T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/919 Esas
KARAR NO:2024/1653Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/09/2021
NUMARASI:2019/404 Esas - 2021/810 Karar
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firmanın araç bakım onarım, parça temin alanında faaliyet gösterdiğini, davalı, davacının eski ortağı olduğunu ancak karşılıklı anlaşma ile ortaklığın sonlandırıldığını, ortaklığın sonlandırılması aşamasında da tarafların bir protokol ile gelecek faaliyetleri hakkında düzenlemeler yaptıklarını, huzurdaki davayı davalının anılan protokole aykırı faaliyetlerinin tespit edilmiş olmasından dolayı, davacı Müvekkil nezdinde ortaya çıkan hakkın temini amacıyla ikame edildiğini, davalının rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı olarak verdiği hizmetlerin tespit edilerek, ortaya çıkacak cezai şart alacağından, fazlaya ilişkin her türlü ve ayrıca tazminat, alacak, cezai şart da dâhil hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 TL'nin dava tarihinden işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 13/11/2017 tarihli Pay Alım Satım Sözleşmesi ve 07/09/2015 tarihli sözleşmeye göre "İstanbul Mahkemeleri" nin yetkili olacağının kabul edildiğini, tacirler arasında düzenlenen yetki sözleşmesi gereği dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/200 E. Sayılı dosyasında da "aynı konuda aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak" görülen mevcut bir dava olması sebebiyle mükerrer açılmış davanın usulden reddini, taraflar arasında 13.11.2017 tarihinde imzalanan protokolde, davacının "... marka araçlar" için, müvekkilin de "...ve ... marka araçlar" için hizmet vermeyeceği kabul ve taahhüt edildiğini, davalının işbu protokol maddesine uygun hareket etmekte ve ... ve ... marka araçlara hiçbir şekilde hizmet vermediğini, Nitekim Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yaptırılan tespit işleminde "bina cephesi (dış mekan) tabelasında"... Otomotiv ibaresinin yazılı olduğunun ifade edildiği, dolayısı ile müvekkilin ... ya da ... marka araçlara hizmet verdiğine ilişkin bir tespit bulunmadığı, bu nedenle protokole aykırı hareket edildiği iddiasının mesnetsiz olup hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacı taraf dava dilekçesinde açıkça taraflar arasındaki protokole dayandığını, söz konusu protokolün 6.bendinde ihlal eden tarafın diğer tarafa 50.000 TL cezai şart ödeyeceğinin zikredildiği, ancak ilgili bende göre taraflar birbirlerinin ticari faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemeyecek her türlü davranıştan kaçınmayı ve hassaten müvekkil ... ve... marka araç tamiri bakımı yapmamayı taahhüt ettiğini, oysa davacı taraf dava dilekçesinin 4 nolu bendinde davacıya ait tabelanın kullanılmasının da cezai şartı gerektirecek ihlal olduğunu iddia ettiğini, ancak söz konusu bentte buna ilişkin düzenlemenin mevcut olmadığını, bu sebeple şartları oluşmayan cezai şart talebinin reddi gerektiği, davalının söz konusu protokole aykırı herhangi bir davranış içerisinde olmadığı, davacının bu yöndeki iddia ve talebini kabul etmediği, davacı yanın iddia ettiğinin aksine müvekkil, protokole aykırı hareket etmemiş, dolayısı ile cezai şart doğmadığını, nitekim ... AVM Ana Yapı Yönetiminin düzenlemiş olduğu tutanakta; davacıya ait ... ve ... ibareli tabelaların bulunduğu mevcut işyerinde 02.01.2018 tarihi itibariyle ...' in faaliyete başlamış olması sebebiyle söz konusu tabelaların kaldırılması hususunda Otoport Ana Yapı Yönetimince ...' e bildirim yapılmış olmasına rağmen tabelanın kaldırılmamış olduğu kayıt altına alındığı, bu hususun gerek davalı şirket çalışanlarınca gerekse dava dışı ... Ana Yapı yönetimi çalışanlarının tanıklıklarına başvurulması halinde tespit edileceğini, söz konusu olayda davacı ile imzalanan protokolde rekabet yasağına ilişkin bir süre dahi belirlenmemiş olmasına ve davalının kendi tarafına düşen yükümlülükleri layıkıyla yerine getirmiş olmasına rağmen davacının cezai şartın doğduğuna yönelik iddiasının usul ve yasaya aykırı olup haksız davanın reddi gerektiği, davacı taraf talep ve dava haklarını saklı tutarak 10.000 TL için dava açtığını, oysa bilindiği üzere HMK md.109 gereği talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağını, bu sebeple davacı tarafa cezai şart için talebinin açıklattırılmasını talep ettiklerini, neticeten haksız ve hukuka aykırı ikame edilen davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 24/09/2021 tarih ve 2019/404 Esas - 2021/810 Karar sayılı kararında; ".......Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı, davalı ile arasında akdettikleri sözleşmeye aykırı olarak, davalının iş yerinde ... ve ... markalı araçlara hizmet verdiği ve bu sebeple protokole aykırı davranışının yaptırımı olarak taraflar arasında hükme bağlanan cezai şartın davalı tarafından kendisine ödenmesini talep etmiş ise de, 08/07/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da tespit edildiği üzere, davalının dava konusu iş yerinde yapılan incelemede, söz konusu .. ve ... marka araçlara hizmet verildiğine ilişkin herhangi bir belge, teknik donanım veya ekipman bulunmadığı ve dolayısı ile davacının iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır. Yine her ne kadar davacı, 24/07/2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile, protokol tarihi (13/11/2017) ile dava tarihi (31/05/2019) tarihleri arasında bakım yapılan, fatura kesilen tüm araçların plakalarının tespiti ile bu plakaların trafik kayıtlarından araçlarının modelinin tespit edilmesi yönünde talepte bulunmuş ise de, eldeki davanın mahkememizce, yasal mevzuatlar çerçevesine dayalı olarak HMK 316. Md ve devamı maddeleri ile basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yürütüldüğü, basit yargılama usulünde tarafların yalnızca dava ve cevap dilekçesi sunabileceği ve davacının dava dilekçesinin sunulması ile iddianın, davalının ise cevap dilekçesinin sunulması ile savunmanın, genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının başladığı bilinmektedir. Bu sebeple, davacının dava açıldığı sırada da, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını iddia ettiği tarih aralıklarında ilgili faturalara dayalı araştırmayı, bu hususun davanın başında da belirlenebilir olmasına karşın talep etmediği ve delil olarak dava dilekçesinde göstermediği görülmekle, yukarıda açıklandığı üzere HMK' nın ilgili maddeleri ve davalının da sonradan delil bildirilmesine ilişkin muvaffakıyetinin olmadığına dair beyanı doğrultusunda, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, 'Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;ilk derece mahkemesinin, davacı müvekkili ile davalı arasında 13/11/2017 tarihinde imzalanan protokole aykırı davranışının yok sayıldığını, Davacı Müvekkili ile davalının, anılan tarihte imzalanan protokol ile faaliyet alanlarını ayrı ayrı belirli markalar üzerinde bakım tamir ve onarım yapacak şekilde düzenleyeceklerini, birbirleriyle rekabet içine girmeyeceklerini taahhüt ettiklerini, diğer bir ifade ile, protokole göre davacı müvekkilinin, jaguar ve land rover marka araçlara hizmet vermeyeceğini, davalı da bmw ve mini marka araçlara bakım ve onarım yapmayacağını ve/veya hizmet vermeyeceğini, davalının ise bu yükümlülüğüne aykırı davrandığını, ilk derece mahkemesinin bu aykırılığı gereği gibi inceleme yapmaksızın yok sayıldığını, müvekkilinin, jaguar ve land rover marka araçlara hizmet vermeyeceğini, davalının da bmw ve mini marka araçlara bakım ve onarım yapmayacağını ve/veya hizmet vermeyeceğini, davalının ise bu yükümlülüğüne aykırı davrandığını, ilk derece mahkemesi bu aykırılığı gereği gibi inceleme yapmaksızın yok sayıldığını, İlk derece mahkemesinin anlaşılmaz şekilde, huzurdaki davayı gereği gibi ve detaylı araştırma yükümlülüğüne aykırı davrandığını,Bilirkişi raporuna karşı beyanlarının ve araştırmanın genişletilmesi taleplerini içerir dilekçenin ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, bu hususun kabul edilebilir olmadığı gibi, hukuka da aykırılık arzettiğini,İlk derece mahkemesinin uzmanı olmadığı bir konuda, yeterli araştırmanın yapıldığına ikna olarak hüküm kurduğunu, rapora itiraz dileksindeki taleplerinin şu şekilde olduğunu; İstenen belgelerin sunulmadan rapor düzenlendiğini, raporun bu şekilde kabul edilmesinin mümkün olmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını ve eksik olduğunu, bilirkişinin raporu hazırlanırken gözönüne alınması gereken ve davalı vekilince sunulması talep edilen bilgi ve belgeler yer aldığını,13.11.2017 – 31.05.2019 tarihleri arasında bakım yapılan, fatura kesilen tüm araçların faturalarda veya servis kayıtlarında yazan plakaları liste halinde sunulmasını talep ettiklerini, bu plaka listesindeki araçların trafik kayıtlarından markalarının açıkça görülebildiğini, listenin sunulmasını takiben, markaların Trafik Tescil Müdürlüğünden Sayın Mahkemece müzekkere yazılarak sorulmasını talep ettiklerini, 13.11.2017 – 31.05.2019 tarihleri arasında kesilen faturalardaki tüm parça numaraları listelenerek rapor olarak sunulmasını talep ettiklerini, ... ve ... - ... otomobil parçaları ve bakımı konusunda uzman bilirkişi tarafından parça numarasından listelenen parçalardan herhangi bir parçanın bmw-mini olup olmadığının tespit edilebileceğini,Satış anında kayıt altına alınmadan, fatura kesilmeden bmw-mini araçlara bakım onarım hizmeti yapılma ihtimalini göz önünde bulundurarak firmanın 13.11.2017 – 31.05.2019 tarihleri arasındaki tüm satın alma faturalarının sunulmasını talep ettiklerini, yine land rover ve... otomobil parçaları ve bakımı konusunda uzman bilirkişi tarafından parça numarasından listelenen parçalardan herhangi bir parçanın bmw-mini olup olmadığının tespit edilebileceğini, Anılanlara ek olarak, satın alma faturalarından satın alınan hizmet faturalarının da sunulmasını talep ettiklerini, özellikle motor rektifiye, turbo rektifiye hizmet faturaları incelenerek bmw-mini marka araçlara has motor model numarasıyla (örnek N47) veya turbo parça numarısıyla rektifiye hizmeti satın alınıp alınmadığı tespit edilebileceğini, Görüldüğü gibi taleplerinin son derece teknik ve bir hukuk mahkemesi hakiminin bilgisi dahilinde olması imkansız olan hususları ihtiva ettiğini, ancak ilk derece mahkemesinin anlaşılmaz şekilde yeterli araştırmaların yapıldığına karar verdiğini ve delil listesindeki fatura vb. her türlü sair delil ifadesini kullanmış olduklarını, buna rağmen taleplerinin gereğini yerine getirmekten imtina edildiğini, bu duruşun davacı tarafça anlaşılamadığını, görüldüğü gibi, ilgili hususlar son derece kritik ve sonucu doğrudan etkileyecek talepler olduğunu ve ilk derece mahkemesinin bu taleplerini alakasız bir bakış açısıyla görmezden geldiğini, İlk derece mahkemesinin kararının ortadan kaldırılması gerektiğini,İleri sürerek; Yukarıda açıklanan ve istinaf mahkemesince re'sen gözetilecek nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, eksik inceleme ile kurulmuş hukuka aykırı hükmü ihtiva eden Bakırköy 7. Asliye Ticartet Mahkemesi'nin 2019/404 E. - 2021-810 K sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda lehe olarak ortadan kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca davalının rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasıyla ceza-i şart alacağının tahsili talebiyle açılan tazminat davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı taraf dava dilekçesi ile, davalı tarafın protokoldeki rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davranarak ... ve ... marka araçlar için hizmet verdiğini, verdiği hizmetlerin tespit edilerek, ortaya çıkacak cezai şart alacağından, fazlaya ilişkin her türlü ve ayrıca tazminat, alacak, cezai şart da dâhil hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000TL.'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Taraflar arasında 13.11.2017 tarihinde imzalanan protokol incelendiğinde;'' ....Her iki taraf otomobil tamiri faaliyetinde bulunmaktadır. Aralarında yaptıkları centilmenlik anlaşması gereğince, ..., ... içinde hiçbir şekilde ... ve... marka araçlar için hizmet vermeyecektir. ... Otomotiv-...'de , ... AVM içinde hiçbir şekilde ... ve ... marka araçlar için hizmet vermeyecek ve birbirlerinin ticari faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyecek her türlü davranıştan uzak duracaklardır....Taraflar iş bu belirtilen hususlara aykırı hareket etmeleri halinde tespit edilen tüm zarar ve ziyandan sorumlu olacaklarını ve bu zarar ile birlikte 50.000,00 TL. Cezai şart ödemeyi kabul beyan ve taahhüt ederler,'' hükmünün düzenlendiği, protokol altında tarafların imzalarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinin içeriğinde, davalının şirket kayıtları incelendiğinde,.... ve ... Marka araçlara hizmet verdiğinin tespit edileceğini belirttiği, delil listesinde, ticari defter ve kayıtları, faturalar , makbuzlara delil olarak dayandığı, mahkemece tensip ara kararında, davacı tarafa delil listesinde bildirilip ibraz edilmeyen delilleri ibraz etmek üzere süre verildiği, davacı vekili uyap sisteminden 01/07/2019 tarihinde gönderdiği dilekçe ile;Davalının, 13.11.2017 tarihinden sonraki faturaların incelenmesini talep ettiğini, bu sayede, protokole aykırı ne kadar işlem yaptığı, hangi araçlara ait parçaların hangi araçlara takıldığının açıkça görüleceğini, İlgili faturalardan bir örneğin de dosyaya sunulduğunu beyan edip dilekçe ekinde de delillerini ibraz etmiştir.
Mahkemece bilirkişi heyetinden alınan kök raporda;1- Davalı tarafın 13.11.2017 – 31.05.2019 tarihleri arasındaki müşterilerine kestiği faturalarının , faturalarla ilişkili “ Araç Servis / Bakım /Onarım “ belgelerinin eksiksiz celbinin gerektiği , 2- Davalı vekili tarafından bu belgelerin dosyaya sunulmasından sonra, davacının iddiaları hususunda inceleme ve değerlendirme yapılabileceğinin belirtilmiştir.Davacı vekili kök rapora karşı verdiği beyan dilekçesinde; ''Davalı yanın kestiği faturaların, kestiği faturalara ilişkin Araç Servis / Bakım / Onarım belgelerinin (İşl Emri diye de geçer) ve plaka listelerinin davalı yanca dosyaya sunulmasını talep ediyoruz. Bununla birlikte, davanın esası ile ilgili önemli bir husus olan davalının satın alma faturalarının da incelenmesini talep ediyoruz. Bu kayıtlar ile, davalının ... veya ...de kullanılan parçaların alınıp alınmadığı da belirlenebilecektir. Özellikle motor rektifiye işlemlerini yaptırdıkları 3. tarafların davalıya kestiği faturalar içerisinde sadece ... - ... marka araçlara özgü parçaların ve motorların olduğu da görülebilecektir. Bu satınalma faturalarında geçen motor seri kodundan da ("..." vb.) ... - ... marka araçlarda kullanıldığı dolayısıyla ... araca/araçlara bakım onarım yapıldığı anlaşılabilecektir,'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkemece 28/05/2021 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca, davalı tarafın 13/11/2017- 31/05/2019 tarihleri arasındaki müşterilerine kestiği faturaların ve faturalara ilişkin “Araç servis/ Bakım/Onarım” belgelerinin incelenmek suretiyle ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişilerce Mahkeme tarafından verilen yetki kapsamında , davalı firmanın bulunduğu adreste 07.07.2021 tarihinde yerinde inceleme yapıldığını, yapılan incelemede ; davalı tarafın 13.11.2017 — 31.05.2019 tarihleri arasındaki müşterilerine kestiği 2 klasör fatura dosyası ve faturalarla ilişkili “ Araç Servis /Bakım /Onarım belgelerinin ayrıntılı incelendiğini, ayrıca , faturalarda , plakasız veya plakası yazılmış olup , marka / modeli olmayan , özellikle ... , ... , ... ,... , ..., ... ve .... plakalı araçların servis formları da incelenip kontrol edildiğini, yerinde yapılan incelemede , davacı tarafça yapıldığı iddia edilen , davalının ... ve ... markalı araçlara hizmet verdiğine dair hiçbir belge ve teknik donanım / ekipman görülmediği belirtilmiştir.Davacı vekili ek rapora karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesinde;''1-) 13.11.2017 – 31.05.2019 tarihleri arasında bakım yapılan, fatura kesilen tüm araçların faturalarda veya servis kayıtlarında yazan plakaları liste halinde sunulmasını talep ediyoruz. Bu plaka listesindeki araçların trafik kayıtlarından markaları açıkça görülebilmektedir. Listenin sunulmasını takiben, markaların Trafik Tescil Müdürlüğü'nden Sayın Mahkemece müzekkere yazılarak sorulmasnıı talep ediyoruz. 2-) 13.11.2017 – 31.05.2019 tarihleri arasında kesilen faturalardaki tüm parça numaraları listelenerek rapor olarak sunulmasını talep ediyoruz. ... ve ... - ... otomobil parçaları ve bakımı konusunda uzman bilirkişi tarafından parça numarasından listelenen parçalardan herhangi bir parçanın bmw-mini olup olmadığı tespit edilebilecektir. 3-) Satış anında kayıt altına alınmadan, fatura kesilmeden ...-... araçlara bakım onarım hizmeti yapılma ihtimalini göz önünde bulundurarak firmanın 13.11.2017 – 31.05.2019 tarihleri arasındaki tüm satın alma faturalarının sunulmasını talep ediyoruz. Yine ... ve .... otomobil parçaları ve bakımı konusunda uzman bilirkişi tarafından parça numarasından listelenen parçalardan herhangi bir parçanın ...-... olup olmadığı tespit edilebilecektir. 4-) Anılanlara ek olarak, satın alma faturalarından satın alınan hizmet faturalarının da sunulmasını talep edioyoruz. Özellikle motor rektifiye, turbo rektifiye hizmet faturaları incelenerek ...-...marka araçlara has motor model numarasıyla (örnek N47) veya turbo parça numarısıyla rektifiye hizmeti satın alınıp alınmadığı tespit edilebilecektir. '' şeklinde beyanda bulunup, dilekçenin 1.-2.-3.-4. Maddelerinde yer alan bilgi, belge ve kayıtların da davalı yanca dosyaya sunulmasını ve sunulduktan sonra da tüm kapsam üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini belirtmiştir. Mahkemece verilen hüküm gerekçesinde, davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesindeki taleplerinin iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğundan kabul edilmediğinin belirtildiği, davacı vekili istinaf dilekçesinde ise, bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçesinde bildirdiği delilleri toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, delil listesinde fatura vb. her türlü sair delil ifadesini kullanmış olduklarını, buna rağmen taleplerinin gereğini yerine getirmekten imtina edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu hususunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Yukarıda da açıklandığı üzere, davacı taraf dava dilekçesi içeriğinde davalı şirket kayıtları incelendiğinde,... ve.... Marka araçlara hizmet verdiğinin tespit edileceğini belirttiği, delil listesinde ise, ticari defter ve kayıtlar ile faturalar ve makbuzlara delil olarak dayandığı, tensip ara kararı doğrultusunda davacı vekili uyap sisteminden 01/07/2019 tarihinde gönderdiği dilekçe ile; Davalının, 13.11.2017 tarihinden sonraki faturaların incelenmesini talep ettiğini, bu sayede, protokole aykırı ne kadar işlem yaptığı, hangi araçlara ait parçaların hangi araçlara takıldığının açıkça görüleceğini belirttiği gözetildiğinde; Davacı vekilinin bilirkişi raporlarına karşı verdiği beyan dilekçesindeki incelenmesini talep ettiği belgeler ticari defter ve kayıtlara ilişkin dayanak belgeler olup iddianın genişletilmesi kapsamında yeni delil bildirimi mahiyetinde olmadığından, mahkemece,davacı tarafın bilirkişi kök ve ek raporuna karşı verdiği beyan dilekçesindeki itirazları konusunda davalı firmanın bildirilen kayıtları inceletilmek suretiyle denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.
Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2021 tarih ve 2019/404 Esas-2021/810 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.