T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1685 Esas
KARAR NO: 2025/409 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2020/204 Esas - 2022/441 Karar
TARİH: 30/06/2022
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, Davalının talebi üzerine iki tır ve bu tulara bağlı dorselerin ... gemisi ile ... - Haydarpaşa istikametinde taşınması işini üstlendiğini, taşımanın manifesto tahtında gerçekleştirildiğini, taşımanın gerçekleşmesini müteakip davacı tarafından davalıya 29.04.2019 tarihli 1.990 USD tutarlı (11.787,37 TL) faturanın kesildiğini, davalının önceki taşımalarla birlikte toplam borcunun 4.915 USD'ye yükseldiğini, davalının borcunu ödemediğini, davacı tarafından alacağın tahsili amaçlı olarak davalı aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itiraz tarihinden sonra davacıya ödemeler yaptığını, davalının icra takibinden sonra gerçekleştirdiği kısmi ödemeler nedeniyle itirazın iptaline konu tutarın 1.990 USD olduğunu belirterek, Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, davalının icra takibinin başlatıldığı tarihte borcu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip daha sonrasında kısmi ödemeler yapması ile haksız ve kötüniyetli olarak itiraz sebebi ile % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, Arabuluculuğa yetkisiz yerde başvurulduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili icra müdürlüğünün Düzce İcra Müdürlüğü olduğunu, davacının iddialarının hukuki mesnedi olmadığını, davacının davalı ile olan anlaşmasına aykırı davrandığını, gerçeği yansıtmayan bedellerde fatura düzenleyerek takip yaptığım, davacının, davalı ile yapılan anlaşmada promosyon araç taşıyacağını diğer adıyla ücretsiz taşıma yapılacağını belirttiğini, bu doğrultuda davalı tarafından davacı ile yapılan anlaşma gereğince iş yapıldığını, bir çok araç davacı vasıtasıyla taşındığını, bu taşıma işlerine ilişkin bedellerin karşılığını davacıya zamanında ödediğini, davacının tek taraflı olarak anlaşma dışına çıktığını, Promosyon araç uygulamasını uygulamıyorum dediğini, davacının promosyon taşıma haklarını tek taraflı uygulamaya giderek davalıya bilgi verilmeksizin takip başlattığını, davalıya yapılan takipte alacak ihtilaflı olduğundan hak kaybı oluşmaması adına iyiniyetli olarak itiraz edildiğini, davaya kabul anlamına gelmemek üzere davacının takip talebinde belirtmiş olduğu faiz oranın fahiş olduğunu kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacının alacağının likit olduğunu belirterek, cevap dilekçesinin kabulünü, davanın öncelikle usulden, aksi kanaat halinde esastan reddine karar verilmesini, davacının takip miktarı üzerinden % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 30/06/2022 tarih ve 2020/204 Esas - 2022/441 Karar sayılı kararında; "Dava, Davalı şirkete ait tır ve dorselerin taşıma işinden dolayı davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne olduğu, somut olayda promosyon yani diğer adıyla ücretsiz taşıma olup olmadığı, dava konusu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... Nak. Ve Tic. A.Ş. olduğu, borçlusunun ... San. Ve Tic. A.Ş. olduğu, 4.915,00.USD 'nintahsili için takibe geçildiği ve ödeme emrinin borçluya 27/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 01/07/2019 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, iş bu davanın 16/07/2020 tarihinde İİK Md. 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için Düzce 5 AHM ye talimat yazılmıştır. Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 22/11/2021 tarihli raporda, Davacı ... Nak. Tic. A.Ş.’ nin davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.’ nden 01.07.2019 tarihinden itibaren 530,00-USD alacaklı olduğuna ilişkin tespitlerini bildirmiştir. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilen 20/05/2022 tarihli raporda, Davacının davalıdan 31.12.2019 tarihi itibarıyla icra takibine konu edilen 29.04.2019 tarih ... seri nolu 1.990 USD bedelli fatura karşılığı alacaklı olduğu, davalının yasal defterlerinde icra takibine konu edilen faturanın kayıtlı olduğu ve iş bu fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemiş olduğu, Davalı tarafından taşımanın promosyon taşıma-ücretsiz taşıma olduğu somut ve hukuka uygun ve denetime elverişli bir şekilde ortaya koyulmamış olduğundan, Davacı'ya karşı bakiye ücret Ödeme borcu olduğuna ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Dava dilekçesi ,cevap dilekçesi , tarafla arasındaki e mail yazışmaları, ticari defter incelemesi ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak düşünüldüğünde ; davacının davalı şirkete ait tır ve dorselerin taşıma işinden dolayı alacaklı olduğunu iddia ettiği , davalının ise davacı ile aralardaki anlaşma gereğince davacının promosyon araç taşıyacağını belirttiğini, davacının tek taraflı olarak anlaşma dışına çıktığını, bu sebeple davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunduğu anlaşılmış, davalı her ne kadar davacı ile aralarında promosyon araç taşımasına yönelik olarak aralarında anlaşma yapıldığını ve davacının bu doğrultuda taşıma işini yaptığına yönelik savunmada bulunmuş ise de dosyada davalının bu savunmasını destekleyici mahiyette herhangi bir delilin bulunmadığı, davalının promosyon uyarınca taşındığını gösterir iddia ettiği e mail yazışmasının dosyada bulunmadığından davacının ücret karşılığında taşıma işini üstlendiği mahkememizce kabul edilmiş, davacı ile davalı arasında ticari ilişki olduğu ve bir kısım ödemelerin yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmış, dosyadaki belgelerden davacının iki tır ve bu tırlara bağlı dorselerin ... gemisi ile ...- Haydarpaşa taşımasını üstlendiği ve taşımaların gerçekleşmiş olduğu, davacının bu taşıma sebebiyle davalı tarafa icra takibine konu 1990 USD lik alacağı fatura ettiği, davalının fatura bedelini ödemediği taraflar arasında ihtilafsız olduğundan, davacının davalıdan söz konusu taşıma sebebiyle davacının ticari defterlerinde de kayıtlı 1990 USD alacaklı olduğuna kanaat getirilerek davanın kabulüne karar verilmiş, davaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likid ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''Davacının davasının kısmen KABULÜ ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 1.990 USD üzerinden DEVAMINA, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden (18.02.2021) itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a madde ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına, fazlaya dair talebin REDDİNE, Dava konusu alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 2.409,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda esas ve karar numarası belirtilen dava dosyasını İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ...-Esas sayılı ilamsız takibe itiraz edildiğini, işbu itiraz üzerine 30.06.2022 tarihinde davanın kısmen kabulu ile takip dosyasını yapılan itirazın iptaline takibin 1.990 USD üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağı takip dahilinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a madde ve fıkrası gereğince fazlaya dair talebin reddine, alacağın likit olduğundan bahisle 2.409 TL icra inkar tazminatının hükmedilmesi şeklinde karar verildiğini, Uyuşmazlık konusunun olan davalı şirkete ait tır ve dorselerin taşıma işinden dolayı davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne olduğu, somut olayda promosyon yani diğer adı ile ücretsiz taşıma olup olmadığı, dava konusu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplandığını tespit edildiğini, Bu noktada ihtilaf konuları/ noktaları ele alındığını ve eksik inceleme araştırma ile hüküm tesis edildiğini; davalı tarafın ticari defterleri Düzce 5.Asliye Hukuk Mahkemesi aracılıyla talimat yoluyla incelenmiş 22.11.2021 tarihli raporda davacı şirketin davayı kabul ve olayın ikrarı anlamına gelmemek üzere 530 USD alacaklı olduğu tespiti yapıldığını, mahkemece davacı şirketin defterlerinin incelenmesiyle 20.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise yetersiz ve doyurucu olmayan gerekçeyle yine davayı kabul ve olayın ikrarı anlamına gelmemek üzere 1.990 USD alacaklı olduğu şeklinde değerlendirme yapıldığını, bu rapora 02.06.20222 tarihinde beyanda bulunulmuş / itiraz edildiğini; yerel mahkemenin bu itirazları araştırmadığını, yetersiz gerekçe ile 30.06.2022 tarihinde reddine karar verdiğini, Maddi vakaıların ileri sürülüş biçimi ile ki davaya cevap dilekçesinde (15.01.2021 tarihli) beyan edildiğini; gerekçeninde "aralarında anlaşma gereği davacının promosyon araç taşıyacağını, davacının tek taraflı anlaşma dışına çıktığını belirttiği ancak aralarında promosyona ilişkin savunmasının yanında destekleyici delilin bulunmadığını" şeklinde olduğunu; HMK’nın 121.maddesi gereği, tarafların dayandıkları bütün delilleri, dilekçelerin değişimi aşamasında göstermeleri, ellerinde olmayanlar hakkında ise mahkemeye bilgi vermelerinin zorunlu tutulduğunu; Yargıtay görüşü de bu yönde olup, tarafların dayandıkları tüm delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın delili olduğu hususunu açıklama zorunluluğu getirdiğini: taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli olacak şekilde somutlaştırmalı ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri gerektiğini; maddi vakıa tespit edilmiş olup delil toplama yetkisinin mahkemede olup eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesisinin hatalı olduğunu, Ayrıca gerekçede ve dosyada da yer aldığı üzere dosya da alınmış 2 adet rapor bulunmakta olduğunu; davayı kabul ve olayın ikrarı anlamına gelmemek üzere 1.raporda 530 USD , 2.raporda 1.990 USD şeklinde olup ikisi arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Bütün bu hususlara ilişkin ihtilaflar üzerine icra inkar tazminatına hükmedildiğini; alacak konusu her ne kadar likit de olsa maddi vakıa ve haklı ihtilafların ilgili hususu bertaraf etmekte olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edildiği üzere ve resen tespit edilecek hususlarla, yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasına, tehiri-i icra talepli istinaf yasa yoluna müracaatlarının kabülüne, davanın reddine, mümkün değilse dosyanın bir karar verilmek üzere mahalli mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; deniz taşımasından doğan açık hesaba konu bakiye fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalı ile açık hesaba dayalı taşıma ilişkisi yürütüldüğünü, bu kapsamda en son davacıya ait tır ve dorselerin deniz yolu ile taşınması işi kapsamında 1.990,00-USD tutarlı fatura kesildiğini, böylece davalının bakiye borcunun 4.915,00-USD'ye yükseldiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini; ancak itirazdan sonra yaptığı ödemeler neticesinde borcun 1.990,00-USDye düştüğünü, bunun da son fatura tutarına denk geldiğini ileri sürerek, 1.990,00-USD üzerinden eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı yan; arabuluculuğa başvuru yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, takip tutarı 4.915,00-USD olduğundan harcın tamamlanması gerektiğini, zamanaşımı, takas/mahsup def'ilerini ileri sürdüklerini, davacı ile promosyon karşılığı ücretsiz taşıma hususunda anlaştıklarını, davacının tek taraflı olarak bu uygulamadan vazgeçip takip başlattığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas takip dosyası kapsamından; davacının davalı aleyhine 15/05/2019 tarihinde, bakiye cari hesap alacağı açıklaması ile 4.915,00-USD asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalının yasal sürede vaki itirazı sonucu takibin durduğu, davacının takip tarihinden sonra yapılan ödemeleri doğrudan asıl alacaktan mahsup ederek bakiye 1.990,00-USD asıl alacak için eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, davalı defterleri talimat yolu ile incelenmiş, davacı defterleri ile talimat yolu ile yapılan inceleme sonucu alınan rapor ve dosya üzerinde bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak rapor alınmış, akabinde hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulüne denmekle birlikte dava 1.990,00-USD üzerinden tam kabul edilmiştir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; mahkemece, davalının, tarafların aralarındaki anlaşma gereği davacının promosyon araç taşıyacağına dair savunmasını ispatlar delil bulunmadığı belirtilmiş ise de, delil toplama yetkisinin mahkemeye ait olduğu eksik inceleme ile hüküm verildiği; dosyaya mübrez iki rapor arasında çelişki bulunmasına rağmen bu çelişkinin giderilmediği, inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı yönündedir. İtirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olmasının özel dava şartı olduğu, davalının borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği ve kendi yerleşim yeri olan Düzce icra dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürdüğü, davacı şirketin yerleşim yerinin Üsküdar olduğu, davacı talebinin taşıma sözleşmesinden doğan fatura alacağına ilişkin bulunduğu, İİK'nun 50 maddesi atfı ile HMK'nun 10 ve TBK'nun 89 maddeleri uyarınca, davacının yerleşim yeri itibariyle, dava konusu takipte İstanbul Anadolu İcra Daireleri'nin yetkili olduğu, eldeki itirazın iptali davasında özel dava şartı noksanlığı bulunmadığı anlaşılmış olup, mahkemece davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı hakkında bir karar verilmemesi yerinde olmamış ise de, dava şartı olan bu husus dairemizce re'sen gözetilmiştir. Davalının cevap dilekçesinde, promosyon taşıma anlaşmasına ilişkin mail yazışmaları bulunduğunu belirtip bunların davalı şirketten celbini talep ettiği, ne varki ön inceleme celsesinde taraflara dilekçelerinde belirttikleri delilleri sunmaları için kesin süre verildiği, davalı vekilinin kesin süre içerisinde varlığını iddia ettiği mail yazışmalarını dosyaya ibraz etmediği, davalı şirketin tarafı olduğu dosyada, mail yazışmalarının celbi için ayrıca kendisine müzekkere yazılmasını isteyemeyeceği, zira davalı şirketin mail yazışmalarının HMK'nun 195 maddesi kapsamında, davalının elinde olmayan ve başka yerden getirilecek delil mahiyetinde olmadıkları, bunun haricinde savunmayı ispatlar başka delile de dayanmayan davalının, eksik delil toplandığına yönelik istinaf sebebinin yerinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının ticari defterlerinin talimat yolu ile incelenmesi neticesi alınan raporda, davalının 01/07/2019 tarihinden itibaren davacıya 530,00-USD borçlu göründüğü belirtilmiş, takip ve dava tarihleri itibariyle borç alacak durumu tespit edilmemiş ise de rapordaki muavin defter dökümlerinden davalının 15/05/2019 takip tarihi itibariyle davalıya 4.915,00-USD borçlu olduğunun, takip tarihinden sonra 20/06/2019 tarihinde yapılan ve davacı defterlerinde de kayıtlı olan 2.925,00-TL ödeme düşüldüğünde davalının dava tarihinde 1.990,00-USD borcu kaldığının görüldüğü, mahkemece alınan ikinci birleştirici raporda da bu hususun davacı defterlerindeki kayıtlar karşılaştırılarak detaylı şekilde açıklandığı, dairemizce de her iki rapordaki davacı ve davalının muavin dökümleri tekrar karşılaştırılmış olup, davacının 2016 yılından beri tanzim ettiği tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğunun, yine davalının çek ile havale yolu ile yaptığı ödemeler ve 2016 yılında düzenlediği iki adet iade faturasının da davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit ediliği, ilk bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından muavin defter dökümü yapıldıktan sonra ayrıca davacının düzenlediği ve davalının defterlerinde kayıtlı faturaların listelenerek tutarlarının toplandığı, yine davalının çek ile yaptığı ödemelerin, havale yolu ile yaptığı ödemelerin ve iki adet iade faturasının ayrı ayrı listelenerek tutarlarının toplandığı, bilirkişi tarafından davalının defterlerinde kayıtlı faturaların tutarlarının toplanması sırasında hesap hatası yapılarak, fatura tutarları toplamının 1.460,00-USD eksik hesaplandığı, esasen raporlar arasında çelişki bulunmadığı, davalı yanın raporlar arasında çelişki bulunduğuna yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının taşıma faturalarına bağlı alacağı likit nitelikte olup, davalı itirazında haksız olduğundan İİK'nun 67 maddesi uyarınca davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından davanın tam kabulüne karar verilmesine rağmen, hüküm fıkrasında kısmen kabul ifadesinin kullanılması yerinde olmamış ise de, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davanın tam kabulüne göre hesaplanmış olması karşısında bu maddi hata eleştirilmekle yetinilmiştir. Yine dava konusu takip tarihi 15/05/2019 olmasına rağmen, mahkemece kabul edilen asıl alacağa 18/02/2021 takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi isabetsiz olmuş ise de, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması karşısında, bu yanılgı da eleştirilmekle yetinilmiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 823,05-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 151,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,05-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.