T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1723 Esas
KARAR NO: 2024/1843 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/1307 D.İş- 2024/1284 Karar
TARİH: 26/09/2024
DAVA: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 21/11/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; 3.000.000,00 TL'lik 12.07.2024 vadeli, 31.03.2017 tanzim tarihli bononun borçlular tarafından müvekkili bankaya olan borçları sebebi ile verildiğini ancak borcun ödenmediğini, borçlular hakkında İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlular hakkında takibin kesinleşmediğini, borçluların mallarını kaçırma ihtimali bulunduğundan İİK’nun 257 ve ilgili maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz kararı talep zorunluluğu doğduğunu beyanla şimdilik 1.735.552,33 TL alacağın tahsilinin temini amacıyla borçluların menkul, gayrimenkul mallarına, Bankalardaki ve 3. şahıslardaki hertürlü hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 24/07/2024 tarihli D.İş kararı ile;"1-İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili Mahkememize verdiği dilekçe ile, müvekkilinin borçludan ibraz edilen vadesi geçmiş kambiyo senedi nedeniyle alacaklı olduğunu belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Talep dilekçesi ve belge asılları ile tüm dosya kapsamına göre; talebin İ.İ.K'nun 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla, TALEBİN KABULÜ İLE, Alacaklının iddia ettiği yukarıda belirtilen alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, 2- Alacağın % 15 oranında 260.332,84-TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun alacaklı tarafından 10 gün içerisinde Mahkememiz veznesine teminat olarak yatırılmasına,yatırılmadığı takdirde ihtiyati haczin kalkmasına, 3- Teminat yatırıldığında kararın süresinde infazı için İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 20/06/2017 tarih ve ... muh sayılı yazısı gereğince İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına gönderilmesine," karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Borçlu vekili 05/08/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; kefalet ilişkisine konu asıl borcun yapılandırıldığını ve alacaklıya ödendiğini, kefalete dayanak gösterilen senedin teminat senedi olduğunu ve kambiyo senedi vasfını taşımadığını, senedin teminat senedi olduğu halde bedeli nakden ahzolunmuştur şeklinde düzenlendiğini, ayrıca müvekkilinin imzaladığı senetteki teminat taahhüdü bedelinin alacaklının kullandırdığı krediden ve talep ettiği bedelden fazla olduğunu, senetteki vade tarihinin banka tarafından sonradan doldurulduğunu beyanla ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 26/09/2024 tarih ve 2024/1307 D.İş ve 2024/1284 Karar sayılı ek kararı ile:
"Dava; İİK'nın 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararına itirazdır.Mahkememizin 24/07/2024 tarih ve 2024/1307 D.İş ve 2024/1284 K. sayılı kararının incelenmesinde; ... A.Ş tarafından ... aleyhine bir adet bonoya istinaden 1.735.552,33-TL alacak için ihtiyati haciz talep edildiği, Mahkememizce % 15 teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verildiği, ihtiyati haciz kararının İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takibe konulduğu görülmüştür. İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, Mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihi itibariyle 7 gün içerisinde Mahkemesine müracaat ile itiraz edebilir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz etmiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden, taraflar arasında kredi/teminat ilişkisi olduğunu, bononun teminat senedi olarak verildiğini ileri sürmüşler ise de, bonoda teminat senedi olduğuna dair hiçbir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan bononun teminat senedi olduğu iddiası İİK.nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenlerinden olmayıp, ancak açılacak bir davada iddia veya açılan bir davada savunma olarak ileri sürülebilecek nitelikte olduğundan (İstanbul BAM 12.HD. 2019/1601 E. 2019/1183 K., 43 HD. 2022/159 E. 2022/124 K.) bu itiraz sebebi yerinde görülmemiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden tarafından ileri sürülen diğer hususlarda başka davaların konusunu oluşturabileceği ve gösterilen bu sebeplerin İİK'nın 265. maddesinde gösterilen ihtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinden olmadığı ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların bulunduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir..." gerekçesi ile ''İhtiyati haciz kararına itirazın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Muteriz vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1307 D.İş 2024/1284 Karar sayılı 26.09.2024 tarihli kararı usule ve hukuka aykırı olup karara yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini; Kefalet ilişkisine konu asıl borcun yapılandırıldığını ve alacaklıya ödendiğini, ihtiyati haciz talebine konu borcun, dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketiyle alacaklı banka arasında akdedilen 31.03.2017 Tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, müvekkilinin bu kredi sözleşmesi borcuna kefil olduğunu ve kefaletine teminat olarak alacaklı bankaya keşide tarihi 31.03.2017 olan bir senet verdiğini, ancak kefilin sorumluluğuna gidilmesine gerek kalmadan asıl borcun, asıl borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi tarafından ödendiğini, bu hususun ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi hakkında verilen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/389 Esas sayılı konkordato dosyasından anlaşılacağını, zira ilgili konkordato dosyasında ihtiyati haciz talep eden alacaklının, 01.08.2019 tarihli müdahillik talebiyle taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine binaen ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'nin 1.167.552,45 TL borcu olduğunun görüldüğünü, bu borç bildirimi akabinde konkordato dosyasında bir ödeme planı tasdik edildiğini ve asıl borçlunun bu ödeme planına binaen borcunu ödediğini, dolayısıyla ihtiyati haciz talep eden bankanın asıl alacağı tahsil edildiğinden alacaklı borç sebebiyle kefilin sorumluluğuna gidemeyeceğini, bu hususta Türk Borçlar Kanunu'nun 598. maddesinin açık olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin borç yükümlülüğü asıl borcun ödenmesiyle sona erdiği için alacaklı bankanın dosyaya konu ihtiyati haciz talebinin hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı talebe karşı verilen ihtiyati haciz kararı da hukuka aykırı olduğundan ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini; İhtiyati hacze konu borcun sona erdiğine ilişkin İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/389 Esas sayılı konkordato dosyasının celp edilmesini ve dosyada asıl borç için tasdik edilen ödeme planı, konkordato projesi ve ihtiyati haciz talep eden bankanın 01.08.2019 tarihli alacak kayıt belgesi niteliğindeki müdahillik talebi incelendiğinde haklılığın ortaya çıkacağını, ayrıca tarafların ticari defterlerinin bilirkişi incelemesiyle incelenmesini ve asıl borcun alacaklıya ödendiğine ilişkin inceleme yapılmasını da talep ettiklerini, bu hususlar incelenmeden borçlu olmayan müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini; Kefalete dayanak gösterilen senedin teminat senedi olduğunu ve kambiyo vasfına haiz olmadığını, senedin teminat senedi olduğunun genel kredi sözleşmesinde belirtildiğini, ihtiyati hacze konu 31.03.2017 tarihli senedin, alacaklı banka ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi arasında akdedilmiş olan 31.03.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne teminat olarak gösterilmesi için düzenlendiğini, her ne kadar senedin metninde ilgili sözleşmenin teminatı niteliğinde olduğuna ilişkin bir ibare bulunmasa da sözleşmenin içeriği incelendiğinde senedin sözleşmeye teminat olduğunun ve senetle ilgili bilgiler verildiğinin anlaşıldığını, senet düzenleme tarihi ile sözleşme tarihinin de aynı olduğunu, dolayısıyla senet teminat senedi niteliği taşıdığından ve kambiyo senedi niteliğine haiz olmadığından bu senede dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ve icraya konu edilemeyeceğini, bu hususta yerleşik Yargıtay kararlarının bulunduğunu; İhtiyati hacze konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin tek delil olan ve incelenmesi talep edilen 31.03.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kendileri tarafından ibraz edilemediğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'nde 2019 yılında meydana gelen yangın sebebiyle sözleşmenin zayi olduğunu, mahkemece sözleşmenin tamamı dikkatlice incelendiğinde sözleşmenin içeriğinden senedin sözleşmeye teminat olarak düzenlendiğinin anlaşıldığını, senedin teminat senedi olup olmadığı yargılama sonucunda belli olacağından senede dayalı kambiyo takibi yapılamayacağını, ancak mahkeme kararı ihtiyati haciz olduğundan ve direkt alacaklının müvekkili aleyhine icra takibi başlatmasının ve takibin kesinleşmesine gerek duymadan haciz işlemi uygulamasına sebep olduğundan ihtiyati haciz kararının kaldırılması ve yargılama sonunda nihai kararın verilmesini talep ettiklerini; Senedin teminat senedi olduğunun ihtiyati haciz talep eden banka tarafından ikrar edildiğini, ihtiyati haciz talep eden bankanın İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/389 Esas sayılı konkordato dosyasına sunduğu 01.08.2019 tarihli müdahillik talebi dilekçesinde asıl borçlunun ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi olduğunu ve şirketle yapılan genel kredi sözleşmesinden doğan borcunun asıl borç olduğunu kendi beyanıyla ikrar ettiğini, bu beyanın aynı zamanda ihtiyati hacze konu senedin de teminat senedi olduğunu ikrar ettiğini, zira müdahale talebi dilekçesinde senetle ilgili bir borçtan bahsedilmediğini ve senede atıf yapılmadığını, yani ihtiyati haciz talep eden alacaklının da bu senedin kambiyo vasfında olmadığını bilerek konkordato dosyasına alacak bildirimini yaptığını; Alacaklı bankanın senedin teminat senedi olduğunu ikrar ettiğine ilişkin bir diğer delilin de mahkeme kararına dayanılarak başlatılan İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibi talebi olduğunu, Mahkemece işbu icra dosyasının celp edilmesiyle alacaklı bankanın takip talebinde alacak açıklaması kısmına "..3.000.000,00 TL bedelli bonodan yalnızca 1.735.552,33 TL tahsili talebidir. (Alacaklı her türlü faize ilişkin hakları ve İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/389 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek üzere alacağın diğer teminatlarına ve sorumlularına müracaat haklarını saklı tutmuştur).." şeklinde beyanda bulunduğunun görüleceğini, yani takipte talep ettiği alacağın bir teminat alacağı olduğunu ikrar ettiğini, dolayısıyla takibe konu senedin bir teminat senedi olduğunun alacaklının kabulünde olduğunu, dolayısıyla alacaklının dahi teminat senedi olduğunu kabul ettiği senedin ihtiyati hacze konu olamayacağının açık olduğunu, bu sebeple Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu; Senet şeklinin unsurlara aykırı düzenlendiği için geçersiz olduğunu, senedin teminat senedi olduğu halde "bedeli nakden ahzolunmuştur" şeklinde düzenlendiğini, ancak bu ibarenin senedin teslim edilmiş bir mal ya da borç para karşılığında düzenlendiğini ifade ettiğini, oysaki bu senedin adi bir borç senedi değil ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi ile ... A.Ş. arasında 31.03.2017 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine binaen verilmiş teminat senedi olduğunu, dolayısıyla teminat senedine "bedeli nakden ahzolunmuştur" şeklinde bir ibare konulamayacağını, konulmuş olmasının da senedi geçersiz hale getirdiğini, alacaklı bankanın maktu hazırlanan bu senetlere sırf kambiyo vasfına haizmiş gibi görünmesi için bu tip ibareler eklediğini, ancak senedin teminat senedi olduğu genel kredi sözleşmesinden anlaşıldığından kambiyo vasfına haiz olamayacağının zaten aşikar olduğunu, kötüniyetli şekilde eklenen bu ibarenin senedi geçersiz kıldığını, dolayısıyla hukuka aykırı ve geçersiz bir senede dayanılarak ihtiyati haciz talep edilemeyeceğinden Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ettiklerini; Müvekkilinin imzaladığı senetteki teminat taahhüdü bedelinin alacaklının kullandırdığı krediden ve talep ettiği bedelden fazla olduğunu, ihtiyati hacze konu senette müvekkilinin teminat taahhüdü olarak 3.000.000,00 TL'nin gösterildiğini ancak ihtiyati haciz talep eden banka asıl borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketine 3.000.000,00 TL kredi kullandırmadığı gibi konkordato dosyasına bildirdiği alacak tutarının 1.167.552,45 TL ve ihtiyati haciz talebinde bulunduğu borç miktarının 1.735.552,33 TL olduğunu, dolayısıyla müvekkili kefile alacaklı olmadığı bir bedel olan 3.000.000,00 TL üzerinden teminat senedi imzalattığını, TBK 589. maddesinde yer alan; "Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumludur." hükmü gereğince somut olayda müvekkili kefilin bankanın kullandırdığı kredi olan asıl borçtan daha fazlasının sorumlusu olamayacağından senedin geçersiz olduğunu, geçersiz ve hukuka aykırı senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, Müvekkilinin imzaladığı senedin vade tarihinin banka tarafından sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin ihtiyati hacze konu 31.03.2017 tarihli teminat senedini vade tarihini boş bırakarak imzaladığını ve alacaklı bankaya teslim ettiğini, ihtiyati haciz talep eden bankanın ise senedin düzenlendiği 31.03.2017 tarihinden yaklaşık 7 yıl sonra senedin vade tarihi kısmını doldurduğunu ve "12.07.2024" yazdığını, ancak müvekkilinin asla böyle bir vade tarihini taahhüt etmediğini, zaten hayatın olağan akışı içerisinde de bir kişinin borcun doğduğu tarihten 7 yıl sonra vadesinin dolacağını taahhüt edebilmesi ve vade tarihini 7 yıl sonraki net bir tarih olarak belirleyebilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla 12.07.2024 tarihinin gelişigüzel şekilde banka tarafından belirlendiğinin aşikar olduğunu, senette açıkça tahrifat yapıldığından senedin geçersiz hale geldiğini, bu hususun müvekkilinin imza ve yazı örneklerinin alınmasıyla senet aslının Adli Tıp Kurumu incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını ve senetteki vade tarihinin müvekkilinin eli ürünü olmadığı ve sonradan doldurulduğunun anlaşılacağını, bu hususta senet aslının bilirkişi incelemesine tabi olmasını talep ettiklerini, zira geçersiz senede dayanılarak ihtiyati haciz talep edilemeyeceğinden Yerel mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu beyanla İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1307 D.İş 2024/1284 Karar sayılı 26.09.2024 tarihli kararının kaldırılarak istinaf yargılaması neticesinde ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne, aksi kanaatte ise kararının ortadan kaldırılarak yeniden yargılama için dosyanın Yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, senede dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece talebin kabulüne ve karşı tarafça yapılan itirazın reddine karar verilmiş, karara karşı muteriz vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut olayda; talebin senede dayandığı ve alacağın vadesi gelmiş para alacağı olduğu, muteriz tarafından kefaleten imzalanan senette yer alan borcun asıl borçlu tarafından ödendiği iddia edilmiş olmakla birlikte ödemeye dair belge sunulmadığı; konkordato projesi kapsamında yapılan ödemelerin doğrudan bu senetteki borç için ödenmediği; alacaklılar arasında proje kapsamında paylaştırıldığı; senedin zorunlu unsurları içerdiği ve şeklen geçerli olduğu, senedin genel kredi sözleşmesinin teminatı olmak üzere düzenlendiği, sonradan doldurulduğu ve kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi miktarından fazla bedelde senet düzenlenemeyeceğine yönelik iddiaların ise ihtiyati hacze itiraz sebebi olarak ileri sürülemeyeceği ancak yapılacak bir yargılama içerisinde değerlendirilebilecek hususlar olduğu, bu itibarla Mahkemece İİK'nın 257. maddesi uyarınca koşulları oluşan ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, talep dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre talep eden muterizin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muterizin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.