T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2223 Esas
KARAR NO : 2026/1346 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2022/547 Esas- 2023/785 Karar
TARİH: 21/09/2023
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAH. 2022/553 E.SAYILI DOSYASI
DAVA:Yönetim Kurulu Kararının İptali İstemli
KARAR TARİHİ: 02/07/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 4.000.000 adet hissesinden %99'unun müteveffa ...ye, %1'inin ise dava dışı ...'e ait olduğunu, ...nin vefatı ile hisselerinin 4 mirasçısına intikal ettirildiği ve 19/11/2022 tarihli genel kurulda davacı müvekkili ..., dava dışı ... ve ... ile davalı ...'nin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiklerini, ... tarafından %1 hissesinin devri için önce davalı ... ile dava dışı ... ile görüştüğünü ancak tarafların anlaşamamaları nedeniyle hisselerini noterde yapılan sözleşme ile davacı ...'ye devrettiğini, davalı şirketin yönetim kurulunun dava dışı ... davet edilmeksizin 16/05/2022 tarihinde toplandığını ve mevcut olmayan 09/12/2021 tarihli hisse devir sözleşmesinden bahsedilerek 10.000'er adet payın davalılar adına tesciline oy çokluğu ile karar verildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin devraldığı payların pay defterine işlenmesi talebinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini beyanla yönetim kurulu üyesi ... davet edilmeksizin yapılan 16/05/2022 tarihli yönetim kurulu kararlarının iptaline, var olmayan 09/12/2021 tarihli devir sözleşmesinden bahisle davalılar adına 10.000'er adet payın tesciline dair alınan kararın iptaline, Bakırköy 44. Noterliği'nin 19/04/2022 tarihli ve ... yevmiye sayılı Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile davacı ... tarafından devralınan 40.000 adet payın şirket pay devrine tesciline ve ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... A.Ş.'nin hisselerinin %99'una tekabül eden 3.960.000 adet hissesinin müteveffa ...ye, 40.000 adet hissenin de ...'e ait iken, ...nin vefatı üzerine mirasçıları olan 4 çocuğuna eşit olarak intikal ettirilmesine ve 05.05.2021 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile pay defterine işlenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın Büyükçekmece 7. Noterliği'nin 05.05.2021 tarihli ve ... yevmiye nolu işlemi ile tescil ettirildiğini, akabinde 19.11.2022 tarihli Genel Kurulda hissedarlardan ...'nin annesi ... ve ...'nin annesi ... dışarıdan ve ... ve ... içeriden hissedarlar arasından olmak üzere 4 yönetim kurulu üyesi seçildiğini, yapılan yönetim kurulu toplantısında ...'nin yönetim kurulu başkanı, ...'nin yönetim kurulu başkanı yardımcısı ve diğerlerinin yönetim kurulu üyeleri olarak görevlendirilmeleri konusunda karar alındığını, ...'in davalı şirkette 40.000 adet payını satmak amacıyla davalılardan ... ve müvekkili ... ile anlaşamamaları üzerine ...'e ait 40.000 adet hissenin satışı ve devrinin Bakırköy 44. Noterliği 19.04.2022 tarih ve ... yevmiye nolu işlemi ile devredildiğinin öğrenildiğini, 16.05.2022 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısının müvekkili ...'nin yokluğunda ifa edildiğinin sonradan öğrenildiğini, bu toplantıda mevcut olmayan 09/12/2021 tarihli hisse devir sözleşmesinden bahsedilerek 10.000'er adet payın ... ve ... adına tesciline oy çokluğu ile karar verildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu beyanla müvekkiline usulüne uygun toplantı daveti yapılmamış olması nedeniyle 16.05.2022 tarihli ...nolu yönetim kurulu kararlarının iptaline, hukuken var olmayan ''09.12.2021 tarihli devir sözleşmesi'' nden bahisle 10.000 adet payın ... ve 10.000 adet payın ... adına pay defterine tescili yönünde alınan kararın hukuka ve müvekkilinin temel haklarına aykırı olması nedeniyle iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin yönetim kurulu dört hissedar kardeşten oluşmakla birlikte, zamanla kardeşler arasında çoğu konuda uyuşmazlık olduğunu, şirketin %1 hissesine sahip ... ile hissedarlar arasında adi yazılı şekilde devir sözleşmesi imzalandığını, her bir kardeşin ...'e ait hissenin %0,25'ini devraldığını, söz konusu sözleşmeye birleşen davanın davacısı ...'nin katılmadığını ancak imzalaması için sözleşme aslının avukatına verildiğini, akabinde ...'nin bu durumu kötüye kullandığını ve sözleşme asıllarını imha edeceğini bildirdiğini, ...'in yapmış olduğu borçlandırıcı işlem ile hissesinin %0,25'ini müvekkiline devrettiğini, hisse bedelinin 500.000 TL'sinin ...'e ödendiğini, ...'in aynı tarihli ibra sözleşmesi ile müvekkilini ibra ettiğini, bu itibarla davacının var olmayan sözleşme iddiasının gerçek dışı olduğunu, sözleşmede hisse bedeli olarak ...'e devredilmesi kabul edilen taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olduğunu ve maliklerin haklarını kötüye kullanarak tapuda devre yanaşmadıklarını, dava dışı ...'in kendisine ödenen 500.000 TL'yi şirketin hesabına iade ettiğini ancak sözleşmeden döndüğüne dair müvekkiline göndermiş olduğu herhangi bir ihtarname olmadığını, buna rağmen davacı ile hisse devri konusunda yeni bir sözleşme yaptığını, bu sözleşmenin geçerli olmadığını, önceki sözleşme gereği yönetim kurulu tarafından devredilen hisselerin pay defterine tesciline karar verildiğini, söz konusu kararda hukuka aykırılık olmadığını, davacı ile ... arasındaki sözleşmenin ayrıca muvazaalı olması sebebiyle de geçersiz olduğunu, hisselerin 40.000 TL bedel ile devrinin mümkün olmadığını, birleşen davada davacı ...'ye yönetim kurulu toplantısının mektupla bildirildiğini, ayrıca mail adresine de bildirimin gönderildiğini, aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar .... A.Ş ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı şirketin yönetim kurulu dört hissedar kardeşten oluşmakla birlikte, zamanla kardeşler arasında çoğu konuda uyuşmazlık olduğunu, şirketin %1 hissesine sahip ... ile hissedarlar arasında söz konusu hissenin dört kardeş tarafından eşit olarak devralınmasına dair adi yazılı şekilde devir sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeye birleşen davanın davacısı ...'nin katılmadığını ancak imzalaması için sözleşme aslının avukatına verildiğini, ...'in yapmış olduğu borçlandırıcı işlem ile hissesini dört kardeşe devrettiğini, hisse bedelinin 500.000 TL'sinin ...'e ödendiğini, kalan 1.500.000 TL karşılığında ise adı geçene taşınmaz devredilmesinin kabul edildiğini, sözleşme ile birlikte taşınmazın anahtarının ...'e verildiğini, ...'in aynı tarihli ibra sözleşmesini de imzaladığını, bu itibarla davacının var olmayan sözleşme iddiasının gerçek dışı olduğunu, sözleşmede hisse bedeli olarak ...'e devredilmesi kabul edilen taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olduğunu ve davacıların haklarını kötüye kullanarak tapuda devre yanaşmadıklarını, dava dışı ...'in kendisine ödenen 500.000 TL'yi şirketin hesabına iade ettiğini ancak sözleşmeden döndüğüne dair müvekkiline göndermiş olduğu herhangi bir ihtarname olmadığını, buna rağmen davacı ile hisse devri konusunda yeni bir sözleşme yaptığını, bu sözleşmenin geçerli olmadığını, önceki sözleşme gereği yönetim kurulu tarafından devredilen hisselerin pay defterine tesciline karar verildiğini, söz konusu kararda hukuka aykırılık olmadığını, davacı ile ... arasındaki sözleşmenin ayrıca muvazaalı olması sebebiyle de geçersiz olduğunu, hisselerin 40.000 TL bedel ile devrinin mümkün olmadığını, birleşen davada davacı ...'ye yönetim kurulu toplantısının mektupla bildirildiğini, ayrıca mail adresine de bildirimin gönderildiğini, aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; asıl davanın, davalı şirketin 16.05.2022 tarihinde yapılan yönetim kurulunda alınan kararların iptali talebi ve Bakırköy 44. Noterliği'nin 19.04.2022 tarih ve ... yevmiye nolu hisse devrinin tespiti ve pay defterine tescili talebine, birleşen davanın ise davalı şirketin 16.05.2022 tarihinde yapılan yönetim kurulunda alınan kararların iptali talebine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ...'e ait şirket hissesinin devri konusunda yapılan sözleşmelerin geçerliliği, 09.12.2021 tarihli devir sözleşmesi esas alınarak yapılan 16.05.2022 tarihli yönetim kurulu toplantısında çağrı usulüne uyulup uyulmadığı ve alınan kararların iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı, 6102 sayılı TTK'nın 460/5 ve 445. maddedeleri uyarınca asıl ve birleşen dosyanın davacılarının, davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmaları nedeniyle iş bu davayı açma noktasında aktif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, dava konusu 16.05.2022 tarihli yönetim kurulu toplantısına sadece birleşen dosya davacısı ...'nin katılmadığı, diğer tüm yönetim kurulu üyelerinin katıldığı, davalı tarafından sunulan mesaj kayıtları uyarınca davalı şirket tarafından davacı ... de dahil tüm yönetim kurulu üyelerine bahse konu yönetim kurulu toplantısının mesaj ile bildirildiğinin anlaşıldığı, 6102 sayılı TTK'da yönetim kurulunun toplantıya çağrılması usulü hakkında özel bir düzenleme bulunmadığı, davalı şirketin esas sözleşmesinde de çağrı için özel bir usul benimsenmediği ve davalı şirket tarafından mesaj yoluyla üyelerin bilgilendirildiği, dolayısıyla söz konusu yönetim kurulu toplantısının çağrısında bir usulsüzlük bulunmadığı, ayrıca iptali talep edilen yönetim kurulu toplantısının toplantı ve karar sayılarında da herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı, davalı şirketin dava dışı ...'e ait %1'lik hisselerinin dava konusu 09.12.2021 tarihli devir sözleşmesi ile eşit olarak ..., ..., ... ve ...'ye 2.000.000,00 TL bedelle devri konusunda anlaşıldığı, devir bedelinin 500.000 TL'sinin nakden ödeneceği, kalan 1.500.000,00 TL karşılığında ise İstanbul ili, Başakşehir İlçesi, ... ...'nde mevcut ... ada, 2 parsel, ... nolu dairenin ...'e devrinin kararlaştırıldığı, bu devir kapsamında dosyaya sunulan dekont uyarınca 500.000,00 TL'nin ödendiği ancak evin tapu devri gerçekleştirilmediği, bunun üzerine dava dışı ... tarafından nakden alınan ücretin iade edildiği ve yine dava konusu olan 19.04.2022 tarihli sözleşme ile %1'lik hissesinin asıl dava davacısı ...'ye devri konusunda yeni bir anlaşma yapıldığı ve bedelin nakden ödendiği, dava dışı ...'in alınan beyanından da anlaşıldığı üzere, ilk sözleşmeden kaynaklı dairenin devrinin sağlanmaması üzerine yaklaşık 4 ay sonra sözleşmeden dönüldüğü, alınan bedelin iade edildiği ve ikinci sözleşmenin yapıldığı, dolayısıyla dava konusu olan 09.12.2021 tarihli devir sözleşmesinin geçersiz kılındığı, iş bu sözleşmenin geçersiz kılınmış olması nedeniyle bu sözleşmeye dayalı olarak hisse devrinin yapılamayacağı, bu nedenle asıl ve birleşen davaya konu 16.05.2022 tarihli ...nolu yönetim kurulu toplantısında alınan ''09.12.2021 tarihli devir sözleşmesi''nden bahisle 10.000 adet payın ... ve 10.000 adet payın ... adına pay defterine tescili yönünde alınan kararın iptali gerektiği, dava konusu olan Bakırköy 44. Noterliği'nin 19.04.2022 tarih ve ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesinin ise tarafların serbest iradesine dayalı olarak imzalanmış olması nedeniyle geçerli olduğu, dolayısıyla pay defterine tescili gerektiği gerekçesi ile asıl ve birleşen davada davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALI ... VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; dava dışı ... tarafından davalı şirketteki %1 hissesinin %0,25'lik kısmının müvekkiline devredildiği, Mahkemece ...'in sözleşmeden döndüğü kabul edilmiş ise de, sözleşmede taşınmazın ...'e devredileceği tarihin belirlenmediği, sözleşmede devrin sağlanamaması halinde her kardeşin 500.000 TL bedel ile 10.000 adet payın devrini alacağının kabul edildiği, ...'in sözleşmeden döndüğüne dair müvekkiline göndermiş olduğu bir beyan olmadığı, müvekkilini ibra ettiğini, ...'in almış olduğu 500.000 TL'yi iade etmesinin sözleşmeden dönme beyanı olarak kabul edilemeyeceği, anılan kişinin sadece para alacağının olduğunu kabul ettiği ve bu alacağın ödenmesi hususunda da herhangi bir ihtarname göndermediği, bu şekilde TBK'nın 125. maddesi uyarınca sözleşmeden dönmüş kabul edilemeyeceği, Mahkemece, davacı ile ... arasında imzalanan hisse devir sözleşmesinin muvazaalı olduğuna dair iddialarının hiç değerlendirilmediği, ...'in devrettiği hisselere göre davranmış olması, 28/12/2022 tarihli toplantıya kendisinde kalan 20.000 adet pay için davet edilmiş ve gelmiş olmasının değerlendirmeye alınmadığı, bu sebeplerle hisse devrinin tesciline ilişkin yönetim kurulu kararının iptali ile ...'e ait %1 hissenin asıl dava davacısına devredilmiş olduğunun tespiti ve tesciline dair kararın hatalı olduğuna ilişkindir.
DAVALILAR ... VE ... VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Mahkemece, ... ile yapılan adi yazılı hisse devir sözleşmesinin geçerli olarak kurulduğu, bir kısım ödemenin peşin olarak yapıldığı, kalan kısım için taşınmazın fiilen teslim edildiği ancak miras intikali nedeniyle tapuda devrinin sağlanamadığı, sözleşmenin tek taraflı olarak feshinin mümkün olmadığına dair hususların değerlendirilmediği, hisse devri tamamlandığı için aynı hisse için bir başkası ile devir sözleşmesi yapılamayacağı, dava dışı ...'in ayrıca alıcıları ibra ettiği, sözleşmeden döndüğüne dair herhangi bir ihtarname göndermediği, bu sebeple hisse devrinin tesciline ilişkin yönetim kurulu kararının iptali ile ...'e ait %1 hissenin asıl dava davacısına devredilmiş olduğunun tespiti ve tesciline dair kararın hatalı olduğuna ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Asıl ve birleşen dava, davalı şirketin tüm yönetim kurulu üyelerine usulüne uygun şekilde toplantı daveti yapılmadığından bahisle, 16/05/2022 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan kararların tamamının iptali, asıl davada davalılar ... ve ...'ye, 09/12/2021 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 10.000'er adet hissenin devrediliğinden bahisle devrin pay defterine tesciline dair alınan kararın iptali, ayrıca asıl dava, davalı şirketin %1 oranındaki 40.000 adet hissesinin noter sözleşmesi ile davacı tarafından devralındığının pay defterine tescili ve sicil gazetesinde ilanı talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl ve birleşen davada, davalı şirketin 16/05/2022 tarihli yönetim kurulunda alınan tüm kararların, usulüne uygun toplantı yapılmadığından bahisle iptali talebinin reddine, asıl ve birleşen davada, asıl davanın davalıları ... ve ...'ye 09/12/2021 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 10.000'er adet hissenin devrediliğinden bahisle, devrin pay defterine tesciline dair alınan kararın iptaline ve asıl davada davacı ... tarafından, dava dışı ...'e ait davalı şirketin 40.000 adet hissesinin, 19/04/2022 tarihli sözleşme ile devralındığının tespitine ve devrin pay defterine tesciline karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davalılar vekillerince kararın kabul edilen kısımları yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya kapsamından; asıl ve birleşen davada davalı şirketin oy çokluğu ile alınmış 16/05/2022 tarihli yönetim kurulu kararı ile, davalılar ... ve ...'ye, ... tarafından 10.000'er adet payın devredildiğinin şirket pay defterine tesciline karar verildiği, asıl dava davacısı ... ile dava dışı ... arasında 19/04/2022 tarihli ve ... yevmiye sayılı "Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi"nin imzalandığı ve bu sözleşme ile ...'in davalı şirketteki 40.000 adet hissesini, 40.000 TL bedelle davacıya devrettiği anlaşılmıştır. Davalı şirket yönetim kurulu tarafından pay defterine tesciline karar verilen hisse devri ise, 09/12/2021 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi'ne dayanmaktadır. Söz konusu sözleşme aslı dosyaya ibraz edilmemekle birlikte asıl davada tarafların kabulünde olup, bu sözleşme ile dava dışı ...'in davalı şirketteki 40.000 adet hissesini, birleşen davada davacı ..., asıl davada davacı ... ve asıl davada davalılar ... ile ...'ye, eşit miktarlarda olmak üzere devir ve temlik ettiğinin, her bir alıcının da, devredene ait 10.000'er adet payı, 500.000 TL bedel mukabilinde devraldıklarının, toplam devir bedeli 2.000.000 TL olup, 1.500.000 TL'sinin taşınmaz devri ile ödendiğinin kabul edildiği, sözleşmenin birleşen davada davacı ... dışındaki tüm devralanlar ile devreden ... tarafından imzalandığı, ...'in hesabına şirket tarafından 500.000 TL'nin ödendiği, sözleşmede ...'e devredildiği beyan edilen taşınmazın ise tapuda devrinin gerçekleştirilmediği ve elbirliği mülkiyetine tabi olması ve tüm maliklerin, aralarında anlaşmazlık olduğundan, devre onay vermemeleri sebebiyle devredilmesinin imkansız olduğunun da tarafların kabulünde olduğu, devreden ... tarafından, alınan 500.000 TL hisse devir bedelinin 19/04/2022 tarihinde iade edildiği ve asıl davanın davacısı ile Noter huzurunda yeni bir hisse devir sözleşmesi yapıldığı, anonim şirkette senede bağlanmamış çıplak payların, alacağın temliki hükümlerine tabi olarak adi yazılı bir sözleşme ile devrinin mümkün olduğu ancak devrin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için yönetim kurulu tarafından onaylanması ve şirket pay defterine kaydedilmesinin gerektiği, asıl davanın davacısı ve dava dışı ... arasında, 40.000 adet hissenin devri hususunda 19/04/2022 tarihli devir sözleşmesinin imzalandığı tarihte, hisselerin şirket pay defterinde halen dava dışı ... adına kayıtlı olduğu ve ...'in, adına hisse bedeli olarak devredilecek taşınmazın devredilmemiş olması sebebiyle tüm paydaşlar adına almış olduğu 500.000 TL'yi iade ederek fiili olarak sözleşmeden döndüğü, bu noktada dava dışı ... ve payını devrettiği kişiler tacir olmadığından fiilen sözleşmeden dönebileceği ve sözleşmenin devralan paydaşlar tarafından ifası imkansız hale geldiğinden, sözleşmeden dönmeden önce ayrıca temerrüt ihtarına gerek olmadığı, bu hali ile hisseler 19/04/2022 tarihli sözleşme ile asıl davanın davacısına bedeli alınmak suretiyle devredilmiş ve sözleşme geçerli iken, devreden tarafından dönülmüş olan 09/12/2021 tarihli sözleşmeye dayanılarak 16/05/2022 tarihinde asıl davanın davalıları adına 10.000'er adet payın devredildiğinin şirket pay defterine tesciline dair alınan yönetim kurulu kararının dayanaksız kaldığı ve hukuka aykırı olduğu ve bu minvalde Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, asıl ve birleşen davada davalıların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davada davalıların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl davada davalı ...'den alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl davada davalılar ...Anonim Şirketi ve ...'den alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin bu davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada davalı ... Anonim Şirketi'nden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin bu davalıdanli ile hazineye gelir kaydına,
6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.