T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1893 Esas
KARAR NO:2025/1225 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI:2020/385 Esas- 2022-395 Karar
TARİH:26/05/2022
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
KARAR TARİHİ:10/07/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ... Şirketi Edirne ilinde eğitim alanında büyük yatırımlar yaptığını, başarılı bir şirket olduğunu, Eğitim alanındaki yatırımlarını daha sürdürülebilir kılmak ve büyütmek adına 02.08.2018 tarihinde imzaladığı sözleşme ile davalı ... Bankası Anonim Şirketi’nden “... Kredisi” kullandığını, davalı tarafından müvekkiline kullandırılan kredinin tutarının 18.000.000 TL olduğunu, kredi taksitlerine uygulanacak faiz oranının 20.07.2018 tarihli “Kredi Tahsis Tebligatı”nın 3. maddesine göre TRL 6M+100 Değişken Faiz Oranı olduğunu, ... (“...”)'un dünyada en çok uygulanan referans faiz oranlarından olduğunu, ülkemizde de bankaların müşterileri ile yaptıkları işlemlerde esas alınmak üzere ... Bankalar Birliği tarafından düzenli olarak... (“...”) oranı ilan edilmekte olduğunu, ... (ve ...)'un herhangi emredici kural çerçevesinde değil, tarafların mutabakatına göre özel kurallar çerçevesinde uygulandığını, tüm dünyada ... uygulamasının özü “ortayı bulma” ve böylece tarafların altına gireceği riski azaltma anlayışına dayandığını, taraflar arasındaki anlaşmaya ve usule göre her gün ilan edilen ... oranına kararlaştırılan faiz oranı eklenerek bulunan günlük faiz oranının toplanarak altı aylık faiz oranının ortaya çıkartılmasının gerektiğini ancak davalının hatalı olarak yalnızca 01/07/2019 tarihine ait olan libor oranının kredi taksidine uygulanması sonucunda müvekkilinin 455.430,99 TL zarara uğradığını, davalı tarafın ise aynı meblağ nispetinde müvekkili aleyhine sebepsiz olarak zenginleştiğini,...'un günlük değerlere bağlı bir referans faiz oranı olduğunu, faiz dönemi kaç gün sürerse sürsün ilk günden son güne kadar ilan edilen faiz oranlarının ortalamasının alındığını, somut olayda tamı tamına 182 gün süren faiz döneminde tek bir günün (01.07.2019) faiz oranını gösteren sayısal değerin 182 günün ortalamasıymış gibi referans alınarak işlem yapıldığını ve yanlış olduğunu,... davalının kabul ettiği gibi salt vade günündeki faiz oranına göre belirlenen bir uygulama olmadığı için ... ile faizlendirilen krediyi kullanan müvekkile dayatılan risk ...’un varoluş sebebine aykırı olduğunu, kredi oranının hatalı uygulandığının tespitinin akabinde müvekkilinin davalı taraf ile derhal irtibata geçip duruma itiraz ettiğini, davalıların yetkilileri ise şifahi olarak müvekkilimizin haklı olabileceğini ve/fakat diğer taksitlerde de diğer günlerin sabit libor oranını baz aldıklarından ... oranının düşük olduğu günlerde de aradaki farkların telafi edildiğini belirttiklerini, davacı müvekkilin uğramış olduğu zarar için yasal yola başurmadan evvel T.C. Kadıköy ... Noterliği’nden ... Yevmiye Numaralı ve 21.02.2020 tarihli bir ihtarnameyi de davalıya gönderdiğini, davalı taraftan uyuşmazlığın dostane bir şekilde çözümü yönünde bir cevap alınamadığını belirterek şimdilik 10.000,00-TL’nin haksız ödeme gününden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasının harca esas değerini 10.000,00 TL olarak gösterdiğini, HMK'nın dava çeşitleri ve dava değeri ile ilgili maddeleri ve dava dilekçesinde yer alan davacı beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde hukuka aykırı olduğunu, davacının dava açılış iradesinin 10.000,00 TL meblağ üzerinden değil en az 455.430,99 TL meblağ üzerinden olduğunun açık olduğunu, davacının dilekçesinde beyan ettiği zararının en azından 455.430,99 TL olduğu iddiaları ve talep konusu hususundaki davacı beyanlarının da özü itibariyle kısmi dava açmak iradesi aksine mevcut zararının tamamının hesaplanarak tahsili talebi dikkate alındığında yine HMK 'nın kısmi davayı düzenleyen 108.maddesinin de huzurdaki davada uygulama alanı bulamayacağının ortada olduğunu, huzurdaki davasının konusunun hatalı faiz oranı uygulandığından bahisle aleyhine ortaya çıkan sebepsiz zenginleşme tutarının ödeme gününden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte tahsili talebinden ibaret olduğunu, davacı firmanın iddia ettiği şekilde maddi bir zararı ve buna bağlı olarak müvekkil bankanın davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmesinin mevcut olmadığını, bankacılık faaliyetleri kapsamında 02/08/2018 tarih ve ... nolu Genel Kredi Sözleşmesi ve buna bağlı Özel Kredi Sözleşmesi kapsamında davacı firmaya 18.000.000,00 TL limitli Kalkınma ve/veya uygun kaynaklı yatırım kredisi kullandırılması hususunda karşılıklı anlaşmaya varılarak davacı firmaya tahsis edilen limit çerçevesinde kredi kullandırımının müvekkil banka tarafın sağlandığını, davacı bankaya tahsis edilen 18.000.000,00 TL limitli kredinin vade başlangıç ve son ödeme tarihleri kapsamında dört parça halinde davacı firmaya müvekkil banka tarafından kullandırıldığını, davacı firma kredi sözleşmelerinin imzalanması sonrası süreç içerisinde teşvik mevzuatı hükümleri çerçevesinde faiz desteğinden yararlanma talebinde bulunduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında imza altına alınan 02/08/2018 tarihli Kredi Özel Sözleşmesi'nin kredinin faizi , vadesi ve itfası başlıklı 6. Maddesi , kullandırılan krediye uygulanacak faiz , vade ve itfa hususunda taraflarca kabul edilen hususları düzenlediğini, müvekkil banka tarafından uygulamada ... 6 aylık faiz oranları ocak ve temmuz ayları başında ...g sitesinde yer alan satış kotasyon oranları dikkate alınarak güncellendiğini ve hesaplandığını, ... 3 aylık ve 6 aylık değişken faizi olan tüm kredilere bu faiz güncellemesi üzerinden hesaplama yapıldığını, müvekkil bankanın davaya konu kredilere uygulanan faiz oranını kendi inisiyatifi ile belirlemesinin ilgili faiz oranlarını davacı ile yapılan sözleşmelere aykırı şekilde kredilere uygulaması gibi bir durumun da söz konusu olamayacağını, kredilere uygulanan faiz oranı ve dönemlerinin ... 6 aylık faiz oranlarının Ocak ve Temmuz ayları başında ... sitesinde yer alan satış kotasyon oranları dikkate alınarak güncellenmekte ve hesaplanmakta olduğunu belirterek davanın ve tüm davacı taleplerinin reddine, vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 26/05/2022 tarih 2020/385 Esas- 2022-395 Karar sayılı kararında;"...Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi, sözleşme öncesi bilgilendirme ve teslim formu, bu forma istinaden davacı tarafça düzenlenen ve imzalanan müşteri beyanı, kredi sözleşmesine bağlı değişken faizli itfa tablosu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve yukarıda deliller kısmında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere sözleşmede krediye uygulanacak faiz, faiz türü ve oranının sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca tacir olan taraflarca imzalanan kredi sözleşmesi ile kararlaştırıldığı, sözleşmenin eki niteliğindeki 10/09/2018 tarihli kredi sözleşmesine bağlı değişken faizli itfa tablosu ile kullandırılan krediye uygulanacak faiz oranlarının ayrıntılı bir şekilde belirlendiği ve bu tablonun davacı şirket ile davalı banka yetkililerince kaşe ve imzalandığı, davalı banka tarafından kredi sözleşmesine istinaden sözleşme öncesi bilgilendirme ve teslim formu teslim edildiği, bu forma istinaden davalı şirket kaşe ve imzası ile 31/07/2018 tarihinde incelenmek üzere elden teslim edilen kredi özel ve genel sözleşmelerinin dikkatlice okunduğunu, uzman kişilere incelettirilip değerlendirildiğini ve içeriğinin öğrenildiğini, davalı banka tarafından gerekli tüm bilgilendirmelerin yapıldığını beyan ve kabul ettiğini bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce dava ve cevap dilekçeleri doğrultusunda ihtilafın; davalı banka tarafından asıl alacağa taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında altı aylık ... + % 1 marj faizi oranı üzerinden hesaplanmasının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun olup olmadığı, davalı iddiası gibi uygulanması gereken faizin taraflar arasındaki sözleşmeye ve usule göre her gün ilan edilen ...oranına kararlaştırılan faiz oranı eklenerek bulunan faiz oranı toplanarak altı aylık faiz oranının ortaya çıkartılması gerekirken davalının hatalı olarak sadece 01/07/2019 tarihine ait olan ... oranının kredi taksidine uygulanması sonucu davalıdan sözleşmeye aykırı olarak 455.430,99 TL fazla faiz tahsilatı yapılıp yapılmadığı şeklinde tespit edilmiş olup davalı banka tarafından tahsil edilen faiz miktarının kredi sözleşmesine uygun olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve gerek 03/05/2021 tarihli bilirkişi raporu gerek 10/12/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve 22/04/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun denetime elverişli somut verilere dayalı ve gerekçeli olması nedeni ile mahkememizce hükme esas alınmış olup, alınan bilirkişi raporlarına göre davalı banka tarafından davalıdan tahsil edilen faiz tutarının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye, sözleşmenin eki niteliğindeki kredi sözleşmesine bağlı değişken faizli itfa tablosunda belirlenen faiz oranlarına ,bankacılık mevzuatına ve bankacılık teamüllerine uygun olduğu, tarafların hür iradesi ile imzalanan kredi sözleşmesinde davacının iddia ettiği gibi kredi faizine altı aylık ortalamanın uygulanacağı yönünde bir hüküm ve düzenleme olmadığı , davalı banka tarafından kredi sözleşmesine istinaden uygulanan faiz oranının bilirkişi tarafından tespit edilen referans faiz oranı 24,2221 oranının davalı bankanın uyguladığı ... faiz + % 1 marj oranının hesaplanan ortalama oranın altında olduğu, kredi faizlerine ilişkin TTK ve Merkez Bankası Tebliğleri hükümlerine göre tarafların faiz oranının serbestçe kararlaştırabileceği ve taraflarca imzalandığı ihtilafsız olan kredi sözleşmelerine istinaden davalı bankanın davaya konu 9.000.000,00 TL ve 2.250.000,00 TL lik kredi dilimlerine ilişkin olarak ihtilafa konu 25/06/2019 - 23/12/2019 tarihleri arasındaki 182 günlük dönem için 23/12/2019 tarihinde tahakkuk edecek 1.144.507,75 TL ve 286.126,94 TL 'lik faiz tutarlarının yer aldığı ve uygulanan faiz oranlarının belirtildiği, bu iki faiz toplam tutarının 1.430.634,69 TL olduğu , davalı banka tarafından ise davacı şirketten taraflarca imzalanan itfa planlarında yer alan işbu faiz tutarları kadar yani 1.430.634,69 TL tahsilat yaptığı, imzalanan itfa planlarının sözleşmenin eki niteliğinde olduğu, davacı şirketin bilgisi dahilinde imzalandığı, faiz oranları ile tutarlar konusunda tarafların mutabık kaldıkları ve davalı banka tarafından tahsil edilen faiz tutarının ve yapılan faiz hesabının kredi sözleşmelerine uygun olduğu ve davalı banka tarafından davacıdan fazladan bir faiz tahsilatı yapılmadığı her ne kadar bilirkişi raporları arasında tatil günlerinin hesaplamaya katılıp katılmayacağı hususunda çelişki bulunsa da bu hususun uyuşmazlığın çözümüne bir katkısı olmadığı, davalı bankanın her halükarda tahsil ettiği faiz miktarının ve uygulanan faiz oranının kredi sözleşmesine uygun olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,''Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin gerekçesiz bir şekilde hükmüne esas aldığı söz konusu tüm bilirkişi raporlarında, dava konusu ettikleri faiz hesaplamasının doğruluğu veya yanlışlığı hususunda gerekçeli açıklamalara yer verilmeden yapılan hesaplamanın "bankacılık teamüllerine, ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine herhangi bir aykırılık" taşımadığının belirtildiğini, mahkemenin kendi hukuki kanaatini gerekçelendirmeden yalnızca bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmasının müstakar Yargıtay içtihatlarında başlı başına bozma sebebi olarak kabul edildiğini;İlk derece mahkemesinin bilirkişi raporundan "kopyala-yapıştır" yöntemi ile kurduğu hükmün usuli bakımdan hukuka aykırılığının yanında uyuşmazlığın esası bakımından da telafisi güç zararlara sebebiyet veren hukuksuzluklar barındırdığını, Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi heyet raporunda, hesaplama yöntemi olarak dava dilekçesinde izah edildiği şekilde hafta sonu günlerine Cuma günü oranlarının uygulanarak ortalama alınması gerektiği beyanlarına uyulmasına rağmen ek raporda davalı bankanın hesaplamasında bir hata olmadığının beyan edilmesinin izahı mümkün olmayan bir çelişkiyi ortaya çıkardığını;Bilirkişi ek raporunda hesaplama yöntemi olarak dilekçelerde bildirilen usul ve oranların benimsendiğini, dava dilekçesinde yer alan ve talep edilen 455.185,55-TL tutarındaki aleyhlerine ödetilen tutarın var olduğunun da esasında tespit edildiğini, bankacılık teamülleri, mevzuat vs. olarak bildirilen dayanakların kaynağının ise ne kök raporda ne de ek raporda yer aldığını, dolayısıyla, ek raporda varılan sonucun esasında taleplerinin haklı olduğunu ortaya koyduğunu, bilirkişi ek raporunda, dava dilekçesindeki taleplerle birebir örtüşen 455.185,55-TL tutarındaki fazla ödemeye ilişkin yapılan tespit ile birlikte "10.12.2021 tarihli Raporumuzdaki kanaatimizi değiştirecek herhangi bir bilgi veya belge tespit edilmediği" şeklinde beyanda bulunulduğunu, Mahkemenin de bu beyanı gerekçesiz bir şekilde hükmüne esas aldığını, bilirkişi heyetindeki farklı kişilerin raporun farklı kısımlarını yazmalarından ileri geldiğini düşündükleri bu çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınması veya... faizi konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmasına ilişkin tüm taleplerinin reddedilerek müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini; Bahsi geçen kök rapor ve ek raporlara itiraz dilekçeleri içerisinde detaylı bir şekilde oranları ve hesaplama yöntemleri ile yer verilen itirazlarının teknik kısmına kısaca işbu istinaf dilekçesi içerisinde de yer vermek gerektiğini, bilirkişi heyetinin müvekkili şirketin 455.430,99 TL zarara uğramış olduğunu esasında tespit ettiğini, itiraz dilekçesi ekinde ve işbu dilekçe ekinde sundukları tabloların, haftasonuna denk gelen günlere Cuma gününün ... faiz oranları uygulanarak elde edilen değerleri içeren ve bu uygulama ışığında müvekkili şirketin kredi borçlarına uygulanması gereken faiz oranlarıyla ortaya çıkan tablo olduğunu, bu tabloya göre ise müvekkili şirketin zarara uğratıldığının aşikar olduğunu, ayrıca ek bilirkişi raporunda yapılan incelemede faiz tahakkuk tarihi olarak 23.12.2019 yerine 31.12.2019 tarihi incelenmiş olup heyetçe hataya düşüldüğünü, ek bilirkişi raporunda tatil günlerinin hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği tespiti yapılmasına rağmen bu tespitin hesaplamaya yansıtılmadığını, ek bilirkişi raporunun, kök bilirkişi raporunda yer alan hesaplamanın bir tekrarı olduğunu;... (“...”) gibi yargı kararlarına ve doktrindeki çalışmalara yansıması sık olmayan teknik bir konuda etraflıca tetkik yapılmadan, denetime elverişli olmayan "bankacılık mevzuatı ve bankacılık teamülleri" gibi soyut gerekçelere dayanan bilirkişi raporlarını kopyalayarak hüküm kurulmasının mezkur hukuka aykırı kararın istinaf edilmesini zorunlu kıldığını beyanla İlk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, aksi halde dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davacının, davalı bankadan kullandığı kredilere uygulanan faiz oranlarının, davalı banka tarafından yanlış hesaplandığı ve bu kapsamda fazladan tahsilat yapıldığından bahisle fazla ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalı banka ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanacağı kredilere ... 6M+100 Değişken Faiz oranının uygulanacağını, taraflar arasındaki anlaşma ve usule göre her gün ilan edilen ... oranına kararlaştırılan faiz oranı eklenerek bulunan günlük faiz oranının toplanması ile altı aylık faiz oranının hesaplanması gerekirken, davalı banka tarafından hatalı olarak yalnızca 01/07/2019 tarihindeki ... oranının uygulanması sonucunda fazladan tahsilat yapıldığını ve 455.430,99 TL zarara uğradığını beyan ederek fazladan tahsil edilen bedelin istirdadını talep etmiş, davalı taraf, davacıya uygulanan faiz oranlarının genel kredi sözleşmesi, tadil sözleşmesi ve itfa planlarına uygun olduğunu, taraflar arasında davacının iddia ettiği usulde faiz oranının belirleneceğine dair bir anlaşma ve kabulün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında teknik bir inceleme yapılmadığı, gerekçesi açıklanmaksızın davalı bankanın uygulamasının bankacılık mevzuatı ve ticari teamüllere uygun olduğundan bahsedildiği, kök ve ek rapor arasında çelişki olduğu, bu çelişkiler giderilmeden ve... uzmanı bilirkişiden rapor alınmadan verilen hükmün hatalı olduğuna ilişkindir. Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 3 ayrı rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesi uyarınca hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiş, gerekçeli kararda her bir savunma sebebi hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; taraflar arasında imzalanan 02/08/2018 tarihli genel kredi sözleşmesi ve 2018/0026/0-01/00 nolu kredi özel sözleşmesine istinaden davacıya dört ayrı kredi kullandırıldığı, davalı banka tarafından davacı adına düzenlenen kredi tahsis tebligatına konu yazıda, kredinin kalkınma kaynaklı TL kredi olarak kullandırılması halinde, ... 6 M+100 Değişken Faiz Oranının uygulanacağının belirtildiği, taraflar arasında, kredinin kullanım şekli konusunda düzenlenen kredi özel sözleşmesinin 6.3. maddesinde; kredinin vadesi ve ödemesiz döneminin sözleşme ekinde yer alan itfa planlarında gösterildiği ve davacı müşterinin ödemelerini bu itfa planlarına göre yapmakla yükümlü olduğunun kabul edildiği, aynı maddede taraflar arasındaki hukuki ilişki gereği, kredi vadesi ve itfa planında değişiklik yapılması halinde, bu değişikliğin itfa planına yansıyacağının da kabul edildiği, bu kapsamda kullandırılan krediler için ayrı ayrı itfa planlarının düzenlendiği, bu itfa planlarında her bir kredi yönünden hangi tarihler arasında hangi faiz oranının uygulanacağının açık bir şekilde gösterildiği ve bu faiz oranlarına göre kredilerin en son vadelerine kadar ödenecek olan faiz miktarlarının tablo halinde açıklandığı, bundan sonra taraflar arasında 21/12/2018 tarihli Faiz Desteğine İlişkin Ek Sözleşme'nin imzalandığı ve bu sözleşmenin 4.1. maddesi ile kredi tutarının, sözleşmenin eki olarak davalı banka tarafından hazırlanan itfa planları doğrultusunda tahsil ve tasfiye edileceğinin belirtildiği, bu kapsamda iki kredi için yeniden itfa programının düzenlendiği, davacı tarafça tüm sözleşmelerin ve 9.000.000 TL tutarlı kredi için düzenlenen 10/09/2018 tarihli, 4.500.000 TL tutarlı kredi için düzenlenen 31/10/2018 tarihli, 2.250.000 TL tutarlı kredi için düzenlenen 10/01/2019 tarihli ve son olarak yine 2.250.000 TL tutarlı diğer bir kredi için düzenlenen14/03/2019 tarihli itfa planlarının imzalandığı, tüm itfa planlarında uygulanacak faiz oranlarının gösterildiği, bu faiz oranlarına göre davacının dava konusu ettiği dönem de dahil olmak üzere kredilerin son vadesine kadar işleyecek faiz miktarlarının tablo halinde açıklandığı, ne genel kredi sözleşmesi, ne kredi özel sözleşmesi, ne faiz desteğine ilişkin ek sözleşme, ne de itfa planlarında, faiz oranlarının davacının iddia ettiği şekilde tespit edileceğine dair bir düzenlemenin bulunmadığı,Mahkemece hükme esas alınan kök ve ek raporda, davacının imzasını taşıyan sözleşme ve itfa planlarına göre davalı banka tarafından fazladan tahsilat yapılmadığının tespit edildiği, bununla birlikte davacının iddia ettiği şekilde de faiz oranı belirlenerek tahsil edilmesi gereken faiz miktarı ile tahsil edilen faiz miktarının belirlendiği, bilirkişi heyetince bu hesaplamanın yapılmış olmasının, davacının iddiasında haklı olduğunu göstermediği, bilirkişi raporlarında hem iddia hem de savunmaya göre tespitlerin yapılması gerektiği, rapordaki hangi tespitin doğru olduğuna ve hükme esas alınacağına dair değerlendirmenin ise, dosyada bulunan diğer deliller ile birlikte Mahkemeye ait olduğu, nitekim Mahkemece de bu yönde bir değerlendirme yapıldığı ve davacının imzalayarak kabul ettiği faiz oranlarının hatalı olduğu ve kendisinden fazladan tahsilat yapıldığı iddiasının haksız olduğunun kabul edildiği, açıklanan sebeplerle Mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 10/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.