T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1304 Esas
KARAR NO:2025/282 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2020/518 Esas- 2022/248 Karar
TARİH:04/03/2022
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
KARAR TARİHİ:20/02/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05.04.2019 tarihinde davalıdan dava konusu ... plakalı aracı ikinci el olarak satın aldığını, İstanbul'dan satın almış olduğu aracı Diyarbakır'a götürürken aracın arızalanması üzerine çekici ile ... Otomotiv isimli yetkili servise getirdiğini, servis tarafından araç üzerinde yapılan incelemede aracın motorunda sorun olduğu, bakım ve onarım için 60.000,00 TL civarında bir masraf gerektiği ve ayrıca aracın göstergesinde 50.927 kmde olduğu görünse de 2018 tarihli servis kayıtlarına göre o tarihte aracın 130.000 kmde iken işlem görmüş olduğunun anlaşıldığını, araç üzerinde teknik bir bilirkişiye yaptırılan inceleme sonucunda araçta yağ pompasının çalışmaması nedeniyle yağlanamama kaynaklı arızaların bulunduğu ve aracın kilometresinin geri alındığının tespit edildiğini, aracın gizli ayıplı olduğunu beyan ederek aracın bedelinden indirim yapılmasına, gizli ayıplı olarak satıldığı anlaşılan araç nedeniyle uğranmış olan zararın tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan aracın müvekkili şirket tarafından Büyükçekmece ... Noterliği'nin 05.04.2019 tarih ve ... Sayılı Noter satış sözleşmesi ile davacı ....Şti. ye satıldığını, araçta herhangi bir arıza vs söz konusu olmadan aracın davacı tarafa teslim edildiğini, davacı tarafın oluştuğunu iddia ettiği arızanın kendi kabulünde olduğu üzere aracın davacı tarafın sorumluluk ve uhdesinde iken oluştuğunu, davaya konu olan araç 2. el araç olup herhangi bir şekilde garanti kapsamında olmadığını, davacı taraf aracın km sinin hileli bir şekilde geri alındığı iddiasında bulunsa da müvekkilinin bu şekilde bir işlem yapmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin aracı daha önce kullanan ve üreten olmadığını, dava konusu aracı satın aldığını ve sonrasında da davacı tarafa sattığını, bununla birlikte aracın km geri alınmamış olup aksine ... Yetkili servislerinin kayıtları ile de sabit olduğu üzere müvekkilinin malikliğinden önceki dönemde 20.01.2017 tarihinde aracın elektronik gösterge panelinin araç garanti kapsamında değiştirildiğini, bu hususun servis kayıtları ile sabit olduğunu, aracın gösterge panelinin değiştirildiği tarihte 97.321 km'de olduğunu, sonrasında araç serviste aracın genel güncel km bakımlarının yapıldığını beyanla öncelikle zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi halde davacı tarafın taleplerinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 04/03/2022 tarih 2020/518 Esas- 2022/248 Karar sayılı kararında;"Dava, taraflar arasında araç satım sözleşmesinden kaynaklı davaya konu araçta ayıp iddiası, davalının sorumluluğu ile davacının varsa uğradığı zararın istemine ilişkindir alacak davasıdır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Davacı her ne kadar, ticari işletmesiyle ilgili olmak üzere davalıdan satın aldığı dava konusu aracın, İstabul'dan Diyarbakır'a götürülürken yolda arızalanması ile aracın ayıplı olduğu iddiaları ile davalıdan, uğradığı zararların tazmini ve satış bedeli tazmini talepli eldeki davayı ikame etmiş ise de; incelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre, aracın kilometresinin ikinci el satış ilanınında açıkça yazılmış olduğu ve servis kayıtlarında da bu hususun göründüğü ve satıcı tarafından herhangi bir gizlemenin bulunmadığı, takometredeki kilometrenin düşük görünmesi sebebinin ise gösterge değişimi olduğu ve bu hususun da yine servis kayıtlarında göründüğü, dolayısı ile kilometre durumunda herhangi bir ayıp bulunmadığı anlaşılmakla, yine her ne kadar araçta meydana gelen arızanın, aracın yaşı ve kilometresine göre erken ortaya çıkmış ise de bu hususun da satış öncesinde araçta bulunduğu ve satıcı tarafından gizlendiğine ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmadığı hususu da göz önüne alınarak, dava konusu araçta meydana gelen arızaların, davalıdan kaynaklı ayıp niteliğinde bulunmadığı mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olup davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile,''Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2022 tarihli 2020/518 E. ve 2022/248 K. Sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verildiğini,İlk derece mahkemesi dosyasından verilen nihai kararın, usule yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğundan karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurmuş olduklarını, müvekkili şirketin 05.04.2019 tarihinde 2015 model, ... marka ve ... plakalı aracı 114.000 TL karşılığında davalı şirketten satın aldığını, müvekkili İstanbul'dan satın aldığı aracı Diyarbakır'a getirirken Adana ilinde aracın arızalanması üzerine aracın ... Otomotiv isimli yetkili servise çekici ile getirildiğini, yetkili servisçe araç üzerinde yapılan inceleme neticesinde aracın motorunda sorun olduğu, bakım ve onarımı için 60.000 TL civarında bir masrafın gerektiği ve yine her ne kadar söz konusu aracın göstergesinde 50.927 kilometrede olduğu belirtilse de aracın 2018 tarihli servis kayıtlarına göre aracın 130.000 km. de işlem gördüğünün tespit edildiğinin belirtildiğini, işbu sebeplerle Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/17 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti talep edildiğini, işbu dosyada Teknik Bilirkişi olan Makine Mühendisi tarafından hazırlanan Bilirkişi Raporu ile yukarıda araç ile ilgili belirtilen husuların teyit edildiğini, söz konusu bilirkişi raporunda araçtaki yağ pompasının çalışmaması sonucu motor içerisindeki ekip ve ekipmanların yağlanmaması sonucu arızalanıp aşındığı ve kullanılamaz duruma geldiği ve aracın kilometresinin geri alındığı sonucuna varıldığını;Müvekkilinin aracı alış tarihi ile arıza tarihi arasında çok kısa bir süre olduğu ve yağ pompasının çalışma ve bakım usulü nazara alındığında söz konusu arızanın sebebinin tamamen davalı yandan kaynaklı olduğu ve tüm sorumluluğun davalı yana ait olduğunun anlaşılacağını, zira yağ bakımlarının periyodik olarak yapılması gerektiğinin, söz konusu raporda belirtildiği üzere yağ pompasının durumunun alım esnasında bilinmesinin mümkün olamayacağının açıkça ortada olduğunu, müvekkili hem aracın alışı esnasında hem de sonrasında tüm edim ve yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen söz konusu davalının ağır kusur ve hilesinin mevcut olduğu ayıp sebebiyle son derece mağdur olduğunu; Aracın kilometresinin hile ile geri alınmış olmasının ve aracın standardında veya teknik düzenlemesinde eksikliğe sebep olan dolayısı ile de beklenen faydayı ortadan kaldırmasına neden olan ve davalının ağır kusurunun olduğu yağ pompasının çalışmaması hususu karşısında müvekkilinin teslim esnasında bu ayıpları bilebilecek veya anlayabilecek bir durumda olmadığını, dolayısı ile de araçtaki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin birçok ticari işlerinin yanında ayrıca ülkenin birçok yerine turistik gezi turları düzenleyen ve bu işte öncü firmalardan bir tanesi olduğunu, dava konusu aracı işbu gezi turlarında kullanmak için satın aldığını;Aracın söz konusu ayıp sebebiyle arızalanması nedeniyle yolda kaldığını ve çekici marifetiyle söz konusu yetkili servise getirildiğini, yetkili servisçe bilirkişi tarafından da teyit edilen arızaların tamir ve onarımı yapıldığını, araç tamir edilene kadar müvekkilinin araçtan yararlanamadığını, davalı tarafından hiçbir talepleri kabul edilmediğinden müvekkilinin tüm tamir ve onarım bedelini kendisinin karşıladığını, hem çekici masrafı, hem araç tamir bedeli, hem de müvekkilinin tamir süresince araçtan yararlanamaması hususlarının müvekkilini ciddi şekilde zarara uğrattığını Yargılama aşamasında dosyada hazırlanan 14.09.2021 tarihli bilirkişi raporunun yapılan inceleme ve değerlendirilmesi sonucunda raporun eksik ve hatalı olduğunu, denetime elverişli bir nitelikte olmadığının tespit edildiğini, rapora itiraz edildiğini, öncelikle aracın fiyatının dava dilekçesinde de belirttikleri üzere 114.000 TL olduğunu, müvekkilinin, tanık olarak mahkemeye bildirdikleri ve davalının işyeri ile aynı il ve ilçed(İstanbul/Esenyurt) ikamet eden ...'nın davalının iş yerinde(oto galeri) söz konusu aracı görmesi ve müvekkili şirket yetkilisine önerisi üzerine davalı işyerine giderek aracı aldığını, bilirkişi raporunda kabul edilenin aksine müvekkilinin aracı ilanla bulmadığını ve hatta söz konusu ilandan haberi dahi olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin, ilanda belirtildiği iddia edilen aracın gerçek km değerini görmemiş olup gerçek km değerinin davalı tarafından da alış esnasında kendisine belirtilmediğini, ayrıca hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davalı tarafından dosyaya sunulan ilanın, gerçekten de yayınlanıp yayınlanmadığı, yayınlanmış ise pasif edilip edilmediği, aracın alış tarihine kadar yayında kalıp kalmadığı gibi durumların belirsizliğini koruduğunu; Bilirkişi raporunda, söz konusu aracın Diyarbakır'a getirildikten sonra arızalanmış olduğu bilgisinin esas alındığını ancak bu bilginin hatalı olduğunu, zira aracın, Diyarbakır'a getirilmesi esnasında bozulduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından aracın arızalandığı Adana'dan Diyarbakır'a çekici yardımı ile getirilebildiğini, bu hususlar 20.12.2020 tarihli delil dilekçesi ile dinlenilmesi talep edilen tanıkların dinlenmesi ile sabit olacakken bu talebin dikkate alınmadığını; Bilirkişi raporunda; "...Aracın dava dosyasında bulunan bilirkişi raporlarında belirtilmiş olduğu gibi yağsızlık nedeniyle ortaya çıkmış olması gereken dava konusu arızasının yine aynı bilirkişi raporlarında belirtilmiş olduğu gibi; ne zaman ve kimin kullanımındayken gelişmiş olduğunun belirlenmesine imkan görülmemektedir..." denildiğini ve hemen sonraki paragrafta ise;"...Davacının aracı satın alırken yapmış ya da yaptırmış olması gereken kontrollerde ortaya çıkmamış olduğu anlaşılan yağ pompası arızasının, satın alma sonrası belirmiş olması gerekmektedir. Zira araç alındıktan sonra İstanbuldan Diyarbakıra kadar olan yolu yapmış olduğu dava dilekçesinden anlaşılmakta olup, yağ pompasının çalışmaması halinde önce kırmızı yağ basıncı ikaz lambasının yanması ve birkaç km içinde motorunun çalışmaz hale gelmesi beklenir. Dolayısıyla söz konusu yağ pompası arızasının, araç davacı kullanımında iken olduğu anlaşılmaktadır...." denildiğini, raporda geçen ve yukarıda belirtilen 2 paragrafın birbiri ile çelişkili olduğunu, zira belirlenmesinin imkan dahilinde görülmediği belirtilen arızanın hemen sonraki paragrafta satın almadan sonra müvekkilinin kullanımındayken ortaya çıktığı sonucuna varıldığını;Söz konusu aracın alış tarihinin 05.04.2019 olduğunu, dosyadaki delillerle yine sabit olduğu üzere dava konusu arıza sebebiyle aracın yetkili servise götürüldüğü tarihin 08.04.2019 olduğunu, aracın çekici ile servise bırakılabildiği de hesaba katıldığında 3 günden çok daha kısa bir günde arızalanan araçta, müvekkilinin kusurlu bulunmuş olmasının, bir başka deyişle Yağ Pompası arızasının müvekkil kullanımındayken bozulmuş olduğunun belirtilmesinin olağan ve genel kabul gören karineye ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, zira yağ pompası gibi aracın işlevinin sağlanması için son derece önemli bir parçanın 3 günden kısa bir günde arızalandığını kabul etmenin dayandırılacak ve izah edilecek hiçbir tarafının olmadığını, Bilirkişinin yukarıdaki paragrafın başında "...Davacının aracı satın alırken yapmış ya da yaptırmış olması gereken kontrollerde ortaya çıkmamış olduğu anlaşılan yağ pompası arızasının,..." belirttiği cümlede müvekkilin aracı satın alırken yapmış ya da yaptırmış olması gerektiği demekle neyi kast ettiği açıklaması ve bu açıklamasını hangi hukuki dayanağa dayandırdığını belirtmekle mükellef olduğunu, Yukarıda ayrıntısı ve gerekçesi belirtildiği üzere dava konusu araç için yapıldığı iddia edilen ilandan haberi olmayan ve de servis kayıtlarına da bakma imkanı ve yükümlülüğü olmayan müvekkilin tamamen davalının bu konudaki beyanı ve gösterge panelinde görünen km değerine güvenerek aracı almış olduğu nazara alındığında ve de aracın alış tarihi ile arıza tarihi arasında 3 günden kısa bir zaman olduğu ve işbu kısa zamanda önemli bir işlevi olmasından ötürü çok zor arızalanan(kolay kolay arızalanmayan) Yağ Pompasının, satıştan sonra bozulduğunun kabulünün genel kabul gören karineye ve olağan hayat akışına aykırı olduğu nazara alındığında bilirkişinin son paragrafında belirttiği; "...aracın ikinci el satış ilanında açıkça yazılmış olan ve servis kayıtlarında da görünen kilometresinin gizlenmemiş olduğu, takometredeki düşük kilometrenin servis kayıtlarında da yer alan, gösterge değişimi nedeniyle olduğu, dolayısıyla kilometre durumunu bir ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, araçta çıkmış olan arızanın, aracın yaşı ve kilometresi itibarıyla beklenen zamandan önce çıkmış erken bir arıza olduğu, bu arızanın satış öncesi mevcut olup alıcıdan gizlenmiş olduğuna delalet eden herhangi bir belge, ifade ya da rapora rastlanmadığı, dolayısıyla davalıdan kaynaklı bir gizli ayıp olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır..." sonucun hatalı ve dayanaksız olduğunun kabulünün mümkün olmadığını,Söz konusu aracın yağ pompasının neden çalışmadığı, buna hangi sebeplerin neden olabileceği, bu konuda aracın gerekli bakımlarının yapılıp yapılmadığı, aracın alış tarihinden önce yağ pompasına ilişkin herhangi bir işlemin veya tamirin yapılıp yapılmadığı, aracın yağ pompasının çalışmadığının tespitinin hangi nitelikteki inceleme ile mümkün olabileceği, söz konusu arızanın ortalama bir alıcı tarafından ve olağan bir inceleme ile anlaşılabilecek bir arıza niteliğinde olup olmadığı, tespit edilecek incelemenin niteliği gereği araç alındıktan sonra ne zamana kadar yapılması gerektiği, tespit edilecek ayıbın niteliğinin ne olduğu gibi sorulara raporda cevap verildikten sonra bilirkişinin arızanın sorumluluğunun kime ait olduğuna ilişkin görüş ve kanaatini belirtmesi gerekirken raporda, bu soruların cevapları verilmeden yukarıda belirtildiği gibi hatalı ve dayanaksız bir sonuca varıldığını; 26/03/2021 tarihli 2 nolu celsenin 3 nolu ara kararında;"Davalı vekiline servis kayıtlarının celp edilebileceği ... adresini bildirmek için 2 haftalık süre verilmesine, bildirildiğinde müzekkere yazılarak ... plakalı araca ait tüm servis kayıtlarının, varsa tamir ve onarıma ilişkin evrakların gönderilmesinin istenilmesine," denilmiş olmasına ve davalı vekilince adres bildirilmesine rağmen işbu ara karar yerine getirilmeden bilirkişi raporu hazırlandığını ve söz konusu hatalı kararın verildiğini,Mahkemenin verdiği kararda ve bilirkişinin de raporunda 13.02.2018 tarih ve ... sayılı Resmî Gazetede yayınlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik hükümlerini dikkate almadan değerlendirme yapmış olmalarının hukuka da aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirket, araç alım satımı yapmakla birlikte ...'ın yetkili servisi olduğunu, dolayısı ile oto alım satımını meslek edinmiş davalı şirketin, dava konusu araçtaki arızayı ve sorunu bilmesi gereken durumda ve konumda olup dava konusu ayıp sebebiyle ağır kusurlu olduğunu; Ayrıca, ikinci el araç satışında yaşanan sorunlar ve alıcıların daha fazla mağdur edilmemesi amacıyla, Resmî Gazetede yayınlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin "Ekspertiz raporu" başlıklı 14. maddesi ile oto galericilerin ikinci el araç satarken 8 yaşını geçmemiş ve 160 bin kilometrenin altındaki araçlar için ekspertiz raporu alma zorunluluğu getirildiğini, davalının bu düzenlemeye aykırı davranmış olduğunu ve bu sebeple de sorumluluğun bulunduğunu; İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin "İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde garanti ve ayıplı mal" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında;"İkinci el otomobil ve motosikletin motor, şanzıman, tork konvertörü, diferansiyel ve elektrik sistemi, satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmenin garantisi altındadır. ..." denildiğini; Aracın alış tarihinin 05.04.2019, dava konusu arıza sebebiyle aracın yetkili servise götürüldüğü tarihin ise 08.04.2019 olduğunu, arada 3 günden kısa bir zaman bulunduğunu, somut olayın yukarıda belirtilen yönetmelik maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde aracın garanti kapsamında kaldığı ve meydana gelen söz konusu zararlardan davalının sorumlu olduğunun açıkça anlaşılacağını;Her ne kadar talepleri üzerine 31/03/2022 tashih şerhi ile hukuka aykırılık giderilmişse de herhangi bir hak kaybına uğramamaları adına ve hiçbir kabul anlamına gelmek kaydıyla 21.03.2022 tarihli talep dilekçesinde belirttikleri itirazlarını tekrarla belirsiz alacak davası olarak açılan davada dava değeri olarak 200 TL belirtildiğini, yapılan yargılama sonucunda usule ve esasa aykırı bir şekilde davanın reddine karar verildiğini, kendileri tarafından gerekçeli kararın incelenmesi üzerine, dava değerinin 200 TL olmasına rağmen davalı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olduğunun anlaşıldığını, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na ve 20 Kasım 2021 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre dava değerinin 200 TL olması sebebiyle davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin de dava değerini (200 TL) geçmeyecek şekilde takdir edilmesi gerekirken karardaki gibi 5.100,00 TL'ye hükmedilmiş olmasının usule, esasa ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu; Ara kararlar yerine getirilmeden, tanıkları dinlenmeden ve diğer deliller toplanmadan eksik ve hatalı inceleme ve değerlendirme neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen varsayıma dayalı gerekçe ile söz konusu kararın kaldırılmaya muhtaç olduğundan istinaf yasa yoluna başvurma zarureti hasıl olduğunu beyanla Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2022 tarihli 2020/518 E. ve 2022/248 K. sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, alım satıma konu ikinci el aracın gizli ayıplı olduğu iddiası ile bedelde indirim ve ayıp nedeniyle uğranılan zararların tazmini talebine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı tarafından dava dilekçesi ile araçta iki tür gizli ayıp bulunduğu iddia edilmiş olup bunlardan ilki aracın km'sinin düşürülmüş olması, ikincisi ise araçtaki yağ pompasının çalışmaması ve motor içerisindeki ekip ve ekipmanların yağlanmaması sonucu arızalanıp aşınması, bu şekilde aracın kullanılamaz duruma gelmiş olmasıdır. Davacı aracı davalıdan 05/04/2019 tarihli Noter senedi ile ve 103.000 TL bedel ile satın almış olup araç 2015 modeldir. Mahkemece, davacının talebi ile Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/17 değişik iş sayılı dosyasından alınan delil tespiti raporu ile davacının aracın onarımını yaptırdığı servisten onarım faturası ve kayıtları getirtilmiş, araç üzerinde herhangi bir inceleme yaptırılmaksızın dosya üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda; aracın km'sinin düşürülmediği, satış ilanında 150.000 km bilgisinin yer aldığı, araçtaki arızanın yağ pompasındaki arıza nedeniyle yağsız kalması ve motorun ilgili aksamının aşınmasından kaynakladığı, bu arızanın ne zaman ve kimin kontrolünde iken meydana gelişmiş olduğunun tespit edilemeyeceği, ardından ise arızanın davacının kullanımında iken olduğu, bu hususun davacıdan gizlendiğine dair bir delil olmadığı tespit ve beyan edilmiştir. Raporda aracın yağ pompasındaki arızanın normal bir kontrol ile tespit edilip edilemeyeceği, ne sebeple ortaya çıkabileceği, ne kadar sürede oluşabileceği ve aracın motoruna ne şekilde zarar vereceği, bu durumun davacı açısından gizli ayıp olup olmadığı, zararın giderilmesi için yapılması gereken işlemlerin ne olduğu ve bedeli konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi çelişkili tespitlere yer verildiği ve bu hali ile raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı sunduğu itiraz dilekçesinde itirazlarını ayrıntılı şekilde açıklamış, ayrıca davalının ikinci el motorlu kara taşıtlarının ticaretini yaptığını, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca aracın satışından önce ekspertiz incelemesi yaptırması gerekirken yaptırmadığını, yine bu yönetmeliğin 15. maddesi uyarınca aracın mevcut arızasının davalının garantisi kapsamında olduğunu iddia etmiş, Mahkemece davacı vekilinin itirazları herhangi bir gerekçeye dayandırılmaksızın reddedilmiş ve neticeten salt davacının aracı mevcut hali ile satın almış olmasının, araçta var ise bütün gizli ayıpları kabul etmiş sayılmasını gerektirdiğinin kabulü ile verilen karar usul ve yasaya aykırı olmuştur.Buna göre Mahkemece; dava konusu aracın davacıya satımından önceki tüm servis ve tramer kayıtlarının, davalının vergi ve ticaret sicil kayıtlarının celp edilmesi, bundan sonra yeni bir bilirkişiden araç üzerinde keşfen inceleme yapılmak suretiyle açıklanan hususları içerir, denetime açık rapor alınması, davalının, 13.02.2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, satış ve dava tarihinde yürürlükte olan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesi kapsamında ikinci el kara taşıtlarının ticaretini yapıp yapmadığının, bu konuda yetki belgesinin bulunup bulunmadığının, dava konusu satışın bu kapsamda olup olmadığının tespiti, bu tespite göre de Yönetmeliğin "İkinci el motorlu kara taşıtının tanıtımı ve ilanı" başlıklı 13. maddesi, "Ekspertiz raporu" başlıklı 14. maddesi ile "İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde garanti ve ayıplı mal" başlıklı 15. maddesinin bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2022 Tarih, 2020/518 Esas ve 2022/248 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.