T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2378 Esas
KARAR NO:2025/807 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2021/20 Esas - 2022/664 Karar
TARİHİ:06/10/2022
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:15/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağının kısa vadesi ihracat kredi sigorta genel poliçesi ...' ya gönderilen ..., ... ve ... numaralı faturalar toplamı 72.022 Eurodan kalan 44.022 Euro bedelin poliçe kapsamı gereği ödemekle yükümlü olduğu 36.000 USD zarar tazmin miktarına dayandığını, alacağın tahsili amacıyla .... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... poliçesi imzalandığını, davacı tarafın 27/09/2019 tarihli vadesi geçmiş alacaklar aylık bildirim formu ile İspanyada yerleşik, alıcı ... firmasına gümrük beyannameleri kapsamında gerçekleştirdiği sevkıyatlardan doğan toplam 52.067 Euro tutarındaki alacağına ilişkin müvekkili sigortacıya tazminat başvurusunda bulunduğunu, bu sevkıyata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi tutarı 24.865 Euro olmasına karşın ilgili sevkiyatın 23.365 Euro olarak müvekkili sigortacıya bildirildiğini, alıcı şirket vekili ile yapılan görüşmede sigortalı davacı taraftan karşı taleplerinin olduğunu belirttiğini bildirdiği, bu görüşmeden sonra müvekkili sigortacının bu defa davacı sigortalı ile görüştüğünü davacı sigortalı tarafından alıcının itirazlarının doğru olmadığını, alıcının satım sözleşmesinden doğan borcunu ödememek için gerekçe sunduğunu bildirdiğini, müvekkili sigortacının davacı taraf ile alıcı şikret arasında gerçekleştirilen yazışmaları tetkik ettiğini, anılan yazışmalarda alcının malları zamanında teslim edilememesi, uygunluk için örnek mal gönderilememesine yönelik itirazlarına karşılık davacı tarafın makine parçasının kırılmasını gerekçe göstermiş ve zaman kaybetmemek için ise risk alarak alıcının onayını almaksızın sevkıyat gerçekleştireceğini belirttiğini, eldeki davada davacı sigortalının KVİKS poliçesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 06/10/2022 tarih ve 2021/20 Esas - 2022/664 Karar sayılı kararında;"....Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; taraflar arasında uyuşmazlığın sigorta poliçesi kapsamında tazminat isteminden kaynaklandığı, usul ve yasaya uygun hükme esas alınan bilirkişi raporu da birlikte değerlendirildiğinde davacının sigorta kapsamın da tazminat koşullarını sağladığını ispatlayamaması nedeniyle eldeki davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, ''Davanın REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 29.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda "....Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Genel Poliçesinin 2/m maddesi gereğince alıcının sigortalının kusurundan veya ihmalinden kaynaklandığını iddia ettiği gerekçelerle sevk edilen malları kabul etmemesi veya teslim aldığı malların bedeli ile ilgili alış sözleşmesindeki şartlara uymaması durumunda, alıcının söz konusu iddiasının bulunduğu ülkedeki yetkili mahkeme veya hakem kararıyla doğru olmadığının belgelenmemesi halinde davalı ... Bankası AŞ’nin ... YD numaralı poliçe kapsamında herhangi bir tazminat ödemekle yükümlülüğü bulunmadığı görüş ve kanaati hasıl olmuştur." şeklinde değerlendirme yapıldığını, ancak alıcının bu görüşmeler sırasında bile ürünleri satmaya devam ettiğini, beğenmediği ürünler hakkında herhangi bir “...” talebinde bulunmadığını, alıcı müşterinin ilk parti malı 18/08/2019 tarihinde aldığını, ikinci parti malı 23/09/2019 tarihinde aldığını, bu tarihler arasında malların okeylenmiş olup teslim alındığını, teslim edilen malların dosyaya da sunulan ... 07/10/2021 internet sayfalarında satışa arz edildiğinin açıkça görüldüğünü, şayet mallar ayıplı ise 23/09/2019 tarihinde teslim edilen ikinci parti malın 14 günlük bir süreyle ne ara tamir edilip satışa sunulduğunu, bu malların ayıplı olduğuna dair davacı müvekkile bir maillerinin de söz konusu olmadığını,Davalı tarafın 18 Ekim 2019 tarihli elektronik postada kendilerinin de belirttiği üzere bu durumun uluslararası bir kurumdan raporlanması gerektiğini, alıcının da bunu kendilerine sağlayabileceği yönünde beyanları olmasına rağmen bu konuda geçerli ve hukuki herhangi bir rapor alınamadığı gibi davacı müvekkile de malların ayıplı veya hatalı olduğuna dair bir rapor veya mahkemece tespit edilmiş bir karar ibraz edilmediğini, buna ilişkin 18/10/2019 tarihli maili dosyaya sunduğunu,
Üretici olarak daha önceki çalışmalarında geç yüklemelere veya hasarlı veya ayıplı olabilecek ürünlere karsı 31/10/2019 tarihli mailde varsa bir hatanın giderilebileceği veya malların yekününde iskonto yapılabileceğine dair mail olmasına rağmen davacı müvekkilin bu hususta cevapsız bırakıldığını, alıcıdan bir yanıt alamadığını, davalıdan da bu durum hakkında alıcıdan açıklama istenmesinin talep edildiğini ancak verilen cevapta ürünlerin tamir edildiği ve satışa bu şekilde sunulduğu cevabının alındığını, buna karşı müvekkilin talebinde teslim edilen 4,400 adet tekstil ürününün tamamına ilişkin tamir fotoğrafı ,tamir faturası veya malların ayıplı olmasından ötürü müvekkile kesilen ... faturası olması gerektiğinden bu gibi kanıtları müvekkil davacının talep ettiğini, ancak ne davalı taraf ne de alıcının buna ilişkin evrak sunamadıklarını,Davalının alıcının ülkesinde dava açması için önerdiği uluslararası Av. ...'in kısa bir araştırmadan sonra alıcının bunu sadece müvekkilim ...'e değil başka satıcılara da yaptığını ve bu davaların hali hazırda devam etmekte olduğunu beyan ettiğini, konuyla ilgili tercümeleri yapılmış e-maillerin ekte sunulduğunu,Ürünlerin hatalı olduğu ve tamirinin tamamen gerçek dışı olduğunu, izah edildiği üzere 3 yükleme yapıldığını,ilk yüklemeden sonra makina arızası nedeniyle gecikme yaşanacağının alıcıya bildirildiğini, alıcının onayı üzerine bir ay sonra diğer 2 yüklemenin yapıldığını, aradan geçen 1 ay süresince alıcının ürünleri aldığını, satışa başladığını ve hiçbir şikayette bulunmayıp diğer yüklemeler konusunda ısrar ettiğini, ayrıca ürünlerin hatalı olduğuna dair sadece alıcının beyanlarının söz konusu olduğunu, ...bank vasıtası ile istenen ... raporu verilmediğini, bununla birlikte ürünlerin tamirinin mümkün olmadığını, çünkü hepsinin özel kumaş ve aksesuar ile yapılmış olduğunu, müvekkilden daha önce istenen aksesuar fazlasının gönderilmediğini, ayrıca tüm modelleri yüklemeden evvel yükleme numunesi gönderildiğini ve onay alındığını, bununla ilgili tüm yazışmaların dava dosyasında mevcut olduğunu, alıcının organize bir şekilde bunu müvekkile ve başka üreticilere yaptığını, Bu süreçte Pandemi sürecinin başladığını,19 Mart 2020’de ülkedeki pandemiden dolayı tam kapanma yaşandığını, aynı şekilde de alıcının ülkesinde de pandemi nedeniyle tam kapanma yaşandığını, bu nedenle dava açmanın mümkün olmadığını, sonrasında ise alıcının iflas ettiğini,Bu minvalde davalının 7 Mayıs 2020 de Kısa Vadeli Alacak Sigortası konusunda ihracatçıları bilgilendirmek üzere elektronik ortamda online bir toplantı düzenlediğini ve müvekkilin de o toplantıya katılmış bulunduğunu, bu toplantı sırasında Sn Başkan ...’e “Pandemi şartları politik risklere girer mi?” şeklinde yöneltilen soruya “Evet” cevabını aldıklarını, bu toplantının tüm kayıtlarının davalıda olduğunu, bu toplantıya istinaden davalının Avrupa Yakası Merkez şubesi Müdürü Sn ...'ın, ricaları üzerine zararlarının tazmini konusunda tazminat birimine elektronik posta gönderdiğini, ancak bu taleplerinin de reddedildiğini,Herhangi bir yasal dayanağı olmadan beğenilmeyen ürünlerinin, iade talebi olmadan satılmaya devam edildiğini, davalının yönlendirmesi ile çalışılan avukat ...'in müvekkili haklı bulduğunu, ancak pandemi dolayısı ile mahkemeye gidilemediğini, toplantılarda Sayın başkan onaylamasına rağmen tazminat taleplerinin yerine getirilmediğini, Alıcı firmanın pandemi sırasında 19 Nisan 2021'de iflas ettiğini, buna ilişkin Kartal ... Noterliğinin 06/10/2021 tarih ... yevmiye sayılı Madrid 15 Nolu Ticaret Mahkemesinin 2021/228 Konkordato ile alıcının iflas ile sonuçlandığına dair tercüme evraklarının dosyaya sunulduğunu,Davalının iddia ettiği gibi bu zamana kadar gerek ürünlerde, gerek yükleme zamanlarında Alıcı ile bir itilafının olmadığını, daha önce iki yıl boyunca sorunsuz çalışıldığını, geç yükleme durumlarında indirim taleplerinin yerine getirildiğini ve sorunların çözüldüğünü, ayrıca alıcı ile yapılan sözleşme yerine geçen ... faturada belirtildiği üzere peşin ödeme olarak anlaşılmasına rağmen, siparişe başladıktan sonra 60 gün vadeli ödeme talebinde bulunulmuş olmasının ihtilafın asıl nedeni olduğunu, müvekkilin bu talebi geri çevirdiğini, ancak alıcı için kredi araştırmasını ...bank’a bile yaptıklarını, ancak alıcı müşteri adına yaptıkları hiçbir başvurunun kabul edilmediğini, bunun üzerine taleplerini geri çevirdiklerini, alıcı ile yaşadıkları tek itilafın ürün bazındaki, her üretimde karşılabilecek münferit küçük olaylar dışında, 60 günlük vade konusu olduğunu,Ayrıca alacakları olan 44.022 euro (Avro) konusunda, davalıya yanlış bilgi verildiğini, reklam amacıyla bir sanatçıya yapılan ödemeleri, siparişin ödemesi olarak bildirdiğini, ancak gösterdikleri kanıtlar ile bu rakam her ne kadar zararlarından çok daha büyük olmasına rağmen davalı ile 44.022 euro (Avro) olarak tespit edildiğini, alıcının kötü niyetli, hiçbir geçerli kanıtı olmadan ödeme yapmamak adına kötü niyetle beyanlarda bulunduğunu,Bilindiği üzere hemen hemen her ihracatta olduğu gibi, ürün sevkiyatından önce üretimden alınan bir ya da bir kaç ürünün alıcıya gönderilerek onay alındığını, davalının belirttiği üzere davacı müvekkilin tüm bu süreçlere uyarak ve her yüklemeden önce ilgili ürün numunesini alıcıya göndererek onayı alıp o şekilde yükleme yaptığını, davalı tarafın alıcının bu numunelerle yükleme arasında gönderilen mallar arasında fark olduğunu, yükleme yapılan ürünlerin gönderilen numuneden daha kalitesiz ve farklı olduğunu bildirdiğini belirttiğini, ancak davalı tarafın bu iddiaya inanarak büyük bir hata yaptığını, çünkü alınan sipariş adetlerinin 50-100-150 adet olduğunu, ve tüm ürünlerin alcının tasarımında özel baskı ve kumaşları içerdiğini, pantolon başına ihtiyaç olunan kumaş miktarının yaklaşık 1,50 metre olduğunu, verilen 100 pantolon siparişi içinse 1,50 x 100 = 150 metre olduğunu, teknik olarak ideal bir baskı için gereken minimum kumaş miktarının 800-1000 metre olduğunu, daha azı için daha fazla ücret ödenmesi ya da bu kadar fazla kumaşıın alınması gerektiğini, bu sebeple önce kaliteli numune yapmanın ve daha sonra ucuz ürünle üretim yapmanın bu adetler için geçerli olmadığını, müvekkil davacının üretici olarak müşteri memnuniyeti için hiçbir masraftan kaçınmadığını,en kaliteli ürünleri kullandığını, hatta yaptıkları teknik hataları bile düzelttiğini, ayrıca hiçbir ürüne ölçü tablosu vermediklerini,müvekkilin ölçüleri hazırlayıp kalıplarını çıkardığını, buna göre bazı maillerde 2 cm kısa dar gibi iddiaların mesnetsiz olduğunu, çünkü ölçülerin müvekkilin olduğunu, alıcının ölçü tablosunun bulunmadığını, bu sebeple alıcının hiçbir yasal dayanağı olmadan öne sürdüğü bu iddiaların hukuki mesnetten yoksun birer safsatadan ibaret olduğunu, davalının belirttiği ve eklerinde sunduğu elektronik posta yazışmaları ve mailleri n de davacı müvekkilin iddialarını destekler nitelikte olduğunu,Davalının 14 Kasım 2019 tarihli mailde 44.022 euro (Avro) alacak olduğunu tespit ettiğini ve bununla ilgili teyit talebinde bulunduğunu, ancak alıcının borcun bu kadar olmadığını belirttiğini, davalının Ekim 2019 tarihli mailde 4 ay içinde alıcıdan ihtilaf beyanı beklendiğini, gelmez ise tazminatın kesinleşeceğini belirttiğini, öyle bir ihtilaf beyanının taraflarına ulaşmadığını, davalının 31 Ekim 2019 tarihli elektronik postada alıcının sorularına cevap vermediğini tekrar hatırlatmaları gerektiğini kendisinin söylediğini, davalı 18 Ekim 2019 tarihli elektronik postada ürünlerin kötü olduğuna dair fotoğraf inspection raporu gerektiğini 1. maddede belirtmiş olmasına rağmen ve alıcının bu kanıtları sunabileceğini, kalite kontrol şirketi raporunda görülebileceğini 4 Ekim 2019 tarihli elektronik postasında belirttiğini bildirmesine ve herhangi bir rapor alamamış olmasına rağmen davalı tarafın tazmin taleplerini reddettiğini, davalı tarafın 60 günlük vadeli ödemeye rıza gösterdiklerini belirttiğini, fakat ne Proforma faturada ne de sipariş formunda bu hususun belirtilmediğini, aksine taraflarınca peşin ödeme belirtildiğini, ancak 24 Eylül 2019 da gönderdikleri mailde müşteri için 5 bankadan kredi soruşturması yaptıklarını ve hiçbirinden olumlu cevap alamamış olmaları vesilesiyle ve hala hazırda 90 günlük (üretim süreci) sırasında gerekli ve yeterli finansman desteğini sağlamış olmalarından dolayı bu taleplerini geri çevirdiklerinin aşikar olduğunu, E bendinde geçen eloktronik postada ayrıca her ne kadar gecikme olabileceğinin sipariş anında ve süresinde belirtildiğini, 2 seferde yapılacağının belirtildiğini, makine arızası nedeniyle 17 günlük gecikmenin dünya standartlarında kabul edilebilir olmasına ve bildirilmesine rağmen bir cezai müeyyidenin (iskonto olabileceği) taraflarınca kabul edileceğinin bildirildiğini, Ayrıca davalı tarafça dosyaya ibraz edilen tekstil ürünlerine ilişkin fotoğrafların erkek gömlek modelleri olduğunu, halbuki davacı müvekkil tarafından alıcıya kesilen fatura ve sipariş formlarından da anlaşılacağı üzere tamamen bayan giyim üzerine Ceket, Tişört, Elbise, Pantolon ve gömlek üzerine olduğunu, davalının müvekkile verdiği cevaplarında; karar merci olmadıklarını, konunun tarafları olmadıklarını belirttiklerini, ancak davalı tarafın ürünlerin kusurlu olduğunun kanıtı olmadan 60 günlük ödemeye rıza gösterdikleri, ürünlerin bildirimsiz geciktiği, pandemi şartlarında Sn başkan ...’in onaylamasına rağmen politik risk maddesine göre zararın tazmin edilmesi taleplerine rağmen zararlarının tazmin edilmediğini, Alıcı firmanın 19/04/2021 tarihinde İflasına karar verilmesine rağmen davalı tarafça zararlarının giderilmediğini, davalı tarafın ihracatçısı bulunan davacı müvekkili hem maddi hem manevi zarara uğrattığını, davalının sunduğu poliçenin esas ilkelerine uymadığını, hükümlerini yerine getirmediğini, ihracatçısının arkasında durmak yerine, karşı tarafın (alıcının) hiçbir hukuki dayanağı olmayan iddialarına tevessül ettiğini, şöyle ki;Tazmin taleplerini geçerli ve yasal kanıtı olmayan ve alıcının kendi oluşturduğu bir elektronik maili esas alarak poliçenin 2. maddesi m fıkrasına dayanarak müvekkilin talebini reddettiğini, bu sebeple müvekkilin gerek finansal gerek ticaret gerekse ailevi hayatının menfi yönde etkilendiğini, davalı alıcı için verilen 25.000 USD'lik limitinin talep üzerine 40.000 USD'ye hiçbir araştırma yapmadan çıkardığını,...bank'ın hiçbir uyarı olmadan limiti artırmasının alıcının güvenilir olduğu yolunda müvekkilin kanaate varmasına neden olduğunu, davalı müvekkilden her belgeyi ıslak imzalı istemesine rağmen alıcıyı araştırmadan limit artırdığını, davalının görevini layıkıyla yapmadığını, poliçenin 1. maddesinin ticari riskler bölümünde alıcıya pandemi nedeniyle dava açamadıkları ve tüm ülkeyi etkileyen sebep nedeniyle zararlarının tazmininin gerektiğini, dava açmalarının pandemi nedeniyle mümkün olmadığını, pandemi bitmeden de alıcının iflas ettiğini, zararın ortaya çıkmasının asıl sebebinin kusurlu mal teslimi değil alıcının organize bir şekilde bunu müvekkile ve başka üreticilere yaparak ödeme yapmaktan kaçınması ve akabinde iflas etmesi olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasında akdedilen Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası kapsamında yurtdışında mukim alıcıya ihraç ve teslim edilen mal bedelinin kısmen ödenmediğinden bahisle uğranılan zararın tazmini talebi ile başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı Banka, hisselerinin tamamı Hazine'ye ait bir banka ve aynı zamanda sigortacı olduğu, bu yetki, 3332 sayılı Kanun'dan kaynaklanmaktadır. Davacı tekstil sektöründe ihracatçı konumundadır. Davalı ... Bankası A.Ş. (...bank) tarafından sunulan ...’nı (...) ve ...bank’ın ihracatçılara sağladığı bazı finansman seçeneklerini kullanarak işlemlerini sürdürdüğü, Davacı ile davalı arasında yapılan sigorta sözleşmesi sonucu davacının davalı nezdinde ... poliçe nolu sigortalıdır.Mahkemece, bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir.Dava dışı alıcı ile davalı taraf arasındaki e posta yazışmalarına göre alıcı;"satın alınan ürünlerde/mallarda önemli üretim hataları olduğunu, kusurlu olmayan parçaların ise istenilen kalitede olmadığını, bu sebeplerle yapmaları gereken teslimatların gerçekleştirilemediğini, dolayısıyla markalarının büyük zarar gördüğünü,'' belirttiği ve müteaddit defalar, kötü mal ve geç teslimat şikayetlerini belirttiği anlaşılmıştır.Davalı tarafından düzenlenen poliçenin 2/m maddesinde sigorta kapsamı dışında kalan haller tek tek sayılmış olup 2/m maddesine göre; "Alıcının; sigortalı ve/veya Satıcının kusurundan veya ihmalinden kaynaklandığını iddia ettiği gerekçelerle sevk edilen malları kabul etmemesi veya edememesi ve/veya teslim aldığı malların brüt fatura tutarını veya sözleşme bedelini ödememesi ve/veya yaptığı ödemelerin, mahsupların ve karşı tazmin taleplerinin bulunduğunu ve/veya başkaca bir nedenle satış sözleşmesindeki yükümlülüklerinin ortadan kalktığını iddia etmesi hallerinde ortaya çıkan zararlardan ...bank sorumlu değildir. Alıcının, teslim alınan malların kalitesi ve miktarı ile ilgili şikayetleri nedeniyle malların bedelini ödememesi halinde de ...bank sorumlu değildir. Ancak, Sigortalının bu bent kapsamında uğradığını iddia ettiği zarar ile ilgili olarak alıcının ülkesinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararını ...bank'a ibraz etmesi halinde mahkeme veya hakem kararı ile belirlenen zarar, sigorta kapsamında kabul edilecektir."şeklindeki açık düzenleme ve dava dışı alıcının malın kalitesi ve teslim tarihine yönelik ödememe gerekçesine göre, dava konusu alacağın poliçenin 2/m maddesi hükmü uyarınca bu aşamada teminat dışında olduğu, davacının davalıdan poliçe teminat bedelinin tahsilini talep edebilmesi için, alıcının ülkesinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararını davalıya ibraz etmesinin zorunlu olduğu, davacı tarafça bu yönde herhangi bir mahkeme veya hakem kararını da sunmadığı, bu haliyle talep edilen zararın teminat kapsamı dışında kaldığı tespit edilmekle; İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor içeriğindeki tespitler de gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın reddine yönelik verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin mahkemenin kabulüne ilişkin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/11254 Esas - 2018/4877 Karar ve 2013/8042 Esas - 2013/22846 Karar sayılı kararları benzer mahiyettedir.)Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.