T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1318 Esas
KARAR NO:2025/283 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2021/688 Esas- 2022/208 Karar
TARİH:23/02/2022
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:20/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 2018 yılına ilişkin mal alım satımından kaynaklı ticari ilişki olduğunu, davalının fatura karşılığı aldığı mallara ilişkin bakiye borcunu ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla davalı tarafa karşı ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu beyan davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarih 2021/688 Esas- 2022/208 Karar sayılı kararında;"Dava, davacının, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. ... sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 13.574,79 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. ...Sonuç olarak, incelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacı, fatura alacağı olduğundan bahisle iddiada bulunmuş olup, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, ihtilaf konusu olan faturaların yemek, servis, kira, elektrik, işçilik bedeli açıklamalı hasılat faturalarından kaynaklı olduğu ve bu faturalardan 25/04/2018 tarihli 19.021,54 TL bedelli faturanın davalı tarafça BA formu ile bildiriminin yapıldığı, 03/05/2018 tarihli 9.478,28 TL bedelli faturanın ise davalı tarafça BA bildiriminin yapılmadığı,taraflar arasında hasılat faturalarının sözleşme gereği düzenlendiğine ilişkin herhangi bir sözleşmenin dosyaya ibraz edilmediği, mal ve hizmet tespitinin davacı tarafça ispat edilmesi gerekliliği karşısında BA formu ile bildirimi yapılan fatura yönünden davalı iddiasını ispat etmiş ise de, 03/05/2018 tarihli fatura yönünden mal hizmet tespiti davacı tarafça ispat edilemediğinden açıkça yemin deliline de dayanılmadığından yemin teklif etme hakkı hatırlatılmaksızın 03/05/2018 tarihli fatura bedeli toplam cariden düşülerek bakiye 4.096,51 TL asıl alacak yönünden davacının davasının kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,''Davanın kısmen kabulü ile 4.096,51 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince ... Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına,Fazlaya ilişkin talebin reddine,Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 819,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Verilen karar kısmen hatalı olup, usul ve yasaya açıkça aykırı olduğundan istinaf gerekçelerinin incelenerek kararın aleyhe olan hususlarının kaldırılarak dosyanın Yerel mahkemeye iadesi veya lehlerine esas hakkında yeniden karar verilmesinin zorunlu olduğunu;Gerekçeli karara dayanak yapılan bilirkişi raporuyla alacaklarının ispatlanmış olmasına rağmen aleyhe karar verilmesinin hatalı olduğunu, 23.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle davalının ticari defterlerini sunmadığını, davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerini sunmuş olduğunu, davacının ticari defterlerinin HMK 222. maddesi gereğince lehine delil olma özelliğine sahip olduğunu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 13.574,79 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğinin belirtildiğini, bu hususa rağmen aleyhe karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafın defterlerini sunmadığını, bu sebeple davacının alacaklı olduğuna dair kayıtlar mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiğini, HMK'nın 222/1 maddesine göre mahkemece talep halinde veya kendiliğinden ticari defterlerin ibrazına karar verebileceğini, bu hükme riayet etmemenin sonucunun ise kanunun 220/3 maddesinde gösterildiğini;Delil listesinde yemin deliline dayanılmadığının belirtilerek ve yemin teklif etme hakkı hatırlatılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, delil listesinin 8. maddesinde açıkça yemin deliline dayanıldığını, buna rağmen gerekçeli kararda; davacı açıkça yemin deliline dayanılmadığından yemin teklif etme hakkı hatırlatılmaksızın karar verildiğinin belirtildiğini, delil listesinin 8. maddesinde açıkça yemin deliline dayanıldığını,Mahkemenin dikkatli inceleme yapmadan hatalı bir şekilde karar verdiğini; 15.09.2021 tarihli dilekçe ile ...'ın tanık olarak bildirildiğini ve dinlenmesinin talep edilmiş olunmasına rağmen tanıkları dinlenmeden karar verildiğini;Müvekkili tarafından düzenlenen 25/04/2018 tarihli 19.021,54 TL bedelli faturanın davalı tarafça ve BA formu ile bildiriminin yapılmasının taraflar arasındaki akdi ilişkinin ispatı olduğunu, kararda davacı tarafından akdi ilişkinin ispatlanamadığı belirtilmiş olunmasına rağmen ihtilaf konusu olan faturaların yemek, servis, kira, elektrik, işçilik bedeli açıklamalı hasılat faturalarından kaynaklı olduğu ve bu faturalardan 25/04/2018 tarihli, 19.021,54 TL bedelli faturanın davalı tarafça BA formu ile bildiriminin yapıldığı belirtilerek 25/04/2018 tarihli 19.021,54 TL bedelli faturanın geçerliliğinin kabul edildiğini, 25/04/2018 tarihli 19.021,54 TL bedelli faturanın taraflar arasındaki akdi ilişkinin ispatı olduğunu, 19.021,54 TL bedelli faturanın da 9.478,28 TL bedelli faturanın da mahiyetinin anlaşma gereği davalının ödemesi gereken yemek bedeli, servis bedeli, elektrik bedeli, işçilik bedeli ve kira bedeline ilişkin olduğunu, bu faturalardan 19.021,54 TL bedelli olanı kabul edip 9.478,28 TL bedelli olanı akdi ilişkinin ispat edilemediği gerekçesi ile kabul etmemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; Dava konusu faturaların e-arşiv fatura olarak düzenlenmiş olup davalı tarafından gerek sistem üzerinden gerekse ihtarname yoluyla iade ve itiraz edilmediğini, müvekkili tarafından düzenlenen 25/04/2018 tarihli 19.021,54 TL bedelli ve 03/05/2018 tarihli 9.478,28 TL bedelli faturalar e-arşiv fatura olarak düzenlenmiş olup davalı tarafından sistem üzerinden iade edilmediği gibi, gerek sistem üzerinden gerekse ihtar yoluyla faturalara itiraz edilmediğini, faturaya itiraz edildiğine dair herhangi bir yazılı veya kesin bir delil de sunmadığını, dolayısıyla müvekkilinib alacağının kesinleştiğini;Davalı tarafından 03/05/2018 tarihli 9.478,28 TL bedelli faturanın ba formu ile bildiriminin yapılmamasının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, ayrıca davalı tarafın ticari defterlerini bile sunmadığını, mal ve/veya hizmet alımlarını Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (BA), mal ve/veya hizmet satışlarını ise Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (BS) kısa adları ile BA – BS formları, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin bir kişi veya kurumdan (KDV hariç) 5.000 TL ve üzerindeki faturalarına istinaden düzenlediği bildirim formları olduğunu, mükelleflerin söz konusu bildirim formlarını, aylık dönemler halinde düzenlemek ve takip eden ayın birinci gününden itibaren son günü akşamı saat 24:00’e kadar sistem üzerinden onaylamak suretiyle göndermekle yükümlü olduklarını, bildirim formlarının belirlenen süreler içinde verilmemesinin, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunulması halinde; mükellefler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi hükmü uyarınca cezai işlem uygulandığını; Müvekkili tarafından 03/05/2018 tarihli 9.478,28 TL bedelli faturanın BS formu ile bildirimi yapılmış olup davalı tarafından BA formu ile bildirimin yapılmamasının külfetinin müvekkiline yüklenemeyeceğini, davalıya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi hükmü uyarınca cezai işlem uygulanması gerektiğini, kaldı ki davalı tarafından ticari defterlerim bile dosyaya sunulmadığını, davalının ticari defterlerini bilerek sunmadığını, ticari defterler incelenebilseydi 03/05/2018 tarihli 9.478,28 faturanın davalının ticari defterlerine işlenmiş olduğunun görüleceğini beyanla Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarih 2021/688 E.-2022/208K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde aleyhe olan hususlar yönünden kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, fatura ve bakiye hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalının kendisine ait işyerinin bir kısmında fason üretim yaptığını, bir süre sonra iflas ederek işi bıraktığını, davalının kullanımından doğan elektrik, yemek vs ücretlerin faturalandırıldığını, davalının bakiye borcunu ödemediğini ve hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı reddolunan kısım yönünden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Mahkemece tarafların BA-BS kayıtları ve icra dosyası getirtilmiş, 03/11/2021 tarihli duruşmada 4 nolu ara karar ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş, duruşmada hazır olan taraf vekillerine incelemenin yapılacağı gün ve inceleme gününde ticari defterler ibraz edilmez ise ibraz eden tarafın usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara göre karar verileceği ihtar edilmiş, davalı taraf inceleme gününde ticari defterlerini incelemeye sunmamış, yalnızca davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının 2018 yılı yevmiye, kebir ve envanter defterinin açılış ve kapanış tasdiklerini süresi içerisinde yaptırdığı, ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmuş oldukları ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, takipte talep edilen alacağa dayanak her iki faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı ve davacının yapılan ödemeler neticesinde takip tarihi itibariyle davalıdan 13.574,79 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, davalının ticari defterleri incelenemediğinden BA-BS kayıtları nazara alınarak, davalı tarafından 2018 yılında BA formu ile davacı tarafından düzenlenen faturalardan yalnızca 25/04/2018 tarihli ve 19.021,54 TL bedelli olanın bildirildiği, 03/05/2018 tarihli ve 9.478,28 TL bedelli faturanın bildirilmediğinden bahisle bu fatura miktarı reddedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yukarıda açıklanan HMK'nın 222. maddesi uyarınca davacının 2018 yılı ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiş ve davalı taraf da usulüne uygun ihtarata rağmen mazeretsiz olarak ticari defterlerini incelemeye sunmamış olduğundan, davalıya yapılan ihtaratın sonucunun uygulanması, yani davacının ticari defterlerinin iddia ettiği alacağın ispatı konusunda lehine delil olarak kabul edilerek davanın tümden kabulüne karar verilmemesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve haşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarih ve 2021/688 Esas 2022/208 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın kabulü ile davalının ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin talep edildiği şekli ile devamına, 3-Hüküm altına alınan 13.574,79 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 2.714,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:4-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden davalıdan alınması gereken 927,30 TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 163,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 763,34 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 163,96 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 223,26 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 136,50 TL tebligat/posta gideri ve 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 1.136,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,9-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 13.574,79 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 12-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 70,00 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere; toplam 290,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 13-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 14-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.