T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1055 Esas
KARAR NO: 2025/1178 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/73 Esas - 2025/182 Karar
TARİH: 13/03/2025
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile resen gözetilecek sebeplerle birlikte; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya alacağına ilişkin itirazın iptali ile takibin aynı şartlarda devamına, Asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine Yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yukarıda açıklanan ve re'sen izah olunan nedenlerle Davanı reddine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 13/03/2025 tarih ve 2024/73 Esas - 2025/182 Karar sayılı kararında; "Davacının davasını ilk olarak 06/06/2024 tarihli duruşmada işlemden kaldırılmasına karar verildiği, usulüne uygun yenilenmesi nedeniyle yargılamaya devam olunduğu, ikinci kez 13/03/2025 tarihli duruşmada bulunmadığı, dava dosyasının takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla, HMK madde 150 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. "gerekçesi ile, '' 1-Davacı vekilinin duruşma gününden haberdar olmasına rağmen duruşmaya gelmediği, usulüne uygun olmayan e-duruşma talebinde bulunduğu, Mahkememizce bunun reddedildiği, mazeret bildirmediği duruşma saatinin 10:25 olduğu zaptın saat 10:25 da açıldığı saat 10:35 e kadar beklenildiği, yapılan en az 3 defa çağrılara rağmen davacı hazır olmadığı, davalı tarafça davanın takip edilmeyeceğinin bildirildiği, iş bu davanın 06/06/2024 tarihli celsede 1.kez işlemden kaldırıldığı, bu hali ile 2.kez işlemsiz bırakıldığı anlaşılmakla bu nedenle DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2025 T. 2024/73 E. ve 2025/182 K. Sayılı ilamının hukuka aykırı olduğunu, 13.03.2025 tarihli duruşmaya İstanbul trafiği nedeni ile fiziken yetişememe durumlarının hasıl olduğunu, bu durumda duruşmanın hemen öncesinde 10:15:15'te (sistem üzerinden talebi attıkları saat incelendiğinde görüleceğini) mahkeme takdirine sunularak belki kabul edilir amacıyla, e-duruşma talebi gönderildiğini; işbu durumda talebin değerlendirmeye alınması sebebi ile CELSE uygulamasındaki ''MAZERET GÖNDER'' seçeneğinin kalktığını; bu sebeple hem uygulama üzerinden; hem de seyir halindeki aracın sürücüsü olmaları nedeni ile de bilgisayar açılıp sistem üzerinden mazeret sunulamadığını, Avukat olarak duruşmaya katılmak için gerekli ve makul tüm çabanın taraflarınca gösterildiğini, Duruşma saatinden önce aktif bir e-duruşma katılım talebinde bulunulduğunu, Katılım sağlanamayacağı ortaya çıktıktan sonra ayrıca mazeret bildirimi yapılamamasının nedeninin sistemdeki teknik engel olduğunu, bu durumda mahkemece verilmiş karar, avukatın savunma hakkı ve müvekkilinin mahkemeye erişim hakkı yönünden açıkça ağır ve ölçüsüz bir müdahale olduğunu; 6100 sayılı HMK m. 150/2 gereği, duruşmaya mazeretsiz olarak katılmayan tarafın davasının açılmamış sayılmasına karar verilebileceğini ancak somut olayda, mazeret bildiriminin teknik olarak yapılamadığını ve duruşmaya katılım iradesinin açıkça beyan edildiğini, hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi hem de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca; herkes, yasal yollarla hakkını arama ve savunma hakkına sahip olduğunu; adil yargılanma hakkının; tarafların, delillerini sunma ve yargılamaya etkin katılma hakkını da içerdiğini; avukatın duruşmada hazır bulunması ve beyanlarını sunabilmesinin bu hakkın en temel yansımalarından biri olduğunu, Yargıtay 2. HD, 08.02.2017 T., 2016/21408 E., 2017/1191 K.: “Avukatın duruşmaya katılma iradesi açıkça mevcutsa, teknik aksaklıklar ya da takdir sınırında kalan idari uygulamalar nedeniyle doğan gecikme veya katılamama hallerinde, davanın açılmamış sayılması ağır ve ölçüsüz bir yaptırımdır.” İleri sürerek, yukarıda arz edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; Tehir-i icra talebimizin kabulü ile; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13/03/2025 tarihli ve 2025/182 K. sayılı davacının yokluğu nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararının kaldırılmasına, yargılamaya kaldığı yerden devam edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı bankanın henüz muaccel olmayan alacağını davacının davalı banka nezdindeki hesabından haksız olarak mahsup ettiği iddiasına dayalı olup, haksız mahsup edilen tutarın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece basit yargılama usulüne ve ikinci kez işlemden kaldırılmasına karar verilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili tarafından istinaf ileri sürülen istinaf sebepleri; duruşma günü trafik yoğunluğu sebebiyle duruşmaya yetişememe ihtimaline istinaden duruşma saatinden on beş dk önce e-duruşma talebinde bulunulduğu, bu nedenle UYAP sisteminde mazeret gönder seçeneğinin kalktığı, mahkemece e duruşma talebinin kabul edilmediğini, mazeret gönderme olanağının da teknik olarak ortadan kalktığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündedir. Eldeki dava 29/01/2024 tarihinde açılmış olup, 86.908,06 TL olan dava değeri itibariyle basit yargılama usulüne tabidir. Davacı vekilinin 06/06/2024 tarihli ilk celseye mazeret bildirmeksizin katılmadığı, bu celsede mahkemece dosyanın birinci kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından 21/11/2024 tarihli ikinci celsede hazır bulunulduğu, bu celsede duruşmanın 13/03/2025 günü saat 10:25 bırakılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından 13/03/2025 tarihli celse başlamadan 15 dakika önce sistemden e-duruşma talebi gönderildiği, talepte yalnızca e-duruşma talebinin iletildiği, mazeretli sayılma talebinin bulunmadığı, ayrı bir mazeret dilekçesi de sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece e-duruşma yönetmeliği gereği e-duruşma taleplerinin duruşmadan 2 gün önce yapılması gerektiği, duruşma günü böyle bir talepte bulunumayacağı gerekçesi ile e-duruşma talebinin reddine karar verildiği, celsede hazır bulunan davalı vekilinin davayı takip etmeyeceklerini beyan etmesi üzerine, aynı celse; "davacı vekilinin duruşma gününden haberdar olmasına rağmen duruşmaya gelmediği, usulüne uygun olmayan e-duruşma talebinde bulunduğu, Mahkememizce bunun reddedildiği, mazeret bildirmediği duruşma saatinin 10:25 olduğu zaptın saat 10:25 da açıldığı saat 10:35 e kadar beklenildiği, yapılan en az 3 defa çağrılara rağmen davacı hazır olmadığı, davalı tarafça davanın takip edilmeyeceğinin bildirildiği,iş bu davanın 06/06/2024 tarihli celsede 1.kez işlemden kaldırıldığı, bu hali ile 2.kez işlemsiz bırakıldığı" gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nun 149/1 fıkrası uyarınca mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebilir. Hükmün son fıkrasına göre ses ve görüntü nakli yolu ile duruşma yapılmasına yönelik bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir. HMK'nun anılan hükmüne istinaden 30/06/2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmeliğin 8/1 fıkrası uyarınca; taraflardan biri veya vekili, duruşmaya e-Duruşma Sistemi yoluyla katılmayı, usul işlemleri yapmayı ya da tanığın, bilirkişinin veya uzmanın e-Duruşma Sistemi yoluyla dinlenilmesini gerekçesiyle birlikte mahkemeden talep edebilir. Yönetmeliğin 8/2 fıkrası uyarınca e-Duruşma, UYAP mobil uygulamaları, avukat veya vatandaş portalı üzerinden duruşma gününden en az iki iş günü önce mahkemesinden talep edilir. Yönetmeliğin 9/1 fıkrası uyarınca e-Duruşma talebi hakkında hâkim, duruşma gününden en az bir iş günü önce kabul veya ret hususunda karar verir ve bu karar kesindir. Yönetmeliğin 9/2 fıkrasının (a) bendi uyarınca hakim süresinde yapılamayan e-duruşma taleplerini reddedebilir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; davacı vekili tarafından e duruşma talebinin mezkur yönetmeliğin 8/2 fıkrası kapsamında süresinde yapılmadığı, mahkemece süresinde yapılmayan talebin yine Yönetmeliğin 9/2-(a) bendi uyarınca reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının mazeret dilekçesi de sunmadığı, davalı vekilince davanın takip edilmeyeceğini beyan edilmiş olması ve HMK'nun 320/4 fıkrasında yer alan, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması halinde, dava açılmamış sayılacağına dair hüküm karşısında, mahkemece bir kez işlemsiz bırakıldıktan ve yenilendikten sonra ikinci kez işlemsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/07/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.