T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1731 Esas
KARAR NO: 2024/1811 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/659 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 04/10/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirketten 27.02.2024 tarihinde 2486 adet ... Marka Toz Çamaşır Deterjanı (adet 2,46 Euro), 3840 adet ... Marka Sıvı Bulaşık Deterjanı 650 ML (adet 0.50 Euro) ve 1656 adet ... marka şampuan 350 ML (adet 1,20 Euro) satın almıştır. Müvekkil işbu muhtelif temizlik ürünlerini satın aldıktan sonra davalı ... İç Ve Dış Ticaret Ltd Şirketine 10.022,76 TL ödediğini, davalının ... Bankası - Balıkesir Edremit Şubesinde bulunan ... IBAN numaralı hesabına yapıldığını, müvekkili şirketin, yurt dışı kaynaklı bir şirket olduğunu, Türkiye kaynaklı davalı şirketten alınan ürünlerin nakliye şirketi ile Üsküp'e gönderilmesi hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin satın almış olduğu ..., ..., ... markalarında ait ürünlerin sahte/lisanssız olmasından sebeple işbu ürünlerin taşındığı ... plaka sayılı dorse, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı yapılan ihbarın üzerine Edirne Kapıkule Gümrük Müdürlüğünce üzerine durdurulduğunu, eşyaların dorse içerisinde mühür altına alındığını, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ihbar üzerine Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun 20/03/2024 tarihli ... soruşturma yazısı ile 07.03.2024 tarihinde Çatalca Gümrük Müdürlüğü'nin ... sayılı durdurma kararı verildiğini, ilgili ürünlere el konulduğunu, davalı şirketin Edirne Cumhuriyet Başsavcılığında devam eden, lisanssız ürünlere ilişkin 2024/4225 soruşturma numarası ile görülen başka bir soruşturma dosyası da bulunduğunu, soruşturmanın hala devam ettiğini, müvekkilinin teslim ettiği ürünleri teslim alamadığını, ayrıca ürünleri satamadığı için büyük bir zarara uğradığını, davalının itirazlarının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durmuş, müvekkil şirket mağdur olmuştur. Bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, ihtiyati tedbirin HMK’da “Geçici Hukuki Korumalar” üst başlığı altında taraflar arasındaki ihtilafın çözümüne katkı sağlayan ve asıl yargılamada verilen hükmün gerçekleştirilmesini temin eden ve hakların korunması bağlamında aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz bir parçası olarak hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek bir usul hukuku müessesesi olduğunu, davalı şirketin, sadece müvekkilinebaşkaca kimselere de lisanssız ürün sattığı için hakkında ceza soruşturması başlatıldığını, bu sebeple mallarını kaçırma tehlikesi bulunduğunu, bu bağlamda yargılama safhasında hakkını güvence altına alabilmek için davalının aktif ve pasif tüm mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/10/2024 tarih ve 2024/659 Esas sayılı kararında; "İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Somut uyuşmazlık bir miktar para alacağının tahsiline ilişkin olup talebe konu malların uyuşmazlık konusu olmadığı ancak uyuşmazlık konusu mallar hakkında tedbir kararı verilebileceği anlaşılmakla talep hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, '' Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine, Ara kararın taraf vekillerine tebliğine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde de bahsettikleri gibi müvekkili şirketin, davalı şirketten 27.02.2024 muhtelif temizlik ürünlerini satın aldığını, davalı ... İÇ VE DIŞ TİCARET LTD Şirketine toplamda 10.022,76 Euro ödediğini, müvekkilinin satın almış olduğu ..., ..., ... markalarında ait ürünlerin sahte/lisanssız olmasından sebeple işbu ürünlerin taşındığı ... plaka sayılı dorse, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı yapılan ihbarın üzerine Edirne Kapıkule Gümrük Müdürlüğünce üzerine durdurulduğunu, eşyaların dorse içerisinde mühür altına alındığını, Müvekkil şirketin davalı şirkete 27.02.2024 tarihinde 10.022,76 Euro ödenme yaptığını, ancak davalı şirket ilgili lisanslı ürünleri göndermediği için müvekkilinin satın aldığı ürünlerin gümrük kontrolünden geçemediğini, 07.03.2024 tarihinden bu yana müvekkilinin hem ücretini ödediği ürünleri teslim alamadığını, hem de ilgili ürünleri satamadığı için oldukça büyük bir zarara uğradığını, davalı şirketin, sadece müvekkiline değil başkaca kimselere de lisanssız ürün sattığı için hakkında ceza soruşturması başlatıldığını, İşbu Edirne Cumhuriyet Başsavcılığında devam eden 2024/4225 soruşturma numaralı dosya davalı şirketin lisanssız ürün sattığı başka mağdur şirketin ihbarı üzerine başlatıldığını, Davalı şirketin birçok başka şirkete de lisanssız ürün satığını ve başkaca şirketleri de zarara uğrattığını, mağdur olan şirketlerce davalı şirket ihbar edildiğini ve davalı şirketin şüpheli sıfatı ile soruşturulduğu soruşturma dosyasının devam ettiğini, taraflarınca bu dosyalardan sadece bir tanesi bilinmekte olduğunu, davalı şirketin başkaca bir soruşturma dosyasının olup olmadığını yahut davalı tarafa başlatılan başkaca icra takibi olup olmadığını bilmemekle beraber lisanssız ürün satılan tek şirket olmadığımız yukarıda esasına yer verdikleri soruşturma dosyası ile sabit olduğundan davalı şirketin mal varlığını kaçırma tehlikesi ile karşı karşıya olmamız sebebiyle mahkemeden davalının mal varlığını kaçırma tehlikesi bulunduğunun izahatı ile ihtiyati tedbir talep ettiklerini, mahkemece işbu taleplerinin uyuşmazlık konusunun para alacağı olması gerekçesi ile reddedildiğini, HMK 389. maddesi ile mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlendiğini, işbu hüküm gereğince ve dava dilekçesinde izah ettikleri üzere davalı tarafa 10.022,76 Euro ödenmiş olsa da işbu meblağ üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmediklerini, davanın nihayete ermesinin akabinde şayet haklı olduklarını iddia ettikleri davanın kabulüne karar verilirse davalının hem devam eden soruşturma dosyasının olması hem de davalı tarafa başlatılan icra takiplerinin olması dolayısıyla malvarlığını kaçırma tehlikesi bulunduğundan ilerleyen süreçte icra takibine konu ettikleri meblağın ödenmemesi söz konusu olursa daha da mağdur duruma düşmemek adına taraflarınca davalının malvarlığı üzerine tedbir talebi konulması talep edildiğini, kanun maddesi doğrultusunda mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle haklarının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ve tamamen imkânsız hale geleceği nedenleri ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde bulunduklarını, ayrıntılı şekilde izah ettikleri üzere davalı şirketin müvekkiline ve sayısını bilemedikleri başkaca şirketlere/kişilere lisanssız ürün satmış ve birçok gerçek/tüzel kişiyi zarara uğrattığını, işbu sebeple mallarını kaçırma, zararımızı tazmin etmeme ihtimali bulunmadığını, tüm bu sebeplerle HMK'nın ilgili maddesi gereği davalının tüm malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yerel mahkemenin verdiği kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, İleri sürerek; izah edilen ve re'sen nazara alınacak nedenlerle Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu ihtiyati tedbir talebimizin reddi kararının kaldırılmasına, İhtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; davacı tarafından davalıdan satın alınan ve bedeli ödenen fatura konusu ürünlerin lisansız olması sebebiyle gümrük müdürlüğü tarafından el konulduğundan ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talepli davada davalının malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talebi olup, Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut talepte; davacı tarafından davalıdan satın alınan ve bedeli ödenen fatura konusu ürünlerin lisansız olması sebebiyle gümrük müdürlüğü tarafından el konulduğunu, dolayısıyla davalı tarafından söz konusu ürünlerin tesliminin sağlanmadığını, ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, alacağın tahsilinin temini için davalının malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş ise de, dava konusunun para alacağı olup, davalının malvarlığının dava konusu olmaması ve ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi 04/10/2024 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.