T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1305 Esas
KARAR NO: 2026/1313 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2026/129 D.İş - 2026/129 Karar
TARİH: 11/05/2026 (D.İş Karar Tarihi)
TALEP: İhtiyati Haciz
TALEP EDİLEN ALACAK : 1.249.208,02-TL
KABUL EDİLEN ALACAK : 1.249.208,02-TL
TEMİNAT BEDELİ: 249.841,60-TL ( Alacağın % 20' si )
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mal/ hizmet satışı gerçekleştiğini, teslim edilen mallara ilişkin e-faturalar düzenlendiğini ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap sistemi üzerinden takip edildiğini, düzenlenen e-faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, alacak muaccel hale gelmiş olmasına rağmen ödenmediğini, taraflar arasında düzenlenen ve borçlu tarafından imza/ kaşe altına alınan cari hesap mutabakatında, borçlunun borcunun 1.249.208,02- TL olduğunu açıkça kabul ve ikrar ettiğini, cari hesap ekstresi ve mutabakat formu birlikte değerlendirildiğinde alacağın varlığının yaklaşık ispat seviyesinin çok üzerinde olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun müvekkiline olan şimdilik 1.249.208,02-TL bedelli borcu nedeniyle, taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise en alt miktardan uygun bir teminat bedeli ile ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin 08/05/2026 tarihli ihtiyati haciz talebine karşı beyan dilekçesinde özetle; davacı tarafça, taraflar arasında düzenlenen cari hesap mutabakatına dayanılarak hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ancak somut olayda ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, talebin reddi gerektiğini, davacı şirket ile yaklaşık 15 yıldır aralıksız şekilde ticari ilişki içerisinde bulunmakta olduklarını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin uzun yıllara dayanan güven ilişkisine dayalı olarak sürdürülmüş olduğunu, dava konusu mutabakat metninin de bu güven ilişkisi kapsamında imzalandığını, mutabakat sonrasında tarafınca yapılan incelemede, düzenlenen faturaların bir kısmında fiili ticaretin tam ve doğru şekilde yer almadığı, bazı işlemlerin hatalı yansıtıldığını, ayrıca kimi faturaların gerçekleşen ticari ilişkiye göre olması gerekenden daha yüksek bedeller üzerinden düzenlendiğinin tarafınca tespit edildiğini, bunun yanında teslim miktarları, ödeme kayıtları, mahsup işlemleri ve cari hesap hareketleri bakımından da ciddi uyuşmazlıklar bulunduğunu tespit ettiğini, bu hususların fark edilmesi üzerine keşide edilen Bakırköy 64. Noterliğinin 08.05.2026 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacı tarafa açıkça itiraz edildiğini, ihtiyati haczin, ancak varlığı kuvvetli delillerle yaklaşık olarak ispat edilmiş, muaccel ve tartışmasız alacaklar bakımından uygulanabilecek bir konuma tedbiri olduğunu, somut olayda alacağın miktarının, dayanağının ve gerçekliğinin ciddi bir şekilde ihtilaflı olduğunu beyanla, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 11/05/2026 (D.İş karar tarihi) tarih ve 2026/129 D.İş - 2026/129 Karar sayılı kararında; "Geçici koruma tedbirlerinden biri olan ihtiyati haciz İİK'nin 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İhtiyati haciz istemine konu alacak cari hesap ekstresi ve faturalara dayanmakta olup, söz konusu belgeler mevcut durum itibariyle tek başına alacağın varlığını yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlamaya yeterli olmamakla, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden bu aşamada koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,
'' 1-İhtiyati haciz isteminin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda; taraflar arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişki bulunduğunu, cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, düzenlenen e-faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, cari hesap mutabakatının borçlu tarafından kabul edildiğini, alacağın muaccel hale geldiğini, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını, İİK m.257 kapsamında ihtiyati haciz şartlarının somut olayda tamamen oluştuğunu, ihtiyati haciz incelemesinde aranması gereken kriterin tam ve kesin ispat değil, yaklaşık ispat olduğunu, mahkemenin ise dosyada mevcut güçlü ticari delillere rağmen adeta kesin hesap incelemesi yaptığını, esas davada yapılabilecek bilirkişi değerlendirmelerini ihtiyati haciz aşamasına taşıdığını ve böylelikle ihtiyati haciz kurumunun amacını tamamen işlevsiz hale getirdiğini, dosya kapsamında sunulan; cari hesap ekstresi, cari hesap mutabakatı, e-faturalar, irsaliye içerikli ticari belgeler, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ortaya koyan kayıtlar, ihtarname, bir bütün halinde değerlendirildiğinde alacağın varlığı yalnızca yaklaşık ispat seviyesinde değil, bunun da ötesinde kuvvetli şekilde ortaya konulduğunu, mahkemenin göz ardı ettiği en önemli delillerden birinin, borçlu tarafça açık şekilde kabul edilen cari hesap mutabakatı olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/8229 Esas, 2017/2446 Karar sayılı ilamında; taraflar arasında imzalanan cari hesap mutabakatının borcun ikrarı niteliğinde olduğunun belirtildiğini, borçlu taraf cari hesap mutabakatını imzaladıktan sonra, ihtiyati haciz talebi üzerine tamamen soyut şekilde itiraz ileri sürmeye başladığını, önceden açık şekilde kabul edilen ticari borcun, sonradan hiçbir somut kayıt sunulmaksızın genel ifadelerle inkâr edilmesinin, mutabakatın hukuki değerini ortadan kaldırmayacağını, e-faturalara yasal süresinde itiraz edilmemiş olmasının alacağın varlığını güçlendirmekte olduğunu, borçlu taraf, ihtiyati haciz talebinden hemen sonra keşide ettiği ihtarname ile bazı faturaların yüksek düzenlendiğini, teslim miktarlarında uyuşmazlık olduğunu ileri sürmüş ise de bu iddiaların tamamen soyut ve dayanaksız olduğunu, borçlu tarafın yaklaşık 15 yıldır süren ticari ilişki boyunca, faturalara itiraz etmediğini, cari hesap mutabakatını imzaladığını, ticari ilişkiyi sürdürdüğünü, borç bakiyesini kabul ettiğini, ancak ihtiyati haciz talebinden sonra genel nitelikli ve ispatsız itirazlar ileri sürdüğünü, bu durumun dahi tek başına borçlu tarafın kötü niyetli olduğunu ve alacağın tahsilini güçleştirmeye yönelik hareket ettiğini gösterdiğini, İleri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, borçlu ...’ın müvekkiline olan şimdilik 1.249.208,02-TL tutarındaki borcu nedeniyle; taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde en alt miktardan uygun bir teminat bedeli ile ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin borçluya yükletilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.
Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulan mutabakat metni ve eki açık hesap özetinin, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen tarafından imzalanmış olması, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen tarafından imza inkarında da bulunulmamış olması ve ihtarnamenin ekstre ve bakiye açık hesap tutarında mutabık olunduğuna dair imzanın atılması sonrasında keşide edilmiş bulunması karşısında, talep tarihi itibariyle ihtiyati haciz talep edenin karşı taraftan muaccel ve rehinle temin edilmemiş 1.249.208,02-TL alacağının varlığı hususunda yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu anlaşılmış olup, mahkemece istemin teminat mukabilinde kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Sonuç itibariyle; ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm tesis edilerek 1.249.208,02-TL alacak yönünden ihtiyati haciz talebinin %20 oranındaki teminat mukabilinde kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2026 (D.İş karar tarihi) tarih ve 2026/129 D.İş - 2026/129 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
-İhtiyati haciz talebinin KABULÜ ile;
2-İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince 1.249.208,02-TL alacak bakımından %20 teminat mukabilinde aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ...'ın (T.C...) borca yeter miktarda mal, hak ve alacaklarına İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından İİK 259, HMK 87 maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen 1.249.208,02-TL alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 249.841,60-TL tutarında nakdi veya mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,
İİK'nın 261. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına,
3-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.206,00-TL ihtiyati haciz karar harcı talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İlk derece mahkemesinde alacaklı tarafından yatırılan 732,00-TL başvurma harcı, 1.206,00-TL ihtiyati haciz harcı olmak üzere; toplam 1.938,00-TL'nin borçlu ...'dan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine,
5-Dairemiz karar tarihi itibariyle alacaklı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin borçlu ...'dan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine,
6-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 732,00-TL istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati haciz talep eden alacaklıya iadesine,
7-İstinaf eden tarafından yatırılan 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 295,00-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş dönüş gideri ile tebligat masrafı olmak üzere; toplam 2.297,00-TL'nin borçlu ...'dan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine,
8-Artan gider avansı olması ve talep halinde, avansı yatıran tarafa iadesine,
9-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde İİK 258/2 ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.