T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1914 Esas
KARAR NO:2025/766 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2021/161 Esas - 2022/424 Karar
TARİH:24/05/2022
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
KARAR TARİHİ:08/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;16.06.2018 tarihinde müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesinde bulunan hesabındaki paranın tamamının internet bankacılığı yoluyla müvekkilinin onayı alınmaksızın boşaltıldığını, konuyla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına 2018/120404 dosya no ile suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin bankaya güvenerek birikimini emanet ettiğini ancak korunamayarak siber saldırılara açık hale bırakıldığını, bankanın üstüne düşen yükümlülükleri yerine getiremediğini, üstelik kredi taksitlerini ödemesi aksi takdirde kredi sicilinin bozulacağı tehdidinde bulunduğunu beyanla davanın kabulü ile müvekkilinin kredi hesap taksitlerinin tedbiren durdurulmasına, davacının hesabından izni olmaksızın çekilen 6.460,00 TL maddi zararın mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tazminine, manevi zarar için 5.000,00 TL manevi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın internet bankacılığı yoluyla hesabından bilgisi dışında gerçekleştiğini iddia ettiği işlemlerle ilgili ödeme alacaklıları ... ve ...'a dava açmak yerine ve huzurdaki davada bu kişileri hasım dahi göstermeksizin kusuru olmayan müvekkili Banka'ya karşı dava açılması nedeniyle davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili bankanın internet uygulamasının yüksek güvenilirliğe sahip bir sistem olduğunu, internet bankacılığı kullanıcı oluşturma işlemi gerçekleştirildikten ve şifre müşterinin sistemde kayıtlı cep telefonuna gönderildikten sonra Kullanıcı Adı, Kart Bilgileri veya TCKN bilgisinden biriyle birlikte parola girişinin yapıldığını, bundan sonra bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilebildiğini, dolayısıyla müşterinin hesabında onun adına işlem yapmak isteyen birinin müşteriye ait bu üç bilgiden en az birini bilmesi ve bunlarla birlikte parolan bilgisine de sahip olunması gerektiğini ayrıca SMS Doğrulama ek güvenlik uygulamasının da bulunduğunu, ilaveten "Sanal Klavye" güvenlik uygulamasının da yer aldığını, dolayısıyla müvekkil bankanın internet uygulamasının her türlü tehdide karşı yüksek güvenilirliğe sahip olduğunu, internet parolası, SMS doğrulama şifresinin paylaşılmaması halinde müşteri hesaplarına girişin mümkün olmadığını, bankanın mudilerine kendilerine verilen şifreleri korumakla yükümlü olduklarının belirtildiği ve üçüncü kişilerle paylaşmamaları gerektiğinin de sabit olduğunu,16.06.2018 tarihinde saat 16:36:24 te davaya konu olan internet bankacılığı giriş işlemlerinden davacının sitemde kayıtlı olan ... no.lu cep telefonuna SMS doğrulama kodu gönderildiği ve bu şifre kullanılarak hesaba erişim sağlanıldığını, bu durumda işlemlerin yapılabilmesi için davacının TCKN, parola ve telefona gelen şifrenin tamamını birlikte üçüncü kişilerle paylaşması veya işlemi bizzat kendisinin yapmış olması gerektiğini, dolayısıyla davacının münferiden kusuru ve ihmali bulunduğunu, Bankacılık Kanunu ve davacının akdettiği Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi hükümlerine göre davaya konu edilen zarara ilişkin davacının münferiden sorumlu olduğunu, davacının meydana geldiğini iddia ettiği zararı ispat edemediğinden haksız fiil sorumluluğunun şartlarının oluşmadığını, ayrıca zararın varlığı kabul edilse bile bu zarara davacının veya üçüncü kişinin ağır kusuru sebebiyet verdiğinden bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, Zararın varlığı ispatlanmadan manevi zarar tazminatı talep edilemeyeceğini, davacının uğradığını iddia ettiği zarar kapsamında kredi ödemelerinin durdurulmamasının davacının hakkını elde etmesini zorlaştırmayacağını, imkansız hale getirmeyeceğini dolayısıyla tedbir talebinin reddi gerektiğini, Davacının hesabından bilgisi dışında gerçekleştiğini iddia ettiği ödemelerin ... ve ... hesabına geçen ödemeler olduğunu, ... adına kayıtlı karta yapılmaya çalışılan ödemenin ise onaylanmadığını, uğrandığı iddia edilen zararın gerçek muhatapları olan bu şahıslara davanın ihbar edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 24/05/2022 tarih ve 2021/161 Esas - 2022/424 Karar sayılı kararında;"Dava, davacının davalı bankanın ... Şubesinde bulunan hesaplarındaki paranın internet bankacılığı yoluyla onayı olmaksızın boşaltılması nedeniyle davalının özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi iddiası ile izni olmaksızın çekilen 6.460,00-TL'nin ve 5.000,00-TL manevi zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.Dosya İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/03/2019 tarih 2018/362 esas 2019/137 karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmiştir.Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile davacının davalı bankadan bankanın sorumluluğu kapsamında alacağının olup olmadığı varsa miktarının belirlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, Banka Emekli Müfettişi Bilirkişi ... ve Banka Emekli Müdürü Bilirkişi ... tarafından sunulan 19/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ... A.Ş.nin internet şubesi aracılığıyla bakanın ... Şb.'ndeki davacı ...'a ait ... No.lu mevduat hesabından 16.06.2018 tarihinde 3.kişi ...'a ait ... IBAN no.lu hesaba 8 adette toplam 3.690,00 TL ve 3.kişi ...'a ait ...2.600,00 TL olmak üzere toplamda 6.290,00 TL'nın havale yoluyla transfer edildiği, Dava dışı adı geçenlerin mevduat hesaplarına alacak kaydedilen tutarların, aynı gün transferlerin gerçekleştiği dakikalarda ATM'den nakit olarak çekildiği, Dava konusu işlemler nedeniyle davacının şikayeti ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2018/120404 no.su ile Soruşturma başlatıldığı,Davacının hesaplarından 16.06.2018 günü saat 16:38:18 - 16:46:35 zaman diliminde gerçekleşen transfer işlemlerine ait davalı banka log kayıtları incelendiğinde; söz konusu işlemlerin, ...no.lu İP adresinden gerçekleştiğinin görüldüğü,Davalı bankaca gönderilen tek kullanımlık şifrelere ilişkin SMS mesajlarının log kayıtları incelendiğinde, davacının banka sistemine kayıtlı ... no.lu telefonuna davalı bankaca gönderilen tek kullanımlık şifre ile internet bankacılığına girişin sağlandığı, Davalı ... A.Ş.'nin internet şubesine giriş işlemlerinde kullanılan güvenlik yöntemlerinin var olan düzenlemelere uygun olduğu, internet şubesine girişin bu bankanın kullandığı güvenlik adımlarına uygun olarak yapıldığı, dolayısıyla 3. Kişilere yapılan dava konusu havale işlemlerinde bankanın kusurunun saptanmadığı, bu görüşe itibar edilmesi halinde, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere davacının dava tarihindeki kredi borcu ödemelerinin tedbiren durdurulmasına gerek olmadığı düşünülmekle birlikte, mahkeme tarafında... A.Ş.'ye 28.05.2021 tarihinde gönderilen ve .... numaralı operatöre ait ilgili tarihteki arama ve SMS kayıtlarının çıkartılması talep edilen müzekkereye cevabın dosyada yer almadığı,Dava dosyası kapsamında, davacıya ait cep telefon numarasının ait olduğu ... operatöründen SİM kartın klonlandığına / değiştirildiğine veya davacının hattından başka bir hatta yönlendirme yapıldığına dair bir bilgi veya belge bulunmadığı, ... A.Ş.'nden, davacının ... no.lu GSM hattının başka bir GSM hattına yönlendirme yapılıp yapılmadığı veya olay tarihinde SİM kart değişikliğinin olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği, ... A.Ş. tarafından, davacının cep telefonu hattının başka bir GSM hattına yönlendirildiği bilgisinin verilmesi halinde, dava konusu olayın, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.02.2012 tarihli İçtihadı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin çok sayıdaki İçtihatları çerçevesinde bir internet dolandırıcılığı olduğu ve davalı bankanın, davacının kötü niyetini, suç sayılır eylemini veya kusurunu kanıtlamadığı sürece, kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu olması sebebiyle davalı bankaya kusur ve sorumluluk atfedilebileceği kanaati bildirilmiştir.Dosya kapsamı ile uyumlu bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;Davacı ... A.Ş.'nin ... Şubesi'nin ... No.lu müşterisi olup taraflar arasında 11.05,2018 tarihinde Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzaladığı ve aynı tarihli davacı ... imzalı Kişisel Verilerin Korunması ve Veri İşleme Hakkında Muvafakatname olduğu, Davacının ...bank ... Şb. Nezdindeki ... No.lu 5.000,00 TL limitli kredili mevduat hesabının bulunduğu, 16.06.2018 tarihinde 16:37 de "Güvenlik Kullanım Ayarları-SMS doğrulama" ile davacının banka sisteminde kayıtlı ... no.lu telefonuna gönderilen SMS doğrulama kodu ile bankanın internet şubesine giriş yapıldığı, internet Şubesi kanalıyla Saat 16:38:18 ile 16:46:35 arasında hesaptan 16:45 te ...'a ait ... no.lu Kredi kartından ... no.lu ... hesabına 5.300,00 TL nakit avans aktarıldığı ve 16:47 ye kadar havale işlemlerine devam edildiği, alıcısının dava dışı ... olduğu IBAN'a toplam 3.690,00 TL, alıcısının dava dışı ... olduğu IBAN'a toplam 2.600,00 TL olmak üzere toplamda 6.290,00 TL para transferi yapıldığı anlaşılmıştır.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2018/120404 soruşturma no.lu ile soruşturma başlatılmış olup davalı banka çalışanlarının soruşturma tarafı olmadığı, bu kapsamda soruşturma sonucunun beklenmesine gerek olmaığı kanaati ile ceza davası akibeti beklenilmemiştir.Taraflar arasındaki Sözleşmenin Ödeme Hizmetlerine ilişkin Hak ve Yükümlülükler başlıklı 3.1 .Maddesi'nde; Bir ödeme aracına bağlı ödeme işlemlerinde ödeme hizmeti kullanıcısının ödeme aracını güvenli olarak muhafaza etmesi esastır. Bu amaçla kendisine verilen kullanıcı adı, şifre, teyit soru ve cevabı, kod, SMS teyit, bilgisi gibi bilgileri gizli tutmak ve korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle ödeme aracının kaybolması, çalınması veya haksız kullanımı durumunda Banka'nın derhal bilgilendirilmesi gerekir. Buna rağmen müşterinin meydana gelebilecek kayıp, ve zararlarından özel mevzuattaki düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla müşteri sorumlu olur. Müşteri, ödeme aracının hileli kullanılması veya ödeme aracının güvenli kullanımına ilişkin yükümlülükleri kasten veya ihmal ederek yerine getirmemesi durumunda, yetkilendirilmemiş ödeme işleminden doğan zararın tamamından sorumludur" şeklinde düzenlenmiştir.Davalı banka tarafından düzenlenen 16.08.2018 tarihli davaya cevap dilekçesinde ; "...davaya konu olan internet bankacılığı giriş işlemlerinden davacının sistemde kayıtlı olan ... numaralı telefon bilgisine SMS gönderildiğini, saat 16:36:24'te bu SMS doğrulama kodu kullanılarak hesabına erişim sağlandığını..." beyan etmiştir.İbraz edilen bilirkişi raporu ile ;Davacı ...'ın davalı bankadaki kredi hesapları incelendiğinde 11.05.2018 tarihinde 38.100,00 TL kredi kullandırıldığı, bu kredinin 17.12.2019 tarihinde 25.927,87 TL bakiye ile yeniden yapılandırıldığı,15.06.2020 tarihinde ... referans no.lu 36 ay vadeli, 1.328,34 TL taksit ödemeli, 33.460,00 TL anapara tutarlı kredi kullandırıldığı, kredinin ilk 3 taksitinin ödendiği, sonrasında ödeme yapılmadığı ve 31.584,48 TL anapara riskinin mevcut olduğu ve 21.09.2021 tarihinde ... no.lu referans ile 24 ay vadeli, ilk 3 ay ödemesiz, 2.306,94 TL taksit ödemeli, 33.361,00 TL anapara tutarlı olacak şekilde yapılandırıldığı, 15.06.2020 tarihinde ... referans no.lu 24 ay vadeli, 841,40 TL taksit ödemeli, 16.730,00 TL anapara tutarlı kredi kullandırıldığı, kredinin ilk 3 taksitinin ödendiği, sonrasında ödeme yapılmadığı ve 15.059,36 TL anapara riskinin mevcut olduğu ve 21.09.2021 tarihinde ... no.lu referans ile 24 ay vadeli, ilk 3 ay ödemesiz, 1.021,99 TL taksit ödemeli, 15.979,00 TL anapara tutarlı olacak şekilde yapılandırıldığının görüldüğü bildirilmiştir. Anılan durum karşısında Davalı ...bank A.Ş.nin internet şubesi aracılığıyla bakanın ... Şb.'ndeki davacı...'a ait ...No.lu mevduat hesabından 16.06.2018 tarihinde 3.kişi ...'a ait ... IBAN no.lu hesaba 8 adette toplam 3.690,00 TL ve 3.kişi ...'a ait ... IBAN no.lu hesaba 5 adette toplam 2.600,00 TL olmak üzere toplamda 6.290,00 TL'nın havale yoluyla ... ve ... hesaplarına transfer edildiği, dava dışı adı geçenlerin mevduat hesaplarına alacak kaydedilen tutarların, aynı gün transferlerin gerçekleştiği dakikalarda ATM'den ... ve ... tarafından nakit olarak çekildiği, Davacının hesaplarından 16.06.2018 günü saat 16:38:18 - 16:46:35 zaman diliminde gerçekleşen transfer işlemlerine ait davalı banka log kayıtları incelendiğinde; söz konusu işlemlerin, ... no.lu İP adresinden gerçekleştiğinin görüldüğü, davalı bankaca gönderilen tek kullanımlık şifrelere ilişkin SMS mesajlarının log kayıtları incelendiğinde, davacının banka sistemine kayıtlı ... no.lu telefonuna davalı bankaca gönderilen tek kullanımlık şifre ile internet bankacılığına girişin sağlandığı, davacıya ait cep telefon numarasının ait olduğu ... operatöründen SİM kartın klonlandığına / değiştirildiğine veya davacının hattından başka bir hatta yönlendirme yapıldığına dair bir bilgi veya belge bulunmadığı, Davalı ... A.Ş.'nin internet şubesine giriş işlemlerinde kullanılan güvenlik yöntemlerinin var olan düzenlemelere uygun olduğu, internet şubesine girişin bu bankanın kullandığı güvenlik adımlarına uygun olarak yapıldığı, dolayısıyla 3. Kişilere yapılan dava konusu havale işlemlerinde bankanın kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla davalı banka aleyhine açılan maddi manevi tazminat istemli davanın reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,'' 1-Davacının davalı aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat istemli davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 24.05.2022 tarihli gerekçeli kararın istinaf incelemesi neticesinde bozulmasını talep ettiklerini,Davanın derinleştirilmemesi neticesinde eksik inceleme ile kurulan hüküm hakkaniyete uygun olmadığını,Bilirkişi raporu yanlı olmasına rağmen ek bilirkişi raporu tanzim edilmemiş ve hüküm de tamamen bu rapor göz önüne alınarak kurulduğunu; bilirkişi ve davalı banka iddia ve beyanatında, internet bankacılığı yoluyla işlem yapılması için telefona gelen doğrulama kodunun ve tc kimlik numarasının bilinmesi gerekeceği belirtilerek adeta yapılan işlemler bakımında müvekkilinin suçlu kabul edildiğini, Müvekkili bu şifreden ve yapılan işlemden bihaberken hesabından rızası hilafına ve talebi olmaksızın para çıkartıldığını; ...' dan işe müvekkilin cep telefonuna korsan bir giriş yapılıp yapılmadığına dair müzekkere cevabı alınmaksızın adeta görülen karara konu neticenin doğması için alelacele karar verdiğini; oysa ki bu müzekkerenin dahi cevabının beklenilmesi halinde müvekkilin nasıl bir dolandırıcılığa muhatap olduğu ve bankası tarafından da korunmadığının ortaya çıkacağını,Müvekkilinin gerekli bildirimleri yaptığını,Müvekkilin gerekli bildirimi yapmadığı yolunda bir algı yaratılmaya çalışılmışsa da dosya incelendiğinde müvekkilin derhal bildirimde bulunduğu ve üzerine düşeni yapmış olduğunun anlaşılacağını, Ceza mahkemesi yargılamasının beklenilmesi gerektiğini, Mahkeme İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2018/120404 soruşturma no.lu dosyası ile soruşturma başlatılmış olduğunu fakat davalı banka çalışanlarının soruşturma tarafı olmadıkları gerekçesiyle ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmamasına karar verdiğini; henüz soruşturma evresinde olan dosyada deliller toplanmakta olup toplanmış ve toplanmakta olan o delillerin de değerlendirilmesi sonucunda; bir güven kuruluşu olarak azami özeni gösterme yükümlülüğü altına sokulmuş olan davalı bankanın alması gereken önlemleri almaması nedeniyle müvekkilin zarara uğradığının daha da net hale geleceğini,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenler ile Re' sen değerlendirilecek hususlardan ötürü istinaf incelemesi ile davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabına rızası dışında dava dışı üçüncü kişi/kişiler tarfından internet bankacılık uygulaması üzerinden girilerek hesabındaki paranın dava dışı bu üçüncü kişilerin hesabına aktarılmasından dolayı davalının kusurlu olduğu iddiası ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının olayın akabinde gerekli bildirimleri yaptığını, ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerektiğini ve bu hususlar dikkate alınmaksızın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmek suretiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Somut uyuşmazlıkta; olay tarihinde davacının internet bankacılığına kendi giriş şifresi ve bankaca kayıtlı telefonuna gönderilen SMS şifresinin girilmesi suretiyle giriş yapılmış ve hesabındaki dava konusu para dava dışı üçüncü kişilerin hesabına aktarılmak suretiyle çekilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paranın tamamının internet bankacılığı yoluyla davacının onayı alınmaksızın boşaltıldığını iddia etmiş, ancak davacının banka nezdinde kayıtlı telefon hattının klonalandığı/değiştirildiği veya hattının başka bir hatta yönlendirme yapıldığını iddia etmediği gibi, 06/02/2022 tarihinde vermiş olduğu bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde de bu yöndeki delilden bankanın yararlanacağını, davalı bankanın bu delile dayanmadığını ve süresinden sonra dayanılması halinde muvafakatlerinin olmadığını beyan etmiş, Mahkemece bu yönde ilgili GSM şirketine yazılan müzekkereye verilen cevapta yönlendirme işlemlerinin şirketleri tarafından tespit edilemediği ve sistemlere yapılan girişimlere ilişkin işlemlerin saklama süresinin iki yıl olduğundan bahisle cevap verilemediği bildirilmiştir. Dolayısıyla Mahkemece eksik inceleme yapıldığı iddiası yerinde değilldir. Bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen raporda da davalı bankanın mevzuatın kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiği tespit edilmiştir.Davacı tarafça davacının banka nezdinde kayıtlı telefon hattının klonalandığı/değiştirildiği veya hattının başka bir hatta yönlendirme yapıldığını iddia etmediği gibi buna ilişkin sunulacak delile de muvafakati olmadığı beyan edildiğinden ve bu yönde bir tespit de yapılmadığından dava konusu işleme davalının kusuru ile sebebiyet verdiği ispat edilememiştir. Olaya ilişkin Savcılık nezdinde başlatılan soruşturmada da bankanın kusuru tartışılmamış ve davacının hesabından parayı çeken şahısların yakalanmasına yönelik soruşturma yapıldığı görülmüştür. Bu durumda ceza soruşturmasının sonucunun iş bu davanın sonucunu etkilemeyeceği anlaşıldığından bekletici mesele yapılmaması da yerindedir. Davacı tarafından taraflar arasındaki akdedilen sözleşme uyarınca da kişisel bilgilerin güvenliğinden davacının kendisi sorumlu olup, bu bilgilerin ele geçirilmesinde davalı bankaya atfedilebilecek bir kusur durumu ispat edilemediğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.