T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/725 Esas
KARAR NO:2024/1669 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI:2021/435 Esas - 2021/844 Karar
TARİHİ:25/11/2021
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ:29/06/2021
BİRLEŞEN İST. AND. 13. AS. TİC. MAH. 2021/396 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ:30/06/2021
KARAR TARİHİ:24/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin %66,66 hissesinin ... adına olduğunu, %16,67 hissesinin ... adına, %10 hissesinin ... adına, %6,67 hissesinin de ... adına kayıtlı olduğunu, bildirerek iş bu davada 2019 yılına ait olduğunu, 2020'de yapılması gerekirken ertelenmiş bulunduğunu ve 31/03/2021'de gerçekleştirilen genel kurulda alınan kararlardan; Finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 4 nolu kararın, Yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 5 nolu kararın, Kar payı dağıtılmamasına ilişkin 6 nolu kararın, TTK 395 ve 396 madde gereğince şirket yöneticilerine rekabet yasağının uygulanmaması için izin verilmesine yönelik 7 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dilekçede belirtilen sebeplerle davalı şirketin 30/12/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğu ve buna bağlı olarak 31/03/2021 tarihinde yapılan ertelenen olağan genel kurul toplantısı yönünden 2019 yılı bağımsız denetim raporunun hukuk dayanağından yoksun olduğu ve buna da bağlı olarak gündemin 3,4,5,6 ve 8. maddelerinin iptaline; söz konusu raporun hukuksuzluğunun tespiti halinde ... firmasının kusurunun olup olmadığının tespit edilmesine ve kusur tespit edilmesi halinde bu firmanın 2020 yılı için yeniden bağımsız denetçi seçimine ait gündemin 7. maddesinin iptaline ve ayrıca hem birinci ve hem de ikinci toplantıda mükerrer görüşülen gündemin 2. maddesinin iptaline veya resen uygun görülecek başka bir çözüme karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Asıl ve birleşen davalarda davalı şirket vekili asıl ve birleşen davaya yönelik su sundukları cevap dilekçelerinde özetle; Davalı vekili, iş bu dosyanın davacısı ve birleşen dosyanın davacısının karı koca olduklarını; müvekkili şirketin en büyük bağlı şirketi olan ... ve ... Şirketinin aynı gün yapılan ve birebir benzer nitelikteki genel kurul tutanaklarına karşı da davacı tarafın ve eşinin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/559 ve Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/563 Esas sayılı dosyalarında dava açtıklarını, her iki davanın 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada birleştirildiğini; 2021/559 Esas sayılı dosya üzerinden her iki davanında reddine ilişkin karar verildiğini, dosyalardaki iptal sebeplerinin aynı olduğunu, kararların birebir aynı olduğunu, bu nedenle iş bu dosyada da davaların reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 25/11/2021 tarih 2021/435 Esas - 2021/844 Karar sayılı kararında; "Dava, TTK 1521 madde gereğince basit yargılamaya tabi olan ve kök dava yönünden TTK 445 vd maddeleri gereğince 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararın iptali, birleşen dosyada ise, 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararı iptali yanında 30/12/2020 tarihli genel kurul kararının TTK 447 gereğince butlanla malul olduğunun tespitine ilişkindir.Mahkememizce 31/03/2021 tarihli genel kurul kararları incelenmiş olup, incelenen tutanaklarda kök ve birleşen dosyadaki iptal sebepleri yönünden 4 - 5 - 6 ve 7 nolu kararlarında gündem maddesinin müzakeresi başlamadan evvel; peşin peşin davacı tarafın ret gerekçesini yazdırdığı; dolayısıyla gündem maddeleri müzakere edilmeden ret gerekçesinin tutanağa yazdırıldığı daha sonra gündem maddesinin tartışılıp oylamaya geçildiği, oylamada davacımızın ret oyu kullandığı kararlarında oy çokluğuyla alındığı görülmüştür.Bilindiği üzere, şirket genel kurulunda alınan kararların iptalini talep edebilmek için karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın açılması gerekir. Bu süre içinde dava açılmıştır. Ancak davanın incelenebilmesi için iptal isteyen şirket ortağının bu genel kurula katılmış olması halinde karara karşı ret oyu kullanması ve gerekçesini kararın altına yazdırması gerekir. Bu çerçevede karara karşı ret oyu kullanmak yeterli olmayıp, gerekçesinin tutanağa yazdırılması şarttır. Somut olayda, gerek davacı gerek birleşen dosyanın davacısı, 4 - 5 - 6 ve 7 nolu gündem maddeleri yönünden ret gerekçelerini yazdırmışlardır ancak ret gerekçeleri kararın müzakere edilmesi ve oylanmasından sonra yazdırılması gerekirken; davacılarımız bu gündem maddelerine baştan muhalif olmuş ve henüz müzakere başlamadan ve oylanmadan önce ret gerekçelerini yazdırmışlar; bu sebeple artık kararların iptallini talep etme hakkını yitirmişlerdir. Zira, genel kurul kararlarının müzakere edilip oylandıktan ve ret oyu kullanıldıktan sonra ret gerekçesinin yazdırılması, iptal davalarında DAVA ŞARTIDIR. Bu nedenle her iki davacının da 31/03/2021 tarihli genel kurulca alınan 4 - 5 - 6 ve 7 nolu gündem maddelerinin iptaline ilişkin talepleri reddedilmiştir. Birleşen dosyanın davacısı ayrıca 3 nolu gündem maddesinin iptalini talep etmişse de, bu talep yönünden iptal edilebilecek bir karar yoktur, zira, 3 nolu gündem maddesi bağımsız denetim raporunun okunmasına ilişkindir. Herhangi bir karar alınmamıştır. Keza, birleşen dosyanın davacısının talep ettiği 8 nolu gündem maddesi de, dilek ve görüşler yönünden olduğu, herhangi bir kararı içermediği için onun yönünden de iptali mümkün değildir. Bu nedenle birleşen dosyanın davacısı tarafından 31/03/2021 tarihli genel kurulda alınan 3 - 4 - 5 - 6 - 7 ve 8 nolu kararların iptaline ilişkin talepleri de dava şartı yokluğundan reddedilmiştir. Birleşen dosyanın davacısı ayrıca 30/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların butlanla malul olduğunun tespitini talep etmişse de, bu genel kurulda alınan kararların tamamı " .... gündem maddesinin müzakeresi ertelenmiştir" şeklinde erteleme hükümlerini içerdiğinden butlanı gerektirecek bir durum bulunmadığı; çoğun içinde az vardır kuralı gereğince, iptal sebeplerinin de yer almadığı zira alınan herhangi bir kararın bulunmadığı sadece toplantının ertelendiği nazara alınarak; Aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur."gerekçesi ile, ''Davacı ...'ün davalı şirketin 31/03/2021 tarihli genel kurulunda alınan 4 - 5 - 6 ve 7 nolu kararlarının iptali talebinin DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE,Birleşen Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/396 Esas sayılı dosyasında,...'ün 30/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların butlanla malul olduğunun tespiti talebinin REDDİNE,Çoğun içinde az vardır kuralı gereğince iptal yönünden de hak düşürücü süre sebebiyle REDDİNE,Birleşen dosyada davacı ...'ün 31/03/2021 tarihli genel kurulda alınan 3 - 4 - 5 - 6 - 7 ve 8 nolu kararların ise iptaline dair talebin dava şartı yokluğundan REDDİNE,' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl ve birleşen dava davacıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedarı oldukları davalı şirketin 2019 yılına ait olup da 2020'de yapılması gerekirken ertelenmiş bulunan ve 31/03/2021'de gerçekleştirilen genel kurulda alınan kararlardan; finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 4 nolu kararın, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 5 nolu kararın, kar payı dağıtılmamasına ilişkin 6 nolu kararın, TTK 395 ve 396 madde gereğince şirket yöneticilerine rekabet yasağının uygulanmaması için izin verilmesine yönelik 7 nolu kararın iptali, birleşen 2021/396 Esas sayılı dosyada ise, yine aynı nedenlerle bu 4 adet kararın yanında, 2019 yılına ait bağımsız denetim raporunun özetinin okunmasına ilişkin gündem maddesiyle ilgili 2 nolu kararın ve dilek ve görüşlerin sunulmasına ilişkin 8 nolu gündem maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiklerini,Mahkemece, müvekillerin 4 - 5 - 6 ve 7 nolu gündem maddeleri yönünden ret gerekçelerini yazdırdıkları, ancak ret gerekçelerinin kararın müzakere edilmesi ve oylanmasından sonra yazdırılması gerekirken; müvekkillerin bu gündem maddelerine baştan muhalif oldukları ve henüz müzakere başlamadan ve oylanmadan önce ret gerekçelerini yazdırdırdıkları; bu sebeple artık kararların iptallini talep etme hakkını yitirdikleri, genel kurul kararlarının müzakere edilip oylandıktan ve ret oyu kullanıldıktan sonra ret gerekçesinin yazdırılmasının, iptal davalarında dava şartı olduğu gerekçeleri ile; 31/03/2021 tarihli genel kurulca alınan 4 - 5 - 6 ve 7 nolu gündem maddelerinin iptaline ilişkin taleplerinin dava şartı yokluğundan reddedildiğini, mahkeme kararının eksik inceleme ürünü olduğunu ve bozulması gerektiğini,... A.Ş.'nin 2019 yılına ait olup da 2020'de yapılması gerekirken ertelenmiş bulunan ve 31/03/2021'de gerçekleştirilen genel kurul toplantılarına ait genel kurul evrakları, toplantı tutanakları incelendiğinde açıkça müvekkillerinin ptalini talep ettikleri her madde için muhalefet şerhlerini düştüklerinin, red oyu kullandıklarının, red gerekçelerini de toplantı tutanağına geçirttiklerinin açıkça görüleceğini, buna rağmen yerel mahkemece red oyu kullanıldığı kabul edilerek, red gerekçesi tutanağa geçirilmemiştir denilmek suretiyle davanın, dava şartı yokuluğundan reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, genel kurul toplantı tutanakları incelendiğinde beyanlarının doğruluğunun ortaya çıkacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445. maddesinde; 446'ncı maddede belirtilen kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceklerinin, aynı yasanın 446. maddesinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin, yönetim kurulunun ve kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceğinin düzenlendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 447. maddesinde; genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlarının batıl olduğunun, düzenlendiğini,Belirtilen yasal düzenlemeler gereği müvekkillerinin de yasanın kendilerine verdiği haklarını kullandıklarını ve yapılan genel kurulda alınan kararlara ret oyu vererek muhalefet şerhlerini de tutanağa geçirdiklerini, buna rağmen yerel mahkemece dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece işin esasına girilmeden, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermiş olması nedeniyle, dava dilekçesinde detaylandırmış oldukları esasa ilişkin itirazlarına burada değinmediklerini Ancak; dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların müvekkilleri aleyhine olduğunu, şirket haklarını ihlal ettiğini, azlık hissesine sahip olmalarından dolayı diğer hissedarlarca haklarını kullanmalarının engellendiğinin, çoğunluğun yasanın kendilerine verdiği çoğunluk hakkını kötüye kullanarak zarara uğratma kasıtları aldıkları kararlarla açıkça ortaya konduğunu, her ne kadar müvekkilleri azlık hisse oranına sahip olsalar da bu durumun haklarının ihlal edilebileceği anlamına gelmediğini,Eşit işlem ilkesinin TTK'nun 357.maddesinde "Pay sahipleri eşit şartlarda işleme tabi tutulur" şeklinde düzenlenmiş olduğunu ve çoğunluğun azlık üzerinde bizzat veya yönetim kurulu aracılığıyla tahakküm kurmasının önüne geçilmesine olanak sağlayan yönü dolayısıyla uygulamada azlığın korunması amacına hizmet eden bir prensip olduğunu, şirketin organlarını hedef alan ve onlara ön tedbir niteliğinde eşit davranma yükümlülüğü getiren eşitlik ilkesinin, sadece malvarlıksal hakları değil, yönetsel ve aydınlatıcı hakları da kapsadığını, pay sahiplerine eşit şartlarda eşit davranılması emrinin, pay sahiplerinin haklı bir gerekçe olmaksızın keyfi olarak farklı muameleye tabi tutulması yasağı anlamına geldiğini (Akdağ Güney, Necla, Anonim Şirketlerde Eşitlik İlkesi, GÜHFDC, XVII 2014, S. 3-4, s.121 vd),Davalı şirketin müvekkillerine karşı eşit işlem ilkesini ihlal ederek düzenlediği tüm genel kurulların ve bu genel kurullarda alınan kararların müvekkillerinin zararına, diğer çoğunluk hisseye sahip ortakların menfaatine olacak şekilde alındığını, davalı şirketin her sene düzenlediği toplantılarda bu şekilde davrandığını ve bu davranışını ısrarla sürdürdüğü için müvekkillerinin muhalefet şerhini tutanağa geçirmediğini kabul etmenin mümkün olmadığını, her alınan karara müvekkillerinin red oyu kullanarak bu reddin gerekçesini de muhalefet şerhi olarak toplantı tutanağına geçirdiğini, bu sebeple Yerel Mahkeme kararının bozulması gerektiğini,
İleri sürerek; yukarıda açıklanan ve tetkikat sırasında resen dikkate alınacak sebeplerle usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına ve davalarının kabulüne, kararın icrasının geri bırakılmasına, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava, davalı şirketin 31/03/2021 tarihinde yapılan 2019 yılı faaliyet dönemine ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 4,5,6,7 nolu kararların iptali istemine; birleşen dava, davalı şirketin 2019 yılı faaliyet dönemine ilişkin yapılması kararlaştırılan 31/12/2020 tarihli genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların batıl olduğunun tespiti ile, bu toplantıda alınan erteleme kararları uyarınca 31/03/2021 tarihinde yapılan 2019 yılı faaliyet dönemine ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5,6,7,8 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, asıl davada davacının 31/03/2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4,5,6,7 nolu kararların iptali isteminin, 6102 Sayılı TTK'nun 446/1-a maddesinde aranan muhalefetin tutanağa geçirtilmiş olmasına yönelik özel dava şartı noksanlığından usulden reddine; birleşen davada davacının 31/03/2021 tarihli genel kurulda alınan 3,4,5,6,7 ve 8 nolu kararların ise iptaline dair isteminin, 6102 Sayılı TTK'nun 446/1-a maddesinde aranan muhalefetin tutanağa geçirtilmiş olmasına yönelik özel dava şartı noksanlığından usulden reddine, birleşen davada davacının 30/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların butlanla malul olduğunun tespiti talebinin esastan reddine, yine bu toplantıda alınan kararlar bakımından TTK'nun 445 maddesinde düzenlenen üç aylık hak düşürücü sürede dava açılmadığından iptal isteminin de reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dava davacıları vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; her iki davacının da 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısına katılıp, olumsuz oy kullanarak muhalefetlerini tutanağa geçirttikleri, buna rağmen mahkemece asıl ve birleşen davalara konu 31/03/2021 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemi bakımından davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu yönündedir. Birleşen davada davacı yanın, birleşen davaya konu 30/12/2020 tarihli talepleri bakımından mahkemece verilen red kararına karşı herhangi bir istinaf sebebi ileri sürmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle istinaf incelemesi asıl ve birleşen davaya konu 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısı kapsamında istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve hem asıl hem de birleşen davalardaki tüm talepler bakımından kamu düzeni denetimi ile sınırlı olarak gerçekleştirilmiştir.Asıl ve birleşen davaya konu 31/03/2021 tarihli toplantı tutanağı ve hazirun cetveli incelendiğinde, hem asıl hem de birleşen davacıların bu toplantıda asaleten hazır bulundukları, anılan toplantıda şirket sermayesinin tamamının temsil edildiği, toplantı nisabında eksiklik bulunmadığı anlaşılmıştır.Anılan toplantıda gündemin ikinci maddesi, şirket yönetim kurulunca hazırlanan 2019 yılı faaliyet raporundan okunması, müzakeresi ve onaylanmasına ilişkin olup; "Şirket Yönetim Kurulunca hazırlanan 2019 yılı Faaliyet Raporu yönetim kurulu üyesi ... tarafından okundu.... söz alarak; “Anadolu Adliyesi 1177 sayılı dosyada 2018 ve 2019 yıllarında şirketin yurtiçi ve yurtdışında iş alamadığı şirketin vekili ... tarafından beyan edilmiştir. Bu doğru mudur? Doğru değilse ... bey hakkında herhangi bir eylem yapacak mısınız?” beyanında bulunmuştur.Yönetim Kurulu Üyesi ... tarafından cevaben; "Sorulan sorular üzerinde inceleme yapılarak bilahare yazılı olarak cevap verilecektir” Beyanında bulunmuştur. Oylamaya geçildi. Yapılan oylama sonucunda ... ve ...'ün 17.083 adet olumsuz oyuna karşılık 11.982.917 adet olumlu oy sonucu oyçokluğuyla finansal tabloların onaylanmasına karar verildi... söz alarak; “şirketin vekilinin iş alamadık demesi konusunda cevap verilemediği için olumsuz oy kullanıyorum.” beyanında bulunmuştur." şeklindedir. Anılan toplantıda gündemin üçüncü maddesi, 2019 yılına ait bağımsız denetim rapor özeti okunmasına ilişkin olup; "Toplantıda hazır bulunan bağımsız denetçi temsilcisi Kaan Akan tarafından Bağımsız Denetim Rapor Özeti, 2019 Konsolide Finansal Tablolara ilişkin bağımsız denetçi görüşü okundu.... söz alarak; "2019 yılına alt olan Denetim raporunun 3 nolu maddesinde daha dünyaya çıkmamış olan Covid-19 salgını etkileri ile ilgili notlar konulmasının sebebini açıklayabilir misiniz?” beyanında bulunmuştur.Yönetim Kurulu Üyesi ... tarafından cevaben “Sorulan sorular üzerinda inceleme yapılarak bilahare yazılı olarak cevap verilecektir” Beyanında bulunmuştur." şeklinde olup, bu maddede herhangi oylama yapılmadığı ve karar alınmadığı anlaşılmıştır.Anılan toplantıda gündemin dördüncü maddesi, 2019 yılma ait finansal tabloların okunması, müzakeresi ve onaylatılmasına ilişkin olup; "2019 yılına ait finansal tablolar okundu, müzakereye açıldı.... söz alarak; “Toplantı başladığı zaman tarafıma verilen ... tarafından hazırlandığı ve şirket tarafından tarafıma verilen konsolide finansal tabloların her ikisinde de 2018 yılına ait rakamlar şirketin Anadolu Adliyesi 2018/1177 nolu dosyasına sunulan değerlerden farklıdır. Sahtecilik yapılmıştır. Ayrıca Ek-1/2, Ek-2, Ek-3, Ek-4 olarak takdim ettiğim bahsi geçen bu üst denetim rapor ve finansal tablaların 16 Mart günü vekil ... tarafından mahkemenin kabul tutanağı eşliğinde flash bellek ekinde mahkemeye testim edildiği kayda geçmiştir, kendi yazısıyla da bunu teyit etmiştir ama veremediğini ancak aynı ... 29 Mart günü yine mahkemeye sunduğu dilekçe ile bu Usb flash bellekleri bilirkişiye vermek istediğini ama veremediğini kendi dilekçesinde belirterek bu dilekçeyi de mahkemeye vermiştir. Gerek 2018 yılına ait bilgilerin sahte olması gerekse mahkeme huzurunda dahi bu raporları verip vermediği belli olmayan finansal tabloların hiçbir güvenilirliği olmamaktadır. Ayrıca bugün bana verileri raporların şirket yönetimi tarafından imzalanmasını istedim, reddedilmiştir. Ve bana verilen 2018 değerleri sahte olanı 2 tabtoyu ek-5, ek-6 olarak sunuyorum.” Beyanında bulunmuştur.... tarafından sunulan her biri birer sayfadan altı adet evrak toplantı tutanağına Ek-1/2-2-3-4-5-6 olarak eklenmiştir.2019 yılına ait finansal tabloların onaylanması hususunda oylamaya geçildi. Yapılan oylama sonucunda ... ve ...'ün 2.016.667 adet olumsuz oyuna karşılık 10.083.333 adet olumlu oy sonucu oyçokluğuyla finansal tabloların onaylanmasına karar verildi." şeklindedir. Anılan toplantıda gündemin beşinci maddesi, yönetim kurulu üyelerinin 2019 yılı faaliyetlerinden dolayı ayrı ayrı ibrasın ilişkin olup; "... söz alarak; “Eski senelerdeki aynı sebeplerden dolayı ... ve ...'ı ibra etmiyorum. ...'ı da bilgim olmadığı ibra edemiyorum.” Beyanında bulunmuştur.Yönetim Kurulu Üyelerinin 2019 yılı faaliyetlerinden dolayı ayrı ayrı ibra edilmesi hususunda oylamaya geçilerek; 2019 yılı Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden dolayı ...'ün ibrası hususunda, ... vekili ...'ın katılmadığı oylamada toplantıya katıları diğer ortaklardan ... vekili ...'in 2.016.673 olumlu oyuna karşılık ... ve ...'ün 2.016.667 olumsuz oyları sonucunda ... oyçokluğu ile ibra edildi. 2019 yılı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevinden dotayı ... ...'ün ibrası hususunda, ... vekili ...'ın katılmadığı oylamada toplantıya katılan diğer ortaklardan ... vekili ...'ın toplam 8.066.673 olumlu oyuna karşılık ... ve ...'ün 2.016.667 olumsuz ayları sonucundan ... oyçokluğu ile ibra edildi. 2019 yıfı Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden dolayı ...'ın ibrası hususunda yapılan oylamada, ... vekili .. ve ... vekili ...'ın toplam 10.083.333 olumlu oyuna karşılık... ve ...'ün 2.016.667 olumsuz oyları sonucunda ... oyçokluğu ile ibra edildi. 2019 yılı Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden dolayı ...'ın ibrası hususunda yapılan oylamada, ... vekili ... ve ... vekili ..'ın toplam 10.083.333 olumlu oyuna karşılık ... ve ...'ün 2.016.667 olumsuz oyları sonucunda oyçokluğu ile ibra edildi. 2019 yılı Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden dolayı ...'in ibrası hususunda yapılan oylamada, ... vekili ... ve ... vekili ...'ın toplam 10.083.333 olumlu oyuna karşılık ... ve ...'ün 2.016.667 olumsuz oyları sonucunda oyçokluğu ile ibra edildi." şeklindedir.Anılan toplantıda gündemin altıncı maddesi, şirketin kar dağıtım politikası çerçevesinde hazırlanan 2019 yılı karının dağıtılması ve kâr dağıtım tarihi konusundaki yönetim kurulunun önerisinin kabulü, değiştirilerek kabulü veya reddi hususuna ilişkin olup;"Yönetim Kurulu Kar Dağıtım Teklifi'nde “Dağıtılabilir dönem karının 500,000,00-TL'lik kısmının hisseleri oranında hissedarlara kar payı olarak dağıtılması ve peyderpey olarak ödenmesi” teklif etmiştir. ... ve ... söz alarak; “... Holding bütün bağlı kurumlarıyla beraber bir şirkettir ve yönetim kurulu tüm bağlı kuruluşların da hem sorumlusu hem yetkilisidir. Bir holdingin kar tek firma değil altındaki tüm firmalar üzerinden bakılması gereken bir kavramdır ve bu sebeple tüm alt firmaların karlarının dağıtılarak bağlılık orantısında holdinge en az TTK uyarınca yüzde 5'er civarında alınması gerekmektedir. Bu geçtiğimiz sene de yapılmamıştır önceki senelerde de yapılmamıştır ve bu yönetim kurulunun karar yetkisinde ve dolayısıyla sorumtuluğundadır. Tüm şirketlerdeki karların dağıtılmasını istediğimden bu teklife olumsuz oy veriyorum ve peyderpey olmasını neden olduğunu şahsi olarak fikir yürütmeme rağmen hukuk olarak yanlış olduğunu düşünüyorum. Bu süreç bu az kar dağıtım süreci hisselerimin bir kısmını şirket dişi başkalarına bedeli mukabilinde devretme ihtimalini ortaya çıkarmıştır.” Beyanında bulunmuştur.... vekili ... söz alarak; "Gerek dünyada gerek ülkemizde oluşarı küresel kriz sebebiyle şirketin olumsuz etkilenmesinin önüne geçilebilmesi, şirketin nakitlerinin bünyesinde tutulması ve dolayısıyla şirketin gelinen tarih itibariyle güçlü kalmasını istediğimizden yönetim kurulunun kar dağıtım tektifinin reddi ile kar dağıtılmamasını ve şirketin büyüme politikaları çerçevesinde karın şirket bünyesinde tutulması gerektiğini düşünüyoruz.” Beyanında bulunmuştur.Yapılan müzakereler ve oylama sonucunda ... ve ...'ün 2.016.667 adet olumsuz oyuna karşılık 10.083.333 adet olumlu öy sonucu Yönetim Kurulunun Kar Dağıtım Teklifi reddedilerek 2019 yılı karının dağıtılmayarak şirketin büyüme politikaları çerçevesinde “Olağanüstü Yedek” olarak şirket bünyesinde tutulmasına karar verilmiştir." şeklindedir.Anılan toplantıda gündemin yedinci maddesi, yönetim kurulu üyesi olan pay sahiplerine ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396 maddelerinde sayılan izinlerin verilmesine ilişkin olup; "... söz alarak; “Bu toplantıda tarafıma verilen üst denetimden geçmiş finansal tabloların 2018 yılına ait değerleri gerek geçen seneki genel kurulda verilen rakamlardan farklı olması gerekse de Anadolu Adliyesi 1177 nolu dosyada devlet tarafından kayda atınan değerlerden farklı olması dolayısıyla ve yönetimin bu toplantıda bana verilen bu kağıtları imzalayamaması dolayısıyla sahtecilik sınıfında bir eylem yapıldığı şüphesine sahibim, bu evraklara imza atamayanları ne yapacakları belli olmayan diğer şirketlerde 395-396 konusunda yetki vermeme gerek yoktur. Bu kararın ortalama sağduyuya sahip herhangi bir insanın vereceği karardır.” Beyanında bulunmuştur.Yönetim kurulu üyesi olan pay sahiplerine ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396.maddelerinde sayıları izinlerin verilmesi hususunda oylamaya geçilerek; ...'e TTK'nın 395. ve 3956 .maddelerinde sayılan izinlerin verilmesi hususunda, ... vekili ..'ın katılmadığı oylamada toplantıya katılan diğer ortaklardan ... vekili ...'in 2.016. 673 olumlu oyuna karşılık ... ve ...'ün 2.016.667 olumsuz oyları sonucunda ayçokluğu ile kabul edildi. ...'e TTK'nın 395. ve 396.maddelerinde sayılan izinlerin verilmesi hususunda, ... vekili ...'ın katılmadığı oylamada toplantıya katılan diğer ortaklardan ... vekili ...'ın toplam 8.066.660 olumlu oyuna karşılık ... ve ...'ün 2,016.667 olumsuz oyları sonucunda oyçokluğu ile kabul edildi....'a TTK'nın 395. ve 396.maddelerinde sayılan izinlerin verilmesi hususunda yapılan oylamada, ... vekili ... ve ...vekili ...'ın taplam 10.083.333 olumlu oyuna karşılık ... ve ...'ün 2.016.667 olumsuz oyları sonucunda oyçokluğu ile kabul edildi....'e TTK'nın 395. ve 396.maddelerinde sayılan izinlerin verilmesi hususunda yapılan oylamada, ... vekili ... ve ... vekili ...'ın toplam 10.083.333 olumlu oyuna karşılık ... ve ...'ün 2.016.667 olumsuz oyları sonucunda oyçokluğu ile kabul edildi....'a TTK'nın 395. ve 396.maddelerinde sayılan izinlerin verilmesi hususunda yapılan oylamada, ... vekili ... ve ... vekili ...'ın toplam 10.083.333 olumlu oyuna karşılık ... ve ...'ün 2.016.667 olumsuz ayları sonucunda oyçokluğu ile kabul edildi." şeklindedir. Anılan toplantıda gündemin sekizinci maddesi, dilek ve görüşlere ilişkin olup; "... ve Görüşler sunuldu. Gündemde görüşülecek başka bir konu bulunmadığından toplantı başkanı toplantıyı kapattı." şeklinde olup, bu maddede herhangi bir oylama yapılmadığı ve karar alınmadığı anlaşılmıştır.6102 sayılı Kanun'un 446/1-a maddesi uyarınca; toplantıya katılan ortağın karara red oyu kullanarak söz konusu karara muhalif kalması ve bu muhalefetinin tutanağa geçirtmesi iptal davasının ön şartıdır.Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2021/4897 esas, 2023/671 karar sayılı, 07/02/2023 tarihli; 2021/7942 esas,2023/1875 karar sayılı, 27/03/2023 tarihli; 2022/6269 esas, 2024/2677 karar sayılı, 02/04/2024 tarihli ilamlarında da kabul edildiği üzere, oylama öncesi peşin muhalefet öneriye karşı çıkma mahiyetinde olup, TTK'nun 446/1-a bendinde aranan koşulun gerçekleşmesi için karara red oyu veren ortağın bu karara muhalif olduğuna dair tutanağa şerh yazdırması zorunludur. İstinaf Kanun Yoluna tabi olan mahkeme kararının HMK’nin 297. maddesine uygun ve denetime elverişli gerekçeli biçimde oluşturulması gerekmekte olup anılan niteliklere uygun olmayan kararlar Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesini, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edecektir. HMK'nun 297/1-c ve 297/2. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında ne hüküm verildiği ve gerekçesinin açıklanması zorunludur. Aksi halde istinaf denetimine uygun bir kararın varlığından da bahsedilemez. Somut olayda; birleşen davada davacı ...'ün 31/03/2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin ikinci maddesi ile oylanan davalı şirket yönetim kurulu faaliyet raporlarının okunması, müzakere edilmesi ve onaylanmasına ilişkin karara karşı da iptal istemini ileri sürdüğü, mahkemece bu gündem maddesi bakımından davacının TTK'nun 446 maddesi kapsamında dava açma hakkı bulunup bulunmadığı ve bulunuyor ise iptal koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda olumlu olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi, hüküm de kurulmadığı anlaşılmış olup, birleşen davada davacı yanın istinaf başvurusu bu yönden yerinde bulunduğu gibi, kamu düzenine ilişkin bu husus dairemizce re'sen nazara alınmıştır. Sonuç itibariyle; birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, asıl davada davacı yanın istinaf başvurusu ile birleşen davada davacı yanın ileri sürdüğü diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Birleşen davada davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarih ve 2021/435 Esas - 2021/844 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2- Asıl davada davacı yanın istinaf başvurusu ile birleşen davada davacı yanın ileri sürdüğü diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde taraflara iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.