T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/326 Esas
KARAR NO : 2025/1326 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO: 2017/376 Esas - 2022/437 Karar
TARİHİ: 27/05/2022
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Suadiye Şubesi ile davalı kredi borçlusu/lehtarı... İnş. Turz. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı kefilinde sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, sözleşmeye istinaden taksitli ticari kredi, spot kredi ile kredili mevduat hesabı kredisi kullandırıldığını, verilen kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle, Genel Kredi Sözleşmesinin verdiği yetkiye istinaden Kadıköy 30. Noterliğinin 31/03/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 54.207,74 TL nakit alacak ile 9.690,00 TL gayrinakdi çek bedeli alacağı üzerinden hesabın kat edildiğini, ihtarla verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine, bu kez İstanbul 21. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı - borçlunun asıl borca ve takibin tüm ferilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, müvekkili bankanın sözleşmenin 13. maddesine göre defter ve kayıtlarının delil olduğunu, istenilen temerrüt faizinin sözleşmenin 11/b. maddesine göre tespit edildiğini, 70.968,67 TL alacak üzerinden itirazın iptalini, takibin devamına ve davalıların % 20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen dosyaya cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, şirket adına duruşmalara katılan olmamıştır. Diğer davalı...'e usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, tarafça dosyaya cevap dilekçesi ibraz edilmemiş ancak 09/12/2020 tarihli celsede davalı vekili " kefalet sözleşmesi müvekkilim yönünden geçersizdir, kefalet hukuku açısından aksi yönde kanaat olsa bile müvekkili üzerine düzen kısmı dava açılmadan kısmı icra dosyasına yatırmıştır bu nedeniyle davanın reddine karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuş, dosyaya ibraz edilen beyan dilekçelerinde de davanın reddi talep edilmiştir. Temlik alan vekili 01/08/2019 havale tarihli dilekçesi ile davaya konu alacağı temlik aldıklarına ilişkin Beyoğlu 23. Noterliğinin 27/06/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi sunmuş olup sözleşmenin incelenmesinde davaya konu alacağında dahil olduğu, gayrinakit alacaklar hariç olmak üzere alacakların ...Yönetim A.Ş.'ye devredildiği anlaşılarak HMK 125/2 Md. doğrultusunda davaya davacı sıfatıyla dahil edilmiş, katıldığı duruşmalarda davanın kabulünü talep ettiklerini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 27/05/2022 tarih ve 2017/376 Esas - 2022/437 Karar sayılı kararında;".........Tüm dosya kapsamından; davacı ile davalı ... Oto İnş. Turz. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 27/01/2015 tarihli 100.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olduğu, şirket temsilcisi ve ortağı olan davalı...'in davalı şirket lehine 27/01/2015 tarihinde 100.000,00-TL bedel ile müteselsil kefil olduğu görülmüştür. Kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle Kadıköy 30. Noterliğinin 31/03/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesap kat edilerek alacağın 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği, dosyada yapılan hesaplama ile takip tarihi ile dava tarihi arasında 01/03/2017 tarihinde icra dosyasına yapılan 54.207,74 TL ödemenin mahsubu sonrasında dava tarihi itibariyle 16.843,59 TL asıl alacak, 850,57 işlemiş temerrüt faizi, 42,53 BSMV olmak üzere toplam 17.736,69 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiş olduğundan nakdi alacak yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 21. İcra Müd.nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 16.843,59 TL asıl alacak 850,57 TL işlemiş faiz 42,53 TL BSMV olmak üzere 17.736,69 TL alacak üzerinden devamına karar verilmiştir. Alacak sözleşmeye dayalı ve likit olduğundan alacağın %20'si olan 3.547,34 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. " gerekçesi ile, ''1-Gayri Nakdi alacak talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının İstanbul 21. İcra Müd.nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 16.843,59 TL asıl alacak 850,57 TL işlemiş faiz 42,53 TL BSMV olmak üzere 17.736,69 TL alacak üzerinden devamına (davalı tarafından 01/03/2017 tarihinde yapılan 54.207,74 TL ödeme mahsup edilerek hesaplama yapılmıştır), Asıl alacağa dava tarihinden itibaren yıllık %36,36 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 i oranında BSMV uygulanmasına, Alacağın %20'si oranında 3.547,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve temlik alan davacı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı...Bankası vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil bankaya borçlu davalılar aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası görülürken müvekkil bankanın alacağının temlik edildiğini, temlik alıcısının nakit alacak yönünden davaya dahil olduğunu ve davayı takip ettiğini, gayrı nakit alacak kısmın temlik edilmediğini, bu yönüyle alacağın müvekkil banka uhdesinde olduğunu, Yerel mahkemece müvekkil banka yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, dosyanın gayrı nakit alacak yönünden tefrik edilmesi gerekirken davanın müvekkil banka yönünden açılmamış sayılması karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVACI (TEMLİK ALAN) ...YÖNETİMİ VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; müvekkil şirketin 04.09.2018 tarihinde Ticaret Siciline tescil edildiğini, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 15.11.2018 tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile faaliyet izni verildiğini, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu 143. maddesi gereğince, müvekkil şirketin 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre ödenecek her türlü harçtan istina olduğunu, mahkeme tarafından harçtan muaf olmadıkları gerekçesiyle istinaf harçlarının yatırılmasının talep edildiğini, her ne kadar harçtan muaf oldukları kanun hükümleri ile sabit ise de şu anda herhangi bir hak kaybına mahal vermemek adına söz konusu istinaf harçlarını yasal sürede ihtirazı kayıtla ödediklerini Davalı-Borçlu şirket ile temlik veren ... Bankası A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı...'in bu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kedinin geri ödenmemesi sebebiyle davalı-borçlulara Kadıköy 30. Noterliğinin 31.03.2016 tarih ve ... yev. nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı-borçluların ihtarnameyi tebliğ almalarına rağmen herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, temlik veren banka tarafından kullandırılan kredinin geri ödenmemesi nedeni ile borçlular aleyhine İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, borçluların haksız itirazlarının kaldırılması talebiyle itirazın iptali davası açıldığını, Yerel mahkeme tarafından hüküm kurulurken taraflarınca ileri sürülen itirazların görmezden gelindiğini ve hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, işbu bilirkişi raporunda davalıların takip konusu borçtan sorumlu olduğu, bu nedenle davalı borçlu aleyhine başlatılan yasal takibin usule ve yasaya uygun olduğu, davacı borçlunun davalı müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek veya süreci uzatmak amacıyla kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğinin sabit hale geldiğini, Davalı kefilin sorumluluğu ve takip konusu alacak miktarının kefalet limitinin altında kaldığından davalıların takibe konu borçtan sorumlu olduğunu, nitekim bilirkişi raporunda da işbu hususun belirtildiğini, bu yönleriyle bilirkişi raporuna ve mahkeme kararına itirazlarının bulunmadığını, ancak davalılar takip öncesi temerrüte düşmesine rağmen bu husus göz ardı edilerek, borçlulara usulüne uygun hesap kat ihtarı gönderilmemişcesine, takip tarihinden itibaren temerrüt faizi hesap edildiğini, bu yönüyle hükme esas alınan raporun, dolayısıyla da kararın hatalı olduğunu, Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından takip tarihi ile dava tarihi araında davalı borçlu tarafından 54.207,74-TL'lik bir ödeme yapıldığı beyan edilmişse de, davalılar tarafından müvekkil şirkete yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığını, davalı borçlular tarafından önce takibe itiraz edildiğini, akabinde ihtiyati haciz tutarı olan 54.207,74-TL'nin icra dosyasına yatırıldığını, ancak borçlular tarafından itirazın geri alınmadığını ve paranın taraflarına ödenmesine de muvafakat verilmediğini, dolayısıyla kesinleşmemiş takipte ne müvekkil şirket hesaplarına ne de temlik eden banka hesaplarına geçen bir ödeme olmadığını, bu hususta temlik öncesi ödeme olup olmadığı husunda temlik veren ... Bankası A.Ş.'ne müzekkere yazılarak işbu hususun sorulması ile hesap ekstrelerinin celbi talep edilmişse de yerel mahkemece bu taleplerinin göz ardı edildiğini ve dosyanın söz konusu eksiklik giderilmeden ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdi edildiğini, kök rapordaki eksik inceleme ve hatalı değerledirmelerin ek raporda da tekrarlandığını, Yerel mahkeme tarafından yeterli araştırılma yapılmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle temlik eden banka ya da müvekkil şirketin hesaplarına geçmeyen paranın alacaktan mahsup edilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece davayı aydınlatma görevinin ihlal edildiğini, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı temlik eden davacı banka vekili ve temlik alan davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davacı banka ile davalı kredi lehtarı... İnş. Turz. Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında toplam 100.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedilmiş olduğu, sözkonusu Genel Kredi Sözleşmesini davalı...'in 100.000,00 TL kefalet limiti dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalı kefil...'in davalı asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olması sebebiyle eş muvafakatinin gerekmediği ve kefaletin TBK. 584 Madde uyarınca geçerli olduğu, Temlik eden davacı banka tarafından davalı muhataplara Kadıköy 30. Noterliğinden gönderdiği 31.03.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtamamesi ile kredi cari hesabın kesildiği ve kat edildiği, ihtamamenin tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içinde aşağıda ayrıntısı belirtilen toplam: 54.207,74 TL. nakdi kredi borcunun ödenmesi, ayrıca gayrinakdi çek bedeli 9.690,00 TL.nin depo edilmesi, aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin ihbar ve ihtar edildiği, söz konusu ihtarnamenin muhatap adreste tanınmadığından bila tebliğ iade edildiği, temlik eden davacı banka tarafından davalılar hakkında İstanbul 12 ATM.nin 29/07/2016 tarih ve 2016/1091 D.İş Esas-2016/1098 D.İş Karar sayılı kararı ile 54.207,74 TL. Nakdi alacak yönünden ihtiyati haciz kararı alındığı, temlik eden davacı banka tarafından davalılar hakkında GKS, Kat ihtarı, hesap özeti dayanak gösterilerek toplam 61.278,67 TL. Nakdi alacak, 9.690,00 TL. Gayrinakdi alacak depo talebi olmak üzere toplam 70.968,67 TL. Üzerinden 04/08/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ihtiyati haciz kararının icra dosyası üzerinden infaza konulduğu, borçlu... vekili 20/02/2017 tarihli dilekçe ile, borçlu şirket vekili ise 26/02/2017 tarihli dilekçe ile borca ve takibe itiraz ettikleri, ihtiyati haczin uygulanması üzerine davalı ... adına vekili ... tarafından ihtiyati haciz ödemesi açıklaması ile icra dosyasına banka havalesi ile 01/03/2017 tarihinde 54.207,74 TL. Lik ödeme yapıldığı, Davalı... vekili ... tarafından icra müdürlüğüne verilen 01/03/2017 tarihli dilekçe ile de; İhtiyati haciz miktarını (borcu kabul anlamına gelmemekle) icra dosyasına yatırıldığını, gayrimenkuller üzerindeki hacizlerin fekki için müzekkere yazılmasını talep edip icra dosyasına yatan paranın da alacaklıya ödenmesine muvafakat ettiğini beyan ettiği, davacı temlik eden banka tarafından takip miktarı 70.968,67 TL. Üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, icra müdürlüğüne mahkemece yazılan müzekkereye verilen 22/04/2022 tarihli cevabi yazıda; tahsilat makbuzu ilişikte sunulmuş olup tahsilat halen dosyaları içerisinde bulunduğundan reddiyat makbuzu bulunmadığı bildirilmiş, yargılama aşamasında davacı banka tarafından dava dosyası temlik alan varlık şirketine temlik edilmiş, mahkemece 2 ayrı bankacı bilirkişiden rapor alınmış, bankacı bilirkişi ...'den alınan rapor doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.İtirazın iptali davası, icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olduğundan icra takip tarihi itibariyle belirlenen asıl alacak ve temerrüt faizi ile ferîleri, borçlunun takip tarihindeki sorumlu olduğu miktarı gösterir. Borçlunun takibe itirazından sonra yasal süresi içinde itirazın iptali davası açılması ve bu dava açılana kadar borçlu tarafından icra dosyasına ihtirazi kayıt konulmadan yapılan ödemeler veya alacaklının şahsına ya da onun gösterdiği üçüncü kişiye (kabul edilmek koşulu ile) haricen yapılan ödemelerin bulunması durumunda ise ödeme rızaen yapılmış olduğundan borçlunun bu ödemeler yönünden itirazından vazgeçtiğinin kabulü gerekmektedir. Somut olayda, davalı ... adına vekili ... tarafından ihtiyati haciz ödemesi açıklaması ile icra dosyasına banka havalesi ile 01/03/2017 tarihinde 54.207,74 TL. lik ödeme yapıldığı, Davalı... vekili ... tarafından icra müdürlüğüne verilen 01/03/2017 tarihli dilekçe ile; İhtiyati haciz miktarını (borcu kabul anlamına gelmemekle) icra dosyasına yatırıldığını, gayrimenkuller üzerindeki hacizlerin fekki için müzekkere yazılmasını talep edip icra dosyasına yatan paranın da alacaklıya ödenmesine muvafakat ettiğini beyan ettiği, davalı borçlu vekili icra dosyasına yatırılan paranın alacaklı tarafa ödenmesine muvafakat ettiğini açıkça beyan ettiğinden, dava tarihinden önce icra dosyasına yatırılan ve alacaklı tarafa ödenmesine muvafakat edilen miktar yönünden davacı tarafın eldeki davayı açmakta hukuki menfaatinin olmadığı, buna göre TBK. 100. Maddesinin uygulanması gerektiğinden, mahkemece, bu tespitler doğrultusunda alınan bilirkişi raporu uyarınca verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan temlik alan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri mahkemenin kabul ve gerekçesine göre yerinde görülmemiştir. Mahkemece, gayrinakdi alacağa ilişkin temlik eden bankanın ve davalı tarafın davayı takip etmediği belirtilerek gayrinakdi alacak yönünden 30/03/2022 tarihli duruşma zaptına; 18/09/2019 tarihli celseye davalı vekili tarafından mazeret dilekçesi sunulduğu, 19/02/2020 tarihli 7. Celseden itibaren gayrinakdi krediler yönünden açılan davanın davacı yapı kredi bankası ve davalı tarafından takip edilmediği, gayrinakdi alacakların temlikname kapsamında da bulunmaması nedeniyle gayrinakdi alacaklar yönünden davanın 19/02/2020 tarihinden itibaren işlemsiz bırakılmış olduğunun tespit edildiği, işlemden kaldırılan gayrinakdi alacak yönünden, davacı banka ile davalı tarafça davacın yenilenip takip edilmediği, buna göre gayrinakdi alacak yönünden davanın HMK. 150 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı banka vekilinin gayrinakdi alacak yönünden davanın tefrik edilerek ayrı esas üzerinden görülmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, temlik eden davacı banka vekili ile temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ... Bankası A.Ş. ve Temlik Alan Davacı ...Yönetimi A.Ş'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı banka ve temlik alan davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı banka ve temlik alan davacı varlık şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 80,70'er TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70'er TL'nin davacı ... Bankası A.Ş. ve temlik alan davacı ...Yönetimi A.Ş.'den ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı ve temlik alan davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.