T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1941 Esas
KARAR NO: 2025/770 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2021/452 Esas - 2022/456 Karar
TARİH: 17/05/2022
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı borçlu ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiden dolayı, taraflar arasında bir cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, müvekkili ile borçlu arasındaki ticari ilişki sonucunda borçlu ... raf yaptırıldığını, rafi yaptıran firma olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlu ...'in yakınına ait bir firma olup, hizmet bedeli altında davacı müvekkiline 14.750,00 TL fatura düzenlediğini, söz konusu bu fatura bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini ve davalı borçlu adına 28.11.2018 tarihli ... seri no.lu yansıtma faturası düzenlenerek carisine eklendiğini, söz konusu faturanın iadeli taahhütlü olarak davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafından ödenmesi gereken borç tutarının ödenmediğini, müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle asıl alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takip konusu alacağın tamamı üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile taraflarına verilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/05/2022 tarih ve 2021/452 Esas - 2022/456 Karar sayılı kararında; "Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafça fatura alacağına istinaden başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Mahkememizce icra dosyası celp edilmiş, incelenen icra dosyasında davalı yana ödeme emrinin 07/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği davalının süresi içerisinde 02/09/2020 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. Tarafların BA/BS formları celp edilmiş, her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişice tanzim edilen 31/01/2022 tarihli raporda özetle: "Davacı şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından, davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı şirketin kayıtlarında davalıya ait hesap hareketlerinin incelenmesinde kendi defterinde 14.673,27-TL alacaklı olduğunun görüldüğü,Ba dökümlerinin incelendiğinde takip konusu alacağın davalı tarafından bildirilmediğinin görüldüğü, davacı şirketin takip konusu alacağı oluşturan 28.11.2018 tarihli ... seri no.lu 14.750,00 TL tutarlı yansıtma faturasını ve fatura içeriği hizmetin dava dışı ... Mühendislik şirketi tarafından davalıya verildiğini, davalıya düzenlenen faturanın da davalı tarafından ödeneceğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği, dosya kapsamında bu somut bir yazılı delil sunulmadığı gibi davalının kabulünde olabilecek bir hususun da bulunmadığı, böylelikle fatura konusu hizmet ifasının dosyadaki delil durumuna göre ispata muhtaç kaldığı, kendi defterlerini usulüne uygun tutan davacı yanında verilen kesin süreye rağmen katılmayan, defter belge ibraz etmeyen davalıya karşı ticari defterlerinin hangi şartlarda sahibi lehine delil olacağını düzenleyen HMK 222.maddesi üçüncü bendirinin değerlendirilmesinin Mahkemeye ait olduğu" yönünde görüş bildirmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça rapora karşı itiraz dilekçesinde inceleme günün taraflarına tebliğ edilmediği, telefonla bildirimde bulunulmadığı yönünde itiraz edilmiş ise de; Mahkememizce inceleme günü taraflara tebliğ edilmiş, davalı tarafça süresinde yerinde inceleme talebinde bulunulmadığı anlaşılmış, kanunda arama gibi bir usul hükmü de olmadığı nazara alınarak itirazları ve yeniden inceleme talebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin 14/04/2022 tarihinde sunmuş olduğu muavin kayıtlarında takip konusu faturanın bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı vekiline yansıtma faturasının dayanağını, taraflar arasındaki ilişkiyi açıklaması için kesin süre verilmiş, davacı vekili 12/04/2022 tarihinde sunduğu dilekçesinde özetle; davacının eczanelerle yapılan anlaşma dolayısıyla davacıya ait ürünlerin sergilenmesi için eczanelere raf ve stand yaptırdığını, standı yaptıran ve bedeli ödeyen davacının bunun karşılığında eczanelerden karşılıklı iş birliği şartlarını yerine getirmesini beklediği, bu işbirliği kapsamında eczanenin sözleşme ile anlaşılan ciroyu yakalamaması ve ödemesini zamanında yapmaması halinde stand veya raf bedelinin eczanenin kendisine fatura edildiğini, davalının kendisine satılan ürünlerin ödemesini yapmadığı ve böylece işbirlik şartlarını yerine getirmediği, dolayısıyla davalı eşinin şirketi tarafından davalı adına yapılan ve davacı tarafça ödemesi gerçekleştirilen stand bedelinin dayanaksız kaldığı ve faturanın yansıma olarak fatura edildiği beyan edilmiş, davalı tarafça ise hem icra takibine itiraz dilekçesinde hem mahkememize sunulan beyan dilekçelerinde yansıtma faturasının kabul edilmediği ve tebliğ edilmediği beyan edilmiştir. Bilindiği gibi fatura tek başına alacağı ispata elverişli değildir. Fatura konusu hizmetin/malın karşı tarafa teslim edildiğine yönelik başkaca yazılı belgelerle desteklenmesi gerekir. Belirtilen belgeler imzalı sevk irsaliyesi, mutabakatname, vergi kayıtları gibi her türlü ispata yarar yasal delil olabilir. Yine HMK 222/3 maddesi: "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)"hükmünü haizdir. Bu kapsamda süresinde defterleri "ibraz etmeme" halinde davacının ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilmesi gerekeceği açıktır. Eldeki davada tartışılması gereken husus ise sırf davalı defterlerini süresinde ibraz etmediği için davanın doğrudan kabulünün gerekip gerekmediğidir. Eğer defterlerin ibraz edilmemesi halinde davanın kabulü şartlarının mutlaka, her durumda mevcut olmayacağına karar verilir ise bu defa ispat yükü davacı üzerinde olacağından davanın ispatlanıp ispatlanmadığının tartışılarak hüküm verilmesi gerekeceği açıktır. Şüphesiz ki Kanunun defterlerin ibraz etmemesine bağladığı sonucun her koşulda uygulanması, bazen adaletsiz sonuçlara sebep olabilecektir. Bu nedenle her dosyada ilgili maddenin taraflar arasındaki ticari ilişki/başkaca deliller ve beyanlar bir arada değerlendirilerek uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının dava konusu ettiği yansıtma faturası raf bedeline ilişkin olup, öncelikle davalı iş yerinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından raf yaptırıldığına ilişkin bir delil yoktur. ... Mühendislik tarafından davacıya raf bedeli adı altında değil hizmet bedeli adı altında fatura tanzim edilmiştir. Öte yandan davacının iddiası davacıya ait ürünlerin eczanede sergilenmesi için davalı ile anlaşma yapıldığı, bu anlaşmaya istinaden davalıya ait eczaneye raf yaptırıldığı, raf bedelini kendisinin ödemeyi üstlendiği, buna karşılık ise davalının sözleşme ile anlaşılan ciroyu yakalamaması ve ödemesini zamanında yapmaması halinde stand veya raf bedelinin tekrar davalıya yansıtılacağına ilişkin anlaşma yapıldığıdır. Ne var ki taraflar arasında böyle bir anlaşma olduğunu, yani davalıya ciro hedefi verildiği yahut ödemeyi zamanında yapmaması halinde davacının zaten bedelini ödemeyi üstlendiği rafı tekrar davalıya yansıtacağına ilişkin somut hiçbir belge/yazışma vb. delille ispatlanamadığı gibi, hayatın olağan akışına da aykırı bulunmuştur. Yine davacı tarafça dosyaya faturanın gönderildiğine ilişkin ... gönderi takibi sunulmuş ise de davalı kendisine fatura gönderildiğini kabul etmediğinden ve paket içeriğinde dava konusu faturanın olduğu ispatlanamadığından kaldı ki Yargıtay 13.HD'nin 2016/15073 E. 2019/7768 K. Sayılı ilamında: "Faturanın tebliği ifaya yönelik olup içeriğindeki malların teslim edildiği veya akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaz" gerekçesi ile belirtildiği gibi, bu hususun ispatlanmasının da esasa etkisinin olmayacağı anlaşılmış, dosya kapsamı, davalı tarafça sunulan muavin kaydı, BA bildirimleri ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasını ispatlamayamadığı kanaati ile yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin vermiş olduğu gerekçeli karar 07.07.2022 tarihinde taraflarına tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde İstinaf Kanun Yolu başvurularını yaptıklarını; işbu mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Davalı, düzenlenen yansıma faturaya itiraz etmemiş ticari defterleri ile de borçlu olmadığını ispat edemediğini, Davalı adına düzenlenen yansıtma faturanın teslim edilmediğine ilişkin davalı iddiaları mesnetsiz olup bu iddialara itibar eden mahkeme kararının isabetsiz olduğunu; davalı adına düzenlenen yansıtma faturanın davalıya tebliğ edilmemesi söz konusu olmadığını; bilirkişi raporunda da dosyaya sunulan iadeli taahhütlü posta alındısı ve gönderi takip çıktısı ile faturanın tebliğinin ispat edildiği, müvekkili lehine yorumlanması gerektiği ve tebliğin yapılmış sayılması gerektiğinin belirtildiğini; davalı kendisine tebliğ edilen faturaya süresinde itiraz etmeyerek bu faturayı kabul etmiş olduğnuu; kendisine tebliğ edilen faturaya itiraz etmeyen, kötüniyetli olarak tebliğ edilmediğini öne süren, BA-BS formlarına faturayı kaydetmeyen davalının haksız olduğunun aşikar olduğunu, Davalının ticari defterlerini sunmaması ve müvekkilin ticari defterlerini usulüne uygun tutması, dosyasına sunması ve kayıtların müvekkil iddialarını destekler nitelikte olması davalının faturaya ilişkin yapmış olduğu itirazları bertaraf etmekte ve müvekkil lehine kati delil teşkil eden ticari defterler doğrultusunda karar verilmesi gerekmekte olduğunu; işbu dava cari hesap ekstresindeki alacağa istinaden açılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali istemi ile açılmış olup faturanın varlığı, faturaya itiraz edilmemesi ve ticari defterlerin incelenmesi suretiyle müvekkilin davasında haklı olduğunun tespit edilmesi gerektiğini; faturanın tebliğ edildiği kanıtlanmış olmasına ve alacak ticari defterlerle ispat edilmiş olmasına rağmen HMK 222/3 gereğince müvekkil lehine kesin delil oluşturan defterler bir kenara bırakılarak yalnızca davalı iddialarına göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Faturanın tebliğ edilmediği bu sebeple itiraz edilmediği yönündeki davalı iddialarının aksi davalının defter ve kayıtları ile ispat edilebilecekken bunları sunmayan davalı lehine hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, Yansıtma faturanın mahiyetine ilişkin yapılan açıklamalar dikkate alınmadığını, Yansıtma faturanın mahiyetinin açıklanmasını isteyen mahkeme kararına istinaden açıklama mahiyetinde dilekçe yazıldığını ve dosyasına sunulduğunu; ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından yaptırılan raf müvekkili tarafından ödendiğini; her ne kadar gerekçeli kararda fatura açıklamasına raf bedeli değil de hizmet bedeli yazıldığı, raf yaptırıldığına ilişkin bir açıklama bulunmadığı belirtilmişse de dosyaya sunulan fatura ve bilirkişi raporu doğrultusunda ... adına düzenlenen "... Müh. ... nolu fatura yansıtmasıdır" şeklinde irsaliyeli fatura gönderildiğini ve bilindiği üzere, irsaliyeli fatura mal tesliminin gerçekleştiğine delalet etmekte olduğunu; bu noktada raf yapımının mal yahut hizmet bedeli olarak fatura edilmesinin bir önemi bulunmadığını; faturaya itiraz etmeyen davalının hem malı teslim aldığını hem de bedeli kabul etmiş olmakta olduğunu ve aksini ispat yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu; davalının aksini herhangi bir şekilde ispat etmediği de gözetilerek mal veya hizmetin alındığının kabul edilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kuran Yerel Mahkeme kararında isabet bulunmadığını, İcra takibine itiraz eden davalı itiraz dilekçesinde müvekkil ile aralarında yansıtma bedeli olarak fatura edilebilecek bir borç ilişkisinin bulunmadığını beyan ettiğini ancak, dosyaya sunuluna evraklar ve bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkili ve davalı arasında ticari ilişki bulunduğu ve mal alışverişi yapıldığının görüldüğünü; ticari teamül gereği ürünlerin sergilenmesi için raf temini müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmekte olduğunu; bu tür bayilik anlaşmalarında yerleşik uygulamanın da bu şekilde olduğunu ve bu raf teminini müvekkili şirket anlaşmalı olduğu firmalar aracılığıyla gerçekleştirmekte olduğunu ancak, işbu davaya konu olayda raf temini davalının isteği üzerine davalının eşine ait ... Mühendislik firması tarafından yaptırıldığnıı; bu firma ile müvekkilin arasında herhangi bir ticari ilişki olmayıp tek sefere mahsus bir işlemdir. Müvekkil şirket, kendi ürünlerini sergilemek maksadıyla rafları yaptırdığından ürün satışının ortadan kalktığı ve artık sergileme yapılmasına gerek olmadığı durumda yapılan standın müvekkil bakımından bir önemi kalmadığını; müvekkilin kendi yaptırdığı rafları söküp alma yahut bedelini talep etme hakkı bulunduğunu ancak, eczaneye yaptırılan raflar sökülüp alınması kolay olmayan cinsten yapıldığı için raf bedeli talep edildiğini; şu halde, müvekkil ile davalının ticari ilişki içinde olduğu ispat edildiği, ticari teamül gereği müvekkilin ürünlerini sergileyeceği raf yaptırmasında olağan yaşam akışına aykırı bir durum olmadığı ve ticari ilişki sona erdiği için raf bedellerinin talep edilebileceğini ve faturaya itiraz etmeyen davalının faturayı kabul ettiği kabul edilmesi gerektiğini; tüm bu sebeplerle, faturaya itiraz etmeyen ve ticari defterlerini mahkemeye sunmayan davalının yansıma faturanın gerçeği yansıtmadığı, bu hizmeti kendilerinin almadığı noktasında ispat yükümlülüğü bulunmaktadır ve keşif yapılmasını talep ederek bu husus aydınlatılabilecekken ispat yükümlülüğünü ne belge, ne tanık ne de keşif delili ile ispat edemeyen davalının salt iddialarına dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup işbu kararın kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda sayılan ve resen nazara alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, İstinaf Kanun Yolu başvurumuzun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/452 E. Ve 2022/456 K. Sayılı kararın KALDIRILMASINA, davanın KABULÜNE, aksi halde, yeniden yargılama yapılmak üzere mercine iadesine, yargılama giderleri ve nispi vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve icra takibi dayanağı faturaya konu raf ürününün davalıya teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, taraflar arasında davacıya ait ürünlerin davalıya satışı ve davalının eczanesindeki stand ve raflarda sergilenmesi hususunda anlaşma olduğunu, davacının ürünlerinin sergilenmesi için davalı eczanesinde raf yaptırıldığını, ancak davalının işbirliği ve ödeme şartlarını zamanında yapması gerektiğini, aksi takdirde stand veya raf bedelinin kendisine fatura edildiğini, dava konusu faturanın da davalının eczanesine dava dışı şirkete yaptırılan raf bedeline ilişkin yansıtma faturası olduğunu, faturanın ... ile tebliğ edildiğini ve itiraz edilmediğini, fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış ve davacı iddiaları inkar edilmiş sayılmıştır. Taraflar arasında davacı tarafından davalının eczanesinde satılacak ürünlerin satışı ve teslimine ilişkin ticari ilişki olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki temel ihtilaf davacı tarafından davalının eczanesine yaptırıldığı iddia edilen rafa ilişkin düzenlenen 25/01/2019 tarihli 14.750,00 TL bedelli faturaya konu rafın davalı eczanesine yaptırılıp yaptırılmadığı, yaptırılmış olması halinde bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı hususundadır. Mahkemece de gerekçeli kararda isabetli bir şekilde belirtildiği üzere davacı tarafından davalının eczanesine yaptırıldığı iddia edilen raf bedelinin yaptırıldığını ve davalı tarafından işbirliği ve ödeme şartlarına uyulmaması halinde raf bedelinin kendisine yansıtılacağına ilişkin taraflar arasında anlaşma olduğu hususu davacı tarafından geçerli yazılı ve kesin deliller ile ispat edilmek zorunda olup, davacı tarafından söz konusu anlaşmaya ilişkin yazılı sözleşme veya delil sunulmadığı gibi davacının kendi defterlerine göre davalı tarafından dava konusu fatura dışında tüm ödemeler yapılmış, davacının sadece dava konusu faturadan kaynaklı olarak alacaklı olduğu gözükmektedir. Söz konusu fatura davalı tarafından sunulan cari hesap ekstresinde gözükmediği gibi, davalı tarafından ba formlarında da beyan edilmemiştir. Davacı faturanın davalıya tebliğ edildiğini ve itiraz edilmediğini iddia etmiş ise de, buna ilişkin sunulan posta evrakının içeriğinde söz konusu faturanın olduğu hususu ispat edilemediğinden itiraz edildiğinin yada edilmediğinin değerlendirilmesi söz konusu değildir. Davacı tarafından iddia edildiği şekilde taraflar arasında anlaşma olduğu ve davalı tarafından ihlal edildiği ispat edilemediğinden davalının defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi de tek başına davacının defter ve kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği sonucunu doğurmadığından Mahkemece bu gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.