T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1109 Esas
KARAR NO: 2026/1211 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2023/614 Esas - 2026/70 Karar
TARİHİ: 11/02/2026
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVA (İSTANBUL 10.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/899 ESAS-2023/233 KARAR SAYILI DOSYASI )
DAVA: Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı, asıl ve birleşen davada davacı ve davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın dairemize gönderilmiş olduğu anlaşılmakla; dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6100 sayılı HMK'nun 344. maddesi; "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir." hükmünü içermektedir.
HMK'nın 344. maddesindeki düzenlemeler dikkate alındığında istinaf incelemesinin yapılabilmesi için istinaf talebine ilişkin harç ve gider avansının İlk Derece Mahkemesi tarafından tamamlatılması zorunludur.
Asıl ve birleşen dava birbirinden farklı bağımsız davalar olup, asıl ve birleşen dosyada davacı vekili ile asıl ve birleşen dosyada davalı vekilinin, asıl ve birleşen dava yönünden istinafa başvurduğundan asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı istinaf harcı yatırılması gerekmekte olup;
Dairemizce yapılan incelemede, asıl ve birleşen dosyada davacı vekili tarafından 06/04/2026 tarihli istinaf dilekçesi ile asıl ve birleşen davanın istinaf edildiği, yine asıl ve birleşen dosyada davalı vekili tarafından 22/04/2026 tarihli istinaf dilekçesi ile asıl ve birleşen davanın istinaf edildiği, asıl davaya ilişkin istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf karar harcının yatırıldığı, ancak; davacı / birleşen dosya davacısı ve davalı / birleşen dosya davalısı tarafından birleşen davaya yönelik yatırılması gereken 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının yatırılmadığı anlaşılmakla;
İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 344. maddesi gereğince davacı / birleşen dosya davacısı vekiline ve davalı / birleşen dosya davalısı vekiline birleşen davaya yönelik yatırılması gereken 2.000,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harçlarını tamamlamaları için ayrı ayrı kesin süreli muhtıra çıkartılması ve HMK'nın 344. maddesi gereğince davacı / birleşen dosya davacısı ve davalı / birleşen dosya davalısı vekiline verilecek kesin süreye rağmen harcın yatırılmaması halinde birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması yönünde ek karar verilerek davacı / birleşen dosya davacısı vekiline ve davalı / birleşen dosya davalısı vekiline tebliğ edilmesi ve bu karara karşı da taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurma hakkı olduğu hususu dikkate alınarak istinaf sürelerinin beklenmesi, verilecek ek kararın istinaf edilmesi halinde, ek karara yönelik istinaf harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra davacı / birleşen dosya davacısı vekilinin ve davalı / birleşen dosya davalısı vekilinin asıl davaya yönelik de istinaf başvurusu bulunduğundan her halükarda yeniden Dairemize gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesi dosyasının MAHKEMESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE,
2-İstinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,
3-Verilen kararın niteliğine göre harç ve yargılama giderleri yönünden bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 12/06/2026 tarihinde oy birliği ile HMK' nın 352. maddesi uyarınca karar verildi.