T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1953 Esas
KARAR NO: 2025/1959 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/755 Esas - 2025/457 Karar
TARİH: 03/07/2025
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lehtar olduğu, keşidecisi ... İnş. Taah. Tekstil Gıda İhr. İth. Tic. Ve San. Ltd. Şti. olan ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan on dokuz (19) adet tacir çekinin müvekkili tarafından kaybolduğu tespit edilmiş olup, yapılan tüm aramalara rağmen çeklerin bulunamadığını, çeklerin vadesi gelmeden durumun fark edildiğini, herhangi bir mağduriyete sebep olunmaması adına söz konusu çeklerin müvekkilinin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle ödeme yasağı talepli olarak İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/517 E. sayılı dosyası ile 05.09.2024 tarihinde hasımsız olarak kıymetli evrak iptali davası açıldığını, 06.09.2024 tarihinde mahkemece ödeme yasağı kararı verildiğini ve bu kararın ilgili bankalara bildirildiğini, diğer yandan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na olayla ilgili taraflarınca suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın 2024/44152 sayılı numaralı dosya tahtında devam ettiğini, Mahkeme tarafından Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğü'ne yazılan "...Yukarıda bilgileri yer alan 19 adet çeki elinde bulunduranların ilk ilan tarihinden itibaren 3 ay içinde mahkememize ibraz etmeleri aksi halde çeklerin iptaline karar verileceği ilan olunur.." kararı ile ilanın TTSG'de 3 kez yayınlaması yönünde talimatta bulunulduğunu, bu ilanların 11-19-27/09/2024 tarihlerinde TTSG de yayınlandığını, ancak davaya konu çeklerden... Bankası Beydağı/ Malatya Şubesi'ne ait, 3007677 nolu, 22.02.2025 tarihli, 600.000,00-TL bedelli- ... İnönü / Malatya Şubesi'ne ait 2320441 seri nolu, 01.03.2025 tarihli, 500.000,00-TL bedelli olan 2 tanesinin her nasılsa davalı şirketin eline geçtiğini, davalı şirketin aslında kötüniyetli olarak ''sanki iyiniyetli üçüncü şahıs konumundaymışçasına bu durumdan yararlanmak maksadıyla'' söz konusu çekleri vadesini dahi beklemeden muhatap bankanın Zincirlikuyu Ticari Şubesi'ne 25/09/2024 tarihinde takas için ibraz ettiğini, davalı ile çekte yer aldığı iddia edilen diğer cirantalar arasında bildikleri bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin ilana istinaden çeklerin iptalini beklerken böyle bir durumla karşılaştığını, bankaya ibraz yazısı incelendiğinde müvekkilinin rızası hilafına kaybolan iki çekin de davalı şirket uhdesinde olduğu anlaşıldığından her iki çek yaprağının iadesi için iş bu davayı açtıklarını, çek iptali davası açtıkları mahkemeden söz konusu çeklerin iadesi yönünde karar verilmesi talep edilmiş ise de mahkemece talep ile ilgili ara karar kurularak "Bahsi geçen çeklerin ibraz edildiği anlaşılmakla, çek istirdatı davası açmak üzere davacı yana 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde bu çekler yönünden davanın reddedileceğinin ihtarına." şeklinde karar verildiğini, davalı, anonim şirket olup tacir olması nedeniyle basiretli tacir gibi davranmak durumunda olduğunu, bankaya ibraz üzerine her şartta ödeme yasağını öğrendiği kabul edildiğinde iyi niyetle hareket etmediğinin, ilana rağmen mahkemeye veya ilgili bankaya çekleri geri vermemesinden anlaşılacağını, çeklerin halen tedavül halinde dolaşımda olduğunu beyanla müvekkiline iadesine, iadenin akabinde müvekkilinin iş bu çeklerle ilgili haklı hamil olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya usul ve esas yönünden itiraz ettiklerini, usul yönünden davanın pasif hususmet (davalı sıfatı yokluğu) nedeniyle reddi gerektiğini, esas yönünden ise müvekkili şirketin çekin iyiniyetli, meşru ve yetkili hamili olduğunu, müvekkili şirketin hasımsız olarak ikame olunan çek iptal davasında ve tedbir kararında taraf olmadığını, ödeme yasağı kararının müvekkili şirketi bağlamadığını, gerek dava dışı ... Faktoring A.Ş. tarafından yapılan faktoring işlemi, gerekse müvekkili şirketin tarafından ... Faktoring A.Ş. ile yapılan re-faktoring işleminin ödeme yasağı kararından önceki tarihte yapıldığını, kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi gereği müvekkili şirketin keşideci ile cirantalar arasındaki borcun doğuş sebebini araştırmak ve kanıtlamakla yükümlü olmadığını, müvekkili şirketin çekleri yasal prosedüre uygun olarak belgeleri ile birlikte re-faktoring işlemiyle teslim aldığını, dava konusu çekin iddia edildiği gibi üzerinde yazılı olduğu tarihten önce tahsil için bankaya ibraz edilmediğini, istidadı talep olunan çekler dava tarihi itibarıyla müvekkili şirket elinde bulunmadığından, huzurdaki dava açısından pasif husumet ehliyeti (davalı sıfatı) bulunmayan davalı müvekkili hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddini talep ettiklerini, usule ilişkin itirazların kabul görmemesi ve davanın esasına girilmesi halinde ise; müvekkili şirketin çek bedelini kendisinden önceki cirantadan (kendi cirantasından) tahsil etmiş olması, davacıdan herhangi bir tutar tahsil etmemiş olması ve çek elinde bulunmayan müvekkilinin bu çeklere dayalı olarak davacıya müracaat imkanının bulunmaması, çekleri kendi cirantasına davadan önce teslim ettiğinden davacıya teslim etme imkanının da bulunmaması nedeni ile davanın esastan reddini, müvekkili şirketin çeki kötü niyetle ve bile bile borçlu zararına hareketle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu sabit olmadığından, yapılan faktoring işlemi yasal prosedüre uygun ve faturaya dayandığından, yapılan faktoring işlemi davacının çek iptal davasından ve ödeme yasağı kararı almasından çok önce yapıldığından, ayrıca çek nedeni ile faktoring ilişkisine girilmiş olması kıymetli evraktaki ilkelerin istisnası olarak yorumlanamayacağından, kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi gereği hamilin keşideci ve ciranta arasındaki borcun doğuş sebebini araştırma yükümlülüğü bulunmadığından, çek alacağın temliki yolu ile değil kayıtsız şartsız ciro yolu ile teslim alındığından davanın reddini, huzurdaki davadaki davacı taleplerinin asıl muhatabı ... Faktoring A.Ş. olduğundan, yargılama sonucunda müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulacak olması halinde adı geçen şirkete rücu olunacağından davanın ... Faktoring A.Ş.'ne ihbar edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... Faktoring A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Faktoring A.Ş.’nin davaya konu çekleri, faktoring müşterisi olan ... İnşaat Ve Madencilik Tic. Ltd. Şti. ile imzalanan faktoring sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden düzenlenen fatura, alacak bildirim formu ve ödeme araçları bordrosu kapsamında, 6361 Sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun şekilde devraldığını, müvekkili şirketin çekin meşru hamili olduğunu, faturanın sistem üzerinden teyit edilip kaydedildiğini, çekin sahte veya çalıntı olmadığının da keşideci şirket yetkilisi ile yapılan telefon görüşmeleri ile teyit edildiğini, bu görüşmelerde ham madde alımı yapıldığı ve malların teslim alındığının açıkça ifade edildiğini, faktoring şirketinin yalnızca fatura temelli işlem yaptığını ve çekleri ödeme teminatı olarak aldığını, ciro silsilesini şeklen inceleme yükümlülüğü dışında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, çeki iktisap ederken tüm yasal sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiğini, keşidecinin çekin doğruluğunu onaylamış olduğunu, davacının açtığı iptal davası nedeniyle verilen ödeme yasağı kararının müvekkili hakkında kesin hüküm teşkil etmediğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, TTK 687 ve 792. maddeleri uyarınca kambiyo senedinin iktisabında müvekkilinin kötü niyetli olmadığının açıkça görüldüğünü, çekin kendisine düzgün ciro silsilesi ile devredildiğini, davacının müvekkilinin kötüniyetli olarak hareket ettiğini ispatlayamadığını, müvekkilinin tüm işlemleri basiretli bir tacir gibi yürüttüğünü, ilgili Yargıtay kararları doğrultusunda da müvekkilinin iyi niyetli ve yetkili hamil sayıldığını beyanla davanın reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi'nin 03/07/2025 tarih 2024/755 Esas - 2025/457 Karar sayılı kararında;
"...Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca çek istirdatı istemine ilişkindir. Davacı iddiasında özetle; davacının lehtar olduğu, keşidecisi ... İnş.Taah. Tekstil Gıda İhr. İth. Tic. Ve San. Ltd. Şti. olan (19) adet çekin zayi edildiğini, bu çeklerden ...Bankası Beydağı/Malatya Şubesi-3007677 22.02.2025 tarih 600.000,00-TL bedelli- ... İnönü / Malatya Şubesi - 2320441 01.03.2025 tarih 500.000,00-TL bedelli olan 2 tanesinin davalı şirket elinde olduğunu, her iki çek yaprağının iadesi için iş bu davayı açtığını, çeklerin yasal hamili olduğunu beyan etmiştir.Davalı ise savunmasında; müvekkili şirketin çekleri yasal prosedüre uygun olarak belgeleri ile birlikte re-faktoring işlemiyle teslim aldığını, çekleri kendi cirantasına davadan önce teslim ettiğinden davacıya teslim etme imkanının da bulunmaması nedeni ile pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddini, aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir.Davaya üçüncü kişi olarak beyanda bulunan dava dışı ... Faktoring A.Ş şirketi beyanında özetle; dava konusu çekleri temlik almış olduğunu, çeklerin yasal ve meşru hamili olduğunu beyan etmiştir.6102 Sayılı TTK 790/1.maddesine göre, Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılacağı düzenlemesi,6102 Sayılı TTK'nın 792. Maddesinde ise; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ve üçüncü şahsın beyanları ve dosyaya sundukları kayıtlardan; iş bu davanın 18/12/2024 tarihinde açıldığı, dava konusu çeklerin 07/10/2024 tarihinde ... Faktoring A.Ş şirketi'ne iade edildiği, bu sebeple davalının çekin hamili olmadığı anlaşıldığından davacı tarafından husumet yöneltilemeyeceği kanaatiyle davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''Davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu çeklerin dava tarihi olan 18/12/2024 itibarıyla davalı ... Faktoring A.Ş. elinde bulunmadığı, 07/10/2024 tarihinde ... Faktoring A.Ş.’ye iade edildiği ve dava tarihinde dava konusu çeklerin davalı nezdinde bulunmadığı gerekçesiyle “pasif husumet yokluğu” nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, ancak pasif husumet yokluğu tespitinin yerinde olmadığını, dosyaya sunulan belgelerden açıkça anlaşılacağı üzere, çeklerin dava tarihinde davalı ... Faktoring’in elinde bulunduğunu, banka ibraz kayıtları ve ödeme yasağı kararına rağmen ibraz girişimlerinin bu durumu açıkça gösterdiğini, sonradan davalı tarafından ... Faktoring’e devredilmiş olmasının, davanın açıldığı tarih itibarıyla husumet şartını ortadan kaldırmayacağını;Müvekkili şirketin, çeklerin zayi olduğunu fark ettiği andan itibaren üzerine düşen tüm hukuki yükümlülükleri yerine getirdiğini, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde çek iptali davası açtığını, ödeme yasağı kararı alındığını, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilanların yayımlatıldığını, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu, bu işlemlerin, müvekkilinin kötü niyetli değil, tamamen iyi niyetli ve basiretli bir tacir olarak hareket ettiğini kanıtladığını, davalının, çekleri vadesi dahi beklenmeksizin 25/09/2024 tarihinde bankaya ibraz ettiğini, bu ibrazın, davacı tarafından açılan çek iptali davasında 06/09/2024 tarihinde alınan ödeme yasağı kararından sonra gerçekleştiğini, dava dilekçesinde, çeklerin davalı şirket uhdesinde bulunduğunun açıkça belirtildiğini ve buna dayanılarak istirdat talep edildiğini;İstirdat davasının, çek zayi davasındaki ara karar gereği açıldığını, çek iptali davasına bakan mahkemenin, çeklerin ibraz edildiğini tespit ederek, davacıya istirdat davası açması için iki haftalık kesin süre verdiğini aksi halde taleplerin reddedileceğinin ihtar edildiğini, dolayısıyla işbu davanın, mahkeme kararına uygun olarak ve zorunluluk üzerine açıldığını, ara karar itibariyle tespit edilen çek hamiline karşı dava açmak zorunda kalındığını; Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi davayı usulden reddetmiş olsa da, TTK m. 792 uyarınca istirdat davalarında dava tarihi itibariyle hamilin kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, davalı ... Faktoring A.Ş.’nin kötü niyetli/ağır kusurlu olduğunun açık olduğunu, çeklerin vadeleri 22/02/2025 ve 01/03/2025 iken, davalı şirketin çekleri 25/09/2024’te bankaya ibraz ettiğini, vadesinden aylar önce, üstelik ödeme yasağı kararına rağmen yapılan bu ibrazın, davalının çekleri kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini gösterdiğini, davalı ve dava dışı ... Faktoring'in, faaliyet konuları gereği “çek işleriyle sürekli muhatap olan basiretli tacirler olduğunu, davacının, çeklerin zayi olduğunu fark eder etmez ödeme yasağı kararı aldırdığını ve bu kararın 11/09/2024, 19/09/2024 ve 27/09/2024 tarihlerinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, davalının, ilanların yayımlandığı dönemde ve ilanlara rağmen çekleri ibraz etmesinin, ağır kusur teşkil ettiğini;Davalı vekili, müvekkili şirketin çekleri kötü niyetle iktisap etmediğini, re-faktoring işleminin usulüne uygun yapıldığını ve ödeme yasağı kararından önce gerçekleştiğini ileri sürdüğünü, oysa ki; çeklerin vadesi beklenmeden bankaya ibraz edilmesinin, davalının iyi niyetli olmadığının en açık göstergesi olduğunu, iyiniyetli bir hamilin, kamuya açık ilan edilmiş ve ödeme yasağına konu edilmiş çekleri bu şekilde işleme koymayacağını, faktoring şirketlerinin, “çek işleriyle sürekli uğraşan basiretli tacirler” olduğunu, bu nedenle ödeme yasağı kararını ve TTSG ilanlarını bilmediklerini iddia etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çeklerin çok kısa süre içinde dava açılmadan hemen önce (07/10/2024’te) dava dışı ... Faktoring A.Ş.’ye devredilmesinin, danışıklı işlem şüphesi doğurduğunu, bu ihtimal araştırılmadan davanın pasif husumetten reddinin, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu tür bir devirin, davalının sorumluluktan kurtulması amacıyla yapıldığını;Diğer yandan davalı vekilinin, çekin alacağın temliki yoluyla değil, kayıtsız şartsız ciro yoluyla teslim alındığını savunduğunu, oysa 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu uyarınca faktoring şirketlerinin, kural olarak yalnızca mal veya hizmet satışından doğan ve fatura ile tevsik edilen alacakları devralabileceğini, davalının devraldığı çekleri fatura veya ticari ilişkiye dayandırmadığını, yalnızca soyut ciroya dayandığını, dava konusu çeklerdeki ciro ve imzaların tamamen sahte olduğunu, bu durumun işlemin meşruiyetini zayıflattığını, ayrıca faktoring şirketinin özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini gösterdiğini, faktoring sözleşmelerinin tarafı olan davalı ile ciro eden şirketin vergi beyannamelerinden, davalıya temlik edilen çekin dayanağı faturanın vergi dairesine beyan edilmediğinin anlaşıldığını, 6361 Sayılı Kanun'un 9/2 fıkrası uyarınca faktoring şirketlerinin, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamayacaklarını, dava konusu çekin temliki sırasında davalı faktoring şirketine sunulan ve ticari ilişkiyi tevsik edici mahiyette olduğu savunulan faturanın ilgililerince vergi dairesine beyan edilmediğini, ayrıca davalı faktoring şirketinin davalılar arasındaki ticari ilişkinin gerçekliği hususunda herhangi bir istihbari araştırma yapmadığını, maruz kalması muhtemel risklerin önlenmesi için gerekli tedbirleri almadığını ve bir faktoring kuruluşu olarak çekin iktisabında ağır kusurlu olduğunu; Müvekkilinin davalı ile diğer faktoring şirketi arasındaki Re-Faktoring işlemlerini bilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin, ticari hayatın olağan akışı içinde faktoring şirketleri arasında yapılan re-faktoring veya devralma işlemlerini bilmediği gibi bilmesinin de mümkün olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun, kendi rızası hilafına elinden çıkan çeklerin korunması yönünde gerekli hukuki tedbirleri almakla sınırlı olduğunu, müvekkilinin, bu yükümlülüğü de eksiksiz yerine getirdiğini, faktoring şirketlerinin kendi aralarında gerçekleştirdiği ve müvekkilinin bilgisi dışında kalan devir işlemlerinden sorumlu tutulamayacağını, faktoring şirketleri arasındaki devir ve danışıklı işlemlerin, müvekkilinin kontrol alanı dışında olduğunu ve onun aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, aksinin kabulünün, tacirin öngöremeyeceği ve kontrol alanı dışında kalan işlemlerden dolayı hukuken cezalandırılması ve mağduriyeti anlamına geleceğini, nitekim davalının, çeklerin ... Faktoring’e devredildiğini kabul ettiğini, davayı ... Faktoring’e ihbar ettirmiş ve ... Faktoring'in de dosyaya beyanda bulunmuş olduğunu, bu durumun zincirleme bir faktoring/re-faktoring ilişkisini ortaya koyduğunu, husumetin yalnızca ... Faktoring bakımından ortadan kalktığı sonucuna varmanın isabetli olmadığını;Davalı şirket ile dava dışı bir diğer faktoring şirketi arasında amiane tabirle çek takla artırılarak devirler sağlanarak kanunun ilgili maddesi dolanılarak sorumluluğun bertaraf edilmeye çalışıldığını, kendileri tarafından dava tarihinde bilinen son cirantaya davanın yöneltildiğini, davalı ile dava dışı şirketlerin kendi iç yazışma ve işlemlerinden(muvazaalı) haberdar olmalarının beklenmesinin abesle iştigal olduğunu, davalı ve dava dışı 3'üncü kişi konumundaki -sonradan son hamil olmuş- sorumluluktan kaytarmak için faktoring şirketinin hukuku dolanmak fiilinin hukuki himaye görmemesi gerektiğini; Müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, mahkemenin, uyuşmazlığın esasına hiç girmeden davayı salt pasif husumet gerekçesiyle reddetmesinin, davacının Anayasal güvence altındaki adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, davacının, kaybolan çekler nedeniyle her türlü yasal yola başvurduğunu, istirdat davasını da Mahkeme ara kararı gereği açtığını, çeklerin akıbetinin, davalı ve üçüncü kişi faktoring şirketinin kötü niyetli/ağır kusurlu olup olmadığı ve davacının haklı hamil sıfatının ancak davanın esasının incelenmesiyle belirlenebileceğini beyanla İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/755 E.- 2025/457 K. sayılı 03.07.2025 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın esasına girilerek müvekkili şirketin haklı hamil olduğunun tespitine, davalının kötü niyetli işlemleri ve danışıklı devri göz önüne alınarak istirdat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava çek istirdadı talebine ilişkindir.Davacı taraf, lehtarı olduğu 19 adet çekin kaybolduğunu ve çeklerin iptali için dava açtıklarını, açılan davada çeklerle ilgili ödeme yasağı kararı verildiğini ve ilgili bankalara bu kararın bildirildiğini, yine çeklerin ibrazı için sicil gazetesinde ilanların yapıldığını, dava konusu iki adet çekin ise davalı tarafça, 25/09/2024 tarihinde ibraz süreleri dahi gelmeden bankaya ibraz edildiklerini, Mahkemece bu çekler yönünden dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, davalının çekleri haksız olarak elinde bulundurduğunu beyan ederek istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, çeklerin kendisinde olmadığını, re faktoring işlemleri neticesinde iktisap ettiği çekleri davanın açılmasından önce ... Faktoring A.Ş.'ye iade ettiğini, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, aksi halde ise çekleri iyi niyetli olarak iktisap ettiğini, gerek dava dışı ... Faktoring, gerekse kendisi tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir usulsüzlük olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dosya kapsamından; davalı ile ihbar olunan ... Faktoring A.Ş. arasında 11/03/2024 tarihli faktoring sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşme uyarınca dava konusu çeklerin davalı tarafından re faktoring işlemi ile 05/09/2024 tarihinde ihbar olunan faktoring şirketinden alındığı, aynı tarihte ihbar olunan şirkete ödeme yapıldığı, 25/09/2024 tarihinde ihbar olunan şirket tarafından davalıdan ve davalı tarafından da aynı tarihte takas bankasından çeklerin iadesinin talep edildiği, 07/10/2024 tarihinde çeklerin davalı tarafından ihbar olunan ... Faktoring A.Ş.'ye iade edildiği, davacı tarafından çek iptali davasının 05/09/2024 tarihinde açıldığı, ödeme yasağına ilişkin tedbir kararının 06/09/2024 tarihinde verildiği ve aynı gün bankalara gönderildiği, bankalardan gelen yazı cevaplarında çeklerin henüz ibraz edilmediğinin bildirildiği, davacı tarafın çek iptali dosyasına sunduğu 07/10/2024 tarihli dilekçe ile dava konusu çeklerin davalı faktoring şirketinde olduğunu beyan ederek Mahkemeden istirdat davası açmak üzere süre istediği, bunun üzerine Mahkemece davacıya istirdat davası açmak için süre verildiği, davacının iddia ettiği şekilde ilgili bankalar tarafından çeklerin ibraz edildiğinin bildirilmesi üzerine Mahkemece davacıya dava açmak üzere süre verilmesinin söz konusu olmadığı, davalı tarafından çeklerin ibraz edilmeksizin ciro edilerek 07/10/2024 tarihinde ihbar olunan şirkete iade edildiği, eldeki davanın ise 18/12/2024 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle davalının çek hamili olmadığı ve kendisinde bulunmayan çekleri iade etmesi mümkün olmadığından pasif husumetinin bulunmadığı, Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.