T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1954 Esas
KARAR NO:2025/772 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2020/754 Esas - 2022/521 Karar
TARİH:23/06/2022
DAVA:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:08/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ;müvekkil şirket ile ... Şti. Arasında 29/05/2019 tarihinde Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, müvekkil tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 23/03/2020 tarihli ve ... yevmiye nolu Fesih İhtarnamesi ile avans komisyon iade borcunun ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmemesi halinde acentelik sözleşmesinin feshedilmiş sayılacağı tebliğ edilmiş olup, tebliği takip eden 7 gün içerisinde müvekkile hiçbir ödeme yapılmadığını, bu borca istinaden ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak başlatılan takibe acente hiçbir haklı gerekçe bulunmadığı halde 22/07/2020 tarihinde takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve bunun sonucunda takibin durduğunu, öncelikle takibe yapılan itirazın iptalini, davalının takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş oldukları anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 29/05/2019 tarihinden beri haksız fesih tarihine kadar davacı ... A.Ş.'nin acenteliğini üstendiğini, ... A.Ş.sözleşme süresi dolmadan tek taraflı olarak ve haksız sebeplerle müvekkil şirketin acentelik sözleşmesini feshettiğini, davacı şirket 23..03.2021 tanzim tarihli ihtarname ile müvekkil şirkete 860.317,50-TL borcun 7 gün içerisinde ödenmesini, aksi halde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını bildirdiğini, ihtarnamede bildirilen 860.317,50-TL 'lik borcun "sözleşme kapsamında şubat 2020 tarihli alınamayan iade borç" olduğu yazıldığı, akabinde İstanbul 30. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine "cari hesap alacağı 809.903,00-TL"açıklaması ile ilamsız takip yapıldığını, huzurdaki davada ise takip konusu alacağın "avans komisyon iade alacağı" olduğu iddia edildiği, 860.317,50-TL borcun ödenmediğinden bahisle acentelik sözleşmesi tek taraflı olarak feshetmiş olmasına rağmen 809.903,00-TL üzerinden takip başlatıldığını, sırf bu durum dahi sözleşmenin haksız feshedildiğinin açık göstergesi olduğunu bu nedenle davacı taraf adalet ve ticaret etik kuralları gereği müvekkil şirketin tek taraflı haksız olarak feshettiği acentelik sözleşmesinden doğan zararlarını da karşılaması gerektiğini, müvekkil şirketin kazanılmış hakkı olan komisyonlar iade istenerek müvekkilin içerisindeki teminatı belirtilmeksizin işbu davanına açıldığını, açıklanan işbu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere karşı tarafın tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettikleri görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/06/2022 tarih ve 2020/754 Esas - 2022/521 Karar sayılı kararında;"Dava; acentelik sözleşmesinden kaynaklanan avans komisyonlarının iadesi için girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.Taraflar arasında 29/05/2019 tarihinde Acentelik Sözleşmesi imzalandığı, buna göre davalı acentenin davacı şirket adına aracılık faaliyetleri yapmasının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 15.maddesinde acenteye ödenecek avans komisyonlarının ödemesinin ve geri alınmasının Komisyon Yönergesi'ne uygun olarak hesaplanıp ve tahakkuk ettirileceğinin kararlaştırıldığı hususlarında çekişme bulunmamaktadır.Davacı yan, alınamayan iade borçlarının ödenmemesi gerekçesiyle sözleşmeyi feshederek davalıya ödenen avans komisyonlarının iadesini talep etmiş, davalı yan ise; sözleşmenin haksız feshedildiğini, sözleşmede avans iadesi hususunun yer almadığını, müşterilerin sözleşme süresinden önce sistemden çıkmaları durumunda hak kazandığı komisyonu iade edeceği yönünde herhangi bir taahhüdü ve sözleşmesi bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.O halde taraflar arasındaki çekişme; davacı yanın sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı,"Komisyon Yönergesi"nin geçerli olup olmadığı ve nihayet davacı yanın alacak talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Sözleşmenin "... Sözleşmeleri İle İlgili Komisyonlar" başlıklı 15.maddesi; "..., bireysel emeklilik sözleşmeleri ile ilgili komisyonları bireysel emeklilik aracısı ile imzaladığı sözleşme doğrultusunda Acente'ye öder. Acente, istihdam ettiği bireysel emeklilik aracılarına ödenmesi gereken komisyon ve diğer hakkedişlerin eksiksiz ödenmesinden tek başına sorumludur. Bunun yanı sıra, ... tarafından ...'ye komisyon adı altında yapılacak ödemelerin oranları, ödeme şekil ve sürelerine ilişkin usul ve esaslar, ...'in bu konudaki duyuru ve talimatlarıyla iç yönetmelikleri doğrultusunda yapılır. ... mezkür usul ve esaslarda tek taraflı olarak uygun gördüğü değişiklikleri yapabilir. Komisyon oranı, ödeme şekil ve sürelerine dair değişiklik; ...'ye duyuru, e-posta yahut posta yoluyla bildirimin yapılmasını müteakip başlar. (…) ...'ye ödenecek komisyonlar ve geri alınması gereken komisyon iadeleri “Komisyon Yönergesi"ne uygun olarak hesaplanır ve tahakkuk ettirilir."Hükmü yer almış, “Komisyon Yönergesi"nin 1.maddesinde; "Avans Komisyonu: Yeni tanzim edilen sözleşmeler için komisyon hak ediş süresince katkı payı tahsilat devamlılığının %100 sağlanacağı varsayımıyla yapılan peşin komisyon ödemesidir." şeklinde tanımlanmıştır. Komisyon Yönergesinin, Geri Alım Koşulları Ve Uygulamaları başlıklı 5.1 maddesi;"Avans Komisyonu ve Tahsilat Komisyonu için Geri Alım, Sözleşme Devamlılığı ve Tahsilat Devamlılığına bağlı olmak üzere olmak üzere iki şekilde yapılır.Ödenen Komisyonların geri alımı Avans Komisyonu ve Tahsilat Komisyonları için ayrı ayrı hesaplanır. Bireysel emeklilik sisteminde, sözleşmelerin en az ŞİRKET'te 48 ay kalması ve düzenli katkı payı ödeme yapması öngörüsü üzerine ...'ye komisyon ödemesi yapılmaktadır. Avans Komisyonunun peşin ödenmesi ve ilk yıl tahsilat tutarının %100 gerçekleşme beklentisi ile ödeme yapılması nedeni ile sonraki 3 yıl içinde beklenen tahsilat tutarı en az ilk yıl ... komisyonu ödemesi yapılan ilk aylık katkı payının yıllık değerine eşit olacaktır (...) ... Komisyonu Tahsilat Devamlılığı Takibi ve Komisyon Geri Alım Süreçleri başlıklı 5.1. maddesi;"a) Sözleşmenin ilk yılı için katkı payı üzerinden avans olarak ödenen komisyon 48 ay süresince tahsilat devamlığı ile takip edilir. b) 48 aylık süre içinde açık vade olması durumunda, avans olarak ödenen komisyonun açık olan vadeye ya da vadelere tekabül eden kısmı ilk 6 ay (aylık 1/48'i oranında) iade alınır. 48 aylık süre içerisinde sözleşmenin toplam açık vade sayısı 6 ve üzeri olması durumunda (6 adet açık vade), sözleşmenin ilk yılı için avans olarak ödenen komisyonun, katılımcının ödemesi gereken 48 aylık vadenin dolacağı tarihe kadar hesap edilerek gün sayısı üzerinden tamamı oransal olarak iade alınır. Tanzim tarihinden itibaren 48 ay içerisinde açık vadelerin kapatılması durumunda alınan iade tutarı bir sonraki ayda ...'ye geri ödenir. Açık vadelerin kapatılmaması ancak ödemeye devam edilmesi durumunda tahsil edilen tutar nispetindeki iade tutarı ...'ye geri ödenir. 3 aylık, 6 aylık ve yıllık ödemeli sözleşmeler de vade açığı bulunması durumunda iade alınacak komisyon 1/48 oranı ile vadedeki ay adedinin çarpılması ile bulunur.c) 48 aylık süre içinde sözleşmenin katkı payının düşürülmesi durumunda, avans olarak ödenen komisyonun katkı payının düşürülen kısmına tekabül eden kısmı müteakip ayda iade alınır. 48 ay içerisinde katkı payını tekrar artırması ve ilgili dönemdeki avans komisyona konu olan vadelerin tahsilatlarının ödenmesi durumunda ...'den daha önce kesilen avans komisyon tutarı ...'ye iade edilir. d) 48 aylık süre sonunda ödenen avans komisyonundan iade alınamayan kısım kalırsa ...'nin Müteakip aydaki üretim komisyonundan kalan kısmın tamamı iade alınır. e) 48 aylık süre içinde sözleşmenin ödeme aracının kredi kartından başka bir ödeme aracına değiştirilmesi durumunda, avans olarak ödenen komisyonun ödeme değişikliği yapılan aya göre tekabül eden kısmı iade alınır."Hükümleri yer almaktadır. Avans Komisyonu Sözleşme İptali Durumunda Komisyon Geri Alma Süreçleri başlıklı 5.1.1 maddesi ise;"a) Komisyon iadesi (veya hak edişi), Bireysel Emeklilik Planları Komisyon Uygulamaları bölümündeki tabloda belirtilen komisyon ödemesinin yapıldığı sözleşme yılı için geçerli hakediş süreleri dikkate alınarak hesaplanır.b) Tanzim edilen bir sözleşmenin 48 ay içerisinde herhangi bir sebeple iptali, sözleşmenin başka bir şirkete aktarımı ve teklifin reddedilmesi durumunda sözleşmenin ilk yılı için avans olarak ödenen komisyonu,sözleşmenin iptali tarihinden yürürlükte kalması gereken 48 aylık sürenin dolacağı tarihe kadar kapalı vade üzerinden hesap edilecek gün sayısı üzerinden oransal olarak iade alınır. Sözleşmenin cayma süresi içinde iptali halinde ise ödenen bir komisyon varsa tamamı geri iade alınır.c) Tahsilat devamlılığı olsa dahi 48 aylık süre içinde sözleşmenin iptali durumunda, avans olarak ödenen komisyonun geriye kalan süreye tekabül eden kısmı gün esaslı olarak iade alınır.Eğer tahsilat devamsızlığı nedeni ile daha önce ödenen komisyon geri alınmış ise sözleşme iptali nedeni ile tekrar geri alım yapılmaz. Tahsilat devamlılığı ve iptalden kaynaklı komisyon geri alım hesaplaması hiçbir zaman sözleşmenin ilk yılında ödenen komisyonu geçemez. (1/48 x (48 -ödenen aylık katkı vade sayısı)d) Sözleşmenin katılımcının kendi isteği ile veya başka bir şirkete aktarım nedeniyle sonlandırıldığı durumlarda iptal edildiği dönem itibari (48 ay içinde) ile hak edilen komisyonlar üzerinden ayrıca % 25 erken çıkış kesintisi yapılır." hükümlerini içermektedir.TBK.nın Sözleşme özgürlüğünü ve hükümsüzlğü düzenlediği 26 ve 27.maddelerine göre; taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 15.maddesindeki açık atıf nedeniyle 2019 tarihli Komisyon Yönergesinin taraflar açısından bağlayıcı olduğu değerlendirilmiştir. Davacı yanın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshinin haklı olup olmadığına gelince, davacı şirketin yeni tanzim edilen sözleşmelerin sistemde kalacağını varsayarak acenteye avans komisyon ödemesi yaptığı, her sözleşme için ayrı avans komisyon ödemesi yapıldığı ve avans komisyon ödemelerinin müşterinin sistemde kalacağı düşünülerek ödendiği, bu anlamda avansların gelecek dönem tahsilatlarını da kapsadığı anlaşılmaktadır.Mahkememizce hükme elverişli bulunan 07.01.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre; Komisyon Yönergesinin 5.1.1. maddesi uyarınca davalı acente tarafından aracılık edilen sözleşmelerin iptali durumunda ödenen avansların iade edileceği düzenlenmekte olup, yapılan mali inceleme sonucunda söz konusu avans ödemelerinin yapıldığı, davalı tarafın Komisyon Yönergeleri kapsamında gerekli şartları yerine getirmemesi nedeniyle bir kısım komisyonları hak etmediği, taraflar arasındaki sözleşme hükmü ve elde edilen tespitler doğrultusunda davalı tarafın aldığı avans ödemelerini iade borcu bulunduğu mütalaa edilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu, somut olay ve yukarıda değinilen hukuksal durum birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 15.maddesindeki açık atıf nedeniyle 2019 tarihli Komisyon Yönergesinin taraflar açısından bağlayıcı olduğu, Komisyon Yönergesinin 5.1.1. maddesi uyarınca davalı acente tarafından aracılık edilen sözleşmelerin iptali durumunda ödenen avansların iade edileceği düzenlenmekte olup, yapılan mali inceleme sonucunda söz konusu avans ödemelerinin yapıldığı, davalı tarafın Komisyon Yönergeleri kapsamında gerekli şartları yerine getirmemesi nedeniyle bir kısım komisyonları hak etmediği, davacı yanın sözleşmesi fesihte haklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükmüne göre davalı tarafın aldığı avans ödemelerini iade borcu bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının ... sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takip talebindeki koşullarla takibin devamına, likit olan takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;"gerekçesi ile,''DAVANIN KABULÜNE,1-) Davalının... sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takip talebindeki koşullarla takibin devamına, 2-)Takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23.06.2022 tarih, 2020/754 E. ve 2022/521 K. sayılı ilamı ile "taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 15.maddesindeki açık atıf nedeniyle 2019 tarihli Komisyon Yönergesinin taraflar açısından bağlayıcı olduğu, Komisyon Yönergesinin 5.1.1. maddesi uyarınca davalı acente tarafından aracılık edilen sözleşmelerin iptali durumunda ödenen avansların iade edileceği düzenlenmekte olup, yapılan mali inceleme sonucunda söz konusu avans ödemelerinin yapıldığı, davalı tarafın Komisyon Yönergeleri kapsamında gerekli şartları yerine getirmemesi nedeniyle bir kısım komisyonları hak etmediği, davacı yanın sözleşmesi fesihte haklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükmüne göre davalı tarafın aldığı avans ödemelerini iade borcu bulunduğu"ndan bahisle davanın kabulüne karar verildiğini; verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olup, kaldırılması gerektiğini,Yerel mahkeme davacı yanın sözleşmeyi fesihte haklı olduğu kabulüne göre karar vermişse de, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini; davacı şirketin 23.03.2020 tanzim tarihli ihtarname ile müvekkili şirkete 860.317,50-TL borcun yedi gün içerisinde ödenmesini, aksi halde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını bildirdiğini; ihtarnamede bildirilen 860.317,50-TL'lik borcun "sözleşme kapsamında Şubat 2020 tarihli alınamayan iade borç" olduğunun yazıldığını; akabinde İstanbul 30. İcra Dairesinin ... Sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine "cari hesap alacağı 809.903,00-TL" açıklaması ile ilamsız takip yapıldığını; davada ise takip konusu alacağın "avans komisyon iade alacağı" olduğu iddia edilmekte olduğunu; davacı şirketin 860.317,50-TL borcun ödenmediğinden bahisle acentelik sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmiş olmasına rağmen 809.903,00-TL üzerinden takip başlattığını; sırf bu durumun dahi sözleşmenin haksız feshedildiğinin açık göstergesi olduğunu, İptal edildiği iddia edilen sözleşmelerin satışını müvekkili şirket yapmadığını; bahse konu satışları yapanın, başka bir temsilci olduğunu; bu sebeple müvekkili şirketten komisyon iadesi istenmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu; davacı ile müvekkili şirket arasında yapılan sözleşme ve protokollerle müvekkili şirket, davacı şirket adına bireysel emeklilik ve hayat sözleşmeleri satmakta olduğunu; yerel mahkeme satış yapan acenteyi araştırmaksızın hüküm kurduğunu,Müşterilerin sözleşme süresinden önce sistemden çıkmaları durumunda müvekkil şirketin hak kazandığı komisyonu iade edeceği yönünde herhangi bir taahhüdü bulunmadığını; bu sebeple söz konusu satışların müvekkili şirket tarafından yapıldığı varsayımında dahi, müvekkili şirketten komisyon iadesi istenemeyeceğini; davacı yan basiretli bir tacir olup, yeni tanzim edilen sözleşmelerin sistemde kalacağını varsayarak acenteye komisyon ödemesi yaptığını kabul etmenin mümkün olmadığını; tacir, faaliyet gösterdiği ticari alan içerisinde bilgi sahibi olması gerektiğini, öngörülü davranmalı ve tedbirli hareket etmesi gerektiğini; bu yüküme aykırı davrandığı takdirde bundan kendisi sorumlu olacağını; acente, satış yaptığında davacı yan teminat alındığını ve buna göre işlem yapıldığını; müşterilerin fon getirisi düşük olunca sistemden çıkıp çıkmamakta müvekkili şirketin müdahalesi olamayacağını; davacı tarafın, enflasyon, döviz artışı, ekonomik gücün azalması, pandemi vs. hususların sözleşmeler üzerindeki etkisini göz önünde bulundurarak ticaret yapması gerektiğini; davacı yanın sosyal-politik-ekonomik şartlar dahlinde yapmakta olduğu işle alakalı öngörülerde bulunması, bu öngörüler vasıtasıyla gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. Aksi halde doğacak zararlardan kendisinin sorumlu olduğunu; müvekkili şirkete hiçbir kusur izafe edilemeyeceğini; müvekkili şirketten, müşterilerin paralarını sigorta sisteminde tutmalarını sağlaması veya sistemden çıkışlarını engellemesinin beklenemeyeceğini,Tanıkları dinlenmeksizin karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu; mahkemenin tüm delilleri toplamadığını, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurduğunu, Açıklanan nedenlerle İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23.06.2022 tarih, 2020/754 E. ve 2022/521 K. sayılı kararı istinafen kaldırılarak DAVANIN REDDİNE karar verilmesini talep etme zaruretinin hâsıl olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle ve re’sen nazara alınacak sair sebeplerle; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23.06.2022 tarih, 2020/754 E. ve 2022/521 K. sayılı kararı istinafen kaldırılarak DAVANIN REDDİNE. yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen ve davacı tarafından feshedilen 29/05/2019 tarihli acentelik sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalıya ödenen ve iade edilmesi gerektiği iddia edilen avans komisyon ödemesinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında 29/05/2019 tarihli "Acentelik Sözleşmesi" akdedildiği, söz konusu sözleşme ile davalı acenteye davacının verdiği yetki ve talimatlar doğrultusunda davacı adına sigorta ve bireysel emeklilik kapsamında aracılık faaliyetlerinin yapılması hususunda acentelik verildiği, sözleşmenin davacı tarafından davalıya gönderilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 23/03/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 860.317,50 TL'lik alınamayan iade borcunun 7 gün içerisinde ödenmesinin aksi takdirde sözleşmenin feshedilmiş sayılarak yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği ve davalı tarafından söz konusu borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedilmiş sayıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 15. maddesi ve maddede belirtilen Komisyon Yönergesi uyarınca davalının müşteriler ile akdettiği sözleşmelerin sürekli olmaması sebebiyle davalıya ödenen avans komisyon bedellerinin iadesi gerektiğini iddia etmiş, davalı vekili, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, davalının davacıya müşterilerin sistemden çıkmaları halinde ödenen komisyonun ödeneceğinin taahhüt edilmediğini, söz konusu satışları yapanın da başka temsilci olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Taraflar arasında akdedilen 29/05/2019 tarihli "Acentelik Sözleşmesi"nin "Haklı Sebeple Fesih Halleri" başlıklı 25.4 maddesinin alt 25.4.2 maddesinin b bendinde acentenin avans komisyon borçları ve cari borçlarını zamanında ödenmemesinin haklı sebeple fesih hali olarak düzenlendiği, sözleşme ve Komisyon Yönergesine göre de davalının iade etmekle yükümlü olduğu avans ödemesi borcu olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği ve bu durumda davacının sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğinin anlaşıldığı, davacının ihtarnamede farklı borç miktarı belirtmesi ve icra takibine farklı bedel üzerinden geçmesi, yine ihtarnamede fesih sebebi ve dava konusu olarak komisyon avans iadesinin gösterilip, taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap şeklinde işlemesi sebebiyle icra takip talebinde alacak sebebi olarak cari hesap alacağı gösterilmesinin feshin haksız olduğu sonucunu doğurmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, komisyon avans iadesine konu sözleşmelerin kendisi tarafından düzenlenmekle birlikte satışlarının davacı çalışanları tarafından yapıldığını iddia etmiş ise de, söz konusu sözleşmelerin kendisi tarafından düzenlenmesi ve avans ödemelerinin kendisine yapılması ve ödemeleri kabul etmesi dikkate alındığında söz konusu savunma ve istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Mahkemecede gerekçeli karara alınan taraflar arasındaki akdedilen "Acentelik Sözleşmesi"nin 15. maddesinde acente'ye ödenecek komisyonlar ve geri alınması gereken komisyon iadelerinin “Komisyon Yönergesi'ne uygun olarak hesaplanacağı ve tahakkuk ettirileceğinin kabul edildiği, bu hüküm uyarınca Komisyon Yönergesinin sözleşmenin eki nitelinde olup tarafları bağladığı, davalıya yapılan komisyon ödemelerinin de bu Yönergeye göre ödendiği, yine maddeye göre geri alınması gereken komisyon iadelerinin olduğunun da kabul edildiği, Yönergede ödeme ve avans olarak ödenen komisyonun iade şartlarının ve müşterilerin sistemde kalmamaları halinde iade edilecek avans ödemelerinin iadesinin ne şekilde olacağının düzenlendiği ve bu hükümler uyarınca davacı tarafından davalıya ödenen ve iade edilecek avans komisyon ödemesinin bulunduğu ve iade şartlarının oluştuğu anlaşılmakla Mahkemece söz konusu alacağın hüküm altına alınması ve ispat edilecek vakıalar yönünden dava değeri itibariyle tanık deliline dayanılması ve tanık dinlenmesi yasal olarak mümkün olmadığından Mahkemece tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 57.598,08-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 14.399,52-TL harcın mahsubu ile bakiye 43.198,56-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.