T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2115 Esas
KARAR NO:2025/920 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2018/818 Esas - 2019/628 Karar
TARİH:22/05/2019
DAVA:Menfi Tespit
KARAR TARİHİ:29/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa/İnegöl ilçesinde faaliyet gösteren .... A.Ş.'nin Bursa ...Noterliğince düzenlendiği 15 Ocak 2013 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile verilen yetki ve aynı tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesi uyarınca avukatlığını ve şirket sürekli danışmanlık hizmetini üstlendiği şirketin tamamı ... adına kayıtlı iken davacı ...'ın aracılık etmesi ile 10/02/2014 tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile 500.000,00TL sermayeli şirketin 245.000,00TL'sına tekabül eden payı ... isimli şahsa, 255.000,00TL'lık payı ise ...isimli şahsa tüm aktif ve pasifi ile birlikte devredildiğini, ...'ın ise şirketin 245 hissesini devralan...'ın abisi olup devir işlemleri sırasında devre aracılık eden davacı ile muhattap olduğunu, şirketi devir alanlarca şirket ünvanı ... A.Ş. Olarak değiştirildiğini, çok sonra ... A.Ş. Tarafından ... sayılı dosyası ile ... tarafından keşide edilen ve borçlu şirketçe ciro edilen çeke dayalı olarak Kambiyo Senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalı ...'ın icra takibine konu borçtan davacıyı sorumlu tuttuğunu ve bundan dolayı üzerinde baskı kurarak tehdit ettiğini, davacının ödeme yapmayacağını anlayan davalının davacıya kumpas kurmak suretiyle çağırdığı avukatlık ofisinde tehdit yolu ile zorla toplam 100.000,00TL tutarında 8 adet bonoyu zorla davacıya imzalatarak aldığını ve bir örneğini de ... Bankası ... Şubesi'ne verdiğini, davacının kesinlikle davalıdan borç para, mal veya hizmet almadığını, herhangi bir temel ilişki kurmadığını, Av. ... ve ...'nin de vakıf olduğu üzere söz konusu senetlerin ... sayılı dosyası ile şirket aleyhine girişilen icra dosyası borcuna karşılık davacıdan zorla ve tehditle alındığını beyan etmiş, bu nedenlerle alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu ve bedelinin nakden tahsil olunduğu şeklnde 13/07/2016 tarihinde davacıya tanzim ettirilen 30/08/2016 ödeme tarihli 10.000,00TL bedelli, 20/09/2016 ödeme tarihli 10.000,00TL bedelli, 20/10/2016 ödeme tarihli 10.000,00TL bedelli, 20/11/2016 ödeme tarihli 10.000,00TL bedelli, 20/12/2016 ödeme tarihli 10.000,00TL bedelli, 20/01/2017 ödeme tarihli 10.000,00TL bedelli, 20/01/2017 ödeme tarihli 30.000,00TL bedelli, 20/02/2017 ödeme tarihli 10.000,00TL bedelli, toplam 100.000,00TL tutarındaki 8 adet bononun bedelsiz kaldığına ve davacının bu bonolardan dolalyı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının ileride telafisi zor zararlarının önlenmesi için davalı tarafça açılacak icra takiplerinin teminatsız veya İİK.72/2m.uyarınca %15 teminat karşılığında durdurulmasına,Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yapacakları şikayet nedeniyle delil olarak muhafazası veya müsadere ihkimali bulunan bonoların şimdilik banka şubesinde tutulması, daalıya geri verilmemesi, 3.kişilere ciro ve temlik edilmemesi, davacının ticari itibarı zedelenmemesi açısından protesto edilmemesi için bonoların verildiği ... Bankası A.Ş. ...Şube Müdürlüklerine müzekkere yazılmasına, yargılamanın devamı sırasında davalının haksız ve kötü niyetli olarak davacı aleyhine icra takibi başlatması halinde aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karşı taraf vekalet ücretinin avukat olarak adına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin davalının dahissesinin bulunduğu Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile devrolduğunu, devir işlemlerinde davacının da hem aracılık ettiğini hem de kefil olduğunu, şirket devrinden sonra şirket ünvanının ... A.Ş. olarak değiştirildiğini, ...sayılı dosyası üzerinden başlayan icra takibinin ise şirket devrinden önce edinilmiş bir borç olduğunu, her ne kadar şirket yetkilisine ait olmayan bir imza ile cirolanmış olduğu iddiası mevcutsa da davalının bu borcu ödemek zorunda kaldığını, borcun devredene ait bir borç olduğunu, devri olan şirketin devrolmadan önce resmiyette ...'a ait görünse de şirketin tüm sevk ve idaresinin ... ve avukat kızlarında olduğunu, davacı tarafın kendisine kumpas kurmak suretiyle avukatlık bürosunda tehdit yolu ile zorla bono imzalattığına dair iddialarının tamamen gerçek dışı, hayal ürünü olduğunu, ofis sahibi avukat ve taraflar bir araya gelerek borç hakkında görüştüklerini, davalının kardeşleri şirketin yetkilisi olduklarından davalının bürosunda hazır bulunduklarını, çekle alakalı dosya borcu ile ilişkili işlem ve imza yetkisinin davalının kardeşlerinde olduğunu, görüşme esnasında da ...'ın herhangi bir tehdit ya da baskı olmaksızın parasının olmadığını bu sebeple de senet vermek istediğini beyan ettiğini, bunun üzerine de söz konusu senetleri imzaladığını beyan etmiş, bu nedenlerle davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla bu davayı açmış bulunmasından ötürü %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile karşı taraf vekalet ücretinin avukat olarak adına hükmedilmek suretiyle davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 22/05/2019 tarih ve 2018/818 Esas - 2019/628 Karar sayılı kararında; " Dava ; bonolar nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti davasıdır. ... sayılı icra takibine konu edilen Bankasya ... şubesine ait 25/05/2013 keşide tarihli 70.000,00 TL bedelli keşidecisi ... olan ... Tic. Lehine düzenlenmiş 70.000,00.-Tl BEDELLİ çekin ciro edilerek alacaklı ... AŞ eline gelmesi sonrasında başlatılan iş bu icra takibinde alacaklı vekilinin borçlu ... A.Ş hakkında icra takibine devamla kesinleşen takip nedeniyle haciz işlemlerine giriştiği, incelenen icra dosyası içeriğinden anlaşılmıştır. ... A.Ş'nin 10/02/2014 tarihli anonim şirket hisse devir sözleşmesi ile 500.000,00.-TL sermayeli şirketin 245.000,00.-TL sine tekabül eden payının... isimli kişiye 255.000,00.-Tl lik payının ise Yücel ündüz isimli kişiye tüm aktif ve pasifi ile devredildiği, alacaklı ...'ın ise...'ın ağabeyi olduğu, şirket ünvanının daha sonra... Tic olarak değiştirildiği ve şirketin borçlandığı yukarıda sözü edilen çekten dolayı alacaklı ... A.Ş tarafından kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, bu borç ve şirket hisse devri anlaşması nedeniyle borçlu davacı ... tarafından davaya konu edilen alacaklısı ..., borçlusu ... olan 13/07/2016 tanzim tarihli 20/08/2016 ödeme tarihli 10.000,00.- TL, 20/09/2016 ödeme tarihli 10.000,00.-TL, 20/10/2016 tarihli 10.000,00.-TL bedelli , 20/11/2016 tarihli 10.000,00.-TL, 20/12/2016 tarihli 10.000,00.-TL bedelli , 20/01/2017 ödeme tarihli 10.000,00.-TL, 20/01/2017 ödeme tarihli 30.000,00.-Tl bedelli ve 20/02/2017 ödeme tarihli 10.000,00.-TL bedelli olmak üzere toplam da 100.000,00.-Tl tutarlı 8 adet bonoların düzenlenerek davalı tarafa verildiği, davacı yanın iş bu dava ile bonoların kendisine baskı ve zorla imzalatıldığı, üzerinde tehdit kurulduğu , davalı alacaklı ...'a herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalı yan hakkında C.Başsavcılığına bu nedenle şikayetçi olunacağı, senetlerin bedelsiz olması nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiş olup, taraflara ait gerekli deliller toplandıktan sonra davacı yanın senedin zorla imzalattırıldığı iddiasının incelenmesi yönünden tanıkların dinlenmesine karar verilmiş, dinlenen tanık ... duruşmada alınan beyanında biz müvekilimiz adına ... Yapı merkez sunta ve ...'un borçlu olduğu bir çek nedeniyle icra takibi yapmıştık, bu icra takibinde ...Yapı'nın çeşitli belediyelerdeki istikakları hazcedildi, ...Yapı'nın İcra Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu imza inkar davası reddedildi, bunun üzerine belediyelerden alacaklarını alamayan ...Yapı borcu ödenmesi ile ilgili görüşmek üzere ofisime geldi, yanında ..., kardeşi ... ve bir çalışanı ile birlikte geldi, ... da onlar geldikten birkaç dakika sonra yanında bir arkadaşı ile geldi, ben de dosyayı takip eden avukat arkadaşı da çağırarak konuşmaya başladık, ben ancak hacizlerin 30.000 TL peşin ayda 10 ar bin TL ödemenin icra dosyasına taahhüt edilmesi halinde hacizleri kaldırabileceğimi söyledim, ... bu konuşmalar sırasında ...'a ben bu şirketi senden tüm borçları sana ait olmak üzere senden satın aldım, bu işi senin çözmen gerekiyor, ben mağdurum diye söylüyordu. ... da taahhüt vermeyelim, söylediğin miktarlar kadar senet düzenleyelim bir protokolle bu borcu tasfiye edelim dedi. Ben senetleri kabul etmeyeceğimi ısrarla söylememe rağmen onlar senetleri müvekkilime kabul ettireceklerini kraldan çok kralcı olmamam gerektiğini söyleyerek ... bu senetleri düzenledi, gergin bir ortam vardı, ... hakedişlerini alamadığı ve mağdur olduğunu söylediği için oldukça sinirliydi, hatta 30.000 TL lik peşinat konusunda da tartışmalar yaşandı, bu nedenle 30.000 TL lik senet kısa vadeli verildi diye hatırlıyorum, ancak ... a yönelik senetlerin imzalanması konusunda bir tehdit olmadı, ancak ... bu senetlerin imzalanması konusunda bir çözüm baskısıyla imzalamış olabilir, bu benim tamamen şahsi kanaatimdir, herhangi bir tehdit olsaydı müzakereyi hemen sona erdirirdim şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.Yapılan yargılama ve inceleme sonucunda dava dışı şirkete ait ticari defter ve dayanağı kayıtlarda inceleme konusu yapılarak şirket hisse devrine ilişkin ticaret sicil kayıtları da getirtilerek söz konusu ... sayılı icra takibine konu edilen alacaklısı ... A.Ş olan 25/05/2013 ödeme tarihli 70.000,0.-Tl bedelli çekin delil tarihi öncesinde ticari defter ve dayanağı kayıtlarda yer aldığı, gerçek bir borca ilişkin olduğu, davalı alacaklı taraf ile bilahare dosya içerisine ibraz edilen davacı tarafça da inkar edilmeyen 15/02/2015 tarihli taahhütname içeriğine göre davacı ...'ın tutanak tarihi itibariyle şirket hisselerinin devri tarihinden önce doğan aktif ve pasifinde bulunan yükümlülüklerden sorumlu olduğu ve sorumluluğunun borç ödeninceye kadar devam ettiği yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmış olup bu kapsamda dinlenen tanık ...'un beyanına göre borç tasfiyesi maksadıyla biraraya gelen tarafların aynı zamanda avukat ve alacaklı vekili olan Av. ...'un işyerinde davacının şirket borçlarını taahhüt ve kefalet anlamında rızaen düzenlemiş olduğu senetlerden dolayı sorumlu bulunduğu, senetlerin zorla tehdit ve baskı altında imzalatıldığına dair iddialarının ise ispat olunamadığı, tehdide ilişkin bir savcılık soruşturmasının da bulunmadığı, yalnızca davalı tarafın davacıyı dolandırıcılık suçundan şikayet ettiği, bu soruşturma dosyası incelendiğinde de şirket hisselerinin devrinden sonra borç ortaya çıktığında bu şekilde şikayet konusu yapıldığı, öte yandan vadeli senetlerin tehditle düzenlenmiş olmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur."gerekçesi ile, ''Davanın reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'nün takibine konu çek dava dışı ... A.Ş. nin ticari defter kayıtlarında yer almadığı gibi çekteki şirket kaşesi üzerine atılan imzanın da ciro tarihinde şirketi temsile yetkili kişi(...) imzası olmadığını; cironun sahte olduğunu; bu nedenle Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2016/1080 Esas sayısı ile "Menfi Tespit" davası açıldığını ve fakat dava devam etmekte iken şirket yetkililerinin anlaşılmaz bir şekilde İnegöl 2. Noterliği aracılığı ile gönderdikleri 30/11/2016 tarih ve ... Yevmiye numaralı "ihtarname" ile davadan feragat edilmesini müvekkiline ihtar ettiklerini ve müvekkilinin de davadan feragat etmek zorunda kaldığını; dolayısı ile sahteliği iddia edilen çekteki imzanın ...'a at olduğu ve çekin şirket kayıtlarında yer aldığı tespit edilmeden mahkemenin belirttiği gibi çek bedelinin gerçek bir borca ilişkin olduğu görüşüne katılmanın hukuken mümkün olmadığını, çekin dava dışı ... tarafından keşide edilip ...A.Ş. Tarafından sahte bir ciro ile ... A.Ş.'ne ciro edildiğini ve bu şirketce ... A.Ş.'ne, bu şirketçe de ... A.Ş.'ne ciro edildiğini, ...'un tüm paylarını devir ederek ilişiğini kesmesinden sonra ... A.Ş. vekili aracılığı ile 30 Kasım 2015 tarihinde ... sayılı dosyası ile keşideci ..., ... A.Ş. ile ... A.Ş. aleyhine Kambiyo Senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını ve fakat ne hikmetse çeki ciro ile aldığı ... A.Ş. aleyhine takibe girişmediğini, ... A.Ş. adına çıkartılan tebligat Ticaret Sicili'nde kayıtlı resmi ve fakat tebligat için elverişsiz olan "... Mah.(Cadde-sokak ve numara yoktur) İnegöl-BURSA" adresi itibariyle Teb.K.nun 35 m. Uyarınca usulsüz bir şekilde yapılmasına rağmen icra takibinin kesinleştirildiğini, kıymetli evraklarda cirantaya müracaat hakkı 1 yıl olup, takip dayanağı çekin 27.05.2013 tarihinde bankaya ibraz edildiğini; takip tarihinin ise 30.11.2015 tarihi olduğunu; dolayısı ile 1 yıllık süre aşıldıktan sonra ciranta olan ... A.Ş hakkında başlatılan takipteki müracaat hakkının zamanaşımına uğradığını, .... A.Ş. Nin gerçekte olmayan ve zaman aşımı nedeniyle kambiyo vasfını yitirip adi belge niteliğine dönüşen belgeye dayalı icra takibine itiraz etmeyerek kesinleşmesini sağlaması, kesinleşmesinden sonra açılan menfi tespit davasından feragat etmesi, şirket yerine 3. Kişi durumundaki davalının icra dosya borcunu ödediklerinden bahisle ödedikleri paraya karşılık alacaklı vekilinin ofisinde müvekkiline baskı ve tehditle 100.000,00-TL. tutarında 8 adet senedi imzalatıp almasının, işin tam bir kumpas ve metazori bir şekilde alındığını açıkça ortaya koymakta olduğunu; tersi durumda, yani hayatın olağan akışına göre, müvekkilinin senetleri gerçek bir borca karşılık rızası ile vermesi için yanına tanık olarak ...'yi alıp alacaklının ofisine gitmesine gerek olmadan kendi avukatlık ofisinde hazırlayıp vermesi ve durumu bir protokole bağlamasının en mantıklı yol olduğunu, Eldeki davanın; davacısısının ..., davalısının ..., konusunun toplam 100.000,00-TL. tutarında 8 adet bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu, söz konusu bonoların nasıl ve ne şekilde neye karşılık alındığına dava dilekçesinde yer verilmiş olup, senetlerin üzerinde "nakden" verilen bir para karşılığı ihdas edildiğinin yazılı olduğunu; oysa davalı tarafın bonoların devir alınan şirketin devrinden önce doğmuş borcunun ödenmesi karşılığında alındığını beyan ederek senetlerin ihdas nedenini "talil" ettiğini, bu durumda kanıt yükü davalıda olup, davalının senetlere karşılık müvekkiline nakit para verdiğini kanıtlayamadığını, Öte yandan, davalı vekilinin cevaplarında müvekkilinin borca kefil olduğunu iddia ettiğini, oysa müvekkilinin herhangi bir kefalet sözleşmesi veya senetleri kefaleten imzalamadığını; ortada kefil olunacak gerçek bir borç da bulunmadığını, somut olayda Müteselsil veya Birlikte kefil olma durumu sözkonusu olmadığı gibi Yeni B.K.nun 583 ve 585 m. hükümlerine uygun düzenlenmiş bir kefalet sözleşmesinin de dosyaya ibraz edilmediğini,... sayılı icra dosya borçlusunun ...A.Ş. olup ödemenin de şirket adına yapıldığını, fakat senetlerin davalı şahıs adına tahsil edildiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılarak davanın kabulü ile müvekkilinin kişiliği ve bankalar nezdindeki kredibilitesinin zarar görmemesi için ödemek zorunda kaldığı senet bedellerinin ödeme günündeki ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurma zaruretinin hasıl olduğunu,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen nazara alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulü ile müvekkilinin kişiliği ve bankalar nezdindeki kredibilitesinin zarar görmemesi için ödemek zorunda kaldığı senet bedellerinin ödeme günündeki ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; keşidecisi davacı, lehdarı davalı olan toplam 100.000,00-TL bedelli sekiz adet bonodan ötürü davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı yan; dava dışı... Anonim Şirketi'nin tek ortağı ve yetkilisi olan dava dışı ...'un şirketteki tüm hisselerini dava dışı... ve ...'e devrettiğini, davacının da bu devir işlemine aracılık ettiğini, davalı ...'ın ise hisselerin bir kısmını devralan...'ın abisi olduğunu, devir işlemleri sırasında kardeşi adına davacı ile muhatap olduğunu, devirden sonra dava dışı ... Şirketi tarafından dava dışı ... Şirketi'ne karşı çeke dayalı olarak...' nezdinde kambiyo takibi başlatıldığını, hisseleri devralan...'ın abisi olan davalının bu borçtan davacıyı sorumlu tutmak istediğini, davacının bunu kabul etmediğini, bu kez davalının takip alacaklısı vekili ile 100.000,00-TL borç üzerinde mutabık kaldıklarını belirterek davacıyı alacaklı ... Firması'nın vekili olan Av ...'un ofisine çağırdığını, davalının buraya isimleri ... ve ... olan kardeşleri ile gelerek davacıya tehdit ve baskı ile ...sayılı takibine konu borca karşılık dava konusu sekiz adet bonoyu imzalattığını, şikayet haklarının saklı olduğunu, davalıya bonolardan ötürü herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürmüştür.Davalı yan; her ne kadar ... Şirketi'nin devir öncesi tek ortağı... olarak gözükse de, davacının dava dışı...Şirketi'nin devirden önceki gerçek sahibi olduğunu, devir sırasında devri gerçekleştirebilmek için şirketin önceki borçlarını gizlediğini, şirkettekin kaydi ortağı ...'un 15/02/2015 tarihli taahhütname ile şirketin devir öncesi tüm borçlarından sorumlu olduğunu taahhüt ettiğini, davacının da bu taahhütnameyi kefil olarak imzaladığını, devirden sonra dava dışı ... Şirketi aleyhine, dava dışı ... Firması tarafından, devir öncesi dönemden doğmuş alacağa dayalı kambiyo takibi başlatıldığını, takip borcunu ... ödemek zorunda kaldığını, şirketin devrinden önce doğan borçlardan kefil olarak sorumlu olduğunu kabul eden davacı ile dava dışı takip alacaklısı şirket vekilinin avukatlık bürosunda, dava dışı ... Şirketi'nin ortağı ve yetkilileri olan davalının kardeşleri ve davacının bir araya geldiklerini, davalının dava dışı... Şirketi'nin ortağı ve yetkilileri olan kardeşlerinin yanında bulunmak amacıyla orada olmasının doğal olduğunu, dava konusu bonoların da devirden önceki borçların tasfiyesi amacıyla davacı tarafından rızaen keşide edildiğini, parası olmadığını beyan eden davacının senet tanzimini bizzat teklif ettiğini, kendisi de avukat olan davacının bu iddiaya dayalı bugüne dek herhangi bir şikayette dahi bulunmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece, dava dışı ... Şirketi'nin sicil kayıtları celbedilmiş, davacı tanığı dinlenilmiş, dava dışı Şirket hakkında başlatılan kambiyo takibi dosyası getirtilmiş, dava dışı şirket defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve davacının bonoların tehdit altında imzalatıldığını ispat edemediği, bonoların davacının kefili olduğu dava dışı şirketin devirden önceki borcuna istinaden başlatılan ... sayılı takibine konu borcun tasfiyesi amacıyla verildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Dosyaya mübrez bonolar incelendiğinde, tamamı 13/07/2016 tanzim tarihli olan bonoların, keşidecisinin davacı, lehdarının ise davalı olduğu, 20/08/2016 vadeli 10.000,00-TL bedelli, 20/09/2016 vadeli 10.000,00-TL bedelli, 20/10/2016 vadeli 10.000,00-TL bedelli, 20/11/2016 vadeli 10.000,00-TL bedelli, 20/12/2016 vadeli 10.000,00-TL bedelli, 20/01/2017 vadeli 10.000,00-TL bedelli, 20/01/2017 vadeli 30.000,00-Tl bedelli ve 20/02/2017 vadeli 10.000,00-TL bedelli bonoların tamamı üzerinde "nakden" kaydı bulunduğu anlaşılmıştır.Kambiyo senedi niteliğindeki bonodan ötürü borçlu olunmadığını ispat yükü kural olarak borçlu davacı üzerindedir. Davacı yan dava konusu bonoların tehdit altında imzalatıldığını ve bu nedenle geçersiz olduklarını, ayrıca bonoların bedelsiz olduğunu iddia etmektedir. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere davacı yan bonoların tehdit altında imzalatıldığına dair iddiasını ispata elverişli herhangi bir delil sunmamıştır. Yine üzerinde nakden kaydı bulunan bonoların bedelsiz kaldığını yazılı delil ile isat yükü de davacı üzerinde olup, davacı istinafının aksine davalı savunması senet metninin talili mahiyetinde bulunmadığından ispat yükü yer değiştirmemiştir. Davacı yan bonoların bedelsiz kaldığını ispata elverişli yazılı delil sunmamış olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacının aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.