T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1041 Esas
KARAR NO: 2025/1124 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/9 Esas - 2025/168 Karar
TARİH: 11/03/2025
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 26/06/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının davalıdan cari hesap bakiyesi alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Es. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/03/2025 tarih ve 2023/9 Esas - 2025/168 Karar sayılı kararında;"Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. .... Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; takibe konu olan fatura muhteviyatındaki malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği, davalının bu teslime ilişkin herhangi bir ayıp bildiriminde bulunduğuna dair delil sunulmadığı, davalı tarafın takibe konu edilen 08.06.2022 tarihli ... seri no.lu 42.768,00 USD tutarlı faturaya konu ürünlerin ayıplı olduğuna dair ve dava dışı şirket tarafından davalı tarafa düzenlenmiş 04.05.2022 tarihli 0048 seri no.lu 12.000 USD tutarlı fatura iade faturasını dosyaya ibraz ettiği, dava dışı şirketin 04.05.2022 tarihli ... seri nolu 12.000 USD tutarlı iade faturasından sonra davalı tarafa “Reklamasyon” faturası düzenlediği, davacı tarafın iş bu faturayı kayıtlarına aldıktan sonra yasal 8 günlük itiraz süresinden sonra 26.10.2022 tarihli ... seri no.lu 6.480,00 USD tutarlı iade faturasının düzenlediği ve ilgili faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının dava dışı şirketin 12.000,00 USD tutarlı iade faturasının, 6.480,00 USD'lik kısmının davacı tarafa yansıtılmış olduğu, davacı tarafın davalının 05.08.2022 tarihli 6.480,00 USD tutarlı Reklamasyon (yansıtma) faturasına karşılık yasal 8 günlük itiraz süresinden sonra düzenlediği 6.480,00 USD tutarlı iade faturasının davalının defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle davacının 6.480,00 USD tutarlı yansıtma faturasından sorumlu olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle takibe konu olan faturadan kalan bakiye alacağının 22.436,91 USD olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının 21.817,48 USD olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne kara vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜNE, Davalının İst.Anad. ...İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, 2-Davalının asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2025 Tarih, 2023/9 Esas ve 2025/168 Karar numaralı kararı, esas itibariyle hukuka uygun şekilde ihdas edildiğini ancak kararla birlikte hükmedilen vekalet ücretinin, hukuka aykırı olduğunu; davanın esasına ilişkin herhangi bir istinaf kanun yolu başvurusu olmaksızın, işbu dilekçe vasıtasıyla yalnızca vekalet ücreti yönünden istinaf kanun yoluna başvuru zaruretinin hasıl olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. Maddesi "Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." hükmünü havi olduğunu, İlk derece mahkemesi tarafından 21.817,48-USD'lik bedel üzerinden davanın tam kabulüne karar verildiğini ancak vekalet ücretine hükmedilirken, "5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 65.463,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," kabule esas 21.817,48-USD'nin takip tarihindeki TL karşılığı esas alındığını ve 406.850,18-TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedildiğini ancak kabul edilen 21.817,48-USD'lik bedelin, karar tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı esas alınarak vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, Konu ile ilgili olarak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 09/12/2021 tarihli, 2021/4522 E. Ve 2021/12777 K. Sayılı kararında;"Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı esas alınarak davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu kurala uyulmadan yapılan vekalet ücreti hesabı doğru olmayıp bozmayı gerektirir.Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin "4.a)" numaralı bendinin çıkartılarak yerine "4-.a) Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 23.003 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," bendinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 2.170,20 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 Sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi." şeklinde hüküm tesis ettiğini, Buna göre davacı müvekkil şirket lehine, kabul edilen miktara tekabül eden; 21.817,48 USD x 36,4833 (Karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru) = 795.973,66-TL'lik bedel üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından, davacı müvekkili şirket lehine 123.396,05-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile müvekkil lehine 65.463,70-TL vekalet ücretine hükmedildiğini, İleri sürerek, yukarıda izah edilen ve Mahkemece re'sen nazara alınacak sebeplerle; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/03/2025 tarihli, 2023/9 E. ve 2025/168 K. Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, yargılama giderleri hususunda taleplerimiz doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve takip dayanağı fatura konu ürünlerin teslim edilmesine rağmen bakiye fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili tarafından Mahkemece vekalet ücretinin karar tarihindeki kur dikkate alınarak hesaplanan TL dava değeri üzerinden takdirine karar verilmesi gerekirken takip talebindeki kur dikkate alınarak hesaplanan TL dava değeri üzerinden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece vekâlet ücretine hükmedilirken dava tarihindeki kur esas alınarak TL dava değerinin belirlenmesi ve belirlenen bu bedel üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekâlet ücreti hesaplaması yapılması gerekmekte olup, Mahkemece dava tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan TL dava değeri üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin karar tarihindeki kurun esas alınması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, 7-Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.