T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1020 Esas
KARAR NO: 2025/1034 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO: 2024/502 Esas - 2025/282 Karar
TARİHİ: 10/04/2025
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin daha evvel %50 hissedarı olduğu ... Ltd. ile davalı ... Ltd. Şti. Arasında %50'şer hisseli olarak bir adi ortaklık kurulduğunu, daha sonra isminin ... Limited Şirketi olarak değiştirildiğini; adi ortaklığın hiç faaliyete geçmediğini; sonradan müvekkili ile davalılardan ... Ltd. Şti. Ve ... arasında 07/11/2022 tarihli ''satış sözleşmesi'' imzalandığını, sipariş formlarında mevcut olduğunu; davalı şirketin bu sözleşmeyle ''karton bardak'' üretmeyi üstlendiğini; davacı yanın ise davalı tarafa 250.000 İngiliz Sterlini'ni teminat olarak verdiğini; ancak davalıların edimlerini yerine getirmediğini ve bir kısım malların anlaşmaya aykırı kullanılması mümkün olmayan ölçü ve kalınlıklarla ve karton kalitesiyle ayıplı olarak teslim ettiğini, bir kısım malların ise hiç teslim edilmediğini, davacı tarafından 3. şahıslara satılan ürünlerin iade edildiğinin ve davacının elinde kaldığını, bunların geri alınmasını davalı taraftan istediklerini ama sonuç alamadıklarını; fesih ihtarında bulunduklarını, teminatın iadesi gerekirken davalıların teminatlarını iade etmediklerini belirterek 250.000 İngiliz Sterlini'ni ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kendi yönlerinden ticari bir dava olmadığını, sözleşmede davacının tek başına alıcı olmadığını, sözleşmeyi davacı ile birlikte ... Limited Şirketinin alıcı olarak imzaladığını, borcun ifasını ancak tüm alacaklıların isteyebileceğini, davacının tek başına iş bu davayı açamayacağını belirterek davanın hem görev yönünden hemde aktif davacı sıfatı bulunmadığından dolayı reddi gerektiğini ayrıca davacı tarafın sözleşmeye dayandığı, müvekkillerinden ...'ın sözleşmede taraf olmadığını, onun yönünden de davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 10/04/2025 tarih ve 2024/502 Esas - 2025/282 Karar sayılı kararında; ".......Mahkememizce öncelikle görev ve aktif dava ehliyeti incelenmiş olup; davacının sözleşme gereği verdiği teminatın iadesini istediği ve iade talebini de yine 07/11/2022 tarihli sözleşmeye dayandırdığı sabittir. Sözleşmede alıcı tarafta ve satıcı tarafta birer ticari şirketin bulunması, ticari emtianın satışına ilişkin olması sebebiyle kurulan alım satım ilişkisi ticari bir iş olup müteselsil sorumluluğa dayalı olarak açılan davada davalılardan birisinin de şirket olması ve en az onun yönünden davanın ticari olması sebebiyle; ''müteselsil sorumlular aleyhine açılan davalarda, sorumlulardan biri hakkındaki dava ticari dava ise tüm sorumlular yönünden yargılamada Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir'' kuralı gereğince mahkememiz görevli bulunmuştur.Ancak, 07/11/2022 tarihli sözleşmede alıcı yönünden bölünebilir nitelikte bir edimin yada alacağın bulunmadığı, sözleşmede alıcı olarak yer alan ... Limited Şirketi ve davacı ...'nın emtianın satış bedelini ödeme edimini birlikte üstlendikleri, karşı taraftan da sözleşme gereği emtiaların teslim edilmesini isteme hakkına sahip oldukları görüldüğünden; sözleşmenin niteliği gereği davacılar tarafından bölünüp parçalanarak davaya konu edilebilecek bir durum bulunmadığından; davanın ancak ... Limited Şirketi ve davacı ...'nın birlikte davayı açabilecekleri, ayrı ayrı ve tek tek açamayacakları sebebiyle davanın aktif davacı sıfatı eksikliğinden dolayı usulden reddine karar verilmiş, Kararın niteliği gereği davalılar lehine ''müteselsil sorumlu tutulanlar yönünden dava aynı sebeple reddedilirse farklı vekillerle temsil edilen davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilir'' şeklindeki AAÜT düzenlemesi gereği davacılar lehine tek ve maktu vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur."gerekçesi ile, ''DAVANIN AKTİF DAVACI SIFATI EKSİKLİĞİNDEN DOLAYI USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince "Davanın aktif davacı sıfatı eksikliğinden dolayı usulden reddine" şeklinde hüküm kurulduğunu, 07.11.2022 tarihli mal satım sözleşmesinde davacı ...'nın şahsen alıcı sıfatıyla yer aldığını ve sözleşmede açıkça imzasının bulunduğunu, bu yönüyle doğrudan taraf olduğu bir sözleşmeden kaynaklanan alacak davasını açma hakkının olduğunu, mahkeme kararında ... Limited şirketinin yokluğunda açılan davanın, davacı sıfatı eksikliği sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiği yönünde karar kursa da işbu kararın sözleşme metnine ve fiili duruma aykırı olduğunu, ... Ltd. isimli şirketin, müvekkil ... tarafından, davalı tarafla yapılacak ticarette kullanılmak amacıyla Birleşik Krallık sınırları içinde kurulmuş bir şirket olduğunu, ancak kurulduğu tarihten itibaren verilen sözlerin tutulmaması, yapılacak ticaretlerin gerçekleştirilememesi nedeniyle varlık amacını kaybettiğini, müvekkil için ticari kazanç sağlaması gerekirken, ticari zarar ve masraf yaratan bir unsur haline dönüştüğünü, bu sebeple ... Ltd.'nin Birleşik Krallık Şirketler Sicili’nden 07.01.2025 tarihinde terkin edilerek 14.01.2025 tarihinde tasfiye edildiğini, bu şirketin hukuken artık varlığı bulunmadığından, dava açması veya müdahil olmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, hukukumuzda imkânsız dava arkadaşlığı kurulamayacağını, HMK madde 50-57 arasında düzenlenen dava arkadaşlığı türleri içinde, tüzel kişiliği ortadan kalkmış bir yapı ile zorunlu dava arkadaşlığı kurulmasının söz konusu olamayacağını, bu durumun usul ekonomisi ilkesi ve yargılamanın etkin yürütülmesi esaslarına da aykırı olduğunu, ayrıca ...'nın hem şahsi olarak sözleşme tarafı hem de ... Ltd.’nin tek ortağı, yetkilisi ve temsilcisi olduğunu, şirketin sona ermesiyle birlikte, bu tüzel kişiliğe ait alacakların doğal olarak onu kuran ve yöneten kişi olan müvekkile intikal ettiğini, bu yönüyle müvekkilin doğrudan ve dolaylı hak sahipliğinin sabit olduğunu, sözleşme edimleri yerine getirilmediği gibi, davacı tarafından yapılan 250.000 £ tutarındaki ödemelerin banka dekontları ile kanıtlandığını, sözleşmenin 6.2 ve 7. maddelerinde bu ödemeye karşılık teminat verilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, bu yükümlülüğün davalılarca yerine getirilmediğini, TCK 157 ve 158 maddeler kapsamında da incelenmesi gereken vaka, ticari bir uyuşmazlık olduğu gerekçesiyle Savcılıktan tarafından takipsizlik kararı ile sonuçlandırıldığını, kurulması imkansız bir dava arkadaşlığı gerekçesi ile huzurdaki işbu davanın usulden reddedilmesinin müvekkilin maddi ve manevi kaybına telafisi mümkün olmayan biçimde sebep olacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, 07.11.2022 tarihli satış sözleşmesi uyarınca mal tedarikinin gerçekleşmemesi sebebiyle yapmış olduğu 250.000 (iki yüz elli bin) GBP ödemenin iadesi istemi ile açılan alacak davasıdır.Mahkemece, Davacının aktif husumeti olmadığından sıfat eksikliğinden dolayı davanın usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava dosyasında bulunan ''Adi Ortaklık Sözleşmesi'' başlıklı sözleşme incelendiğinde; Sözleşmenin Tarafları başlıklı 1. Maddesinde; ''.... Başakşehir / İstanbul adresinde mukim, İkitelli Vergi Dairesine kayıtlı Setcup Karton Bardak- ... isimli şahıs şirketi (bundan böyle “Ortak 1” olarak anılacaktır) Ve ....Londra/ İngiltere adresinde mukim merkezli ... şirketi Ortakları ...- ve ... bundan böyle “Ortak 2” olarak anılacaktır. İşbu Sözleşme'de ... Karton Bardak ve ... Ltd.birlikte “Ortaklar” olarak anılacaktır.'' Sözleşmenin Hisse Dağılımı başlıklı 2. Maddesinde; '' Ortakların bu sözleşme ile kurulacak olan Ortaklık içerisindeki hisse dağılımları aşağıda belirtilen şekilde olacaktır: Ortak 1-... Karton Bardak- ...: % 50, Ortak 2-... Ltd.: %50, ortaklar, yukarıda belirtilen hisse miktarı kadar mülkiyet ve ana sermaye sahibidirler.'' Sözleşmenin Ortaklığın Amaç Ve Konusu başlıklı 4. Maddesinde ise;'' İşbu sözleşme ile yukarıda belirtilen Taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisi (bundan böyle “Ortaklık” olarak anılacaktır) kurulmuştur. Ortaklığın kurulma amacı ve ortaklık ile kurulacak adi şirketin göstereceği faaliyetler aşağıda açıklandığı şekildedir: Kurulacak şirketin Merkezi ve üretim tesisi İstanbul, Türkiye'de olacak, bu kapsamda; İngiltere'den siparişler alınacak, alınan siparişin miktarı ve niteliğine göre İstanbul'daki fabrikada üretim yapılarak, sipariş konusu malların herhangi bir gönderim ücreti alınmadan İngiltere'ye gönderimi sağlanacak. İngiltere'ye teslim edilen mallar, Ortak-2 tarafından nihai Müşteriye ulaştırılıp ödemesi teslim alındıktan sonra, teslim edilen malınmaliyetleri düşürüldükten sonra elde edilen safi kar hesaplanıp 1/3 (üçte birlik) kısmı Ortak-1'e gönderilecektir. Kalan 2/3 (üçte ikilik) kısmı Ortak-2'nin nam ve hesabında kalacaktır. '' Hükümleri düzenlenmiş olup 13 maddeden oluşan sözleşme altının ... KARTON BARDAK adına şirket sahibi ve yetkilisi ... ve ... LTD. ŞİRKETİ Adına Şirket İmzaYetkilileri ... ve ... tarafından imzalandığı görülmüştür.Ayrıca davaya konu 07/11/2022 Tarihli '' Ticari Mal Satış Sözleşmesi '' başlıklı sözleşme incelendiğinde; Sözleşmenin Tarafları başlıklı 1. Maddesinde; ''İşbu sözleşme, bir tarafta ... SAN.TİC.LTD.ŞTİ (bundan sonra SATICI olarak yazılacaktır) ile diğer tarafta ... LİMİTED (bundan sonra ALICI olarak yazılacaktır) arasında aşağıda yazılı şartlar dâhilinde akdedilmiştir. SATICI : 1-... SAN.TİC.LTD.ŞTİ, 2-..., ALICI : 1-... LİMİTED, 2-..., '' olarak düzenlendiği, Sözleşmenin konusu başlıklı 2. Maddesinde;'' Bu sözleşmenin konusu, sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan SİPARİŞ formunda belirtilen nitelik ve nicelikteki malın Satıcı tarafından Alıcıya tedarik edilmesi işidir. '' Sözleşmenin türü ve bedeli başlıklı 3. Maddesinde;'' İşbu sözleşmenin içeriği; siparişler ile belirtilecek üretimlerin SATICI tarafından üretilen ürünlerin mal ediş fiyatının üzerine ALICI tarafından yapılacak nakliye, depolama gibi genel giderler eklendikten sonra kalan kar bedeli taraflar arasında eşit miktarlarla paylaşılmasını içermektedir. ALICI firma içeriği anlatılan kar payının üreticiye düşen miktarı ile birlikte üretilen malların maliyet bedellerini de SATICI” ya ödemekle yükümlüdür. '' Sözleşmenin İşe başlama, bitirme şekil ve şartları ile teslim programı başlıklı 6. Maddesinin 6.2. Alt maddesinde;'' Sipariş teminatı olarak Alıcı tarafından 250.000 İngiliz poundu ödenmiş olup bunun karşılığında SATICI tarafından ALICI'ya sözleşmenin imza tarihinden itibaren 2 gün içinde teminat senedi verilecektir. '' Teminat Senedi başlıklı 7. Maddesinde ise ;'' SATICI, 250.000 İngiliz poundu meblağlı kesin ve süresiz teminat senedini en geç 2 gün içinde ALICI "ya vermeyi kabul ve taahhüt eder. '' Hükmünün düzenlendiği, 15 maddeden oluşan sözleşme altının SATICI : 1-... SAN.TİC.LTD.ŞTİ, 2-..., ALICI : 1-... LİMİTED, 2-..., tarafından imzalandığı görülmüştür. Davaya konu 07/11/2022 Tarihli '' Ticari Mal Satış Sözleşmesi '' başlıklı sözleşmenin 1. Maddesine göre sözleşmenin tarafları ... San. Tic. Ltd. Şti. İle ... Limited Şirketi olduğu belirtilmiş ise de, maddenin devamında satıcı olarak 1-... SAN.TİC.LTD.ŞTİ, 2-...'ın alıcı olarak da 1-... LİMİTED, 2-...'nın olduğu düzenlenmiş ve bu durumda sözleşmenin taraflarının bunlar olduğu anlaşılmıştır.Dava dosyasına ibraz edilen sözleşmeler ışığında davacının aktif husumeti olmadığına yönelik mahkeme tespiti yerinde olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 19/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.