T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2226 Esas
KARAR NO: 2025/831 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2018/904 Esas-2021/72 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:15/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin www...com adlı internet sitesinin sahibi ve yöneticisi olduğunu, bu internet sitesi aracılığıyla çeşitli mal ve hizmetleri tüketicilere sattığını, davalı şirketin müvekkili şirketin tedarikçi firması konumunda olduğunu, davalı ile aralarında internet sitesinde yer alan mal ve hizmetlerin tedarik/temini ve alım-satımı İçin 29/03/2016 tarihinden 05/08/2016 tarihine kadar açık hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin kendisine dava dışı tüketicilerden gelen ayıp, onarım, iade, kredi kartı ile dolandırıcılık itirazı vb, yöneltilen tüm talepleri davalı satıcı şirkete rücu etme hakkına sahip olduğunu, müvekkili tarafından ticari ilişki bittikten sonra dava dışı tüketicilerden gelen iade ürün bedelleri için davalı şirkete fatura edildiğini, ancak davalı şirketin bu borcu ödememesi nedeniyle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazları üzerine takiplerin durdurulduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. Davalının davaya cevap vermediği, davalı şirket yetkilisi ... tarafından 21/10/2019 tarihli duruşmada verdiği beyanında; Taraflarına böyle bir fatura gelmediğini, geldiği iddia edilen ürünlerinde taraflarından tedarik edilmediğini, tedarik etmedikleri malın ayıplı çıkmasının da mümkün olmadığını, ayrıca gönderildiği iddia edilen internet sitesinin kendilerine ait olmadığını, açılan davanın kendilerine yönlendirilmesinin mümkün olmadığından davanın reddini talep etmiştir. Taraflarına böyle bir fatura gelmediğini, geldiği iddia edilen ürünlerinde taraflarından tedarik edilmediğini, tedarik etmedikleri malın ayıplı çıkmasının da mümkün olmadığını, ayrıca gönderildiği iddia edilen internet sitesinin kendilerine ait olmadığını, açılan davanın kendilerine yönlendirilmesinin mümkün olmadığından davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 09/02/2021 tarih ve 2018/904 Esas-2021/72 Karar sayılı kararında; "...Tüm bu nedenlerle İş bu davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalının itirazının 30.050,00-TL üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara Yasal faizi ile faizin uygulanmasına, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİY 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 6.010,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir. Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-İş bu davanın kabulü ile İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalının itirazının 30.050,00-TL üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara Yasal faizi ile faizin uygulanmasına, fazla istemin reddine %20 icra inkar tazminatı 6.010,00-Tl nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/12/2020 tarihli raporun müvekkil ile davalı arasındaki alacağın varlığı ve miktarı hususunda gerekli tespitleri içermediğini, söz konusu bilirkişi raporunda dosyanın tamamen ve kapsamlı bir şekilde incelenmediğini, yerinde inceleme taleplerinin göz ardı edildiğini, müvekkil şirketin defterlerinde takip tarihi itibariyle davalı taraftan 54.526,92 TL cari hesap alacaklısı durumunda olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen bu alacağın hangi faturalardan kaynaklandığının mevcut dosya faturalara göre belirlenemediğini, oysa ki bilirkişi heyeti tarafından davalının www...com üzerinden aldığı tüm siparişlerin incelenip sipariş durumlarıyla faturaların eşleştirilmesini ve gerekirse yerinde incelemeyle tespit edilebilir durumda olmasına rağmen bu taleplerinin göz ardı edildiğini, müvekkil şirketin çalışma sistemi hakkında yalnızca bir varsayıma dayanılarak hareket edildiğini, zira davalı ile davacı müvekkil arasında 29.03.2016-05.08.2016 tarihlerinde çalışma yapıldığını ve bu dönemin büyüklük itibariyle de heyet tarafından rahatlıkla incelenebilecek durumda olduğunu, bilirkişiler tarafından cari hesap ekstresinin eksik incelendiğini ve davacı müvekkilin toplamda 3 adet faturadan chargeback, hediye çeki vs. gibi giderlerden ötürü 30.0050,00-TL alacaklı olduğu şeklinde hatalı bir değerlendirme yapıldığını, oysa ki toplamda bu nitelikte 4 adet fatura bulunduğunu, bilirkişinin 15.12.2016 tarihli ... numaralı 476,72-TL'lik faturayı gözden kaçırdığını, bunun eksik incelemeden kaynaklandığını, bilirkişi heyeti tarafından cari hesap ekstresinde yapılan incelemede bilirkişi heyetinin hesaplama yaparken yuvarlama yaptıkları fark edilmişse de yerel mahkeme tarafından bu itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, taraflar arasındaki münakit sözleşme çerçevesinde davalı tarafın D-market kayıtlarının geçerliliğini kabul ettiğini, cari hesap ekstresinin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkil şirket kayıtlarına itibar edilerek davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, açık hesap ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece, bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir. Taraflar arasında akdedilen 22/03/2016 tarihli satıcı üyelik sözleşmesi kapsamında, davacıya ait internet sitesinde satılan ürünlerin davalıdan tedarik edildiği, davacı tarafça ibraz edilen cari hesap ekstresine göre takibe konu cari hesap alacağının davacı tarafça davalı adına düzenlenen 26/12/2016 tarihli tedarik gecikmesi açıklamalı 50,00 TL. Miktarlı fatura, 10/02/2017 tarihli ... Sipariş Chargeback açıklamalı 20.000,05 TL. Miktarlı fatura, 10/02/2017 tarihli ... Sipariş Chargeback açıklamalı 10.000,03 TL. Miktarlı fatura ve tahsilat iade virmanı açıklamalı alacaktan kaynaklandığı, davacının ticari defterlerinde 54.526,92-TL alacak kaydı bulunduğu, davalının kayıtlarında davacıya ait herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davacı tarafça, tahsilat iade virmanı açıklamalı alacağın kanıtlanması gerekir. Davacı tarafça cari hesap alacağına konu tahsilat iade virmanı açıklamalı alacağa dayanak belge, iade faturası ve fatura muhteviyatı ürünlerin davalıya iade edildiğine ilişkin delil sunulmadığı, cari hesaba konu bu alacağa dayanak belge sunulmamış ve davacı tarafça bu alacak talebinin ispat edilemediği anlaşılmıştır. Davacı tarafça ibraz edilen 15/12/2016 tarih ve 476,72 TL. miktarlı fatura içeriğinin komisyon bedeli açıklamasını içerdiği, davacı tarafça bu faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunun ispat edilemediği, mahkemece kabul edilen 3 adet fatura bedelinin ise 30.050,08 TL. yaptığı, buna göre mahkemece 30.050,00 TL. Üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.