T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/339 Esas
KARAR NO : 2025/1327 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO: 2022/309 Esas - 2022/1042 Karar
TARİHİ: 15/12/2022
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, müvekkili şirket aleyhine Küçükçekmece 3 İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı icra takibi yaptığını, icra takibine dayanak faturanın 20.07.2020 tarih ve 41.466,90 TL bedelli olduğunu, iş bu icra takibine konu faturanın 11.08.2020 tarihinde, müvekkilinin ... Bankası A.Ş. hesabından davalı şirketin hesabına eft yoluyla ödendiğini, icra takibinin başladığı 02.02.2022 tarihinde davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, faturanın ödenmiş olması ve kayıtlarda açıkça görünmesine karşın davalı yanın , müvekkilinin ... plakalı araçlarına kötü niyetli olarak haciz koyduğunu, söz konusu hacizlerden dolayı müvekkilinin satım aşamasında olduğu araçlarının satışını gerçekleştiremediğini ve büyük maddi kayıplara uğradığını beyanla, fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile icra takibinde yazılı olan tutarın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davacı aleyhine faturaya dayalı olarak Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında ilamsız takip açıldığını, 7 örnek ödeme emri ve dayanak fatura suretinin davacı tarafa elektronik tebligat olarak tebliğ edildiğini, davacı tarafça takibe itiraz olunmayınca takibin kesinleştirildiğini ve davacı şirketin adına kayıtlı araçların trafik kayıtlarına haciz şerhi konulduğunu, devam eden süreçte davacı şirket personeli tarafından takip konusu borcun ödendiğine ilişkin ödeme dekontu paylaşılınca durumun müvekkili şirkete bildirilerek şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde takibin sehven açıldığının tespit edildiğini ve takipten feragat edilerek dosyanın UYAP kaydının kapatıldığını, ancak davacının hukuki yararının olmamasına rağmen işbu davayı ikame ederek kötü niyetli olarak davrandığını, 30/03/2022 günü saat 09:21'de UYAP aracılığı ile takipten feragat beyanı sunulduğunu, 30/03/2022 günü saat 10:22'de UYAP aracılığı ile takipten feragat harcı yatırıldığını, 30/03/2022 günü saat 13:50'de aynı zamanda işbu davayı ikame eden davacı vekili ... tarafından dosyaya borçlu vekili sıfatı ile vekaletname sunulduğunu ve icra müdürlüğünce dosyaya vekil kaydı yapıldığını, 30/03/2022 günü saat 14:04'de UYAP aracılığı ile işbu davanın ikame edildiğini, görüldüğü üzere takip dosyasından feragat edilerek gerekli harcın yatırıldığını ve alacaklı sıfatı ile üzerine düşen tüm yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirildiğini, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı davanın reddi ile harca esas değerin %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 15/12/2022 tarih ve 2022/309 Esas - 2022/1042 Karar sayılı kararında;
".........Somut olayda davalı tarafından davacı hakkında Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında ilamsız takip başlatılmış olup, davalı tarafça cevap dilekçesinde özetle'' davacı şirket personeli tarafından takip konusu borcun ödendiğine ilişkin ödeme dekontu paylaşılınca durumun davacı şirkete bildirilerek şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde takibin sehven açıldığına'' ilişkin beyanda bulunmuştur. İcra dosyasının uyaptan gönderilen evraklarının incelenmesinde davalı vekilinin 30/03/2022 tarihinde icra dosyasının vazgeçme /feragat nedeni ile kapatılmasını talep ettiği ,30/03/2022 tarihinde vazgeçme harcı yatırdığı, davalı vekilince icra dosyasına sunduğu talep dilekçesinde takibe konu alacaktan vazgeçilmediği, davalı tarafın cevap dilekçesinde takip konusu borcun davacı tarafça ödendiği halde takip yapıldığına ilişkin beyanı hep birlikte değerlendirilmesinde davacı tarafça icra takibine konu alacaktan dolayı borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası açılmasında hukuki yararının bulunduğu, anlaşılmakla davanın kabulü ile Küçükçekmece 3. icra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, '' Davanın KABULÜ İLE1-Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin gerekçe oluşturmadan veyahut hangi şartların oluşmadığı açıklanmadan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verdiğini, işbu kararın hukuka aykırı olduğunu, Davalının bir ticaret şirketi olduğunu, basiretli bir tacir olarak hareket etmek zorunda olduğunu, davalı tarafça bilinmesine rağmen işbu haksız takibin kötü niyetli olarak açıldığını, bu kapsamda yerel mahkeme kararının kötü niyet tazminatı bakımından kaldırılması ve müvekkil lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Ayrıca davacı tarafın icra takibinden vazgeçtiğini, alacaktan feragat etmediğini, daha sonra aynı nedenle yeni takip yapabilme imkanının oludunu, bu nedenle icra dosyasından vazgeçilmesine rağmen alacaktan feragat edilmediği için mahkemece verilen menfi tespit hükmünün hukuka uygun olduğunu, bu kapsamda müvekkilin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu, davalı vekilinin tüm taleplerinin reddinin gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkil şirket tarafından davacı taraf aleyhine faturaya dayalı olarak Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında ilamsız takip açıldığını, 7 Örnek Ödeme Emri ve dayanak fatura suretinin davacı tarafa elektronik tebligat olarak tebliğ edildiğini, davacı tarafça takibe itiraz olunmayınca takibin kesinleştirildiğini ve davacı şirket adına kayıtlı araçların trafik kayıtlarına haciz şerhi konulduğunu, devam eden süreçte davacı şirket personeli tarafından takip konusu borcun ödenmiş olduğuna ilişkin ödeme dekontu tarafları ile paylaşılınca durumun müvekkil şirkete bildirildiğini, şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesi takibin sehven açıldığının tespit edildiğini ve taraflarınca takipten feragat edilerek dosyanın UYAP kaydının kapatıldığını;-30.03.2022 günü saat 09.21 de UYAP aracılığı ile takipten feragat beyanlarını dosyaya sunduklarını,-30.03.2022 günü saat 10.22 de UYAP aracılığı ile takipten feragat harcı yatırdıklarını, -30.03.2022 günü saat 13.50 de aynı zamanda işbu davayı ikame eden davacı vekili ... tarafından dosyaya borçlu vekili sıfatı ile vekaletname sunulduğunu ve İcra Müdürlüğünce dosyaya vekil kaydı yapıldığını, -30.03.2022 günü saat 14.04 de UYAP aracılığı ile işbu davanın ikame olunduğunu, Davacı tarafça, gerek takip dosyasına vekaletname sunulduğu ve gerekse de işbu davanın ikame olunduğu saatlerde takipten feragat edildiğini, takip dosyasına vekaletname sunulması sureti ile işbu dava ikame olunmadan önce takipten feragat edildiğinden haberdar olunduktan sonra huzurdaki davanın açılmasının kötüniyetli bir davranış şekli olduğunu,6100 Sayılı HMK'nun 114. maddesi uyarınca hukuki yararın dava şartı olduğunu ve yargılamanın her aşamasında resen nazara alınmak zorunda olduğunu, Somut olayda, taraflarınca işbu dava açılmadan evvel takipten feragat edildiğini ve davacı tarafça da dava açılmadan önce takipten feragat edildiğinden haberdar olunduğu gözetildiğinde davacı tarafın işbu davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini,Davacı tarafa ödeme emrinin elektronik tebligat olarak tebliğ edilmiş olması ve bu nedenle tebligatın usulsüzlüğü gibi bir durumdan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, usulüne uygun bir tebligat karşısında borca itiraz ederek takibi durdurma hakkı bulunan davacı tarafın makul ve geçerli bir sebep olmaksızın bu hakkını kullanmamasının kendisi bakımından müterafik kusur teşkil edeceğini, zira 6098 Sayılı TBK nun 52/1 maddesi uyarınca zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkimin tazminatı indirebileceğini veya tamamen kaldırabileceğini fahiş kusur teşkil edecek nitelikte bir davranış şekli sergileyen davacı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de usule açıkça aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, İİK. 72 Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf dava dilekçesi ile;İcra takibine dayanak 20.07.2020 tarih ve 41.466,90 TL bedelli faturanın 11.08.2020 tarihinde, müvekkilinin ... Bankası A.Ş. hesabından davalı şirketin hesabına eft yoluyla ödendiğini, icra takibinin başladığı 02.02.2022 tarihinde davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını beyanla müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespite ve davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile icra takibinde yazılı olan tutarın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Dava dosyası ve uyap sisteminden gönderilen davaya konu icra dosyası incelendiğinde; Davalı alacaklı tarafından davacı hakkında 20.07.2020 tarih ve 41.466,90 TL bedelli faturaya dayalı 41.466,90 TL. Asıl alacak, 9.795,00 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam: 51.261,90 TL. Üzerinden 22/02/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davacı borçluya e tebligat yolu ile 07/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı alacaklı vekili 18/03/2022tarihli dilekçe ile takibin kesinleştirilmesini talep ettiği, aynı tarihli dilekçe ile davacı adına kayıtlı plakaları yazılı araçlar üzerine haciz konulmasını talep ettiği, davalı alacaklı vekili icra müdürlüğüne verdiği 30/03/2022 tarihli dilekçe ile;Dosyanın Vazgeçme / Feragat nedeniyle kapatılmasını talep ettiği, davacı borçlu vekili tarafından icra dosyasına 30/03/2022 tarihinde vekaletname sunulduğu ve davacı vekili tarafından 30/03/2022 tarihinde saat 14:04'de istinafa konu menfi tespit davasının açıldığı, icra dosyasına davalı alacaklı vekili tarafından sunulan 30/03/2022 tarihli;Dosyanın Vazgeçme / Feragat nedeniyle kapatılması talepli dilekçenin davacı borçlu tarafa tebliğ edildiğine ilişkin delil olmadığı, davacı borçlu vekili tarafından icra dosyasına 30/03/2022 tarihinde sunulan vekaletnamenin saat kaçta gönderildiğine ilişkin kayıt olmadığı gibi davacı vekili tarafından dava saatinden önce öğrenildiğine ilişkin delil olmadığı, iş bu sebeple davacının eldeki menfi tespit davasını açmasında hukuki menfaatinin olduğu anlaşılmıştır.Davalı alacaklı vekili icra dosyasına ibraz ettiği 30/03/2022 tarihli dilekçe ile;Dosyanın Vazgeçme/Feragat nedeniyle kapatılmasını talep ettiği, davalının davacı hakkındaki icra takibinden vazgeçmesi, alacaktan açıkça feragat beyanı bulunmadığı sürece, alacaktan feragat anlamına gelmeyip, tekrar takip başlatılmasının mümkün olduğu, esas haktan feragatın açık bir şekilde yapılması gerekli olduğundan, hakkın özünden değil, sadece takipten feragat edildiği anlaşılmaktadır. Takipten feragate rağmen esas hak, hukuki varlığını korumaya devam ettiğinden, alacaklı, alacağının tahsili için dava veya yeniden icra takibi yoluna başvurabilir. (Bakınız. Aynı yönde HGK’nun 1995/12-814 esas, 1995/1010 karar sayılı 22.11.1995 tarihli kararı) Bu tespitlere göre, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, buna göre mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Borçlu aleyhine takip başlatan alacaklının İİK'nın 72/5 maddesi gereğince kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için haksız olmasının yanısıra kötüniyetli olması da şarttır. Dosya kapsamına göre ve yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, davacı hakkında icra takibi başlatan davalının haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden mahkemece davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ve davalının istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.501,70 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.055,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.445,80 TL.'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.