T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1131 Esas
KARAR NO: 2026/1115 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2026/102 (Derdest Dava Dosyası)
ARA KARAR TARİHİ: 22/04/2026
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin faaliyet kapsamı "Her türlü sanayi ve iş makineleri ile ilgili her nevi madde ve malzemeden her ceşit makine. çeşıt makine, kompresör, kalıp ve hidrolik sistemleri ile benzeri araç, alet ile bu alanlardaki yeyedek parça imalatını yapmak veya başkalarına yaptırmak ile bu işlerde kullanılan bütün madde malzeme ve benzer ürünlerin alımı satımı imalatı, ithalat ve ihracatını yapmak veya başkalarına yaptırdığı, Konusu ile ilgili her türlü makine alet, edevat imalatı, alım satımı, ithalatı ve ihracatını yapmak vb" İşler olduğu, Müvekkil inşaat ile ilgili her türlü ticareti yapmakta ve bu alanda faaliyet gösterdiği, Davalı şirket de korkuluk ve imalatı ile ilgili olarak müvekkil şirketle anlaştığı, İcra takibi ve işbu davaya konu cari hesap ekstresinde de görüldüğü üzere davalı şirketin müvekkil şirkete cari hesaptan kaynaklanan bakiye borç kapsamında 421.443,23-TL borcu bulunduğu, Taraflar arasında ürün alım satım ve hizmeti konusundaki anlaşmaları sonucunda 2025 yılı cari hesap ekstresinde bilgileri yer aldığı üzere satış faturaları düzenlendiği, davacı üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından cari hesap ekstresinde görüldüğü üzere bakiye kalan ve ödenmesi gereken 421.443,23-TL'lik hizmet bedeli müvekkilime ödendiği, Müvekkil öncelikle cari hesap bakiyesini davalı şirkete mail göndererek ihtar ettiği, davacı tarafından davalı şirkete tedarik edilen korkuluk hizmetinin karşılığı davalı şirket tarafından ödenmediğinden davaya konu hizmetin bedeli için cari hesap ekstresinde kalan bakiye borç tutarı davalı şirket aleyhinde ilamsız icra takibine konduğu, Tarafımızca alacağımızın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde Müvekkil Şirketin alacaklıya gerek bu nedenle ve gerekse de başkaca bir nedenle hiçbir borcu bulunmamaktadığı denilerek itiraz edilmiş ve takip durdurulduğu, İhtiyati haciz İİK'nun 257. Maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir "para borcunun" alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklar ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." şeklinde düzenlendiği, Yukarıda belirtildiği üzere davalı taraf borcunu tam ve gereği gibi ifa etmediğinden müvekkil şirket maddi olarak zor duruma düştüğü, Dolayısıyla davalı taraf basiretli bir iş adamı gibi davranmayıp borcunu ödemeyip ve aynı zamanda kötü niyetli davranarak borca itiraz ettiğinden işbu dava kendisine tebliğ edildiği zaman yine müvekkil şirketi mağdur etme amacı güderek maliki olduğu menkul ve gayri menkullerini muvazaalı bir şekilde başkalarına devretme ihtimali yüksek olduğu, Bu durumda ise zarara uğrayıp zor durumda kalan müvekkil şirketi maddi zararlarını bugüne kadar karşılama yoluna gitmeyen davalının, üzerine kayıtlı bulunan malvarlığını devretmesi durumunda dava konusu edilen tutarın tahsil edilmesi mümkün olmayacağı, ayrıca dava süresince davalının borçlanması dolayısıyla mevcut malvarlığı kaydına başkaca hacizlerin gelmesi kuvvetle muhtemel bulunduğundan takip miktarı olan 455.198,51-TL üzerinden, mahkeme aksi kanaatte olduğu takdirde ise takdir edilecek tutar üzerinden davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz kayıtlarına, banka hesaplarına ihtiyati haciz konulması için sayın mahkemenize başvuruda bulunduğunu beyan ederek ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 22/04/2026 tarih ve 2026/102 esas sayılı ara kararında;
"Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Talebin cari hesap bakiyesi alacağından kaynaklı ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olduğu, yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda talep incelendiğinde ihtiyati haciz isteyen tarafın istemine konu alacağın miktarının ne kadar olduğu, alacağın mevcudiyeti halinde ise miktarı, bir ödeme alınıp alınmadığı taraflar arasında mutabık kalınan bir bakiye olup olmadığı, dolayısıyla yaklaşık ispat hususunun bu aşamada sağlanamadığı, davalı şirketin gayrimenkullerini muvazalı biçimde devretme gayretinde olduğuna dair de somut bir belge sunulmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği kanaatine varılmış, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ankraj plakası teminini davacı şirketten sağladığını bu kapsamda icra takibi ve işbu davaya konu cari hesap ekstresinde de görüldüğü üzere bakiye 421.443,23 TL borcu bulunduğunu, taraflar arasında ürün alım satımı konusundaki anlaşmaları sonucunda 2025 yılı cari hesap ekstresinde bilgileri yer aldığı üzere satış faturaları düzenlendiğini, söz konusu faturalar, irsaliyeli halleri ile birlikte ekte sunulduğunu tüm faturalar ve cari hesap müvekkil şirketin ticari defterlerine de işlendiğini, davacı davalı ile arasındaki cari hesaptan doğan alacağı ile ilgili her aşamayı Hazine ve maliye bakanlığı ile gelir idaresine bildirdiğini alacağı olmayan birisinin tüm adımları tek tek beyan etmesi hayatın olağan akışına aykırı olacağını, ayrıca TTK’ya göre her tacirin ticari defter tutmak zorunda olduğunu, (m. 64/1) konusu açısından ticari defterlerin ispat gücünün önemli olduğunu, fatura aynı zamanda tacirin ticari defterlerine yapmış olduğu kayıtların dayanaklarından biri olduğunu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talepli davada alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK'nın 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK'nın 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.
Somut talepte davacı vekili, dava ve icra takibi dayanağı cari hesaptaki faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ancak bakiye cari hesap alacağının ödenmediğini iddia ederek alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ve talep ekinde hesap ekstresi, faturaları ve sevk irsaliyelerini sunmuş ise de, sunulan belgeler ve davalı savunması dikkate alındığında bu aşamada muaccel alacak ve miktarı yaklaşık olarak ispatlanmadığı anlaşılmakla Mahkemece koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalının malvarlığı dava konusu olmadığından malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.