T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2174 Esas
KARAR NO:2025/955 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2021/756 Esas - 2022/546 Karar
TARİH:15/09/2022
DAVA:Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:12/06/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin dava dışı ....Şti. nde %49 pay sahibi olduğunu, davalının %51 hisse ile imza yetkisine sahip yönetici ve ortağı olduğunu, davalı yöneticinin dava dışı şirketi kendi şahsi çıkarları için kullandığı ve zarara uğrattığını, TTK 553'te Kurucular, YK üyeleri ve yöneticilerin kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal etmeleri halinde hem şirket hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklarına karşı verdikleri zarardan dolayı sorumlu olduklarını, TTK nun 555 maddesinde de şirketin uğradığı zararın, tazminini şirket ve her bir pay sahibinin isteyebileceği pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebileceğinin düzenlendiğini, davalının dava dışı şirketi kendi şahsi çıkarları doğrultusunda zarar uğrattığını, bu hususun İstanbul 15.ATM 2020/272 e.sayılı dosyasının gerekçeli kararı ve bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, bu raporda "... 320.10.d.003 no.lu hesapta ...Tic. ... takip edildiği, ve 3.584.840-TL.'lik alınan faturalar ile ilgili bu hesap detayında her hangi bir ödeme yapılmadığı, 3.584,840-TL davalının ...'ye borçlu olduğu..." tespit edilmiştir. Dava dışı şirketin aynı tutarda borçlu olduğunu, bu faturalara istinaden ....A.Ş. ye.... alacaklı olduğunun tespit olunduğunu, mahkeme kararında "...davalının bireysel çıkarlarına yönelik olarak şahsi şirketi( ...'e) karşı önce borçlu sonra alacaklı hale getirmesi ... toplantılarında tek ve çoğunluk pay sahibi olması..." gerekçeleri ile şirketin haklı nedenle tasfiyesine karar verildiğini, mahkeme kararına göre davalının şirketi şahsi çıkarları gereği 3.584.840-TL borçlandırdığı, dava dışı şirketin banka hesaplarına gelen paraları şahsi hesaplarına aktarmak suretiyle şirketi zarara uğrattığını, 07.12.2020'de gelen 1. Milyon TL'yi, 09.12.2020'de gelen 500.000.-TL'yi, 15.12.2020 de gelen 102.Bin USD'yi, 17.12.2020'de gelen 52 Bin USD , Aralık ayında gele yaklaşık 50 Bin USD ile birlikte 1.500.000.-TL ve 200 Bin USD'yi şahsi hesabına aktararak şirketi zarar uğrattığını, ayrıca dava dışı şirketin Genel Kurul gündeminin 9. Maddesinde ... üyeliğinden çıkarılmasına oy çokluğu ile karar alındığını, dava dışı şirketin ... İstanbul'da kuracağı üniversitenin inşaa edilmesi ve eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla kurulduğunu belirterek şirketin zarar uğradı borçlandırıldığı 3.584.000.-TL'nin, banka hesaplarına geldiği halde davalının şahsi hesaplarına aktardığı 1.500.000 TL ve 200.000 USD nin şimdilik 11.259,57-TL nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek, dava dışı ...Şti.ne ödettirilmesine karar verilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; Davanın belirsiz alacak davası olmadığından harcın tamamlanmasını, ...Ltd.Ştinin İstanbul 15.ATM 2020/272 E Sayılı 2021/259 K.ile tasfiyesine karar verildiğini, kararın istinaf aşamasında olduğunu, aktif olmayan şirket için davacı yanın ortaklık sıfatı bulunmadığından dava açma yetkisi bulunmadığını, Davacının dava dışı şirketin zarara uğrattığı iddiası ile iş bu davada delil olarak sunduğu , İstanbul 15.ATM 2020/272 E.sayılı dosyanın şirketin tasfiyesi için açıldığını, mahkemenin şirketin tasfiyesine karar verdiğini, ... geçmiş dönem üniversite kurulma talebinin, davacı yanın kendi isteğiyle ....Şti yönetiminden ayrılması ve hisselerini devrederek azınlık ortak konumuna geçtiğini, kötü niyetli olarak açmış oldu ceza davaları ile müvekkili ile husumet içinde olduğunu, İst.15 ATM de görülmüş olduğunu ve tasfiyesine karar verilen dava dosyası içerisindeki bilirkişi raporunda şirketin bir maddi zararının olmadığının görüldüğünü, Davacının dava dilekçesinde dava dışı şirketin 3.584.840 TL borçlu hale getirildiğini, şirketin tasfiyesi sırasında her hangi bir borç kaydına rastlanılmadığını, 15.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda şirket aktiflerinin 354 Bin TL, pasiflerinin 257 Bin TL olduğunun belirtilmiş olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin dava dışı ....Şti.ni zarara uğratmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 15/09/2022 tarih ve 2021/756 Esas - 2022/546 Karar sayılı kararında;"Mahkememizce dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ibraz edilen 26/08/2022 tarihli raporda: İTO kayıtlarında; ...-... sicil no.da kayıtlı dava dışı ....Şti firma detaylarında şirketin 50 Bin TL Sermaye ile, 04.11.2014'te tescil olunan Ana sözleşmesi ile, 15-Eğitim Meslek grubunda, 85.42.03-Özel Öğretim Kurumları tarafından verilen yükseköğretim faaliyeti açıklamalı ... Kodu ile, özetle, Yetkili Kurumlardan izin almak koşulu ile her türlü özel eğitim öğrenim kurumları vb faaliyetlerde bulunmak üzere ana, ilköğretim, Lise ve Üniversiteler , kursları sağlık tesisleri vb. açmak, alanları yapmak, işletmek, faaliyetlerinde bulunmak üzere kurulduğu, ... Kayıtlarında Şirket Ortaklarından ... 25.500 Sermaye payı, ... 24.500.-TL Sermaye payı ile ortak oldukları, ... münferiden şirketi temsile yetkili olduğu,... kayıtlarında; 424837-0 Sicil no.da kayıtlı ....A.Ş nin, ilk olarak ... olarak 23.08.1999 da tescil olunan ünvanını, 15.10.2019 da tescil ile, ....A.Ş'ye, 26.11.2019 tarihinde tescil , 02.12.2019 tarih, ... sayılı ... de ilan ile, ...A.Ş şeklinde tadil ettiği , şirketin sermayesinin 759.871-TL olduğu, 25. üretim ithali, İhracı toptan ve perakende satışı ile her türlü dahili ticaret işleri, nervülü teller, levhalar, her türlü inşaat taahhüt illeri, konut, işyeri ticarethane inşaatlarını yapmak, satmak, kendi hesabına arsa ve araziler almak bunlar üzerine yada başkalarına kat karşılığı binalar yapmak, her çeşit kalınlıkta demir tel, çelik tel gibi mamullerin imalatını, alım satımını ve pazarlamasını yapmak olduğu Şirket Yönetim Kurulu başkanı olan ...'nin şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, dava dışı ...Şti. nin, 27.11.2019 tarihinde düzenlediği 315906 no.lu 3.584.840.-TL lik iade faturasına ilişkin, dava dışı şirketin 2018 yılında eski ünvanı ... Firmasından yapmış olduğu alımların “... malzeme ve işçilik bedeli, profil ...” açıklaması ile düzenlendiği anlaşıldığından sarf niteliğinde olduğu, ve dava dışı şirketin fatura bedellerini ticari defter kayıtlarda Kiralanan taşınmazların kullanım süresi ile sınırlı, yapılan harcama üzerinden itfa payı ayırmak üzere yapılan harcama tutarlarının kaydedildiği 264-Özel Maliyetler hesabına borç kaydetmiş olduğu, alınan fatura içeriklerinden “beton gibi ve içerisinde kullanıldığı değerlendirilen inşaat sarf malzemelerinin” iadesinin mümkün olmayacağı kanaati ile dava dışı şirketin 27.11.2019 tarihli, ... no.lu 3.584.840.-TL lik iade faturasını dava dışı eski ünvanı ... Firmasına olan cari hesap borcunun kapatılması için alım yapılan firmanın ... kayıtlarından A.Ş.'ye dönüştüğü anlaşılan ...A.Ş -....A.Ş firmasına düzenlenen iade faturası ile dava dışı şirketin kayıtlarında aslında her ikisi aynı olan firmaya açmış olduğu cari hesap kayıtlarında değişiklik yapmadan, hem borç hem de alacak kaydı oluşturduğuna kanaat getirildiğini, davalıya atfedilen eylemler dolayısıyla şirketin zarara uğradığına dair bir tespit yapılamamıştır. Bu bağlamda her ne kadar davacı dava dışı şirketin tasfiyesine karar verilmiş olmasını zararın varlığını gösterdiğini ileri sürse de bir şirketin tasfiyesi çeşitli nedenlere dayanıyor olabileceğinden tek başına zarar etti anlamına gelmediğini, bu durumda davalının sorumluluğu bakımından aranan şartların gerçekleşmediği, davalı müdürün sorumluluğuna gidilemeyeceği düşünülmekte olduğunu, huzurdaki davanın hukuki niteliği itibarıyla dolaylı zarara istinaden açılmış bir sorumluluk davası olduğu, davalı müdüre yöneltilen sorumluluk bakımından aranan şartlardan zarar unsurunun yapılan incelemeler neticesinde tespit edilemediğini, dava dışı şirketin tasfiyeye girmiş olmasının tek başına zararın varlığı anlamına gelmeyeceği dolayısıyla davalının sorumluluğu bakımından aranan şartlar gerçekleşmediğinden sorumluluğuna gidilemeyeceği yönünde görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.Dava dışı ... Şirketine 25.500-TL sermaye payı ile davalı ... 24.500-TL sermaye payı ile ...'nin ortak olduğu, davalı ...'nin münferiden şirketi temsile yetkili olduğu Ticaret Sicil kayıtlarından anlaşılmıştır.Davacı şirket pay sahibi olması sebebi ile TTK nun 644. Maddesinin yollaması ile TTK 553-555 maddeleri uyarınca yöneticinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminatın şirkete ödenmesi koşuluyla bu davayı açma hakkına sahip olduğundan davalının husumet itirazlarının reddine karar verilmiştir.TTK'nın 553(1). maddesi uyarınca, şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.TTK'nun 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da zarar görmesine yol açar. Ortaklar zararın doğması halinde yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunarak dava açabilirler.İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/272 Esas sayılı dosyası getirtilmiş olup, yapılan incelemesinde; Davacı ... tarafından .... Ltd aleyhine şirketin fesih istemli dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda "... şirketin kuruluş amacı olan Arnavutköy Üniversitesi ne YÖK tarafından onay verilmemesi, bunun sonucu olarak şirketin ekonomik faaliyetlerini gerçekleştirememesi, kardeş olan ortaklar arasındaki iletişimin tamamen kopması, ortaklık ilişkisinin fiilen sona ermesi, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona ermesi, yönetici ortağın (mali kayıtlara göre) şirketi bireysel çıkarlarına yönelik olarak, şahsi şirketine( ... ) karşı önce borçlu sonra alacaklı hale getirmesi, genel kurul toplantılarının tek ve çoğunluk pay sahibi ortak tarafından bireysel çıkarlarına uygun ve itiraza konu şekilde yapılması, vakıalarının gerçekleştiğini, (dilekçe anlatımlarından ve ibraz edilen mahkeme kararlarından ) anlaşıldığı, Yasada aranan haklı sebeplerin gerçekleştiği..." gerekçesi ile TTK nun 636/3 . Maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine karar verildiği görülmüştür. Davalı tarafından İstanbul 15 ATM nin 2020/272 E sayılı dosyasında verilen tasfiye kararı gerekçe gösterilerek sorumluluk davası açılamayacağı ileri sürülmüş isede fesih ve tasfiye davası açılmış olması TTK' nun 644. Maddesinin yollamasıyla TTK'nun 553-555 maddeleri uyarınca yöneticilerin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası açılmasına engel olmayacağından davalı tarafın bu savunmaları üzerinde durulmamıştır. Limited şirket müdürlerinin hukuki sorumluluklarına gidebilmesi için gerçekleşen zararın Kanuna, esas sözleşmeye aykırı olması yöneticinin kusuru ile gerçekleşen zarar arasında illiyet bağının kurulmuş olması gerekmektedir. Zarar gerçekleşmemiş ise yönetici hukuka aykırı davranmış olsa dahi aleyhine sorumluluk davası açılamaz. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu; ibraz edilen rapordan, dava dışı ... Ltd. Şirketinin 27/11/2019 tarihinde düzenlediği ... nolu 3.584,840-TL lik iade faturasının ... Tic. - ... şirketinden yapmış olduğu alımlara ilişkin olduğu, ...firmasının daha sonradan ünvanını değiştirerek ....A.Ş firmasına dönüştüğü, ... Ltd şirketinin düzenlendiği iade faturası ile her ikisi aynı olan firmaya açmış olduğu cari hesap kayıtlarında değişiklik yapmadan hem borç hemde alacak kaydı oluşturduğu, bu şekilde dava dışı ... Ltd şirketinin herhangi bir zararının gerçekleşmediği, davacının, dava dışı şirketin 2020 yılı içerisinde hesabına gelen 1.500.000-TL ile 200.000 Usd civarındaki paranın şirket ortağı davalı ... tarafından kendi çıkarları için şirketten alındığını iddia ettiği belirtilen paranın toplam TL karşılığının 2.700.000-TL olduğu, dava dışı şirketin incelenen kayıtlarında; 2.700.000-TL lik tahsilat yapıldığına ilişkin bir kaynağın yer almadığı anlaşıldığından davalının eylemleri ile şirketi zarara uğrattığı tespit edilemediğinden koşulları bulunmayan sorumluluk davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemenin gerekçeli kararında " Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları ortaklar ve alacaklıların zarar görmesine yol açar. Ortaklar zararın doğması halinde yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunarak dava açabilirler. Davacının, dava dışı şirketin 2020 yılı içerisinde hesabına gelen 1.500.000-TL ile 200.000 USD civarındaki paranın şirket ortağı davalı ... tarafından kendi çıkarları için şirketten alındığını iddia ettiği belirtilen paranın toplam TL karşılığının 2700000-TL olduğu dava dışı şirketin incelenen kayıtlarında; 2.700.000-TL lik tahsilat yapıldığına ilişkin bir kaynağın yer almadığı anlaşıldığından davalının eylemleri ile şirketi zarara uğrattığı tespit edilemediğinden koşulları bulunmayan sorumluluk davasının reddine karar vermek gerekmiş ..." şeklinde olduğunu,Mahkeme tarafından dava dışı şirketin incelenen kayıtlarında 2.700.000-TL'lik tahsilat yapıldığına ilişkin bir kaydın olmadığı gerekçesi ile yöneticinin sorumluluğunun doğmadığı şeklindeki kararın usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini,Dosyada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda mali müşavirin sadece ticari defter ve kayıtlarda inceleme yaptığını gelen banka kayıtlarına ilişkin bir rapor alınması gerektiği yönünde rapora itiraz edilmiş olmasına rağmen Yerel mahkeme tarafından bu itirazların değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, kurulan hükmün usul ve yasalara aykırı olup istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, şöyle ki;Dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı hususunun gerek bilirkişi raporu ile gerekse de dosyaya emsal olarak şirketin tasfiyesine karar verilen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/272 E. sayılı mahkeme ilamından anlaşıldığını, Ancak Yerel mahkeme tarafından dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarında 2.700.000-TL tahsilata ilişkin bir kaydın olmadığı gerekçesi ile davanın reddi kararının yerinde olmadığını, davalı yöneticinin, zaten ticari defter ve kayıtlara tahsilatı ve tahsilatın kaynağı paranın kaydını işlemiş olmaması dahi kusurlu bir şekilde yöneticilik yaptığını ortaya koyduğunu, Davalı yöneticinin ticari defter ve kayıtlarda banka kayıtlarına göre yaptığı tahsilatın kaydının girmemiş olmasının davalı yöneticiyi nasıl sorumluluktan kurtarabileceğinin anlaşılamadığını,İstanbul Vergi Denetleme Kurulu Başkanlığı tarafından davalı ...hakkında düzenlenen; 23.06.2022 Tarihli 2022-A8713/45 numaralı vergi inceleme raporu ile 23.06.2022 -A- 8713/44 Vergi Tekniği Raporu ile sahte belge düzenlediği tespiti yapılarak hakkında VUK 359.madde gereği Kaçakçılık suçundan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavclığı 2022/30422 Sor.numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu ve GAziosmanpaşa 10.Vergi Mahkemesi'nin 2022/442 E. sayılı dosyası ile hakkında kamu davasının açılmış olduğunu, Buna ilişkin raporun ekte sunulduğunu, işbu raporun celbinin mahkemeden istenilmiş olmakla birlikte Yerel mahkeme tarafından bu talebin dahi değerlendirilmeksizin davanın reddine karar verildiğini,İş bu vergi İnceleme raporunda özetle; davalı ...'nin ortağı ve yetkilisi olduğu şirketler arasında maddi çıkar sağlamak amacı ile sahte fatura düzenlendiği hususunun tespit edildiğini dava dışı ... Şti hakkında 7 adet sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiğini, 7 adet faturanın 3.038.000-TL borç kaydedildiğini, 3.584.840-TL Özel Eğitim tarafından kapatılan bir bakiyenin olmadığını, iade faturaların defterlere işlendiğini ve bu iade faturalarının da gerçek bir teslimden kaynaklanmadığının maddi ve ticari çıkar sağlamak amacı ile ... tarafından yapıldığı gerekçesi ile sahte belge düzenlediğinin tespit edildiğini ve hakkında sahte belge düzenlediği gerekçesi ile kaçakçılık suçundan yapılan suç duyurusu neticesinde Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığını,Bunun yanı sıra dava dışı müdürü olduğu ... Şti'ni sahte belge kullanan olarak olarak inceleme yapması amacı sahte belge kullanmak fiilinden dolayı başka bir Vergi Müfettişine sevk ettiğini, Tüm bu itirazlara rağmen Yerel mahkeme tarafından bu deliller toplanmadan dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarında 2.700.000-TL tahsilat yapıldığına ilişkin kayıt olmadığı gerekçesi ile yöneticinin sorumluluğuna gidilemeyeceği şeklinde hüküm kurulmasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,Davalının ticari defter ve kayıtları gereği gibi tutmadığı hususunun resmi banka kayıtları ile sabit olduğunu, tek başına imzaya yetkili yönetici olarak ticari defter ve kayıtları kendi lehine düzenlediğini, bunun aksi yönde mahkeme gerekçesinde tek cümle ile "dava dışı şirketin kayıtlarında tahsilata ilişkin kayıt olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, istinaf inceleme neticesinde kaldırılması gerektiğini, Dosyaya gelen resmi banka kayıtlarında gelen giden paraların sabit olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından şirket hesabına gelen yönetici hesabına giden paralar dikkate alınmaksızın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, Banka kayıtlarına göre şirket hesabına giren çıkan paraların ortada olduğunu, bu kayıtları ticari defter kayıtlarına işlemeyen davalı yöneticinin kendisi olduğunu, Dosyaya celp edilen dava dışı şirkete ait ... banka kayıtlarına göre dava dışı şirket hesabına gelen paraların eş zamanlı olarak davalı şirket müdürü hesabına gönderildiği hususunun ortada olduğunu, banka kayıtlarına göre bilirkişiler tarafından inceleme yapılmaksızın herhangi bir zararın olmadığı tespitinin yapıldığını, buna ilişkin itirazların Yerel mahkeme tarafından değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, aynı zamanda şirket müdürü tarafından banka kayıtları doğrultusunda hesaba gelen giden paraların ticari defter ve kayıtlara işlenmediğinın ortada olup ticari defter ve kayıtlara göre tespit ve yorum yapan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kuran Yerel mahkeme kararının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini,Yapıkredi hesap kayıtlarına göre gelen ve şirket müdür hesabına giden paralar ile dava dışı şirketin içinin boşaltıldığını ve bu banka kayıtlarının defterlere işlenmediği hususunun sabit olduğunu, ... USD HESAPLARINA GÖRE; 15.12.2020 tarihinde dava dışı ... ŞTİ hesabına gelen 102.000-USD şirket müdürü hesabına havale yolu ile gönderildiğini, ... TL HESABINA GÖRE ;08.12.2020 tarihinde dava dışı ...ŞTİ hesabında bulunan 1.000.000-TL'nin 500.000-TL'sini davalı ...'nin ... Bankası hesabına, 500.000-TL'sini ... hesabına havale yolu ile toplamda 1.000.000-TL olarak gönderildiğini, 09.12.2020 tarihinde dava dışı ... Şti hesabında bulunan 500.000-TL davalı ...'nin ... Bankası hesabına havale yolu ile toplamda 1.500.000-TL paranın aktarıldığının kayıtlar ile sabit olduğunu,Yerel mahkeme tarafından banka konusunda uzman bilirkişiye dosyanın tevdi edilmeksizin sadece ticari defterlere göre yorum yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olup verilen kararın usul ve yasalara aykırı olduğundan istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini,Tüm bu para aktarımının banka kayıtları ile dosyaya celp edilmiş olmakla birlikte tüm bu banka kayıtlarının mali defterlere işlenmemiş olduğu bilirkişiler tarafından tespit edilmeksizin mali defterlere göre şirketin zarara uğramadığı yönündeki usul ve yasalara aykırı bir şekilde gelişi güzel düzenlenen rapor doğrultusunda karar verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Banka kayıtları ile ticari defterlerinin birbirini teyit etmesi gerektiğini, Davalı tarafından dava dışı şirket adına ... bankası hesabının açılmış olduğunu, başka bir dava dosyasında dava dışı şirketin ... hesabına 17.12.2020 tarihinde para girişi olduğu hususunun da ayrıca tespit edildiğini ve bu durumun yerel mahkemeye bildirilmesine rağmen itirazların ve beyanların dinlenmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Bu kayda göre 17.12.2020 tarihinde ... Vakfı tarafından dava dışı ... Şti'nin ...bank ... Şubesi'ne (... Şube Kodu ) Hesap No:... hesap numaralı USD hesabına 52.000-USD gönderildiğinin tespit edildiğini, Bu doğrultuda dava dışı şirketin Aralık 2020 tarihinde ...bank hesabına gelen ve giden paralara ilişkin kayıtların celbi halinde davalı ...'nin dava dışı şirketin ... Bankası hesaplarındaki paraları da uhdesine geçirdiğinin ayrıca tespit edilmiş olduğunu, mahkeme kararının tarafça kabulünün mümkün olmadığını,Mali defter ve kayıtlardan dava dışı şirketin iş bu ...bankası hesabının dahi görülmemiş olması davalının dava dışı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarının usule uygun tutulmadığını ve mahkeme nezdinde lehine delil teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı yöneticinin tek başına imzaya yetkili yetkili olmasının yanı sıra şirketin ortağı olduğunu, TTK ilgili hükümleri doğrultusunda şirketin banka hesaplarına göre yapılan tahsilatların şahsi hesaplarına aktaran davalı yöneticinin şirketi bilerek ve isteyerek zarara uğrattığının ortada olduğunu, mahkemenin aksi yöndeki kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep ettiğini,Açıklanan nedenlerle; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/756 E. 2022/ 546 K. Sayılı dosyasından verilen davanın reddi kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; TTK'nın 626. maddesi ve 644. maddesinin atfı ile 553 ve 555. maddeleri uyarınca davalı limited şirket müdürünün şirkete verdiği zararın tespiti ile şirkete ödenmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.TTK'nın 626. maddesi uyarınca limited şirketlerde, müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Aynı Kanun'un 644/1-a maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerinin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen 553. maddesi limited şirketler hakkında da uygulanır. TTK'nın 553. maddesi uyarınca; kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete, hem pay sahiplerine, hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zararlardan sorumludurlar. 555. maddesi uyarınca pay sahipleri şirketin uğradığı zararın tazminini şirkete ödenmek üzere isteyebilirler. Davacı vekili, davalının tarafların ortağı olduğu dava dışı .... Şti.nin tek başına yöneticisi olduğunu, davalıdan kaynaklanan sebeplerle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/272 esas sayılı dosyasında şirketin feshine ve tasfiyesine karar verildiğini, davalının kendi şahsi şirketi ile dava dışı şirket arasında usulsüz işlemler yapmak ve dava dışı şirketin banka hesabına gelen paraları kendi hesabına aktarmak suretiyle zarara uğrattığını iddia ederek söz konusu zararın tespit edilerek dava dışı şirkete ödenmesini talep etmiş, davalı vekili iddiaların doğru olmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı iddialarından ve istinaf sebeplerinden biri davalının dava dışı şirket hesabına gelen ve dava dilekçesinde belirttiği paraların kendi şahsi hesabına aktarılması sebebiyle dava dışı şirketin zarara uğramasıdır.Davacı vekili söz konusu iddiaların delili olarak şirketin banka hesaplarının incelenmesini talep etmiş ve banka hesap bilgilerini Mahkemeye bildirilmiş, Mahkemece yazılan müzekkere üzerine bir kısım bankalardan banka kayıtları gönderilmiştir. Ancak Mahkemece alınan bilirkişi raporunda şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı, ticari defter ve kayıtlarında usulsüz tutulduğunun, banka hesabına gelen veya giden paralara ilişkin ticari defterlere bir kaydın girilmediğinin tespit edildiği, banka hesap hareketlerinin incelenmediği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna bu yönden yapılan itiraza ve ek rapor alınması talebine ilişkin Mahkemece olumlu/olumsuz bir karar verilmediği gibi, gerekçeli kararda da bu yöndeki iddia ve itiraz karşılanmamış ve banka kayıtlarına ilişkin irdeleme yapılmamış olup, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Sonuç olarak davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1-a-6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dava dışı şirketin tüm banka kayıtlarının ve ceza soruşturma dosyasının celbedilip incelenerek taraf iddia, savunma ve itirazlarının tümü hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmek üzere dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2022 tarih ve 2021/756 Esas ve 2022/546 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a-6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.