T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/974 Esas
KARAR NO: 2024/1699 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/02/2024
DOSYA NUMARASI: 2023/723 Esas - 2024/122 Karar
DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
KARAR TARİHİ: 31/10/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29/09/2023 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul toplantısı düzenlediğini, alınan kararların tescil ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, 11/05/2023 tarihli ... sayılı ihtar yazısı sorumlulukları yerine getirilmediğinden dolayı evrak incelemesi gerçekleşmemiştir, ihtar kaldırıldıktan sonra evraklar tescile verilmelidir gerekçesi ile tescil ve ilan talebinin 20/10/2023 tarihinde reddedildiğini beyanla İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğünün 20/10/2023 tarihli tescil talebinin reddine dair kararına karşı itirazların kabulü ile ... San. Ve Tic. A.Ş 'nin 29/09/2023 tarihli olağan üstü genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu işleme ilişkin red kararının bulunmadığını, ihtar kaldırılmadan tescilin yapılamayacağını, evvelce sehven yapılan tescilin yoklukla malul olduğunu, sermaye artırımına ve şirketin sermaye yapısının da değişmesine neden olduğunu, bu tescil işleminin de yoklukla malul olduğundan şirketin güncel sermaye durumu tespit edilerek tescil edilmeden dava konusu şirketin karar alması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/02/2024 tarih ve 2023/723 Esas - 2024/122 Karar sayılı kararı ile; " Dava; davacı şirketin 29/09/2023 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan şirket ana sözleşmesinin tadil edilmesine ilişkin genel kurul kararının sicile tesciline ilişkin talebin reddine dair ticaret sicil müdürlüğünün 20/10/2023 tarihli kararına itiraz ile 29/09/2023 tarihli genel kurul kararının tescili talebine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalar ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ile ... Anonim Şirketi'nin birleştiği, davacı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ... Anonim Şirketi'ni devraldığı ve şirketin esas sermaye artırımı yaptığı bu durumunda 08/03/2022 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği sonrasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/05/2023 tarihli ... sayılı ihtarı ile davacı şirkete "Müdürlüğe 05.05.2023'te gelen T.C. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün ... sayılı yazısında; dava konusu şirketin 100.000,00-TL tutarındaki esas sermayesinin; ... ticaret sicil numarasında kayıtlı ... Anonim Şirketi'yle birleşmesi sonrası, 4.725.500.000,00-TL'ye yükseltildiği ve bu durumun 03/03/2022 tarihinde tescil edildiği, ancak şirketin esas sermayesindeki artışın 4.725.300.000,00 TL'sinin açıkça kanuna aykırı olarak tescil edilen ... Anonim Şirketi'nin sermaye artırımından kaynaklanması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 343. Maddesine açıkça aykırı olan bu durumun Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 37 maddesi uyarınca tesis edilecek işlem veya işlemlerle kanuna uygun hale getirilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu bağlamda Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 37 maddesi uyarınca tesis edilecek işlem ve/veya işlemlerle kanuna aykırı tescil edilen sermaye maddesinin gerçek duruma ve kanuna uygun hale getirilmesi gerektiği, 30 gün içerisinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde TTK md. 33 uyarınca işlem yapılacağı " hususunun ihtar edildiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin 29/09/2023 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan şirket ana sözleşmesinin tadil edilmesine ilişkin genel kurul kararının sicile tescili talebinde bulunduğu ancak ticaret müdürlüğünün 20/09/2023 tarihinde "11/05/2023 tarihli ... sayılı ihtarı yazısı sorumlulukları yerine getirilmediğinden dolayı evrak incelemesi gerçekleşmemiştir. İhtar kaldırıldıktan sonra evraklar tescile verilmelidir" şeklinde talebe cevap verdiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. Maddesi uyarınca üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz. 128 inci madde hükmü saklıdır. Yine aynı kanunu değer biçme başlıklı 343. Maddesi göre ise konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir. Davacı şirketle birleşen ... Anonim Şirketi'nin, şirket piyasa değerinin tespiti için Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvuruda bulunduğu bilahare talebini ıslah ederek şirketin değerinin tespiti ile birlikte, değeri http://www...gov.tr resmi sitesinde yer alan referans değerlere göre 4.725.300.000,00 TL olarak tespit edilen ve özel fonda bulunan infisahi patent haklarının TTK 342. Maddesine göre ayni sermaye olarak işlenmesinin uygun olup olmayacağının tespitinin yapılmasını talep ettiği, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/256 D.İş, 2021/256 Karar sayılı 25/08/2021 tarihli kararı ile şirket değer tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiği ve anılan dosya kapsamında bilirkişi raporunun da alındığı ancak bilirkişi raporunun mahkemece onaylanmadığı hatta Ankara Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nca Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nden bilirkişi tarafından düzenlenen 22/09/2021 tarihli raporun 6102 sayılı kanunun 343. Maddesi hükmü uyarınca mahkemece onaylanmasına ilişkin bir karar verilip verilmediği hususlarının sorulduğu, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/03/2023 tarihli müzekkere ile verdiği cevapta " söz konusu bilirkişi raporunun mahkemece onaylandığına dair bir işlem tesis edilmediği, davanın delil tespiti davası olduğu hususu da göz önünde bulundurularak dava konusu ile ilgili mahkemece yalnızca tespit talebinin kabulüne veya reddine dair karar verileceği, verilen kabul kararı doğrultusunda bilirkişiden rapor alındığı anlaşılmış olup, raporun bir hükme esas alınmadığı gibi davanın esasına ilişkin bir karar verilmediğinin" bildirildiği anlaşılmıştır. Şu halde TTK'nın 343. Maddesi uyarınca usulüne uygun onaylanmış bir bilirkişi raporu yoktur. TTK'nın 32/3 maddesi uyarınca tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır. Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34/1-ç maddesi uyarınca da tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgu bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı hususu ile aynı yönetmeliğin 34/1-d maddesi uyarınca tescil edilecek olguların gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığı, üçüncü kişilerde yanlış bir izlenim yaratacak nitelik taşıyıp taşımadığı ve kamu düzenine aykırı olup olmadığı hususlarını sicil müdürü ve müdür yardımcıları ile tescile yetkili personel kendiliğinden denetler. Bu kapsamda TTK'nın 343. Maddesi uyarınca mahkemece onaylanan bilirkişi raporu olmadan sermaye artırımı hususu sicile tescil edilmiş olsa da bu husus açıkça kanuna aykırı şekilde tescil edildiği gibi ticaret sicili müdürlüğünün 11/05/2023 tarihli ihtarına konu sermaye artırımı yönünden belirlenen sermaye değerinin gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığı da meçhul olduğundan bu hususun tescili davacı lehine kazanılmış hak bahşetmez. TTK'nın 33. Maddesinde "... 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır." hükmü düzenlenmiştir. Dolayısıyla davacı şirketin sonradan alınan genel kurul kararının tescili istemine karşı ticaret sicil müdürlüğünün öncelikle kanuna aykırı olarak tescil edilen sermaye artırımına ilişkin işlemdeki eksikliğin giderilmesinden sonra evrakların tescile verilmesini istemesi TTK'nın 33. Maddesine ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 37. maddesine uygun olup bu nedenle davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, 29.09.2023 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı düzenlediğini ve toplantı neticesinde alınan kararların tescil ve ilanı için davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğunu, müvekkil şirket nezdinde yapılan toplantıda asgari toplantı nisabının sağlanmış olup, ilgili toplantıya TTK madde 416 uyarınca hiçbir ortağın itiraz etmediğini, yapılan olağanüstü genel kurulda ise şirket ana sözleşmesinin amaç ve konu başlıklı maddesinin tadili hususlarının görüşüldüğünü ve karara bağlandığını, Toplantı sonucu alınan kararların tescil ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurulmuş olsa da "11/05/2023 tarihli ... sayılı ihtar yazısı sorumlulukları yerine getirilmediğinden dolayı evrak incelemesi gerçekleşmemiştir. İhtar kaldırıldıktan sonra evraklar tescile verilmelidir." gerekçesiyle tescil ve ilan taleplerinin reddedildiğini, Ret kararının hukuka aykırı olduğunu, ihtar içeriği incelendiğinde ise müvekkil şirket ile birleşen ... Ticaret A.Ş.'nin sermaye artırımının hukuka aykırı olduğu iddiası ile Ticaret Sicili Yönetmeliği 37'nci maddesi uyarınca kanuna uygun hale getirilmesi, şayet yerine getirilmez ise Türk Ticaret Kanunu madde 33 gereği işlem yapılacağının belirtildiğini, Müvekkil ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Ticaret A.Ş.' nin birleşmesi sonrasında 4.725.500.000,00 TL sermaye tutarına ulaşmış olduğu 03.03.2022 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil edildiğini, Ayni sermayenin, bir şirketin kuruluşu sırasında ortakların ortaya para dışında koydukları tüm sermayeyi ifade ettiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 342'nci maddesine göre ise "Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz." hükmünün amir olduğunu, ihtara konu sermaye artırımının da ayni sermayeyi içermekte olup, hukuka aykırılık iddiasının da ayni sermaye üzerinde toplanmakta olduğunu, ayni sermayenin hukuka uygunluğunun ise değer biçme ile belirlenmekte olduğunu, Ayni sermayeye değer biçme hususunun ise Türk Ticaret Kanunu madde 343'te düzenlenmiş olup ilgili maddeye göre "Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir." Kanun metninden anlaşılacağı üzere ayni sermayeye ilişkin şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçileceğini, ... Ticaret A.Ş. tarafından da 24.08.2021 tarihinde Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) başvuruda bulunulduğunu ve atanan bilirkişi Yeminli Adli Mali Bilirkişi Dr. ... tarafından rapor hazırlanmış olduğunu, hazırlanan rapor neticesinde ise değer biçme işlemi yerine getirilerek karar verildiğini, TTK madde 343'e göre ise bu raporun kesin olduğunu, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan değer biçme işlemi ve sermaye artırımı sonrası müvekkil şirket ile ... Ticaret A.Ş.'nin birleşmesi İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından TKK madde 342'ye uygun görülüp tescil edilmiş olduğunu, değer tespitinin ayni sermaye amaçlı talep edilmiş olduğunu, Somut olay incelendiğinde özetle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün, kanuna uygun gördüğü sermaye artırımı için sonrasında kanuna aykırılık iddiası ile sermaye artırımının Ticaret Sicil Yönetmeliği madde 37 uyarınca kanuna uygun hale getirilmesi talebinde bulunmakta olduğunu, Ticaret Sicil Yönetmeliği madde 37 incelendiğinde "Tescil başvurusuna ilişkin müdürlüğün herhangi bir kararı veya işlemi üzerine kişisel yararı bulunmasa bile üçüncü kişiler, bu kararın veya işlemin gerçeği tam olarak yansıtmadığını yahut Kanuna uygun olmadığını, kamu düzenine aykırı veya üçüncü kişilerde yanlış düşünceler uyandıracak mahiyette bulunduğunu ispata elverişli birtakım olguları, müdürlüğe bildirebilir. Bu iddiaların yerinde olduğuna kanaat getirilmesi ve henüz bir işlem yapılmamış olması halinde başvuru reddedilir. İşlem gerçekleştirilmiş ise, 36 ncı maddeye göre işlem tesis edilir. Ayrıca, üçüncü kişilerin başvurusu bir ticaret unvanının tescil edilmediğine, Kanun hükümlerine aykırı olarak tescil edildiğine veya kullanıldığına ilişkin olması durumunda da 36 ncı maddeye göre hareket edilir." Madde lafzından da anlaşılacağı üzere şayet sicil müdürlüğü tarafından tescil işlemi gerçekleştirilmiş ise 36'ncı maddeye görme işlem tesis edilmesinin öngörüldüğünü, Ticaret sicil yönetmeliği madde 36/2'ye göre ise "Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, (somut olayda ihtar) süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir."
Tescil talebinin reddine konu 11.05.2023 tarih ... sayılı ihtara karşı ekte sunulu 30.05.2023 tarihli dilekçeleri ile birlikte delillerle cevap verildiğini, burada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılması gereken Ticaret Sicil Yönetmeliği madde 36/2'ye göre "şayet açıklamalar yeterli görülmez ise" durumun sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirmekte olduğunu, İlgili ihtarın tarihi 11.05.2023 olmakla birlikte kendilerine 30 günlük süre verildiğini, dava dilekçesi ekinde arz edilen 30.05.2023 tarihli dilekçelerinden de anlaşılacağı üzere süresi içerisinde sicil müdürlüğüne izahta bulunulduğunu, ancak aradan yaklaşık 5 ay geçmesine rağmen bu hususta İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından herhangi bir işlem yapılmamış olup, 29.09.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının tescil talebinin 20.10.2023 tarihinde "ihtarın kaldırılmaması" gerekçesi ile reddedildiğini, Sermaye artırımının hukuka uygun olup bu hususun hem mahkeme kararı ile hem de sicil müdürlüğünün tescil işlemi ile sabit olduğunu, burada ihtarda belirtilen hususlar ile ilgili olarak Ticaret Sicil Yönetmeliği madde 36/2 uyarınca süresi içerisinde cevap verildiğinden "ihtarı kaldırması" gerekenin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kendisi olduğunu, nitekim kanun metninde belirtilen şekilde sicil müdürlüğü tarafından mahkemeye başvurulmadığından itirazlarının yerinde sayıldığını, şayet yerinde görülmemiş ise dava açılmamasının sorumluluğunun da İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü' nde olduğunu, tüm bu sebeplerle verilen ret kararının hukuka aykırı olup, müvekkil şirket tarafından yapılan olağanüstü genel kurul kararının tescil ve ilan edilmesi gerektiğini, Hüküm kuran mahkemenin ortaya koyduğu gerekçede arz edildiği üzere davalının yasal süre içinde itirazları nedeniyle başvuru yapması, aksi halde itirazlarının kabul edildiği sonucunun ortaya çıkmakta olduğunu, bu nedenle mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığı düşüncesinde olduklarını beyanla; Açıklanan nedenlerle; - İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 26.02.2024 tarih ve 2023/723 Esas ve 2024/122 sayılı kararının kaldırılmasına -bozulmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı şirketin ana sözleşmesinin amaç ve konu başlıklı maddesinin tadil edilmesine ilişkin 29/09/2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının tescil ve ilanı talebinin ticaret sicil müdürlüğü tarafından reddine ilişkin kararına itiraz ve kararın kaldırılması talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile dava dışı ... Ticaret A.Ş.' nin birleşmesi sonrasında sermayesinin 4.725.500.000,00 TL sermaye tutarına ulaşmış olduğu ve sermayesinin 03.03.2022 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil edildiğini, sermayenin usulüne uygun olarak tespit ettirildiğini, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 37 ve 36 maddesi uyarınca işlem yapmakla yükümlü olanın davalı olduğunu, ancak herhangi bir işlem yapmadığını, bu sebeple davalı tarafından verilen red kararı ve Mahkemece verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyan dilekçeleri ile ileri sürülmüş ve Mahkemece gerekçeli kararda her bir iddia hakkında değerlendirme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı şirket ile birleşen ... Anonim Şirketi'nin sermayesinin TTK 343 maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tespit ettirilmeksizin ticaret siciline tescil edilmesi ve davacının birleşme sonucunda sermayesinin gerçek durumu yansıtmadığı gerekçesi ile davacı şirketin ana sözleşmesinin amaç ve konu başlıklı maddesinin tadil edilmesine ilişkin 29/09/2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararı davalı tarafından ticaret siciline tescil ve ilan edilmemiş, davalıya şirketin sermayesinin gerçeğe uygun hale getirilmesi ihtar edilmiş, ancak davacı tarafından ihtarın gereği yerine getirilmemiştir. Davacı ile birleşen ... Ticaret A.Ş.' nin sermayesinin tespitine ilişkin TTK'nın 343 maddesi uyarınca talepte bulunurken esasa ilişkin dava açılmak suretiyle talepte bulunulması ve Mahkemece esas üzerinden karar verilmesi gerekirken değişik iş dosyası üzerinden tespit talebinde bulunulduğu ve Mahkemece alınan bilirkişi raporunun onaylanmasına ilişkin olumlu ve olumsuz bir karar verilmediği, ortada Mahkemenin onayladığı kesinleşmiş bir bilirkişi raporu olmadığı, buna rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sermayenin sehven tescil edildiği ve bakanlığın ihbarı üzerine Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 37 maddesi uyarınca işlem yapıldığı, ancak davacı tarafından ihtarın gereğinin yerine getirilmediği, tescil edilen sermaye miktarının ve dava konusu olağanüstü genel kurul kararında belirtilen sermaye miktarı ve hisse miktarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının bu aşamada belirli olmadığı, bu sebeple Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından dava konusu olağanüstü genel kurul kararının tescil ve ilanı talebinin Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 37 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi ve Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.