T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1375 Esas
KARAR NO:2025/306 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2020/663 Esas - 2022/276 Karar
TARİH: 07/04/2022
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:27/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, söz konusu ticari ilişki gereğince ticari defter ve kayıtlara göre müvekkili tarafından davalı şirkete toplam 617.207,26 TL lik mal satışı yapıldığını, davalı şirket tarafından da müvekkiline 397.900,00 TL nakit ödeme ve 100.000,00 TL çek olmak üzere toplamda 497.900,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkil ticari defter ve kayıtlarına göre 119.307,26 TL bakiye borç davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmediğini, davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığını ve borçlunun yasal süre içinde borca itiraz etmek suretiyle takibi durdurduğunu, davalı şirketin müvekkilinin tüm şifahi uyarılarına rağmen bakiye 119.307,26 TL borcu ödememesi ve müvekkilimi çeşitli bahanelerle oyalaması nedeniyle bu kez 03/02/2020 tarihinde ... sayılı icra dosyası ile davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçlu şirkete 05/02/2020 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalı tarafından 10.02.2020 tarihinde icra müdürlüğü dosyasına yapılan itirazda herhangi bir sebep gösterilmeksizin haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz edildiğini ve takip durduğunu, davalı borçlunun ... sayılı icra dosyasına 10.02.2020 tarihinde yaptığı itirazının iptalini ve takibin devamını, davalı borçlunun İİK 67/2.md si gereğince yargılama sonucunda hükmolunan alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini bilvekale talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket aleyhine .... sayı ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı olarak borca itiraz ettiklerini, bu defa davacı mahkememizde 2020/663 E. Sayı dosyası ile müvekkili aleyhine itirazın iptali davası açtığını, davalı olarak davacıdan alışlarına ait yasal ticari defterlerindeki cari hesap özetine ve belgelerine göre herhangi borçları bulunmadığını, davacının alacağını tamamen tahsil ettiğine dair mutabakatın olduğunu, yasal ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdikleri süresinde yapıldığını, istendiğinde mahkemeye ve bilirkişiye sunulabileceğini, davacının defter ve belgeleri ile birlikte müvekkili şirketin defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılabileceğini, davacının haksız ve yersiz olarak itirazın iptali talebinde ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş olduğunu, davacının tüm taleplerinin reddi ile kötü niyetli olan davacıya %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 07/04/2022 tarih ve 2020/663 Esas - 2022/276 Karar sayılı kararında; "Dava, davacı tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Müd. dosyasına davalı yanca yapılan itirazın İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi isteminine ilişkindir.... Sayılı dosya aslı celp edilmiş ve incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... Şti. Aleyhine 119.307,26 TL asıl alacağa takip tarihi olan 03.02.2020 tarihinden itibaren %9,00 yasal faizi ile birlikte tahsili istemi ile icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalı şirketin ticaret sicil kaydı dosyamız arasına alınmıştır.Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairelerine müzekkere yazılarak 2018-2019-2020 yıllarına ait BA-BS Formları karşılaştırmalı olarak celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.Davacının bağlı bulunduğu Vergi Dairesine müzekkere yazılarak mükellefiyet bilgilerinini hangi usulde vergilendirildiği, hangi usulde defter tuttuğunu, TTK madde 11 ve VUK madde 177/2 uyarınca tacir sayılıp sayılmadığı hakkında bilgi istenilmiş, 26.01.2021 tarihli cevabi yazısında mükellefin 2018, 2019 Gelir Vergisi Beyannamesinde bilanço esasına göre defter tuttuğu dolayısıyla 213 sayılı VUK.nun 177/2 maddesine tabi olduğunun görüldüğü bilgisi verilmiş, davacının tacir olduğu tespit edilmiştir.Davacı tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de tanık beyanları ile ispat edilmek istenen hususların yazılı belge ile ispat sınırında kalması nedeni ile tanık dinletme talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli bakımından dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş olup, 15.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...davacı tarafın 2018-2019 yıllarına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davalı tarafın 2018-2019 yıllarına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği cari hesap ekstresine ait 3 adet fatura olduğunu, faturaların toplam tutarımn KDV dahıl 617.207,26 TL oldugu, iş bu faturaların 12.09.2018 tarihli ...-...-...-...-...-...-...seri ve sıra numaralı KDV dâhil 566.435,40 TL tutarlı faturanın, açıklama kısmının, miktar ve birim fiyatı kısımlarının belirtildiği, faturanın üzerinde sevk irsaliye bilgilerinin yer aldığını, 12.09.2018 tarihli ...-...-...-...-...-...-... seri ve sıra numaralı sevk irsaliyesinin eksiksiz teslim alan kısımlarının ... tarafından imzalandığını, 22.01.2019 tarihli ... seri ve sıra numaralı KDV dâhil 14.156,46 TL tutarlı faturanın, açıklama kısmının, miktar ve birim fiyatı kısımlarının belirtildiği, faturanın üzerinde sevk irsaliye bilgilerinin yer aldığını, 22.01.2019 tarihli ...seri ve sıra numaralı sevk irsaliyesinin eksiksiz teslim alan kısmının ... tarafından imzalandığını, 22.01.2019 tarihli ... seri ve sıra numaralı KDV dâhil 36.615,40 TL tutarlı faturanın açıklama kısmının, miktar ve birim fiyatı kısımlarının belirtildiği, faturanın üzerinde sevk irsaliye bilgilerinin yer aldığını, 22.01.2019 tarihli ... seri ve sıra numaralı sevk irsaliyesinin eksiksiz teslim alan kısmının ... tarafından imzalandığını, faturalara davalı tarafın itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında herhangi bir ihtarname, evrak yada belgeye rastlanılmadığını, Türk Ticaret Kanununun Madde 21- 2 Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” İfadesi yer aldığını, davacı BS Formu Bilgileri, Gelir İdaresi Başkanlığı, Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğünün 28.01.2021 tarihli yolladığı davacı şirkete ait 2018-2019-2020 yılı BS form bilgilerinde, 2018 yılında davacı tarafın davalı tarafa ait 1 adet faturayı 480.030,00 TL tutar üzerinden beyan ettiğini, 2019 yılında davacı tarafın davalı tarafa ait 2 adet faturayı 43.027,00 TL tutar üzerinden beyan ettiğini, davalı BA Formu Bilgileri, Gelir İdaresi Başkanlığı, Mecidiye köy Vergi Dairesi Müdürlüğünün 22.01.2021 tarihli yolladığı davacı şirkete ait 2018-2019-2020 yılı BA form bilgilerinde, 2018 yılında davalı tarafın davacı tarafa ait herhangi bir belgeyi beyan etmediğini, 2019 yılında davalı tarafın davacı tarafa ait 2 adet faturayı 43.027,00 TL tutar üzerinden beyan ettiğini, tarafların ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırıldığında, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, 10.02.2019 ve 31.12.2019 tarihlerinde 219.307,26 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, 31.12.2019 tarihinde 99.744,60 TL alacaklı olduğunu, taraflar arasındaki cari hesap farkının 319.051,86 TL olduğu ve bu farkın davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı 319.051,86 TL tutarlı tek taraflı işlemlerden kaynaklandığını, 100.000,00 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığını, kayıt işlemi için davacı tarafın dava dilekçesi ile 2 adet 50.000,00 TL tutarlı çekin toplam 100.000,00 TL tutar olarak tahsil edildiğini beyan ettiğini, iş bu 100.000,00 TL tutarın hesaplamadan dışlandığını, 60.000,00 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığını, kayıt işlemi için davalı tarafın 40.000,00 TL + 15.000,00 TL + 5.000,00 TL tutarlı toplam 60.000,00 TL tutar için 3 adet dekont sunduğunu, dekontlarda alıcı bilgilerinin ..., alıcı banka ve iban bilgilerinin ... BANKASI-... olduğu, iş bu 60,000,00 TL tutarın hesaplamadan dışlandığını, 50.771,86 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığını, “tahsilât ve ödemeler” açıklamalı olarak 31.12.2019 tarihinde kayıt edildiği, davalı taraftan kayıt işleminin belgesini talep edildiği dosya muhteviyatına herhangi bir belge sunulmadığını, iş bu 50.,771.86 TL tutarın hesaplamaya dâhil edildiğini, 78.280,00 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığını, kayıt işlemi için davalı tarafın 43.280,00 TL + 35.000,00 TL tutarlı toplam 78.280,00 TL tutar için davalı tarafın 2 adet çekli ödeme dekontu sunduğunu, dekontlarda alıcı bilgilerinin ... olduğunu, ... ve ... çek ödeme açıklamasının bulunduğunu, ilaven bu durum ile ilgili çek çıkış bordrosu sunulduğunu fakat bordroda herhangi bir imza bulunmadığını, çeklerin ön yüz bilgilerinin sunulduğunu fakat arka yüz ve ciro bilgilerinin bulunmadığını, çek üzerinde davacı tarafa ait bilgi bulunmadığını, iş bu 78.280.,00 TL tutarın hesaplamaya dahil edildiğini, 30.000,00 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığını, kayıt işlemi için herhangi bir belge sunulmadığını, iş bu 30.000.00 TL tutarın hesaplamaya dahil edildiğini, tarafların ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırılmasında davacı tarafın 159.051,86 TL alacaklı olduğunu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 119.307,26 TL tutarı talep edebileceğini, takip tarihinden itibaren yıllık % 9,00 yasal faizi talep edebileceği... şeklinde görüş bildirmiştir. Davalı itirazları ve dosyaya sunulan kayıtlar dikkate alınarak kök rapor hazırlayan bilirkişiden ek rapor hazırlanması istenilmiş olup, bilirkişi 15.11.2021 tarihli ek raporunda özetle; "....faturaların tarafların ticari defter ve kayıtlarına karşılıklı olarak işlendiğini, faturalara davalı tarafın itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında herhangi bir belgeye rastlanılmadığını, davalı tarafın itirazında belirtildiği gibi 50.771,86 TL tutar için herhangi bir ödeme yapılmadan bakiyenin hesaben kapatıldığını, kök raporda belirtildiği üzere 50.771,86 TL tutarındaki bakiyenin ticari defterlerden “Tahsilât Ve Ödemeler” açıklamalı olarak 31.12.2019 tarihinde kapatıldığını, davalı tarafın iddia etti len yapılmamış olan işler ve tedarik edilmemiş malzemeler firmamıza fatura edilmiştir. Başka bir deyişle fatura içerikleri gerçek mal ve hizmet hareketini yansıtmamaktadır.” iddiasının değerlendirmesinin uzmanlık alanı olmadığını, bu husustaki nihai değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakılarak ticari defter ve kayıtlara göre yapılan değerlendirmede 50.771,86 Tl tutarlı kök raporda olduğu gibi hesaplamaya dâhil edildiğini, ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 50.771,86 TL alacaklı olduğu..." şeklinde görüş bildirmiştir.Taraflarca rapora yapılan itirazlar doğrultusunda bilirkişiden 2.ek rapor hazırlanılması istenilmiş olmakla, bilirkişi 04.03.2022 tarihli 2.ek raporunda özetle; ":..faturaların tarafların ticari defter ve kayıtlarına karşılıklı olarak işlendiğini, faturalara davalı tarafın itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında herhangi bir belgeye rastlanılmadığını, davalı tarafın itirazında belirtildiği gibi 50.771,86 TL tutar için herhangi bir ödeme yapılmadan bakiyenin hesaben kapatıldığını, kök raporda belirtildiği üzere 50.771,86 TL tutarındaki bakiyenin ticari defterlerden “Tahsilât Ve Ödemeler” açıklamalı olarak 31.12.2019 tarihinde kapatıldığını, davalı tarafın iddia etti len yapılmamış olan işler ve tedarik edilmemiş malzemeler firmamıza fatura edilmiştir. Başka bir deyişle fatura içerikleri gerçek mal ve hizmet hareketini yansıtmamaktadır.” iddiasının değerlendirmesinin uzmanlık alanı olmadığını, bu husustaki nihai değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakılarak ticari defter ve kayıtlara göre yapılan değerlendirmede 50.771,86 TL tutarlı kök raporda olduğu gibi hesaplamaya dâhil edildiğini, ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 50.771,86 TL alacaklı olduğu..." şeklinde görüş bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında süregelen ticari ilişki olduğu, bu ilişki çerçevesinde davacı tarafından satılan ürünler karşılığı davalı yanca bir kısım ödemeler yapıldığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının bu ticari ve cari hesap ilişkisi çerçevesinde davalıdan alacaklı olup olmadığı, var ise bunun miktarı ile takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktalarındadır. Bunun tespiti için bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiştir. Mali müşavir bilirkişi kök raporunda davacının davalıdan talep gibi 119.307,26 TL alacaklı olduğunu raporlamıştır. Davalının itirazları özellikle dosyaya sunulan ödeme dekontları ile çek suretleri ile birlikte bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi sunulan kayıtları ayrıntılı olarak irdelemiş ve bu defa davacının davalıdan 50.771,86 TL alacaklı olduğu sonucuna varmıştır. Raporlar arasındaki farkın incelenmesinde; öncelikle davalı yanca kök raporun hazırlanması sırasında dosyaya 30.000,00 TL lik ödeme dekontunun sunulmadığı anlaşılmıştır. Ödemenin incelenmesinde davalı şirket yetkilisi tarafından davacı hesabına belirtilen tutarın gönderildiği görülmektedir. Bu miktar ek raporda haklı olarak davalı ödemesi olarak kabul edilmiştir. Davalı yine kök raporda hesaplamaya dahil edilen yani davacı alacağı olarak belirtilen 78.280 TL tutara itiraz etmiştir. Davalı bunlara ilişkin 43.280,00 TL ve 35.000,00 TL tutarlı iki adet çek sureti ile en bankadan tahsil eşlemine ilişkin ödeme dekontu sunmuştur. Çek suretlerinin incelenmesinde davacının son hamil olarak çekleri tahsil etmese de ciro silsilesi içinde yer aldığı, davalının çeki ciro ederek davacıya verdiği ve davacının da borcuna karşılık ödeme aracı olarak çekleri dava dışı 3. Kişilere ciro ederek borcundan kurtulduğu sabittir. Açıklanan edenlerle bilirkişi tarafından ek raporda bu tutarın da davalı ödemesi olarak görülmesi yerindedir. Son olarak davalı ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacı defterlerinde yer almayan ve davalının itiraz konusu ettiği 50.771,86 TL lik kayıt ihtilaf konusudur. Davalı bu faturaların restoran inşaatı onarımı işi için olduğu, dava konusu cari hesap ile ilgisi olmadığı, faturaların sehven ticari defterlere işlendiği, gerçek mal ve hizmet ilişkisini yansıtmadığı iddiasında bulunmuştur. Davalı tarafın itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmemekle savunmasının genişletilmesi mahiyetinde olmakla birlikte iddiasını ispata yarar bir kayıt da dosyaya sunulmamış, yapılmadığını iddia ettiği işe ilişkin bir ihtarname yahut yasanın aradığı şartlarda bir bildirime rastlanmamış, toplam 50.771,86 TL tutarını bulan iki adet faturaya itiraz edildiğine dair bir belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Buna göre davalı itirazları bu miktar yönünden yerinde görülmemiştir. Taraflarca bilirkişi ek raporuna da itiraz edilmiş ve 2. Ek rapor alınmışsa da bilirkişi 2. Ek raporunda da özetle 1. Ek rapordaki görüşlerini yinelemiştir. Bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı ve yukarıda değinildiği şekilde usul ve yasaya uygun özellikle bilirkişi kök raporları mahkememizce de benimsenmiştir. Açıklanan nedenlerle icra takibinde talep ettiği 50.771,86 TL alacağının bulunduğu, bu miktar yönünden takibe yapılan itirazın haksız olduğu belirlenmiş, aşkın talep ise yerinde görülmemiş. Sonuç olarak davanın kısmen kabulü ile ayrıca alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına; davacının kötü niyeti sabit olmadığından davalının ise bu husustaki isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir."gerekçesi ile,''1- Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının ... Sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline; takibin 50.771,86 ₺ asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Hükmolunan alacağın %20'si nispetinde hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazmiatı talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olmayan, taraflarınca gerekçeli olarak itiraz edilen bilirkişi raporuna itibar edilerek kurulan hükmün reddedilen kısım yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, mali müşavir bilirkişi kök raporunda davacının davalıdan talep gibi 119.307,26 TL alacaklı olduğunu raporladığını; davalının itirazları özellikle dosyaya sunulan ödeme dekontları ile çek suretleri ile birlikte bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiğini; bilirkişinin sunulan kayıtları ayrıntılı olarak irdelediğini ve bu defa davacının davalıdan 50.771,86 TL alacaklı olduğu sonucuna vardığını; taraflarca bilirkişi ek raporuna da itiraz edildiğini ve ikinci ek rapor alınmışsa da bilirkişinin ikinci ikinci ek raporunda da birinci rapordaki görüşlerini yinelediğini; mahkemece bilirkişi ek raporlarının hükme esas alındığını, ek raporlara itirazlarının değerlendirilmediğini, tanık dinletme ve müvekkilinin isticvap edilmesi taleplerinin reddedildiğini, davalı tarafın savunmayı genişletmek suretiyle esasen dava konusu ticari alacakla ilgisi olmayan inşaat işlerine ilişkin belge ve dekontlar sunmak suretiyle bilirkişi ve mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını ve hatalı bir hüküm tesis edilmesine sebebiyet verdiğini,Dava konusu edilen fatura ve cari hesap ilişkisinin paslanmaz çelik ekipmanlarına ilişkin mal satışından kaynaklanmakta olup bunun dışında yapılan inşaat işine ilişkin ödemelerin de bu hesaptan mahsup edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin; 02/05/2018 tarihinde ...ŞTİ ) şubesininp Paslanmaz mutfak ekipmanları için teklif verdiğini ve firma yetkilisi olarak muhatap olunan ... ile KDV Hariç 94.000 Euro (02.05.2018 tarihinde kur 4.92) olarak anlaşma sağlandığını, teklifin Euro olarak verilme sebebi listenin büyük çoğunluğunun İthal ürünlerden oluşması ve kur dalgalanmalarında satıcı firmanın kur farkı ile karşılaşmaması olduğunu, anlaşma gereği ödemelerin iş başlangıcında % 50 Nakit kalan bakiye teslimde nakit tahsil edilmek üzere davacıya ...'nın iban hesabının davalıya verildiğini ve davalının anlaşmaya istinaden; paslanmaz mutfak ekipmanları ödemesi olarak 09.05.2018 tarihinde 70.000,00-TL (Euro kuru 5.14 = 13.618 Euro), 21.05.2018 tarihinde 50.000,00-TL (Euro kuru 5.32 = 9.398 Euro), 23.05.2018 tarihinde 50.000,00-TL (Euro kuru 5.37 = 9.310 Euro); 13.06.2018 tarihinde 10.000,00-TL (Euro kuru 5.41=1.848 Euro); 19.06.2018 tarihinde 50.000,00-TL (Euro kuru 5.50 = 9.090 Euro ), 21.06.2018 tarihinde 20.000,00-TL (Euro kuru 5.50 = 3.636 Euro); 27.06.2018 tarihinde 25.000,00-TL (Euro kuru 5.39 = 4.638 Euro), 29.06.2018 tarihinde 15.000,00-TL (Euro kuru 5.33 = 2.814 Euro), 03.07.2018 tarihinde 10.000,00-TL (Euro kuru 5.35 = 1.869 Euro), 09.07.2018 tarihinde 10.000,00-TL (Euro kuru 5.35 =1.869 Euro), 12.07.2018 tarihinde 2.900,00-TL (Euro kuru 5.60 = 517 Euro), 13.07.2018 tarihinde 5.000,00-TL (Euro kuru 5.67 = 881 Euro), 23.07.2018 tarihinde 45.000,00-TL (Euro kuru 5.67 =7.936 Euro), 23.07.2018 tarihinde 14.500,00-TL (Euro kuru 5.67 = 2.557 Euro), 23.07.2018 tarihinde 20.500,00-TL (Euro kuru 5.67 = 3.615 Euro) olmak üzere toplam 397.900,00-TL (73.596 Euro ) ödeme yaptığını, 15/05/2018 tarihinde 15.05.2018 Tarihinde davalı firma yetkilisi ...'ın Saat 08.55 de whatsapp uygulamasından müvekkiline mesaj atarak müvekkilinden inşaatın başlatılabilmesi için yıkım ekibi ayarlamasını rica ettiğini ve yönlendirmesini istediğini, müvekkilinin yönlendirdiği ekip ile davalı tarafın anlaşma sağladığını ve davalının bu ekibi işe başlattığını; ekiplerin (A...) malzeme ihtiyaçları dahi müvekkili tarafından karşılanmak zorunda bırakıldığını; bütün satın alma fişlerinin davalı firma yetkilisi ... tarafından kontrol edilerek teslim alındığını, 21.05.2018 tarihinde ...'ın Saat:14.39 da whatsapp uygulamasından mesaj atarak sıva ve seramik işlerini yapmak üzere müvekkilinden ikinci bir ekip yönlendirmesini istediğini ve müvekkilinin ekibi yönlendirip ... kontrolünde işe başlamaları sağladığını, davalı tarafın müvekkilinin yönlendirmiş olduğu bütün ekiplerin ödemelerinin, paslanmaz mutfak ekipmanları satın alınması için gönderdikleri ödemelerden yapılmasını daha sonrasında inşaat işleri için yapılan harcamaların firma ortaklarından ...‘a ait Çakıroğlu İnşaat firmasına kesileceğini söylediğini, davacının mali müşavir olduğu sonradan öğrenilen...'ın seçim çalışmalarında olması nedeniyle, ... gelene kadar davacının davalıya yönlendirdiği ekiplere, davalının paslanmaz mutfak ekipmanları için gönderdiği ödemelerden ve dava dışı ...’den elden borç para alarak davalı adına ödeme yaptığını ve davalı adına malzeme aldığını, Davalının davacıya gönderdiği paslanmaz mutfak ekipmanları ödemelerine karşılık davacı tarafından, davalının çalıştırdığı ustalara yapılan ödemelerin; 28.05.2018...Bankası ... hesabına 2.000,00 TL (Euro kuru 5.47 = 365 Euro), 29.05.2018 ...Bankası ...Hesabına 2.000,00 TL(Euro kuru 5.30 = 377 Euro), 30.05.2018 ... Bankası ... hesabına 2.000,00 TL (Euro kuru 5.30 = 377 Euro), 06.06.2018 ... Bankası ... hesabına 5.000,00 TL (Euro kuru 5.40 = 925 Euro), 08.06.2018 ... Bankası ... Hesabına 2.000,00 TL (Euro kuru 5.30 = 377 Euro), 09.06.2018... Bankası ... hesabına 4.500,00 TL (Euro kuru 5.30 =849 Euro), 13.06.2018 ... Bankası ... hesabına 4.000,00 TL (Euro kuru 5.47 = 731 Euro), 13.06.2018 ... Bankası ... Hesabına 4.000,00 TL (Euro kuru 5.47 =731 Euro), 21.06.2018 ... Bankası ... (Euro kuru 5.34=374 Euro), 06.07.2018 ...Bankası ... Hesabına 4.000,00 TL (Euro kuru 5.39 = 742 Euro), 20.07.2018 ... Bankası ... Hesabına 9.000,00 TL (Euro kuru 5.60 = 1.670 Euro), 20.07.2018 ... Bankası ... Hesabına 5.000,00 TL (Euro kuru 5.60 =892 Euro), 02.08.2018 ... Bankası ... hesabına 1.000,00-TL (Euro kuru 5.88 = 170 Euro), 22.08.2018 ... Bankası ... hesabına 4.500,00 TL (Euro kuru 6.07 = 741 Euro) toplamı 52.500,00-TL ( 9.594,00 Euro) şeklinde olduğunu, Müvekkilinin yönlendirdiği ekiplerin işlerini bitirdiğini ve hesaplaşmayı ... ile yaptıklarını; fakat davalının hesap görmemek için müvekkilini sürekli oyaladığını, bunun whatsapp yazışmalarında açıkça görülmekte olduğunu; müvekkilinin ekiplerin çıkardığı inşaat işçiliklerini davalıya tek tek ayrıntılı olarak ...’in whatsapp uygulaması üzerinden 29.01.2019 tarihinde ilettiğini ve sabırla hesap görmek için beklediğini; inşaat işinde çalışan ekiplerin ise müvekkili kadar sabırlı davranmayarak müvekkilinin üstüne geldiğini,Paslanman çelik ekipmanları satışı dışında yapılan ilave işlerin karışmaması için davalıya ayrı bir hesap numarası verildiğini, ilave işlerin; kesilen KDV 86.405,00-TL, İlave paslanmazlar KDV dahil 36.615,00-TL, Türkmenler Yapı malzeme alımı 14.156,00-TL, fayans işleri 29.000,00 TL, su tesisat işleri 52.000,00 TL, alçıpan işleri 32.000,00 TL, pastane bölümü granitleri 5.500,00 TL, doğalgaz ödeme 5.000,00 TL, peşin satış gelen gelen malzeme 12.063,00 TL, peşin satış gelen gelen malzeme 3.616,00 TL, peşin satış gelen gelen malzeme 6.560,00 TL, ekmek kızartma makinası 3.500,00 TL, çay kazanı 2.350,00-TL, servant 2.300,00-TL, ilaveler toplamı 291.065,00 TL, paslanmaz ekipmanlardan kalan 20.404,00 Euro, şeklinde davalıya iletildiğini, gönderilen ödemelerin yapılan inşaat harcamalarının karşılanması için kullanıldığını, Davalı tarafından dava konusu paslanmaz çelik ekipman satışı ile ilgisi olmayan ve inşaat işleri ile ilgili ödemelerin dava konusu hesaba dahil edilmeye çalışılarak gerek bilirkişi ve gerekse mahkemenin yanıltılmaya çalışıldığını; oysa inşaat işleri ile ilgili işlerin bedelinin de müvekkilinin hesabına gönderilmiş olup, müvekkilim bu ödemeleri ... ve ... hesabına ödediğini; bu durumun dosyaya sundukları banka kayıtları ile de sabit olduğunu; buna rağmen bilirkişi raporunda hesaplamadan dışlanan 30.000,00 TL tutarın ve ek raporda belirtilen hususların oluşması durumunda yeniden değerlendirme yapılabileceği belirtilen 78.280,00-TL tutarındaki çekle ilgili ödemelerin inşaat işleri/harcamaları için yapıldığı halde hesaplamadan dışlandığını,Taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği dava konusu olup icra takibine konu edilen paslanmaz mutfak ekipmanlarına ilişkin mal satışlarından kaynaklandığı, davalının inşaat işlerinin de müvekkili tarafından yapıldığı, inşaat işlerine ilişkin ödemelerin müvekkilinin hesabına gönderildiğini ve bu ödemelerin müvekkili üzerinden yapıldığını ve kendilerine ödendiği, inşaat işlerine ilişkin yapılan işlem ve ödemelerin dava konusu edilen alacak ile ilgisinin bulunmadığı konusunda tanık olarak mahkemeye isim ve adreslerini bildirdikleri ..., ... ve ...'ün tanık olarak dinlenmesi ayrıca müvekkilinin de isticvap edilmesi talep edilmişse de mahkemece tanık beyanları ile ispat edilmek istenen hususların yazılı belge ile ispat sınırında kaldığı gerekçesiyle bu taleplerinin reddedildiğini; oysa ki tanık dinletmek istedikleri konuların maddi vakıalara ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliğine ve yukarıda belirttikleri hususlara ilişkin olup tanıklar dinlenmiş olsa ve müvekkili isticvap edilmiş olsa idi maddi gerçeğin ortaya çıkacağını; mahkemece tanık dinletme ve isticvap taleplerinin reddedilmiş olmasının yasal gerekçeye dayanmamakta olup hükmün bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olup hükmü bu yönüyle istinaf ettiklerini, Mahkemece hatalı ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın fazlaya ilişkin istem yönünden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda; hesaplamadan dışlanan tutarlara ilişkin yapılan değerlendirmeler hatalı olup kesinlikle kabul etmediklerini, mahkemece gerekçeli kararda bu miktarın ek raporda davalı ödemesi olarak kabul edilmesinin haklı olduğu belirtilmişse de hükmün bu yönü ile hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda; davacı tarafından ek raporda hesaplamadan dışlanan 30.000,00-TL tutarın ve ek raporda belirtilen hususların oluşması durumunda yeniden değerlendirme yapılabileceği belirtilen 78.280,00 TL tutarındaki çekle ilgili ödemelerin inşaat işleri/harcamaları için yapıldığını beyan ettiği, davalı tarafından yapılan ödemelerin, tarafların ticari defter ve kayıtlarında iki ayrı işe/işlere ait hesaplarda ayrı ayrı tutulmadığı, faturaların bulunduğu hesaplardan ödemelerin mahsup edildiği,ödeme belgeleri üzerinden farklı işe/işlere ait olup olmadığının belirtilmediği, kök raporda hesaplamaya dâhil edilen 78.280,00 TL tutar için ek raporda belirtilen hususların oluşması durumunda yeniden değerlendirme yapılabileceğinin belirtildiği fakat davacı tarafın beyanında ödemenin inşaat işleri için yapıldığını kabul ettiği, bu nedenle 78.280,00 TL tutarın hesaplamadan dışlandığı, şeklinde yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, bilirkişi birinci ek raporunda 30.000-TL tutarlı kayıt işlemi ile ilgili yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, kök raporda hesaplamaya dâhil edilen 30.000,00 TL tutar için davalı tarafından ek rapor için dosya muhteviyatına 1 adet 30.000,00 TL tutarlı dekont belge sunulduğunun, dekontta alıcı bilgilerinin ..., alıcı banka ve iban bilgilerinin ... BANKASI-...olduğunun, iş bu 30.000,00 TL tutarın hesaplamadan dışlandığın belirtildiğini, birinci ek rapora İtiraz dilekçelerinde belirttikleri üzere yapılan bu ödemenin davaya konu yapılan Paslanmaz mutfak ekipmanları mal satışları ile ilgisi bulunmadığını; davalı taraf bu ödemenin dava konusu paslanmaz mutfak ekipmanı malzemeleri satışı işine ait olduğunu iddia ediyorsa bunu ispat etmesi gerektiğini, 30.000,00-TL tutarlı ödemenin ...'nın (Davalı ... Şirketi Ortağı) ... hesabından, müvekkili ...'nun ... Bankası ...IBAN hesabına ... ile gönderildiğini, bu ödemenin Davalı ...'ın hesaplarıyla ilişkisi olmadığını, gönderilen ödemenin...şubesinin cari hesabına mahsup edildiğini, davalı tarafça sunulan 30.000-TL ödemeye ilişkin dekontun dava konusu mal satışları ile ilgilisi olmadığını, dekontta herhangi bir açıklamanın da olmadığını; ödeme dekontunun açıklama kısmında yapılan ödemenin ne için yapıldığının yazılmadığını; bu ödemenin dava konusu paslanmaz mutfak ekipmanı için yapılmadığını; bu ödemenin taraflar arasında davaya konu paslanmaz mutfak mahsup ekipmanı alacağından mahsup edilmesi ve hesaptan dışlanmasını kabul etmediklerini, Bilirkişi ikinci ek raporunda 78.280,00-TL tutarlı kayıt ile ilgili ödemenin inşaat işlerine ilişkin yapıldığına ilişkin beyanlarının ise bilirkişi raporunda tamamen hatalı olarak değerlendirildiğini, zira davaya konu edilen alacağın inşaat işleri ile ilgili olmadığını, mahkemece gerekçeli kararda; "Davalı yine kök raporda hesaplamaya dahil edilen yani davacı alacağı olarak belirtilen 78.280 TL tutara itiraz ettiğini; davalının bunlara ilişkin 43.280,00 TL ve 35.000,00 TL tutarlı iki adet çek sureti ile en bankadan tahsil eşlemine ilişkin ödeme dekontu sunduğunu; çek suretlerinin incelenmesinde davacının son hamil olarak çekleri tahsil etmese de ciro silsilesi içinde yer aldığı, davalının çeki ciro ederek davacıya verdiği ve davacının da borcuna karşılık ödeme aracı olarak çekleri dava dışı 3. Kişilere ciro ederek borcundan kurtulduğu sabittir."şeklinde yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, bilirkişi birinci ek raporunda; kök raporda hesaplamaya dâhil edilen 78.280,00 TL tutar için davalı tarafından ek rapor için dosya muhteviyatına çeklerin arka yüzleri olduğu iddia edilen 2 adet fotokopi/kopya suret belgenin sunulduğu, çeklerin ön yüzleri ile çeklerin arka yüzleri olduğu iddia edilen belgelerin dekontlar ile karşılaştırıldığı, çeklerin ön yüzünde, ... Şti. nin çekleri davalı taraf adına düzenlendiği, yetkili olarak ...'ın imzaladığı, çeklerin arka yüzü olduğu iddia edilen belgelerde, davalı tarafın 1. ciranta, davacı tarafın 2. ciranta, dava dışı ... Şti.'nin 3. ciranta, net okunaklı olmamakla birlikte ... isminin son ciranta olduğu, ödeme dekontlarında, gönderici bilgileri kısmında ... Şti. unvan ve banka bilgilerinin belirtildiği, alıcı bilgileri kısmında ... isminin ve banka bilgilerinin yer aldığı, dekontlara çek numarası bilgilerinin yazıldığı, yazılan bilgilerin çek ön yüzlerinde belirtilen çek numarası ile aynı olduğu, kök raporda çeklerin teslimine dair davalı tarafından sunulan 28.06.2018 tarihli çek çıkış bordrosu belgesinin imzasız olduğunun tespit edildiği, iş bu 2 adet çekin ön ve arka yüzlerinin fotokopi suretlerinin ayrı ayrı dosya muhteviyatına sunulduğu, çek asılların ön ve arka yüzleri ile birlikte sunulması durumunda bile imzaların ve ciroların kime ait olduğunun tespitinin uzmanlık alanı olmadığı, ilaveten ilgili çekler için davalı tarafından sunulan belgelerde davacı taraftan sonra 3. ciranta konumunda bulunan dava dışı ... Şti. ile davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırmalı olarak incelenebileceği, bu hususlarla ilgili sayın mahkemenin takdir ve değerlendirmelerinden sonra 78.280,00-TL tutar için yeniden değerlendirme yapılabileceği, kanaati bildirilmiş iken; bilirkişi ikinci raporunda bu ödemelerin inşaat işlerine yapıldığına ilişkin değerlendirme yapılarak dışlandığını, söz konusu çek ödemelerinin dava konusu fatura ve cari hesap ilişkisi ile ilgisi bulunmadığını, bilirkişi tarafından da bu ödemelerin inşaat işlerine ilişkin olduğunun kabul edildiğini, hal böyle iken bu ödemenin dava konusu tutardan mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, 78.280,00-TL tutarlı (43.280,00+35.000,00) (... ve ... numaralı çekler) çeklerin ön ve arka yüzleri ile banka tahsilat dekontu incelendiğinde; ... firması tarafından keşide edilmiş iki çekin davalı tarafça davacı ...'na inşaat harcamaları için verildiğini; inşaat harcamalarında kullanılmak üzere ...’den alınan nakit borca karşılık verildiğini ve tahsilatının yapıldığını; inşaat harcamaları için verilen çeklerin dava konusu cari hesaba mahsup edilmeye çalışılmasını kesinlikle kabul etmedikleri gibi bu durumun başlı başına davalı tarafın kötüniyetli olduğunu göstermekte olduğunu, Mahkemece talepleri doğrultusunda taraflar arasındaki ticari ilişkinin tam olarak netleştirilmesi için banka kayıtları whatsapp yazışmaları, isticvap, tanık beyanları alındıktan sonra bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken bu talepleri dikkate alınmaksızın kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtlarına işlenen faturaların içeriklerinin mutfak ve mutfak ekipmanlarına ait olabileceği belirtilmekle birlikte bu konunun uzmanlık alanı olmadığı bildirilmiş olmasına rağmen sözkonusu rapora itibar edilerek hüküm kurulmasının eksik ve hatalı olduğunu, Taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişkinin ve müvekkili tarafından dava konusu cari hesap ve faturalara konu mal satışlarının dışında davalının İnşaat işlerini de yaptığı ve İnşaat işlerine ilişkin yapılan ödemelerin kötüniyetli olarak dava konusu hesaplara mahsup edilmek istendiğini gösteren taraflar arasındaki whatsapp yazışmaları ve banka ödeme dekontlarının dikkate alınması, tarafların banka hesaplarının(Müvekkilimin ... Bankası ve ... Bankası hesaplarının) 01/01/2018-31/12/2019 tarihleri arasındaki dökümlerinin ve davalı şirket hesaplarının mahkemece ilgili dosyaya celbedilmesi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği dava konusunun icra takibine konu edilen paslanmaz mutfak ekipmanlarına ilişkin mal satışlarından kaynaklandığı ve İnşaat işlerine ilişkin yapılan işlem ve ödemelerin dava konusu edilen alacak ile ilgisinin bulunmadığına dair tanıklarının dinlenmesi; davanın aydınlatılabilmesi açısından müvekkili ...'nun da isticvap edilerek dinlenmesi, deliller toplandıktan ve tanıklar dinlendikten sonra itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması ve heyete inşaat mühendisi ve mimar ve yeni bir mali müşavir eklenerek yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması ve bilirkişiden yeniden ek rapor alınması talep edilmiş olmasına rağmen eksik ve hatalı değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm kurulmuş olup hükmü bu yönüyle de istinaf ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerden dolayı; İstinaf başvurularının kabulüne; İcranın geri bırakılmasına, istinaf incelemesi sonucunda; ilk derece mahkemesş kararının reddedilen kısım yönünden reddedilen kısım yönünden kaldırılmasına, davalarının kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme hükmüne esas alınan bilirkişi raporları eksik, hatalı, yanlı ve usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hükmün dayanağı olan ve bilirkişi tarafından hazırlanan kök raporda özetle; "davacı kayıtlarında yer almayan, davalı kayıtlarında yer alan tablodaki davalı tarafımızın ödemelerini, davacı tarafın tahsilatları olarak kabul etmemiş, davalı tarafımızın 159.051,86-TL borçlu olduğu, ancak davalı tarafın takip tarihi itibarıyla 119. 307,26-TL tutarı talep edebileceği " sonuç ve kanaatine varıldığını, kök rapora itirazlarında özetle; sundukları somut ve gerçek banka çeki ve banka EFT/HAVALE dekontlarına göre, davacının davalıya düzenlemiş olduğu 617.207,26 TL (2019 döneminde düzenlenen iki adet faturayı kabul etmemekle beraber) karşılığında, (461.400,00+30.000,00+78.280,00+100.000,00) davacıya 669.680,00-TL ödemenin banka EFT/HAVALE dekontları ve banka çekleri ile yapıldığını, tüm banka dekotlarının ve banka çeklerinin borcu sona erdiren, borcu söndüren, sönümlendiren belgeler olduğunun yargı içtihatları ile sabit olduğunu, bu durumda; davacıya yapılan ödemeler sonunda (669.680,00 - 617.207,26) 52.472,74-TL davacıdan alacaklı olduklarını, bu davanın sonunda davacı aleyhine takip başlatma ve alacak davası açma haklarının saklı olduğunu, ileri sürdüklerini,Kök bilirkişi raporuna yaptıkları itirazları üzerine bilirkişi tarafından hazırlanan birinci ek raporda özetle; "Ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 50.771,86 TL alacaklı olduğu", sonuç ve kanaatine vardığını, birinci ek rapora yapılan itirazlarda özetle; bilirkişinin, ek raporundaki görüşü ve kanaatinin kendi yaptığı eksik, hatalı, takıntılı ve yanlı incelemeye dayandığını, kök rapora yaptıkları itirazlara göre sundukları ödeme belgelerinin (banka etf/havale dekontları ve çekleri) üzerinde, itiraz dilekçelerinde yaptığımız gibi, tek tek toplama yapmayan bilirkişinin, kök raporun sonuç bölümünde kaldığı yerden ek rapor hazırladığını, kendi kurduğu denklem ile sorunu çözmeye kalkışmış olduğunu, bu nedenle hatalı, yanlı, eksik ve gerçeği yansıtmayan bir sonuca ulaştığını, bu sonuca göre ise davalı şirketin 50.771,86 TL borçlu olduğu, davacı tarafın davalı taraftan 50.771,86 TL alacaklı olduğu kanaat ve sonucuna vardığını, halbuki itiraz dilekçesi ekinde sundukları banka ödeme belgelerine (dekont, çek) göre; ödemelerinin somut ve net olarak belgelerle ispatlandığını, sundukları tüm banka dekotlarının ve banka çeklerinin borcu sona erdiren, borcu söndüren, sönümlendiren belgeler olduğu yargı içtihatları ile sabit olduğunu, bu durumda; davacıya yapılan ödemeler sonunda (669.680,00 - 617.207,26) 52.472,74-TL davacıdan alacaklı olduklarını, ileri sürdüklerini, Birinci ek bilirkişi raporuna yapılan itirazlar üzerine bilirkişi tarafından hazırlanan ikinci ek raporda özetle; "Ticari defter ve kayıtlara göre yapılan değerlendirmede 50.771,86 TL tutar kök ve ek raporda olduğu gibi hesaplamaya dâhil edildiği, ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 50.771,86 TL alacaklı olduğu" kanaati bildirilerek birinci ek rapordaki görüşün tekrarlandığını, ikinci ek rapora yapılan itirazlarında, birinci ek rapora itirazlarını tekrar ederek, bu itirazlarının karşılanmadığını belirttiklerini, Ancak, mahkemenin itirazları dikkate almayarak, eksik, hatalı, yanlı, takıntılı ve inatla ve ısrarla raporundan dönmeyen bilirkişi raporu doğrultusunda davacıya hiç borçlarının olmadığı, aksine davacıdan alacakları olduğu halde, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verdiğini,Davalı tarafın şirket olarak itiraz dilekçeleri ve ekinde sunduğu banka ödeme belgelerine göre; davalı tarafın Akbank (...) hesabından davacının ... (...) ve ... Bankası (...) IBAN hesaplarına EFT, havale ile 461.400,00-TL ödeme yapıldığını (EK-1 Rapora İtiraz dilekçeleri EkA-1-18 ve 22), 30.000,00-TL tutarlı ödemenin ...'nun (Davalı ... Şirketi Ortağı) TEB hesabından, davacı ...'nun Garanti Bankası ... IBAN hesabına EFT ile ödendiğini (EK-1 Rapora İtiraz dilekçeleri Ek-19), 78.280,00-TL (43.280,00+35.000,00) (... ve ... numaralı çekler) çeklerin ön ve arka yüzleri ile banka tahsilat dekontu incelendiğinde; Çakıroğlu firması tarafından lehlerine keşide edilmiş iki çekin davalı tarafından davacı ...'na ciro edildiğini ve son hamili tarafından bankaya ibraz ve tahsil edildiğini(EK-1 Rapora İtiraz dilekçeleri Ek-20/1-3 ve Ek- 21/1-3-18 ), 100.000,00-TL tutarlı çekler bakımından (... Çeki -iki adet) davacın dava dilekçesi ile ödemenin davacı tarafça tahsil edildiği kabul edildiğinden ihtilafın bulunmadığını( EK-1 Rapora İtiraz dilekçemiz (Ek-23/1 ve Ek-24/1 İki Adet Çek ve İki Adet Çek Tahsil Dekontu), buna göre; davacının davalıya düzenlemiş olduğu 617.207,26-TL(2019 döneminde düzenlenen iki adet faturayı kabul etmemekle beraber) karşılığında, davacıya (461.400,00+30.000,00+78.280,00+100.000,00) 669.680,00-TL banka havale/EFT dekontları ve banka çekleri ile ödeme yapıldığını, sundukları tüm banka dekotlarının ve banka çeklerinin borcu sona erdiren, borcu söndüren, sönümlendiren belgeler olduğunun yargı içtihatları ile sabit olduğunu, bu durumda; davacıya yapılan ödemeler sonunda (669.680,00 - 617.207,26) davalının davacıdan 52.472,74-TL alacaklı olduğunu, Halbuki; Mahkeme hükmündeki "Davalı ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacı defterlerinde yer almayan ve davalının itiraz konusu ettiği 50.771,86 TL lik kayıt ihtilaf konusudur. Davalı bu faturaların restoran inşaatı onarımı işi için olduğu, dava konusu cari hesap ile ilgisi olmadığı, faturaların sehven ticari defterlere işlendiği, gerçek mal ve hizmet ilişkisini yansıtmadığı iddiasında bulunmuştur. Davalı tarafın itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmemekle savunmasının genişletilmesi mahiyetinde olmakla birlikte iddiasını ispata yarar bir kayıt da dosyaya sunulmamış, yapılmadığını iddia ettiği işe ilişkin bir ihtarname yahut yasanın aradığı şartlarda bir bildirime rastlanmamış, toplam 50.771,86 TL tutarını bulan iki adet faturaya itiraz edildiğine dair bir belge dosyaya ibraz edilmemiştir" şeklindeki gerekçe doğru olsa dahi davalı ile aralarındaki tüm cari hesap ilişkisi sonucunda taraflarınca davacıya yapılan ödemeler sonunda (669.680,00 - 617.207,26) 52.472,74-TL davacıdan alacaklarının olduğunu, davacıya hiç borçlarının olmadığını ve bu nedenle davanın reddine ve davalı aleyhine tazminata karar vermek gerektiğini, buna rağmen, kök ve ek rapordan ayrılamadan, kök rapordan dönemeden ve eksik incelemeye dayanan, somut ve net ödeme belgelerini dikkate almayan, birinci ek raporunu ısrarla tekrarlayan, borcu sona erdiren ödeme belgelerini dikkate almayan bilirkişinin ikinci ek raporu esas alınarak verilen hükmün kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, icranın geri bırakılmasına, davanın reddine, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava;satış faturalarından doğan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dava konusu takip dosyası kapsamından; davacının davalı aleyhine üç ayrı faturaya dayalı olarak 119.307,26-TL alacağın tahsili amacıyla 03/02/2020 tarihinde ilamsız takip başlattığı, davalının yasal sürede takibe vaki itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davacı yan; davalıya toplam toplam 617.207,26 TL tutarlı üç ayrı faturaya konu malların satılıp teslim edildiğini, davalının 397.900,00-TL nakit ve 100.000,00-TL çek ile olmak üzere toplam 497.900,00-TL ödeme yaptığını, kendi defterlerine göre bu faturalardan bakiye 119.307,26-TL nin tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürmüş, davalı yan dava ve takip konusu faturalardan ötürü davacıya borcu bulunmadığını, kendi defterlerine göre borcun tamamının ödendiğini ve taraflar arasında borcun ödendiğine dair mutabakat oluştuğunu savunmuştur. Mahkemece takip dosyası, tarafların ilgili yıllara ait BA-BS formları celbedilmiş, gerçek kişi davacının tacir kaydı olduğuna dair İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı dosya arasına alınmış, taraf defterleri üzerine mali bilirkişi incelemesi yaptırılarak kök rapor alınmış, davalının itirazları üzerine birinci ve tarafların itirazları üzerine ikinci ek rapor alınmış, davacının son ek rapora karşı itirazı akabinde ve itirazlarının ispatı amacıyla sunduğu tanık listesindeki tanıkların dinlenilmesi ve davacının isticvabı talebi reddedilerek, tahkikat biritirlip davanın, ek raporlardaki tespitler doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkemece aldırılan kök bilirkişi raporunda; davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 119.307,26-TL alacaklı göründüğü, davalının defterlerindeki ödeme kayıtlarının dayanaklarının sunulmadığı kanaati belirtilmiş, davalı yan kök rapora itiraz dilekçesinde ödeme kayıtlarının dayanakları olan havale dekontları ve çek görüntülerini dosyaya sunmuş, yapılan ek incelemede davalının defterlerindeki kayıtların dayanağı olarak sunduğu ödemeye ilişkin deliller arasında kendi defterlerindeki tek taraflı 50.771,86 TL'lik işlemin dayanağını sunamadığı gerekçesiyle, davacının davalıdan 50.771,86-TL alacaklı olduğu kanaatini bildirmiştir. Davalı yan ek rapora itiraz dilekçesi ile bilirkişi tarafından dosyaya sunulan tüm ödeme dekontları ile çek görüntüleri ve bu çeklerin tahsil edildiğine dair dekontların tutarları toplandığında davacıya bir borç olmadığının görüleceğini bilirkişi tarafından eksik inceleme yapıldığını itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürmüştür. Davacı ek rapora itiraz dilekçesi ile taraflar arasında hem paslanmaz mutfak ekipmanlarının satılmasına hem de davalıya ait işletmenin projesine yönelik inşaat işlerinin davacı tarafından davalı adına yapılmasına yönelik iki ayrı anlaşma bulunduğunu, paslanmaz mutfak ekipmanı satışından doğan borç için gönderilen bedeller ile inşaat işleri için gönderilen bedellerin ayrı olduğunu, her iki işi için davalıya davacı adına olan iki ayrı iban numarası verildiğini, davalının kendisi adına çalıştırılan usta ve işçiler ile inşaat işleri için alınacak malzemelerin bedellerinin şimdilik, paslanmaz mutfak ekipmanları satışından doğan fatura borcunun ödenmesi için gönderilen bedellerden karşılanmasını talep ettiğini, davalı adına çalıştırılan usta ve işçilerin ücretlerinin davacı tarafından davalı adına karşılandığını, hatta bu işler için dava dışı ... isimli kişiden borç alındığını, davacının davalı adına çalıştırılan ..., ...'e toplam 52.500,00-TL( 9.594,00 Euro) ödediğini, davalı tarafından davacıya ciro edilen çekin de ...'den davalı işleri için alınan borç karşılığında ... tarafından tahsil edildiğini, yine dava dışı ... tarafından davacıya gönderilen 30.000,00-TL'nin de davalı ile bir ilgisi bulunmadığını, bu hususların whatsapp yazışmaları ile hesap ekstreleri ve dekontlardan anlaşılacağını ileri sürmüş, dava dilekçesinde tanık deliline dayanıldığını, tanık dinlenilmesine karar verilmesini, ayrıca davacının isticvap edilmesini ileri sürmüş, tanık dinlenilmesine karar verilmesi halinde tanık listesi sunulacağını beyan etmiş, itiraz dilekçesi ekinde bir kısım whatsapp yazışmaları ile hesap ekstresi ve dekontlar sunmuştur. Mahkemece tarafların itirazlarının karşılanması için bilirkişiden ikinci ek rapor alınmış, ikinci ek raporda da birinci ek rapordaki kanaatler tekrar edilmiştir. Taraflarca ikinci ek rapora birinci ek rapora yapılan itirazların tekrarı mahiyetinde itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Davacı vekili tarafından son celseden bir gün önce 06/04/2022 tarihinde dosyaya tanık listesi sunulmuş ve tanıkların taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği, icra takibine konu edilen alacağın paslanmaz mutfak ekipmanları ilişkin mal satışlarından kaynaklandığı, inşaat işlerinin de davacı tarafından yapıldığı, inşaat işlerine ilişkin ödemelerin de davacı tarafından tanıklara ödendiği, inşaat işlerine ilişkin yapılan işlem ve ödemelerin dava konusu edilen alacak ile ilgisinin bulunmadığı hususunda dinletilmek istenildiği belirtilmiştir.Davacı ve davalı vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; ek bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde ileri sürülen itiraz sebeplerinin tekrarı mahiyetindedir.Dairemizce, mali bilirkişi incelemesinde yer alan taraf defterlerindeki karşılıklı cari hesap dökümleri, taraflarca sunulan ve rapora dayanak yapılan muavin defter dökümleri faturalar, davalının ödeme itirazı olarak sunduğu çekler ve çeklere ilişkin tahsilat dekontları ile havale dekontları tek tek incelenmiş olup, takip dayanağı faturaların 12/09/2018 tarihli(sıralı yedi adet faturadan oluşan tek fatura) 566.435,40-TL tutarlı, 22/01/2019 tarihli 14.156,46-TL tutarlı, 22/01/2019 tarihli 36.615,40-TL tutarlı toplam 617.207,26 TL'lik faturalar oldukları, bu faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiklerinin irsaliyeli faturalar ile tespit edildiği, ayrıca davacı defterlerinde kayıtlı olan bu faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı oldukları anlaşılmıştır. Bilirkişi raporuna dercedilen muavin dökümlerinde yer alan rakamlar ile muavin defterler karşılaştırıldığında kimi rakamların hatalı yazıldıkları tespit edilmiş, bu hatalar da göz önünde bulundurularak dairemizce inceleme yapılmıştır.Davacı defterlerinde davalı ile arasındaki ilişkiyi tek hesapta takip etmektedir. Davacı defterlerinden davalının davacıya,10/05/2018 tarihinden 12/09/2018 tarihli 566.435,40-TL tutarlı ilk faturanın tanzim edilip davalı aleyhine deftere borç kaydedildiği 20/09/2018 tarihine dek on beş ayrı havale ile toplam 397.000,00-TL'lik ödeme yaptığının kayıtlı olduğu, ilk faturanın kaydı ile davalının 168.353,40-TL borçlu hale geldiği, akabinde davacı defterlerine 22/01/2019 tarihli 14.156,46-TL tutarlı, 22/01/2019 tarihli 36.615,40-TL tutarlı iki faturanın borç kaydedildiği, böylece davalının 219.307,26-TL borçlu hale geldiği, 31/12/2019 tarihi itibariyle davacının kendi defterlerine göre bu tutarda alacaklı göründüğü anlaşılmıştır.Davalının defterlerinde davacı ile arasındaki ilişkiyi önce ... hesabında hesapta takip ettiği, bu hesabın incelenmesinden defterlerinden davalının davacıya, 09/05/2018 tarihinden 12/09/2018 tarihli 566.435,40-TL tutarlı ilk faturanın tanzim edildiği tarihe dek on yedi ayrı havale ile toplam 452.900-TL'lik ödeme yaptığının kayıtlı olduğu, akabinde bu ödemelerin 320 Z02 hesabına virman edilip orada takip edildiği, ilk faturanın kaydı ile davalının 113.355,40-TL borçlu hale geldiği, akabinde 31/10/2018 tarihine dek dördü çek ile ikisi havale yolu ile olmak üzere davacıya yapılan toplam 213.280,00-TL tutarında altı ayrı ödemenin hesaba kaydedildiği, böylece davalının 31/12/2018 yılı itibariyle davacıdan 99.744,60-TL alacaklı hale geldiği, bu alacağın 01/01/2019 tarihinde tekrar ... hesabına virman edildiği, öte yandan davacının 22/01/2019 tarihli 14.156,46-TL tutarlı, 22/01/2019 tarihli 36.615,40-TL tutarlı iki faturasının ... hesabına kaydedildiği, böylece davalının ... hesabında davacıya 50.771,86-TL borçlu, ... hesabında davacıdan 99.744,60-TL alacaklı hale geldiği, davalını son olarak ... hesabındaki borcu 21/12/2019 tarihinde "tahsilat ve ödemeler" açıklaması ile kapattığı ve bu hesaptaki borcu muhasebesel olarak sıfırladığı anlaşılmıştır. Yine taraf defterleri bir bütün olarak incelendiğinde ticari ilişkinin, davalı tarafından davacıya henüz kendisine fatura kesilmeden yapılan ödemelerle başladığı anlaşılmıştır.Davalı kendi defterlerine göre davacıya dördü çek ile olmak üzere toplam 666.180,00-TL ödeme yapmıştır. Tüm bu ödemelerin dayanakları dosyaya sunulmuştur. Davacı defterlerinde kayıtlı olmayan ödemeler toplamı 268.280,00-TL'dir. Davacı defterlerinde kayıtlı olmayan ancak davacı kabulünde olan 50.000'er-TL lik iki adet çek ile ödeme toplamı 100.000,00-TL bu tutardan düşüldüğünde, davacı kabulünde olmayan ödemeler toplamı 168.280,00-TL olmaktadır. Bu ödemelerden 30.000,00-TL'lik havale dekontu incelendiğinde, dava dışı ... tarafından davacıya gönderildiği anlaşılmış olup, sicil kaydına göre ... davalı şirket ortağı veya yetkilisi olmadığından ve davacı tarafça bu ödemenin davalı ile ilişkisi bulunmadığı belirtildiğinden, davalı tarafça bu ödemenin davalı şirket adına üçüncü kişi tarafından yapıldığı da ispat olunamadığından bu tutarın davalı tarafından yapılan ödeme olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu tutarın 168.200,00-TL'den düşülmelidir. Bunun dışında ... numaralı toplam 78.280,00-TL bedelli iki adet çek ve tahsilat dekontları incelendiğinde, çeklerin keşidecisinin dava dışı ... şirketi, lehdarının davalı olduğu, her iki çekin davacıya ciro edildikleri, davacı tarafından dava dışı ... firmasına ciro edildiği, bu firma tarafından da dava dışı ...'e ciro edildiği, her iki çekin hamili tarafından tahsil edildikleri anlaşılmaktadır. Çeklerin tahsil edildikleri davacının da kabulünde ise de, davacı, davalının bu çeklere dayalı ödeme savunmasını, bu çeklerin davacı ile davalı arasındaki inşaat işlerine ilişkin başka bir ticari ilişki nedeniyle verildiğini, bu işlerin görülmesi için dava dışı ...'den aldığı borcun dava dışı ...'a ödenmesi için davalı tarafından kendilerine verildiğini ileri sürmüştür. Davacı dava dilekçesinde taraflar arasında iki ayrı ticari ilişki bulunduğunu değil, satış ilişkisi bulunduğunu ileri sürmüş, davacının ödeme itirazına karşı bu ödemelerin satış değil farklı bir sözleşmeye dayalı yapıldığını ilk kez ileri sürmüş olduğuna göre, bu iddiasını ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere çeklerin bedeli nazara alındığında, taraflar arasında inşaat işlerinin yapımına ilişkin ayrı bir eser sözleşmesi bulunduğunun tanıkla ispatı HMK'nun 200/1 fıkrası uyarınca mümkün değildir. Nitekim davacının davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi tek bir hesapta takip etmektedir. Kaldı ki çekler davacı tarafından doğrudan dava dışı ...'e de ciro edilmemiştir. Davacının birinci ek rapordan sonra sunduğu whatsapp yazışmalarına ise dava dilekçesinde delil olarak dayanmadığı, basit usule tabi davada iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının davacı bakımından dava dilekçesinin verilmesi ile başladığı, süresinden sonra sunulan delile davalının açık muvafakatının da bulunmaması karşısında, bu delilin hükme esas alınamayacağı, mahkemece bu çek bedelleri bakımından davalının ödeme yaptığını ispat ettiği yönündeki kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı kabulünde olmayan ödemeler toplamı 168.280,00-TL'den davalının kendisi adına yapıldığını ispat edemediği 30.000,00-TL düşüldüğünde geriye 138.280,00-TL kalmaktadır. Bu tutarın 78.280,00-TL lik kısmının iki adet çekle ödendiği ispat olunduğu gibi, dairemizce dekontlar üzerinde tek tek yapılan inceleme neticesinde 60.000,00-TL'lik ödemenin 55.000,00-TL'lik kısmının henüz davacı tarafından fatura düzenlenmeden önce, doğrudan davalı tarafından davacı hesabına havale edildiğinin, 5.000,00-TL'lik kısmının ise ilk fatura düzenlendikten sonra doğrudan davalı tarafından davacı hesabına havale edildiğinin de ispat olunduğu, davacının bu ödemeleri aldığına itiraz etmediği, ödemelerin sebebinin farklı olduğunu ileri sürdüğü, ancak bu iddiasını ispat edemediği anlaşılmış, davacının aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının davalıya düzenlediği toplam 617.207,26 TL tutarlı üç adet fatura bulunduğu, davalının davacıya toplam 636.180,00-TL ödeme yaptığını ispatladığı, mahkemece bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hesap ve inceleme hataları içeren bilirkişi kök ve ek raporları, dayanakları da incelenerek denetlenmeksizin ve dosyaya sunulan ödeme belgeleri incelenmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalının bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur. Ne varki eksik delil bulunmadığından bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak, davanın reddine, davacı takipte haksız ise de, kötü niyetli olduğu ispat olunamadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2022 tarih ve 2020/663 Esas - 2022/276 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 3- Davanın REDDİNE,4-Davacı takipte haksız ise de, kötü niyetli olduğu ispat olunamadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 5-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.440,93-TL harçtan mahsubu ile bakiye 825,53-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,6-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından sarf edildiği anlaşılan 327,00-TL posta giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Zorunlu Arabuluculuk başvurusu nedeniyle harcanan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Kullanılmayan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,12-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,13-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 14-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 15-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 16-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.