T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1165 Esas
KARAR NO: 2026/1187 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2026/239 Esas (Desdest)
TARİH: 13/03/2026 tarihli ara karar
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 12/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı ...'a keşide edilen; 17/02/2026 düzenleme tarihli 20/03/2026 ödeme tarihli 300.000,00 TL, 17/02/2026 düzenleme tarihli 20/04/2026 ödeme tarihli 400.000,00 TL, 17/02/2026 düzenleme tarihli 20/05/2026 ödeme tarihli 400.000,00 TL, 17/02/2026 düzenleme tarihli 20/06/2026 ödeme tarihli 400.000,00 TL, 17/02/2026 düzenleme tarihli 20/07/2026 ödeme tarihli 400.000,00 TL bedelli senetlerden ötürü borçlu olunmadığının tespitine, yargılama sürecinde telafisi imkansız zararlara sebebiyet verilmemesi adına senetler üzerine tedbiren ödeme yasağı konulmasına ve tedbiren icra takibi yapılmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 13/03/2026 tarih 2026/239 Esas (Derdest) sayılı kararında;" İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talep edenin iddiasını yaklaşık olarak ispat etmesi zorunludur. Somut olayda, Davacının iddialarının haklılığının ancak taraf delillerin toplanması, bilirkişi incelemesi yapılması halinde anlaşılabileceği, dava dilekçesi ve eklerinde yer verilen açıklama ve deliller incelendiğinde bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, mevcut koşullarda bir değişiklik olması halinde her zaman ihtiyati tedbir kararı verilebileceği hususları birlikte değerlendirilmekle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile,
'' Davacı vekilinin ödeme yasağına yönelik İhtiyati tedbir talebinin, HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca şartları oluşmadığından REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hisselerini 17/02/2026 tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşme ...'dan 500.000,00 TL bedelle ve ... 'dan 450.000,00 bedelle davacı şirket yetkilisi ...'nun devir aldığını, devir karşılığında 1.000 gr altının ... yetkilisi ...' teslim edildiğini, ... ... tarafından altının bozdurulduğunu v ... ile ...'in banka hesaplarından toplamda 7.170.000,00 TL bedel 'in davalı ... 'ın eşi ... ait ... ait IBAN: TR... hesabına aktarıldığını, dekontların açıklamalarında " ELDEN ALINAN ALTIN BEDELİ " yazılmış ise gerçek işlemin devir bedelinin ödenmesi olduğunu, davalı ...'ın kuyumcuyu yanıltarak bu şekilde bir açıklama yazdırdığını, davacı şirket yetkilisi ...'na ait ...Bankası Aş TR ... nolu hesabından davalı ...'ın ait ... Bankası A:Ş TR... nolu hesabına ; açıklamalarında ... olarak belirtilen 16/02/2026 tarih ve 07:53 400.000,00 TL , 14/02/2026 tarih ve 00:25 100.000,00 TL, 14/02/2026 tarih ve 00:24 100.000,00 TL , 14/02/2026 tarih ve 00:22 100,000,00 TL, 14/02/2026 tarih ve 00:19 100.000,00 TL bedelli ödemeler yapıldığını, davacı şirket yetkilisi ... ait ... Aş TR ... hesabından davalı dışı diğer ortak ... ' ait ... Bankası AŞ TR ...nolu hesabına 13/02/2026 Tarih ve 19:59 100.000,00 TL bedelli havale yapıldığını, davacı şirket tarafından ayrıca dava konusu 5 adet senedin düzenlendiğini, davalıya 8.070.000,00 TL ödeme yapılmasına rağmen, teminat olarak teslim edilen dava konusu senetlerin iade edilmediğini, davacı şirketin günlük cirosunun devir öncesinden daha düşük olduğunun devir sonrasında anlaşıldığını, davalının fırının unlu mamülleri ruhsatının olduğunu ve getireceğini beyan etmesine rağmen getirmediğini, daha sonra fırının ekmek üretimi ruhsatının olmadığınının anlaşıldığını, devirden sonra fırının yan eklentisinin kaçak yapı olduğunun Esenyurt Belediye Zabıta Ekiplerince tesptit edildiğini, davacı yetkislinin iradesinin hile ile sakatlandığını, buna rağmen senetlerin haksız olarak davalı uhdesinde bulunduğunu, domut olayda davalı yanın elinde bulundurduğu senetlerin kötüniytli olarak bir biçimde kullanılması ve senetlerin bankaya ibraz edilmesi halinde davacının ticari ve ekonomik hayatının sekteye uğrayacağını, ileri sürerek, açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle; ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, yargılama süresince telafisi imkansız zararlara sebebiyet verilmemesi adına teminatsız olarak ancak sayın mahkeme aksi kanaatte ise mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında dava konusu senetler üzerine tedbiren ödeme yasağı konulmasına ve senetlere dayalı tedbiren icra takibi yapılmamasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; İİK'nun 72 maddesi kapsamında takipten önce ikame edilmiş menfi tespit davası olup, davacının dava konusu senetlerin ödenmelerinin tedbiren yasaklanmasına, senetlerin takibe konulmasının tedbiren engellenmesine yönelik istemleri mahkemece 13/03/2026 tarihli ara karar ile reddedilmiş, ara karara karşı davacı vekili tarafından 16/03/2026 tarihli dilekçe istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosya istinaf incelemesi için dairemize tevzii edildikten sonra; davacı vekili Av ...'ın ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden e-imzalı olarak sunduğu 02/06/2026 tarihli dilekçe ile; davalı tarafa açmış oldukları menfi tespit davasından davacı şirketin gördüğü lüzum üzerine feragat edildiğini, davalı tarafa karşı olan taleplerinden ve davadan feragat ettiklerini, feragate ilişkin beyanın kabulü ile kabulü ile davalı tarafa tebliğini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dosyaya mübrez Büyükçekmece 9 Noterliği'nin 25/02/2026 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi incelenmiş, vekilin davadan ve kanun yollarından feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 307. maddesi ile feragat düzenlenmiş olup feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı değildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Somut talep bakımından, davacının ihtiyati tedbir talebinin dayanağı esas davadan feragat etmiş olması ve feragatin karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın sonuç doğurması karşısında, mahkemenin 13/03/2026 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararına yönelik istinaf başvurusu konusuz kalmıştır.
Sonuç itibariyle davacının ihtiyati tedbirin reddine dair ara kararına yönelik konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.