T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1972 Esas
KARAR NO:2025/829 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2019/258 Esas - 2022/488 Karar
TARİH:27/06/2022
DAVA:Tespit
KARAR TARİHİ:15/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi ve onun bir parçası olan Kart Erişim Cihazı (...) üzerinde çalıştığını, müvekkilinin bu ürünleri 300 Euro'ya satmayı planladığını, ancak davalı şirketin bu ürünlere sahip olmamasına rağmen yaptırdığı haberlerle kendisinin de bu ürünleri ürettiğini ve bu ürünü 2019 yılı Eylül ayında 100 Euro fiyatla piyasaya sunacağını açıkladığını, bunun gerçek dışı bir beyan olduğunu, davalı şirketin elinde böyle bir ürünün olmadığını, olsa bile test ve sertifikasyon süreçleri tamamlanmadan 2019 yılı Eylül ayında bu ürünün piyasaya sunulamayacağını, ayrıca bu ürünün 100 Euro bedelle piyasaya arzının mümkün olmadığını, davalı şirketin bu haberleri müvekkiline zarar verme kastıyla yaptığını, bunun haksız rekabete neden olduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile öncelikle, TTK 61. Madde hükmü gereğince, ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile TTK 54 ve müteakip madde hükümleri gereğince, haksız rekabetin tespiti ve men’i, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine karar verilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uzun yıllardır ... projesi üstünde çalıştığı, davalı şirketin bu projedeıçalışan 8 çalışanından 5'inin davacı şirkete transfer olduğu, bu haksız transfer nedeniyle davacı şirketin haksız rekabette bulunduğu, davalı şirketin yine de bu projeyi sürdürüp 9.9.2016 tarihinde...'a başvurduğunu, projenin bitirilme aşamasına geldiği, dosya ekinde sunulan raporların projenin 2019'un birinci yarısında biteceğini gösterdiğini, hattğ ... projesi kapsamındaki kart okuyucuların prototipinin dahi hazırlandığını, ancak bu projede çalışan donanımcı ve yazılımcıların davacı şirkete transfer olmasıyla projenin bir süre durduğunun ve fakat sonra yeni donanımcı ve yazılımcılarla projeye devam edildiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 27/06/2022 tarih ve 2019/258 Esas - 2022/488 Karar sayılı kararında;"Dava, hukuki niteliği itibariyle, davalı tarafça haber mecralarına verilen demeçlerin içerik itibariyle; haksız rekabetin tespiti ve men’i, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine istemine ilişkindir. Haksız rekabet TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup 54/2. maddede rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olarak nitelendirilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde sayılanlarla sınırlı olmamak üzere başlıca haksız rekabet halleri düzenlenmiştir.Davacının iddiası TTK'nın 55/1.a.1 maddesi kapsamında ileri sürülmüştür. Anılan maddeye göre; "Başkalarını veya onların mallarını, işlerin, ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini, yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" haksız rekabet olarak düzenlenmiştir.Haksız rekabetin bulunması halinde açılacak davalar anılan Yasanın 56.maddesinde düzenlenmiştir.Uyuşmazlık, davalı tarafından ilgili haber siteleri ve dergilere verilen demeçlerin görünür gerçeklik ile örtüşüp örtüşmediği, demeçler üzerine yapılan haberlerin haksız rekabet teşkil edip etmediği konularında toplanmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan 21/09/2020 tarihli raporda özetle;Davacı vekilinin, Kart Erişim Cihazının davalı şirket tarafından üretilemeyeceği ve üretilse dahi 100 Euro bedelle piyasaya sunulamayacağı şeklindeki iddiasının doğruluğunun yanlışlığının belirlenmesi uzmanlık alanının dışında kaldığı için davalı şirketin yöneticisinin gazetelere yansıyan beyanlarının aldatıcı açıklama niteliği taşıyıp taşımadığı noktasında nihai bir değerlendirme yapılamadığı ancak mahkemenin bu açıklamanın yanlış olduğu kanaatine varması halinde, yapılan açıklamanın müşterileri aldatma ihtimali bulunduğu için bu açıklamanın haksız rekabet teşkil edeceği ve bu açıklama sebebiyle davalı ... Şti.'ne husumet yöneltilebileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; Tarafların üretmiş oldukları cihazların birbirleri ile donanımsal ve yazılımsal olarak aynı özelliklere sahip olmadığı,Tarafların cihazları, demo kartlarla kimlik doğrulamasını yaptığı,Ürünlerin çalışır halde olduğu, davalı firmanın ürününe ait sertifikaların bulunmadığı beyan edildiği, bu nedenle Mevzuata göre ... cihazı olarak kabul edilmemektedir. (Resmi gazete 22 Ekim 2020 Tarihli, 32282 sayı Madde 11) davalı firmaya ait dava konusu cihazın karşılaştırılmasında cihazın üzerinde MicroSD kart, ... modülü,... Kablosuz Bağlantı, ... C bağlantı, Bluetooth Bağlantı, Ön ve arka kamera, Işık sensörü, çift Sim kart girişi gibi modüllerin ek olarak yer aldığı tespit edildiği, bu modüller cihaz maliyetini arttıran kriterler olduğu, bu hali ile 180-200 Euro ya mal edilebileceği, özelliklerin kırpılması halinde, 140 Euro ya kadar inilebileceği, ön görüldüğü, ... cihazlarının ek olarak Sunucu ve ...cihaz altyapısına ihtiyacı vardır, ürünlerin modüllerinin de yurt dışından geldiği düşünüldüğünde vergi, gümrük, arge gibi ek maliyetlerin cihaz maliyetine eklenmesi gerektiği, benzer ürün fiyatları ile karşılaştırıldığında perakende fiyatı yurtdışı 250 Euro dan daha ucuz fiyat tespit edilemediği, ürünün maliyetinin hesaplanmasında tümdengelim metodu ile satış fiyatları üzerinden hesaplandığı çünkü üretilecek ürünün bütün özellikleri, ar-ge çalışması sırasında harcanan emek ve finansman ve bunun gibi faktörleri hesaplamak dosyada bulunan ve yerinde incelemede sunulan bilgiler ışığında mümkün görülmediği, davalı itirazında bahsedilen komisyon oranı yapılan itirazdaki oranın aksine ...domaini üzerinde komisyon oranlarını gösteren sayfada (...) ... üzerindeki komisyon oranlarının çoğu ülkede %0 olduğunu beyan ettiği, hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir. Haksız rekabet uzmanı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişinin 01/12/2021 tarihli ek raporunda (sehven ek raporun uyap sistemine dosyaya eklenecek evrak ismiyle kaydedildiği tespit edilmiştir.) özetle Mahkemenizce yapılan görevlendirme uyarınca, dosyada mübrez teknik bilirkişi raporunun değerlendirilmesi neticesinde davalı tarafından yapılan, ürünlerin Eylül 2019 itibariyle pazara sunulacağı ve 5 ila 100 avro arasında fiyatlanacağı yönündeki açıklamaların gerçeğe aykırı olduğunun tespit edildiği, Teknik raporda yer alan bu tespit uyarınca, davalı tarafından gerçekleştirilen beyanların TTK m. 55/1,a-2 uyarınca haksız rekabete sebebiyet verebileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Davalı tarafça mahkememiz dosyası yönünden bekletici mesele yapılması talep edilen İstanbul 3.fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'ne 2022/61 Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak incelemiş ilgili dava dosyasının mahkememiz iş bu dosyası yönünden bekletici mesele yapılması talebinin HMK 165 . Maddesi uyarınca gerekli şartları taşımadığı ve bu hususta tarafların hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla talebin reddi gerekmiştir.Kanunun amacı ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, 55. Maddede sınırlayıcı olmamak kaydıyla dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar gösterilmiştir.Haksız rekabet hükümleri sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzeninde korunmasını amaçlar.Teknik bilirkişi heyeti tarafından; davalı tarafın ... cihazı olarak piyasaya sunacağı arz ettiği cihaz üzerinde teknik inceleme yapılmış asıl ve ek raporda özetle davalı firmanın ürününe ait sertifikaların bulunmadığı beyan edildiği, bu nedenle Mevzuata göre ... cihazı olarak kabul edilmemektedir. (Resmi gazete 22 Ekim 2020 Tarihli, 32282 sayı Madde 11) davalı firmaya ait dava konusu cihazın karşılaştırılmasında cihazın üzerinde MicroSD kart, ... modülü, ..., Kablosuz Bağlantı, Type C bağlantı, Bluetooth Bağlantı, Ön ve arka kamera, Işık sensörü, çift Sim kart girişi gibi modüllerin ek olarak yer aldığı tespit edildiği, bu modüller cihaz maliyetini arttıran kriterler olduğu, bu hali ile 180-200 Euro ya mal edilebileceği, özelliklerin kırpılması halinde, 140 Euro ya kadar inilebileceği, ön görüldüğü, ... cihazlarının ek olarak Sunucu ve ... cihaz altyapısına ihtiyacı vardır, ürünlerin modüllerinin de yurt dışından geldiği düşünüldüğünde vergi, gümrük, arge gibi ek maliyetlerin cihaz maliyetine eklenmesi gerektiği, benzer ürün fiyatları ile karşılaştırıldığında perakende fiyatı yurtdışı 250 Euro dan daha ucuz fiyat tespit edilemediği hususu teknik bilirkişi heyet tarafından rapor edilmekle dosyada mübrez bulunan asıl rapor ve ek rapor usul ve yasaya uygun olmakla hükme esas alınmıştır.Davalı şirketin temsilcisi tarafından şirket adına haber mecralarına verilen demeçlerden dolayı davalı şirket tüzül kişiliğinin sorumlu tutulması gerekmektedir.Davalı tarafından verilen demeçlerin görünür gerçeklik ile uygun olmadığıve ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlal edildiği anlaşılmakla; davalı tarafın, davacılara yönelik olarak ... adresinde 14/05/2019 tarihinde yayınlanan haber, ... adresinde 28/05/2019 tarihinde yayınlanan haber, ... adresinde 14/05/2019 tarihinde yayınlanan ...adresinde 02/07/2019 tarihinde yayınlanan haber, ...Dergisinin Haziran 2019 sayısı sayfa 22 ve 23 'de yayınlanan tüm dava konusu beyanlarına ilişkin eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile davalının, davacılara yönelik haksız rekabet ve haksız saldırılarının menine ve ilgili internet sitesi adreslerindeki beyanların kaldırılmasına ve davacının talebi doğrultusunda TTK 54 ve devamı uyarınca karar kesinleştikten sonra masrafı davalı taraftan alınmak üzere karar özetinin tirajı 50.000 üzerinde olan bir gazetede ilan edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,''Davanın kabulüne; A)Davalı tarafın, davacılara yönelik olarak ... adresinde 14/05/2019 tarihinde yayınlanan haber, ... adresinde 28/05/2019 tarihinde yayınlanan haber, ... adresinde 14/05/2019 tarihinde yayınlanan ...adresinde 02/07/2019 tarihinde yayınlanan haber, ... Dergisinin Haziran 2019 sayısı sayfa 22 ve 23 'de yayınlanan tüm dava konusu beyanlarına ilişkin eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile davalının, davacılara yönelik haksız rekabet ve haksız saldırılarının menine ve ilgili internet sitesi adreslerindeki beyanların kaldırılmasına, 2-TTK 54 ve devamı uyarınca karar kesinleştikten sonra masrafı davalı taraftan alınmak üzere karar özetinin tirajı 50.000 üzerinde olan bir gazetede ilan edilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 3’üncü Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/61 E sayılı davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, bidayet mahkemesi nezdindeki davanın konusunun, müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır geliştirilen ve bitme aşamasına gelen ...Cihazı hakkında müvekkili şirket yetkilisi...’un birkaç dergiye “...Cihazını yakında bitirebilecekleri ve yaklaşık 100,00 USD bedelle satabilecekleri” şeklinde yaptığı açıklamaların, davacı şirketin geliştirdiğini iddia ettiği ... Cihazına karşı bir haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti talebi olduğunu, buna karşılık müvekkili şirket tarafından İstanbul 3 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davanın konusunun ise; müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır geliştirilen ve bitme aşamasına getirilen ...kodların bir taraftan... tarafından, diğer taraftan ise ... tarafından müvekkili şirketten hukuka aykırı bir şekilde kopyalanması sonucu davacı şirket tarafından hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilmesi, müvekkili şirketin 8 kişiden oluşan kadrosundan 5 personelin davacı şirket tarafından arka arkaya hukuka aykırı bir şekilde transfer edilmesi ve ...’nın müvekkili şirketten aldığı 100.823,00-Euro (yaklaşık 1.850.000,00 TL) tutarındaki tazminatı ... Projesinde kaynak olarak kullanılması suretiyle davacı şirket tarafından emek sarfedilmeden yaratılan ... Cihazının, müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır geliştirilen ve bitme aşamasına getirilen ... Cihazına ilişkin fikri hakka aykırılık veya haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti talebi olduğunu, eğer müvekkili şirket tarafından İstanbul 3’üncü Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan dava müvekkili şirket lehine sonuçlanırsa, davacı şirkete ait olduğu iddia edilen ... cihazının, müvekkiline şirkete ait ... kodlarının ... ve ... tarafından müvekkili şirketin haberi olmaksızın kopyalanarak hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilmesi suretiyle davacı şirket tarafından emek sarfedilmeden yaratıldığının ortaya çıkacağını; bu durumda davacı şirketin kendisine ait olduğunu iddia ettiği ..kodlarının müvekkili şirkete aidiyeti gerçeği ortaya çıkacağından, davacı şirket tarafından haksız rekabet kapsamında müvekkili şirkete karşı iddia olunacak herhangi bir talep kalmayacağını; işbu davanın, İstanbul 3’üncü Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan dava ile doğrudan alakalı olduğunu, buna göre işbu davada, İstanbul 3’üncü Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde görülmekte olan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini; bu sebeple bidayet mahkemesinin hakikate, hukuka, mevzuata, adalete ve hakkaniyete aykırı kararının kaldırılarak bidayet mahkemesine geri gönderilmesine veya söz konusu kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması sonucu talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Bidayet mahkemesinin davanın hukuki nitelendirmesi yönünden çelişkiye düştüğünü, mahkemenin TTK 55/1-a.2’de düzenlenen haksız rekabet haline dayanarak karar verdiğini; bidayet mahkemesi kararında; “… davalı tarafından gerçekleştirilen beyanların TTK m. 55/1-a.2 uyarınca haksız rekabete sebebiyet verebileceği …” demek suretiyle, kararını TTK 55/1-a.2’ye dayandırdığını açıkça belirttiğini; her ne kadar bidayet mahkemesi kararında TTK 55/1-a2’ye dayandığını açıkça belirtmesine rağmen, gerekçeli kararında yapmış olduğu “ÜRÜN MALİYET HESABI” dikkate alındığında, kararını TTK 55/1-a.6’ya dayanarak verdiğini, zaten bidayet mahkemesinin kararında;“…bu modüller cihaz maliyetini arttıran kriterler olduğu, bu hali ile 180-200 Euro’ya mal edilebileceği, özelliklerin kırpılması halinde, 140 Euro’ya kadar inilebileceğinin ön görüldüğü, ... cihazlarının ek olarak sunucu ve... cihaz altyapısına ihtiyacı vardır, ürünlerin modüllerinin de yurt dışından geldiği düşünüldüğünde vergi, gümrük, ... gibi ek maliyetlerin cihaz maliyetine eklenmesi gerektiği, benzer ürün fiyatları ile karşılaştırıldığında perakende fiyatı yurtdışı 250 Euro’dan daha ucuz fiyat tespit edilemediği, …”demek suretiyle, ısrarla müvekkili şirkete ait ... cihazının piyasaya sürülmesi halinde kaç liraya mal olacağını belirlemeye çalıştığını; o halde bidayet mahkemesi, her ne kadar kararını TTK 55/1-a.2’ye dayandırdığını belirtmiş olsa da, gerçekte kararını TTK 55/1-a.6’ya dayandırdığını, görüldüğü üzere bidayet mahkemesi, davanın hukuki nitelendirmesi yönünden çelişkiye düştüğünü; bu sebeple bidayet mahkemesinin hakikate, hukuka, mevzuata, adalete ve hakkaniyete aykırı kararının kaldırılarak bidayet mahkemesine geri gönderilmesine veya söz konusu kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması sonucu talebimiz doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Bidayet mahkemesi kararını TTK 55/1-a.1’e dayandırdığını farz edilmesi halinde, müvekkili şirket yetkilisi ...’un yaptığı açıklama, davacı şirkete ait fiyatla değil, müvekkili şirkete ait fiyatla alakalı olmamakla, davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin işbu davayı TTK 55/1-a.1’de;“Başkalarını veya onların … fiyatlarını, … yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” şeklinde düzenlenen haksız rekabet haline dayanarak açtığını; bidayet mahkemesinin kararında;“… Davacının iddiası TTK'nın 55/1-a.1 maddesi kapsamında ileri sürülmüştür. …”şeklinde hükmetmek suretiyle, davacının iddiasını TTK 55/1-a.1’e dayandırdığını açıkça belirttiğini; bir an için olsun bidayet mahkemesinin de kararını TTK 55/1-a.1’e dayandırdığı farz edilirse, TTK 55/1-a.1’de düzenlenen haksız rekabet halinin varlığı için dört şartın bir arada gerçekleşmesi gerektiğini; bunlardan birincisinin bir açıklama olması, ikincisinin bu açıklamanın başkasının fiyatı hakkında olması, üçüncüsünün bu açıklamanın yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olması ve dördüncünün ise bu açıklama ile başkasının fiyatının kötülenmesi olduğunu, (Prof. Dr. Reha Poroy / Prof. Dr. Hamdi Yasaman, Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2012, s. 321 vd.) (EK 1) (Prof. Dr. Hüseyin Ülgen / Prof Dr. Mehmet Helvacı / Prof. Dr. Arslan Kaya / Prof. Dr. Füsun Nomer, Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2019, s. 568 vd.) (EK 2) (Nihal Çınar, Türk Ticaret Kanunu’na Göre Haksız Rekabet Ve Yaptırımları, Kocaeli 2014, s. 39 vd.) (EK 3). TTK 55/1-a.1’de düzenlenen haksız rekabet halinden bahsedilebilmesi için öncelikle açıklamanın başkasının fiyatı hakkında olması gerektiğini; bu durumda bidayet mahkemesinin, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından yapılan açıklamanın, davacı şirkete ait fiyat hakkında olduğunu ortaya koyması gerekeceğini ancak bidayet mahkemesi tarafından düzenlenen gerekçeli kararın hiçbir yerinde, müvekkili şirket yetkilisi ...’un yaptığı açıklamanın, davacı şirkete ait fiyat hakkında olduğunu ispat belirtilmediğini; müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından yapılan açıklamanın, davacı şirketin fiyatı hakkında değil, müvekkili şirketin fiyatı hakkında olduğunu; bu sebeple bir an için olsun bidayet mahkemesinin kararını TTK 55/1-a.1’ye dayandırdığını farz etseler bile, müvekkili şirket yetkilisi ...’un yaptığı açıklamanın, davacı şirkete ait fiyatla değil, müvekkili şirkete ait fiyatla alakalı olmakla, davanın reddi gerektiğini; Bidayet mahkemesi kararını TTK 55/1-a.2’ye dayandırdığından, müvekkili şirket yetkilisi ...’un yaptığı açıklamanın, tamamen gerçek ve hiçbir şekilde yanıltıcı olmamakla, davanın reddi gerektiğini, bidayet mahkemesi, TTK 55/1-a.2’de; “Kendisi, … fiyatları, … hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek”şeklinde düzenlenen haksız rekabet haline dayanarak karar verdiğini, zira kararda “… davalı tarafından gerçekleştirilen beyanların TTK m. 55/1-a.2 uyarınca haksız rekabete sebebiyet verebileceği …” dendiğini, TTK 55/1-a.2’de düzenlenen haksız rekabet halinin varlığı için üç şartın bir arada gerçekleşmesi gerektiğini; bunlardan birincisinin bir açıklama olması, ikincisinin bu açıklamanın kendisinin fiyatı hakkında olması ve üçüncüsünün ise bu açıklamanın gerçek dışı ve yanıltıcı olması olduğunu, (Prof. Dr. Reha Poroy / Prof. Dr. Hamdi Yasaman, Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2012, s. 323 vd.) (EK 4) (Prof. Dr. Hüseyin Ülgen / Prof Dr. Mehmet Helvacı / Prof. Dr. Arslan Kaya / Prof. Dr. Füsun Nomer, Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2019, s. 570 vd.) (EK 5) (Nihal Çınar, Türk Ticaret Kanunu’na Göre Haksız Rekabet Ve Yaptırımları, Kocaeli 2014, s. 42 vd.) (EK 6). Görüldüğü üzere TTK 55/1-a.2’de düzenlenen haksız rekabet halinden bahsedilebilmesi için öncelikle açıklamanın gerçek dışı ve yanıltıcı olması gerektiğini; bu durumda bidayet mahkemesi, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından yapılan açıklamanın, gerçek dışı veya yanıltıcı nitelikte olduğunu ortaya koyması gerektiğini, ancak müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından birkaç dergiye yapılan açıklamada, müvekkili şirket tarafından son aşamaya getirilen ... cihazının piyasaya sürülmesi halinde fiyatının 100,00 USD olacağının belirtildiğini; bu açıklamanın tamamen gerçek olduğunu ve hiçbir şekilde yanıltıcı olmadığını; eğer müvekkili şirket ...cihazını piyasaya sürerse fiyatının 100,00 USD olacağını; o halde bu açıklamanın, söz konusu ürün müvekkilimiz şirket tarafından piyasaya sürülmediği ve piyasaya sürüldüğünde de 100,00 USD üzeri bir fiyatla satılmadığı müddetçe tamamen gerçek olduğunu ve hiçbir şekilde yanıltıcı olmadığnı; bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Bidayet mahkemesi kararını TTK 55/1-a.5’e dayandırdığını farz etmeleri halinde, müvekkili şirket yetkilisi...’un yaptığı açıklamanın, tamamen gerçek, hiçbir şekilde yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere rakibinin tanınmışlığından yararlanıcı olmamakla, davanın reddi gerektiğini, TTK 55/1-a.5’de düzenlenen haksız rekabet halinin varlığı için üç şartın bir arada gerçekleşmesi gerekitiğini; bunlardan birincisinin bir açıklama olması, ikincisinin bu açıklamanın kendisinin fiyatı hakkında olması, üçüncüsünün bu açıklamanın gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere rakibinin tanınmışlığından yararlanıcı nitelikte olması ve dördüncüsünün ise bu açıklamada kendi fiyatı ile başkalarının fiyatı karşılaştırılması olduğunu (Prof. Dr. Reha Poroy / Prof. Dr. Hamdi Yasaman, Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2012, s. 333 vd.) (EK 7) (Prof. Dr. Hüseyin Ülgen / Prof Dr. Mehmet Helvacı / Prof. Dr. Arslan Kaya / Prof. Dr. Füsun Nomer, Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2019, s. 580 vd.) (EK 8) (Nihal Çınar, Türk Ticaret Kanunu’na Göre Haksız Rekabet Ve Yaptırımları, Kocaeli 2014, s. 63 vd.) (EK 9), müvekkili şirket yetkilisi ...'un yaptığı açıklamada, söz konusu ürünü piyasaya sürmeleri halinde 100,00 USD bedelle satacağını ifade ettiğini; bu durumda söz konusu ürünün müvekkili şirket tarafından piyasaya sürülmeden, bu açıklamanın gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere rakibinin tanınmışlığından yararlanıcı olduğunun iddia edilemeyeceğini; bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Bidayet mahkemesi gerçekte kararını TTK 55/1-a.6’ya dayandırdığından, müvekkili şirkete ait ... cihazı piyasaya henüz sürülmemiş olmakla, davanın reddi gerektiğini, bidayet mahkemesi her ne kadar kararını TTK 55/1-a.2’ye dayandırdığını belirtmekle beraber, kararında müvekkili şirkete ait ... cihazının maliyet fiyatı dikkate alarak, gerçekte kararını TTK 55/1-a.6’da; “Seçilmiş bazı malları, … birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; …”şeklinde düzenlenen haksız rekabet haline dayanarak verdiğini; TTK 55/1-a.6’da düzenlenen haksız rekabet halinin varlığı için üç şartın bir arada gerçekleşmesi gerektiğini; bunlardan birincisinin ürünün birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunulması, ikincisinin bu sunumların reklamlarda vurgulanması ve üçüncüsünün de müşterilerin bu fiiller nedeniyle yanılmış olması olduğunu, (Prof. Dr. Reha Poroy / Prof. Dr. Hamdi Yasaman, Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2012, s. 335 vd.) (EK 10) (Prof. Dr. Hüseyin Ülgen / Prof Dr. Mehmet Helvacı / Prof. Dr. Arslan Kaya / Prof. Dr. Füsun Nomer, Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2019, s. 583 vd.) (EK 11) (Neyzen Fehmi Dolar, TTK m.55/1-a-6’da Özel Bir Haksız Rekabet Hâli Olarak Düzenlenen Tedarik Fiyatının Altındaki Sunumlara İlişkin Bir İnceleme, Dergi Park C. 7, S. 1 (Ocak 2021) s. 120 vd.) (EK 12). görüldüğü üzere TTK 55/1-a.6’da düzenlenen haksız rekabet halinden bahsedilebilmesi için öncelikle ürünün birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunulması gerekli olduğunu, ancak müvekkili şirkete ait ... cihazı bırakın davanın açıldığı tarihte, işbu istinaf dilekçesinin yazıldığı tarihte bile henüz piyasaya sunulmadığını; bu durumda TTK 55/1-a.6’da düzenlenen bir haksız rekabet halinin mevcut olmadığını; işbu dava dosyasında daha önce sunmuş İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/1111 sayılı soruşturmasında Savcılık tarafından re’sen atanan bilirkişinin hazırladığı 28/06/2020 tarihli raporda; “… Kaldı ki, cihazlar henüz bu fiyatla piyasaya sürülmemiş, sürüleceği konusunda basın haberleri yapılmıştır. …”şeklinde kanaat getirildiğini, dava konusu haber esnasında ne davacı şirketin ürünü, ne de müvekkili şirketin ürünü piyasaya sürülmemiş olmakla, henüz varolmayan iki ürünün fiyatının açıklanmış olması haksız rekabet teşkil etmeyeceğini; bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Serbest piyasa ekonomisi gereği şirketlerin, ürünlerini ve hizmetlerini istedikleri bedel ile satabileceğini, (Yargıtay, Hukuk Genel Kurulu’nun 11/12/2018 tarih ve 2017/11-117 E ve 2018/1883 K sayılı kararı) (EK 13) (Nihal Çınar Karabağ, Haksız Rekabet Ve Yaptırımları, Ankara, 2019, s. 106 vd.) (EK 14) (Neyzen Fehmi Dolar, TTK 55/1-a.6’da Özel Bir Haksız Rekabet Hâli Olarak Düzenlenen Tedarik Fiyatının Altındaki Sunumlara İlişkin Bir İnceleme, Dergi Park C. 7, S. 1 (Ocak 2021) s. 118 vd.) (EK 15) (Mehmet Ballı, 2015 tarihli Türk Ticaret Kanunu’na Göre Haksız Rekabet, s. 62 vd.) (EK 16), bu itibarla, tedarik fiyatının altında satış yapmanın başlı başına haksız rekabet oluşturmaya yetmediğini, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/1111 sayılı soruşturmasında Savcılık tarafından re’sen atanan bilirkişinin hazırladığı 28/06/2020 tarihli raporda; “… Diğer yandan “...”ın üreteceği kart okuyucu cihazları 100 Euro bedelle piyasaya süreceği yönünde çıkan basın haberlerini, iktisadi rekabeti bozacak aldatıcı ve dürüstlük kurallarına aykırı eylemler olarak kabul etmek mümkün değildir.Piyasa ekonomisi içerisinde şirketin istediği fiyatı belirlemesi mümkündür. …” şeklinde kanaat bildirildiğini, serbest piyasa ekonomisi gereği üretici şirketler ürünlerini istediği fiyatla satılabileceğinden, müvekkili şirket de piyasaya süreceği ... cihazına ilişkin bir fiyat belirlemesinin bir haksız rekabet teşkil etmeyeceğini; bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Müvekkili şirkete ait ...cihazı ile davacı şirkete ait ... cihazı birbirinden çok farklı olmakla, birbirinden tamamen farklı iki ürün, birbiriyle fiyat bakımından mukayese edilemeyeceğinden, davanın reddi gerektiğini, birbirinden tamamen farklı iki ürünün birbiriyle fiyat bakımından mukayese edilmesinin anlamı olmadığını, müvekkili şirket ... Cihazı ... (dört çekirdek) 1,5 GHz işlemciye sahipken, davacı şirketin ... Cihazı ise ... (iki çekirdek) 1,0 GHz işlemciye sahip olduğunu, müvekkili şirket ... Cihazı daha yaygın kullanılan ... işletim sistemine sahipken, davacı şirketin ...Cihazı ise daha az kullanılan ... işletim sistemine sahip olduğunu, müvekkili şirket ... Cihazı 6 inch ekrana sahipken, davacı şirketin... Cihazı ise 3,5 inch ekrana sahip olduğunu, müvekkili şirketin ...Cihazı dokunmatik ekrana sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise dokunmatik ekrana sahip olmadığını, müvekkili şirketin ...Cihazı 720 x 1.440 piksel ekrana sahipken, davacı şirketin ... Cihazı ise 320 x 480 piksel ekrana sahip olduğunu, müvekkili şirketin ... Cihazı 1 GB RAM’a sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise 256 MB RAM’a sahip olduğunu, müvekkili şirketin ... Cihazı 8 GB flash belleğe sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise 512 MB flash belleğe sahip olduğunu, müvekkili şirketin ... Cihazı ... uydu konumlandırma koduna sahipken, davacı şirketin ... Cihazı ise ... uydu konumlandırma koduna sahip olmadığını, müvekkili şirketin ... Cihazı ... kart desteğine sahipken, davacı şirketin ...Cihazının ise ... kart desteğine sahip olmadığını, müvekkili şirketin ... Cihazı micro sim kart desteğine sahipken, davacı şirketin .... Cihazının ise micro sim kart desteğine sahip olmadığını, müvekkili şirketin... Cihazı 5 MP ön kameraya sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise ön kameraya sahip olmadığını, müvekkili şirketin ... Cihazı 2 MP arka kameraya sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise arka kameraya sahip olmadığını, müvekkili şirketin ... Cihazı ışık sensörüne sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise ışık sensörüne sahip olmadığını, müvekkili şirketin ... Cihazı yeni nesil ... bağlantıya sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise yeni nesil ... bağlantıya sahip olmadığını, müvekkili şirketin ... Cihazının Wifi 802.11 a/b/g/n kablosuz bağlantıya sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise Wifi 802.11 a/b/g/n kablosuz bağlantıya sahip olmadığını, müvekkili şirketin ... Cihazı ... bağlantıya sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise ... bağlantıya sahip olmadığını, müvekkili şirketin ... Cihazı Bluetooth bağlantıya sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise Bluetooth bağlantıya sahip olmadığını, müvekkili şirketin ...Cihazı USB bağlantıya sahipken, davacı şirketin ...Cihazı ise USB bağlantıya sahip olmadığını, müvekkili şirketin ... Cihazı çift GSM sim karta sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise çift ... sim karta sahip olmadığını, müvekkili şirketin ...Cihazı 6.000 mA ... güçlü pile sahipken, davacı şirketin ... Cihazının ise 180 mA... pile sahip olduğunu, müvekkili şirketin tüm sistem hafızasını silebilen bir endüstri standardı olan Tamper korumalı hafıza alanına sahipken; davacı şirketin ... Cihazının ise yongaya (işlemciye) dahil, kendini sıfırlayabilen şifreli / güvenli RAM’a sahip olduğunu, söz konusu karşılaştırmada açıkça görüleceği üzere, müvekkili şirketin geliştirmiş olduğu ... Cihazı ile davacı şirketin ... Cihazı birbirinden farklı ürünler olup, müvekkili şirkete ait ...azının davacı şirkete ait ... cihazına oranla çok güçlü olduğu, daha yüksek performans ve çok daha fazla özelliğe sahip olduğunun açıkça ispat edildiğini; bidayet mahkemesinin dayanak yaptığı tüm bilirkişi raporlarında; müvekkili şirketin ... cihazı ile davacı ... cihazının karşılaştırılması halinde, davalının ... cihazının çok güçsüz olduğunu net bir şekilde vurguladığını, ...’ı öğretim üyesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. ... tarafından özel olarak hazırlanan 10/04/2021 tarihli cihaz inceleme raporunda, müvekkili şirkete ait ... cihazı ile davacı şirkete ait ...cihazı özellikleri bakımından birbirinden tamamen farklı olduğunun doğrulandığını, o halde birbirinden tamamen farklı iki ürünün birbiriyle fiyat bakımından mukayese edilmesinin anlamı olmadığını; bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Müvekkili şirkete ait ... cihazının, davacı şirkete ait ... cihazından çok güçlü olduğu tüm bilirkişi raporları ile sabit olmakla, müvekkili şirkete ait çok güçlü cihaz baz alınıp, davacı şirkete ait cihazda olmayan özellikler kırpılmak suretiyle yapılan fiyat belirleme gerçeği yansıtmayacağından, davanın reddi gerektiğini, bidayet mahkemesinin dayanak yaptığı tüm bilirkişi raporlarında, müvekkili şirkete ait ...Cihazının, davacı şirkete ait ... Cihazından çok güçlü olduğunun kabul edildiğini, bu sebeple müvekkili şirkete ait daha üstün ... Cihazı baz alınıp, davacı şirkete ait ... Cihazında olmayan özellikler kırpılmak suretiyle yapılan fiyat belirlemesine gidildiğini ancak müvekkili şirketin ... Cihazı baz alınarak yapılan değerlemenin hakikate, hukuka, mevzuata, adalete ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait ... Cihazının davacı şirkete ait ... Cihazına oranla çok güçlü ve çok modern olmasının sebebi daha önceki dilekçelerinde tafsilatıyla açıkladıklarını, müvekkili şirketin ilk yıllarda üzerinde çalıştığı, doğal olarak davacı şirketin de müvekkili şirkete ait yazılım kodlarını ve müvekkili şirket personelini haksız ve hukuka aykırı bir şekilde alarak oluşturduğu ... Cihazı, müvekkili şirketin hali hazırda sahip olduğu ... Cihazına oranla çok güçsüz ve çok eski bir teknoloji olduğunu, müvekkili şirketin ... Cihazının, davalı şirket ... Cihazına oranla önde olduğu çok net şekilde ispatlanmış olmasına ve bilirkişi heyeti tarafından da kabul edilmiş olmasına rağmen, bidayet mahkemesinin ısrarla, daha yeni, daha iyi ve daha gelişmiş olan müvekkilii şirket ... Cihazını baz alarak fiyat belirlemesi yaptığını; oysa müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından üzerinde açıklama yapılan ve fiyat verilen ve bu açıklamalar ve verilen fiyatlar nedeniyle davacı şirket tarafından müvekkili şirkete karşı işbu davanın açmasına neden olan ... Cihazı, önce ...’nın yazılım kodlarını müvekkilimiz şirketten hukuka aykırı bir şekilde alarak ve davacı şirkete götürdüğü, bilahare ve ...’nin yazılım kodlarını müvekkili şirketten hukuka aykırı bir şekilde alarak ve davacı şirkete götürdüğü ve asıl önemlisi ...’nın aracılığıyla müvekkili şirketten transfer edilen ..., ..., ..., ...ve ...vasıtasıyla kodları tamamlanan ... Cihazı olduğunu; o halde müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından üzerinde açıklama yapılan ve fiyat verilen ve bu açıklamalar ve verilen fiyatlar nedeniyle davacı şirket tarafından müvekkili şirkete karşı işbu davanın açmasına neden olan ... cihazının asla ve asla bugün müvekkili şirket elinde olan ... cihazı olmadığını; bu sebeple eğer bir fiyat belirlemesi yapılacaksa, daha yeni, daha iyi ve daha gelişmiş olan müvekkili şirket ürünü baz alınarak değil, davacı şirketin ... cihazı baz alınarak fiyat tespitinin yapılması gerektiğini; bu sebeple bidayet mahkemesinin hakikate, hukuka, mevzuata, adalete ve hakkaniyete aykırı kararının kaldırılarak bidayet mahkemesine geri gönderilmesine veya söz konusu kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması sonucu talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Müvekkili şirkete ait ... cihazının, ... cihazı olarak kabul edilmemekle, davanın reddi gerektiğini, bir cihazın niteliğinin belirlenmesinde mevzuata göre alınması gereken onayın alınıp alınmamasının önemi olmadığını, önemli olanın o cihazın gerekli nitelikleri sahip olup olmadığına bakılmasının gerekeceğini, mevzuata göre alınması gereken onayın ise, o cihazın kullanımında önemli olduğunu, müvekkili şirket tarafından üretilen, 09/09/2016 tarihinde davacı şirketten çok daha önce TUBİTAK’A başvurusu yapılan, ... cihazı olabilmek için her türlü özelliğe sahip, hatta bir ... cihazında bulunması gerekenden daha fazla özelliğe sahip ve onay aşaması için gereken çalışmaları yapılan ... cihazına da, sadece Tübitak onayı alınmadığı için ... cihazı değildir demenin abesle iştigal olduğunu, aynı 4 tekeri olan, frenleri olan, abs fren sistemi olan, şanzımanı olan, motoru olan, aküsü olan, farları olan, stop lambaları olan, 4 kapısı olan, camları olan, bagajı olan, koltukları olan, kliması olan, ısıtıcısı olan, kısaca a’dan z’ye her şeyi olan, yani hareket edebilen ve istenildiği zaman trafiğe çıkabilecek düzeyde donanıma sahip bulunan, ... tarafından test sürüşü yapılan araca “araba” dememek gibi olduğunu; o halde bidayet mahkemesi, müvekkili şirket tarafından üretilen, ... Cihazı olabilmek için her türlü özelliğe sahip, hatta bir ... Cihazında bulunması gerekenden daha fazla özelliğe sahip ve onay aşaması için gereken çalışmaları yapılan ... Cihazına da, sadece TÜBİTAK onayı almadığı için ... Cihazı değildir diyerek “Tarafsız”lığına gölge düşüren bir bilirkişi raporuna isnat ile hüküm kuramayacağını, İstanbul Adli Bilişim Laboratuvar’ı öğretim üyesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. ... tarafından özel olarak hazırlanan 10/04/2021 tarihli cihaz inceleme raporunda, müvekkili şirkete ait ... cihazının gerçek anlamda tip 3 ... cihazı olduğunun doğrulandığını; o halde müvekkili şirket tarafından üretilen, ... Cihazı olabilmek için her türlü özelliğe sahip, hatta bir ... Cihazında bulunması gerekenden daha fazla özelliğe sahip ve onay aşaması için gereken çalışmaları yapılan ... Cihazına da, sadece TUBİTAK onayı almadığı için ... Cihazı değildir diyerek “Tarafsız”lığına gölge düşüren bir bilirkişi raporuna isnat ile hüküm kurulamayacağını; bu sebeple bidayet mahkemesinin hakikate, hukuka, mevzuata, adalete ve hakkaniyete aykırı kararının kaldırılarak bidayet mahkemesine geri gönderilmesine veya söz konusu kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması sonucu talebimiz doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen sebepler neticesinde, işbu dava nedeniyle bugüne kadar sunmuş oldukları dilekçelerde yer alan hususlara isnat ile ve istinaf incelemesi esnasında re’sen dikkate alınacak sair sebepler çerçevesinde, duruşma açılmak suretiyle, İstinaf talebimizin kabulü ile İstanbul Anadolu 12’nci Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27/06/2022 tarih ve 2019/258 E ve 2022/488 K sayılı hakikate, hukuka, mevzuata, adalete ve hakkaniyete aykırı kararının evvelemirde icrasının tehirine, bilahare duruşma açılmak suretiyle yapılacak cari muhakeme sonucunda söz konusu kararın kaldırılarak bidayet mahkemesine geri gönderilmesine veya söz konusu kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması sonucu talepleri doğrultusunda davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı / birleşen dava davalısına yükletilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davalı şirketin ortağı ve yetkilisi tarafından şirket adına yaptığı ...adresinde 14/05/2019 tarihinde yayınlanan haberde, fintechtime.com/tr adresinde 28/05/2019 tarihinde yayınlanan haberde, ... adresinde 14/05/2019 tarihinde yayınlanan ...adresinde 02/07/2019 tarihinde yayınlanan haberde, ... Dergisinin Haziran 2019 sayısı sayfa 22 ve 23 'de yayınlanan haberde yer alan beyalnarın haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve haksız rekabetin önlenmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı yan; davacı şirket tarafından geliştirilen ve bionay markası ile üretilen, gerekli onay, marka patenti ve sertifikaları almış kimlik doğrulama sistemi yazılımı ve kimlik erişim cihazı (...) ürününün 300 Euro'ya piyasaya sunulması hedeflenirken, davalı şirketin, halihazırda davacı şirket bünyesinde çalışmakta olan eski çalışanları ile arasındaki husumet nedeniyle ve davacı şirkete zarar verme kastıyla dilekçede belirtilen haber sitelerinde, 2019 yılı Eylül ayında piaysaya 100 Euro fiyatla kimlik erişim cihazı süreceklerine dair haberler yaptırdığını, davalı elinde ne böyle bir sistem, ne de 2019 yılı Eylül ayında piyasaya sürülebilecek böyle bir cihaz olduğunu, üstelik böyle bir cihazın 100 Euro'ya piyasaya sürülmesinin de imkansız olduğunu, davalının maksadının davacı tarafından piyasaya sürülecek ürün fiyatının fahiş olduğu algısı yaratarak haksız rekabet oluşturmak olduğunu ileri sürmüştür.Davalı yan; davalı şirketin 2016 yılında ... projesi için ...'a başvuru yaparak onay aldığını, projede dar bir mühendis ve yazılımcı kadrosunun çalıştığını, proje başında ise dava dışı ...'nın olduğunu, davacının üretmiş olduğu cihazın tüm geliştirme sürecinin davalı şirket bünyesinde gerçekleştiğini, dava dışı ...'nın davalı şirketten ayrılmak istemesi üzerine çalışan ile birden fazla ikale anlaşması yapıldığını, davalı şirketten ayrılan ...'nın, davalı bünyesinde geliştirilen ... projesine ilişkin tüm yazılım ve kodlamaları içeren bilgisayarı izinsiz olarak yanında götürdüğünü ve akabinde davacı şirkette işe başladığını, davalının geride kalan kadrosu ile yazılımı ve cihazı geliştirmeye devam ettiğini, davalı bünyesinde çalışan diğer mühendislerin de zaman içerisinde dava dışı ... ve davacı şirket tarafından hukuka aykırı olarak davacı şirkete transfer ettirildiklerini, en son proje bitimine bir ay kala son mühendisin de davacı şirket tarafından transfer edilerek, davalı şirketin ... projesi kapsamındaki tüm çalışmaları hukuka aykırı olarak kullanılmak suretiyle projenin davacı tarafından bitirildiğini, bu hususla ilgili davacı şirket ve dava dışı çalışanlar aleyhine dava açıldığını, asıl haksız rekabetin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, davalının başka bir sistem ve cihaz için yeni istihdam sağlayarak çalışmaya devam ettiğini, ilgili haber sitelerindeki açıklamaların da davacının haksız rekabet sonucu ürettiği sistem ve cihaz ile ilgili değil, kendi cihazları ile ilgili olduğunu, davalı şirket ve dava dışı çalışanlar aleyhine açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanarak, önce hukukçu bilirkişiden rapor alındığı, akabinde bu rapordaki tespitler doğrultusunda davacı şirket cihazı ile davalı şirket cihazı üzerinde keşfen teknik bilirkişilerden oluşan heyet marifetiyle inceleme yaptırılarak kök ve ek rapor alındığı, yine hukukçu bilirkişiden ek rapor alındığı ve davalı şirket cihazının henüz gerekli sertifika ve onayları almamış olduğu, bu nedenle ... cihazı olarak kabul edilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre böyle bir cihazın 100 Euro'ya mal edilmesinin ve piyasaya sürülmesinin mümkün olmadığı, davalı şirket temsilcisi tarafından şirket adına haber mecralarına verilen demeçlerden dolayı davalı şirket tüzel kişiliğinin sorumlu tutulması gerektiği, davalı tarafından verilen demeçlerin görünür gerçeklik ile uygun olmadığı ve ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlal edildiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar vermiştir.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; cevap dilekçesi ve aşamalarda sunulan dilekçeleri tekrarla; İstanbul 3 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde devam eden yargılamanın bekletici mesele yapılması taleplerinin haksız olarak reddedildiği, asıl davacının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin ve davacının haksız rekabet iddiasına dayanak yaptığı kendi ... cihazının, davalı tarafından geliştirilen kodların davacıya transfer olan davalı çalışanları tarafından davalının onayı alınmaksızın kopyalanması suretiyle üretildiğinin bekletici mesele yapılan davadaki yargılamanın konusu olduğu, mahkemenin gerekçeli kararında çelişkiye düştüğü, TTK'nun 55/1-a2 maddesi uyarınca haksız rekabet şartlarının oluştuğunu belirtmesine rağmen, gerekçesinin TTK'nun 55/1-a6 maddesine uygun olduğu, TTK'nun ne 55/1-a2, ne 55/1-a5 ve ne de 55/1-a6 maddesi koşullarının oluşmadığı, davalının açıklamalarında davacı şirketin cihazı ile ilgili bir kıyaslama olmadığı, davalının henüz piyasaya sürülmemiş cihazın fiyatını serbestçe belirleyebileceği, halen piyasaya sürülmemiş ve satışı yapılmamış bir cihaz için piyasaya sunulduğunda hangi fiyattan sunulabileceğine dair açıklama yapılmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davacının cihazının kötülenmediği, cihazların kıyaslanmadığı, her iki şirketin cihazları birbirinden farklı özelliklere sahip olduklarından kıyaslanmalarının mümkün olmadığı, davanın reddi gerektiği yönündedir.Davalı tarafından önce İstanbul 21 Asliye Ticaret mahkemesi nezdinde davacı aleyhine ikame edilen davanın verilen görevsizlik kararı sonucu ve görevsizlik kararına karşı yapılan istinaf başvurusu esastan reddedildikten sonra İstanbul 3 Fikri Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2022/61 esasına kaydedildiği; davalının bekletici mesele yapılması talep ettiği iş bu davada; eldeki davanın davacısı ... A.Ş. İle hali hazırda ... A.Ş.'de çalışmakta olan eski çalışanları aleyhine, 2016 yılından itibaren davalı şirket bünyesinde geliştirilen ve her türlü mali hakkı ...Şirketi'ne ait olduğu ileri sürülen ... projesine ilişkin tüm hazırlık tasarım kodlarının, ikale anlaşması ile işten ayrılan çalışan ... ve diğer çalışanlar tarafından ... Şirketi onayı olmaksızın kopyalanarak ... A.Ş firmasında kullanıldıkları, yine dava dışı ... tarafından ... Şirket'inden ikale anlaşması uyarınca aldığı tazminatın da bu işe kaynak olarak aktarıldığı, böylece ... A.Ş. Ve diğer davalıların hem mali hakları ... Şirketi'ne ait olan tüm hazırlık tasarım kodalrını, hem de ... Şirketi'nden elde edilen finansal kaynağı kullanarak, haksız rekabet teşkil edecek şekilde ... bünyesinde son aşamasına getirilen ... projesini ... A.Ş. Bünyesinde tamamladıkları iddialarına dayalı olarak; tecavüzün önlenmesi, kaldırılması, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 250.000,00-TL den az olmamak üzere rayiç bedelin 3 katı tazminata hükmedilmesi, satışa sunulan ürünlerin imhası veya ... Şirketi'ne devri, 250.000,00-TL den az olmamak üzere haksız fiil nedeniyle maddi tazminata hükmedilmesi, ayrıca ... A.Ş.'nin ticari sırlarının ifşası nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve men'i, sonuçların ortadan kaldırılması, 250.000-TL bedelden az olmamak üzere maddi tazminatın 25.000-TL manevi tazminatın tahsili, buna ilişkin hükmün de ilanı taleplerini içerir dava ikame ettiği, davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. TTK'nun 55/1-a-1 maddesinde; başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 55/1-a-2 maddesinde ise, kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek haksız rekabet hallerine örnek olarak sayılmıştır.Davacı yan; davalının davacıya zarar verme kastı ile bionay markası adı altında ürettikleri ve 300 Euro fiyatla satışa sunulması planlanan yazılım ve cihazın fiyatının fahiş olduğu algısı yaratmak için dava konusu açıklamaları yaptığını ve bunun TTK'nun 55/1-a-1 bendi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş olduğuna, davalı yan ise davacının hukuka aykırı yollarla ve davalının izni olmaksızın davalı şirket bünyesindeki projenin bilgilerini ele geçirerek bionay markalı cihazı ve yazılımı ürettiğini, bu hususta derdest dava bulunduğunu ileri sürdüğüne göre ve davalının anılan davada, FSEK kapsamında bionay markalı ... cihazının satışa sunduğu ürünlerin imhasını veya kendisine devrini talep etmiş bulunması karşısında ve herkesin haklarını kullanırken dürüstlük ilkesine uygun davranmak yükümlülüğü bulunduğuna dair, dayanağını TMK'nun 2 maddesinde bulan ilke de gözetilerek mahkemece anılan dosyanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerekirken,HMK'nun 165 maddesi koşullarının oluşmadığı yönündeki yetersiz gerekçe ile bu istemin reddedilmesi yerinde olmamış, davalı yanın buna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Kabule göre de; dava tarihi itibariyle davacının piyasaya sürmeyi planladığını bionay markalı ... cihazı ve yazılımının 300,00-Euro'ya satılacağına dair bilgiyi herhangi bir platformda kamuoyu ile paylaşıp paylaşmadığı, cihazın davacı tarafından hangi tarihte piyasaya sürüldüğü, yine davalının kendi ürettiğini belirttiği cihazı piyasaya sürüp sürmediği veya hangi fiyata sürdüğü, buna göre davacı açıklamalarının haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği hususunun tartışılıp değerlendirilmemesi de yerinde olmamıştır.Sonuç itibariyle; davalı yanın istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebeple kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı yanın sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarih ve 2019/258 Esas ve 2022/488 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.