T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1670 Esas
KARAR NO: 2025/405 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2020/806 Esas - 2022/691 Karar
TARİH: 01/07/2022
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında ticari bir ilişkinin bulunduğunu, müvekkili şirketin borçlu şirketin 22.12.2019 tarihinde nakliye işini yaptığını, ardından müvekkili şirket tarafından nakliye işi karşılığı borçlu şirketin borcu olan 16.600,24 TL tutarında 25.12.2019 tarihinde e-fatura olarak düzenlendiğini ve borçlu şirkete e-faturanın iletildiğini, ancak borçlu şirket tarafından müvekkili şirkete ödemenin yapılmadığını ve bunun üzerine ticari ilişkinin sona erdiğini, e-fatura ücretinin ödenmemesi üzerine 16.600,24 TL alacağın tahsili için 15.09.2020 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, 30.09.2020 tarihinde ilgili ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, ancak davalı – borçlunun 05.10.2020 tarihinde borcun aslına, faize, faiz oranına ve borcun tüm fer’ilerine itiraz ederek kendilerinin müvekkili şirkete herhangi bir borcu bulunmadığının beyanı ile takibi durdurduklarını, itiraz edilen icra takibinin borçluya kesilen faturaya dayanmakta olup, ödenmeyen faturanın müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu beyanla borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı – alacaklı tarafından, müvekkili şirket aleyhine, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, ödeme emrine karşı yasal süresi içerisinde borca ve takip öncesi faize itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirketin, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın verilen hizmete ilişkin olarak tüm ödemelerin eksiksiz bir şekilde yapıldığını, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla davanın reddi ile davacının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 01/07/2022 tarih ve 2020/806 Esas - 2022/691 Karar sayılı kararında; "Dava, taşıma hizmetinden kaynaklanan alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.Davalı icra dosyasına yapmış olduğu itirazında müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 16.600,24 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; dava konusu edilen faturanın, tarafların ticari defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı olduğu, davalının 25/12/2019 fatura tarihi itibariyle davacıya borçlu görünmesine rağmen aynı tarihli ve '' fatura avans kapama'' açıklamalı 9.800,00 TL ve 4.960,00 TL tutarlarında ödemeler yaptığı ve davalının 23/01/2020 ve 31/01/2020 tarihlerinde ise davacıya havale gönderdiği anlaşılmakla, icra takip tarihi itibarı ile davalının davacıya borcunun olmadığı yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş olup, ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispata yönelik başkaca delilinin de bulunmadığı da görülmekle davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili, davalı aleyhine icra takibi başlattığını ve davalının süresi içinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulduğuğunu; bunun üzerine davacı müvekkili tarafından itirazın iptali davası açıldığını, davalı ... Lojistik 'in davacı müvekkili ... A.Ş.'den aldığı nakliye hizmetlerinin bedellerini davacıya ödememiş olup davacıya takibe esas fatura bedeli olan 16.600,24 TL borcu kaldığını; bu hususun davacı müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 25.12.2019 tarihli fatura ve destekleyici irsaliye belgeleriyle de sabit olduğunu ancak gerek bilirkişi raporunda belirtilen hususlar ve muhasebe defterleri de hatalı olup davacı müvekkili adına takibe esas tutar hiçbir şekilde ödenmemiş olup dava yerel mahkemede reddedildiğini; davalı tarafın itirazları kötü niyetli itiraz olup sundukları beyanların gerçekliğe aykırı olduğunu, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen yukarıda belirtilen esas numaralı dosyasında 22/03/2021 tarihinde sunulan bilirkişi raporunu değerlendirdiklerinde, eksik inceleme/hatalı değerlendirme yaptığının anlaşıldığını, bilirkişi ek raporunun 2. sayfasının şema bölümünde sunulan 25.12.2019 tarihli ... Yevmiye Numaralı FATURA AVANS KAPAMA açıklamalı 9.800,00 TL tutarlı ve yine 25.12.2019 tarihli ... Yevmiye Numaralı ... NAKLİYE BEDELİ açıklamalı 4.960,00 TL tutarlı ödemeler asılsızdır böyle bir ödeme davacı şirkete ne elden ne de havale yoluyla hiçbir surette geçmediğini, raporun, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan kaleme alındığnıı; hesap hataları bulunduğunu; hakimin araştırılmasını talep ettiği kalemlere yer verilmediğini; bu sebeple raporun Mahkeme kararına dayanak olmasının mümkün olmadığını; tüm bu sebeplerle bilirkişi raporuna itiraz etme zaruretinin doğduğunu ve itirazları sonucunda davacı olarak itirazlarının dikkate alınmadığını ve yerel mahkemenin davayı reddettiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle ve dairenizce re’sen gözetilecek hususlar ışığında; yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taşıma sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine 15/09/2020 tarihinde, 25/12/2019 tarihli 16.600,24-TL bedelli nakliye faturasına dayalı olarak, fatura tutarında alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, takibe vaki itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemece icra dosyası celbedildikten sonra taraf defterleri üzerine yaptırılan mali bilirkişi incelemesi neticesinde alınan kök ve ek rapor doğrultusunda, takip dayanağı fatura tutarının ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, davalı defterlerindeki 25/12/2019 tarihli ... yevmiye numaralı 9.800,00-TL tutarlı, 25/12/2019 tarihli 4.960,00-TL tutarlı ödeme kayıtlarının asılsız olduğu, davacıya bu tutarda ödemelerin ne elden ne de havale yolu ile yapılmadığı, bilirkişi ek raporuna bu yönde sundukları itirazlarının ise mahkemece dikkate alınmadığı, hükme esas alınan raporun eksik ve hatalı incelemeye dayalı olduğu yönündedir. Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında yer alan tarafların defter dökümleri dairemizce incelendiğinde, taraflar arasındaki ilişkinin 2019 yılında başladığı ve açık hesaba dayalı yürütüldüğü anlaşılmıştır. Takip dayanağı fatura dahil, davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan fatura bulunmamaktadır. Hatta davalı defterlerinde davacı defterinde kayıtlı olmayan ve davacı lehine alacak kaydedilmiş bir adet fatura da bulunmaktadır. Diğer ifade ile davalı defterlerinde davacı lehine alacak kaydı davacı defterlerinden dahi fazla görünmektedir. Öte yandan davalı defterlerinde kayıtlı olup davacı defterlerinde kayıtlı olmayan "fatura avans kapama" açıklamalı altı adet ödeme kaydı bulunduğu, yine davacı aleyhine borç kaydedilen "yakıt yüklemesi", "nakliye bedeli" açıklamalı faturalar bulunduğu, taraf defterlerinin karşılıklı olarak uyumlu olmadıkları, bilirkişi kök ve ek raporunda da, davalının davacı aleyhine yaptığı borç/ödeme kayıtlarından kaynaklanan bu farkın nedenlerinin ve dayanaklarının açıklanmadığı, dayanakların rapora ek yapılmadığı, mahkemece de bu kayıtların dayanaklarının davalı yana açıklattırılmadığı anlaşılmıştır. Davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 64.283,13-TL alacaklı göründüğü, takibi bakiye alacak için değil yalnızca davalıya kestiği son fatura olan 16.600,24-TL bedelli nakliye faturasına dayalı başlattığı, takipten sonra davalı tarafından yapılan 33.950,00-TL ödeme ile bakiye cari hesap alacağı tutarının 30.333,13-TL'ye düştüğü anlaşılmıştır. Davalının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıya borçlu görünmediği anlaşılmıştır. TBK'nun 101 maddesi uyarınca, birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, derhal itiraz edilmedikçe, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. TBK'nun 102/1 fıkrası uyarınca, kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı sürece ödeme muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış sayılır. Yine TBK'nun 90 maddesi uyarınca, ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur. Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülüğünde; davalının takip dayanağı faturaya itiraz etmeyip ödeme savunmasında bulunduğu ve ispat yükünü üzerine aldığı, takip her ne kadar faturaya dayalı başlatılmış ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap şeklinde yürütüldüğü, davacının kendi defterlerine göre hem takip hem dava tarihinde davalıdan takibe konu fatura tutarından fazla alacaklı göründüğü, davalının defterlerinde ise davacı defterlerinde kayıtlı olmayan ve yukarıda nitelikleri kısaca açıklanan ödeme/mahsup kayıtlarının bulunduğu, davalının takip konusu fatura bedelini ödediğine TBK'nun 101 maddesi kapsamında dosyaya bir makbuz sunulmamış olduğu gibi, davacı defterlerinde yer alamayan "fatura avans kapama" açıklamalı ödeme kayıtlarının, yahut "yakıt yükleme" açıklamalı mahsup kayıtlarının, yine "nakliye" açıklamalı mahsup kaydının dayanaklarının dosyaya sunulmamış olduğu, buna göre mahkemece öncelikle bu ödeme ve mahsup kayıtlarının dayanağı belgelerin sunulması için davalı yana sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi, akabinde dayanakları sunulabilen ve mahkemece haklı olduğu tespit edilen kayıtlar takip dayanağı faturanın da içinde bulunduğu açık hesap borcunu sona erdiriyor ise buna göre bir değerlendirme yapılması, ödeme kayıtlarının hiçbirinin dayanakları sunulamıyor ise buna göre değerlendirme yapılması, kayıtların bir kısmının dayanakları sunulabiliyor ise, TBK'nun 102/1 fıkrası uyarınca bu ödemelerin öncelikle takip konusu faturadan önceki fatura borçlarına mahsubu, kalan bir tutar varsa takip konusu fatura borcuna mahsubu ile takip tarihinde takip dayanağı faturadan ötürü davacının davalıdan alacağının varlığı ve miktarının tespit edilmesi, gerekli görülmesi halinde mevcut bilirkişiden ek veya yeni bir bilirkişiden kök rapor alınmasının da değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesidir. Mahkemece davalının defterlerine tek taraflı dercettiği ödeme ve mahsup kayıtlarının dayanaklarını ispat yükünün davalı üzerinde olduğu gözden kaçırılarak, davacının rapora yönelik bu yöndeki itirazları da karşılanmaksızın hüküm tesis edilmesi isabetsiz olmuş, davacının istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2022 tarih ve 2020/806 Esas ve 2022/691 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.