T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1779 Esas
KARAR NO: 2025/1743 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2025/232 Esas - 2025/685 Karar
TARİHİ : 14/07/2025
DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat)
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türkiye ... Bankası A.Ş./Konya Şubesine ait 26.03.2025 vade tarihli, 0037612 çek seri numaralı, keşidecisi ... Pastacılık Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olan 149.227,50-TL bedelli çekin, müvekkil ile keşideci şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden keşide edildiğini ve müvekkil şirkete iletilmek üzere ... ... Yurt İçi Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş. ("... ...") aracılığıyla 5153524709231 ... takip numarası ile kargoya verildiğini, daha sonra ise ... firmasının taraflarıyla iletişime geçerek ilgili çekin ... aşamasında çalındığını bildirildiğini, ... takip numarası ve akıbetinin taraflarıyla paylaşıldığını, diğer bir ifade ile ilgili çekin hiçbir zaman kendilerine gelmediğini yani dava konusu çekin müvekkilin bilgisi dışında ve rızası hilafında kargodayken kaybolduğunu, sonrasında ise ... ... A.Ş.'nin müvekkille iletişime geçtiğini ve kendilerine müvekkil ... Gıda ve Kore İnşaat Demir Çelik Hafriyat Nakliyat Ambalaj Reklam ve Tekstil Limited Şirketi'nden ("... İnşaat") cirolu bir şekilde ellerine geçtiğini ifade ettiğini, kendilerine ilgili çekin çalıntı olduğu, çek iptali için dava açıldığı belirtilmişse de çek ile ilgili işlemlere devam edileceğinin taraflarına iletildiğini, ... ... firmasının ilettiği söz konusu çek görüntüler ile sabit olduğu üzere müvekkil adına sahte kaşe ve imza kullanılmak suretiyle ciro edildiği tespit edildiğini, iş bu sahte kaşe ve imzaya dair taraflarınca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2025/23424 numaralı başvuru dosya numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkil tarafından çeklerin vadesi gelmeden durumun fark edilmiş olup herhangi bir mağduriyete sebep olunmaması adına söz konusu çeklerin müvekkilin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle ödeme yasağı talepli olarak Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/70 E. Sayılı dosya ile 23.01.2025 tarihinde hasımsız olarak kıymetli evrak iptali davası açıldığını, 03.02.2025 tarihinde mahkemece ödeme yasağı kararı verilmiş ve bu kararın bankaya bildirildiğini belirterek davanın kabulü ile Türkiye ... Bankası A.ş./ Konya şubesine ait 26.03.2025 vade tarihli, 0037612 çek seri numaralı, keşidecisi ... Pastacılık Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olan 149.227,50- TL bedelli çekin davalıdan istirdatına, müvekkil şirketin haklı hamil olduğunun tespitine ve çekin müvekkile teslimine, davalı tarafından çek ile ilgili olarak icra takibinde bulunulması ve davalı tarafından çek bedelinin tahsili durumunda müvekkilin telafisi mümkün olmayan zararı söz konusu olacağından, bu zarara sebebiyet vermemek açısından davanın devamı süresince, ödeme yasağı kararının devamına ve her türlü icra takiplerinin de ihtiyati tedbir yoluya durdurulmasına, davaya konu çekin keşidecisi olan ... Pastacılık Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi' ne işbu davanın ihbarına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Menfi tespit davasında davacının davanın açılmasında hukuki yararının bulunması gerektiğini, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, edemezse dava şartı olan hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanını reddedilmesi gerektiğini, davacı aleyhine başlatılan icra takibinin bulunmadığını, herhangi bir ödeme tehdidi altında bulunmadığını, huzurdaki davanın, davaya konu çek bakımından borçlu olmadıklarının tespiti adına davacı tarafından ikame edildiğini, TTK'nın 5/A maddesi gereğince, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaate ise davacı tarafa Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Oturum Tutanağının sunulması için kesin süre verilmesini, sunulmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesini, huzurdaki davanın, davacı tarafından İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi yarınca ikame edilmiş olan bir menfi tespit davası olduğunu, menfi tespit davaları bakımından yetkili mahkemeyi gösteren, İİK'nın 72. maddesinin 8. Fıkrası gereğince icra takibi öncesinde açılacak olan bir menfi tespit davasının HMK'da yer alan genel hükümler çerçevesinde, icra takibi ertesinde açılacak olan bir menfi tespit davasının ise ek olarak icra takibinin açılmış olduğu icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceğini, davaya konu çek bakımından davacı ... Gıda aleyhine bir takip başlatılmamış olmakla, huzurdaki davanın HMK'da yer alan genel hükümler çerçevesinde davalılardan herhangi birinin ikametgahında açılabileceğini, müvekkil Şirket'in adresinin İstanbul'da bulunduğunu, davanın, yetkili olan İstanbul (Çağlayan) mahkemeleri huzurunda açılmamış olması nedeni ile davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafın dava dilekçesinde herhangi bir delil sunmaksızın iddia etmiş olduğunun aksine Müvekkil Şirket ile ... Müşterisi arasında gerçekleştirilen devrin Refaktoring İşlem evrakına istinaden yasa ve yönetmeliklere uygun olarak yapılmış olduğunu, Müvekkil Şirket'in Davaya Konu Çek'i iktisabında kötü niyetli olmadığını, refaktoring işlemine konu belgelerden de anlaşılacağı üzere Müvekkil Şirketin, ... Müşterisi olan ... ... A.Ş. ile söz konusu refaktoring işlemini gerçekleştirmiş ve Davaya Konu Çekin Müvekkil Şirket'e, ... Müşterisi tarafından Refaktoring işlemi kapsamında sağlanmış olan finansmanın geri ödemesi amacı ile cirolanmak suretiyle deviredildiğini, öncelikle işbu davanın ... ... A.Ş.'ne ihbarına, davanın hukuki yarar şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın arabuluculuk başvurusu yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaate olunması halinde ise yapılacak inceleme neticesinde davanın esastan reddine, davacı aleyhine davaya konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 14/07/2025 tarih ve 2025/232 Esas - 2025/685 Karar sayılı kararında;
"Somut olayda; davacı tarafça Türkiye ... Bankası A.Ş./Konya Şubesine ait 26.03.2025 vade tarihli, 0037612 çek seri numaralı, keşidecisi ... Pastacılık Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olan 149.227,50-TL bedelli çekin kargoda kaybolduğu, çekte şirkete atfen yer alan imzanın sahte olduğu iddiası ile çekin TTK'nın 790. ve 792. maddeleri uyarınca istirdadı talep edilmiş olup çek istirdadı davasına ilişkin özel bir yetki kuralının HMK'da düzenlenmediği, yetkili mahkemenin HMK'nın 6. maddesi uyarınca davalının dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olması (İstanbul) gerektiği, davalı tarafça cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunulduğu, mahkememizin yetkili olmadığı anlaşıldığından davanın yetki dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, '' 1-HMK'nın 114 ve 115 maddeleri gereğince yetki dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,2-Mahkememizin görevsizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık kesin süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin, Gerekçeli Kararın 1 numaralı bölümünde, davayı “yetki dava şartı yokluğu” sebebiyle reddettiğini, hüküm kısmında 2 numaralı bölümde ise “mahkememizin görevsizliğine” şeklinde karar verdiğini, bu yaklaşımın hem usul hukuku sistematiğine hem de yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinde dava şartlarının sınırlı şekilde sayıldığını, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde “mahkemenin görevli olması” dava şartı olarak düzenlendiğini, devamında ise “kesin yetki hâllerinde mahkemenin yetkili olması” nın dava şartı olarak belirtildiğini, somut olayda söz konusu olan çekin istirdat davasında kesin yetki kuralı bulunmadığını, genel yetki kuralının, kesin yetki niteliğinde olmadığını, davacının, kendi merkezinin bulunduğu yerde de dava açabileceğini, bu hususun ticari davalar bakımından da geçerli olduğunu, mahkemenin hem yetki hem görev kavramlarını bir arada kullanmasının kararın çelişkili olmasına yol açtığını, mahkemenin, kendisini yetkisiz saymışsa dahi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca yapması gereken, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar vermediğini, görevsiz kabul edilen bir mahkemenin, işin esasına veya dava şartlarına ilişkin inceleme yapamayacağını, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesi uyarınca açılmış çek istirdat davası olduğunu, çekin halen davalı şirketin uhdesinde olduğunu, hukuki yararın olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın davanın esasına girilmek üzere yeniden ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ KATILMA YOLUYLA İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; menfi tespit davasında davacının davanın açılmasında hukuki yararı bulunması gerektiğini, davacı aleyhine başlatılan icra takibi bulunmadığını, ödeme tehdidi altında olmanın hukuki yararın ispatlanabilmesi açısından önem taşıdığını, davacının iş bu davayı açmada hukuki yararının olmadığını, bu nedenle davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini,Davacı tarafın dava dilekçesinde beyan emiş olduğu iddialarının ve taleplerinin Davaya Konu Çek'in istirdadına ilişkin olduğu, istirdat davalarının da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda sayılmış olan ticari davalardan olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğu, göz önüne alındığında Davacı tarafın arabuluculuk dava şartını yerine getirmemiş olması hasebiyle davasının usulden reddi gerektiğini,Esasa ilişkin olarak davaya konu çekin mevzuata uygun şekilde yapılmış olan ... işlemi uyarınca, ... Müşterisi tarafından Müvekkili Şirket lehine ciro ve devredildiğini, davacı ... Gıda'nın, ... İşlemlerinin üçlü yapısı (sac ayakları) arasında yer almadığından, Müvekkili Şirket ile arasında yer alan hukuki ilişkinin kambiyo ilişkisinden ibaret olduğunu, müvekkili şirket tarafından davaya konu çekin iktisabı sırasında gerçek bir alacağa dayanmadığının veya çalındığının bilinmediği ve de bilinemeyecek olduğunun açık olduğunu, müvekkili şirketin ... mevzuatından kaynaklanan usul ve yükümlülüklere uygun şekilde refaktoring işlemi gerçekleştirmiş olup bu nedenle işbu davadaki iddiaların kendilerine karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını belirterek davacının istinaf talebinin reddine,Sayın Dairenizce gerçekleştirilecek olan inceleme/yargılama neticesinde davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,Dairenizce aksi kanaatte olunması halinde davanın arabuluculuk başvurusu yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,Dairenizce yine aksi kanaate olunması halinde ise yapılacak inceleme neticesinde davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, rıza dışı elden çıktığı ve kötüniyetli olarak iktisap edildiği ileri sürülen çekin 6102 sayılı TTK'nun 792 maddesi kapsamında istirdadı istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesi ile Türkiye ... Bankası A.Ş./Konya Şubesine ait 26.03.2025 vade tarihli, 0037612 çek seri numaralı, keşidecisi ... Pastacılık Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olan 149.227,50-TL bedelli çekin, müvekkil ile keşideci şirket arasındaki ticari ilişkiye istinade keşide edilmiş ve müvekkili şirkete iletilmek üzere ... ... Yurt İçi Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş. aracılığıyla 5153524709231 ... takip numarası ile kargoya verildiğini, daha sonra ise ... firması tarafından ilgili çekin ... aşamasında çalındığı bildirildiğini, ilgili çekin hiçbir zaman taraflarına teslim edilmediğini, dava konusu çekin müvekkilinin bilgisi dışında ve rızası hilafında kargodayken kaybolduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili de cevap dilekçesi ile; Mahkemenin yetkili olmadığını ileri sürerek mahkemenin yetkisine, davacı tarafın dava dilekçesinde beyan emiş olduğu iddia ve taleplerin davaya konu çek'in istirdadına ilişkin olduğu, arabuluculuk dava şartını yerine getirmemiş olması hasebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.Somut dava, İİK. 72 Madde uyarınca açılan menfi tespit davası olmadığı, davacı tarafından 23.01.2025 tarihinde Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/70 E. Sayılı dosyası ile hasımsız olarak açılan kıymetli evrak iptali davasının yargılama aşamasında davaya konu çekin bankaya ibraz edilmesi üzerine mahkemece verilen 07.02.2025 tarihli ara kararı uyarınca TTK'nun 792 maddesi kapsamında açılan çek istirdadı istemine ilişkin olduğu, davacının iş bu davayı açmakta hukuki menfaati olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Mahkemece 27/05/2025 Tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararı ile davacı vekiline, 6102 sayılı TTK 5/a uyarınca arabuluğun dava şart olması sebebiyle dava öncesi başvuruya dair arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunmak için 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği sunulmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceğinin ihtarına karar verildiği, ara karar uyarınca Davacı vekili tarafından uyap sisteminden gönderilen dilekçe ile; İkame edilen dava, menfi tespit talebini havi olmadığından dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığını ve işbu husus yargı kararları ile de sabit olduğunu, bu kapsamda 27/05/2025 tarihli celsenin (3) no'lu ara kararından rücu edilerek davanın esasına girilmesine dair beyanda bulunmuştur.7155 sayılı Kanun ile 6102 Sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren TTK.'nun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesi ile; “Kanunun 4 üncü maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir.28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı kanunun 31 maddesi ile yapılan değişiklik ile; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 7445 sayılı Kanunun 31. Maddesi ile TTK nın 5/A-1 maddesinde yapılan değişiklik ile menfi tesbit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmış ve aynı yasanın Geçici 1.maddesine göre; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, aynı maddenin son cümlesine göre ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir. Somut dava, ticari nitelikli bir istirdat davası olduğundan, TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabidir. Dosya kapsamından dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmamış olduğunun anlaşıldığı, anılan dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanmasını mümkün kılan yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı, dava şartlarının HMK. 116 Maddesinde düzenlenen ilk itirazlardan önce değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği yargılamanın her aşamasında ve kanun yolu aşamasında da re'sen dikkate alınır. Bu saptama karşısında, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden Mahkemece HMK madde 115. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. (Yargıtay 11 HD.'nin 29/05/2025 Tarih ve 2024/5728 Esas- 2025/3826 Karar sayılı kararı ile aynı dairenin 25/12/2024 Tarih ve 2024/1595 Esas - 2024/9423 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davacı vekilinin istinaf talebi konusuz kaldığından davacının konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında dairemizce karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce, davanın arabuluculuk dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davacı vekilinin istinaf talebi konusuz kaldığından davacının konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında dairemizce karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davacının konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında dairemizce KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,B-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2025 tarih ve 2025/232 Esas - 2025/685 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 1-Davanın arabuluculuk dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK. 114/2, 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
İLK DERECE YÖNÜNDEN:
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.548,44 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.933,04 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Artan gider avansı bulunması halinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
7-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 8-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,10-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 600,00 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 2.283,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,11-Artan gider avansı bulunması halinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.