöneticilerin yerine şirkete kayyım atanmasının zaruri olduğunu,...'in vefatından bu yana haksız olarak, batıl genel kurul toplantıları ile şirketi ele geçiren aynı kişilerin şirketi yönettiğini, Bu olağanüstü GK Kararının butlanı için İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/247 Esas sayılı dosyası ile genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti davası açıldığını, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/247 Esas Sayılı dosyasından verilen 09/08/2024 tarihli ara kararı ile 17/05/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların TTK 449. maddesi uyarınca yürütmesinin durdurulmasına karar verdiğini, Bu ara karar ile şirketin organsız kaldığını ve kaydi yöneticilerin her türlü yetkisinin de sona erdiğini, davalı şirketin kaydi yönetim kurulu üyeleri yetkileri olmamasına rağmen, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin vermiş olduğu tedbir kararını etkisiz bırakmak, mahkeme kararını dolanmak niyetiyle, yeni yönetim kurulu seçilmesi için, 06/09/2024 salt bu gündeme özgülenmiş olağanüstü genel kurul yapma kararı aldığını, 06/09/2025 tarihli olağanüstü genel kurul'da yine yönetim kurulu seçimi yapıldığını; huzurdaki davanın da bu gk kararının hükümsüzlüğünün tespiti için açıldığını, Yerel mahkemenin her ne kadar şirkete tedbiren kayyum atanması talebini reddetmiş ise de bu kararın hatalı olduğunu, davalı şirkette organ boşluğu olduğunu, zira İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce asıl davada, dava konusu genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulduğunu ve bu kararların içerisinde yönetim kurulu seçiminin de olduğunu, Şirketin zaten batıl genel kurul toplantısı ile seçilen kaydi yöneticilerinin, yetkileri kaldırılması akabinde batıl bir karar alarak, batıl bir genel kurul yaparak kendilerini yeniden seçtiklerini, Bu itibarla şirketin hali hazırda yetkisiz kişilerce fiilen yönetilmekte olup, dava dilekçesinde talep ettikleri gibi davalı şirkete tedbiren tebiren yönetim kayyumu atanması gerektiğini beyanla, yerel mahkemenin 11/11/2024 tarihli 1 nolu ara kararının kaldırılmasına, davalı şirkete tebiren yönetim kayyumu atanması karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalı şirketin 06/09/2024 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğünün tespiti talepli davada; davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebine ilişkin olup, Mahkemece kayyım atanması ihtiyat tedbir talebinin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. TMK'nin 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gerekmektedir. Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yarg. 11. H.D 08/03/2018 2016/7714 E-2018/1804 K) Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davalı şirketin muris ...'den kalan miras şirketi olduğunu, murisin hisseleri üzerine mirasçıların elbirliği ile malik olduğunu, ...'in mirasçısı olan eşinin de vefat ettiğini, bu müteveffanın hisseleri üzerinde de mirasçıların elbirliği ile malik olduğunu, buna rağmen davalı şirket tarafından yeterli toplantı nisabı olmadan toplantı yapılarak karar alınması ve çağrının da usulsüz olması sebebiyle alınan kararların yok hükmünde olduğunu, bunun yanında İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/515 esas sayılı dosyasında dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına ve kararların yok hükmünde olduğuna karar verildiği, bu kararlardan birinin de yönetim kurulu üyelerinin üç yıl için seçimine ilişkin karar olduğunu, yürütmesi durdurulan bu kararda seçilen üyelerin herhangi bir karar alma yetkisi bulunmamasına rağmen Mahkeme kararını da etkisiz bırakmak amacıyla somut uyuşmazlığa konu olağanüstü genel kurul toplantısı yaparak yönetim kurulu üyelerini seçtiğini ve anılan kararın bu sebeple de yok hükmünde olduğunu, şirketin bu haliyle organsız olduğunu ve şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir. Dava konusu yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve görev sürelerine ilişkin karar yeni bir karar olup, karar hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilmediği gibi genel kurul, görev süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabileceği, hali hazırda resmi ve fiili olarak şirkette organ boşluğu bulunmadığı, davalı anonim şirketin yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bir durum, yönetiminin başka yoldan sağlanamaması ve genel kurulun toplanamaması gibi bir durum da söz konusu olmadığından davalı şirkete yönetim kayyım atanmasını gerektirecek haklı bir sebep bulunmadığı anlaşılmakla; İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen karar isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi ara karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.