T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/194 Esas
KARAR NO: 2025/266 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2022/463 Esas - 2023/795 Karar
TARİH: 26/09/2023
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın ... plakalı ... marka, 2017 model yılı, ... Şase numaralı arazi aracını şirket işlerinde kullanmak üzere 28/08/2017 tarihinde sıfır olarak satın aldığını, aracın garanti süresi 28/08/2019 tarihinde sona erdiğini, süre bitmezden aynı yılın Temmuz ayında motordan bir saat süreyle düzensiz çalışma oluştuğunu, ses geldiğini, sonra bu olay Eylül ayında tekrarlayınca, sonrasında frenlerde sorun oluştuğundan ... servisine araç götürüldüğünü, orada motordaki arızayı tespit edemediklerinden, frenler yapılarak iş emrinin kapatıldığını, araç 25/10/2019 da ve 16/10/2020 de yetkili ... servislerine götürülerek bakımları yaptırıldığını, bakımlar sırasında motor arıza tespiti yapılmadığını, 2020 Aralık ayında motorun ses yapmaya tekrar başladığını ancak daha sonra kesildiğini, 06/01/2021 günü tekrar bakım için araç yetkili ... servisine götürüldüğü sırada motordaki gelen sesten tekrar bahsedildiğini, yetkili servisin bir arıza tespit edemediğini, motordan gelen ses ve arıza bakımdan yaklaşık 1200 km sonra tekrar edince ve geçmeyince, Antalya'daki yetkili ... servisine aracın götürüldüğünü, servis enjektör arızası tespit ettiklerini söyleyerek enjektör değişimi için belli bir süre parça beklendikten sonra yapılarak aracın müvekkiline teslim edildiğini, bunun için 15.930,00.-TL ödemeyi müvekkil firmanın yaptığını, aynı motor arızası 16/03/2021 günü tekrar başlayınca yine aynı servise gidildiğini ve sorun çözüldü denilerek aracın 22/03/2021 günü müvekkiline teslim edildiğini, 26/03/2021 günü aynı arıza tekrarlayınca Antalya yetkili ... servisi ile irtibat kurulduğunu, servisten aracın kendilerine getirilmesi talep edildiğini, işyeri ile servis arası mesafenin uzunluğu ve iş yoğunluğu sebebiyle o gün gidilemediğini, ertesi gün tekrar servisle irtibat kurulduğunu, aracın geçmişinde bu durum olduğu için aracın servise mutlaka getirilmesi gerektiği şeklinde talep ve sonuç oluştuğunu, araç 27/03/2021 den bu yana Antalya ... serviste beklediğini, araçtaki arızanın ve kullanıcı kaynaklı olup olmadığının tespiti için Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/151 D. İş numaralı dosya ile araç üzerinde keşif yapılmakla beraber sorunun birden fazla neden ile olabileceği tespit edildiğini, ayrıca bilirkişi tarafından araçtaki arızanın kullanıcıdan kaynaklanmadığın tespit edildiğini, araçtaki arıza üretimden kaynaklı gizli ayıp olup davalı firmanın ağır kusurundan kaynaklandığını, aracın iki yıllık normal garanti süresinin dolmuş olması davalı şirketin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, tüm bu nedenlerden dolayı ... marka ... plakalı aracın misli ile değişimine, misli ile değişimin mümkün olmaması halinde aracın güncel bedelinin dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline, tüm yargılama masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin Kocaeli merkezli olduğunu müvekkilinin ise Üsküdar/İstanbul adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, Antalya Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini, müvekkilinin ... marka araçların Türkiye Distribütörü olduğunu, dava konusu aracın satıcısı olmadığını, davacı müvekkilinin yetkili bayileri ile de herhangi bir sıfır araç için ticari alım- satım akdinin tarafı olmadığını, ikinci el araç satın aldığını, kayıtlara göre aracın Kocaeli Yetkili Bayi ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı ... Tic A.Ş'ne satıldığını, davacı şirket aracın ikinci maliki olduğunu, müvekkilinin ilk alım-satım akdinin tarafı olmadığını, davacı aracın ayıplı olduğunu iddiasını tespit raporuna dayandırdığını, raporda teknik açıdan motorda dört adet piston biyel kol yatağı parçalarında vuruntu kaynaklı aşınma tespit edildiğini, bunun nedenleri arasında kalitesiz yakıt kullanımı sayılmasına rağmen kullanıcı hatası olmadığı olarak yorumlandığını, itiraza uğramış tespit raporu iddia edildiği gibi ne gizli ayıp ne de ağır kusur tespit içermediğini, tüm bu nedenlerle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, davanın husumet yönünden, esas yönünden zamanaşımı, ayıp ihbarı vd. açıklanan nedenlerle reddine, ücret-i vekalet ve masrafların davacıya yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/09/2023 tarih ve 2022/463 Esas - 2023/795 Karar sayılı kararında; "Dava, aracın ayıplı olduğu iddiasıyla misli ile değişimi mümkün olmaması durumunda bedelin iadesi talebine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu ticari satışlarda satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerinden kaynaklanmakta olup, her iki taraf tacir olup aralarındaki akdi ilişki ticari niteliktedir. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 06/07/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Aynı Yasa ile 6325 sayılı Kanuna dava şartı arabuluculuk başlığı ile 18/A maddesi de eklenmiş olup bu madde uyarınca yapılan incelemede davacının arabulucuya başvurduğu, yapılan toplantıya tarafların katıldığı, toplantı neticesinde tarafların anlaşamadıklarına ilişkin arabuluculuk son tutanağının da düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, yetkisizlik kararı sonrasında mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Araca ait satış faurası, kaza kayıtlarına ilişkin Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi kayıtları, delil tespiti dosyası, dosyamız arasına alınmıştır. Dava konusu aracın neden arızalandığı, aracın tüm arızaları, faturaları, araç için yapılan işlemler, servis kayıtları, taraf iddia ve savunmaları gözetilerek aracın açık/gizli ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, aracın garanti süreside değerlendirilerek araçta meydana gelen arızadan davalının sorumlu olup olmadığı, arızanın kullanımdan kaynaklı olup olmadığı, araçta ayıp varsa davalının ağır kusurunun bulunup bulunmadığı, aracın misliyle değiştirilmesi talebinin ve terditli olarak davalı tarafın aracın üretim tarihi dikkate alındığında misliyle değiştirilmesi talebinin mümkün olup olmadığının tespiti açısından talimat mahkemesi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; bilirkişilerden kök rapor ve davacı tarafın kök rapora karşı itirazlarının karşılanması açısından ek rapor aldırılmıştır. 23/02/2023 tarihli makine mühendisi bilirkişi ... ve Makine Yüksek Mühendisi bilirkişisi Prof. Dr. ...'nin kök raporunda özetle; 02/02/2023 tarihinde davacı, davacı vekili ile birlikte dava konusu olan ... plakalı ... marka aracın bulundurulduğu ... Tic.Ltd. Şti.'nin adresinde araç üzerinde yapılan incelemeler sonucunda;"..ses şikayetine neden olabilecek herhangi bir arıza ya da ölçü bozulması tespit edilemediği.."; garanti kapsamı süresinde davacı şirkete ait ... plakalı aracın yetkili servis kayıtların incelenmesinde; dava konusu ... plaka sayılı ... marka aracın 28/08/2017 tarihinde satıldığı, araç garantisinin 3 yıl/100.000 km (hangisi önce gelirse) şeklinde olduğunun belirtildiği, böylece aracın garantisinin 28/08/2020 tarihinde yada 100.000 km dolunca bittiği, 01.05.2019 tarihinde araç 105.000 km'deyken servise girdiği, dolayısıyla araç 100.000 km'yi doldurduğundan garanti süresi bu tarihte dolduğu, servis kayıtlarına göre ... süresi doluncaya kadar “motor kısmından ses geliyor” hususu ile davacının herhangi bir şikayetinin olmadığı anlaşıldığı, yine dava konusu araç üzerinde yapılan incelemede motorundan gelen bir arıza belirtisi olan sesin ara ara geldiği, sesin kendiliğinden giderek motorun normal çalıştığı, yapılan 250 km'lik yol testinden motorun normal çalıştığı anlaşıldığından, motor sökülmeden motorda ara sıra meydana gelen sesin, yakıt sisteminde olan bir arızadan kaynaklanmış olabileceği ve arızanın orada aranması gerektiğinin belirtildiği, Davacı vekilinin kök rapora itirazları sonucu aynı bilirkişilerden alınan 23/06/2023 tarihli ek raporda özetle; 23/02/2023 tarihli kök rapordaki görüşlerin aynen tekrar edildiği, motordan gelen sesin motorun iç kısmından gelmediği, ancak motorun çalışır bir hale getirilmesinden sonra motordaki şikayet konusu sesin nereden kaynaklandığına dair araştırma yapılmasının mümkün olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişilerce tanzim edilen kök ve ek rapor gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. Somut olayda; dava konusu ... plaka sayılı ... marka aracın 28/08/2017 tarihinde satın alındığı, garanti süresinin başlayış tarihinin 28/08/2017 tarihi olduğu, araç garantisinin 3 yıl-100.000 km (hangisi önce gelirse) şeklinde olduğu, böylece aracın garantisinin 100.000 km dolunca biteceğinden 01/05/2019 tarihinde araç 105.000 km'deyken servise girdiği anlaşılmakla garanti süresinin bu tarihte dolduğu, servis kayıtlarına göre garanti süresi doluncaya kadar “motor kısmından ses geliyor” hususu ile davacının herhangi bir şikayetinin olmadığının anlaşıldığı, TTK’nun ticari satışlara ilişkin 23. ve 6098 sayılı TBK'nun 231. maddesi uyarınca ticari satışlarda da ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin iki yıl olacağı, somut olayda dava konusu araç için satıcı tarafından 3 yıl ya da 100.000 km (hangisi önce gelirse) garanti verildiği, garanti süresinin 01/05/2019 tarihinde dolduğu, davanın 13/12/2021 tarihinde açıldığı, davanın garanti süresi içinde açılması gerekirken bu sürenin geçirildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ... plakalı ... marka aracında sürekli tekrarlayan arıza nedeniyle aracın kullanılamaması ve aracın işlevselliğinin sağlanamaması üzerine yerel mahkemeye başvurduklarını, ancak mahkemenin, garanti süresinin dolmuş olması ve davanın bu süre içinde açılmaması gerekçesiyle davayı reddettiğini, yerel mahkemenin bu kararının hukuka aykırı olduğunu, Müvekkil şirket tarafından 28/08/2017 tarihinde sıfır olarak satın alınan aracın garanti süresinin 28/08/2019'da sona erdiğini, ancak garanti süresi dolmadan önce, araçta periyodik olarak tekrarlayan motor arızası ortaya çıktığını, yetkili servislerin, arızanın kaynağını tespit edemediği ve sorunun devam ettiğini, arızanın sadece geçici çözümlerle giderilmeye çalışıldığı, ancak köklü bir çözüm bulunamadığı, ... yetkili servisleri tarafından gerekli incelemenin yapılmaması, arızanın üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğunu gösterdiğini, Mahkemenin garanti süresine dayanarak davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, garanti süresinin, alıcıya üründeki sorunların giderilmesi için belirli bir güvence sağlarken, ayıptan sorumluluk hükümlerinin ise alıcının, üründeki gizli ayıplara karşı korunmasını sağladığını, müvekkil şirketin arızayı garanti süresi içinde bildirmiş olmasına rağmen, sorunun yetkili servislerce çözülemediği ve bu durumun, garanti süresi geçmiş olsa dahi davalı şirketin ayıptan sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, Garanti süresi dolmadan önce müvekkilin araçla ilgili sorunları bildirdiği, ancak yetkili servislerin arızayı tespit edemediğini, gizli ayıplarda, ayıbın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl içinde dava açılabileceğini, müvekkilin, aracındaki sorunun tespiti için gerekli başvuruları zamanında yapmış olup, ayıbın garanti süresi içinde fark edilmesine rağmen çözüm bulunamaması nedeniyle dava açma süresi içinde hareket ettiğini,Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz ve eksik olduğunu, bilirkişilerin, motorun toplanarak tekrar incelenmesi gerektiği yönünde görüş belirttiğini, ancak bu inceleme yapılmadan davanın sonuçlandırıldığını, bilirkişilerin, arızanın kaynağını kesin olarak belirleyemediği ve bu durumun müvekkil şirketin mağduriyetine neden olduğunu,Mahkemenin, gizli ayıp olup olmadığını yeterince araştırmadan, garanti süresine dayanarak eksik inceleme ile karar verdiğini, bu durumun, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğüne aykırı olduğunu, araçtaki arıza tespit edilmeden davanın reddedildiği, bunun da müvekkil şirketin zararına yol açtığını beyanla, müvekkil şirketin aracında gizli ayıp niteliğinde olan arızanın yeterince araştırılmaması ve garanti süresine dayanılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından satın alınan davalının ithalatçısı olduğu dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu iddiası ile aracın ayıpsız misli ile değişimine, bu talebin kabul görmemesi halinde aracın güncel bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı tarafından verilen garanti süresinin dolması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; dava konusu araç davalının yetkili bayisi dava dışı ...Ltd. Şti.'den dava dışı ...A.Ş.tarafından 0 km olarak satın alınmış, davacı tarafından da araç bu dava dışı ...A.Ş.'den satın alınmıştır. Davacı tarafından söz konusu şirket ile organik bağ içerisinde bulunulduğu ve aracın kendilerine devredildiği iddia edilmiştir. Davalı ise aracın ithalatçısı olup, garanti belgesine göre üretim kaynaklı arızalarda aracın ücretsiz onarımı için aracın ilk satış/teslim tarihinden itibaren 3 yıl-100.000 km (hangisi önce dolarsa) garanti verilmiştir. Davacı tarafından dava konusu aracın motorundan ses gelmesi ve düzensiz çalışması sebebiyle aracın motorunun üretiminden kaynaklı arızası olduğu iddiası ile aracın ayıpsız misli ile değişimine, bu talebin kabul görmemesi halinde aracın güncel bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, aracın üretimden kaynaklı arızalı olmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, davada pasif husumetinin bulunmadığını, aracın iadesinin hakkaniyete uygun olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Somut uyuşmazlığa konu aracın 28/08/2017 tarihinde satın alındığı, söz konusu aracın 01/05/2019 tarihinde davacı tarafından 105.000 kilometrede iken bakım için servise getirildiği, bu tarih itibariyle aracın 100.000 km garanti süresinin dolduğu ve davanın garanti süresi dolduktan sonra 13/12/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı satım sözleşmesinin tarafı olmayıp, aracın ithalatçısı olduğundan garanti belgesine göre üretim kaynaklı arızalarda aracın ücretsiz onarımı için aracın ilk satış/teslim tarihinden itibaren 3 yıl-100.000 km (hangisi önce dolarsa) garanti verildiğinden garanti veren olarak verilen garanti kapsamında ve süresinde sorumludur. Bu sebeple Mahkemece davanın garanti süresinin dolması sebebiyle reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.