T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/791 Esas
KARAR NO:2024/1695 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2020/510 Esas - 2021/1052 Karar
TARİHİ:20/12/2021
DAVA:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:31/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK 1472 gereği sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçtiğini, ... sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek, dava konu olan ATM cihazının davacı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, ilgili ATM'nin davalı firmanın dahili alanı kiralanarak yerleştirildiğini, dava dışı ... Bankası teknisyenlerinin yaptığı kontrollerde ATM cihazının kurulumu esnasında yer alan cephe kaplamalarının söküldüğü ve davalı dükkan işletmecileri tarafından Led ışıklı yeni bir tabela yerleştirildiği bu sökme işlemine bağlı olarak ATM ile bina duvarı arasında açıklık oluştuğu görüldüğünü, bina yüzeyinde yer alan çatı yağmur suyu giderinin sol tarafta yer alan boruların tıkanmış olması suyu ATM'nin olduğu alanda yer alan tahliye borusuna yoğunlaştırmış, suyun tahliyesi sırasında borulara yapılan ek yerinin çıkması sonucu ATM'ye belirtilen açıklıktan sızıntı şeklinde yağmur suyu nüfus ettiğini, ilgili borunun orjinalin galvaniz olduğu aşağıya doğru inerken pimaja döndüğü ve dirsekli olduğunu, ATM'nin kurulumu esnasında sağlanan izolasyonun devre dışı kalmasına sebep olacak şekilde led ışıklı tabela yerleştirerek bina ile ATM arasında açıklık oluşturan ve binanın (yağmur suyu tahliye borusu) pimaş hattından geçen boruya ek yaparak dirsek oluşturulması suretiyle dirseğin yerinden çıkmasına sebep olan davalının meydana gelen zarardan kusur ve sorumluluğunun bulunduğu belirletiklerini, bu nedenle 52.710,82 TL tutarındaki hasar bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıların ilgili yere 2011 yılında taşındıkları ekte sundukları google fotoğraflarında o tarihlerde de galvaniz borudan sonra ... boru olduğunu, davalı ile davacının sigortaladığı firma ile alt kiraya verenle ile kiracı ilişkisinden başka bir ilişki olmadığını, yağmur oluğunun oluşturacağı bir zararın davalı firmaya mal edilemeyeceğini, ekspertiz raporunda hasar nedeni Voltaj iniş çıkışları sonucu hasar ifadesinin bulunduğundan dolayı ekspertiz raporunun kendi içinde çelişkiler olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 20/12/2021 tarih ve 2020/510 Esas - 2021/1052 Karar sayılı kararında;"Dava; TTK'nin 1472.maddesi kapsamında rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla başlatılmış takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sigortacı olan davacının, dava dışı bankaya sigorta sözleşmesi kapsamında yaptığı ödemeye konu maddi zararın oluşumunda davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranının ve alacağın miktarının tespiti hususlarına ilişkindir.Dosyanın teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle, dosya İTÜ inşaat fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. ... ve sigorta uzmanı ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişiler sunmuş olduğu raporunda: Olayın oluşuna ve kusura ilişkin değerlendirmede;Dava dosyası kapsamında yapılmış olan incelemeler sonucunda davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu tazminat talebi görülmekte olduğunu, oluşan olayın davacının iddia ettiği şekilde olduğu sabit değildir. Ayrıca Davacı ... Şirketi İstanbul İli, Şişli İlçesi ... Caddesinde adresinde bulunan ATM'yi sigortalamadan önce kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutup basiretli bir tüccar olarak ilgili riskleri öngörerek sigortalama işlemini gerçekleştirmesi gerekmekte olduğunu, bu nedenle davalı... Şirketine ilgili olay kapsamında kusur izafe edilemeyeceğini, Sigorta tekniği yönünden değerlendirmede: Kusuru bulunmayan davalıya yönelik halefiyet talebinin yerinde olmadığına dair rapor sunmuşlardır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, bilirkişi raporu ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; dava dışı... A.Ş'ye ait ATM'nin su almak suretiyle zarar görmesi nedeniyle sigortacısı olan davacının sigorta sözleşmesi kapsamında dava dışı ... Bankası'na ödeme yaptığı, ATM'de meydana gelen zararın davalının eylemleri neticesinde gerçekleştiği iddiası ile sigorta sözleşmesi kapsamında dava dışı ... Bankası'na ödediği tazminatın TTK'nin 1472.maddesi uyarınca rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itiraz nedeniyle işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği, kusur incelemesinin teknik değerlendirme gerektirmesi nedeniyle inşaat mühendisi ve sigorta bilirkişilerinden alınan raporda, davacının talebe konu ATM'yi sigortalamadan önce kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutup basiretli bir tüccar olarak ilgili riskleri öngörerek sigortalama işlemini gerçekleştirmesi gerekmekte olduğu, ancak böyle bir incelemenin yapıldığının tespit edilemediği, oluşan olayın davacının iddia ettiği şekilde olduğunun sabit olmadığı yönünde tespitler içerdiği, alınan bilirkişi raporunun alanında uzman bilirkişiler tarafından ve dosyamızda yer alan bilgi ve belgeler ışığından hazırlanmış, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle anılan rapora itibar edilerek, rucüen tazminat talebine konu hasarın davalının eylemi ya da kusuru nedeniyle gerçekleştiği sabit olmadığından, ispatlanamayan davanın reddine, davacının kötüniyetli olduğu ispat olunamadığından, davalı yanın tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile,''Davanın reddine, Şartları oluşmadığından, davalı yanın tazminat isteminin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin dayanak yapmış olduğu 08/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; riziko adresindeki ATM'nin sigortalanmasında müvekkili şirketin gerekli tüm incelemesi yapmasının ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini ve meydana gelen hasardan davalının sorumlu olmadığı belirtilmiş olduğunu, buna rağmen, bu görüşünü destekleyecek hiçbir bilimsel ve teknik gerekçe göstermediğini, bahsi geçen bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, farklı bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, yerel mahkemenin işbu taleplerini kabul etmeyip eksik inceleme ile karar verdiğini,Davaya konu olan hasarın; davalının kat mülkiyeti kanununa ve binanın projesine aykırı şekilde yapmış olduğunu, tadilat ve bina dışına yerleştirdiği led tabela nedeni ile meydana gelmiş olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı sigortalısına ait ATM'yi sigortalaması işbu hukuka aykırı eylemlere muvafakat ettiğini, basiretli bir tacir olarak davaranmadığını yada meydana gelebilecek zararları öngörerek sigortaladığı anlamı taşımadığını,Bilirkişi heyetinde Profesör ünvanlı İnşaat Mühendisi bulunmasına rağmen, hasarın meydana geldiği binada davalının su borusuna yapmış olduğu eklenti ve asılan tabelanın hukuka uygun olup olmadığını, davalının yapmış olduğu eylemlerin mevzuat ve hukuka uygun olup olmadığının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, teknik bilgisi dahi olmayan bir kişinin yapabileceği tarzda yorumda bulunularak rapor tanzim edildiğini, Davalının mevcut tabelasını daha büyük ışıklı LED tabela ile değiştirmek ve bu suretle ticari karlılığını arttırmak için ana binadaki pimaş hattına ek yaparak su borusunun gidiş güzargahını değiştirmiş olduğunu ve bu suretle su hattında tıkanma oluşup hasar meydana geldiğini, binadaki pimaş su hattındaki işbu değişiklik davalı tarafından yapılmamış olsa dahi, olması gerekenden daha büyük tabelayı kullanan tarafın davalı taraf olduğunu, doğal olarak; yapılan bu eklenti neticesinde daha büyük tabeladan reklam amaçlı menfaat sağlayanın da davalı taraf olduğunu, bilirkişi raporunun aksine; davalının basiretli bir tacir gibi davrandığını, kullanmış olduğu tabelayı yerinden kaldırıp normal boyutlarda bir tabela taktırması ve kendisinin sorumluluğunda bulunan binanın pimaş su hattındaki ek yapılan yeri eski halinde getirmesi gerektiğini, ana binadaki su borusundaki eklentinin davalı tarafından yapılmış olması durumunda meydana gelen hasardan davalının sorumlu olacağını, işbu eklentinin davalı tarafından değil de daha önce dükkanı kullananlar tarafından yapılmış olsa da davalının yapılan hukuka aykırı tadilatı eski haline getirmeden kullanmasından kaynaklı hasardan yine davalı tarafın sorumlu olacağını.... Bankası ATM cihazı,...apartmanının girişinde yer alan davalı ... adlı firma tarafından dahili alanı kiralanarak oluşturulduğunu, ATM alanını ... firmasının kiraya verdiğinin öğrenildiğini, ... Bankası teknisyenleri tarafından yapılan kontrollerde ATM cihazının kurulumu esnasında yer alan cephe kaplamalarının söküldüğünü ve davalı dükkan işletmecileri tarafından Led ışıklı yeni bir tabela yerleştirildiğini, bu sökme işlemine bağlı olarak Atm ile bina duvarı arasında açıklık olduğunu, bina yüzeyinde yer alan çatı yağmur suyu giderinin sol tarafta yer alan boruların tıkanmış olduğunu, suyun ATM'nin olduğu alanda yer alan tahliye borusunda yoğunlaştığını, suyun tahliyesi sırasında borulara yapılan ek yerinin çıkması sonucu atmye belirtilen açıklıktan sızıntı şeklinde yağmur suyu nüfus ettiğini, Davalı döviz bürosu tarafından ATM cephesi kurulduktan sonra ATM kabinetinin sağında ve üstündeki döviz bürosu tabelasının LED tabela ile değiştirildiğini, bu değişim sırasında sökülen kaplama ile mevcut bina duvarı arasındaki ATM cephesine ait sac plakanın yerinden oynatıldığını, sökülen kaplama sebebiyle cephe ile kabinet arasında açıklık oluştuğunu, bu durumda kurulum esnasında sağlanan izolasyonu devre dışı bıraktığını ve ATM kabinetinin yaklaşık 70 cm sundurma altında kalmasına rağmen su almasına sebep olduğunu, Kaza sonrası olay yerine intikal eden eksperler tarafından yapılan incelemelerde; ...yetkilileri ile görüşüldüğünü, ... Bankasına ait hasar gören ATM nin hemen üzerindeki ışıklı reklam tabelasının ve ATM etrafını çevreleyen reklam yazıları ve kaplamaların kendileri tarafından yaptırıldığının öğrenildiğini, yağmur suyu tahliye oluğunun binanın girişindeki ... tarafından yerinin ve niteliğinin değiştirilerek bir nevi ayıplı bir revizyon yapıldığını, bunun sonucunda zamanla pimaş borunun ek yerinden çıktığını, ... Apartmanının en üst çatısından aşağıya girişe kadar binanın dışından inen yağmur giderinin köşeli galvaniz boru olduğunu, girişteki ... firmasının reklam tabelasının hemen üzerinden itibaren pimaşa dönüştürüldüğünü ve tabela içinde dirsek oluşturularak, gidere bağlanmış olduğunun belirlendiğini, binanın orijinal yağmur oluğunun ilk hali ile bırakılması durumunda söz konusu hasarın meydana gelmeyeceğini, 6 katlı binanın düz inen oluğunun tam çıkış noktasına bir dirsek konmasının, suyun ağırlığını ve debisini kaldırmadığını ve dirseği yerinden çıkardığının tespit edildiğini, davalının tesis ettiğini iddia edilen LED tabela ile pimaş boru hattında oluşturulan eklenti ve sair fotoğrafların dilekçe ekinde olduğunu, (ek 1) Atm nin kurulumu esnasında sağlanan izolasyonun devre dışı kalmasına sebep olacak şekilde led ışıklı tabela yerleştirerek bina ile atm arasında açıklık oluşturan ve binanın (yağmur suyu tahliye borusu) pimaş hattından geçen boruya ek yaparak dirsek oluşturulması suretiyle dirseğin yerinden çıkmasına davalının sebep olduğunu, meydana gelen zarardan kusur ve sorumluluğunun bulunduğunun belirlendiğini, pimaş hattından geçen boruya davalı tarafından ek yapılmamış olsa dahi, daha büyük LED tabela kullanmak için yapılan eklentiyi bu şekli ile kullanan davalının meydana gelen hasardan sorumlu olacağının izahtan vareste olduğunu,Davalının yapmış olduğu ayıplı imalat ve/veya ayıplı yapılan imalatı kendisine menfaat sağlayacak şekilde kullanmış olduğunu, bundan dolayı hasarın meydana gelmesinde davalı asli ve tam kusurlu yada en azından müterafik kusurlu olmasına rağmen, bilirkişi raporunda davalıya kusur izafe edilmeyeceği görüşüne katılmanın hukuk mantığı ile bağdaşmadığını,İleri sürerek; Eksik inceleme neticesinde karar veren İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2021 tarih 2020/510 Esas 2021/1052 Karar sayılı ilamının usul ve yasalara aykırı olması sebebi ile ortadan kaldırılmasına, Davalının yapmış olduğu ayıplı imalat ile meydana gelen hasar arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu, davalının asli ve tam kusurlu yada müterafik kusurlu olduğu aşikar olması sebebi ile aşağıdaki hususların teknik, hukuki ve bilimsel yöntemlerle farklı bilirkişi heyetince rapor alınıp incelenerek esas hakkında karar vermek üzere dosyanın yerel mahkemeye iadesine, davalının kullanmış olduğu ışıklı LED tabelanın yerleştirilmesi için binanın pimaş hattından geçen boruya ek yapılarak dirsek oluşturulması nedeni ile hasarın meydana gelip gelmediğini ve bu eklentiyi yapan davalının kusurlu olup olmadığını, bu eklentiyi davalı yapmasa dahi bu şekli ile kullandığının ve kendisine menfaat sağladığının belirtilmesi ile meydana gelen hasardan basiretli bir tacir olarak sorumlu olup olmayacağını,Tehiri icra taleplerinin kabulü ile icranın istinaf/temyiz incelemesi sonuna kadar durdurulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı ile dava dışı sigortalı banka arasında akdedilen ... Poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin hasarın davalının kusuru ile meydana geldiği iddiası ile davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davalının Atm'nin kurulumu esnasında sağlanan izolasyonun devre dışı kalmasına sebep olacak şekilde led ışıklı tabela yerleştirerek bina ile ATM arasında açıklık oluşturduğunu ve binanın (yağmur suyu tahliye borusu) pimaş hattından geçen boruya ek yaparak dirsek oluşturulması suretiyle dirseğin yerinden çıkmasına sebep olduğunu ve ATM cihazının yağmur suyu alarak zarar görmesine sebep olduğunu, meydana gelen zarardan kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu iddia etmiştir. Davalı vekili, davalının dava konusu yeri kiralamadan önceki google görüntüleri ile sonraki google görüntüleri karşılaştırdığında davalının binanın yağmur suyu tahliye borusunda değişiklik ve ekleme yapmadığını, davalının dava konusu yeri kiralamadan önce binanın sağ ön cephesinden aşağı inen köşeli galvaniz yağmur tahliye borusunun önceki kiracı tabelasının yaklaşık yarım metre kadar yukarısından yuvarlak plastik boruyla değiştirildiğini, davalı tarafından önceki kiracıya ait tabela sökülerek yerine aynı ölçülerde yaptırılan ışıklı tabelanın monte edildiğini, platformun içinden geçerek zemine ulaşan tahliye borularıyla davalının hiç bir teması olmadığını ve meydana gelen zarardan davalının sorumlu olmadığını savunmuştur.Davacı vekili, dava konusu zararın davalının Atm'nin kurulumu esnasında sağlanan izolasyonun devre dışı kalmasına sebep olacak şekilde led ışıklı tabela yerleştirerek bina ile ATM arasında açıklık oluşturduğunu ve binanın (yağmur suyu tahliye borusu) pimaş hattından geçen boruya ek yaparak dirsek oluşturulması suretiyle dirseğin yerinden çıkmasına sebep olduğunu ve ATM cihazının yağmur suyu alarak zarar görmesine sebep olduğunu iddia etmiş, bu iddiasını dava dışı sigortalı banka personeli ve servis yetkilisi tarafından tutulan hasarın oluş şekline ilişkin tutanak, cihazın parçalarının değiştirilmesine ilişkin servis kayıtları ile ekspertiz raporuna dayandırmıştır.Davacı şirket eksperi tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda; hasarın ekspertize ATM onarımı tamamlandıktan 17 gün sonra bildirildiği, onarım yapıldığından hasarın sebebinin taraflardan alınan bilgiye göre belirlendiği, 19/06/2018 tarihinde meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin eksper tarafından ilk yerinde incelemenin 01/11/2018 tarihinde yapıldığı, hasar sebebi olarak dava dilekçesinde de belirtilen dava dışı banka personeli tarafından tutulan tutanaktaki beyanların tekrar edildiği, hasara sebep olduğu iddia edilen boru değişikliğinin davalı tarafından yapıldığının net bir şekilde ortaya konulmadığı, dava dışı sigortalının faturaları bir yılı aşkın süredir göndermemesi sebebiyle ekspertiz raporunun hasardan yaklaşık bir yıl sonra yazıldığının belirtildiği görülmüştür. Bu haliyle davacı tarafından dayanılan davalının imzasının bulunmadığı dava dışı sigortalı banka personeli ve servis yetkilisi tarafından hasarın oluş şekline ilişkin tutulan tutanak, cihazın parçalarının değiştirilmesine ilişkin servis kayıtları ile ekspertiz raporu hasarın iddia edilen şekilde meydana geldiğini, davalı tarafından sunulan google kayıtları gözetildiğinde borunun davalı tarafından değiştirildiğini ve davalının tabela değişikliği ile hasar arasında illiyet bağı bulunduğunu ispata elverişli nitelikte olmadığından, Mahkemece davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.