T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/569 Esas
KARAR NO : 2025/1737 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/844 Esas - 2022/629 Karar
TARİHİ: 18/10/2022
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine davacının 19.991,42 TL fatura alacağının tahsili amacıyla İzmir 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine yetki itirazının kabul edilerek dosyanın İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyası ile görüldüğünü ve davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davacının 30/04/2020 tarihinde Kiremitçi Mah. Gazcılar Doğanbey Cad. ... Osmangazi/Bursa adresinde bulunan ...-... Otomasyon firmasına teslim edilmek üzere ... no'lu irsaliye ile 1 kasa elektrik motoru ve aynı adreste bulunan ... firmasına teslim edilmek üzere ... no'lu irsaliye ile 2 kasa elektrik motoru Kemalpaşa Ulucak Şuba çalışanına teslim edildiğini, davalı şirketin kargoları karıştırması üzerine ürünler çapraz olarak farklı adreslere gönderildiğini, yanlış teslimat yapılan ürünlerin davacıya geri iade talebinin davalı şirketin Kemalpaşa Ulucak Şube Müdürlüğüne iletildiğini, iade talebinden sonra ürünlerin akıbetinin bilinmediğinin davacı şirkete ifade edildiğini, bu hususun 10.06.2020 tarihinde ... ... Genel Müdürlüğüne iletildiğini, fakat bir cevap alınamadığını, davacının, davalı - borçludan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 19.991,42 TL (takip çıkışı) alacaklı olduğunu, takibe itirazın haksız olduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacı yanını iddiaları ile ilişkili bir borcu bulunmadığını, davalının kayıtları incelendiğinde icra takibine konu herhangi bir borcun bulunmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla takibe itirazda bulunmakla birlikte takibin haklı olarak durdurulduğunu, davalının mezkur taşımada davalı şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusuru bulunmadığını, teslim anında kargonun içeriği ve değerinin davalı taşıyana verilmediğini, davalının kendisine taşınmaz üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma (açarak bakma vs.) hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceğinin açık olduğunu, taşımaya ilişkin hükümler uyarınca, doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinden kaynaklanan zararın göndericiye ait olduğunu, davaya konu kargonun ne olduğu ya da mevcut durumu teslim anında taşıyana bildirilmediğinden ve fatura ile irsaliye ibraz edilmediğinden, kargonun içeriği ve tabii olarak ne durumda olduğunun davalı şirket tarafından bilinmediğini, dolayısıyla davacının tüm bu iddialarının da ispata muhtaç olup kargonun içeriğinde bulunduğu iddia edilen ürünün ikinci el veya arızalı olma ihtimalinin dahi bulunduğunu, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşullar bulunmadığını, talep edilen tazmin talebinin fahiş olup TTK hükümleri uyarınca taşıyanın sınırlı sorumluluğunun prensibi benimsendiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu beyanla, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 18/10/2022 tarih ve 2021/844 Esas - 2022/629 Karar sayılı kararında;"......Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması, icra takip dosyası, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından imalatı yapılan ve Adana ve Bursa adreslerinde yerleşik müşterilerine gönderilen kargoların alıcısına ulaşmadığı, gönderilen adreslerine yanlış kargoların ulaşması nedeniyle göndericisi davacı ... ... firmasına geri iadesinde kargoların davalı ... ... şubesinde kaybolduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti için verilen kargonun elektrik motorları olduğu ve taşıma sırasında kaybolduğu belirtilerek, bedellerinin davalıdan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine davalının itirazı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. TTKnun 874.maddesinde, " Eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse, hak sahibi ona zayi olmuş gözüyle bakabilir. Sınır ötesi taşımalarda bu süre otuz gündür." denilmektedir.TTKnun 875.maddesinde "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur" denilmektedir. TTKnun 876.maddesinde "(1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Davacının müşterileri için hazırladığı ve davalı tarafından adresinden alınıp iki ayrı müşteri adreslerine teslim edilmek üzere gönderilen kargoların adreslerine teslim edilemeyip geri göndericisine iadesinde "taşıma sırasında" kaybolmasından davalı ... şirketi ve çalışanlarının sorumlu olduğu, ... gönderi (taşıma ) ücretinin Adana Ceyhan adresi için 91,13TL, Bursa Gazcılar adresi için 43,84TL olduğunun belirtilmiş olmasına rağmen "İçeriği ve ... değeri" bilgilendirmesi yapılmadığı, kargonun değersiz koli olarak "sigortası" yaptırılmadan taşıma için alınmış olduğu, davacının teslim edilmeyen CO 813275 ve CO 817536 fatura numaralı ... kolileri ... ... gönderi ekranında hasarlı/kayıp ... olarak işlendiği, taşıyıcının sınırlı sorumluluğu nazara alındığında, mahkememizce yaptırılan inceleme sonucu tanzim olunan ve mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre; Adana/Çeyhan adresi için kargonun taşıyana teslim edildiği 30/04/2020 tarihli kura göre 1 SDR=9,5348TL olduğundan ... şirketinin tazmin sorumluluğu için 9,5348TL x 8,33 SDR x 115 kg/desi = 9.133,86TL olduğunu, teslim edilmeyen kargonun Özel Çekme Hakkı bedeline ... taşıma bedeli 91,13TLnin ilavesi ile 9.224,99TL olduğunu, Bursa/Gazcılar adresi için kargonun taşıyana teslim edildiği 30/04/2020 tarihli kura göre 1 SDR=9,5348TL olduğundan ... şirketinin tazmin sorumluluğu için 9,5348TL x 8,33 SDRx 35 kg/desi =2.779,87TL ile sınırlı olduğu, teslim edilmeyen kargonun Özel Çekme Hakkı bedeline kargonun taşıma bedeli 43,84TL ilavesi ile 2.823,71TL olduğu, davalının sorumlu olduğu tutarın toplam 12.048,70TL olarak hesaplandığı, davacının işbu alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itirazında kısmen haksız olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 12.048,70-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, ayrıca alacak belirlenebilir olduğundan İİK 67/2 maddesi uyarınca takibin devamına karar verilen 12.048,70-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. " gerekçesi ile, ''DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,1-Davalının İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 12.048,70-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-İİK 67/2 maddesi uyarınca takibin devamına karar verilen 12.048,70-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşıyıcının sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesi ve buna istinaden kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... şirketi ve çalışanlarının tam kusurlu ve ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle TTK'da yer alan sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmaması ve tam tazminata hükmedilmesi gerektiğini,Müvekkil şirket tarafından 30.04.2020 tarihinde "Kiremitçi Mah. Gazcılar Doğanbey Cad. ... Osmangazi/BURSA" adresinde bulunan ... - ... Otomasyon firmasına teslim edilmek üzere ... no'lu irsaliye ile 1 kasa elektrik motoru ve aynı adreste bulunan ... firmasına teslim edilmek üzere ... no'lu irsaliye ile 2 kasa elektrik motoru Kemalpaşa Ulucak Şube çalışanına teslim edildiğini, davalı şirketin kargoları karıştırması üzerine ürünlerin çapraz olarak farklı adreslere gönderildiğini, yanlış teslimat yapılan ürünlerin firmaya iade talebinin davalı şirketin Kemalpaşa Ulucak Şube Müdürlüğüne iletildiğini, iade talebinden sonra ürünlerin akıbetinin bilinmediğinin davacı şirkete ifade edildiğini, bu hususun 10.06.2020 tarihinde ... ... Genel Müdürlüğüne iletildiğini fakat bir cevap alınamadığını, Dosyaya sunulan faturalardan da görüleceği üzere müvekkil şirketin davalı - borçludan 17.579,64 TL asıl alacak + 2.411,78 TL Asıl alacağın işlemiş faizi = 19.991,42-TL (takip çıkışı) alacaklı olduğunu,20/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda ilk önce 6102 Sayılı TTK'nın 886. maddesi uyarınca davalının sorumluluk sınırlamalarından yararlanıp yararlanamayacağı yönünde kusur değerlendirmesi yapıldığını,Bilirkişinin "Tam Tazminata Hükmedilmesi" başlıklı bölümde yanlış değerlendirme ile ''Davalı ... ... şirketinin kusurlu olduğu kabul edilse bile ağır kusur durumu mevcut değildir'' şeklinde kanaat bildirdiğini, bu kanaate katılmanın mümkün olmadığını, nitekim bilirkişi raporunda ... ... şirketinin kusurlu hareketini ''30/04/2020 tarihinde ... ... İzmir NİF Şube tarafından ... ... Kemalpaşa imalat adresinden alınan 1 koli 35 Kg/Desi ölçülerinde CO 817536 sayılı ... faturasını Düzenleyen ... ... Çalışanı “Hatice Kalafat“ ... ... Gönderi Kayıt ekranına Gönderici - Alıcı bilgilerini adreslerini girmiş BURSA Hattına gönderilen ... Otomasyon –... gönderisi için (ALICI) Kısmına yanlışlıkla“...“ olarak yazdığı görülmektedir. 07/05/2020 tarihinde (7 gün sonra) Her ne kadar alıcı ... teslim aldı.. yazılsa bile.. ... göndericisi ... ... İzmir NİF Şubesine iade edilmektedir.'' şeklinde açıklandığını, ... şirketinin çalışanının işbu kusurunun pervasızca hareketinden ve ağır ihmalkarlığından kaynaklandığını, ayrıca işbu olay sonucunda ... şirketinin kaybolan kargolara ilişkin müvekkil şirkete herhangi bir açıklama yapamadığını, işbu durumda ... ... şirketinin ağır organizasyon kusuru dahilinde hareket ettiğini gösterdiğini,Sınırsız sorumluluğa yol açan ağır organizasyon kusurunun özellikle eşyanın kaybolduğu yere ve kayıp nedenine ilişkin hiçbir açıklama getirilemeyen haller olduğunu, taşıyıcının işletmesini faaliyetlerine uygun olarak organize etmemesi ve kaybın nedenini açıklayamaması halinde prensip olarak pervasızca davranış kusurunun var olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, özellikle yükün depodan bir araca veya bir araçtan diğerine aktarılması sırasında gerekli kontrollerin uygun şekilde yapılmaması halinde prensip olarak taşıyıcının nitelikli kusurunun olduğu sonucuna varıldığını, çünkü aktarmaların yükün kayıp riskinin arttığı süreçler olduğunu, bu nedenle yükün kaybolmaması için alınması gereken temel tedbirlere uyulmamış olmasının bir yandan pervasızca davranış teşkil edeceğini, diğer taraftan taşıyıcıda bir zarar bilincinin olduğunu göstereceğini,Kararlara bakıldığında ... taşımacılığında gönderinin tamamen kaybolmasının yirmi dört saat içinde taşınması gereken bozulabilecek sağlık malzemesinin taşınmamasının. on günlük süre boyunca nerede olduğunun bilinmemesinin ve kayba ilişkin bir açıklama getirilememesinin, ... paketinin alıcısına teslim edildiğine ilişkin bir belge sunulamamasının, alıcının telefonla yönlendirdiği iddia olunan kişiye herhangi bir kimlik örneği alınmadan malın teslimi yapılmasının, TTK m. 868 hükmüne aykırı emir ve talimatlarla boşaltma adresinin değiştirilmesinin, emtianın alıcıya veya göndericiye teslim edilmeyip hurda deposuna atılmasının sınırsız sorumluluk için yeterli kabul edildiğini, yükün meçhul kişilere tesliminin ağır kusur olarak nitelendirileceğini, Davalı ... ... şirketinin ve çalışanlarının ağır kusuru olduğunu, zararın meydana gelebileceğini bilerek hareket ettiklerini, ayrıca ... ... şirketinin organizasyon kusuru olduğu, kaybolan mallara - emtialara ilişkin herhangi bir açıklama yapmamaları da göz önüne alındığında pervasızca hareket ettikleri ve lehe tam tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davalı şirketin sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağını, işbu nedenle bilirkişinin ''Davalı ... ... şirketinin kusurlu olduğu kabul edilse de ağır kusur ve hile durumu mevcut değildir'' kanaatine katılmadıklarını, bilirkişinin '' Davacının müşterileri için hazırladığı ve Davalı ... Şb. tarafından adresinden alınıp iki ayrı müşteri adreslerine teslim edilmek üzere gönderilen kargoların adreslerine teslim edilemeyip geri göndericisine iadesinde “taşıma sırasında“ kaybolmasından ... ... ve çalışanlarının sorumlu olduğu,'' ve mahkemenin sevkiyata konu davalı ... şirketi çalışanlarının tutum ve davranışı ile içerisinde bulunduğu iddia edilen 30/04/2020 tarihli kaybolan koliler için tam tazminata hükmedilmesi halinde kaybolan ürünlerin fatura değerlerinin toplamının 17.579,64 TL olduğu kanaatine katılmakla tam tazminata hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalı - borçludan 17.579,64 TL asıl alacak + 2.411,78 TL asıl alacağın işlemiş faizi = 19.991,42-TL (takip çıkışı) alacaklı olduklarının ispatlandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Yerel mahkemece eksik inceleme ve değerlendirmeye dayanılarak hüküm kurulduğunu, dosya içeriğine sundukları beyanlarının göz ardı edilerek dikkate alınmadığını,
Mezkur taşımada müvekkil şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, müvekkil şirketin davacı ile iş ilişkisi içerisinde olduğu müddetçe aralarında akdedilmiş olan ilgili ... sözleşmesinin gereklerine uygun olarak hareket ettiğini ve üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkil şirketin kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceğini, teslim anında kargonun içeriği ve değerinin müvekkil taşıyana bildirilmediğini, kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini, kargonun taşıma sırasında uğrayabileceği zararlara karşı içerik ve değerine uygun şekilde sigortalanmasının talep ve / veya beyan edilmediğini, davacı taşınanın sigortalanması için ek ücret ödememek adına müvekkil şirketi ... içeriğine ilişkin eksik ve hatalı bilgilendirdiğini, müvekkil şirket tarafından ... içeriğinin bilinmesinin mümkün olmadığını, davacının tüm bu iddialarının da ispata muhtaç olduğunu, TTK md. 864 uyarınca gönderenin kusuru olmasa da, taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden doğan zararın göndericiye ait olduğunu, bu anlamda göndericinin kargonun içeriği ve değeri taşıyıcıya tam ve eksiksiz olarak bildirmekle mükellef olduğunu, yapılan eksik bildirimler dolayısıyla müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesinin kabul edilemeyeceğini, Taşımaya ilişkin hükümler uyarınca, içeriği doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinden kaynaklanan zararın göndericiye ait olduğunu, zira TTK md. 864 hükmü gereği göndericinin gönderdiği kargoya ilişkin tüm bilgileri tam ve eksiksiz olarak taşıyıcıya bildirmek zorunda olduğunu, eksik bildirimden kaynaklanan sorumluluğun kendisine ait olduğunu, keza Karayolu Taşıma Kanunu md. 8 de, taşımaya konu ... içeriğinin taşıyana tam ve doğru beyan edilmesininin eksik bildirimden kaynaklan sorumluluğun gönderenin kendisine ait olacağını açıkça öngördüğünü, bu nedenle öncelikle davacının kendi kusurundan faydalanamayacağını, dolayısıyla taşımadaki beyanıyla bağlı ve bu beyandan sorumlu olacağını,Yine ilgili taşımaya ilişkin herhangi bir fatura ve benzeri evrak da sunulmadığını, dolayısıyla kanunun açık hükmü karşısında yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderene ait olduğunu, ancak kargonun içeriğinin bilindiği farzı halinde dahi, kargonun mahiyetinden dolayı meydana gelecek zarardan müvekkil taşıyanın sorumlu olmayacağını, TTK md. 878 hükümleri taşıyanın sorumluluktan kurtulma hallerinin açıkça düzenlemiş olduğunu, bilirkişinin tespit ettiği zarar taşıma sırasında meydana gelmiş olsa bile, işbu zarardan müvekkilin sorumlu olmayacağını, Davacının dava dilekçesinde zarara uğranıldığını iddia ettiğini ancak bu iddialarını ispatlamadığını, ... içeriği ve değerinin ispata muhtaç olduğunu, TMK m.6 uyarınca; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmü uyarınca davaya konu durumun ispat edilmesi gerektiğini, Posta Hizmetleri Kanunu, Posta Hizmetlerinin Gizliliği ve Güvenliği başlıklı 7. maddesi uyarınca müvekkil şirketin ... gönderilerine ilişkin içerik bakmasının yasak olduğunu, müvekkil şirketin taşıyıcı rolünü üstlendiği taşımalarda kargoları açıp kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığını, içeriği belirtilmemiş veyahut soyut şekilde belirtilmiş olan kargolar için mahkemece tespit edilen zararın kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taşıma sözleşmesine konu emtianın kaybolması nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın davalı taşıyıcıdan tazmini istemi ile başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından davaya konu icra takibi ile 17.579,64 TL. Asıl alacak, 2.411,78 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam: 19.991,42TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Mahkemece, dosya taşıma uzmanı bilirkişiye verilerek rapor alınmış, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde,29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00-TL olmuştur.Somut davada dava değeri = 19.991,42-TL.'dir. Mahkemece 12.048,70-TL. üzerinden davanın kısmen kabulüne, 7.942,72 TL. yönünden ise davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesince ret edilen 7.942,72 TL. istinaf konusu edilmiştir. istinafa konu edilen ret edilen miktar 8.000,00 TL'den düşük olup buna göre ret edilen miktar yönünden ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde;Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen irsaliyelere göre davacı şirket, 30.04.2020 tarihinde Kiremitçi Mah. Gazcılar Doğanbey Cad. ... Osmangazi/BURSA adresinde bulunan ...-... Otomasyon firmasına teslim edilmek üzere ... no'lu irsaliye ile 1 kasa elektrik motoru ve Ceyhan/Adana adresinde bulunan ... firmasına teslim edilmek üzere ... no'lu irsaliye ile 2 kasa elektrik motoru Kemalpaşa Ulucak Şube çalışanına imza karşılığı teslim edildiği, sevk irsaliyeleri incelendiğinde; her iki irsaliye içeriğinde, malın cinsi, kodu, miktarı, ağırlığı, koli sayısının yazılı olduğu, davacı tarafça, davalı şirket çalışanına irsaliye ile imza karşılığı teslim edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece taşıma uzmanı bilirkişiden alınan raporda; Davacının müşterileri için hazırladığı ve Davalı ... Şb. tarafından adresinden alınıp iki ayrı müşteri adreslerine teslim edilmek üzere gönderilen kargoların adreslerine teslim edilemeyip geri göndericisine iadesinde “taşıma sırasında “ kaybolmasından ... ... ve çalışanlarının sorumlu olduğu, taşıyıcı; Kendi adamlarının, Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğunu, İşbu taşımada Davalı ... ... Şirketinin kusurlu olduğu kabul edilse bile Ağır Kusur ve Hile durumu mevcut olmadığı, “Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluğu“na göre 12.048,70 TL. tazminat ödemesi gerektiği belirtilmiştir.TTK'nın 875. Maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcı aynı zamanda adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur (TTK m.879). Davalı taşıyıcı, taşımaya konu emtiayı alıcısına teslim edememesine ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmemektedir.Alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktur. Ancak, TTK'nın 886. maddesi uyarınca zarara, taşıyıcının, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verilmesi halinde taşıyıcı sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde davalının üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve kusuru olmadığını beyan etmiş ise de, kargonun alıcısına teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır.Davacının gönderisinin, davalının görevlilerince teslim alındıktan sonra alıcısına teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Somut olayda, ziyaın taşıma sırasında meydana geldiği açık bulunduğundan davalının Türk Ticaret Kanununun 875. maddesi gereğince somut olayda meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça, dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği her iki gönderiye ait sevk irsaliyelerine göre gönderilerin davalı şirket çalışanına irsaliyeler ile imza karşılığı teslim edildiği, irsaliyelerin içeriğinde de gönderilere ait malın cinsi, kodu, miktarı, ağırlığı, koli sayısının yazılı olduğu tespit edilmiştir.Ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)'nun 230/5. Maddesi uyarınca, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 464 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ... ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. Maddesinde, ... ve lojistik işletmeleri ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edecekleri ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyecekleri hususları düzenlenmiştir. Davalı şirket, dava konusunun ticari bir taşıma olması ve taşıttıranın tüketici olmaması nedeniyle taşımaya konu emtiayı kabul ederken gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğundan, davacının gönderi ile birlikte fatura, sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatı gerekmektedir. Davacı tarafça ibraz edilen irsaliyelere göre davacı tarafça düzenlenen fatura içerikleri ile sevk irsaliyesi içeriklerinin aynı olduğu, bilirkişi raporunda, CO817536 ve CO 813275 fatura numaralı ... kolileri ... ... “gönderi ekranında Hasarlı / “Kayıp ...“ olarak işlendiği belirtilmiştir. HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Diğer taraftan, HMK'nın 282.maddesi uyarınca bilirkişi raporu takdiri delil olup mahkemece, diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirileceğinden İlk Derece Mahkemesince sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde; Somut olayda, ziyaın taşıma sırasında meydana geldiği açık bulunduğundan davalının Türk Ticaret Kanununun 875. maddesi gereğince somut olayda meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu, davalının meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değer de TTK'nın 880. maddesinde belirlenmiş olup mahkemece taşıma uzmanı bilirkişiden alınan raporda;“Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluğu“na göre 12.048,70 TL. tazminat ödemesi gerektiği belirtilmiş, bilirkişi raporundaki tespitlere göre mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde kurulan hüküm gerekçesinde davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri detaylı şekilde tartışılıp değerlendirildiği, mahkeme gerekçesi ve tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu dairemizce belirlendiğinden, davalı vekilinin yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğine ilişkin ve mahkemenin kabul ve gerekçesi yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 341,352 maddeleri gereğince usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 341, 352 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,2-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 537,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 77,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.365,61 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 341,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,21 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.