T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1258 Esas
KARAR NO: 2025/274 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2020/604 Esas- 2022/176 Karar
TARİH: 15/03/2022
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesinden 11.04.2019 tarihinde, ... hesap numarası ile ticari kredi kullandığını, müvekkilinin aynı şubedeki ... numaralı hesabına 03.03.2020 tarihinde bir miktar para girişinin olduğunu, şube yetkililerine kredinin ilk 8 taksitinin o tarihe kadar ödenmiş olduğunu, hesaptaki mevcut para ile gecikmiş 9. ve 10. kredi taksitlerini ödemeyi ve kredinin kalan taksitlerini de erken ödemek suretiyle kapatmak istediğini bildirdiğini, bunun üzerine bankanın müvekkilinin ödenmemiş 9. ve 10. kredi taksitlerini faizi ve sigorta bedelleriyle tahsil ettiğini, bankanın ayrıca kredinin kalan bakiyesinin erken ödenerek kapatılması doğrultusunda müvekkilinden 146.839,65 TL tahsil ettiğini, müvekkilinin kalan ana para borcunun 138.123,16 TL olarak göründüğünü, aradaki farkın neden kaynaklandığını yetkililere sorduğunu, banka yetkililerinin bankanın bu farkı almaya yasal düzenlemeler gereğince hakkı olduğunu, dilerse yasal yollara başvurabileceğini bildirdiğini, söz konusu tahsilat ile ilgili hesap kaydında "taksit kapatma" yazmakta olduğunu, başkaca bir açıklama olmadığını, sayılan haksız tahsilattan başka davalı bankanın müvekkilinden kredi masraf tahsilatı, yıllık istihbarat ve operasyon ücreti ve iki defa olmak üzere ipotek fek ücreti tahsilatı başlıkları altında haksız tahsilatlar da yapmış olduğunu beyanla müvekkilinden haksız yere ve yasaya aykırı olarak tahsil edilen 500 TL bedelin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih 2020/604 Esas- 2022/176 Karar sayılı kararında; "Davalı bankadan ticari kredi kullanan davacının kredi bedelini erken ödemek suretiyle kapatması sonucu davalı bankanın davacıdan sözleşmeye aykırı kesintiler yapıp yapmadığı (erken kapama komisyonu, kredi masraf tahsilatı, yıllık istihbarat ve operasyon ücreti, ipotek fek ücreti vb.) yapmış ise bu kesintilerin kredi sözleşmesine ve bankacılık düzenlemelerine aykırı olup olmadığı ve davacının bu kesintileri davalıdan talep edemeyeceği konusunda ihtilaf olduğu anlaşıldı. Dava, davacının davalı bankadan kullandığı ticari krediye istinaden davacının kredi borcunu erken kapaması sonucu haksız tahsil edildiği iddia olunan kesintilerin tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, kredi sözleşmesi, bilirkişi raporu, banka müzekkere cevapları Islah/Talep Arttırım, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı banka tarafından davacıya 11/04/2019 tarihinde 48 ay vadeli 161.785,02 TL tutarlı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredinin ilk 10 taksidinin davacı tarafından ödendiği ve kalan 138.028,56 TL kredi borcunun davacı tarafından erken ödendiği, erken ödeme sırasında davacıdan davalı banka tarafından toplam ticari kredi açıklaması ile 8.811,09 TL ücret alındığı, bilirkişi tarafından davalı bankada yapılan incelemede bu tutarın 6.910,00 TL'sinin erken kapama ücreti olduğu , tahsil edilen diğer kısım ile ilgili herhangi bir açıklama ve belge sunulmadığı iş bu tahsilatın kredinin kapama tutarı olan 138.028,56 TL ye karşılık gelen oranının % 6,38 olarak tespit edildiği, (davalı tarafından oranın % 5 olduğu belirtilmesine rağmen) ancak davalı bankanın Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na müşterilerden alınacak erken kapama komisyon oranının yasal düzenleme gereği bildirmediği gibi kredi sözleşmesinde de oran yazılı olmadığı, bu hali ile emsal bankalardan tespit edilen erken kapama komisyon oranının % 2 olduğu ve davalı bankanın kredinin erken kapatılması nedeni ile ana para üzerinden % 2 oranında kesinti yapabileceği ( Yargıtay 11 HD 2016/13802 E, 2018/4732 K, Yargıtay 11 HD 2016/13911 E 2018/5148 K, Yargıtay 11 HD 2016/11886 E 2018/5490 K) bilirkişi tarafından % 2 oran üzerinden yapılan hesaplama sonucu davalı bankanın erken kapamaya konu kredi tutarı 138.028,56 TL üzerinden 2.760,57 TL talep kesinti yapabileceği ancak davalı bankanın dayanağı olmadığı halde davacıdan 6.050,52 TL fazla kesinti yaptığı, yine davalı banka tarafından davacıdan 787,50 TL istihbarat ve operasyon ücreti ile 525,00 TL ve 2.887,50 TL ipotek fek ücreti olmak üzere toplam 4.200,00 TL tahsilat yaptığı ancak davalı bankanın Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu masraf tablosunda 500,00 TL ipotek ücretinin alınacağını bildirildiği bu hali ile davacının davalıdan dayanaksız bir şekilde 3.675,00 TL fazladan tahsilat yaptığı anlaşılmakla davalının davacıdan 6.050,52 TL fazladan erken kapama komisyonu ve 3.657,00 TL ipotek fek ücreti olmak üzere toplam 9.725,52 TL haksız tahsilat yaptığı ve davacıya iade edilmesi gerektiği , davacının talep artırım dilekçesi ile 9.725,00 TL'nin davalıdan yasal faizi ile tahsilini talep ettiği, davacının dava dilekçesinde ve talep artırım dilekçesinde faiz başlangıç tarihini belirtmediği bu hali ile alacağa dava tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz uygulanması gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''Davanın kabulü ile 9.725,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15/03/2022 tarih, 2020/604 E., 2022/176 K. sayılı kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu; Hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, 31/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun kendisi ile aynı isim ve soyadına sahip İstanbul 1 numaralı barosuna kayıtlı Av. ... (... TCKN ve ... Sicil Numarası)'a tebliğ edildiğini ve dosyada vekaleti olmamasına ve vekil kaydının silinmesi için dosyaya talep atmasına rağmen dosyaya vekil olarak eklendiğini ve kaydının silinmediğini, bu durumdan kendisinin haricen haberdar olduğunu, mahkeme kalemini aradığını ve vekil kaydının yaptırıldığını, vekil kaydının yapılması ile kendisinin uyaptan dosyanın karara çıktığını öğrendiğini, gerekçeli kararın uyap kaydı yaptırıldıktan sonra 13/04/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, iş bu sebeple İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15/03/2022 tarih, 2020/604E.-2022/176 K. sayılı kararın kaldırılmasını talep ettiklerini; Müvekkili bankanın ... Şubesi ile davacı arasında akdedilen 24/06/2019 tarihli 500.000 TL bedelli Kredi Genel Sözleşmesi’ne istinaden davacıya aylık %1,65 faiz oranı üzerinden sabit taksitli 48 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredinin davacı tarafından süresinde ödenmeyerek temerrüde düştüğünü, davacının müvekkili bankaya vermiş olduğu 01/04/2019 tarihli yeniden yapılandırma talebine istinaden davacı ile 11/04/2019 tarihinde asıl Genel Kredi Sözleşmesine tabi olmak üzere yeniden yapılandırma protokolu imzalandığını, bu kredinin 03/03/2020 tarihinde erken ödeme komisyonu tahsil edilerek erken kapatıldığını; Davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşmenin mahiyeti itibariyle taksitli ticari kredi olduğunu, davacı ile akdedilen sözleşme çerçevesinde erken kapama ücretinin indirimli olarak hesaplandığını ve kredi borcunun kapatıldığını, nitekim sabit faiz oranı ile verilen taksitli ticari kredilerde erken kapama ücretinin kalan anapara ve süre dikkate alınarak erken kapama talebinin yapıldığı tarihteki kredi maliyetleri ile mevcut kredinin faizi arasındaki faiz farkı hesaplanarak güncel değerlere ulaşıldığını, özetle, müvekkili banka uygulamasına göre erken kapama komisyonu olarak kapama tarihi itibariyle kredinin anapara tutarı üzerinden alınacak erken kapama komisyonu; kapatılan krediye uygulanan faiz oranı, kredinin kapama tarihindeki kalan anaparası, kredinin orijinal vadesine kalan süre, kredinin nakit akımı, kredinin türü ve kapatma tarihindeki ilgili para biriminden müvekkili bankaca belirlendiğini, maliyet oranlarına bağlı olarak kredi bazında değişkenlik gösterdiğini, müvekkili banka tarafından alınan erken kapama ücretinde mevzuata aykırı herhangi bir durumun söz konusu olmadığını; Davacıyla imzalanan sözleşmeden önce, genel işlem koşullarına ilişkin bilgilendirme notu ve teslim tutanağının davacıya verildiğini, işbu tutanakta müvekkili bankanın erken ödemede komisyon ve masraf talep edebileceği hükmünün yer aldığını, davacının bilgi formunu okuduğunu ve imzaladığını, dolayısıyla müvekkili banka uygulamasına göre erken kapama komisyonu içinde alınan yıllık istihbarat ve operasyon ücreti ve ipotek ücretinin davacıdan sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olarak alındığını, sözleşme ve ekleriyle, sözleşme öncesi bilgi formlarında kredinin şartları, masraflar, sigorta şartları, erken ödeme durumunda erken ödeme ücretinin anlatıldığını ve davacı tarafından imzalandığını; Kredi kullanmak amacıyla başvuruda bulunan mudinin banka tarafından alınacak hizmet masrafını kredi kullanım aşamasından önce banka yetkilileriyle müzakerede bulunarak koşullar uygun ise kredi kullandığını, bunun yerleşmiş bir uygulama olup aksini iddia eden var ise iddiasını ispatlaması gerektiğini, müvekkili bankanın yapmış olduğu hizmetlerden dolayı gelir elde ettiğini, bu gelirlerini düzenlemiş olduğu sözleşme hükümlerinin de taraflarca mutabık kalınarak imzalandığını, günün şartları içerisinde alınması gereken standart hizmet, matbu masrafın alınmasında taraflar arasında sebepsiz zenginleşme ve fakirleşmenin söz konusu olmadığını, bunun iddiasının bile kabul edilemez nitelikte olduğunu, iletişimin ve bilginin bu kadar hızlı olduğu bir zamanda elde edilebilmesi ve kişilerin serbest ve hür iradeleriyle alternatifler içerisinden istediği bankadan kredi kullanımına olanak vermekte iken davalının kabul ettiği masrafı iade istemesinin bu durumda iyi niyetli olmadığı izlenimini doğurduğunu;Davacının, müvekkili banka tarafından alınan tüm masrafları bildiğini, kredi genel sözleşmesini tüm bu hususları bilerek imzaladığını, söz konusu kredinin erken kapatılması halinde kendisinden bankaca tahsil edilecek olan tüm bu masraf kalemleri ve tutarlarını bilerek kredisini erken kapatmak istediğini bu hususta müvekkili bankaya müracaat ettiğini, müvekkili bankaca davacının bu talebinin, mevzuat, kredi genel sözleşmesi, tebliğler gereğince banka uygulamaları dikkate alınarak kendisinden ilgili masraflar tahsil edilmesi halinde kredisinin erken kapatılma talebine onay verildiğini, dava konusu işlemlerin davacının talebi doğrultusunda yapıldığını, davacının kredilerini erken kapatma talebi olmasa idi, müvekkili bankaca kredilerin erken kapatılma durumunun söz konusu olmayacağı ve bu suretle, dava konusu edilen masrafların da kendisinden tahsil edilmeyeceğini, davacının kendi rızası ile yapılan işlemlerden dolayı kredi kapandıktan sonra iş bu davanın açılmasının davacı tarafın kötü niyetli olduğunun bir göstergesi olduğunu, müvekkili bankanın yasal mevzuata ve sözleşme hükümlerine riayet ettiğini, sözleşme ile mutabık kılınan ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edecek hiçbir durum bulunmadığını beyanla İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15/03/2022 tarih, 2020/604E.-2022/176 K. sayılı kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin davacı tarafından vadesinden önce/erken kapatılması nedeniyle, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama ve sair ücretlerin iadesi talebine ilişkindir. Davacı taraf, davalı bankadan kullandığı kredinin 03/03/2020 tarihindeki ödeme ile tamamen kapatıldığını ve davalı banka tarafından kredinin erken kapatılması nedeniyle tarafından ek ücretler tahsil edildiğini, fazladan ve ek olarak tahsil edilen ücretlerin iadesinin gerektiğini beyan ederek işleyecek faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiş, davalı banka davaya cevap vermemiş, sonraki beyanlarında davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, kök ve ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davalı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında kök rapora karşı sunulan itiraz dilekçesi ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi ek raporunda bu itirazlar değerlendirilmiş ve ek raporda, kök rapordaki tespitler dışında veya bunlardan farklı bir tespit yapılmamıştır. Bu minvalde davalı vekilinin ek raporun kendisine tebliğ edilmediği ve savunma haklarının kısıtlandığına dair istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi uyarınca sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak, kanun veya sözleşme ya da adet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz. Taraflar arasında imzalanan ve erken ödeme halinde erken kapama komisyonu tahsil edilebileceği düzenlemesini içeren sözleşmede oran belirtilmiş ise, bu oran üzerinden hesaplama yapılmalıdır. Herhangi bir oran belirtilmemiş ise, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre değiştirilen 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, bu yönde ilan ve yayım yapılmamışsa emsal bankaların uyuşmazlık konusu erken kapama komisyonu kesintilerinde uyguladıkları oranlar getirtilip, diğer bankalarca uygulanan oranların araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. (Bkz. Yargıtay 11. HD; 11/10/2018 Tarih, 2016/12666 E-2018/6233K.,Yargıtay 11. HD; 25/09/2018 Tarih, 2017/276 E-2018/5662 Karar sayılı ilamları) Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.1. maddesinde; "bu sözleşmeye dayanılarak müşteriye açılacak kredilerin kullandırım ve geri ödeme aşamalarında uygulanacak faiz oranları, komisyon, ücret, masraflar ve diğer eklentiler banka ve müşterinin karşılıklı mutabakatı ile belirlenecektir." şeklinde ve 6.2. maddesinde; "Müşterinin bakiye borcunu kısmen veya tamamen vadesinden önce ödemesi Bankanın kabulüne bağlıdır. Bankanın kabulü olmaksızın yapılan ödeme, vadesinde tahsil edilir. Müşteri, Bankanın muvafakatine dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz ve indirim dahil Bankadan herhangi bir talepte bulunamaz. Erken ödemede bulunmak isteyen müşteri, önceden Bankaya yazılı olarak başvurur. Banka, erken ödeme isteğini kabul ederse, bunun şartlarını bildirir ve erken ödeme nedeniyle maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep eder." şeklinde yer alan düzenleme ile davalı bankanın kredinin erken kapatılması halinde komisyon talep edebileceği kabul edilmiş ise de, bu komisyonun oranı ve/veya tutarı açıkça belirlenmemiş, yine alınacak diğer ücretlerin karşılıklı mutabakat ile belirleneceği kabul edilmiş olmasına rağmen bu konuda yapılmış bir mutabakat dosyaya ibraz edilmemiş, Merkez Bankası'na yapılan bildirime göre ise davacının ödeme tarihi itibariyle bankaca uygulanan erken kapama komsiyon oranının %2, ipotek fek bedelinin ise 500 TL olduğu, yine diğer bankalarca alınan erken kapama komisyon oranlarının ortalamasının da %2 olduğu anlaşılmakla Mahkemece, davalı bankanın %2 oranında erken kapama komisyonu ve 500 TL ipotek fek bedeli alabileceğinin kabulü ile kalan fazla tahsilat yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalının istinaf başvurusunun haksız olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 664,31 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 166,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 498,24 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.