T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1824 Esas
KARAR NO:2025/975 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI:2020/863 Esas -2022/263 Karar
TARİH:17/03/2022
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:12/06/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle Müvekkiline ait ... isimli teknenin 15.04.2019-15.04.2020 tarihleri arasını kapsayacak şekilde ... poliçe numaralı poliçe ile davalı ...Ş. tarafından sigortalandığını, teknenin 24.09.2019 tarihinde kaptan ... idaresinde iken kıçtankara şeklinde durduğunu, sonrasında Dirsekbükü koyundan çıkış yapmak isterken hava koşullarının ve rüzgarın etkisi ile bağlama halatlarının pervanelere sarması neticesinde hasar gördüğünü, müvekkili ve teknenin kaptanı ... tarafından hasarın oluşmasının hemen akabinde davalı ... ile görüşmeler yapıldığını, daha sonra sigorta şirketinin yönlendirdiği eksperin bilgisi dahilinde teknenin bağlama yeri olan ...'ya rölantide getirildiğini, sonrasında aynı gün saat 16:30 sıralarında teknenin ...'ya ulaştığını ve burada karaya alındığını, ertesi gün davalı ... şirketinin ve eksperin bilgisi dahilinde tekneye servis hizmeti veren ... yetkili servisi ... tarafından gidildiğini ve hasarlı kuyruk sökülerek ...'de bulunan atölyeye getirildiğini, 27.09.2019 tarihinde ... yetkili servisi ... teknik atölyesinde hasarlı kuyruk ile parçaları üzerinde ekspertiz çalışması yapıldığını, mezkur hasar ile ilgili tazminat talebinin ... numaralı poliçeden karşılanmasına imkan bulunmadığının müvekkiline bildirildiğini, davalı ... ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, müvekkili tarafından ekstra sigorta ücreti ödenerek 17 mil üzeri sürat teknelerinde oluşan hasarları da kapsayacak şekilde teknenin sigorta ettirildiğini, tekneye ilişkin olarak neyin gövde olduğu, gövdenin hangi parçaları kapsadığına ilişkin olarak poliçede hiçbir açıklama ve bilgilendirmenin de bulunmadığını, ucu açık bir şekilde düzenlenen bu hususun müvekkili açısından mağduriyete yol açtığını, teknede oluşan hasar sigorta şirketi tarafından karşılanmayınca müvekkili tarafından... yetkili servisi ...'de yaptırılarak karşılandığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın hasarın oluştuğu 24.09.2019 tarihi itibariyle ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 20/12/2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları çerçevesinde davalı tarafın meydana gelen hasarı ödemekle yükümlü olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından teknede oluşan hasarın yetkili servis olan ...Teknik ...'e yaptırıldığını, maddi tazminat taleplerini 10.000,00 TL'den 93.500,00 TL artırdıklarını beyanla 103.500,00 TL'nin temerrüt tarihi itibariyle ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya ait yatın 15/04/2019-2020 tarihleri arasında ... nolu ...Poliçesi ile sigortalı hasar ihbarının üzerine müvekkili şirket nezdinde ... nolu hasar dosyasının açıldığını ve incelemeler başlatıldığını, sigortalı ... teknesinin, 24.09.2019 tarihinde kaptanı ... idaresinde kıçtankara şekilde durduğunu, Dirsekbükü koyundan çıkış yapmak isterken hava koşulların da etkisi ile pervanelerinin bağlama halatlarını sarması neticesinde hasar gördüğünün beyan edildiğini, hasarın sigortalı teknenin pervanelerinin halat sarması suretiyle meydana gelmiş olduğunun değerlendirildiğini, eksper raporunda hasarın 59.496,81 TL tespit edilerek 3.000 TL muafiyet düşümü ile hasar bedelinin 56. 496, 81 TL olarak tespit edildiğini, ilgili özel şart ve klozlar gereği hasar talebinin teminat dışı olduğunu, sigortalının, bildirim yükümlülüğüne aykırı davranıldığı yönündeki itirazının tamamen dayanaksız olduğunu, davacı taraf aydınlatma yükümlülüğünün ihlal edildiğini belirtmiş ise de poliçeye on dört gün içinde itiraz etmediğini, dava dosyasına da itiraza ilişkin herhangi bir belge, delil ve sair hususlar sunulmadığını, müvekkili şirketin temerüte düşmediğini, haksız ticari faiz talebine itiraz ettiklerini, davacı taraf her ne kadar hasar tarihinden itibaren faiz talep etmiş ise de sigortacının sorumluluğunun hasar tarihinden itibaren başlamayacağının, temerrütün hasar tarihi itibari ile doğmayacağının yasal mevzuat gereği açık olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, ilgili talebin TTK hükümlerine göre, yasal mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesini, poliçeye, teminat limitine, muafiyete ve faiz talebine ilişkin itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini beyanla haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 17/03/2022 tarih 2020/863 Esas -2022/263 Karar sayılı kararında;"Dava, Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. ...Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya bakıldığında; taraflar arasında 15/04/2019 - 15/04/2020 başlangıç ve bitiş tarihli davacıya ait ... isimli ... Poliçe numaralı ... POLİÇESİ ile sigortalanmıştır. Sigortalı teknenin 24/09/2019 tarihinde hasarlanması nedeniyle riskin gerçekleştiği ve hasarın poliçe kapsamında ödenmesi gerektiği iddiası ile işbu dava ikame edilmiştir. Bu kapsamda mahkememizce uyuşmazlığın esasınını teknede meydana gelen hasarın sigorta poliçesi kapsamında davalı şirket tarafından tazmin edilip edilmeyeceği üzerine olduğu anlaşılmakla taraflarca gösteriler ve resen getirtilmesi gereken deliller celp edilmiş ve dosya az yukarıda ifade edilen uyuşmazlık kapsamında rapor düzenlenmesi için oluşturulan bilirkişilere verilmiştir. Bilirkişiler ... ve... tarafından hazırlanan işbu raporda özetle ve mealen teknenin sürat botu niteliğinde olduğu ve sürat botu klozunun uygulanmasının gerektiği, teknenin bağlama kütüğü ruhsatının hasar tarihinde geçerli olduğu, teknede kıyıya bağlama esnasında meydana gelen hasarın eğer rıhtıma ve iskeleye temas riziko kapsamında ise bu olayın da riziko kapsamında sayılması gerektiği, buna göre toplam onarım bedelinin 59.496,81 TL olduğu ve muafiyet bedeli olan 3.000,00 TL düşüldükten sonra kalan miktarın davalı tarafından ödenmesi gerektiği yönünde tespit ,hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarlar üzerine aynı bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler tarafından verilen ek raporda özetle ; ... Klozunun lafzına ve ruhuna iyi bakılması gerektiği, olayda yüksek hızda seyir yapmayan teknenin daha büyük tehlikelerden korunması için meydana gelen pervane hasarının ... klozu dışında düşünülmediği ve ilk raporun geçerli olduğu ifade edilmiştir. Mahkememizce kuşkusuz ek rapor da taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itiraz da değerlendirilmiştir. Bu sırada davacı vekili tarafından dava değer yönünden ıslah edilmiş ve ıslah edilen miktar yönünden harç tamamlanmıştır. Davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesi de davalı vekiline tebliğ edilerek süreç tamamlanmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede özellikle davalı ... şirketinin savunmasının olayın riziko kapsamı dışında kalmasına dayandırılması karşısında dosyaya sunulan faturaya göre onarım bedelinin piyasa şartlarına göre kadri maruf olduğu gibi faturanın ödenmesi veya ödenecek olmasına göre onarım bedeli olarak kabul edilmesi gerekmiştir. Söz konusu hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığı hususuna gelince ; sigorta sözleşmesinin amacı ve sigorta ettiren yönünden beklentiler ışığında yapılan değerlendirmede somut olayda tekne kullanıcısının teknenin selameti ve daha büyük hasar almasını önlemek için uğraşı sonucunda pervane hasarının meydana gelmesi , sözleşmeyle bağlılık ilkesi (pacta sunt servanda) ve dürüstlük kuralı çerçevesinde olayda... klozunun uygulanmasının mümkün olmadığı, kaldı ki davalı ... şirketinin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde sözleşmenin sigorta ettiren yönünden değişikliğe uğrayabileceği veya yapılmayacağı açık olup , sigorta ettirenin yasal süre içinde sözleşmeye itiraz etmemiş olmasının somut olayın özellikleri ve teminat klozları yönünden sözleşmenin geçerliliğini, meydana gelen hasarın poliçe teminatı dahilinde olduğunu ve dolayısıyla ulaşılan sonuca bir etkisinin olmadığı, teknenin 28/12-2016 ilâ 16/05/2022 tarihlerinde geçerli bir bağlama kütüğü ruhsatnamesi de bulunduğuna göre davalı ... şirketinin riskin teminat dışında kaldığı savunmasına itibar edilmemiştir. Böylece sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen riskin teminat dahilinde olduğunun kabul edilmesi ve davalıca oluşan hasarın onarım bedelinin ödenmesi gerektiği düşünülmüştür. Binaenaleyh, benimsenen bilirkişi kök ve ek raporları ile kısmi ıslah talebi de gözetildiğinde davacının iddiasını TMK'nın 6, HMK'nın 190. maddeleri nazarında açıkça ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile, 10.000,00 TL'ye temerrüt tarihi olan 27/11/2019'dan; 93.500,00 TL'ye ise ıslah tarihi olan 23/11/2021 tarihinden itibaren, teknenin özel nitelikte oluşuna göre işleyecek yasal faiziyle birlikte toplam 103.500,00 TL hasar/onarım tazminatının davalı ... şirketinden (sigorta poliçesi limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince davalı sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir..."gerekçesi ile,''Davanın KABULÜ ile, 10.000,00 TL'ye temerrüt tarihi olan 27/11/2019'dan; 93.500,00 TL'ye ise ıslah tarihi olan 23/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte toplam 103.500,00 TL hasar/onarım tazminatının davalı ... şirketinden (sigorta poliçesi limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel Mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hasar tazminatı talebinin teminat dışı olduğunu, davacıya ait yatın 15/04/2019-2020 tarihleri arasında ... nolu... Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe incelendiğinde “Her bir hasarda sigorta bedeli üzerinden % 0,5 tenzili muafiyet uygulanacaktır. Her halükarda bu muafiyet 250 Euronun altında olmayacaktır.” yönünde muafiyet belirlenmiş olduğunun görüldüğünü, yapılan incelemeler neticesinde hasarın teminat dışı olduğunun tespit edildiğini, hasar tarihi itibariyle teknenin Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesinin geçerli olmadığını, ilgili poliçenin Özel Şartlar başlığı altındaki 1 no' lu maddesinde yer alan; "Teminatımız sigortalı yatın poliçe süresi içerisinde geçerli olan denize elverişlilik belgesi, kaptan ehliyeti, bağlama kütüğü ruhsatnamesi veya lokal otoriteler tarafından kabul edilen muadil belgelere sahip olunması şartı ile geçerlidir." hükmü gereğince ilgili şart sağlanmadığından talebin teminat dahilinde değerlendirilemeyeceğini;Bununla birlikte, ilgili poliçede Özel Şartlar başlığı altındaki teminat kapsamı bölümünde, "...", notu mevcut olduğunu, bilirkişi raporunda da ilgili klozun uygulanacağının tespit edildiğini, ilgili klozun; "19.3. Aşağıdakiler ile ilgili olarak dümen, bağlantı mili [strat şaft] veya pervane için tazminat kabul edilmez: 19.3.1. 9.2.2.1 ve 9.2.2.2 Klozları gereği. 19.3.2 Ağır hava,su veya diğer gemi,rıhtım veya iskeleden başka şeylerle veya su ile temas nedeniyle zıya veya hasar için tazminat. Fakat bu 19.3.2. Klozu geminin ağır hava neticesi yarı batık hale gelmesi nedeniyle uğranılan hasarı istisna etmez." şeklinde olduğunu; Söz konusu ... no'lu klozda belirtilen "Diğer bir gemi, rıhtım veya iskele ile temas" tanımlarının esasen teknenin su üzerinden görülebilen bir cisim ve/ya yapı ile temasını tanımladığını, bu klozun esasen, teknenin karinası dışındaki tahrik sistemi elemanlarının, su üzerinden görülemeyen, su altındaki bir cisim, halat, zincir, batık vb. ile, deniz tabanı ile teması suretiyle oluşan hasarları teminat dışı bıraktığını, dolayısıyla teknenin sardığı halatın iskeleye bağlı olmasının herhangi bir önemi olmadığını, sigortalının, müvekkili şirkete ilettiği beyanda ve kendisi ile yapılan görüşmede, teknesini iskeleye bağlamaya çalıştığına dair bir bilgi vermediğini, diğer taraftan, bağlamada kullanılan halatların genel olarak bu tip durumları önlemek için yüzer özelliklerde olanlardan kullanıldığını;Yerel Mahkeme kararı ve bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu, ilgili tespitlere göre teknenin kendi üzerinde bağlı ve bir ucu boşta olan bir halatı sarması durumu da, bu halat teknenin parçası denilerek teminata dahil denilebileceğini, yine teknenin seyri sırasında batık olan ve su üzerinden görülmeyen başka bir teknenin üst aksamına, pervanelerini çarpması da, bu klozda tekne/gemi tanımlaması var denilerek teminat dahilinde düşünüleceğini, klozun bu şekilde yorumlanamayacağının çok açık olduğunu, bahse konu ...'ün sigortalı teknenin olay esnasındaki sürati ile bağlantılı olmaksızın teknenin yapısal ve sürat özelliğine bağlı olarak teminat verdiğini, esasen söz konusu kloz pervanenin su altındaki herhangi bir cisme çarpması ve/veya sarmasını teminat dışı bıraktığını, buradaki hasarın da bu tanımlamaya girdiğini;Bilirkişi raporunda iskelenin bir parçası olarak belirtilen halatın, iskelenin bir parçası olarak değerlendirilemeyeceğini, teminat dışındaki bir hasarın teknenin kaptan ve donatanın yasal görevi olan emniyete alınma çabası esnasında meydana gelmesinin o hadisesinin teminat dışı olduğu hususuna etkisi olmayacağını, hasarların meydana geliş şekilleri itibari ile değerlendirildiğini, ilgili özel şart ve klozlar gereği hasar talebinin teminat dışı olduğunu, hasarın teminat dışı olduğu yönündeki bilginin davacı taraf ile paylaşıldığını ve hasarın reddedildiğini, dava sürecinde de ilgili husus tüm detayları ile anlatılmış ise de bilirkişi raporlarında yanlış tespitler yapıldığını;Islah edilen tutar bakımından zamanaşımının geçtiğini, davaya konu hasarın 24/09/2019 tarihinde meydana geldiğini, davacı tarafın dava değerini 23/11/2021 tarihinde ıslah ettiğini, 2 senelik zamanaşımı süresi geçtikten sonra ıslah yapıldığını, artırılan kısım için zamanaşımı def'inde bulunmuş iseler de Yerel Mahkeme tarafından taleplerinin kabul edilmediğini, davanın öncelikle tamamının talepleri kabul görmez ise işbu kısım için reddine karar verilmesini talep ettiklerini;Bildirim ve aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddiasının yanlış olduğunu, davacı tarafça bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davranıldığı beyan edilmiş ise de, poliçe şartları açık olup teminatlar ve özel şartların net bir şekilde poliçede yer aldığını, yukarıda beyan edilen teminat dışı hallere ilişkin şartlar, klozlar ve teminat kapsamının da poliçede belirtildiğini, poliçenin 1. sayfasında teminat kapsamının, poliçenin 3. sayfasında da özel şartların açıklandığını; Sigortalının, bildirim yükümlülüğüne aykırı davranıldığı yönündeki itirazının tamamen dayanaksız olduğunu, davacının iddiasının aksine, yukarıda belirtilen tüm klozlar ve ilgili teminat kapsamının poliçede açıkça belirtildiğini, bununla birlikte, Türk Ticaret Kanunu'nun 1423. maddesinde düzenlenen aydınlatma yükümlülüğüne göre de davacının iddiasının yersiz olduğunu, ilgili yasa hükmüne göre, sigorta ettiren sözleşme yapılmasına on dört gün içinde itiraz etmemiş ise, sözleşmenin poliçede yazılı şartlarda yapılmış sayılacağını, davacı taraf aydınlatma yükümlülüğünün ihlal edildiğini belirtmiş ise de poliçeye on dört gün içinde itiraz etmediğini, dava dosyasına da itiraza ilişkin herhangi bir belge, delil ve sair hususlar sunulmadığını, bu nedenle TTK'nın 1423. maddesi gereği, sözleşmenin poliçede yazılı ilgili şartlarda yapılmış sayılması gerektiğini, davacı tarafın belirtilen süre geçtikten sonra yükümlülüklerin ihlal edildiği itirazında bulunamayacağını;Bu hususlar dikkate alınarak davacının dayanaksız ve haksız iddiasının reddi gerekmekte iken Yerel Mahkeme tarafından hukuka aykırı bir karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, davayı ve yükümlülüğün ihlali iddiasını kabul anlamına gelmemek üzere, poliçenin özel şartlar başlığı altındaki 1 no' lu maddesinde; "Teminatımız sigortalı yatın poliçe süresi içerisinde geçerli olan denize elverişlilik belgesi, kaptan ehliyeti, bağlama kütüğü ruhsatnamesi veya lokal otoriteler tarafından kabul edilen muadil belgelere sahip olunması şartı ile geçerlidir." hükmü gereğince, Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesinin geçerli olmaması nedeniyle de talebin teminat harici olduğunu, poliçede açıkça yazan işbu hüküm nedeniyle de davacının talep hakkı bulunmadığını;Aydınlatma yükümlülüğün ihlalinin davacının belirttiği şekilde yorumlanmasının, tüm uyuşmazlıklarda teminat dışı hallerin işlevsiz kalmasına yol açacağını, teminat dışı talebin reddi nedeniyle iddia edilen işbu husus hukuki dayanaktan yoksun olup müvekkili şirket tarafından tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, bilgilendirmelerin sigortalıya yapıldığını ve ilgili şartların da poliçede belirtildiğini, TTK'nın 1423. maddesi gereğince de, davacı tarafça on dört gün içinde sözleşmeye itiraz edilmediğinden sözleşmenin poliçede yazılı şartlarda kabul edildiği ve yapılmış sayılması gerektiğini, müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirdiği sabit olup davanın reddi gerekmekte iken haksız ve hukuka aykırı karar verildiğini beyanla İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/863 E. 2022/263 K. Sayılı ve 11.04.2022 tarihli kararının kaldırılıp itirazları doğrultusunda istinaf incelemesi yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, davacıya ait teknede sürüş sırasında meydana gelen hasarın, davalı nezdindeki yat sigorta poliçesi kapsamında tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacıya ait ... isimli teknenin, davalı tarafından, ... numaralı ve 15/04/2019 ila 15/04/2020 tarihleri arasında geçerli... Poliçesi ile sigorta himayesine alındığı, sigorta poliçesinde teknenin kullanım amacının "..." olarak belirtildiği, tekneye ait Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesinden, sigorta sözleşmesi tarihi itibariyle davacı gerçek kişiye ait ve özel tekne niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 3’üncü maddesinde tüketicinin, “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”; sağlayıcının, “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi”; satıcının, “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi” tüketici işleminin ise "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlandığı, aynı Kanunun 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş olup 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engelleyemeyeceğinin açıklandığı, dosyaya mübrez bağlanma kütüğü ruhsatnamesine göre, dava konusu teknenin gerçek kişi davacıya ait özel kullanım amacına tahsis edilmiş yat olduğu, buna göre davacının tüketici, dava konusu poliçenin ise tüketici işlemi mahiyetinde bulunduğu ve uyuşmazlığa bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu anlaşılmıştır. Bu minvalde Mahkemece, dava şartı olan bu husus re'sen gözetilerek HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri uyarınca davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, HMK'nın 353/1-a3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın herhangi bir karar verilmeksizin, esası kapatılarak görevli İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemelerine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2022 tarih ve 2020/863 Esas ve 2022/263 Karar sayılı kararının HMK'nın 355/1-a3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Herhangi bir karar verilmeksizin kayıtların kapatılarak dosyanın görevli İstanbul Anadolu Tüketici Ticaret Mahkemelerine gönderilmek üzere kararı veren İlk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.