T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1127 Esas
KARAR NO: 2025/1126 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2025/259 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 14/04/2025 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 26/06/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu arasında yapılan kumaş ticareti neticesinde müvekkili firmanın toplamda vadeli olarak 1.150.000,00 TL lik çeki borçluya teslim ettiğini, tarafların anlaşması neticesinde, 31/08/2024 ödeme tarihli 150.000,00 TL bedelli, 30/09/2024 ödeme tarihli 425.000,00 TL bedelli, 31/10/2024 ödeme tarihli 425.000,00 TL bedelli ve 30/01/2025 ödeme tarihli 150.000,00 TL bedelli çekleri davalı borçluya teslim edildiğini, davalı borçlunun anlaştıkları kumaşları müvekkiline teslim etmediğini, akabinde müvekkilinin ısrarları neticesinde yine muavin defter kaydında görüleceği üzere 30/06/2024 ve 02/08/2024 tarihleri olmak üzere toplam 500.005,00 TL lik fatura ile birlikte bir kısım kumaşları teslim ettiğini, müvekkilinin kumaşların tamamının teslim edilmemesi neticesinde vermiş olduğu çeklerin iadesini talep ettiğini ancak davalı borçlu çekleri kullandığını hatta bir tanesinin kayıp olduğunu onunla alakalı çek zayii davası açtıklarını, ödemelerinin gerekmediğini beyan etmelerine rağmen ödenmemesi hususunda tedbir kararı alamadıkları için çekin arkası yazıldığını ve müvekkilinin düzeltme yaparak çeki ödemek zorunda kaldığını, Muavin Defter kaydında görüleceği üzere müvekkili şirketin 649.995,00-TL alacaklı olması sebebiyle Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun kötüniyetli olarak icra takibine itirazda bulunduğunu, akabinde arabuluculuk süreci anlaşmama yönünde tamamlandığını, ilaveten, takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olduğunu, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu,yapılan anlaşmaya ve yapılan müteaddit müracaatlara rağmen borçlunun borcunu ödemekte direndiğini, borçlunun borçtan kurtulmak amacıyla mallarını gizlemekte, kaçırmaya ve kendisi kaçmaya çalışmakta olduğunu bu nedenlerle ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 2025/259 Esas ve 14/04/2025 tarihli ara kararında; "Talep; Davalı tarafa dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. İhtiyati haciz kararı verilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de; muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması, bu ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2024/1523 Esas, 2025/149 Karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizin 25/03/2025 tarihinde verilen kararın halen yasal şartları taşıdığı, davacı vekili tarafından sunulan belgelerin yeni delil mahiyetinde olmadığı, mahkememiz kanaatini değiştirecek herhangi bir durum görülmediği, tacir olan taraflar arasında alacağın varlığı ile ilgili herhangi bir mutabakatname sunulmadığı, alacağın varlığının ve miktarının yaklaşık ispat koşuluyla ispatlanamadığı ve tespitinin yargılamayı gerektirdiği, karşı tarafın mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil bulunmadığı, kaldı ki mahkememizin 25/03/2025 tarihli ara kararının da istinafa tabi olduğu görülmekle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesi ile, ''Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ile borçlu arasında yapılan kumaş ticareti neticesinde müvekkil firmanın toplamda vadeli olarak 1.150.000,00 TL'lik çeki borçluya teslim ettiğini, tarafların anlaşması neticesinde ekte sunulan muavin defter kaydında görüleceği üzere, 31/08/2024 ödeme tarihli 150.000,00 TL bedelli, 30/09/2024 ödeme tarihli 425.000,00 TL bedelli, 31/10/2024 ödeme tarihli 425.000,00 TL bedelli ve 30/01/2025 ödeme tarihli 150.000,00 TL bedelli çeklerin davalı borçluya teslim edildiğini, Davalı borçlunun anlaştıkları kumaşları müvekkile teslim etmediğini, akabinde müvekkilinin ısrarları neticesinde yine muavin defter kaydında görüleceği üzere 30/06/2024 ve 02/08/2024 tarihleri olmak üzere toplam 500.005,00 TL lik fatura ile birlikte bir kısım kumaşları teslim ettiğini, Müvekkilin kumaşların tamamının teslim edilmemesi neticesinde vermiş olduğu çeklerin iadesini talep ettiğini ancak davalı borçlu çekleri kullandığını hatta bir tanesinin kayıp olduğunu onunla alakalı çek zayii davası açtıklarını, ödemelerinin gerekmediğini beyan etmelerine rağmen ödenmemesi hususunda tedbir kararı alamadıkları için çekin arkası yazılmış ve müvekkil düzeltme yaparak çeki ödemek zorunda kaldığını, Muavin Defter kaydında görüleceği üzere müvekkil şirketin 649.995,00 TL alacaklı olması sebebiyle Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattıklarını, Davalı borçlunun kötüniyetli olarak icra takibine itirazda bulunduğunu, akabinde arabuluculuk sürecinin anlaşmama yönünde tamamlandığını, ilaveten, takip konusu meblağın davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilindiğini, aynı zamanda likit bir alacak olduğunu, Yapılan anlaşmaya ve yapılan müteaddit müracaatlara rağmen borçlunun borcunu ödemekte direndiğini, borçlunun borçtan kurtulmak amacıyla mallarını gizlediğini, kaçırmaya ve kendisinin kaçmaya çalıştığını, izah edilen sebeplerden dolayı yargılamanın süresinin uzun olabileceği hususu da göz önünde bulundurulması ve borçlunun bu süre zarfında mallarını kaçırma riski olduğundan, alacaklarının rehinle temin edilmemiş olması ve muaccel hale gelmesinden dolayı yargılama neticeleninceye kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, Dosya içine ve talep dilekçesine ek olarak aslı gibidir Muavin defter kaydı, davalı tarafından kesilmiş 2 adet fatura, 2 adet tahsilat makbuzu, 3 adet aslı gibidir onaylı çek fotokopisi, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/525 çek zayii davası tensip zaptını sunduklarını, İlk Derece Mahkemesi kararında ihtiyati haciz talebinin reddine karar verdiğini, ilgili kararın kaldırılması gerektiğini, Dosyaya ve talep dilekçesi ekinde sunulan haklılıklarını yaklaşık olarak ispatlamış bulunduklarını, borçlunun borçtan kurtulmak amacıyla mallarını gizlediğini, kaçırmaya ve kendisi kaçmaya çalıştığını, izah edilen sebeplerden dolayı yargılamanın süresinin uzun olabileceği hususu da göz önünde bulundurulması ve borçlunun bu süre zarfında mallarını kaçırma riski olduğundan, alacaklarını rehinle temin edilmemiş olması ve muaccel hale gelmesinden dolayı yargılama neticeleninceye kadar ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini beyanla, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/04/2025 tarihli ihtiyati haciz ret kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; davacı tarafından davalıya mal teslimi karşılığı verildiği ve karşılığında malların teslim edilmemesi sebebiyle bedelsiz kaldığı iddia edilen çek bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talepli davada alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklar ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut talepte davacı vekili, dava konusu edilen çeklerin davalıya kumaş teslimi karşılığı verildiği ve karşılığında ürünlerin teslim edilmediği gerekçesiyle alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ve ekinde davalı tarafından düzenlenen faturalar, çek suretleri, tahsilat makbuzları, muavin defter kaydı ve davalı tarafından çek iptali davası açıldığında dair dilekçe sunulmuş ise de, sunulan delillerin yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacı alacağını, miktarını ve muaccel olduğu hususunu yaklaşık olarak ispat eder nitelikte olmadığı, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanması yahut kaçması ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması iddiasının vadesi gelmemiş alacaklara ilişkin ihtiyati haciz koşullarından olduğu ve somut uyuşmazlıkta uygulama yerinin bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığındanyeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, 7-Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.