T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1671 Esas
KARAR NO: 2025/480 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2021/77 Esas - 2022/341 Karar
TARİH: 25/04/2022
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... T.A.Ş. Şirinevler Şubesi ile davalı borçlu ... DIŞ TİC.LTD.ŞTİ. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri/Taahhütnameleri gereği davalı şirkete Taksitli Ticari Kredisi açılıp kullandırıldığını, diğer davalıların da Genel Kredi Sözleşmelerini / Taahhütnamelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, kefalet limitleri dahilinde müvekkil bankaya karşı borçtan hukuken sorumlu hale geldiklerini, davalı borçlu şirketin taraflar arasındaki sözleşmelere aykırı davrandığından ve kredi ödemeleri yapmadığından 20.11.2019 tarihi itibarı ile hesap kat edildiğini, borçlulara Gebze ... Noterliğinin 20.11.2019 tarihli ... yevmiye numaralı borcun ödenmesi ihtarını ve kullanılan kredilere ilişkin hesap özetlerini içeren ihtarname keşide edilerek gönderildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden davalı borçlular hakkında, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esasına kayıtlı dosyası ile davalı-borçlular aleyhine Genel Haciz Yoluyla İlamsız icra takibi başlatıldığını, davalı-borçluların kendilerine tebliğ edilen örnek No:7 ödeme emrine itiraz etmeleri neticesinde davaya konu icra takibinin durdurulduğunu, borçluların borca itirazının haksız olduğunu, davalı borçlularla İmzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 61 maddesi "HMK 193. madde" hükmünü içermekte olup, iş bu sözleşme hükmü gereğince Banka kayıtlarının kesin delil hükmünde olduğunu, borçlularla imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 4.Maddesi gereğince, temerrüt faiz oranının krediye uygulanan akdi faizin iki katı olarak belirlendiğini, bu bakımdan talep edilen faiz ve faiz oranlarının sözleşmeye uygun olduğunu, Davaya konu kredi alacaklarından icra takibinden sonra; •... nolu 274.227,39 TL. ana paralı kredi anaparasına 73.637,41 tarihlerde, ... nolu 12.876,58 TL. ana paralı kredi anaparasına 12.876,58 tarihlerde olmak üzere, TOPLAM 86.513,99 TL tahsilat yapılmıştır. Yapılan bu tahsilatlar düşülerek bakiye alacaklar için dava ikame edildiğini, itirazda bulunan davalı- borçluların dava değerinin %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, müvekkilin alacağının likit ve muayyen olduğunu...” belirterek, Davalı borçluların İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas dosyaya yaptığı itirazın iptali ile takibin; •... nolu kredi alacağı yönünden (73.637,41 TL tahsilatın anaparadan düşülmesi suretiyle) 200.589,98 TL anapara 36.633,88 TL. faiz 1.841,70 TL, BSMV olmak üzere topiam 239.265,56 TL. üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %.49.92 teme uygulanarak takibin diğer şartlarla aynen devamına, ... noJu kredi alacağı yönünden (12.876,58 TL tahsilatın anaparadan düşülmesi suretiyle) 0 TL anapara 1.707,03 TL. faiz 85,35 TL. BSMV olmak üzere toplam 1.792,38 TL. üzerinden devamına, takibin diğer şartlarla aynen devamına, dava değerinin %20sinden aşağı olmamak üzere davalı-borçlulann icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 25/04/2022 tarih ve 2021/77 Esas - 2022/341 Karar sayılı kararında;"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davalı Fattomen giyim ile davacı arasındaki genel kredi sözleşmesi borcunun ödenmemesi nedeni ile asıl borçlu ve kefiller hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı. Deliller; Dosya Mevcudu, Bilirkişi İncelemesi, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası. Mahkememiz dosyasından 22/11/2021 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Raporda; 30.01.2017 tarihli 2.000.000,00 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesi’nin İncelenmesi: Davacı ... ANONİM ŞİRKETİ’nin dava dosyasına sunmuş olduğu 30.01.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde; Söz konusu sözleşmenin davacı ... ANONİM ŞİRKETİ ile ... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ arasında, 30.01.2017 tarihinde tanzim edildiği,Sözleşmenin “Müteselsil Kefil” sıfatıyla davalı ... tarafından imza edilmiş olduğu, kefaletin süresinin 10 yıl olarak belirtilmiş olduğu ve kefalet limitinin 2.000.000,00 TL olduğu görülmektedir. 02.01.2018 tarihli 1.500.000,00 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesi’nin İncelenmesi: Davacı ... ANONİM ŞİRKETİ’nin dava dosyasına sunmuş olduğu 02.01.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde; Söz konusu sözleşmenin davacı ... ANONİM ŞİRKETİ ile ... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ arasında, 02.01.2018 tarihinde tanzim edildiği, Sözleşmenin “Müteselsil Kefil” sıfatıyla davalı ... tarafından imza edilmiş olduğu, kefaletin süresinin 10 yıl olarak belirtilmiş olduğu ve kefalet limitinin 1.500.000,00 TL olduğu görülmektedir.17.04.2019 tarihli 500.000,00 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesi’nin İncelenmesi:Davacı ... ANONİM ŞİRKETİ’nin dava dosyasına sunmuş olduğu 17.04.2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde; Söz konusu sözleşmenin davacı ... ANONİM ŞİRKETİ ile ... SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ arasında, 17.04.2019 tarihinde tanzim edildiği,Sözleşmenin “Müteselsil Kefil” sıfatıyla davalı ... tarafından imza edilmiş olduğu, kefaletin süresinin 10 yıl olarak belirtilmiş olduğu ve kefalet limitinin 500.000,00 TL olduğu görülmektedir. 12.02.2018 tarihli 4.000.000,00 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesi’nin İncelenmesi: Davacı ... ANONİM ŞİRKETİ’nin dava dosyasına sunmuş olduğu 12.02.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde; Söz konusu sözleşmenin davacı ... ANONİM ŞİRKETİ ile ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ arasında, 12.02.2018 tarihinde tanzim edildiği, Sözleşmenin “Müteselsil Kefil” sıfatıyla davalı ... tarafından imza edilmiş olduğu, kefalet sözleşmesinin alt kısmında kefilin el yazısı ile “İş bu sözleşmenin eki olarak imzalanmış/imzalanacak diğer sözleşmelerden kaynaklı borçlara da müteselsil kefil olmayı kabul beyan ve taahhüt ederim. ” ifadesinin yazılı olduğu, kefaletin süresinin 10 yıl olarak belirtilmiş olduğu ve kefalet limitinin 4.000.000,00 TL olduğu görülmektedir.Davacı banka ile davalı kredi borçlusu ... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, söz konusu sözleşmenin müteselsil kefil olan davalılar ... ve ... tarafından imza edilmiş olduğu, anılan sözleşme kapsamında davacı bankanın davalı ... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’ne ... nolu Kredi ve ... nolu Kredileri tesis etmiş olduğu, ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ’ne tesis edilen ... nolu Kredi ve ... nolu Kredilere ait borcun öngörülen süre içinde ödenmemiş olduğu, Davacı banka tarafından 05.01.2020 tarihinde İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davalılar hakkında takip başlatılmış olduğu, İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasındaki alacak talebi yönünden; davacı bankanın davalı kredi borçlusu ... SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nden ... nolu Kredi ve ... nolu Kredi sebebi ile alacağı 05.01.2020 icra takip tarihine kadar işlemiş faizleri ile birlikte toplam 325.497,28 TL olarak hesaplanmış olup, müteselsil kefil olan davalılar ... ve ...’ın Genel Kredi Sözleşmesi’nde belirtilen kefalet limitleri doğrultusunda söz konusu borcun tamamından sorumlu oldukları, İcra takibinden sonra ... nolu Kredi ve ... nolu Kredi anaparalarına yapılan ödemelerin kredi anaparalarından mahsup edilmesi suretiyle, iş bu raporun önceki bölümlerinde hesaplandığı gibi davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle ... nolu Kredi sebebi ile alacak bakiyesinin 236.882,24 TL olduğu, ... nolu Kredi sebebi ile alacak bakiyesinin 2.101,05 TL olduğu tespit edildiğinden, bilirkişi raporunun denetime uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptaline a- ... nolu Kredi sebebi ile - 199.369,02 TL anapara, - 35.726,87 TL faiz, - 1.786,35TL BSMV olmak üzere TOPLAM: 236.882,24 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren ana paraya yıllık %49,92 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b-... nolu Kredi sebebi ile; - 1.659,66 TL faiz, - 82,98 TL BSMV olmak üzere Toplam: 2.101,05 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen toplam takip tutarı olan 238.983,29 TL'nin %20 sine denk gelen 47.796,65 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25/04/2022 Tarihli, 2021/77 Esas ve 2022/341 Sayılı Kararı tarafımıza 05/07/2022 tarihinde tebliğ olunmuştur. Süresi içinde kararı istinaf incelemesine gönderdiklerini, Davacı ... T.A.Ş. Şirinevler Şubesi ile davalı ... GİYİM SAN.VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri/Taahhütnameleri gereği müvekkil şirkete Taksitli Ticari Kredisi kullandırıldığını; diğer davalı müvekkiller de Genel Kredi Sözleşmelerini / Taahhütnamelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, Kredi ödemelerinin yapılmadığı iddiasıyla 20.11.2019 tarihi itibarı ile davacı hesabın kat edildiğini ve müvekkillere Gebze ... Noterliğinin 20.11.2019 tarihli ... yevmiye numaralı borcun ödenmesi ihtarını ve kullanılan kredilere ilişkin hesap özetlerini içeren ihtarname keşide edilerek gönderdiklerini beyan etmişlerdir. Keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esasına kayıtlı dosyası ile müvekkiller aleyhine Genel Haciz Yoluyla İlamsız icra takibi başlatılmıştır. Müvekkillerin borca itiraz etmesi ise öncelikle taraflarına tebliğ edilen bir kat ihtarnamesinin bulunmamasından sebeptir. Nitekim dosyada da kat ihtarnamesinin tebliğine ilişkin davacı ve bilirkişinin beyanı dışında bir tebliğ mazbatası evrakı bulunmamaktadır. Davalı müvekkillere tebliğ edilmemiş olan hesap kat ihtarından dolayı davalıların temerrüdünden söz edilemez. Bu yöndeki emsal Yargıtay 19.H.D. 18/04/2019 T. 2017/4167 E. Ve 2019/2686 s. K. ile Yargıtay 19.H.D. 12/06/2019 T. 2018/3501 E. ve 2019/3769 s. K. bu durumu teyit eder niteliktedir. Dolayısıyla müvekkillerin İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı icra dosyasına itiraz etmesinin haksız bir durum teşkil etmediğini, Bakiye alacaklar için haksız itirazda bulunduğunu iddia eden davacı taraf müvekkillerden dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, İlk Derece Mahkemesi de davayı kısmen kabul ettiği toplam takip tutarı olan 238.983,29 TL'nin %20 sine denk gelen 47.796,65 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verdiğini; müvekkiller adına yaptıkları İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı icra dosyasının itirazında ise haksız veya kötü niyetli bir tutum söz konusu olmadığını, davacı tarafın talep ettiği miktarların yanlış olduğu bilirkişi incelemesi ve yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesi’nin kararıyla tespit edilebildiğini; Yargıtay kararlarında kabul edildiği üzere; eğer alacak likit ve hesaplanabilir değilse, borçlu itiraz etmekte haklıdır ve itirazın iptali davasını kaybetse dahi inkâr tazminatına mahkûm edilemeyeceğini; bu sebeple İlk Derece Mahkemesi’nin müvekkiller lehine icra inkar tazminatına hükmetmesi yerinde olmadığını; Borçlu alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacağın likit olduğunu; Hukuk Genel Kurulunun kararlarında da benimsendiği üzere, “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” alacağın likit olduğunu; buna bağlı olarak İlk Derece Mahkemesi’nin icra inkar tazminatına hükmetmesinin yasaya aykırı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle istinaf incelemesi neticesinde; istinaf başvurularının kabulüne, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, hükmün bozulması yerine, davanın Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesine karar verilirse; ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasını ve duruşmalı yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurulmasına, anılan hükmün başvurumuz doğrultusunda düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmiş, verilen karara karşı davalılar vekili tarafından kat ihtarnamesinin davalılara tebliğ edilmediği ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu şirkete ve kefil olan diğer davalılara tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, tebligat şerhleri incelendiğinde kat ihtarnamesini içeren tebligatların iade edildiği görülmüştür. Ancak alacaklı banka tarafından borçlunun temerrüdü üzerine hesap kat edilerek ihtarname gönderilmiş olup, alacağın muaccel hale gelmesi için kredi hesabının kat edilmesi yeterli olup ayrıca hesabın katına ilişkin ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliği zorunlu değildir. Davalı asıl borçlunun sözleşmede belirtilen adresine tebligat çıkarılmakla borçlu şirket İİK'nın 68/b maddesi gereğince hesabın kat edildiği tarih itibariyle temerrüte düşmüştür. Kefillere çıkarılan kat ihtarnamesi bila iade edilmesi sebebiyle kefiller icra takip tarihi itibariyle temerrüte düşmüş ve temerrüt faizinin kefiller yönünden icra takip tarihinden itibaren başlatılması gerekmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu husus gözetilmemiş ise de, davalılar vekili tarafından temerrüt tarihinin başlangıcına ve faiz miktarına açıkça istinafa gelinmediğinden bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır. Dava konusu alacak taraflar arasındaki akdedilen genel kredi sözleşmesi ve kredi ödeme planı ile likit olduğundan icra inkar tazminatı koşulları oluşmakla Mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli olup, davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.324,95-TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 4.231,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.093,72-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.