T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2016 Esas
KARAR NO:2025/806 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2020/499 Esas- 2022/411 Karar
KARAR TARİHİ:30/05/2022
DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:15/05/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/12/2019 tarihinde müvekkili tarafından ...'a gönderilen ... numaralı irsaliye ile ... nolu kargo takip numaralı kargo davalı uhdesinde olduğu sırada zarar gördüğünü, müvekkili tarafından, ürünlere uygun olacak şekilde müvekkile ait bandrollü kolilere konularak ambalajlanan ürünler davalının taşıma sırasında özensiz ve sorumsuz eylemleri sebebiyle mevcut kutuların parçalanmasına ve ürünlerin kutularından çıkartılarak çuvallara konulmak suretiyle davalı tarafından müvekkilin zararın daha da artmasına sebebiyet verdiğini, bütün bunlara ek olarak da ürünlerin çuvallar içinde müvekkilinin müşterilerine teslim edilmeye çalışıldığını, kargoların hasarlı, geç teslimi müvekkilinin ticari olarak güvenilirliğini etkilemekte olduğunu ve müşteri kaybına sebebiyet verdiğini belirterek, 13.12.2019 tarihinde müşterisi olan ...'a gönderilen... numaralı irsaliye ile ... nolu kargo takip numaralı davalı tarafından gerçekleştirilen kargo taşıma esnasında hasar gören ve müşteri tarafından hasarlı olduğundan alınmayan, müvekkile iade edilen ürünle ilgili oluşan hasara ilişkin şimdilik 100 TL ile mahrum kalınan karın bedeli olarak şimdilik 100,00 TL'nin tazmini, 03.04.2020 tarihinde başka bir müşterisine, ... numaralı irsaliye ile ... nolu kargo takip numaralı koli olarak gönderilen dalgakıran makinenin davalı tarafından gerçekleştirilen kargo taşıma esnasında hasar gören müşteri tarafından hasarlı olduğundan alınmayan, müvekkile iade edilen ürünle ilgili oluşan hasara ilişkin şimdilik 100 TL ile mahrum kalınan karın bedeli olarak şimdilik 100,00 TL'nin tazmini, ... marka 3 adet siyah kayışlara ilişkin olarak davalı tarafından kaybedilmesi ve 4 ay sonra ürünlerin bulunması sebebiyle kur farkından dolayı oluşan zarara ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL'nin, ayrıca mahrum kalınan kara ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan tazmini, 11.06.2020 tarihinde 195,00 TL ve 121,00 TL, 10.06.2020 tarihinde 146,00 TL olarak gecikme cezası faturalarının ürünlerin teslimi için öngörülen sürenin dolduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tüm talepleri yönünden ürünlerin kargoya teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, Söz konusu durumlarla ilgili müvekkilin ticari itibar kaybının telafisi olarak 20.000,00 TL tazmini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin Türkiye'nin lider kargo şirketlerinden olduğunu, müvekkil şirket, sektörde ilk ve tek teknolojik aktarma merkezlerine sahip kargo şirketi olduğunu, bu çağ değiştiren teknoloji sayesinde saatte 65 bin kargoyu yüksek hız da ayrıştırıp el değmeden hatasız olarak hat araçlarına yükleyerek, hasarsız teslimat sağladığını, davacının, her ne kadar ikame ettiğini davada müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu, müvekkil şirketin kusuru olduğunu iddia ederek bunun müvekkili şirket tarafından tazmin edilmesini talep etmiş ise de, mezkur taşımaya ilişkin olarak müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, göndericinin müvekkili şirket aracılığı ile gönderdiği ürünlerin içeriye uygun olarak paketlenmediğini ve gönderilen kargonun içeriği beyan edilmemiş sadece paket/koli ifadesi belirtildiğini ve kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini, içerik ve değerinin beyan edilmesi halinde kargonun taşıma esnasında uğrayabileceği olası zararlara karşı uygun şekilde sigortalanması söz konusu olabilecek iken bu hususun gereğinin yapılması, salt sigorta için ek ücret ödemekten imtina etmek adına engellendiğini, davacı tarafından dava konusu kargonun hasarlı teslim edildiği belirtilmiş olsa da kargo teslim alınmış olup hasarlı olduğuna dair herhangi bir ihtirazı kayıt da düşülmediğini, müvekkili şirketin kargo içerisinde bulunduğu iddia edilen malzemeyi herhangi bir ihtirazı kayıt olmadan teslim ettiğini ve kargoyu alıcısının zilyetliğine bırakmakla sorumluluğu sona erdiğini, alıcı tarafından teslim eksik/hasarlı gönderilip gönderilmediğini, ya da bahsedilen hasarların teslim anından sonra olup olmadığının taraflarınca bilinmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin somut olayda herhangi bir tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, taşımaya ilişkin hükümler uyarınca içeriği doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinin kaynaklanan zararın göndericiye ait olduğunu, göndericinin kargonun kusurunun ispatlanması gerektiğini vurgulandığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkili şirketin söz konusu olayda sorumluluğu bulunduğu kabul edilecek olsa dahi TTK 882 hükmüne uygun olarak gönderinin değerini kaybeden kısmının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkı istenebileceğini, bunun sınırının da TTK 880 olduğu aşıkar olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 30/05/2022 tarih ve 2020/499 Esas - 2022/411 Karar sayılı kararında;"...Bilirkişi raporundan sonra davacıya ilgili belgeleri sunması için süre verilmiş, ancak dosyaya bilgi ve belge sunmamıştır. Dosya kapsamında, dava konusu kargoların alıcısına hasarlı teslim edildiğini gösterir başkaca bir delil bulunmadığından davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile,''Davanın REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 13.12.2019 tarihinde müşterisi olan ...'a gönderilen... numaralı irsaliye ile ... nolu kargo takip numaralı davalı tarafından gerçekleştirilen kargonun taşıma esnasında hasar gördüğünü ve müşteri tarafından hasarlı olduğundan teslim alınmadığını, ve müvekkile iade edildiğini, iade edilen kargonun, kutularından çıkartılmış ve çuval içine özensiz olarak konulmuş vaziyette müvekkile teslim edildiğini, buna ilişkin evrakların 28.10.2020 tarihli 124 sayfalık delil dilekçelerinde sunulduğunu, gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sebebiyle ürünlerin birçoğunun zarar gördüğünü, ürünlerde oluşan zarara ilişkin olarak 4.079,90 TL tazmin talebinde bulunulduğunu ve davalı tarafından yalnızca 220,00 TL onaylandığını, karşı tarafın kusurlarını kabul ettiklerinin anlaşıldığını, fakat açıkça yer alan durumlara ilişkin ne mahkeme ne de bilirkişi tarafından yeterince inceleme yapılmadığından haklı davalarının reddedildiğini, Müvekkil şirket tarafından 03.04.2020 tarihinde başka bir müşterisine, ... numaralı irsaliye ile ... nolu kargo takip numaralı koli olarak gönderilen dalgakıran makinenin davalı tarafından gerçekleştirilen kargo taşıma esnasında hasar gören, hasarlı olduğundan müşteri tarafından teslim alınmayan, müvekkile iade edilen ürünle ilgili müvekkilin hayli mağdur olduğunu ve gerek mail görüşmeleriyle gerekse faturalarla bu durumun ispat edildiğini, Müvekkil tarafından, müşterisi ... tarafından temin edilmesi istenilen ... marka 3 adet siyah kayışın, ... A.Ş.'den 29.05.2020 tarihinde satın alındığını, aynı gün 29.05.2020 tarihinde davalının ... Şubesi tarafından müvekkile teslim edilmek üzere ürünlerin yola çıkarıldığını, ancak ürünlerin kargoda kaybolması sebebiyle müvekkil tarafından müşterisine ürünlerin süresi içerisinde teslim edilemediğini, söz konusu ürünlerin davalının kusuru sebebiyle kaybolması ve müşterinin müvekkilden aynı ürünlerin teminini talep etmesi üzerine yeniden aynı üründen sipariş edildiğini, kaybolan ürünlerin işbu dava açılmadan önce ve arabuluculuk görüşmesinden sonra bulunduğunu, söz konusu ürünlerin 4 ay boyunca bulunmamasından dolayı müvekkilin zarara uğradığını, ve yeni ürün sipariş etmek zorunda kaldığını, ilk derece mahkemesince dosyada eksik inceleme yapıldığını, davalı tarafından kaybedilen kayışlara ilişkin bir hesaplama ve zarar tespiti yapılmadığını, Müvekkil tarafından gönderilen ürünlerin davalı tarafından süresinde ...A.Ş. 'ye teslim edilmemesinden kaynaklı olarak; müvekkile, 11.06.2020 tarihinde 195,00 TL ve 121,00 TL, 10.06.2020 tarihinde 146,00 TL olarak gecikme cezası kesildiğini, söz konusu cezaların davalının kusurundan kaynaklı olarak müvekkile kesilmiş olduğunu ve müvekkil tarafından ödendiğini, bu hususa ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığını, gecikme cezasına ilişkin dahi hesaplama yapılmamasının hayli ilginç olduğunu, ürünlerin tam ve zamanında müşteriye teslim edilmediğinin ve taşımacılık işini üstlenen davalı yanın sorumlu tutulması gerektiğinin aşikar olduğunu,bütün bunlara ek olarak ürünlerin çuvallar içinde müvekkilin müşterilerine teslim edilmeye çalışılmasının, müşteriler nezdinde müvekkilin itibar kaybına sebebiyet verdiğini, ticaret hayatında en iyi şekilde kendini temsil ettiren müvekkil firmanın, davalı yanın özensiz ve ihmalkar davranışları yüzünden hayli mağdur olduğunu, söz konusu durumlarla ilgili müvekkilin ticari itibar kaybının telafisi olarak 20.000,00 TL tazmin istendiğini fakat mahkeme tarafından herhangi bir gerekçe dahi belirtilmeden reddedildiğini, kaybolan kayışlar, gecikme cezası ve ticari itibar kaybına ilişkin de herhangi bir tazminata hükmedilmemiş olmasının kabul edilebilir olmadığını,Davalı yanın kusurlarını kabul ettiğni, buna ilişkin mail gönderdiğini, 124 sayfalık delil dilekçelerinin 46.sayfasında kargonun bulunduğuna ilişkin mail atılmış olduğunu ve davalı yanın kusurunun olduğu açıkça görüldüğünü,Yerel Mahkemenin tüm alacak kalemlerini reddettiğini, oysa ki alacak kalemlerinin hepsinin ispat edildiğini, kaybolan ürünler, ceza kesilen ürünler gibi alacak kalemlerine ilişkin davalı yanın kusurunun açık olduğunu ve bunlara ilişkin tazminata hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkemece verilen kararın maddi gerçeğe uygun olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ... kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine,karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesi ile; 1-13.12.2019 tarihinde müşterisi olan ...'a gönderilen... numaralı irsaliye ile ... nolu kargo takip numaralı davalı tarafından gerçekleştirilen kargo taşıma esnasında hasar gören ve müşteri tarafından hasarlı olduğundan alınmayan, müvekkiline iade edilen ürünle ilgili oluşan hasara ilişkin şimdilik 100 TL ile mahrum kalınan karın bedeli olarak şimdilik 100,00 TL'nin tazmini, 2-03.04.2020 tarihinde başka bir müşterisine, 65516 numaralı irsaliye ile ... nolu kargo takip numaralı koli olarak gönderilen dalgakıran makinenin davalı tarafından gerçekleştirilen kargo taşıma esnasında hasar gören müşteri tarafından hasarlı olduğundan alınmayan, müvekkiline iade edilen ürünle ilgili oluşan hasara ilişkin şimdilik 100 TL ile mahrum kalınan karın bedeli olarak şimdilik 100,00 TL'nin tazmini, 3-... marka 3 adet siyah kayışlara ilişkin olarak davalı tarafından kaybedilmesi ve 4 ay sonra ürünlerin bulunması sebebiyle kur farkından dolayı oluşan zarara ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL'nin, ayrıca mahrum kalınan kara ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan tazmini,4-11.06.2020 tarihinde 195,00 TL ve 121,00 TL, 10.06.2020 tarihinde 146,00 TL olarak gecikme cezası faturalarının ürünlerin teslimi için öngörülen sürenin dolduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili, 5- Söz konusu durumlarla ilgili müvekkilinin ticari itibar kaybının telafisi olarak 20.000,00 TL. Manevi zararın tazmini talebiyle toplam:21.062,00 TL üzerinden tazminat davası açıldığı anlaşılmıştır. Dava dosyasında HMK 110.md anlamında davaların-taleplerin yığılması söz konusudur. Mahkemece verilen kararda, davacının 1,2 nolu talepleri konusunda karar verildiği halde dava dilekçesinde belirtilen ve yukarıda yazılı 3,4,5 nolu talepleri konusunda olumlu / olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.Mahkeme kabulüne yönelik inceleme yapıldığında ise; 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Mahkemece dosya üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından 27.09.2021 tarihli ön rapor sunulduğu, mahkemece 30/09/2021 tarihli ara karar ile; Davacı tarafa bilirkişi ön raporunda belirtilen eksikliklerin yerine getirmesi hususunda süre verildiği, ara karar uyarınca davacı vekili delillerini ibraz ettiği, mahkemece bilirkişi heyetine taşıma uzmanı da eklenmek suretiyle alınan raporda; Davacının, dava konusu ettiği kargo gönderilerinin içeriğinde hangi tür mal veya mallar olduğu, bu malların davalı kargo şirketine teslim edildiği, malların değerlerinin ne olduğu, malların kargoda hasar gördüğü ve hasarlı teslim edildiği hususlarını tutanak ve belgelerle ispat etmesi gerektiği, Davacının mahrum kalınan kar talebine dair dosyada davacının söz konusu malları ne kadar bedelle aldığı ve ne kadar bedele sattığına, kar oranlarına dair dosyada herhangi veri bulunmadığından bu kayıtlar olmadan hasar ve zarar tespiti yapılması, mahrum kalınan kar talebine dair hesaplama yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiği, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir beyan dilekçesi ibraz ederek ibraz ettiği delillerin yeterince incelenmediğini belirterek itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını talep ettiği, mahkemece 28/02/2022 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile; Davacı vekiline dava konusu hasarlı emtiaya ilişkin hasar tespit tutanağı ve ilgili belgeleri sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, sunulmadığı takdirde mevcut dosya durumuna göre karar verileceğinin ihtarına, 2 nolu ara karar ile de; 1 nolu ara karar yerine geldiği takdirde bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verildiği, sonraki duruşmada ise önceki ara karar uyarınca davacı tarafın delil ibraz edip etmediğine ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı ve davacı vekilinin beyanı alınmadan davanın reddine yönelik karar verildiği, hüküm gerekçesinde ise; Bilirkişi raporundan sonra davacıya ilgili belgeleri sunması için süre verilmiş, ancak dosyaya bilgi ve belge sunmadığı, dosya kapsamında, dava konusu kargoların alıcısına hasarlı teslim edildiğini gösterir başkaca bir delil bulunmadığından davacının ispatlanamayan davasının reddine yönelik karar verildiği belirtilmiş ise de; davalı taraf cevap dilekçesinden itibaren kargo içeriklerinin bildirilmediği sadece paket/koli olarak belirtildiği ve davacı tarafından dava konusu kargonun hasarlı teslim edildiği belirtilmiş olsa da kargo teslim alınmış olup hasarlı olduğuna dair herhangi bir ihtirazı kayıt da düşülmediği iddia edilmiş iken, dosyaya kargo gönderi ve teslim belgelerinin celp edilmediği, buna göre davaya konu her bir kargo gönderimi yönünden gönderim kısmında içeriğinin ne olarak bildirildiği, her biri yönünden teslim belgesinin bulunup bulunmadığı, teslim edilmişse ne zaman teslim edildiği, teslim anında veya bundan sonra taraflarca ortak olarak kargo paketinin hasarlı olup olmadığına yönelik bir tutanak düzenlenip düzenlenmediği veya kargo paketi alıcıları tarafından teslim alınmamış ise hangi gerekçe ile teslim alınmadığının araştırılmadığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları da mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceletilmek suretiyle ve dosyaya ibraz edilen maillerinde ayrıntılı olarak davacının taleplerine göre değerlendirilmediği, bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile dosyayı aydınlatmayan, denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak, karar verildiği anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece öncelikle, dosyaya her bir kargo paketi için düzenlenen gönderi belgesi ile teslim belgelerinin getirtilmesi, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının da mali müşavir bilirkişiye inceletilmek suretiyle davacı tarafın her bir talebine konu zararın oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise ne sebeple oluştuğu, davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı, TTK'nın yukarıda açıklanan maddeleri uyarınca sınırlı sorumluluk ilkesinin uygulanmasını engeller koşulların bulunup bulunmadığı yönünde denetime elverişli rapor alınıp yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılarak ispat yükümlüğünün kim de olduğu, hususu da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2022 Tarih ve 2020/499 Esas - 2022/411 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.