T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/746 Esas
KARAR NO : 2025/2100 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/1035 Esas - 2022/900 Karar
TARİHİ: 12/10/2022
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın alacağına müteakip başlatılan icra takibine, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, takip konusu alacağın, müvekkilinin sunduğu taşıma hizmetinden, navlun alacağından, bekleme ücretinden ve davalı nam ve hesabına yaptığı gümrük masraflarından kaynaklandığını, müvekkilinin davalı tarafa uluslararası kara taşımacılığı hizmeti sunduğunu, müvekkili tarafından icra takibine konu edilen faturalarda, taşımacılığa konu edilen malların; yükleme yeri İstanbul/Türkiye'den 27.04.2021 alış tarihli taşıma ile, varış yeri olan Belçika'ya taşınması üzerine anlaşıldığını, Göndericisi: ... ...Ticaret Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan ve Alıcısı ... olan Yükleme Yeri: İstanbul/Türkiye, Boşaltma Yeri: Willbroek/Belçika olan malların müvekkili tarafından ... plakalı tır ile Hollanda'ya taşındığını, taşımaya konu emtialar Hollanda'ya vardığında Hollanda Gümrüğüne varmak üzereyken, Hollanda Gümrük idaresinin, taşımaya konu malların doktor kontrolüne tabi olduğunu ve gönderici davalının müvekkiline iletmesi gereken evraklar olduğunu belirttiğinden, müvekkilinin davalıdan bu evrakları talep ettiğini, göndericinin, ürünlerin HS kodları ile birlikte, her hes kodu ve her mal cinsi için ayrı ayrı formlar doldurmasını, ürünlere ait fotoğraf ve analiz sertifikalarını talep ettiğini, gıda ürünü olduğundan Hollanda Gümrüğünün bu evraklar olmadan gümrük işlemlerini yapmadığının kendilerine iletildiğini, davalı tarafın herhangi bir aksiyon almadığı gibi eksik evrakları müvekkiline göndermediğini, müvekkilinin, 8 Mayıs 2021 tarihinde talep ettiği mailde, araçlarının 3 gündür gümrükleme için Hollanda Gümrüğünde beklediğini, Hollanda gümrüğünün işlem yapmadığını, gönderici davalıdan teslim için gümrük sahası önermesini istediğini dile getirdiğini, aksi halde Türkiye'ye dönüş işlemlerine geçeceğini beyan ettiğini, zira müvekkilinin, taşımacı olarak T1 belgesinin zamanında kapatılması yükümlülüğü olduğunu, davalı tarafın ise ilk olarak Hollandalı bir alıcının taahhüt imzalayarak ürünleri ithal edebileceğini beyan ettiğini ancak müvekkilinin yardımcı olma çabalarına karşılık davalı tarafça hiçbir aksiyon alınmadığını, davalının eyleme geçmediğini, davalının daha sonra malları geri çevirmesini söyleyerek müvekkiline gümrüklemenin Bulgaristan'da yapılacağı talimatını verdiğini, müvekkilinin aracını Bulgaristan'a çevirdiğini, müvekkilinin davalıya Bulgaristan'a geri dönüş aşamasında ayrıca dönüş navlunu olarak 2000 Euro tahakkuk edeceğini ve beklenen her gün için ise 7 gün 150 Euro olmak üzere 1050 Euro bekleme ücreti maliyeti doğacağını da ifade ettiğini, davalı taraf ise, müvekkilinden ürünleri Bulgaristan'a getirmesi talimatını vermiş ise de, müvekkilinin taşıyıcı olarak sorumlu olduğundan, T1 işlemlerinin kapatılması zorunluluğu ve malların çıkış ülkesine geri dönen taşıma konusu malların başka ülkeye değil yeniden “çıkış ülkesi" olan Türkiye'ye getirilmesi yasal zorunluluğu olduğundan malları Bulgaristan'a değil, Türkiye'ye geri getirmek zorunda olduğunu, malları yeniden Türkiye'ye Muratbey gümrüğüne geri getirerek 17 Mayıs 2021 tarihinde 4D antrepoya teslimatı gerçekleştirdiğini, tüm bu hususların mail yazışmaları ve whatsup üzerinden yapılan yazışmalar ile sabit olduğunu, müvekkilinin malları hem ihracatı için dışarıya taşıdığını ve Hollanda Gümrüğüne götürdüğünü, hem de kendisinden kaynaklanmayan bizatihi davalı tarafından kaynaklanan nedenlerle, uzunca süre beklediğini, daha fazla beklemesi mümkün olmadığından ve taşıyıcı olarak sorumluluğu da doğacağından Türkiye'ye geri dönerek T1 i kapattığını, malları Türkiye'de teslim ettiğini, malların hem müvekkili tarafından Hollanda'ya taşındığını, hem de davalı tarafından tamamlanmayan gümrük işlemlerinden ötürü, Türkiye'ye geri taşındığını, hem de bu süre zarfında müvekkilinin beklemek zorunda kaldığını, aracın kullanılamamasından kaynaklı bekleme ücreti doğduğunu, müvekkilinin neredeyse 10 güne yakın olarak uzunca bir süre Hollanda'da beklenmek zorunda kaldığını, müvekkilinin, taşıma konusu emtiaların Hollanda'ya taşınması, orada beklemesi ve Türkiye'ye malları geri taşıması nedeniyle hem navlun alacağı hem de bekleme ücretlerine, hem de davalı nam ve hesabına yaptığı gümrük masraflarından dolayı yaptığı masraf kalemini talep etmeye hak kazandığını, müvekkilinin Türkiye'den Hollanda'ya yaptığı taşıma hizmeti için 4000 Euro navlun ücreti tahakkuk ettiğini, Hollanda'dan Türkiye'ye geri getirilen malların taşınmasına istinaden 2000 Euro navlun ücreti tahakkuk ettiğini, Hollanda Gümrüğünde teslime hazır olmasına rağmen davalı tarafından bekletilmesi neticesinde doğan bekleme ücreti (11 Mayıs 2021 itibariyle 7 günlük Hollanda beklemesi) 7,333 günlük beklediği süre olarak hesaplanarak (beher gün için 150 EURO * 7,33) 1100 Euro bekleme ücreti doğduğunu, müvekkilin nerdeyse 8-9 gün Hollanda'da fedakarca beklenmiş olmasına rağmen makul olarak bekleme ücretini 7,333 günden hesaplayarak zararına 1100 Euro talep ettiğini, gümrükte yapılan masrafların ise 80 Euro olduğu ve davalının müvekkiline ödemesi gereken gümrük masraf kalemi olduğunu, müvekkilinin 4000 + 2000 + 1100 + 80 Euro olmak üzere toplam 7180 Euro alacağı doğduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve takibin devamına, davalının dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, yurt dışında bulunan müşterisine ait ihracata konu eşyaların Hollanda ülkesine nakliyesi için davacı şirket ile anlaşma sağladığını, işbu anlaşma doğrultusunda müvekkili şirketin, söz konusu nakliye işlemi ile ilgilenen davacı şirket çalışanlarına, ihracata konu eşyaların Bulgaristan ülkesinde doktor kontrolüne tabi tutulması gerektiğini bildirerek bu yönde davacı şirketten bu kontrolü yerine getirmesi için talepte bulunduğunu, işbu doktor kontrolünün, ihracata konu eşyaların Hollanda ülkesine ithalatının yapılabilmesi için bir gereklilik taşımakta olduğunu, müvekkili şirketin bu talebine rağmen davacı şirketin ihracata konu eşyaları Bulgaristan Gümrük kapısında doktor kontrolüne sokmadığını, bu nedenle söz konusu eşyaların Hollanda ülkesinde ithalatı yapılmak istendiğinde Hollanda Gümrüğünün eşyaların doktor kontrolü yapılmamasından bahisle ithalatının yapılamayacağını belirttiğini ve ithalatın gerçekleşemediğini, eşyaların Hollanda ülkesine vardığında davacı tarafın ilk etapta eşyanın ithalatının gerçekleşmemesine sebep olarak müvekkili şirkete, alıcı kaynaklı olduğunu belirterek yalan beyanda bulunduğunu, kendi kusurunu örtbas etme gayreti içerisine girdiğini, müvekkili şirketin, davacı şirketten eşyanın Bulgaristan'da doktor kontrolüne sokulduğuna dair düzenlenen belgeyi ve Hollanda Gümrüğü tarafından ithalatın gerçekleşmeme sebebi olarak alıcı firmayı gösterdiğine dair yazı istemesi üzerine davacı şirketin ithalatın Bulgaristan'da doktor kontrolüne tabi tutulmaması nedeniyle gerçekleşemediğini itiraf ettiğini, ihracatın gerçekleşememesi nedeniyle eşyaların Türkiye'ye geri dönmek durumunda kaldığını, müvekkili şirketin, geri dönen eşyaların Hollanda'ya ihracatı için başka bir nakliye firması ile anlaştığını, işbu nakliye firmasının söz konusu eşyaların doktor kontrolünü Bulgaristan Ülkesinde gerçekleştirerek Hollanda ülkesine taşıdığını ve eşyaları alıcısına teslim ederek ithalatı sorunsuz bir şekilde gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket tarafından 30.06.2021 tarihinde davacı şirkete gönderilen mailde ilk olarak, Bulgaristan Gümrüğünden eşyaların doktor kontrolüne sokulduğuna dair ve davacının beyanı olan ithalatın alıcı firma nedeniyle gerçekleşmediğine dair Hollanda Gümrüğünden yazı istenildiğinin görüleceğini, davacı şirket tarafından 30.06.2021 tarihinde verilen cevapta; sürücülerinin gönderici firma tarafından yükleme yapıldığı esnada eşyaların doktor kontrolüne tabi tutulması için uyarıldığını, sürücünün de ilgili müracaatı yaptığını, kapıdaki memurun doktor kontrolüne gerek olmadığını söylediğini ve geçişine izin verdiğini söylediğini, doktor kontrolüne gerek olmadığına dair Bulgaristan gümrüğü tarafından düzenlenen herhangi bir resmi belgenin ellerinde olmadığını bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin 13.07.2021 tarihli ... ve ... fatura numaralı ve 2.000 Euro ile 1.100 Euro bedelli iade faturaları düzenleyerek davacı şirkete gönderdiğini, davacı şirket tarafından işbu iade faturalarına Beşiktaş 8. Noterliği' nin 14.07.2021 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, 7180 Euro bedelinde bekleme ücreti ile gümrük bedeli talep edildiğini, müvekkilinin işbu ihtarnameye karşılık Bakırköy 18. Noterliği' nin 06.08.2021 tarih, 11121 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taşımacılığın davacının kusuru ile gerçekleşmemesinden bahisle talep edilen borcu kabul etmediklerini ihtar ettiklerini, somut olayda ithalatın gerçekleşmemesine neden olan evrak eksikliğinin davacının hatası ve ihmalinden kaynaklandığını, davacı şirketin taşıma hizmetini kendi kusuru nedeniyle gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle talep ettiği ücretlere hak kazanamadığını, müvekkili şirketin, davacının taşıma hizmetini yerine getirmediğinden eşyaları başka bir taşımacı ile göndererek maddi zarara uğradığını, davacının icra inkar tazminatı talebinde bulunmasının iddia edilen alacağın likit olmaması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 12/10/2022 tarih ve 2021/1035 Esas - 2022/900 Karar sayılı kararında;"...Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, taraflar arasındaki yazışmalar, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı takip dosyası, 01/07/2022 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında uluslararası taşıma işinden kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğu, dava dışı ... ... Dış Tic. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ne ait emtianın taraflar arasındaki anlaşma gereğince davacı tarafça İstanbul/ Türkiye- Hollanda arasında kara yoluyla taşındığı, davacı tarafından taşınan emtiaların evrak eksikliği nedeniyle Hollanda Gümrüğü'nce bu ülkeye girişine izin verilmediği ve emtianın geri taşındığı, bu taşıma ilişkisi kapsamında davacı tarafından navlun ve bekleme ücretleri nedeniyle alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, HMK'da yapılan değişiklik gereğince uyuşmazlık değeri 500.000,00 TL'nın altında olduğundan davada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflarca delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 01/07/2022 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının iddia ettiği gidiş navlunu, dönüş navlunu, bekleme ücreti ve gümrük masrafını taşıma ve sevk evrakında tanımlı dava dışı yük ilgilisine karşı ileri sürebileceği gibi davalıya karşı da talep ve dava konusu edebileceği, davalı yanca ileri sürülen taşıma sürecinde gerekli belge ve denetim sürecini davacının üstlendiği iddiasının da açıkça sözleşme şartı olarak ortaya konulamadığı, davalının gerek gidiş gerek geri iade taşıma sürecinde süreci sorumlu olarak organize ettiği, davacı ile davalı arasında mail yazışmaları ile mutabık kalınan tutarlar üzerinden davacının 6.180,00 Euro asıl alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; dosya kapsamına göre, ... Konvansiyonunun 11. maddesine göre malların tesliminden önce tamamlanması gereken gümrük ve diğer formalitelerin yerine getirilmesi için göndericinin lüzumlu belgeleri sevk mektubuna iliştirmek yahut da taşımacıya vereceği ve talep ettiği diğer bilgileri kendisine sağlamak zorunda olduğu, taşımacının bu belgelerle verilen bilgilerin doğruluğunu ve yeterliliğini incelemek zorunda olmadığı, göndericinin bu gibi belgelerin bulunmaması, yetersiz olması veya usule aykırı oluşundan doğacak zarar, ziyan ve hasardan, taşımacıya karşı sorumlu olduğu, davada evrak eksikliğinin davacı taşımacının hatası ve ihmalinden kaynaklandığının ispat edilemediği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile, davalının Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile, takibin 6.180,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiş, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu alacağın faturaya dayalı olması sebebiyle alacağın likit ve bilinebilir olduğu dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranında, borçlu davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, her ne kadar davacı tarafça 1.000 Euro alacak yönünden dava atiye bırakılmış ise de; davalı tarafın rızası bulunmaması nedeniyle bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''Davanın KISMEN KABULÜ ile;Davalının Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE,
Takibin asıl alacak miktarı olan 6.180,00-EURO üzerinden DEVAMINA,Asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere fiili ödeme tarihinde kısa vadeli Euro cinsinden açılmış yabancı paralara uygulanan en yüksek faizin İŞLETİLMESİNE,İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (asıl alacak miktarı olan 6.180,00 Euro'nun icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararına dayanak 29.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda yalnızca 350 Euro bekleme ücretinin teyitli olduğundan bahisle bekleme ücretinin 350 Euro olduğu kabul edilerek bir hesaplama yapılmışsa da yapılan bu hesaplama müvekkilin ticari kaybına neden olacak nitelikte olduğunu, taşımacılık teamülleri gereği bekleme yapılan her gün için süresinden çok bekletilen taşımacının bekleme ücreti talep etme hakkı olduğunu, aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu'nun 863. maddesinde de taşıyıcının, kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle makul süreden fazla beklemek zorunda kaldığı hallerde bekleme ücretine hak kazanacağının açıkça düzenlendiğini, dolayısı ile somut olayda müvekkilin TTK ve ticari teamüller gereği bekleme ücreti talep etme hakkı doğduğunu, Müvekkilin ise davalı taraftan kaynaklanan nedenler ile yaklaşık 10 gün gibi bir süre Hollanda'da beklemek zorunda kalmasına rağmen makul olarak bekleme ücretini 7,33 günden hesaplayarak beklediği her gün için 150 Euro olmak üzere toplam 1.100,00 Euro (7,33*150) bekleme ücreti talebinde bulunduğunu, aynı zamanda Uluslararası Nakliyeciler Derneği (...) tarafından beklenilen her gün için 180 Euro tavsiye edilirken müvekkil tarafından günlük 150 Euro talepte bulunulduğunu, yerel mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporunda bekleme ücretinin yalnızca 350 Euroluk kısmının teyitli olduğundan bahisle, müvekkil tarafından 350 Euro bekleme ücreti talebinde bulunulabileceğinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin maddi zararının doğmasına sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, zira müvekkil tarafından hak edişinden ve ... tarafından belirlenenden de daha az miktarda bekleme ücreti talebinde bulunulduğunu, tüm bunlara rağmen müvekkilin yalnızca 350 Euro tutarında bekleme ücreti talebinde bulunabileceğinin kabul edilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu,Yerel Mahkeme kararına dayanak 29.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda 1.750,00 Euro geri dönüş navlunu ücretinin teyitli olduğundan bahisle geri dönüş navlunu ücreti 1.750,00 Euro kabul edilerek bir hesaplama yapılmışsa da bu hususun da hatalı olduğunu, müvekkilin maddi zararının doğmasına sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, Müvekkil şirketin 4.000,00 Euro olan gidiş dönüş teyitli anlaşma rakamının yarısı kadar geri dönüş ücreti tahakkuk ettirdiğini, zaten taraflar gidiş dönüş ücreti üzerinden mutabık olduğundan geri dönüş ücreti olarak gidiş dönüş için belirlenen navlun ücretinin yarısının talep edilmesinin hak ve nesafet gereği makul olduğunu, yerel mahkeme tarafından bu husus dikkate alınmaksızın geri dönüş ücretinin 1.750,00 Euro olduğunun kabul edilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki gerekçeli kararda davanın hangi nedenlerle kısmen reddine karar verildiğinin dahi açıklanmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; taşıma sürecinde gerekli olan ve teslimatın gerçekleşmemesine sebebiyet veren belgelerin davacı şirket tarafından temin edilmesi gerektiğinin açıkça ispatlandığını, somut olayda müvekkil şirket ile davacı şirket arasında taşıma sözleşmesi akdedildiğin, işbu sözleşme çerçevesinde müvekkil şirketin gönderen, davacı şirketin ise taşıyan sıfatını haiz olduğunu, söz konusu taşıma ilişkisine istinaden müvekkil şirketin taşınacak olan eşyayı ve ... m. 11 ve TTK m. 860 uyarınca taşıma işlemi için gerekli belge ve bilgilerini davacı şirkete bildirdiğini, işbu bildirime ilişkin dosya içerisinde mail yazışmaları bulunduğunu, ancak yerel mahkemenin gerekçeli kararında "davada evrak eksikliğinin davacı taşımacının hatası ve ihmalinden kaynaklandığının ispat edilemediği anlaşılmakla" şeklinde verdiği kararın somut olayın gerçekleriyle uyuşmadığını, zira taraflar arasında doktor raporunun davacı şirket tarafından temin edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkil şirketin davacıya kanun hükümleri uyarınca vermesi gereken tüm belgeleri verdiğini ve davacı tarafından temin edilmesi gereken belgeler hakkında da bilgi verdiğini, fakat dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda teslimatın doktor raporunun yokluğundan dolayı gerçekleştirilemediğine dair hiçbir tespitte bulunulmadığını ve kanun ve ticari teamül gereği işbu doktor raporunun hangi tarafça temin edileceğinin de belirtilmediğini, Davacı şirket tarafından önce doktor raporunun alındığı, taşıma işleminin gerçekleşmeme sebebi olarak yurt dışı alıcısından kaynaklanan sebeplerin öne sürüldüğünü, ancak müvekkil şirket tarafından buna ilişkin yazı talep edildiğinde ise doktor raporunun alınmadığının ikrar edildiğini, müvekkil şirketin davacı şirketi kanun hükmü uyarınca bildirmekle yükümlü olduğu bilgiler hakkında uyardığını, bu konunun davacının beyanları ile de sabit olduğunu, bu durumda müvekkil şirketin evrak eksikliğinin davacı taşımacının hatası ve ihmalinden kaynaklandığını ispat ettiğini, Yerel mahkeme kararında belirtildiği gibi doktor raporunun müvekkil şirket tarafında alınması senaryosunda; müvekkil şirketin dava konusu ürünleri, kendi temin ettiği bir tır vasıtasıyla Bulgaristan gümrüğüne götüreceğini, zirai ürünlerin doktor kontrolünü yapacak ve ardından ürünleri tekrar Türkiye'ye getirip taşıyana teslim edeceğini, bu durumun ticari hayatın teamüllerine ve olağan akışına aykırı olduğunu, bu senaryoda dahi davalı taşıyanın tekrar Bulgaristan gümrüğünden zirai mallar ile ilgili doktor kontrolü yapması gerekeceğini, bilirkişi raporunda ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda varılan sonucun hatalı olduğunu, işbu hatalı tespite dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme dosyasına sunulan söz konusu bilirkişi raporunun Sonuç başlığının "c" ve "e" alt başlıklarında; davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda 3 adet faturaya istinaden toplamda 7.180,00 Euro alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ancak ticari defterlere işlenmiş olan söz konusu 3 faturaya müvekkil şirket tarafından açıkça itiraz edildiğini, her ne kadar bilirkişi tarafından müvekkil şirkete ait ticari defterler incelenememiş olsa da dosya içerisinde bulunan 06/08/2021 tarihli 11121 yevmiye numaralı ihtarnamede söz konusu faturaların kabul edilmediği ve davacı şirket tarafından kesilen faturalara karşı müvekkil şirket tarafından iade faturası kesildiğinin sabit olduğunu, dolayısıyla bilirkişi tarafından davacının alacaklı olduğu ve işbu alacakların 3 adet faturaya dayandığı yönündeki iddiaların hatalı olduğunu, işbu iade faturalarının kesildiğinin davacının ihtarnamesinde de açıkça kabul edildiğini, bilirkişi raporunda müvekkil şirket tarafından kesilen iade faturaları ve taraflarca noter kanalıyla gönderilen ve dosyada mübrez ihtarnamelerin içerikleri dikkate alınmaksızın varılan sonucun hukuka aykırı olduğunu, işbu hatalı tespit dolayısıyla talepleri doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alınmaksızın söz konusu rapora dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, yurt dışı taşıma sözleşmesine dayalı navlun, bekleme ve gümrük bedeli ücretlerinden oluşan faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali isstemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece, 3 kişilik bilirkişi heyetinden uyuşmazlık konusunda rapor alınmış ve bilirkişi heyet raporundaki tespitler doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 08.05.2021 tarihli mailde davacı yan 450 EURO bekleme, 2000 EURO geri dönüş navlunu olmak üzere 2.450 EURO masraf bildirdiğini, 10.05.2021 tarihinde davalı yan “Hollandalı alıcı bir taahhüt imzalayarak ürünleri ithal edebileceği konusunda bilgi verdi” beyanı ile bekleme istemiş, haber verileceğini bildirdiğini, 11.05.2021 tarihinde malın geri dönüşü planlanmış, gümrük Bulgaristan'da yapılacağı davalı yanca bildirildiğini, davacı yanın 11.05.2021 tarihinde 3.050 EURO geri taşıma ve bekleme talebine karşılık; davalı yan bekleme için günlük 50 EURO hesabı ile 350 EURO, dönüş navlunu için 1.750 EURO tutarına teyit verdiğini, davacı yanın, davalı yanca verilen teyit sonrası bir itirazı maillerde yer almadığını, bundan sonra taşıma - geri iade amaçlı başlamış ve 4D antrepoda tamamlandığını, bu bilgilere göre, taşımanın başarı ile yapılarak yükün alıcılarına teslim edilememesi, bu süreçte gidiş navlunu, bekleme, dönüş navlunu ile gümrük masrafı talepleri davacı yanca davalıdan talep edildiğini, taleplerden 4000,00 EURO davacının gidiş navlunu teyitli, 1.750,00 EURO davacının geri dönüş navlunu teyitli (davacı yan 2000 EURO talep ediyor), 350,00 EURO bekleme ücreti teyitli (davacı yan 1.100,00 EURO talep etmekte), gümrük masrafı 80,00 EURO talep edildiğini (masrafların alıcından alınması istenmiş, taşıyıcı ise masrafları gönderenden almak durumunda olacağını maille bildirmiştir.), bu çerçevede sözleşme ve talimatlara göre davacının davalıdan (4.000 + 1.750 + 350+ 80 EURO)- 6.180 EURO alacaklı olduğu belirtilmiştir.Somut olayda, dava dışı ... ...Ticaret Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, ....'ye gönderilen emtianın taşıma ve sevk evrakına göre yükün ilgilisinin ... firması olmakla beraber, davacı ile sözleşme yapan ve taşıma süreci organizasyonunun davalı tarafından yürütülmüş olması gözetildiğinde uluslararası taşımanın davalı tarafça üstlenildiği, davalı tarafında davacı ile yazılı olmayan taşıma sözleşmesi ile emtianın İstanbul/Türkiye'den varış yeri olan Belçika'ya taşınması konusunda anlaşmışlardır. Davacı ile davalı arasında Hollanda gümrük-Belçika teslim komple navlun 4.000 EURO konusunda taraflar arasında mutabakat vardır. Davacı tarafından taşınan emtiaların evrak eksikliği nedeniyle Hollanda Gümrüğü'nce bu ülkeye girişine izin verilmediği dosya kapsamından sabittir. ... Konvansiyonunun 11. maddesine göre malların tesliminden önce tamamlanması gereken gümrük ve diğer formalitelerin yerine getirilmesi için gönderici lüzumlu belgeleri sevk mektubuna iliştirecek yahut da taşımacıya verecek ve talep ettiği diğer bilgileri kendisine sağlayacaktır. Taşımacı bu belgelerle verilen bilgilerin doğruluğunu ve yeterliliğini incelemek zorunda değildir, gönderici bu gibi belgelerin bulunmaması, yetersiz olması veya usule aykırı oluşundan doğacak zarar, ziyan ve hasardan, taşımacıya karşı sorumludur, ancak, taşımacının hatası veya ihmali görülen durumlar bu hükmün dışındadır. Somut olayda, evrak eksikliğinin davacı taşımacının hatası ve ihmalinden kaynaklandığı ispat edilememiştir. Aynı Konvansiyonun 14. maddesinde de yükün teslim yerine varmadan önce mukaveleyi sevk mektubunda öngörülen koşullara göre uygulamak herhangi bir nedenle imkansız hale gelirse, taşımacının, yüke tasarruf etme hakkına sahip olan kişiden talimat isteyeceği, koşulların yükün sevk mektubunda öngörülenlerden farklı bir şekilde taşınmasına olanak sağlaması halinde ve taşımacının yüke tasarruf etme hakkına sahip kişiden uygun bir zaman içinde talimat alamaması halinde, yüke tasarruf etme hakkına sahip kişinin yararlarına en uygun görülen önlemleri almakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Konvansiyonun 14. ve 16. maddeleri nazara alındığında bir taşıma engeli çıktığında taşımacının yükümlülüğü malda tasarruf hakkı sahibinin yararlarına en uygun önlemleri almasıdır. Dava konusu taşıma ilişkisinde davacıya ait tır'ın, evrak noksanına bağlı olarak Hollanda'ya girişine izin verilmemesi sebebiyle, davacı tarafça durumun davalıya bildirildiği, davalı yanın “Hollandalı alıcı bir taahhüt imzalayarak ürünleri ithal edebileceği konusunda bilgi verdi” beyanı ile bekleme istemiş, tırın Hollanda Gümrüğünde bekletildiği, davalının bu duruma muttali olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Tırın bekleme süresi, emtianın değeri ve çabuk bozulan cinsten olmaması gözetildiğinde malların Türkiye'ye geri getirilmesinin davalının yararına en uygun önlem olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının malları Türkiye'ye geri getirmesi sebebiyle gidiş, dönüş navlun ücreti, gümrük ile bekleme ücretini isteyebilecektir. Buna göre davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/13156 Esas - 2018/1166 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir. )Davacı taraf, hükme esas alınan bilirkişi raporunda talep edilen masraflara ilişkin değerlendirmenin hatalı yapıldığını ileri sürerek davanın tam kabulüne karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçesinde; Bilirkişi raporundaki, hesaplamaları kabul etmemekle birlikte fazlaya ilişkin haklarını atiye bıraktığını, yeniden rapor alınarak yargılamanın uzamaması adına 6180 euro üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep ettiği gözetildiğinde, bu beyanın davacı tarafı bağlayıcı olduğundan, mahkemece, bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda 6180 EURO üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince sunulan deliller, bilirkişi heyet raporu içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde; mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde kurulan hüküm gerekçesinde taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri detaylı şekilde tartışılıp değerlendirildiği, mahkeme gerekçesi ve tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu dairemizce belirlendiğinden, taraf vekillerinin mahkemenin kabul ve gerekçesi yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ve davalının istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.645,61 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.161,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.484,21 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı ve davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.