T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1614 Esas
KARAR NO:2025/476 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2021/269 Esas - 2022/339 Karar
TARİH:12/05/2022
DAVA:Tespit
KARAR TARİHİ:20/03/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı bankanın bireysel müşterisi olduğunu, ... Şubesinin ... numaralı hesabının davacı adına kayıtlı olduğu, bu hesaba ilişkin iban numarasının ... olduğunu, müvekkilinin 03.09.2020 tarihinde vadesiz mevduat hesabındaki 791.335.87-TL tutarındaki parasıyla internet bankacılığı yoluyla işlem yapmak istediğinde sorun ile karşılaştığını ve akabinde bunun üzerine davalı bankanın müşteri hizmetleri birimiyle iletişime geçtiğini, yapılan görüşmede, müvekkilinin banka hesap hareketlerinde birtakım şüpheli işlemlerin tespit edildiğinden bahisle Araştırma Kurulu Başkanlığına (...) bildirildiği, bunun üzerine ... Başkanlığı tarafından müvekkilinin bankadaki malvarlığı üzerinde 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 19/A hükmü uyarınca İşlem yapıldığının bildirildiğini, Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla 7 iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Başkan'ın yetkili olduğunu, ekte sunmuş oldukları banka hesap hareketleri dökümü incelendiğinde söz konusu işlemlerin müvekkiline ait ... hesabı ile müvekkilinin davalı bankada bulunan vadesiz mevduat hesabı arasında elektronik ortamda gerçekleştirilen para transferlerinden ibaret olduğunun görüleceğini, ... A.Ş.'ye ait bir kuruluş olan ..., TÜRKİYE'nin en büyük kripto para alım-satım platformlarından biri olup birçok bankayla olduğu gibi ...BANK'ın da anlaşmalı olduğu ve birlikte çalıştığı tamamen yasal zeminde faaliyet gösteren bir Kripto para borsası olduğunu, müvekkilinin de daha önce kendi birikimi olan parayla yatırım amaçlı ... üzerinden bir kripto para birimi olan Bitcoin (BTC) satın aldığı ve zamanla BTC'nin birim fiyatında yüksek bir artışın yaşanması Üzerine ... hesabında bulunan bu Bitcoin'leri kademeli olarak satarak Türk Lirasına (TL) çevirdiğini, ...'nun davali banka İle anlaşmalı olması nedeniyle de ... hesabında bulunan TL cinsi parasını davalı bankanın ... Şubesi nezdinde mevcut hesabına transfer ettiğini, burada suç teşkil edebilecek herhangi bir eylem, kara para aklama legal veya İlegal fark etmeksizin herhangi bir örgüt veya 3. Şahıslar için bir finans kaynağı oluşturmanın mevzu bahis olmadığını, hal böyleyken davacı müvekkilinin, davalı banka tarafından internet bankacılığı üzerinden şüpheli işlemler gerçekleştirdiğinden bahisle ... Başkanlığına haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde bildirimde bulunulması ve buna istinaden müvekkili parası üzerinde herhangi bir somut gerekçe bildirilmeksizin 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 19/A Maddesine göre işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulüne hesaplarında yer alan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun blokaj nedeniyle mevduatı kullanamadığından mağdur durumda olduğunu, ileride telafisi güç ve imkansız zararların önlenmesi amacıyla dava sonuna kadar tedbir olarak blokenin kaldırılmasına, işbu mevduatı 30/09/2020 tarihinden bu yana haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak kullanması engellenen müvekkilinin zararlarının tazmini amacıyla 30/09/2010 tarihinden bu yana davacı adına kayıtlı hesapta bulunan 791.335,87-TL ye uygulanacak en yüksek banka faizinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hesabından işlem yapmak istediğinde, bankacılık işlemleri Mali Suçları Araştırması Hakkında Kanunun 19/a maddesi uyarınca gerçekleştirilecek işlemlerin ertelenmesi yönünde ... talimatları ile ertelendiğini, Talimatların resmi ve gizli statüde olduğu için ... tan celbine karar verilmesini talep ettiklerini, söz konusu mevcut bu bloke işlemleri kapsamında müvekkili bankaya sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmayacağını, davacıya ait hesaplarda müvekkili banka tarafından şüpheli bankacılık işlemleri tespit edilmiş olduğunu, bu hususun 5549 sayılı Kanunun Şüpheli işlem bildirimi başlıklı 4/1 maddesi uyarınca Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına bildirildiğini, akabinde müvekkili banka ile ... arasındaki iş ve işlemlere dair bilgi ve belgelerin, gerçekleştirilen denetim ile ilgili olarak görevlendirilen denetim elemanları ile yargılama sırasında mahkemelerin dışında hiç kimseye açıklanamayacağının düzenlendiği 5549 Sayılı Kanunun 4/2 amir hükmü gereği Müvekkili banka tarafından 27/06/2018 tarihli yazı ile "İşleminiz 5549 sayılı kanunun 19/A maddesi kapsamında ertelenmiştir." denilmek suretiyle davacı tarafa bilgi ve cevap verildiğini, huzurdaki dava dosyasına konu ihtilafa ilişkin kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir zarar oluşmuş olsa bile 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 10/1 maddesi gereğince müvekkili bankanın ilgili kanun gereğince gerçekleştirilen denetim esnasında yükümlülüklerine yerine getirmesi sonrası hukuki ve cezai bakımdan sorumlu tutulamayacağının açık bir biçimde düzenlenmiş olduğunu, haksız ve yasal mesnetten yoksun bu davanın müvekkili banka yönünden öncelikle usulden mahkememizin aksi kanatte olması halinde ise esastan reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 12/05/2022 tarih ve 2021/269 Esas - 2022/339 Karar sayılı kararında;"Mahkememizce dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ibraz edilen 29/04/2022 tarihli raporda: Davalı Bankanın" 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'nun 19/a madde kapsamında gerçekleştirilen işlemlerin ...'ın talimatları ile ertelendiğinin kabulü halinde, davalı bankaya izafe edilecek bir kusurun oluşmadığı, Davacı iddiasını oluşturan 7 günlük kanuni süre dışında paranın haksız olarak Bloke tutulduğu görüşünün Mahkemece de benimsenmesi durumunda; davalı bankadan 791.335,87-TL Asıl alacak, 58.098,15-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 849.434,02,- Alacağı hesaplandığı, tarafların masraf ve benzeri diğer taleplerinin ise Mahkemenin takdirleri içinde kaldığını bildirmiştir.5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un "İşlemlerin Ertelenmesi" başlıklı 19/A maddesinde; "(1) Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine;Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir. (2) Bu yetki, yabancı bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması veya gerçekleşmesine izin verilmemesi yönündeki gerekçeli talebinde yer alan işlemler hakkında da Başkanlıkça aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe görülmesi şartıyla mütekabiliyet ilkesi gözetilerek kullanılabilir. (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.670 S. Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin "Mali suçlara ilişkin tedbirler" başlıklı 7.maddesinde ise; "...Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişi, kurum ve kuruluşlar ile ilgili olarak 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 19/A maddesinin birinci fıkrasında yedi işgünü olarak belirlenen süre, olağanüstü halin devamı süresince otuz işgünü olarak uygulanır." denilmiştir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (...)' nın davalı bankaya göndermiş olduğu "işlemlerin ertelenmesi" konulu yazılarda, 5549 S.Yasanın 19/A maddesi uyarınca yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen yada hali hazırda devam eden işlemlerin işleme konu mal varlığının aklama ve terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine Başkanlık'ça şüpheyi teyit etmek işlemi analiz etmek yada gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarının yetkili makamlara intikal etmek amacıyla yedi işgünü askıya alma veya bu işlemlerin aynı süre ile gerçekleştirilmesine izin vermemeye Maliye Bakanının yetkili olduğu, Bakanlık makamının 04/09/2020 - 21/09/2020-15/10/2020- 02/11/2020 06/11/2020- 23/11/2020 - 21/12/2020 - 29/01/2021- 17/05/2021 tarihli olurları ile ekli tabloda yer alan davacı hesabındaki 791.336,00-TL tutarındaki bakiyenin çekilmesi işleminin 7 gün süre ile ertelenmesi yönünde işlem tesis edilmesinin istendiği, eldeki dava tarihinin 14/02/2021 olduğu, dava tarihi itibariyle ve davadan sonra ...'ın son talimatının 17/05/2021 tarihi olduğu bu tarihten sonra ...'ın herhangi bir karar almadığı, davalı bankanın da davacıya ait mevduatı iade ettiği, bloke işlemini kaldırdığı, bu hususun davacının da kabulünde olduğu, davacı vekili tarafından da 27/01/2022 ve 12/05/2022 tarihli celsedeki beyanlarında; dava açıldıktan sonra ana paranın ödendiği, ancak ana paranın blokaj altında kalmasından kaynaklı olarak faiz taleplerinde bulunduğu, faiz alacaklarının ödenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından davanın açıldığı tarihte ... tarafından davalı bankaya bloke uygulanması yönünde talimat verilmiş olduğu ve davalı bankaca da yasal mevzuat uyarınca bu yönde işlem yapılmış olduğu, bankanın kendi tasarrufu ile yaptığı bir işlemin sözkonusu olmadığı, davacının bilgi edinme talebi kapsamında ...'a müracaat ettiği, ... tarafından verilen cevapta da davacıya sözkonusu mevzuatın açıklanmış olduğu, yargılama sırasında ... tarafından 17/05/2021 tarihinden sonra herhangi bir erteleme kararının verilmemesi üzerine, bankaca blokenin kaldırıldığı, davacının davalı banka nezdindeki mevduatı üzerine blokaj konulmasının ... Başkanlığının talimatları ve davalı bankanın yasal yükümlülükleri çerçevesinde 5549 sayılı kanunun 19/a hükmü gereğince gerçekleştirildiği, davalı bankaya izafe edilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, davacı tarafından mevduatına blokaj konulması dolayısıyla uğramış olduğu zarar sebebi ile faiz talep edilemeyeceği anlaşıldığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,''Davacının davasının Reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davalı yanın usulsüz olarak bloke işlemi uyguladığını hükme esas almadığını,Dava dilekçeleri okuduğunda tüm iddialarının ispata elverişli delillerle desteklenerek ortaya konulduğunun görülmekte olduğunu; gerek davalı banka gerekse ilgili tüm kurumlarla yapılan yazışmalar ve alınan cevapların dilekçeleri ekinde mahkemeye sunulduğunu; davalarının dayanağının müvekkile ait olan paranın, davalı banka tarafından, yasal süreleri dolmuş olmasına rağmen, kendisine kullandırılmaması olup, buna ilişkin yazışmalar dosyaya sunulduğunu ve fakat defaten yapılan müracaatlara rağmen tarafımıza başkaca herhangi bir bilgi verilmemiş olması sebebiyle başkaca bir delil sunulamadığını; zaten davanın dayanağının da taraflarına somut herhangi bir gerekçe bildirilmeksizin para üzerine konulan blokajın kaldırılmaması olduğunu,Ülkemizde faizlerin yükselmesi, döviz kurlarında yaşanan dalgalanma, alternatif yatırımların cazip hale gelmesi gibi etkenler dikkate alınarak, müvekkile ait olup, kullanımı engellenen meblağın da 791.335,87 TL olması hususları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu paranın sadece faizinin dahi kullanımının engellenmiş olması nedeniyle maddi zarara uğranıldığı her türlü tartışmadan uzak olduğunu,Davacı bankanın kendi cevap beyanlarında dahi belirtmiş oldukları kanunen de sulh ceza hakimliğince verilmiş bir el koyma kararının bulunmamakta olduğunu,5549 Sayılı Kanun 19-A maddesine bağlı olarak banka işlemlerinin şüpheli görülmesi halinde ... araştırma ve inceleme yapmak için banka hesabına bloke koyabilmekte ve yapılan araştırma neticesinde bir suç unsurunun tespit edilmesi durumlarında bunu cumhuriyet başsavcılıklarına bildirmekte olduğunu; gecikmesinde sakınca bulunan bir durum varsa 5549 Sayılı Kanun çerçevesinde derhal savcılık tarafından el koyma kararı verilebilir.Gecikmesinde sakınca bulunan bir durum yok ise Sulh Ceza Hâkimliği tarafından el koyma kararı verilmekte olduğunu, Yerel mahkemeye ek evrak olarak sunmuş olduğumuz ve davalı banka ile yapılan yazışmalarda neye ve hangi gerekçe ile blokenin konulduğu hususu konusunda geri bildirimde dahi bulunulmadığı gibi 5549 Sayılı Kanun 19-A maddesine bağlı olarak banka işlemlerinin şüpheli görülmesi halinde ... tarafından el konulduğu ihtimalinde de bu kararın usule uygun olarak kullanılmadığının anlaşılacağını; bu usulsüzlük dahi bu davayı hakla sebeple açtıklarını ispata yeter olmakla müvekkilin parasının haksız ve hukuka aykırı olarak el konulduğunu göstermekte olduğunu;banka tarafından yargılama devam etmekteyken müvekkile paranın iadesin yapılmış olmasının da haklılıklarını göstermekte olduğunu,Davanın açılmasına davalı banka sebebiyet verdiğini,Yukarıda da arz ve izah edildiği üzere yasal mevzuatımız gereği, davalı banka tarafından ...'a bildirim yapılıp davacı müvekkile ait hesap askıya alındıktan sonra 7 iş günü süreli bloke işlemini gerçekleştirilmeli ve fakat ... tarafından bu süre içerisinde şüpheli olduğu iddia olunan işlem yetkili savcılığa bildirmez ve/veya savcılık konu hakkında işlem yapmaz ise hesaptaki ... blokesinin banka tarafından kaldırılması gerekmekteyse de bu yönde herhangi bir işlem gerçekleştirmeyen bankanın kusuruyla görülen davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulünde de zorunluluk bulunmakta olduğunu,Davalı banka itirazlarında "bir zarar oluşmuş olsa bile 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'nun 10/1 madde gereğince davalı bankanın; ilgili kanun gereğince gerçekleştirilen denetim esnasında yükümlülüklerini yerine getirmesi sonrası hukukî ve cezaî bakımdan sorumlu tutulamayacağı" iddia olunmuşsa da bu itirazların da mevzuatlarına aykırı olduğunu,Söz konusu düzenlemeye göre; yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da halihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine, Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla YEDİ İŞ GÜNÜ SÜREYLE askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Başkan'ın yetkili olduğunu,Dosyaya sunulan ve ... tarafından davacı müvekkile tebliğ edilen cevabi yazıdan da görüldüğü üzere davacı müvekkilin banka nezdinde korunan mevduatı herhangi bir hakim kararı olmaksızın kullanıma kapatılmış olup, yasal süre olan 7 iş gününün üzerinde bir süreyle hesabın askıya alınması mevzuatlarına ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu,Kaldı ki; 5549 sayılı Kanun'un 4. Maddesi hükümlerince Yükümlü tüzel kişilik olan davalı bankanın, davacı müvekkilin malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullandığına dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde Başkanlığa (...) bildirmesi gerektiğini,Ayrıca 5549 sayılı Kanun'un yönetmeliğinin 27. Maddesinde de şüpheli işlemin terörist eylemler için ya da terör örgütleri, teröristler veya terörü finanse edenler tarafından kullanıldığına veya bunlarla ilgili ya da bağlantılı olduğuna dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması şartına bağlandığını,Müvekkilin terör faaliyetleriyle ve terör örgütleriyle hiçbir alakası ilgisi, irtibatı ve hatta iltisaki bulunmamasına rağmen, sabıkasında dahi bir suçlama bulunmazken böyle bir şüpheyle malvarlığından faydalandırılmaması haksız ve hukuka aykırı bir durum olduğunu,Öte yandan; CMK m. 128/1 kapsamında elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınacak olup, işbu raporun en geç üç ay içinde hazırlanması gerektiğini,Davacı müvekkil tarafından 30.09.2020 tarihinde bankacılık işlemlerinin engellenmesi üzerine durumdan haberdar olması halinde en iyi ihtimalle blokenin de aynı tarihte konulduğu varsayımında bile yasanın öngördüğü 3 aylık rapor düzenleme süresinin dahi geçmiş olduğunun görüldüğünü,Oysa mevzuatımız gereği ... suç şüphesi bulunması durumunda yetkili makamlara konuyu intikal ettirmek amacıyla 7 İŞ GÜNÜ süre ile sınırlı kalmak üzere ilgili hesaba bloke işlemi uygulayabilir. ..., Maliye Bakanlığı’na bağlı bir devlet kurumu olduğunu; Yasa Koyucunun verdiği yetki ile tedbir amaçlı 7 İŞ GÜNÜ süreli bloke işlemini kullanabileceğini, Ancak şüpheli işlemi yani yasadışı bahis ve kumar oynandığı şüphesi bulunan hesabı yalnız 7 İŞ GÜNÜ süre ile blokeleyebilir. Bu süre içinde savcılığa durumu bildirir ve bu noktadan sonra savcılığın talebi ile Sulh Ceza Hakimliği soruşturma ve kovuşturmanın sonuna kadar bloke kararı verebileceğini,Eğer ... 7 iş günü süreli bloke işlemini gerçekleştirdikten sonra şüpheli işlemi yetkili savcılığa bildirmez ise veya savcılık konu hakkında işlem yapmaz ise hesaptaki ... blokesinin banka tarafından kaldırılması gerektiğini,Davacı müvekkilin blokeden haberdar olduğu 30.09.2020 tarihinden bu yana 3 aydan fazla süre geçmiş olmasına rağmen davacı müvekkile herhangi bir Sulh Ceza Hakimliği kararı tebliğ edilmediği gibi tarafımızca savcılık soruşturma dosyalarına ilişkin sorgu yapıldığında da herhangi bir yürütülen soruşturmanın mevcut bulunmadığının görüldüğünü,Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde yasanın amir hükmü gereği ... tarafından sadece ve sadece 7 iş günü süre ile bloke uygulanması ve durumun derhal adli birimlere bildirilmesi gerekirken Sulh Ceza Hakimliğince verilmiş herhangi bir elkoyma kararı bulunmaksızın davacı müvekkile ait mevduat üzerinde mevcut blokenin yasaya aykırı şekilde süresiz uygulanmakta olması haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, işbu paranın vadesiz mevduat hesabında bulunması nedeniyle müvekkilin zarara uğramasına sebebiyet verildiğinin kabulünde zorunluluk bulunmakta olduğunu,Davalı bankanın yerel mahkeme yargılama sırasında ara karardan rücu talebinin de kötü niyetinin göstergesi olduğunu, Davalı banka tarafından görülen uyuşmazlık konusunun kredi kullandırımı olmaması ve dolayısıyla kredi sözleşmesinin celbinde hukuki yarar bulunmaması sebebi ile ara karardan rücu edilmesi talep edilmişse de işbu talep ancak ve ancak davalı bankanın kötü niyetini göstermekte olduğunu; davalının sözleşmesel sorumluluğunun belirlenebilmesi için davalı banka ile müvekkili arasında imzalanmış olan tüm sözleşmelerin incelenmesinde zorunluluk bulunmakta olduğunu,HMK m. 219 hükmü tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemekte olup, buna göre "Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar." Devamında ise m. 220 ile tarafın belgeyi ibraz etmemesi düzenlenerek "Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir" şeklinde hüküm altına alındığını ancak yargılama sırasında dahi davalı banka elinde bulundurduğu belgeleri yerel mahkemeye vermekten imtina ettiğini, Ayrıca yargılama sırasında davalı banka müvekkilin haksız ve hukuka aykırı olarak bloke işlemi uyguladığı meblağı müvekkile ödemiş olmakla tarafımızca bahse konu haksız bloke işlemine istinaden ve bloke uygulanmış meblağın faizi yönünden de hesap yapılması talep edilmiş olup yerel mahkeme tarafından atanmış olan bilir kişi tarafından usulsüz bloke işlemi süresince uygulanacak faiz miktarının da hesaplandığını; buna rağmen gerekçeli kararda haklı davamızın kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verilmiş olması bu yönden bile haksız ve hukuka aykırı olduğunu, NETİCETEN;davalı bankanın tek taraflı olarak, gerçekleşmesi muhtemel riskleri gerekçe göstererek haksız ve mesnetsiz olarak uyguladığı blokaj işlemi nedeniyle ekonomik geleceği zarar uğrayan müvekkilin tüm zararlarının tazminini talep zorunluluğunun bulunmakta olduğunu; davalı banka tarafından, davacı müvekkile ait bankacılık işlemleri şüpheli adledilmiş ve keyfiyet derhal ...'a bildirilmiş ve Başkanlık kararı ile hesaplara 7 iş günü süre ile bloke uygulandığını ancak ilgili tüm birimlere yazılan taleplere verilen cevabi yazılardan da açıkça anlaşıldığı gibi konuya ilişkin Sulh Ceza Hakimliğince verilmiş herhangi bir karar mevcut olmadığını; dolayısıyla davacı müvekkilin hesaplarındaki tasarrufunu da engelleyecek şekilde yapılan blokaj işleminin haksız ve keyfi bir işlem olduğu ve bankanın sebepsiz zenginleşmesine yol açacağının da gözetilmesi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle dava dilekçelerinde ayrıntıları ile yer verilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle ilamın icrasının tehirine karar verilmesini; İstinaf Talebimizin Kabulüne, Usul ve kanuna aykırı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/269 Esas, 2022/339 karar sayılı ilamının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında taleplerimiz doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacının davalı banka nezdinde bulunan vadesiz hesabında davalının haksız ihbarı üzerine ... tarafından hesaptaki yapılacak işlemlerin ertelenmesine ilişkin kararları sebebiyle işlem yapamadığı iddiası ile muarazanın men'i ve maddi zararın karşılığı olarak hesaptaki paraya bloke konulduğu tarihten dava tarihine kadar uygulanacak en yüksek banka faizinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, davacının kendi birikimi ile yatırım amaçlı ... üzerinden kripto para birimi olan Bitcoin satın aldığı ve aldığı Bitcoin'i Türk Lirasına çevirmek suretiyle ... hesabından davalı banka nezdinde bulunan vadesiz hesabına aktardığını, hesapta bulunan 791.335,87 TL ile 03/09/2020 tarihinde işlem yapmak istediğinden sorun yaşadığını ve davalı bankanın müşteri hizmetleri ile iletişime geçtiğini, kendisine hesaptaki şüpheli işlemler nedeniyle ... tarafından 5549 Sayılı Kanun'un 19/A maddesi uyarınca işlem yapıldığının bildirildiği, ancak söz konusu ihbarın haksız olduğunu, haklı olduğunun değerlendirilmesi halinde dahi 7 günlük yasal sürenin aşıldığını, bu sebeple davalının hesabına ilişkin muarazanın men'i ve maddi zararın karşılığı olarak hesaptaki paraya bloke konulduğu tarihten dava tarihine kadar uygulanacak en yüksek banka faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacının zararını somutlaştırması gerektiğini, davalının hesabındaki işlemlerin ...'ın talimatı doğrultusunda ertelendiğini, bu sebeple davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 19/A maddesinde; yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkili olacağı, Bakan'ın bu yetkisini bakan yardımcısına devredebileceği, bu yetkinin, yabancı bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması veya gerçekleşmesine izin verilmemesi yönündeki gerekçeli talebinde yer alan işlemler hakkında da Başkanlıkça aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe görülmesi şartıyla mütekabiliyet ilkesi gözetilerek kullanılabileceği, birinci fıkra kapsamında askıya alınan veya gerçekleşmesine izin verilmeyen işlemin, alınan karara aykırı şekilde gerçekleştiren yükümlülere işlem tutarı kadar Başkanlıkça idari para cezası verileceği, ancak verilecek idari para cezasının elli bin Türk lirasından az olamayacağı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir.Suç Gelirlerinin Aklanmasının Ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Kapsamında İşlemlerin Ertelenmesine Dair Yönetmelik'in 4. Maddesinde ise, yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da halihazırda devam eden işleme konu malvarlığının aklama veya terörizmin finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüpheyi destekleyen belge veya ciddi emare bulunması durumunda, yükümlülerin şüpheli işlem bildirimini Başkanlığa gerekçeleri ile birlikte işlemin ertelenmesi talebi ile gönderecekleri, erteleme talepli şüpheli işlem bildirimlerine konu işlemin olağandışı nitelikli olması, çeşitli veri tabanlarından ya da diğer kaynaklardan yapılan kontroller sonucunda işlemi yapan kişi ya da kişilerin suçla ilgili olduğunun veya olabileceğinin anlaşılması, işlemin tamamlanmasının terörizmin finansmanı ile ilgili olduğu düşünülen fonlara ya da suçtan elde edilen gelirlere el koymayı engelleyeceğine veya zorlaştıracağına ilişkin tehlikeli bir halin bulunması gibi göstergelere haiz olması gerektiği, şüpheli işlem bildirimlerini işlemin ertelenmesi talebi ile Başkanlığa gönderen yükümlülerin, işlem hakkında Bakan tarafından verilecek karar Başkanlıkça kendilerine tebliğ edilinceye kadar, işlemi gerçekleştirmekten imtina edecekleri, işlemlerin ertelenmesinin, yükümlü tarafından şüpheli işlem bildiriminde bulunulan tarihten itibaren yedi iş gününü geçemeyeceği, erteleme talebi ile gönderilecek şüpheli işlem bildirimlerine ilişkin usul ve esasların şüpheli işlem bildirim rehberlerinde belirleneceği düzenlenmiştir.Somut uyuşmazlıkta; davalı banka tarafından ...'a dokuz kez şüpheli işlem bildiriminde bulunulduğu ve ... tarafından dokuz kez erteleme kararı verildiği görülmüş, Mahkemece de bankanın işlemlerinin ... kararına dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davalı tarafından ...'a yapılan bildirime ilişkin belgeler sunulmadığı gibi, Mahkemece de söz konusu bildirimlere ilişkin belgeler ve davacının tüm hesap hareketleri celbedilerek şüpheli işlem bildiriminin herhangi bir maddi delili bulunup bulunmadığı, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Kapsamında İşlemlerin Ertelenmesine Dair Yönetmelik'in 4. Maddesinde belirtilen koşulları taşıyıp taşımadığı, haklı mı haksız mı olduğu hususunda bilirkişi heyetine bu hususta inceleme yaptırılmak suretiyle değerlendirilmemiştir. Bunun yanında davacı vekili tarafından dava dilekçesi ve tüm itiraz ve beyan dilekçelerinde ileri sürülesine rağmen yasada ertelemenin 7 günlük süre ile sınırlı olduğu, davalı tarafından yapılan bildirim üzerine verilen erteleme kararlarından sonra 7 günlük yasal sürenin aşılıp aşılmadığı, aşılması halinde kaç gün aşıldığı, bu hususun yasal ve haklı dayanağının bulunup bulunmadığı, aşılan sürelere ilişkin davacının davasının yerinde olup olmadığı da irdelenmemiştir.Davacı vekili, davacının vadesiz hesabında bulunan para ile işlem yapılamadığından bahisle muarazanın men'i ve maddi zararın karşılığı olarak hesaptaki paraya bloke konulduğu tarihten dava tarihine kadar uygulanacak en yüksek banka faizinin davalıdan tahsili talep edilmiş, muarazanın meni yönünden hesaptaki para miktarı üzerinden peşin harç yatırılmış, ancak davacı vekili tarafından zarara ilişkin dava değerinin ne olduğu açıklanmadığı ve bu miktar üzerinden de peşin harç yatırılmadığı gibi, Mahkemece de HMK'nın 31 maddesi kapsamında davacı vekiline açıklattırılmadan yargılama devam edilerek eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalı tarafından davacı hesabına konulan işlem yapma kısıtı yargılama sırasında kaldırılmış ve hesapta bulunan bakiye davacıya iade edildiği anlaşılmakla, muarazanın men'i talebinin konusuz kalıp kalmadığı hususunda Mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadan davanın tamamen reddine karar verilmesi de yerinde olmamıştır.Mahkemece yapılacak iş; HMK'nın 31 maddesi kapsamında ilk önce davacının zarara ilişkin dava değerinin ne olduğu hususlarını açıklaması ve bildirilen dava değerin üzerinden Harçlar Kanunu 30 maddesi uyarınca eksik harcı tamamlaması için süre verilmesi, akabinde davalı tarafından yapılan bildirime ilişkin tüm belgeler ve davacının tüm hesap hareketleri celbedilmek suretiyle şüpheli işlem bildiriminin herhangi bir maddi delili bulunup bulunmadığı, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Kapsamında İşlemlerin Ertelenmesine Dair Yönetmelik'in 4. Maddesinde belirtilen koşulları taşıyıp taşımadığı, haklı mı haksız mı olduğu, yasada ertelemenin 7 günlük süre ile sınırlı olduğu, davalı tarafından yapılan bildirim üzerine verilen erteleme kararlarından sonra 7 günlük yasal sürenin aşılıp aşılmadığı, aşılması halinde kaç gün aşıldığı, bu hususun yasal ve haklı dayanağının bulunup bulunmadığı, aşılan sürelere ilişkin davacının davasının yerinde olup olmadığı, davalının eyleminin haksız kabul edilmesi halinde davacının zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarında bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmak suretiyle rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi ve muarazanın men'i talebinin konusuz kalıp kalmadığı hususunun değerlendirilmesinden ibarettir.Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/05/2022 tarih ve 2021/269 Esas ve 2022/339 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.