T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2402 Esas
KARAR NO: 2025/908 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2017/945 Esas - 2022/386 Karar
TARİH: 21/04/2022
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Muş Şubesi'ne ait, 11.08.2017 keşide tarihli, ... çek nolu 105.000-TL bedelli çekin müvekkili şirket ... San. ve Tic. A.Ş.nde iken çalındığını, çekin iptali için 29/03/2017 tarihinde İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/368 esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, anılan davanın yargılaması sürmekte iken davalı tarafından, dava konusu çekten ötürü müvekkili şirketin de içinde olduğu şirketler aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, çekin kimin elinde olduğu bu şekilde tespit edildikten sonra İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/368 esas sayılı dosyasının 03.10.2017 günlü celsesinde istirdat davası açmak için kendilerine süre verildiğinden işbu çek istirdatı davasını açma gereğinin hasıl olduğunu, çek çalındıktan sonra hırsızlık olayı için olay günü şikayette bulunulduğunu, hırsızlık yapan kişilerden şikayetçi ve davacı olunduğunu, keza, açılan çek iptali davasında ödemeden men kararı alındığını, davalı tarafından çekin bankaya ibraz edildiğinde ödeme yapılmayarak davalıya iade edildiğini, davalı bunu bilmesine rağmen, ilgili çeki İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile takibe koyarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, çalınan çek üzerine müvekkili şirket adına sahte kaşe ve imza atılmak suretiyle ciro işlemi gerçekleştirildiğini, bunun üzerine, imzaya ve borca itiraz için İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurulduğunu ve İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/840 Esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararı ile icra takibi durdurulduğunu, ancak, bu tedbir kararı ile mevcut hacizler kaldırılamadığından davalı aleyhine bu kez de menfi tespit davası ikame edildiğini ve müvekkili şirket üzerine koyulan tüm hacizler kaldırıldığını, davalı, kendinden önceki müvekkili şirket dışındaki cirantalar olan ... Tic. Ltd. Şti., ...-... İnş. Yapı Malzemeleri ve Tekstil, ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... San. ve Tic. A.Ş. adına da yaptığı bu takipten sadece bu şirketler için feragat ettiğini, davalı, kendisinden önceki ciranta ile hiçbir ticari ya da alışveriş doğuracak faaliyeti olmamasına rağmen çeki elinde bulundurduğunu, bu hususun davalıya ait ticari defterlerin, kendisinden önceki ciranta olan; ... Mh. ... Cd. ... Apt. No:... K:... D:... İzmit Kocaeli adresli ... San. ve Tic. A.Ş. yönünden incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağını, kaldı ki, davalının, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiği bu şirket adına takipten feragat etmesi, bu şirket ile arasında ticari ya da alışveriş doğuracak bir faaliyet olmadığını ikrar etmesi anlamına geldiğini, bu sebeple, çekin, davalı tarafından kötüniyetli ve ağır kusurlu olarak elde edildiğinin açık olduğunu, gerçekten de, davalının T.C. kimlik numarası üzerinden İstanbul Anadolu Adliyesinden yaptığımız tevzi sorgulamalarında davalının ‘’sahte-kayıp çeklerden’’ ötürü bir çok dosyasının olduğunun görüldüğünü, eş deyişle, davalı, kayıp-sahte çek işini adeta meslek gibi kullandığını, bu durum da, İstanbul Adliyesi Tevzi Bürosu ile İstanbul Anadolu Adliyesi Tevzi Bürosuna müzekkere yazılarak davacının T.C. kimlik numarasının; icra mahkemeleri, asliye ticaret mahkemeleri kayıtlarının getirtilmesi ile de açığa çıkacağını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının çeki iktisap ederken kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu izahtan vareste olup, çekin davalıdan istirdatı ile müvekkili şirkete geri verilmesine karar verilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... Muş Şubesi'ne ait, 11.08.2017 keşide tarihli, ... çek nolu 105.000-TL bedelli çekin davalıdan istirdatı ile müvekkili şirkete geri verilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/04/2022 Tarih ve 2017/945 Esas - 2022/386 Karar sayılı kararında; "....Davacı tarafça çek istirdatı talebinde bulunulmuştur. Çek istirdatı talebinde bulunabilmek için de davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin veya iktisabında ağır kusuru olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Çekteki ciro silsilesinin şeklen düzgün olması yetkili hamil olmak için yeterlidir. Dava konusu ... Muş Şubesi'ne ait, 11.08.2017 keşide tarihli, ... çek nolu 105.000-TL bedell çekte ciro silsilesinin şeklen düzgün olduğu davalıdan önce cirantalar olduğu ve davalının ciro yolu ile almış olduğu bu şekli ile davalı taraf çekteki davacı adına atılı imzanın davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda olmadığı ve davacı vekilinin dava konusu çeke ilişkin olarak herhangi bir soruşturma dosyasının bulunmadığına dair beyanı hep birlikte değerlendirilmesinde davacı tarafça davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusuru olduğunda dair iddialarını ispatlar delil dosyaya sunulmadığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, '' Davanın REDDİNE " karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;"İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilmiş işbu karar usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğundan istinaf kanun yoluna başvurma gereği hasıl olmuştur. Şöyle ki; 1-) Sayın Mahkemece, çek üzerinde şeklen düzgün ciro silsilesi bulunmasının yetkili hamil olmak için yeterli olduğu, davalıdan önce cirantalar olduğu, davalı çeki ciro yoluyla aldığından imzaların sahteliğini bilemeyeceği, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusuru olduğuna dair hususun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de işbu karar hatalıdır. Burada ilk olarak dava konusu çekin müvekkil şirketin rızası dışında elinden çıktığını gösterir şikayete ve sırasıyla yapılan işlemlere yer verilecek olup, sonrasında eksik inceleme hususuna değinilecek ve hükmün hatalı olduğu izah edilmeye çalışılacaktır. 1.1-) Çekin Çalınması Sonrası Yapılan İşlemler Müvekkil şirket adına, dava konusu çekin çalınması nedeniyle sorumluların bulunup cezalandırılması adına 23.03.2017 tarihinde Kartal Şehit Selahattin Aslantepe Polis Merkezi'nde şikayette bulunulmuştur. Buna ilişkin evrak dava dilekçesi EK-5 içinde dosyaya sunulmuştur. İkinci olarak, çekin iptali amacıyla İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/368 E. sayılı dosyası ile 29.03.2017 tarihinde dava ikame edilmiş ve ödemeden men kararı alınmıştır. Üçüncü olarak, yukarıda bahsedilen çek iptal davası devam ederken; müvekkil şirketin de içinde bulunduğu şirketler aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerinin özgü haciz yoluyla takip başlatılmıştır. Bu aşamadan sonra çekin kimin elinde olduğu tespit edildiğinden İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/368 E. sayılı dosyasının 03.10.2017 tarihli celsesi ile tarafımıza çek istirdat davası açılmak üzere süre verilmiş olup, işbu dava ikame edilmiştir.Dördüncü olarak, İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/840 E. sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. Bunun yanı sıra İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/959 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açılmıştır.Takibin açılmasından sonra; davalı taraf, dosyanın tahsil kabiliyetini azaltacak nitelikte, ticari teamüller ve hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde müvekkil şirket dışındaki kendisinden önceki cirantalar (... San. ve Tic. Ltd. Şti., ...-... İnş. Yapı Malzemeleri ve Tekstil, ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... San. ve Tic. A.Ş.) hakkında başlattığı takipten feragat etmiştir. Huzurda görülen davada, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi (Adli Belge İnceleme Şubesi) tarafından hazırlanan 27.12.2021 tarihli raporda ... Muş Şubesine ait ... çek numaralı 11.08.2017 keşide tarihli 105.000,00-TL bedelli çek üzerinde yer alan imzaların müvekkil şirket yetkilileri ..., ..., ... ve ...'a ait olmadığı tespit edilmiştir. 1.2-) Eksik İncelemeye İlişkin Beyanlarımız 1.2.1-) Mahkeme tarafından davalının şeklen yetkili hamil olduğu ifade edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece yapılması gereken şey, talebimiz doğrultusunda şeklin ötesine geçerek davalının kötüniyetli olup olmadığını tespit etmek adına, esasa ilişkin bir araştırma yapmaktır. Diğer bir deyişle Mahkemenin, yetkili hamil tarafından tahsil için kendisine sunulmuş çek üzerinde muhatap banka gibi şekli inceleme yapmakla yetinmemesi gerekmektedir. Bununla yetinildiği takdirde, verilen hüküm haksız kazanç elde etmek amaçlı çekle ilgili şekli gereklilikleri yerine getiren kişilerin lehine sonuç doğurmaktadır ki; yargılamayla amaçlananın bu olmadığı her türlü izahtan varestedir.Esasa ilişkin inceleme, davalının dava konusu (istirdadı talep edilen) çeki gerçekten ... San. ve Tic. A.Ş. ticari bir ilişki kapsamında alıp almadığının araştırılması ile mümkün olacaktır. Dilekçelerimizde ve beyanlarımızda davalı ile kendisinden önceki ciranta arasında gerçekten bir ticari ilişkinin araştırılması talep edilmişse de bu husus görmezden gelinerek şekli inceleme ile hatalı bir hüküm kurulmuştur. Yukarıda da yer verildiği gibi davalı taraf dosyanın tahsil kabiliyetini azaltacak nitelikte, ticari teamüller ve hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde müvekkil şirket dışındaki kendisinden önceki cirantalar (... San. ve Tic. Ltd. Şti., ...-... Tekstil, ... İnş. ve Orman Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ve ... San. ve Tic. A.Ş.) hakkında başlattığı takipten feragat etmiştir. Bu durum dahi davalının kendisinden önceki ciranta ile ticari ilişkisinin olmadığını göstermektedir ve bir nevi ikrar mahiyetindedir.Müvekkil şirket çek kendi elindeyken çalınması sebebiyle şikayette bulunmuş, bunun dışında diğer hukuki yollara müracaat etmiştir. Ayrıca huzurda görülen davada, dava konusu çek üzerinde yer alan müvekkil şirket adına atılan ciroda sahte kaşe ve imza kullanıldığı ATK raporu ile tespit edilmiştir. Davalının kötüniyetli olduğunun tespiti için ise; davalı ile kendisinden önceki ciranta arasında ticari ilişkinin olup olmadığının araştırılması için ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması istenmiştir. Her ne kadar, Mahkemece davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi yükünün davacı taraf üzerinde olduğu ifade edilmişse de; müvekkil şirketin hiçbir zaman ticari ilişki içinde olmadığı ve tanımadığı davalının ve diğer cirantaların arasındaki ilişki olup olmadığının tespit edilmesi için kullanabileceği hukuki başka bir ispat vasıtası bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının kötüniyetli ya da ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. 1.2.2-) Eksik araştırılan bir diğer husus ise, davalının sahte-kayıp çek şikayeti nedeniyle birden fazla dosyasının olduğu ve bunların da celp edilerek davalının bu işi adeta meslek haline getirdiği ve kötüniyetli olduğunun tespit edilmesi talep edilmiştir. Gerçekten de, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/691 E., İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/788 E. ve İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/253 E. sayılı dosyalarında davalının sahte-kayıp çek nedeniyle dosyası olduğu tespit edilmiş ve bu hususun ortaya çıkması ve dosyaların celbi talep edilmişse de bu husus da görmezden gelinerek eksik araştırılmayla hatalı olarak hüküm kurulmuştur. 2-) Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen hükme dayanak yapılan bir diğer gerekçe ise, dava konusu çeke ilişkin soruşturma dosyası bulunmaması gösterilmiştir. Ancak, müvekkil şirket adına, dava konusu çekin çalınması nedeniyle sorumluların bulunup cezalandırılması adına 23.03.2017 tarihinde Kartal Şehit Selahattin Aslantepe Polis Merkezi'nde şikayette bulunulmuş olup, şikayetin neticelendirilmesi hususunda sorumluluk kolluk birimlerine ve savcılığa aittir. TBK m. 74/1'e göre; "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir." İlgili hükümden de görüldüğü üzere hukuk yargılaması ile ceza yargılaması tamamen farklı düzlemlerde bulunmakta ve birbirlerini bağlamamaktadır. İlgili hüküm, ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda sorumluluğa ilişkin kararlar ile beraat kararının dahi hukuk hakimini bağlamayacağını düzenlemişken, davalı hakkında bir soruşturma olmamasının davalı lehine yorumlanması kabul edilemez. Kaldı ki, müvekkilce sorumluların bulunması ve cezalandırılması için dava dilekçesi EK-5 içinde dosyaya sunulduğu üzere şikayette bulunulmuştur. " Şeklinde istinaf sebepleri ileri sürerek, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, rıza dışı elden çıktığı ve kötüniyetli olarak iktisap edildiği ileri sürülen çekin istirdatı istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, dava konusu çekin müvekkili ... San. ve Tic. A.Ş. uhdesinde iken çalındığını ileri sürerek çekin istirdatını talep etmiştir. Somut olayda, dava konusu ... Şubesi'ne ait, 11.08.2017 keşide tarihli, ... seri numaralı 105.000-TL bedelli çekin keşidecisinin ... Teks. Tem. Tic. Ltd. Şti., lehtar/ cirantanın davacı ... Tic. A.Ş. ve sırasıyla diğer cirantaların ise ... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Tekstil Ürün-... ve ... San. ve Tic. A.Ş., ... San. ve Tic. A.Ş. Ve davalı ... olduğu ve davalının ciro yoluyla hamil olduğu görülmüştür. Mahkemece 13/01/2022 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararı ile; Davacı vekiline dava konusuna ilişkin soruşturma dosyasını bildirmek üzere 2 haftalık süre verildiği, ara karar uyarınca davacı vekili 20/01/2022 tarihinde uyap sisteminden gönderdiği dilekçe ile; Dava konusu çeke ilişkin olarak herhangi bir soruşturma dosyasının bulunmadığına dair beyanda bulunmuş ise de, dava konusu çekin çalındığı iddia edilen söz konusu hırsızlık olayı ile ilgili ...ün Kartal Şehit Selahattin Aslantepe Polis Merkezinde 23/03/2017 tarihinde ifade verdiği halde mahkemece söz konusu soruşturmanın akıbetinin ilgili polis merkezinden sorulmadığı ve yargılama aşamasında İstanbul Anadolu CBS Genel Soruşturma Bürosunun ... soruşturma sayılı dosyasından bu dosyanın uyap kayıtları ve ATK. 'dan alınan rapor istenildiği halde mahkemece bu soruşturma dosyanın eldeki dava ile ilgili olup olmadığının tespiti yönünden İstanbul Anadolu CBS Genel Soruşturma Bürosunun 2018/84570 soruşturma sayılı dosyasının getirtilip incelenmediği anlaşılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde, dava konusu çekle ilgili olarak İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/959 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı belirtildiği halde mahkemece bu dosyanın getirtilip incelenmek suretiyle her iki dosyanın birlikte görülmesinin gerekip gerekmeyeceği ve HMK. 166 Madde uyarınca birleştirme hususunun değerlendirilmemesi yerinde görülmemiştir.Davacı vekili uyap sisteminden 15/11/2017 tarihinde gönderdiği delil listesinin 8 maddesi ile; Davalının sahte ve kayıp çekleri takibe koyma işini adeta meslek haline getirdiğini gösterir mahkeme kayıtlarının İstanbul Adliyesi Tevzi Bürosu ile İstanbul Anadolu Adliyesi Tevzi Bürosuna müzekkere yazılarak getirtilmesini talep ettiği ve 9 nolu madde ile de kendisinin tespit ettiği dava dosyalarını bildirip bu dosyaların getirtilip incelenmesini talep ettiği halde mahkemece bu talepler konusunda olumlu/ olumsuz karar verilmediği gibi gerekçeli kararda da tartışılıp değerlendirilmediği ve davacı vekilinin bu hususu istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü görülmüştür.HMK'nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır. TBK’nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince saptanacak maddi vakıalar hukuk hakimini de bağlayacağından, bu durumda mahkemece, söz konusu hırsızlık olayı ile ilgili ...'ün Kartal Şehit Selahattin Aslantepe Polis Merkezinde 23/03/2017 tarihinde ifade verdiği gözetildiğinde, soruşturmanın akıbetinin ilgili polis merkezinden sorularak ve İstanbul Anadolu CBS Genel Soruşturma Bürosunun 2018/84570 soruşturma sayılı dosyanın getirtilip incelenerek eldeki dava ile ilgili olup olmadığının tespit edilip söz konusu hırsızlık olayı ile ilgili olduğu tespit edildiği taktirde bu dosyanın bekletici mesele yapılıp yapılmaması konusunda olumlu/olumsuz karar verilmesi ve dava konusu çekle ilgili olarak davacı tarafından İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/959 Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasına ilişkin dosyanın tüm uyap kayıtlarının getirtilip incelenerek her iki dosyanın birlikte görülmesi ve HMK. 166 Madde uyarınca birleştirilmesinin gerekip gerekmeyeceği hususunun değerlendirilerek sonucuna göre yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacı tarafın delil listesinde bildirip toplanmasını talep ettiği deliller toplanarak dosya arasına konulması, gerektiğinde davalı ile davalıdan önceki cirantanın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden denetime elverişli rapor alınıp incelendikten sonra oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme doğrultusunda yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarih ve 2017/945 Esas - 2022/386 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.