T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1186
KARAR NO:2024/2001
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİH:15/03/2022
NUMARASI:2020/842 Esas - 2022/250 Karar
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:12/12/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile davalı firma ile arasında, dava dışı ... firmalarına maske dahil medikal ürünlerin satışına ilişkin 02.03.2020 tarihli iki farklı aracılık sözleşmesinin imzalandığını, davalı firmanın, dava dışı firmalara yaptığı satışlara ilişkin müvekkillerinin aracılık bedellerine hak kazandığını, şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 8.000 Amerikan Dolarının (KDV Hariç) davalıdan alınarak avans faiziyle birlikte ayrı ayrı davacılara verilmesine, müvekkil davacıların hak ettiği tespit olunacak aracılık bedellerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 100 Amerikan Dolarının (KDV Hariç) davalıdan alınarak avans faizi ile davacılara verilmesine, sözleşmenin 4.d maddeleri gereğince davalı şirketin ödemesi gereken komisyon tutarı üzerinden hesaplanacak tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 100 Amerikan Dolarının (KDV Hariç) davalıdan alınarak avans faizi ile davacılara verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacılar arasında 10 milyon adet maskenin ... Şti.'ye satışına ilişkin sözleşme yapıldığını, ancak dava dışı firmaya 400 bin adet maske satılabildiği ve henüz satış bedelinin tahsil edilemediğini ve icra takibi başlatıldığını, ayrıca İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/321 Esas sayılı dosyasında görülen menfi tespit davasının derdest olduğunu, davacıların lehine aracılık bedelinin doğmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 15/03/2022 tarih ve 2020/842 Esas - 2022/250 Karar sayılı kararında;"....Dosya, defter inceleme günü belirlenerek, gerekli ihtaratlar yapılarak, dava dışı 3.kişiler .... Şti.ile .... Ltd. Şti.'nin defterlerinin taraf vekillerinin beyanı da nazara alınarak bilirkişilerce gerekli görülmesi halinde incelenmesine, dava dışı ... Şti.ile.... Ltd. Şti şirketlerine defterlerin ibrazı konusunda meşruhatlı tebligat çıkartılmasına karar verilerek, aracılık sözleşmeleri konusunda uzmanlığa sahip iki sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; defter inceleme gün ve saatinde davalı yanın defterlerini hazır bulundurduğu, 18.10.2021 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sözleşmeler ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, davalı tarafın ve dava dışı ... Şti.'nin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil teşkil ettiği, davalı firmanın, dava dışı .... Şti. firmasına 3 adet fatura karşılığı 878.850,38 TL tutarında satış yaptığı,... Şti. firmasından 783.476,00 TL tahsilat yaptığı, netice itibariyle (878.850,38 TL-783.476,00 TL=) 95.374,38 TL alacaklı olduğu, davalı firma tarafından, dava dışı ... Şti.'ye, 10.03.2020 tarih ve ... sıra numaralı 2,07634 TL/birim fiyattan 400.000 adet maske satışına ilişkin 830.536,00 TL toplam tutarlı fatura düzenlendiği, diğer 2 faturanın kur farkına ilişkin olarak düzenlendiği, aracıların, sözleşmeyle yüklendikleri edimin konusu esas itibariyle, satıcı ile 3. kişi şirketler arasında ticari alışverişle sonuçlanacak ilişkilerin kurulması ve ürün satışının sağlanması olduğu, satış rakamından ise söz edilmediği, dosya kapsamından da bu ana edimin gerçekleştirildiği, maske satışının 10 milyon rakamına ulaşmamış olmasının, sözleşmenin 2. maddesi hükmü ve TMK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile birlikte değerlendirildiğinde, aracılık hizmeti verdikleri sabit olan davacı aracıların hiçbir ücrete hak kazanmadığı yönündeki davalı tarafın savunmasına iştirak edilmediği, davacıların satış yapılan tutar üzerinden sözleşme hükmü gereği kesilecek komisyon faturası karşılığının 0,02 USDx400.000 adet= 8.000,00 USD +1.440,00 USD %18 KDV olmak üzere toplam 9.440,00 USD aracılık ücretine ayrı ayrı hak kazandıkları, davalı .... Şti.'nin dava dışı ...Şti. ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, dava dışı .... Şti.'nin, dava dışı ... Şti. ve dava dışı ... Şti. ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, davalı firmanın yetkilisinin, ortağı bulunduğu dava dışı şirketlerin, Başkent Vergi Dairesinin... Vergi numaralı mükellefi dava dışı .... Şti'ye satışlarının bulunun bulunmadığının tespiti yönünden.... Şti. 2020 yılına ait BA formlarının bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorgulanabilmesi halinde duruma netlik kazandırılabileceği rapor edilmiş olup, rapor doğrultusunda ve davacılar vekilinin rapora karşı beyanı alınarak ilgili Ba formaları celp edilerek rapora itirazların değerlendirilip ek rapor sunulması amacıyla dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, sunulan ek rapora göre, davalı şirket sahibi ve yetkilisi ...'in yetkilisi olduğu .... Şti ve .... Şti.' nin dava dışı ... Şti.'ye başkaca bir satış gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tespitinin gerektiği itirazıyla ilgili olarak dosyaya celp edilen BA formlarına göre, dava dışı .... Şti'nin, davalı firmanın yetkilisinin yetkili/ ortağı bulunduğu dava dışı ... Şti ve ... Şti.'inden herhangi bir alışının bulunmadığı, kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin korunduğu rapor edilmiş olup, bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeni bir heyetten rapor alınması cihetine gidilmeyerek, her ne kadar bilirkişi raporunda KDV'li değer hesaplanmış ise de, davacıların talebinin KDV hariç alacağa ilişkin olması ve belirlenen KDV'li bedel üzerinden herhangi bir ıslah işlemi yapılmadığı nazara alınarak, her bir davacı yönünden 8.200,00 USD (KDV hariç) aracılık sözleşmesinden doğan alacağın bulunduğu, aracıların, sözleşmeyle yüklendikleri edimi gerçekleştirdiklerinden, bu alacağa hak kazandığı, 3095 sayılı yasaya göre taraflar arasındaki faaliyetin ticari iş sayılması ve avans faizinin, davadan önce davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden, dava tarihinden itibaren talep edilebileceğinin tespitiyle beraber davanın kabulü ile, 8.200,00 USD (KDV hariç) alacağın, dava tarihi olan 11.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 8.200,00 USD (KDV hariç) alacağın, dava tarihi olan 11.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Dava tarihi olan 11.11.2020 tarihinde 1 USD efektif satış =8,0743 TL olup, harç ve vekalet ücreti hesabında bu kur esas alınmıştır)...."gerekçesi ile, '' 1-Davanın KABULÜ ile; -8.200,00 USD (KDV hariç) alacağın, dava tarihi olan 11.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine,-8.200,00 USD (KDV hariç) alacağın, dava tarihi olan 11.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkillerin aracılık ücretine hak kazandığı hüküm altına alınmış olmakla beraber, aracılık ücretlerinin yanı sıra, dava konusu sözleşmelerde aracılık bedeli ödenmeden yapılacak her türlü alışverişte davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu tutarın da karşılaştırıldığı, ..." 4/d maddesinde; "Satıcı ve alıcı arasında 4/c maddesine aykırı ve aracılık bedeli ödenmeden yapılacak her türlü alışverişte; o işlemle ilgili ödenmesi gereken ücretin yanı sıra, ithalatçı firma bu ücretin iki katı kadar tutarı, bu sözleşmeye istinaden, tek seferde ödemeyi, kayıtsız şartsız peşinen kabul etmiştir." denilerek aracılık bedelinin ödenmemesinin yaptırımının düzenlendiğini," anılan madde gereğince davalının davacı müvekkillere aracılık bedellerini ödemekten ısrarla kaçınmış olması nedeniyle, aracılık ücretinin yanı sıra aracılık ücretlerinin 2 katı kadar tutarının ceza şart olarak ödenmesine hükmedilmesi ve hükümden önce de tarafımıza bu hususta ıslah beyanında bulunmak için süre verilmesini gerektiği, ancak ilk derece mahkemesince bu taleplerinin değerlendirilmediği gibi gerekçeli kararda da bu hususla ilgili herhangi bir saptama yapmadığı, neticede, sözleşmelerin 4/d maddesine aykırılığı oluşturan "aracılık bedeli ödemeden yapılan alış-veriş" gerçekleştiğinden ve davacı müvekkillerinin aracılık ücretine hak kazandıkları da yapılan yargılamada tespit edildiğinden, aracılık ücretlerinin yanı sıra aracılık ücretlerinin 2 katı kadar tutarının müvekkil davacılar lehine hükmedilmesi gerektiğini, bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olan Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;Yerel mahkemece verilen hükmün , taraflar arasında imzalanan aracılık sözleşmesinin ruhuna ve tarafların iradelerine aykırı bir karar olduğunu,davacılar lehine aracılık bedelinin doğmadığını,Taraflar arasında imzalanmış bulunan 02.03.2020 tarihli aracılık sözleşmesinde; "Öncelikle; müvekkil şirket ile davacılar, 10 milyon adet maskenin ... Şti'ne satışı için aracılık sözleşmesi yaptığını,Sözleşmenin 3. maddesi : "Satıcı; 10.000 (on milyon) adet çin menşeli 3 katlı medikal ameliyat maskesini alıcı'ya satacaktır.''Sözleşmenin 4. maddesi :" ödeme şekli, "Paranın peşin olarak bir kerede satıcı firmaya ödenmesi durumunda, satıcı, aracı'ya aracılık bedelinin tamamını 24 saat içinde USD (amerikan doları) olarak ödeyecektir. Vadeli işlemlerde kurulu ... firmasının ödemenin tamamını yapmasına istinaden yine 24 saat içerisinde aracılık bedelinin tamamını ödeyecektir..." hükümlerinin yer aldığını, Yani, Aracılık Sözleşmesinin 4A maddesi, 10.000.000 ( on milyon) adet maske satışından sonra, iş bu on milyon maske bedelinini TAMAMININ müvekkili şirkete ödenmesi koşulunu taşıdığını,Sayın Bilirkişilerin, 17.09.2021 tarihli raporlarındaki 6.8 sayfasında belirttikleri üzere; "..Davalı tarafın ileri sürdügü üzere; aracılık ücretinin doğması için 10 milyon adet maskenin tamamının satısının aracılık hizmet ücretinin dogumu için zorunlu kosul olup olmadıgını degerlendirmek gerekmektedir. Sözlesmenin ÜCRET baslıklı 3. Maddesinde yer alan; " SATICI 10.000.000 (on milyon adet) "Çin Menseili 3 katlı medikal ameliyat maskesini" ALICI'ya satacaktır..." cümlesini, aracılık ücretinin 10 milyon maskenin tamamının satılması halinde dogacagı seklinde yorumlamak mümkün olabilecegi gibi; 10 milyon maskenin satısının tamamlandıktan sonra yapılacak satıslar yönünden artık aracılık ücreti tahakkuk etmeyecegi seklinde veya bunların dısında baska bir irade açıklaması oldugu yönünde yorumlamak mümkün olabilir..." Şeklinde, seçenekli bir yaklaşımda bulunulduğunu, Bu iki seçenekten hangisinin dava konusu olayın çözümünde, yapılan anlaşmanın ruhu ve tarafların iradelerinin incelenmesi gerektiğini, ticari ilişki içinde olan taraflar ve bu ticari ilişkinin tesisinde rol oynayan davacılar, 10 milyon maskenin defaten satışı konusunda hemfikir olduklarını, bu durumda, aracılık sözleşmesinin ön koşulu, iş bu 10 milyon maskenin satışının gerçekleşmesi olayı olduğunu,TBK. 520 maddesinde simsarlık sözleşmesinin tanımı ve şeklinin ve 521 maddesinde ise ücretin düzenlendiğini,Bu yasal düzenleme kapsamında, 521 madde 2. Fıkrasında; Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir, denildiğini, Taraflar arasında imzalanmış bulunan 02.03.2020 tarihli Aracılık Sözleşmesinde; Öncelikle; müvekkili Şirket ile davacılar,10 milyon adet maskenin ... Şti'ne satışı için Aracılık Sözleşmesi yaptığını,davaya konu uyuşmazlık, aracılık bedelinin tahakkuk edip etmediği noktasında düğümlendiğini, Müvekkil şirketin, sadece .. Şti'ne 400.000(dörtyüzbin) adet maske satışı yapabildiğini ve bu satışa ilişkin kesilen fatura tutarına istinaden müvekkiline çok küçük kısmi ödemeler yapıldığını ve satılan dörtyüzbin adet maskenin bedellerinin dahi henüz tahsil edilemediğini,Müvekkili şirketin yapılan bu kısmi satışa istinaden, alacaklarının ödenmemesi üzerine .. Şti' aleyhine ... sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olup, Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/321 Esas sayılı dosyasında, ... STİ ve ... tarafından menfi tespit davası açılmış olup, yargılama devam edildiğini,Müvekkil şirketin, aracılık sözleşmesine konu 10 milyon adet maske siparişi ile ticaret yapmayı beklerken, kısmi olarak gerçekleşen maske satışından bile maliyetini karşılayacak bedeli bile tahsil edememiş olup, mağdur durumda olduğunu,Yerel mahkemenin, davayı kabul ederek, kısmi satıştan dolayı aracılık bedelinin doğduğu yönündeki kararını ve ödenmesine hükmettiği bedelleri kabul etmediğini, bu karar, hukuka , hakkaniyete ve vicdana aykırı bir karar olduğunu, söz konusu olayda, hukuken davacılar lehine aracılık bedeli doğmadığını, aracılık sözleşmesinin 4a maddesi, 10.000.000 ( on milyon) adet maske satışından sonra, iş bu on milyon maske bedelinini tamamının müvekkili şirkete ödenmesi koşulunu taşıdığını, 02.03.2020 tarihli aracılık sözleşmesi 1 yıllık imzalandığını ve aracılık sözleşmesinin koşulu olan bakiye 9.600.000 /dokuz milyon altıyüzbin adet maskenin satışının gerçekleşmediğini, bu durumda da aracılık sözleşmesinin hükümsüz kaldığını, Hükümsüz kalan bu sözleşmeye istinaden davalıdan herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunulamayacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi karanının kaldırılmasına, gerçekleşmeyen aracılık sözleşmelerine ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddine, % 20'den az olmamak kaydıyla davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilemesi talep edilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasında 02.03.2020 tarihinde akdedilen iki ayrı aracılık sözleşmesinden kaynaklı komisyon alacağı ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne,karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Mahkemece, bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir. Taraflar arasında 02.03.2020 tarihli dava dışı ... ile ... firmalarına maske dahil medikal ürünlerin satışına ilişkin iki ayrı ARACILIK SÖZLEŞMESİ başlıklarını taşıyan sözleşme imzalandığı, her iki sözleşmenin sözleşmenin konusu başlıklı 2. maddesinde;''.... firmasına muhtelif ürünler satması içi: bağlantı kurması ve — iki firma arasında koordinasyon kurulmasının sağlanmasıdır. Bu sözleşmeye göre, ARACI, ALICI VE SATICI şirketlerini tanıştırıp SATICININ satış yapmasını sağladığı için 3.maddede belirtilen aracılık bedelini alacaktır. İş bu sözleşme ALICI ve SATICI arasındaki ticaret başladığında geçerli olacaktır,'' Hükmünü içermektedir.Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi heyeti kök raporunda;'' Bahse konu sözleşmelerde ALICI sıfatıyla unvanı geçen dava dışı ... Şti. ile davalı şirket arasında rapor tarihi itibariyle herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığını, dava dilekçesinde belirtilen dava dışı ... Şti. ile ilgili olarak da borç-alacak ilişkisi oluşturabilecek bir ticari ilişki tespit edilemediğini, O nedenle bahse konu şirketler bakımından bir alacak-borç değerlendirmesi yapılmadığını, taraflar arasında imzalanan 02.03.2020 tarihli aracılık sözleşmesinde ALICI olarak unvanı yer alan şirket ise ... Şti. olup, davalı şirket ile bu şirket arasında ticari alış veriş olduğu kayıtlarla sabit olduğunu, Davalı firmanın, Dava dışı ... Ltd. Şti. firmasına 3 adet fatura karşılığı 878.850,38.-TL tutarında satış yaptığı, .... Şti. firmasından 783.476,00.-TL tahsilat yaptığı, netice itibariyle (878.850,38.-TL - 783.476,00.-TL=) 95.374,38.-TL alacaklı olduğu, davalı firma tarafından, dava dışı ... Şti.'ye, 10.03.2020 tarih ve ... sıra numaralı 2,07634.-TL/birim fiyattan 400.000 adet maske satışına ilişkin 830.536,00.-TL toplam tutarlı fatura düzenlendiği, diğer 2 faturanın kur farkına ilişkin olarak düzenlendiğinin görüldüğünü, davacıların satış yapılan tutar üzerinden sözleşme hükmü gereği kesilecek komisyon faturası karşılığı 0,02.-USD x 400.000 adet = 8.000,00.-USD + 1.440,00.-USD %18 KDV olmak üzere toplam 9.440,00.-USD aracılık ücretine ayrı ayrı hak kazandıkları kanaatinde olduklarını, Davalı ... Şti.'nin dava dışı ...Şti. ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, Davacı tarafın; Aracılık Sözleşmesi'nin 4/d maddesi gereğince iki kat ödeme talebinin değerlendirilmesi, 4/c maddesine aykırılık koşuluna bağlanmış olduğundan ve dosya kapsamına göre de bu maddeye aykırılık tespit edilemediğinden, davacının bu yöndeki beyan ve talebine heyetce iştirak etmenin mümkün olmadığını beyan etmişlerdir.Mahkemece, bilirkişi heyetinden alınan ek raporunda ise; Davacı tarafından ileri sürülen aracılık hizmeti bedelinin iki kat tahakkuk ettiği yönündeki itirazla ilgili olarak kök raporun 7. sayfasında ve 5.3.4. maddesi başlığı altında gerekli değerlendirmeler yapılmış olup, heyetin aynı görüşünü koruduğu belirtilmiştir.Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Dava dışı alıcılar/müşteriler adına ayrı ayrı akdedilen 02.03.2020 tarihli iki farklı Aracılık Sözleşmesi gereğince; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilleri lehine ayrı ayrı şimdilik 8.000 Amerikan Doları (KDV Hariç) aracılık bedelinin tahsili ve yargılama sırasında tespit olunacak aracılık bedelleri ile aracılık sözleşmelerinin 4.d maddeleri gereğince davalı şirketin tazminat olarak ödemesi gereken fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200 Amerikan Dolarının (KDV Hariç) tahsiline karar verilmesini talep edip dava dilekçesinde harca esas dava değerini: 16.000 USD + 200 USD + 200 USD olarak gösterdiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesi içeriğine göre davacılar vekili; her iki sözleşme için toplam: 16.000,00 USD., aracılık bedeli ve her bir sözleşmenin 4.d maddesi gereğince davalı şirketin ayrı ayrı 200 USD tazminata hükmedilmesini talep ettiğini belirttiği halde mahkemece HMK. 31 Madde uyarınca hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında her sözleşme için her bir davacı yönünden ayrı ayrı ne kadar aracılık bedelinin talep edildiğine yönelik davacı vekilinden talebini açıklatmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda; Davalı ... Şti.'nin dava dışı ....Şti. ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, belirtilmiş olup bu durumda davacı tarafın davalı ile yaptığı 02.03.2020 tarihli dava dış ... firmasına maske dahil medikal ürünlerin satışına ilişkin ARACILIK SÖZLEŞMESİ'nin 2. maddesi uyarınca aracılık bedeline hak kazanıp kazanmadığına yönelik değerlendirme yapılıp bu yönde gerekçe yazılmadığı halde her bir davacı yönünden her iki sözleşmeden kaynaklı toplam olarak talep edilen 8.000,00 USD aracılık bedeline hükmedilmesi yerinde görülmediği gibi, hükme esas alınan heyet raporunda davacı tarafın aracılık sözleşmelerinin 4.d maddeleri gereğince tazminata hak kazanmadığı belirtildiği halde mahkemece verilen hükümde, davacıların her sözleşme için ayrı ayrı talep ettiği tazminata hükmedildiği halde verilen hüküm gerekçesinde her bir sözleşme yönünden ayrı ayrı tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, davacıların bu yöndeki taleplerinin yerinde olup olmadığına yönelik değerlendirme yapılıp gerekçe yazılmaması yerinde görülmemiştir.Mahkeme kararlarının neleri kapsaması gerektiği HMK'nin 297. maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca Anayasa’nın 141. maddesi “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır” hükmünü amirdir.Bu anlamda İstinaf Kanun Yoluna tabi olan mahkeme kararı HMK’nin 297. maddesine uygun ve denetime elverişli gerekçeli biçimde oluşturulması gerekmekte olup anılan niteliklere uygun olmayan kararlar Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesini, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edecektir.HMK 297/1-c ve 297/2. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında ne hüküm verildiği ve gerekçesinin açıklanması gerekmektedir.HMK'nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1-a.6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurularının USULEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih ve 2020/842 Esas - 2022/250 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.