T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1626 Esas
KARAR NO:2025/325 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2020/218 Esas - 2022/285 Karar
TARİHİ:18/03/2022
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:27/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete depolama ve lojistik hizmeti verildiğini ve bu hizmetlerin karşılığının her seferinde fatura edilerek davalı şirkete teslim edildiğini, ancak davalı tarafça bugüne kadar aldığı hizmetlerin karşılığı fatura bedellerinin ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından davalı tarafça defalarca telefon aracılığı ile görüşüldüğünü ancak hiçbir sonuç alınamadığını, bu durum üzerine davalı şirkete Büyükçekmece ...Noterliğinin 04/10/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek borcun 7 gün içerisinde ödenmesi aksi takdirde aleyhlerine yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, ancak davalının ihtarnameyi tebliğ aldıktan sonra borcunu ödemek yerine müvekkili şirkete fatura kesme cihetine gittiğini ancak asılsız bu faturanın davalı şirkete iade edildiğini, davalı şirket tarafından ödeme yapılmayacağı anlaşılınca müvekkili şirket tarafından ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu bildirerek, fazlaya ilişkin dava ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davalı şirketin ... sayılı dosyasında vaki itirazlarının iptaline, davalının kötü niyetli alacağın likit olması sebebiyle alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının iddia ettiği gibi müvekkili şirketin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirketin cari hesap ilişkisine dayanarak çalıştıklarını ve davacının vermiş olduğu hizmetlerin karşılığının ödendiğini, davacının vermediği hizmet bedeli olarak fatura düzenlediğini ancak müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, hatta cari hesap şeklinde çalışılmış olduğu için müvekkili şirketin davacı şirketten 270,64 TL alacaklı olduğunu bildirerek, yargılama esnasında ortaya çıkacak nedenlerle davacıdan her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle davacının %20 icra tazminatına mahkum edilmesine, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile fazla talep edilen faizin reddine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 18/03/2022 Tarih ve 2020/218 Esas - 2022/285 Karar sayılı kararında;"....Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, ... sayılı takip dosyası, 08/06/2021 tarihli kök ve 06/12/2021 tarihli ek bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mal ve hizmet alım satımına dayalı ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesap bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 08/06/2021 tarihli kök ve 06/12/2021 tarihli ek bilirkişi raporlarında, taraf şirketlerin 2019 yılı ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 89.838,37-TL alacaklı olduğu, davalı şirketin dosyaya sunulu cari hesap ekstresine ve defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 270,64-TL alacaklı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının 90.109,01-TL (89.838,37 TL + 270,64 TL) olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete borç karşılığı verilen 30/06/2019 tarihli ... no.lu 61.109-TL bedelli ve 31/06/2019 tarihli ... no.lu 29.000-TL bedelli olmak üzere toplam 90.109-TL bedelli çeklerin davacı tarafça davalıya iade edilip edilmediği noktasında taraf ticari kayıtlarının uyumsuz olduğu, davacının ticari defterlerinde mezkur çeklerin karşılıksız çıktığı gerekçesi ile davalıya iade kaydının bulunduğu, ancak mezkur çeklerin önlü arkalı suretlerinde "iade verilen" ibaresi bulunmakla birlikte iadeye ilişkin davalı yan kaşe/imzasının bulunmadığı, yine çeklerin iade edildiğine ilişkin teslim bordrosu/makbuzunun da davacı yanca sunulmadığı, bu çerçevede uyuşmazlık konusu çeklerin karşılıksız çıktığının (çek suretlerinin arka yüzlerindeki ilgili bankaların karşılıksız şerhlerinden) anlaşıldığı, ancak mezkur çeklerin davacı tarafından davalıya iade edildiği hususunun ispata muhtaç olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkı oluşturan 30/06/2019 tarihli ... no.lu 61.109-TL bedelli ve 31/06/2019 tarihli ... no.lu 29.000-TL bedelli olmak üzere toplam 90.109-TL bedelli çeklerin iade edilmediğinden davacı alacağından düşülmesi gerektiğinin kabulü halinde; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan (53.229,46-TL asıl alacak + 1.735,43-TL takip öncesi faiz olmak üzere) 54.964,89-TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği, taraf ticari defterleri arasındaki farkı oluşturan 30/06/2019 tarihli ... no.lu 61.109-TL bedelli ve 31/06/2019 tarihli ...no.lu 29.000-TL bedelli olmak üzere toplam 90.109-TL bedelli çeklerin iade edildiğinin kabulü halinde; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 139.278,46-TL asıl alacak + 4.540,86-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.819,32-TL alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları dikkate alınarak, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, 30/06/2019 tarihli ... no.lu 61.109-TL bedelli ve 31/06/2019 tarihli ... no.lu 29.000-TL bedelli çeklerin davalıya iade edildiğinin yazılı delillerle ispatlanamadığı değerlendirilerek davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 53.229,46-TL asıl alacak, 1.735,43-TL işlemiş faiz ve 269,52-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 55.234,41-TL üzerinden takipteki koşullarla devamına, alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı tarafça davacının kötüniyetinin ispatı yapılamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile,''DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;Davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 53.229,46-TL asıl alacak, 1.735,43-TL işlemiş faiz ve 269,52-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 55.234,41-TL üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,Davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından davacı şirkete depolama ve lojistik hizmeti verildiğini ve bu hizmet karşılığı fatura edilerek davalı şirkete teslim edildiğini,Davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine ödeme talep edildiğini ancak davalı şirketin borcu ödemek yerine müvekkil şirkete haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde iade faturası keşide ettiğini, işbu iade faturasının müvekkil şirket tarafından asla kabul görmediğini ve davalı şirkete iade edildiğini,Yine davalı tarafça müvekkil şirkete borcuna karşılık verdiği 90.109,01 TL bedelli çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile müvekkil şirkete ait defter ve kayıtlar ile de sabit hale geldiği üzere söz konusu toplam 90.190,01 TL bedelli iki adet çekin davalı tarafa iade ve teslim edildiğini ancak iyi niyete istinaden iade kaşesi alınmadığını,İlk derece mahkemesi tarafından eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, delillerin tam ve eksiksiz şekilde toplanmadığını, yemin delilinin de hatırlatılmadığını, söz konusu kararın kaldırılması gerektiğini,Çeklerin tahsili için herhangi bir takip başlatılıp başlatılmadığı tespiti açısından davalının alacaklı ve/veya borçlu olduğu icra dosyalarının tespiti zımnında Bakırköy ve İstanbul İcra tevzi bürosuna müzekkere yazılması ve durumun tespit edilmesini talep ettiklerini ancak ilk derece mahkemesi tarafından bu taleplerinin değerlendirilmediğini, yine çeklerin iade edildiğine ilişkin bildirilen tanıkların dinlenilmesini talep ettiklerini ancak ilk derece mahkemesi tarafından tanıklarının dinlenilmediğini,Davalıya ait defter ve belgelerinin incelenmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve bu incelemenin hükme esas alınamayacağını söz konusu kararının kısmi redde ilişkin kısmına itiraz ettiklerini, kısmi redde ilişkin kısmın kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;davacı şirket kayıtlarında uyuşmazlık konusu çeklerin sadece iade kaydı yapılarak hatalı bir şekilde, karşılıksız çıkan çek miktarları kadar olmayan bir borç yaratıldığını, bu hususun bilirkişi raporlarında gözden kaçırılmış olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olduğu nazara alındığında, dava konusu alacağın likit olduğundan söz edilemeyecek olmasına rağmen müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap (cari hesap) alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu ... sayılı icra dosyası ile davacı/ alacaklı tarafından davalı/ borçlu hakkında 17/10/2019 tarihli cari hesap dayanak gösterilmek suretiyle toplam 148.281,11 TL Alacağın tahsili talebiyle 12/12/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece 31/03/2021 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca; tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, davalı tarafın bilirkişi incelemesine ticari defterlerini ibraz etmediği, mali müşavir bilirkişi tarafından davacı tarafın 2019 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını incelemek suretiyle kök rapor düzenlendiği, tarafların bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine mahkemece 06/10/2021 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca, taraf şirketlerin 2019 yılı itibari ile BA/BS formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden celbine ve yazı cevabı geldikten sonra davalı tarafın ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından davalı tarafın 2019 yılına ait ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle ek rapor düzenlediği, bilirkişi ek raporuna karşı davalı vekili itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesinde; Bilirkişinin kök rapora yönelik itirazlarını değerlendirmediği, davacı ticari defterlerinde 61.109,00-TL bedelli ve 29.000,00-TL bedelli olmak üzere toplam 90.109,00-TL bedelli çeklerin tahsilat şeklinde girişi yapılmadan, sadece iade kaydı yapılarak mevcut borç 79.048,47-TL'den haksız ve hatalı şekilde 169.157,47-TL'ye çıkarıldığını, sadece çeklerin iade kaydının yapılmış olması nedeniyle haksız ve hatalı bir borç kaydı oluşturulduğu yönündeki itirazları dikkate alınmayıp bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek tekrardan ek rapor alınmasını talep ettiği, davacı vekili ise ek rapora yönelik itirazlarını içerir beyan dilekçesinde; bilirkişi ek raporunda fiyat farkı faturasına hiç değinilmediğini, yargılamanın başından beri belirttiği üzere bu fatura ilk davalı tarafça hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olarak düzenlenmiş fatura olduğunu, davalı tarafın salt borçtan kurtulmak amaçlı keşide ettiğinin sabit olduğunu, nitekim bu fatura müvekkili şirket tarafından sürekli iade edildiğini ve bunun sonu olmadığını düşünen müvekkili şirket tarafından en sonunda da Büyükçekmece ... Noterliği' nin 29.01.2021 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edilerek iade edildiğini ve iade edilen çeklere ilişkin beyanlarını tekrarla, iade edilen çeklere ilişkin tanıklarının dinlenmesini talep ettiği, mahkemece 23/02/2022 tarihli duruşmanın ara kararı ile; Davacı vekilinin tanık dinletme talebinin çeklerin teslimi hususunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği karşısında reddine, karar verildiği halde mahkemece, davalı tarafın gerek kök gerekse ek rapora karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesindeki toplam 90.109,00-TL bedelli çeklerin tahsilat şeklinde girişi yapılmadan, sadece iade kaydı yapılmış olması nedeniyle haksız ve hatalı bir borç kaydı oluşturulduğu yönündeki itirazları konusunda ek rapor alınmasına ilişkin talebi konusunda olumlu/olumsuz bir karar verilmediği gibi istinafa konu gerekçeli karada da, davalı vekilinin bu itirazlarının tartışılıp değerlendirilmediği ve davalı vekilinin bu itirazları istinaf dilekçesinde istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü görülmüştür.HMK'nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.Davaya konu alacak, taraflar arasındaki ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap (cari hesap) alacağından kaynaklı olup davacının cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti yönünde taraflar arasındaki cari hesabın başlangıcından bitimine kadar olan döneme ilişkin tarafların ticari defter ve kayıtlarının mali müşavir bilirkişiye inceletilmek suretiyle rapor alınması gerekirken somut olayda, bilirkişinin sadece tarafların 2019 yılına ait ticari defterlerini inceleyerek rapor düzenlediği, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre 2019 yılına alacak/borç devrinin yapıldığının görüldüğü, bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2019 yılından önce başladığının anlaşıldığı, ayrıca taraf ticari defter ve kayıtları arasındaki farkı oluşturan davalı tarafça davacıya ciro yoluyla teslim edildiği anlaşılan uyuşmazlık konusu 2 adet çekin bilirkişinin kök raporuna eklediği çek tevdi bordrolarına göre 24/11/2018 tarihinde davacıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davacının 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarında bu 2 adet çekin tahsilat olarak defterlerde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş ise de davalının 2019 yılı ticari defterlerinde de bu 2 adet çekin ödeme olarak kayıtlı olmadığının anlaşıldığı, bilirkişi tarafından çeklerin teslim edildiği 2018 yılına ilişkin tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmediğinden uyuşmazlık konusu 2 adet çekin tarafların 2018 yılına ilişkin ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği anlaşılmakla; İlk derece mahkemesince eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Davacı tarafın delil listesinde yemin deliline dayandığı halde, mahkemece davacı tarafa yemin delili hatırlatılmadan karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin yemin delili hatırlatılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Bu durumda mahkemece, taraf ticari defter ve kayıtları arasındaki farkı oluşturan davalı tarafça davacıya ciro yoluyla teslim edildiği anlaşılan uyuşmazlık konusu 2 adet çekin özellikleri yazılarak ilgili banka şubelerinden bu çeklerin bankaya ibraz edilip edilmediği, ibraz edilmiş ise kim tarafından, ne zaman ibraz edildiği ve ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kime yapıldığı yönünde akıbetleri sorulup, ilgili çekler bankaya ibraz edilmiş ise ibraz edilen çeklerin ön ve arka yüzlerine ait suretlerinin ilgili banka şubelerinden getirtilerek ve davacının cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti yönünde taraflar arasındaki cari hesabın başlangıcından bitimine (dava tarihine) kadar olan döneme ilişkin tarafların ticari defter ve kayıtlarının mali müşavir bilirkişiye inceletilmek suretiyle taraf ticari defter ve kayıtları arasındaki farkı oluşturan davalı tarafça davacıya ciro yoluyla teslim edildiği anlaşılan uyuşmazlık konusu 2 adet çekin davacı ticari defterlerine tahsilat olarak kayıtlı olup olmadığı, bu yönde davalı vekilinin bilirkişi kök ve ek raporuna karşı verdiği beyan dilekçesindeki itirazlarda değerlendirilmek suretiyle denetime elverişle ek rapor alınıp gerektiğinde davacı tarafa yemin delili de hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2022 Tarih ve 2020/218 Esas - 2022/285 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.