T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1024 Esas
KARAR NO: 2026/1010 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2025/1216 Esas- 2025/1235 Karar
TARİH: 14/11/2025 (D.İş Karar Tarihi)
: 25/12/2025 (Ek Karar Tarihi)
DAVA: İhtiyati Haciz (Finans)
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Etiler Şubesi tarafından, ... A.Ş.'ye kredi kullandırıldığını, karşı tarafın da sözleşmeye müteselsil kefil olduğunu, kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle hesapların kat edildiğini ve karşı tarafa kat ihtarnamesi gönderildiğini beyanla karşı taraf borçlunun 4.771.271,89-TL alacak üzerinden taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 14/11/2025 tarihli kararı ile; alacağın %15'i tutarında teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş ve karara karşı karşı taraf/borçlu vekili itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.
Karşı taraf/borçlu vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; müvekkilinin tutuklu olduğu, asıl borçlu şirkete de TMSF'nin kayyım olarak atandığını, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde yetki mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak kabul edildiğini, bu nedenle Mahkemenin yetkisiz olduğunu, şekil şartları yerine getirilmediği ve eş rızası bulunmadığından kefaletin geçersiz olduğu, asıl borçluya müracaat edilmeden kefile başvurulamayacağı, genel kredi sözleşmesindeki genel şart olarak kabul edilecek düzenlemelerin müvekkili aleyhine yorumlanamayacağını, müvekkiline yapılmış usulüne uygun bir kat ihtarının olmadığını, alacağın muaccel hale gelmediğini beyanla ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; İİK'nın 258. maddesinde, ihtiyati hacze İİK'nın 50. maddesine göre yetkili mahkemede karar verileceğinin hüküm altına alındığı, İİK'nın 50. maddesinde ise yetkili mahkemenin belirlenmesinde dair HMK hükümlerine atıfta bulunulduğu, alacaklı ile asıl borçlu arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olacağı düzenlendiğinden, tacir olmasa bile tacirler arasındaki genel kredi sözleşmesinde yer alan yetki şartının, 6102 sayılı TTK'nun 7. maddesinde öngörülen ticari teselsül karinesi nedeniyle muteriz kefili de bağlayacağı, bu nedenle muteriz ...'nın mahkemenin yetkisine yönelik itirazının HMK'nın 17. maddesi uyarınca kabulü gerektiği gerekçesi ile itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş karar verilmiş ve karara karşı talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
TALEP EDEN VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İİK'nın 50. maddesi ile HMK'nın 6. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin borçlunun yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemeleri olduğu, Mahkemece yetki itirazını kabulüne karar verildiği ancak bu kararın, davalı borçlunun yerleşim yeri Bahçelievler olduğundan İlk derece mahkemesinin yetkili olduğu, genel kredi sözleşmesindeki yetki şartının tacir olmayan gerçek kişileri bağlamadığı, bu hususun açıkça sözleşmede düzenlendiği, bu itibarla ek karar hatalı olup kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve bu karara karşı yapılan itirazın da kabulüne karar verilmiş, verilen ek karara karşı talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.
İİK'nın 265. maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden banka ile ... A.Ş.' arasında 5.000.000 TL limitli ve 27/09/2022 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, karşı taraf/borçlunun sözleşmede aynı limit ile müteselsil kefil olduğu, alacağın ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek asıl borçlu ve kefile tebliğe çıkarıldığı, genel kredi sözleşmesinin 13.4/e maddesi ile yetki sözleşmesi yapıldığı ve sözleşmeden doğacak ihtilafların çözümünde İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığı, genel kredi sözleşmesinin tarafları tacir olduğundan HMK 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, TTK'nın 7/2. maddesinde düzenlenen teselsül karinesi gereğince, tacir olmasa bile yetki şartının müteselsil kefil olan borçluyu da bağlayacağı, bu itibarla Mahkemece itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, talep eden alacaklının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Talep eden alacaklının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.