T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/113 Esas
KARAR NO : 2025/1687 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2021/199 Esas- 2022/690 Karar
TARİH: 23/11/2022
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından konkordato talepli olarak açılan davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/881 Esas Sayılı dosyasıyla yargılama yapıldığını ve mahkemece 22.01.2021 tarihli duruşmada davanın kabulüyle konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, konkordato davasına müvekkili banka adına müdahil olunduğunu ve konkordato komiserliğine alacak kayıt dilekçesi sunulduğunu, işbu alacak kayıt dilekçelerinde davalı firmadan 13.05.2019 tarihi itibariyle 1.254.942,16 TL alacağın kaydının talep edildiğini, ancak konkordato komiserliğince alacaklarının 912.228,16 TL olarak kaydedildiğini ve bakiye alacaklarının reddedildiğini, reddedilen alacaklarının mahkemece 24.07.2020 tarihli yazı ile taraflarına bildirildiğini, bunun üzerine taraflarınca 04.08.2020 tarihli dilekçe ile rapora itiraz edilerek, tüm alacaklarının kaydının talep edildiğini, ancak bu konudaki 21.09.2020 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak 14.10.2020 tarihli ara karar ile itirazlarının kabul edilmediğini, bilahare konkordato projesinin tasdik edildiğini, tasdik kararının 29.01.2021 tarihinde yayınlandığını, müvekkili bankanın, Genel Kredi Sözleşmeleri çerçevesinde kullandırılan kredi sebebi ile davalı borçlu firmadan alacaklı olduğunu, davalı borçlunun kredi borçlarını vadesinde ödememesi ve sözleşmeden doğan diğer edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle Üsküdar 6. Noterliğinin 30.10.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kredinin kat edildiğini beyanla Konkordato komiserliğince ve mahkemece kabul edilmeyen çekişmeli alacaktan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 84.597,84T L'nin konkordato projesine dahil edilerek davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, davacı bankanın bir kısım alacak talebi kabul edilerek dava konusu edilen kısmın reddedildiğini, düzenlenen rapora davacının itirazı üzerine bu itirazın da reddedildiğini, görüleceği üzere davalı şirketin tüm mali kayıtları dikkate alınarak yapılan incelemelerde davacı bankanın tüm alacağının kayıt altına alındığı ve tasdik projesi içinde olduğunu, talep edilen alacağın haksız ve dayanaksız bulunduğunu, müvekkillleri adına açılan İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/881 Esas Sayılı dosyası ve dosya mündericatı celp olunduğunda ve davalı şirketin mali kayıtları incelendiğinde davacının esasen talep ettiği ve kayıt altına alınmayan alacağının dayanağının olmadığının anlaşılacağını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi'nin 23/11/2022 tarih 2021/199 Esas- 2022/190 Karar sayılı kararında;"Dava, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde davalının kredi borçlarını vadesinde ödeyip ödemediği , sözleşmeden doğan diğer edimleri yerine getirip getirmediği ve buna ilişkin davacı tarafın davalıdan alacaklı olup olmadığından ibaret alacak davasıdır. ....Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce yargılama sırasında toplanan deliller kapsamında, davacı ve davalı arasında kredi sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğu, buna göre davacının incelenen ticari defterlerinde; davalının, davacı bankadan 2.000.000,00 TL tutarlı kredi kullanmış olduğu, davacının kullanmış olduğu kredinin 52137701 nolu kredi hesabınde takip edildiği, hesabın 04.07.2017 tarihinde açıdığı, en son işlemin 31.10.2018 tarihinde yapıldığı, incelenen ticari defterlerde davacı bankanın 31.10.2018 tarihi itibariyle davalı yandan 912.228,16 TL bakiye alacaklı olduğu , davacı ve davalı yanın ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, davalının incelenen ticari defterlerinde; Davalının, davacı bankadan 2.000.000,00 TL tutarlı kredi kullanmış olduğu, davalının 20.06.2018 tarihi itibariyle davacı bankaya 912.228,16 TL bakiye borçlu olduğu, sonuç olarak davacı ile davalı arasında Cari hesap yönünden bir çekişme olmadığı, davacı yanın çekişme konusu yaptığı 84.597,84 TL alacağa ilişkin dosya kapsamında davacı tarafından dosyaya 06.04.2017 tarihli 2.000.000,- TL ve 14.06.2017 tarihli 100.000,- TL'lık Genel kredi sözleşmesinin sunulduğu, talep edilen faiz tahakkuk ettiği belirtilen 2.856,59 TL 52137701 nolu hesaptaki kredinin faiz tutarı ile 41.741,31 TL 52137701 nolu hesaptaki krediye 31.10.2018 tarihine kadar işlemiş olan ve borçludan tahsil edilmeyen faiz komisyon ve masrafların tahakkukuna ilişkin bir hesap ekstresi vb. sunulmadığı, bunun dışında yine davacının çekişme konusu yaptığı alacağa ilişkin Çek yasasından kaynaklanan, iade edilmeyen 25 adet çek için talep edilen 40.000,- TL'lık çek depo bedeline ilişkin talebinde ise deposu talep edilen çeklerin iade edilmediği ve çeklerin bankanın yardımcı defter kayıtlarında gösterildiğine, izlendiğine ilişkin bir hesap ekstresi sunmadığı, şayet konkordato ilan etmiş şirket nezdinde davacı banka tarafından verilmiş mevcut çek yaprağı bulunuyor ise, bunların en son keşide edilebileceği tarihin Konkordato tarihi olan 22.01.2021 olması gerektiği, bu tarihe nazaran çeklerin yasal ibraz süresinin ise dava tarihi itibarı ile geçmiş olmasına nazaran Davacı Bankanın kendisine iade edilmeyen çekler nedeni ile muhtemel bir zarara uğrama riskinin ve sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle de davacının iade edilmeyen çek yaprakları nedeni ile 40.000,- TL'nin alacak olarak iflas masasına kaydedilmesine ilişkin talebinin yerinde olmayacağı, çek taahhüt bedelleri talep edilen çekler, Konkordato tarihinden sonra keşide edilse dahi, ibraz süreleri geçmiş olacağından, ödenmelerinin mümkün olmayacağı, Çeklerin iflas tarihinden önce, ancak ileri bir tarih atılarak keşide edildiğinin varsayılması halinde de, konkordatoyla birlikte şirket yetkililerinin temsil yetkileri ortadan kalkmış olacağından ileride bu çeklerin ibrazı halinde dahi, yetkisiz kişiler tarafından imzalanmış çekleri, davacı Bankanın ödemesi söz konusu olamayacağından, söz konusu çekler nedeni ile tazminat talep etmesinin yerinde bulunmadığı anlaşıldığından dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafından konkordato talepli olarak açılan davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/881 E. Sayılı dosyasıyla yargılama yapıldığını ve mahkemece 22.01.2021 tarihli duruşmada davanın kabulüyle konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, konkordato davasına müvekkili banka adına müdahil olunduğunu ve konkordato komiserliğine alacak kayıt dilekçesi sunulduğunu, dava dilekçesinin 1 nolu ekinde sunmuş oldukları alacak kayıt dilekçesi ile davalı firmadan 13.05.2019 tarihi itibariyle 1.254.942,16 TL alacaklarının kaydının talep edildiğini, ancak konkordato komiserliğince alacaklarının 912.228,16 TL olarak kaydedildiğini, bakiye alacağın reddedildiğini; Reddedilen alacağın komiserlik tarafından kendilerine 24.07.2020 tarihli yazı ile bildirildiğini, bunun üzerine kendileri tarafından konkordato dosyasına 04.08.2020 tarihli dilekçe ile İİK 302/6 maddesi uyarınca itirazda bulunulduğunu ve tüm alacakların kaydının talep edildiğini, ancak bu konudaki 21.09.2020 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak 14.10.2020 tarihli ara karar ile itirazlarının kabul edilmediğini, bu sebeple çekişmeli alacak davası açma zarureti hasıl olduğunu, reddedilen alacağa ilişkin olarak açılan işbu davada İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde hatalı ve eksik inceleme neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu dayanak gösterilerek davanın reddine karar verildiğini;İtirazları ve sunmuş oldukları belgeler incelenmeksizin tanzim edilen denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bu nedenle İlk derece mahkemesince verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın Genel Kredi Sözleşmeleri çerçevesinde kullandırmış olduğu kredi sebebi ile davalı borçlu firmadan alacaklı olduğunu, davalı borçlunun kredi borçlarını vadesinde ödememesi ve sözleşmeden doğan diğer edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle Üsküdar 6. Noterliğinin 30.10.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kredinin kat edildiğini, müvekkili şirketin davalı firmadan 13.05.2019 tarihi itibariyle 1.254.942,16 TL alacağı için alacak kaydı talep edildiğini, ancak konkordato komiserliğince alacaklarının 912.228,16 TL olarak kaydedildiğini, bakiye alacağın reddedildiğini, reddedilen bakiye alacak için açılan iş bu davaya konu alacak kalemleri ile ilgili belgelerin İlk Derece Mahkemesine sunulduğunu, ancak bilirkişiler tarafından bu belgelerin değerlendirmeye alınmadığını, 84.597,84 -TL'lik alacağın; 2.856,59 TL'sinin, 52137701 nolu hesaptaki kredinin faiz tutarı, 41.741,31-TL'sinin 52137701 nolu hesaptaki krediye 31.10.2018 tarihine kadar işlemiş olan ve borçludan tahsil edilemeyen faiz komisyon ve masrafların tahakkuku, 40.000,00 TL'sinin ise borçluya müvekkili banka tarafından verilen ve ekte teslim belgesi bulunan ... hesap numaralı çek hesabından alınan 25 adet çekin çek riski olduğunu, kendileri tarafından 2.856,59 TL tutarlı hesaba ilişkin faiz tutarını gösterir tablo, 41.741,31 TL tutarlı hesaba ilişkin faiz, komisyon ve masrafları gösterir hesap ekstresi ve çeklerin teslim edildiğine dair çek karnesi teslim belgesi ve ilgili diğer evrakların 28.01.2022 tarihli dilekçe ekinde sunulduğunu, ancak bilirkişi tarafından bu belgeler incelenmeksizin rapor düzenlendiğini;Öte yandan İlk Derece Mahkemesi kararında çekin depo talebine ilişkin olarak her ne kadar deposu talep edilen çeklerin iade edilmediği ve çeklerin bankanın yardımcı defter kayıtlarında gösterildiğine, çeklerin izlendiğine ilişkin bir hesap ekstresi sunulmadığı, şayet konkordato ilan etmiş şirket nezdinde müvekkili banka tarafından verilmiş mevcut çek yaprağı bulunuyor ise, bunların en son keşide edilebileceği tarihin Konkordato tasdik tarihi olan 22.01.2021 olması gerektiği, bu tarihe nazaran çeklerin yasal ibraz süresinin ise dava tarihi itibarı ile geçmiş olmasına nazaran müvekkili bankanın kendisine iade edilmeyen çekler nedeni ile muhtemel bir zarara uğrama riskinin ve sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle de bankanın iade edilmeyen çek yaprakları nedeni ile 40.000,00 TL'nin alacak olarak iflas masasına kaydedilmesine ilişkin talebinin yerinde olmayacağı, çek taahhüt bedelleri talep edilen çekler, Konkordato tarihinden sonra keşide edilse dahi, ibraz süreleri geçmiş olacağından, ödenmelerinin mümkün olmayacağı, çeklerin iflas tarihinden önce, ancak ileri bir tarih atılarak keşide edildiğinin varsayılması halinde de, konkordatoyla birlikte şirket yetkililerinin temsil yetkileri ortadan kalkmış olacağından ileride bu çeklerin ibrazı halinde dahi, yetkisiz kişiler tarafından imzalanmış çekleri, müvekkili bankanın ödemesinin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle çeklere ilişkin tazminat talepleri yerinde bulunmamış ise de, davanın konkordato kaynaklı çekişmeli alacak davası olup iflas kaynaklı kayıt kabul davası olmadığını, öte yandan çeklerin, üzerinde yer alan baskı tarihinden sonra 5 yıl içinde ibraz edilmesi gerektiğini, bu süre içinde de bankaların çek yapraklarından kaynaklı sorumluluklarının devam ettiğini, bu hususun dahi Yerel Mahkeme tarafından incelenmediğini ve eksik inceleme ile karar verildiğini;Taliki şarta bağlı olan alacakların çekişmeli alacak davasına konu edilip edilemeyeceği ve bu konudaki ispat yükü meselesine gelince; ... ve Av. ...'ın "Konkordato ve Yeniden Yapılandırma" isimli kitabının 274. sayfasında "Erteleyici Koşula Bağlı Ve Vadesi Belli Olmayan Alacaklar Yönünden Madde 308/b Yönünden Uyarıcı Dava Açılması Söz Konusu Mudur?" başlığında; "Erteleyici koşula bağlı alacakların, bu nitelikleri itibariyle öngörülen koşul gerçekleştiği takdirde, ödenmeleri gerektiğinde kuşku yoktur. Belli vadeye bağlı olmayan alacaklar bakımından da vade gerçekleştiği takdirde, borcun ödenmesi zorunludur. Bu bakımdan, söz konusu nitelikleri nedeniyle nisaba katılmasına ya da katılmamasına karar verilen erteleyici koşula bağlı ve vadesi belirli olmayan alacakların geçerli bir sözleşme uyarınca mevcut olduğunun borçlu tarafından kabul edildiği durumlarda, erteleyici koşul gerçekleştiği ya da vade geldiğinde borcun ödeneceğinde hiçbir kuşku yoktur. Bu faraziyede alacaklının madde 308/b uyarınca dava açmasına gerek olmadığı tabiidir. Buna karşılık borçlu koşula bağlı ve vadesi belli olamayan bir borcun mevcut olmadığını ileri sürmek suretiyle, bu konuda varlığı iddia edilen hukuki ilişkiye ve buna dayalı alacak kaydına itirazda bulunduğu takdirde, uyuşmazlığın çözümü bakımından, çekişmeli alacak sahibinin İİK.m. 308/b uyarınca dava açması zorunludur.'' denildiğini, borçlu tarafın konkordato alacak kaydında talep edilen tutara itiraz ettiğini, taliki şarta bağlı alacağı (-ki bu alacak çek sebebi ile banka sorumluluğuna ilişkindir ) açıkça kabul etmediğini, bu sebeple, bu kısmın çekişmeli hale geldiğini, kendileri tarafından işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu;Öte yandan ispat meselesine gelince, 28.01.2022 tarihli dilekçe ekinde yer alan belgelerle talebe konu olan çekleri de içeren çek karnesinin davacı tarafa teslim edildiğinin kendileri tarafından ispat edildiğini, davalı yan bu çeklerin müvekkiline iade edildiğini ispat edemedikçe, müvekkili banka nezdinde oluşan çekin sorumluluk bedelinden mesul olduğunu, çeklerin müvekkili bankaya iade edilmediğinin ispatının müvekkilinden beklenilmesinin mümkün olmadığını, zira menfi bir vakıanın ispatının maddi olarak mümkün olmadığını, ancak davalı yan bahse konu olan çekleri müvekkiline iade etmiş ise, bu hususu ispat etmesinin mümkün olduğunu beyanla, tehir-i icra talepli istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasını, çekişmeli hale gelen alacağın şimdilik 84.597,84 TL'lik kısmının, konkordato projesine dahil edilerek, proje kapsamında müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İİK'nın 308/b maddesi gereğince konkordato davasında davalı tarafından itiraz edilen ve çekişmeli hale dönüşen alacağın tespiti ile konkordato projesine dahil edilmesi talebine ilişkindir. Davacı taraf, davalı şirket ile imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin vadesinde yapılmaması nedeniyle doğan toplam 1.254.942,16 TL alacaktan, 912.228,16 TL'sinin konkordato komiserliğince kabul edildiğini beyan ederek kabul edilmeyen 84.597,84 TL alacağın konkordato projesine dahil edilmesini talep etmiş, davalı taraf, davanın reddini savunmuş, Mahkemece bankacı ve mali müşavir bilirkişilerden oluşan heyetten alınan raporda, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacı bankanın 31/10/2018 tarihi itibariyle davalıdan 912.228,16 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, davacı vekili sunduğu 28/01/2022 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde talep edilen alacaklarının hangi kalemlerden oluştuğunu açıklayarak, dilekçe ekinde iki ayrı hesaba ilişkin hesap dökümünü, çek teslim belgesini vs belgeleri ibraz etmiş, Mahkemece davacının itirazlarının karşılanması için alınan bilirkişi ek raporunda, davacı tarafça talep edilen alacaklara ilişkin bir hesap ekstresi vs sunulmadığından bahisle inceleme yapılmamış, yine talep edilen gayri nakdi alacak talebi yönünden de çek teslim belgesinin olmadığı açıklanmış, Mahkemece söz konusu rapor gerekçe yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İİK'nın 308/b maddesi uyarınca; konkordato projesi kapsamında alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler.HMK'nın 281. maddesi uyarınca taraflar, süresi içerisinde raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri gibi, Mahkemece de, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alınabilmesi mümkündür. Somut olayda; dosyada, davacı banka tarafından davalıya gönderilen kat ihtarnamesi ile tebliğ evrakının bulunmadığı, dosyaya celp edilen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/881 Esas sayılı konkordato dosyasında düzenlenen kayyım raporu ile bilirkişi raporunda davacı banka alacağının ticari defterler üzerinden belirlendiği, yine İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök raporunda, yalnızca ticari defterler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle alacak tespiti yapıldığı, davacı banka tarafından hangi tarihte hesapların kat edildiği, davalının hangi tarihte temerrüde düştüğü, davacı bankanın alacağının hangi kalemlerden oluştuğu ve bu alacaklara davacı banka tarafından hangi tarihe kadar, ne tür ve oranda faiz işletildiği, konkordato komiserliğine sunulan alacak kayıt talep tarihi ile dava tarihinde, davacı bankanın asıl alacak ve ferilerinin ne olduğunun belirlenmediği, bu konuda herhangi bir hesaplama yapılmadığı gibi kök rapora itirazları karşılamak üzere alınan ek raporda da, davacı vekilince sunulan hesap ekstresi ve çek teslim belgesinin incelenmediği, bu hali ile denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Buna göre Mahkemece; öncelikle davacı banka vekiline kat ihtarnamesi ile tebliğ şerhini sunmak üzere süre verilmesi, bundan sonra bilirkişi heyetinden açıklanan hususları karşılar şekilde, denetime açık ek rapor alınması ve sonucuna göre, davacının nakdi ve gayri nakdi alacak taleplerinin haklı olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekmektedir.Kabule göre de; İİK'nın 308/b maddesi gereğince açılacak olan dava, genel hükümlere tabi bir dava olduğundan yargılama usulünün davanın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir. Davanın kabulü halinde alacaklı, konkordato şartları dairesinde alacağına kavuşacaktır. Bu durumun kararda belirtilmesi yerinde olacaktır. Şayet dava devam ederken konkordato feshedilmişse, artık alacaklı konkordatoya tabi olmadan alacağını borçludan talep edebilecektir. (Yeni Konkordato Hukuku Adalet Yayınları Ankara 2018, Tunç Yücel, Öztek - Konkordato Şerhi, shf 414) Somut olayda, davaya konu alacak taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır. İstinafa konu davada, davalı borçlu tarafından kısmen kabul edilmeyerek çekişmeli hale gelen banka alacağının tahsili talep edilmektedir. Görülecek davada konkordato hükümleri değil, TTK ve HMK hükümleri uygulanacak ve Mahkemece, çekişmeli alacağın varlığı ve miktarı belirlenerek tespit ve kabul edilen alacağın tahsiline veya alacağın varlığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilecektir. Mahkemenin, konkordato projesini göz önünde bulundurarak alacağın tasdik edilen vade, tenzilat ve diğer ödeme koşullarına göre hüküm kurması söz konusu olmayacaktır. Zira davalı borçlunun karar tarihinde veya alacağın tahsili tarihinde konkordato sürecinin sona ermiş olması ihtimali vardır. Karar tarihinde davalı borçluların konkordato süreci devam ediyorsa konkordato şartları dairesinde alacağın tahsiline, devam etmiyorsa genel hükümlere göre tahsiline karar verilmekle yetinilecektir. (Yeni Konkordato Hukuku Adalet Yayınları Ankara 2018, Tunç Yücel, Öztek - Konkordato Şerhi, shf 414).Açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2022 tarih ve 2021/199 Esas ve 2022/190 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için varsa yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.